Yahudilerden Bizlerin İnancına Geçen, Sünnet Olma Konusu.

2015-01-10 00:54:00
İslam toplumları olarak, inançlarımızı öyle yaşıyoruz ki, hiç sorgulama gereği bile duymuyoruz. Hâlbuki Allah ayetlerini gönderdiği halde, bizlerin üzerinde düşünmemizi istemiş, böylece sorgulayan, düşünen bir toplum olmamızın yolunu açmıştır. İmtihanında özünde, bu düşünce yapmıyor mu zaten.
 
 
Allah bizlere gönderdiği, ayetlerin bile üzerinde düşünmemizi istiyorsa, bizlere Kur’an dışından din adına anlatılanlara, çok daha fazla titizlik gösterip düşünmeliyiz, araştırmalıyız ki aldatılanlardan olmayalım. 
 
 
Tüm bunları söyleme nedenim olan, yazımın konusuna gelelim. İslam toplumlarında Müslüman olmanın, olmazsa olmazı olan bir konu vardır. Erkeklerin sünnet olması konusu. Gerçekten Müslüman olmanın şartlarından mıdır sünnet? Yoksa geleneksel bir durum mudur? Müslüman olmak isteyen bir Hıristiyan’a, önce sünnet olmanız gerekir deriz. Adam gelmiş 70 yaşına, bunu duyunca şöyle bir düşünür, hatta çekinir. Peki, bu sözlerimizle doğrumu yaparız.
 
 
Sizlere sorsam ve desem ki, Kur’an da Allah ın emretmediği bir konuda, bizler dinin ana hükümleridir, bunu yapmadığımızda gerçek Müslüman olamayız, diyebilir miyiz? Eğer diyemeyiz diyorsanız, sünnet olma konusunu tekrar düşünün derim. Çünkü erkeklerin sünnet olma konusu, KUR’AN DA TEK KELİME DAHİ GEÇMEZ.
 
 
Kur’an ın emri olmayan bir konuyu, buda Allah ın emridir dersek, büyük hata yapmış oluruz. Başka bir deyişle, Kur’an a şirk koşmuş oluruz. Çünkü dine hüküm koyan yalnız Allah benim diyor. Sünnet olmak bizlerin geleneğidir demeliyiz. Bana göre hiçte kötü değil, hatta faydalı olduğunu da söyleyebilirim. Bu geleneğimizi yaşatmalıyız da. Ama geleneklerimizi, dinin ana unsuru yapmadan, bu gerçekleri kabul etmeliyiz. 
 
 
Peki, bizlere sünnet konusu nereden geçmiştir diye bir soru sorsak, nasıl bir cevap alırız. Bakın bugün Yahudilerin ellerinde bulunan Tevrat da neler yazıyor.
 
SÜNNET KONUSU;
 
Yaratılış 17
 
10 "Seninle ve soyunla yaptığım antlaşmanın koşulu şudur: ARANIZDAKİ ERKEKLERİN HEPSİ SÜNNET EDİLECEK.
 
11 SÜNNET OLMALISINIZ. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.
 
12 Evinizde doğmuş ya da soyunuzdan olmayan bir yabancıdan satın alınmış köleler dâhil SEKİZ GÜNLÜK HER ERKEK ÇOCUK SÜNNET EDİLECEK. Gelecek kuşaklarınız boyunca sürecek bu.
 
13 Evinizde doğan ya da satın aldığınız her çocuk kesinlikle sünnet edilecek.
Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek antlaşmamın simgesi olacak.
 
14 Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir."
 
23 İbrahim evindeki bütün erkekleri -oğlu İsmail'i, evinde doğanların, satın aldığı uşakların hepsini- Tanrı'nın kendisine buyurduğu gibi o gün sünnet ettirdi.
 
24 İbrahim sünnet olduğunda doksan dokuz yaşındaydı.
 
25 Oğlu İsmail on üç yaşında sünnet oldu.
 
26 İbrahim, oğlu İsmail'le aynı gün sünnet edildi.
 
27 İbrahim'in evindeki bütün erkekler -evinde doğanlar ve yabancılardan satın alınanlar- onunla birlikte sünnet oldu.
 
 
Hemen şu soruyu kendimize sormamız gerekmez mi. Peki neden Kur’an da sünnet konusu, tek kelime bile geçmez, örneği dahi verilmez? Ne yazık ki bu ve buna benzer soruları bizler kendimize hiç sormadık, sormaya da cesaretimiz yok zaten. Çünkü bizler İslam ı düşünerek sorgulayarak, Kur’an ı rehber alarak yaşamıyoruz. 
 
 
İlginçtir Tevrat dan sonra gelen, İncil de de tek kelime sünnet den bahsedilmez.  Tevrat da geçenlerin doğru ya da yanlışlığını tartışmak, bizlere düşmez. Çünkü Allah gönderdiği kitaplarda, bazı konuları NESİH etmiş, yani hükmünü kaldırmış, diğer toplumlara daha farklı hükümler vermiştir. Bizleri ilgilendiren yalnız Kur’an dır. Bakın Allah ayetinde ne diyordu?
 
 
Zuhruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.
 
 
Düşünebiliyor musunuz, Allah sizleri ileride Kur’an dan sorumlu tutup, hesabınızı Kur’an dan vereceksiniz diyor, ama bizler bu ayeti bile geleneklerimize feda edip, görmezden gelebiliyoruz. Sormak isterim, Rabbimiz Kur’an da tek kelime bile bahsetmediği sünnet konusundan, bizleri sorumlu tutar da hesaba çeker mi? Yorum ve karar sizlerin.
 
 
Yahudiler içimize öyle inançlarını sokmuşlar ki, bunu ne yadırgıyoruz nede sorguluyoruz. Doğrusu çok iyi çalışmışlar içimize girip, onları kutlamak gerekir. Bizlerin düşünmeden inancımızı yaşamamıza karşılık, bizleri ne yapmak gerekir, işte onu bilemiyorum.  Onu da huzura çıktığımızda, hep birlikte göreceğiz.
 
 
Dilerim Allah dan elde Kur’an, onu anlayarak ve düşünerek okuyan, onun hükümlerini hayatına geçiren, hurafeye meyletmeden, gelenekleri dinleştirmeden Allah ın saf, arı, duru dinini yaşayan, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

33
0
0
Yorum Yaz