Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (483)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kur'an da Mezheplere, Fırkalara Bölünmek Yasaklanmıştır.

2015-02-07 07:31:00

Günümüzde çok konuşulan ve tartışılan bir konuda, mezhepler konusudur. Mezhepleri savunanlar, mezhep âlimlerinin asla ümmeti bölüp parçalamak maksadı ile çalışmalar yapmadığını ve İslam tarihinde mezhep çatışmalarının olmadığını söylemektedirler. İslam ın mezheplere bölünmesini savunanlar, yine her zaman yaptıkları gibi, peygamberimizin üzerinden, deliller bulma çabasına girmişlerdir.   (Ümmetimin âlimleri arasındaki ayrılık rahmettir.”  ve “Ümmetimin âlimleri asla yanlış üzerinde  ittifak etmezler.” Buyurdular.)   Sizce yukarıdaki sözleri, peygamberimiz söylemiş olabilir mi? Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okuyan bir insanın, önce bunu asla kabul etmeyeceğini, peşinen söylemek isterim. Çünkü din şaka götürmez ve asla risk edilecek bir konu değildir. Ayrıca hatasız insan olmaz. İslam ı, kişilerin sözlerine göre değil, yalnız Kur’an a göre yaşamalıyız. Beşeri sözlerin yanlış aktarılma, insanları menfaatleri doğrultusunda kullanma ve yine yanlış bilgilerle karışma riski, her zaman vardır.   Mezhepleri savunan kardeşlerimiz, mezhep imamlarının İslam ı bölmek adına bir çabalarının olmadığını söylüyor. Bakın buna hiç itirazım olmaz. Çünkü gerçekten bunu bilemeyiz. Belki de iyi niyetle başlayan bilgilendirme, yol gösterme çalışmaları, daha sonra bazı kişilerin, konuyu saptırmış olabileceklerini, hatta din düşmanlarının, dine bu yolla nifak sokma çabalarını, göz ardı etmemeliyiz. Çünkü mezheplerde aynı konuda bile, çok farklı inançlar oluşmuştur. Hak ve doğru tektir. Onun kaynağı, ölçüsü ve sınırı da, yalnız Kur’an dır.... Devamı

Kafirlerden, Zalimlerden, İnkarcılardan Olmak İstemiyorsak.

2015-02-06 22:00:00

EKİM       Bugün sizlerle, çok önemli bir konu üzerinde konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Kur’an ın bazı ayetlerinde, ALLAH IN LANETLEDİĞİ, İNKÂRLARI SONUCU CEHENNEMLİK OLDUKLARINI BELİRTTİĞİ, İNKÂRCI VE KÂFİR SÖZLERİNİ ÇOK KULLANIR. Acaba bu sözleri Allah, peygamberini ve gönderdiği Kur’an ı tümden inkâr edenler için mi yalnız kullanıyor? Gelin onu birlikte araştıralım. YOKSA FARKINDA OLMADAN, YAPTIĞIMIZ BÜYÜK BİR YANLIŞ MI VAR?   Aşağıdaki ayette çok dikkat çekici, ŞEYTAN İÇİN KÂFİR OLDU DİYOR, AYETİ YAZALIM ÜZERİNDE DÜŞÜNELİM.   Bakara 34: Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, BÖYLECE KÂFİRLERDEN OLDU. (Diyanet vakfı meali)   Bizler kâfir ya da inkârcı sözünü, Allah ı inkâr edenler için kullanırız genelde. Dikkat ederseniz, şeytan Allah ı ve kitaplarını inkâr etmiyor, tam tersine onun huzurunda onu biliyor, tanıyor fakat Rabbin istediği bir şeyi, yerine getirmediği için, büyüklük tasladığından Rabbimiz şeytan için, kâfir/inkârcı sözünü kullanıyor.    Demek ki tek bir konuda bile, Kur’an ın ayetini görmezden gelsek, onun bir ayetinin bile hükmünün artık olmadığını söylersek, aynı suçu işlemiş oluyoruz. Buradan da anlaşılıyor ki, Allah ın ayetlerinin anlamını değiştiren, Yaradan ın vermediği manaları, hükümleri ayetlere yükleye... Devamı

Haram Ayların Asıl Amacı Nedir?

2015-02-04 14:07:00

          Kur’an da geçen haram ayların, asıl amacının ne olduğu, ne yazık ki günümüzde gizlenmekte ve üstü örtülmektedir. Allah ın Kur’an da birçok kez uyardığı, ataların dinini yaşamak ve yaşatmaya devam etmeye çalışanların, durumuna bizlerde düştük ne yazık ki.   Kur’an da geçen haram aylar konusuna, geçmişten bizlere ulaşan, hurafe ve yanlış bilgiler ışığında baktığımız için, gerçekleri göremedik, göremiyoruz. Çünkü din adına rehber Kur’an olmaktan çıkmış, onun yerini emin olamayacağımız rivayet ve sanı bilgiler almış. Bu ayların amacını bizlere anlatanlar, bu aylarda savaşın yasak olduğu, böylece geçicide olsa barışın sağlandığı aylar olarak anlatılır. Ticaretinde bu aylarda rahatça yapılabileceği söylenir. Tabi günümüzde bu aylarda, savaş yasağının olduğunu ne düşünen var, nede bu aylarda savaşa ara veren var. Daha da kötüsü, bu aylarda Müslüman, Müslüman ı bile öldürmekten çekinmiyor.   BÖYLECE HARAM AYLARIN, ALLAH TARAFINDAN OLUŞTURULMASINDA Kİ ASIL AMACINDAN SAPTIRILIP, TALİ AMAÇLARINA GÜNÜMÜZDE DİKKAT ÇEKİLMİŞTİR. YANİ ASIL AMAÇ GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR, GİZLENMİŞTİR.     Elbette İslam dini barışçı bir dindir, bunda şüphe yok. Ama Allah haram aylarda savaşmayın, diğer aylarda savaş serbest şeklinde algılanacak böyle bir izahın, Kur’an ın öğretisi olmadığını önce belirtmek isterim. Peygamberimizin savaşlarının tamamı, kendisine iman etmeyenlere karşı açılmış savaşlar değildir. Tam tersine kendisine ve Müslüman olanları yok etmek için, açılan savaşlara karşı... Devamı

Kur'an Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Işıktır.

2015-02-03 17:53:00

        Kur’an keşfedilmeyi bekleyen bir ışıktır, nurdur. Evet, Kur’an tüm zamanlara hitap eden, her çağın ve ilmin ışığın da toplumu aydınlatan, eşi benzeri olmayan bir rehberdir, Allah ın tebliğidir. Bugün biz Müslüman toplumlar olarak İslam ı, yüzlerce yıl önceki toplumların anladıklarını düşündüğümüz şekliyle bugün bizler anlamaya ve yaşamaya çalıştığımız için, Kur’an gerçekleri ile bulaşamıyoruz. Çünkü onların, gerçekten Kur’an ı nasıl anladığını, tam olarak bizler bilmiyoruz. Bizlerin bildiği, doğruluğundan emin olamayacağımız rivayet bilgiler. Bu bilgileri Kur’an ile karşılaştırdığımızda, ne yazık ki bir çoğu hakkında Kur’an dan onay alamıyoruz.   Bizler Kur’an ı anladığımızı zannediyoruz. Ama düşünmeden, ayetlerin özüne inmeden, hatta anlamını bilmeden okuyoruz. Bir başka deyişle, sorgulamadan bizlere öğretilenleri, din diye yaşıyoruz. Hâlbuki Kur’an her çağda, tüm toplumlara çağın gerçekleri ile hitap eden bir rehberdir.   KUR’AN IN EMİRLERİ, AMACA YÖNELİKTİR. Allah bizlerden ne istiyorsa, açıkça söyler Kur’an da. Bizler ayetleri çoğunlukla geleneklerimiz, toplumun anlayışı, değer yargıları ile Allah ın hükümlerini yerine getirmeye, ayetleri anlamaya çalışırız. Allah bizlerden ne istiyor, onu anlamaya çalışarak ayetin özüne ne yazık ki inemiyoruz. Bugün bizler İslam ı, günümüz ilmin ışığında değil, yüzlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan rivayet ve sanı bilgiler ışığında yaşamaya ve Kur’an ı anlamaya çalışıyoruz. Onun içinde, ... Devamı

Allah a Ulaşmanın Yolu Kur'an dan Geçer.

2015-02-03 10:48:00

    Allah bu dünyada yarattığı tüm canlılar içinde, kendi iradesi ile hareket eden, aklını kendi iradesi yönünde kullanabilen, yani özgür tek canlı olarak insanı yaratmıştır. Ayrıca onun emrine de tüm âlemi sunmuştur.    Şimdide insanın yaradılışını düşünelim. Topraktan yaratılmışız, ama en büyük özelliğimiz ise Allah ın kendi ruhundan üfleyerek, bizlere can vermesidir. Şeytan ben ateşten yaratıldım, insana secde etmem, yani saygı duymam dediğinde, bence unuttuğu şeyin insan a, Allah ın kendi ruhundan üflemesini, hesap edememesi olsa gerek.    İnsanı meleklerden daha üstün yaratması, gerçekten düşündürücü dür. Acaba bu konuyu hiç düşündünüz mü? Şunu da söylemeliyim ki, Allah yarattığı insana, verdiği akıl ve özgür irade sayesinde, meleklerden üstün olduğu gibi, şeytanın bir eşi de olabileceği örneklerini Kur’an da vermesi, dikkat çekicidir.    Şimdide Kur’an a bakalım, Allah yarattığı insanı, nasıl özellikler de yaratmış? Sanırım burası çok önemli.   Enbiya 37; İNSAN ÇOK ACELECİ (TEZ CANLI) YARATILMIŞTIR. Size yakında âyetlerimi göstereceğim. Şimdi acele etmeyin.   Nisa 28. Allah size hafiflik getirmek istiyor. ÇÜNKÜ İNSAN ÇOK ZAYIF YARATILMIŞTIR.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kur’an'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, TARTIŞMAYA EN ÇOK TUTKUN OLANIDIR.   Ne kadar dikkat çekici ve de bir o kadar düşündürücü. Allah akıl ve mantık veriyor, ama onun yanında da özgür irades... Devamı

Kur'an ı Okuyan Herkes Farklı mı Anlar?

2015-02-02 03:20:00

        İslam toplumunun, kendisine sorması ve üzerinde çok ama çok düşünmesi gereken bir soru var. ACABA KUR’AN I HER OKUYAN, AYNI ŞEYİ Mİ ANLAR. Günümüzde din adına bunca kargaşanın sebebi ne olabilir? Neden aynı konularda, farklı şeyler anlıyoruz Kur’an dan? Sanırım bu soruyu kendimize sorup, önce aklın sonrada Kur’an ın süzgecinden geçirerek, bir cevap bulmalıyız. Gelin birlikte bu konuyu üzerinde düşünelim.   Okulda eğitim görürken, sınıf mevcudunun hepsi, aynı kitaptan aynı bilgileri okumalarına rağmen, aynı oranda bilgi alamadığını görürüz. Kimisi değer olarak on puanlık anlarken, kimisi sekiz, beş ya da üç puanlık bir bilgiyi hafızasına alır. Öğretmende zaten bunu tespit için imtihan yapar, yani kitaptan algıladıkları oranı ölçer. Lütfen unutmayalım, öğretmen imtihanı, okuttuğu kitaptan yapar.   En önemli konuda tüm öğrenciler aynı kitabı okur ve dersine aynı kitaptan çalışırlar. Hiç kimse ben bu kitabı anlamam, çok zor demez. Öyle diyen zaten okulu bırakır, kendisine farklı bir yol çizer. AMA AYNI KİTABI OKUYAN ÖĞRENCİLER, OKUDUKLARI KONULARI FARKLI ANLAMAZ. ANLADIĞI ÖLÇÜ FARKLIDIR.   Gelelim Allah ın bizleri sorumlu tuttuğunu söylediği, kitabı KUR’AN A. Beşeri kitapları yazan yazarların, yazdığı kitabın anlaşılır olması, birinci önceliktedir. Peki, yüce Rabbimizin kullarının doğru yola yönelmesi için gönderdiği kitabı, anlaşılması zor, herkesin anlayamayacağı bir şekilde göndermesi sizce mümkün mü? Bunu düşünmek aklın, mantığın ve Kur’an ın bir ürünü asla olamaz.    BUNU SÖYLEMEK, ALLAH IN A... Devamı

Sayın Hekimoğlu İsmail in Yazısındaki, Acı Gerçekler.

2015-02-01 11:05:00

    Zaman Gazetesi yazarı, Sayın Hekimoğlu İsmail in, 31 Ocak 2009 tarihli köşe yazısını okuduktan sonra, günümüz de İslam inancının kimler tarafından ve ne şekilde yönlendirildiğini çok daha iyi anladım. Yazının başlığı MÜSTAKİLLER, yani hiçbir yere bağlı olmayanlar anlamını taşıyordu.    Yazının tamamını okuduğumda, bir yere bağlı olmayan, tabiri caizse tahsilli, eğitimli bazı kişilerin, yalnız tenkitten başka bir şey bilmedikleri, fayda yerine yalnız tenkitte bulundukları için faydalarının olmadığını, hiçbir yere bağlı olmadıkları tezinden yola çıkarak, yazıda tenkit edilmiş. Hatta müstakillerin bağlı olduğu yerler konusunda da, şöyle söyleniyor.   (MÜSTAKİLLERİN İKİ ÖZELLİĞİ VARDIR. BİRİNCİSİ, BİR YERE BAĞLI DEĞİLLER. İKİNCİSİ, KENDİLERİNE BAĞLILAR.)   Daha da ileri giderek, bu kişilerin nelere bağlı olmadığı açıklaması da yapılıyor.    (MÜSTAKİLLER, HİÇBİR HOCAYA, ÂLİME, ŞEYHE BAĞLI DEĞİL, SADECE KENDİLERİNE BAĞLIDIRLAR.)    Demek ki bağlılık konusunu, din ve iman adına bağlanmak, ardı sıra gitmek adına kullanıyor. Çünkü bahsettiği kişilere bağlı olmayanları, tenkit ediyor. İslam ı yaşamak içinde, birilerine mutlaka bağlanılması gerektiğini, onlara tabi olunmasının gerekliliğinden bahsediliyor. Gerçektende bugün, velisi olmayan cennete gidemez diye inanan, büyük bir topluluk var. Bu sözlerde onun eseri.   Acaba Allah dan başka bağlanılacak, ardı sıra gidilecek, hiç şüphe duymadan güvenilecek birisinden Kur’an bahsediyor mu? Sanırım Yaradan ın Kur’an dan uyarıları göz ardı edilmiş, hatta batıl inançlarını yaşamak için, Kur’an ın yüzlerce ayeti görmezden geliniyor diyebilirim. Çünkü Rabbimiz ne diyordu? ... Devamı

Bakara Suresi 213. Ayet Ve Uyarıları.

2015-01-31 21:16:00

        Bu yazımda sizleri, Bakara suresi 213. ayet üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Yaradan uyarılarını, tebliğlerini o kadar açık yapıyor ki, gözlerinde perde olmayan, tüm gerçekleri görecektir. Önce ayeti yazalım.   Bakara 213: İnsanlar tek bir ümmetti. Ayrılmaları üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve BERABERLERİNDE HAK İLE İLGİLİ KİTAP İNDİRDİ Kİ, İNSANLARIN, ARALARINDA İHTİLAF ETTİKLERİ ŞEYLER HAKKINDA HAKEM OLSUN. Bunda da sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular, aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle, iman edenleri, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka, ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir. (Elmalı Hamdi Meali)   Allah ın uyarılarından anlıyoruz ki, önceleri insanlık tek bir inanç üzerinde yaşıyorlarmış. Daha sonra ayrılığa düşerek, Allah ın istemediği yollara sapmaları sonucu, bu toplumları uyarma gereği duyduğunu anlıyoruz.   Yanlış yolda gitmeleri sonucunda, gönderdiği elçiler yoluyla, cezalandırılacakları uyarısında bulunduğu açıklaması yapılıyor. Daha fazla detaya girerek, bu toplumların yaptığı yanlışlarını fark edebilmesi ve aralarında ihtilafa düşerek bölünmelerini önlemek, tek bir ümmet olmalarını sağlamak amacıyla, kitaplar gönderdiğinin açıklaması yapılıyor.   Ayette dikkat çeken bir konu ise, insanların aralarında ihtilafa düştükleri konularda HAKEM OLMASI İÇİN, KİTAPLAR GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. İşte bizlerin günümüzde yaptığı en büyük yanlışa, apaçık Allah ın kan... Devamı

Kur'an ın Adaletini Doğru Anlayabilmek

2015-01-31 20:28:00

        Bizler kıymetli bir eşya alırken, kılı kırk yarar araştırır, soruşturur öyle alırız. Alacağımız eşyanın, malın en güzelini, en sağlamını almak için azami çaba gösteririz, bu iş içinde zaman harcarız. Peki, dostlar acaba dinimizin, inancımızın temellerini oluşturan kuralların doğruluğunu, sağlamlığını aynı şekilde araştırıyor muyuz, onun içinde aynı zamanı harcıyor muyuz dersiniz?    Hiç sanmıyorum, bizler ne yazık ki nefsimizin esiri olmuş, bu Dünyanın nimetlerine gözleri kapalı dalmış, onun zevkiyle sarhoş olmuş insanlar olarak, İslam’ın gerçek değerleriyle uğraşacak vakti, ona ayırma gereği bile duymuyoruz.    Bizlere din adına anlatılanları, hiç sorgulamadan kabul ediyor ve peygamberimizin ismini kullanarak, nakledilen her sözü de ne hikmetse düşünmeden, doğruluğunu sorgulamadan kabul edebiliyoruz. Sizce peygamberimiz aşağıdaki sözleri söylemiş olabilir mi? Ya da bu sözü söylemiş ise, aslında nasıl söylemiş olabilir. Gelin bunun üzerinde birlikte, Kur’an ışığında düşünelim.   —LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED EN RESULULLAH DİYEN KİMSE ATEŞE (CEHENNEME) GİRMEZ. CEHENNEM ONA HARAM KILINMIŞTIR”   —LA İLAHE İLLALLAH DİYENİN GÜNAHLARI SİLİNİR, YERİNE O KADAR SEVAP YAZILIR.   Yukarıdaki sözleri, gerçekten peygamberimiz söylemiş olabilir mi? Bir insan Allah a ve peygamberimize inandığını söylemekle, yaptığı tüm kötülüklerden günahlardan kurtulabilir mi? Böyle bir adaleti siz, normal karşılıyor musunuz? Bu dünyada sizlere yapılan adaletsizliklerin, ihanet ve iftiraların, bu sözleri söyledi diye, affedilmesini ister misiniz? İstemem diyorsanız, Rabbimize de böy... Devamı

Nebe Suresi 8. Ayetin Düşündürdükleri.

2015-01-31 00:25:00

    Üzerinde çok düşünmemiz gereken bir ayet, Nebe suresi 8. ayet. Gelin bu ayette Rabbimiz bizlere nasıl bilgiler veriyor, birlikte düşünelim.   NEBE 8:SİZLERİ ÇİFT ÇİFT YARATTIK(Sizi çifter çifter yarattık.) 9-Uykunuzu bir dinlenme yaptık. 10-Geceyi bir örtü yaptık 11-Gündüzü bir geçim vakti yaptık. 12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık. 13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık. 14-O yoğun bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik. 15-Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye. 16-Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler.   Allah birçok kez, indirdiği ayetleri okuyup, iyice düşünmemizi ister bizlerden. Hiçbir zaman katı, despot bir şekilde emirlerimi uyun demez. Tam tersine ayetler üzerinde, düşünmemizi emreder. Çünkü düşünerek, araştırarak iman eden, inancından emin olur. Böyle bir insanı hiç kimse, inancıyla aldatamaz.   Ayete dikkat ederseniz, Allah bizleri çift yaratığını söylüyor. Geceyi bir dinlenme vakti yaptığını, bunu bir örtüyle örttüğünü, gökyüzünü bizler için sağlam bir çatı ile yedi kat oluşturduğunu ki, bu sözüyle yüzlerce yıl öncesinden, gökyüzündeki ozon tabakasını bizlere anlatması ve gerçekten gökyüzünün yedi kat olduğunu bildirmesi, bu kitabın yüceliğinin, Allah katından geldiğinin bir kanıtıdır.    Bizler için parlayan bir ışık, güneş yerleştirdiğini, yine bizler için bulutlardan bol bol akan yağmurlar yağdırdığını, bununla da otlardan ve tanelerden rızıklar çıkardığını, bağların bahçelerin oluştuğunu anlatıyor.   Sanırım hepimiz ilk okuduğumuzda, bunları &cced... Devamı

Bakara Suresi 168....175. Ayetlerin Düşündürdükleri.

2015-01-30 23:49:00

    Değerli din kardeşlerim, bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istedim ayet, bakara 168 ve devamındaki ayetler olacaktır. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Bakara 168:  Ey insanlar! Yeryüzündeki nimetlerden temiz ve helal olmak şartıyla yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o size açık bir düşmandır.    169 Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. VE SİZE, ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ BUYURUR DURUR.   170 Onlara, "ALLAH'IN İNDİRDİĞİNE UYUN!" DENDİĞİNDE: "HAYIR! BİZ, ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ ŞEYE UYARIZ." DERLER. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!....    171 O küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer. SAĞIRDIRLAR, DİLSİZDİRLER, KÖRDÜRLER. BU YÜZDEN AKILLARINI İŞLETEMEZLER ONLAR.    174 Allah'ın kitaptan İNDİRDİĞİ ŞEYİ GİZLEYİP onu basit bir ücret karşılığı satanlar, karınlarında ateşten başka bir şey yemiş olmazlar. Kıyamet günü, Allah onlarla konuşmayacaktır, onları arındırmayacaktır. Onlar için korkunç bir azap vardır.    175 İşte bunlar HİDAYETİ SATIP ŞAŞKINLIĞI, AFFEDİLMEYİ SATIP AZABI ALMIŞLARDIR. Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe’… 176 Bu böyledir. Çünkü Allah, KİTAP'I HAK OLARAK İNDİRMİŞTİR. KİTAP'TA ÇEKİŞMEYE GİRENLER, BÜTÜNDEN UZAKLAŞTIRICI BİR KOPUŞUN TAM İÇİNDEDİRLER.   Ayetin güzellilerini ve apaçık uyarılarını görüyor musunuz? Tabi gözlerinde perde olanlar müstesna. Bakın Allah ne diyor. (ŞEYTANIN AD... Devamı

İslam ı Yaşarken.......

2015-01-30 19:41:00

    Değerli din kardeşlerim. Bir işe başlamadan önce, o işle ilgili doğru ve kesin kaynaklardan bilgiler alırız, ondan sonra araştırırız ve öyle yaparız. Çünkü doğru kaynaklardan araştırmadan başladığımız iş, mutlaka bizlere zarar verir.   Bu düşünceden yola çıkarak inancımızı nasıl yaşamalıyız, dinimizi öğreneceğimiz asıl kaynak nedir diye, kendimize önce sormalıyız.  Sizce dinde hüküm veren ve sorumlu olduğumuz makam kimdir? Elbette yalnız Allah tır. Bugün söylendiği gibi, dinde hüküm veren Allah ve elçisidir dersek, Rabbimizi peygamberimiz ile eş tutarız ki, bu düşünce Kur’an ın tamamına ters düşer.   Eğer buna inanırsak, İslam dininde hüküm koyan iki makam ortaya çıkar. Bunun da bizleri nerelere götürdüğünü, hepimiz çok iyi biliyoruz. Dinde bölünme, düşmanlık ve aynı kitaba inananlar arasında, bir birine duydukları kin ve nefret. Konumuzu araştırmaya geçmeden önce, samimiyetine inandığım bir kardeşimiz, bir yazıma verdiği cevabında, bana göre günümüz inancını çok güzel yansıtan bir cevap vermiş. Önce onu sizlere nakletmek istiyorum ki, konumuzu düşünürken bizlere çok faydası olacaktır.   (Her birimizin birer din âlimi olmadığını hesaba katacak olursak, Efendimizin sünnetini kuran ölçüleriyle değerlendiremeyeceğimiz gerçeği ortaya çıkar. Bu yüzden din âlimlerinin ittifak ettiği ve SAHİH DİYE TABİR EDİLEN HADİSLERİ KABUL ETMEK DURUMUNDAYIZ. Kaldı ki günümüzde dinin sadece Kur andan ibaret olduğunu söyleyip, Efendimizin sünnetini hiçe sayan dalkavukların ekmeğine yağ sürmek gibi anlamlar çıkarılabilir. )   Kardeşimiz cevabında, çok dikkat ... Devamı

Hac Konusundaki Gerçekler.

2015-01-29 13:30:00

    Bu yazımda sizleri, Allah ın farz emri olan, HAC konusunda düşünmeye davet etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi HAC vakti olarak, kurban bayramı arefesi ve bayram günleri olarak, beş gün olduğu kabul edilir. Bu günde yani zilhiccenin 9. gününde Hacda bulunmayanın, Haccı kabul edilmeyeceği söylenir.   Çok kısa bu bilgiler ışığında, önce düşünelim. Sizce Yaradan, yemin ederek birçok kez, bu kitabı yani bu dini kolaylaştırdık dedikten sonra, 365 gün içinde bir gün, bizlere hac vaktini ayırmış olabilir mi? Birde bu zamanın yüzlerce yıl öncesini lütfen hayal ediniz ve ulaşım şartlarını düşününüz. Sanırım yalnız bunu düşünen, bugün kabul edilen bilgilerin, doğru olamayacağını anlar.    Gelelim konumuza. Bildiğiniz gibi bahsedilen Kurban bayramı ve onun arefe günü, zaten Kur’an da hiç bahsedilmeyen bir konudur. Bayram peygamberimizin ümmetine hediyesidir. Öyle olunca da bugünde, kabede bulunmayanın, Haccı kabul edilmez demek, çok büyük yanılgıdır, iftiradır. Bakın Allah elçisine ne diyor.   Hac 27: İnsanlar arasında haccı ilan et ki, GEREK YAYA OLARAK, GEREK UZAK YOLLARDAN GELEN YORGUN DEVELER ÜZERİNDE sana gelsinler. (Diyanet meali)   Ne dersiniz yaya ya da deveyle, uzak ülkelerden yüzlerce yıl önce, zilhiccenin 9. günü yani arefe günü, insanlar zamanında ulaşabilir mi kabeye? Böyle bir zorluğu Allah kullarına, reva görür mü? Gelin hiçbir etki altında kalmadan, Kur’an a danışalım. Acaba Kur’an, Haccı ne zaman yapabileceğimizi söylüyor ona bakalım.   Bakara 197: HAC, BİLİNEN AYLARDADIR. HER KİM O AYLARDA HACCA BAŞLAYIP kendisine farz ederse……( Elmalı Hamdi meali)   Yarad... Devamı

Peygamber Eşleri Ve Çok Özel Konumları.

2015-01-28 13:27:00

      Bu yazımda sizlerle Kur’an bütünlüğünde, peygamberimizin eşleri hakkında, Allah ın indirdiği çok özel ayetlere bakarak, onların nasıl özel bir konumda olduklarını anlamaya çalışacağız. Peygamber eşlerine hitaben söylenen, bazı ayetler örnek gösterilerek, yapılan yanlışlardan vazgeçmek, Kur’an ı ve ayetleri doğru anlamakla mümkün olacaktır.    Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Önce Kur’an ı bir bütün olarak düşünelim. Allah peygamber eşlerini, diğer kadınlarla aynımı görüyor, burası çok önemli. Kur’an a baktığımızda, özellikle peygamber eşlerine hitap eden, birçok ayet indiğini görürüz. Örneğin peygamberimiz eşlerinden birisine, gizli bir söz söylemişti ve o bu sözü diğerlerine iletmiş ve arada üzüntü verici bir durum çıkmıştı. Rabbimiz bu durumu peygamberimize bildirdikten sonra, bakın Allah peygamber eşlerini nasıl ikaz ediyordu?   Tahrim 4: Eğer ikiniz, ey hanımlar, Allah'a tövb... Devamı

Ahzab Suresi 53. Ayeti Nasıl Anlamalıyız?

2015-01-28 13:03:00

        Bu yazımızda, Ahzab suresi 53. ayet üzerinde birlikte düşünelim. Ayeti önce yazalım.   Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Ayet aslında genel anlamda, çok açık anlaşılıyor. Fakat bu ayette geçen, PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN sözüne, günümüzde öyle anlamlar veriliyordu, peygamber eşlerinin peçe taktığından tutun, kadın erkek aynı yerde bulunamaz konusuna kadar anlamlar çıkartılıyor.   Bu yazımda yalnız bu cümle üzerinde durmak istiyorum. Bu ayette geçen, bir şey istendiğinde, peygamber eşleri ile aramızda gerçekten bir perde olmasından mı bahsediyor, yoksa Kur’an ın birçok yerinde örnek verdiği gibi, benzetme ya da isim tamlaması mı var.  Hatırlayınız Allah yine bir ayetinde, hırsızlık yapanların ellerini kesin diyordu. Ama bu ayetinde Allah, aslında ellerini kesin derken, gücünü kuvvetini kesin, yani onu hapsedin anlamında kullanıyordu.    Yine bir başka ayetinde, bizlere Allah ın ipine sarı... Devamı

Zümer Suresi 1-2-3. Ayetlerin Bizlere Uyarıları.

2015-01-26 19:09:00

      Bu yazımda, Zümer suresinin ilk 3 ayeti üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Acaba bizler bu üç ayetin, gerektirdiği yoldan mı gidiyoruz, yoksa bu ayetleri görmezden mi geliyoruz.   Gelin önce bu ayetleri iki farklı mealden yazalım ve üzerinde birlikte düşünelim.   Zümer 1: Bu ilahî kelâmın indirilişi, güç ve hikmet Sahibi olan Allah'tandır:    2. hakikati ortaya koyan bu vahyi sana indiren Biziz: öyleyse içten bir inançla Allah'a bağlanarak yalnız O'na kulluk et!    3. Halis inancın yalnız Allah'a yönelmesi gerekmez mi? O'ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, “Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” [derler].  Şüphesiz Allah, [Kıyamet Günü] onlar arasında  [hakikatten saptıkları] her konuda mutlaka hüküm verecektir: çünkü Allah, [kendi kendine] yalan söyleyen ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!    Zümer 1: Kitab’ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.    2. (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana HAK olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.    3. İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.    Ayetleri okud... Devamı

Erkeğin Altın Yüzük Takması, İpek Giymesi Haram Mıdır?

2015-01-26 18:48:00

    Allah bizlerin yaşamına, gerekli gördüğü konularda müdahale etmiş, bahsetmediği konularda da, serbest bırakmıştır. Çünkü çok açık bir hükümle, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyerek, kesin bir sınır çizmiştir. Bizler Kur’an merkezli inancımızı yaşamayıp, ona müracaat etmeden, emin olamadığımız rivayetlerle İslam ı yaşadığımız içinde, Allah ın koymadığı haramları, bizler koymaktan çekinmemişiz. Hâlbuki Yaradan, haram koyma yetkisinin bizzat kendisinde olduğunu, Kur’an ın koyduğu haramlara, hiç kimse ilaveler yapamayacağını, bakın nasıl açıklamıştır. Sur. 116.; Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, DİLLERİNİZİN UYDURMA NİTELENDİRMELERİYLE "ŞU HELALDİR, ŞU DA HARAMDIR!" DEMEYİN. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar. Enam 150: Şunu da söyle: "ALLAH ŞUNU HARAM ETMİŞTİR DİYE TANIKLIK EDİP DURAN ŞAHİTLERİNİZİ GETİRİN." EĞER TANIKLIK EDERLERSE SAKIN ONLARLA BİRLİKTE TANIKLIK ETME! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar. Yunus Suresi 59. De ki: "Ne oldu size de ALLAH'IN SİZE RIZIK OLARAK İNDİRDİĞİ ŞEYLERDEN BİR HARAM YAPTINIZ BİR DE HELAL?" DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz? Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah ın haram etmediği bir şeyi, hiç kimse haram edemez. Yunus suresi 59. ayetin son cümlesini, lütfen tekrar hatırlayalım. (DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH'A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ?) Demek ki Allah ın haram etmediği bir şeye haram dememiz, Allah a iftira atmak olduğunu unutmayalım. Tüm bu ayetleri, neden hatırlattığıma gelince. Bizlere ulaşan bazı rivayet hadislerde, peygamberimizin erkeklere altın yüzük takmasın... Devamı

İslam Toplumunda FETVA Verme Konusu Üzerine.

2015-01-26 21:33:00

Günümüzde din adına çok başvurulan bir makamdan bahsedilir. Fetva verme makamı. Gelin bu konuyu sizlerle birlikte, Kur’an dan yardım alarak düşünelim. Önce fetva sözcüğü, ne anlama geliyor ona bakalım. Fetva her hangi bir dini konuda, detaylı açıklama yapmak, konuyla ilgili izahatta bulunmaktır.   Bu bilgiden sonra hemen kendimize soralım. Peki, Allah Kur’an da hüküm verdiği konularda, açık, anlaşılır bir izahatta bulunmamıştır da, onların açıklanmasını kullarına ya da peygamberimize mi bırakmıştır. Eğer bizler bu sorunun doğru cevabını kendi nefsimize araştırıp veremiyorsak, asla din ve iman adına, Allah ın istediği bir yol üzerinde olamayız. Önce Allah ın elçisine verdiği görev, yetki ve sorumluluklarından örnekler verelim.   Allah Rad suresi 40. ayetinde. Senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir der. Kehf 56. ayetinde, Biz peygamberleri, sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak göndeririz diye bizleri bilgilendirir.  Enam 50. ayetinde de, ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum diyerek, asla farklı bir bilgiyi ümmetine iletmediğini anlatır. Peygamberimiz açık ve anlaşılır olmayan bir vahye uyamayacağına göre, demek ki Kur’an da her konu, apaçık izah edildiği anlaşılıyor.  Yine Nur 54. ayetinde, Peygamber’e düşen, sadece açık-seçik duyurmaktır diyerek, Allah elçisinin görev ve sorumluluğunu iyice netleştiriyor.   Gelelim Kur’an ın açık, izah edilmiş, detaylandırılmış olup olmadığı konusuna. Bakın Yaradan bu sorunun cevabını Kur’an da, birçok örneklerle veriyor ve neler söylüyor. Kamer suresi 22. ayetinde, yemin ederek KUR’AN I ÖĞÜT İÇİN KOLAYLAŞTIRDIĞINI SÖYLÜYOR. Nisa suresi 28... Devamı

Ehlisünnet Anlayışı Bu Mudur?

2015-01-24 19:00:00

  Yazılarımı yayınladığım bir siteye, yeni bir yazı yayınlamak için girmek istediğimde, bakın nasıl bir uyarı ve ikazla karşılaştım ve siteye giremedim.   (Aşağıdaki sebep´ten dolayı yasaklandınız: Ehl-i Sünnet dışı fikirlerin paylaşımı üye ve ziyaretçilerimizin aklını karıştırdığı için yönetim olarak buna izin veremiyoruz.)   Yukarıdaki yazıyı, elbette görünce çok üzüldüm. İnsan ister istemez, acaba gerçekten ben Allah ın emirlerine, ayetlerine ters düşen sözler mi yazdım da, bu siteye girişim yasaklandı. Acaba bu sitedeki ziyaretçilerin, okurlarının, aklını Kur’an dışından, Kur’an ın emretmediği, Allah ın hüküm vermediği konuları söyledim de mi, din kardeşlerimizin kafaları karıştı diye, inanın çok düşündüm.    Siteye göz attığımda, sanırım tüm yazılarımı silmişler. Hepimiz hata yapabiliriz, ama peygamberimizin yolundan giden, kimseyi dışlamaz, özellikle onu yakınında tutarak gerçek İslam ı anlatır. Ben yanılıyorsam beni dışlama ki, gerçekleri bana öğretebilesin. Tabi kendi inancından eminse, emin değilse o düşünceyi hemen uzaklaştırması çok normal. Cemaat ve tarikatlarda, asla farklı düşünceye müsaade edilmez, çok ilginç değil mi?   Benim yaptığım Kur’an ayetlerini hatırlatmak ve onları anlamaya çalışmak, hurafe ve batılı Kur an yardımıyla, içimizden temizlemekten başka bir amacım yok. Eğer bir Müslüman ın yanlışı varsa, onu uzaklaştırmak mı gerekir, yoksa Kur’an a davet etmek, bilgilendirmek mi gerekir?   Beni sitelerinden atma nedeni olarak, yazdıkları sözlerin üzerinde inanın çok düşündüm.    (EHLİSÜNNET DIŞI FİKİRLERİN PAYLAŞIMI…)   Acaba... Devamı

Orta Yolu İzlemek Ve Dinde Aşırıya Gitmek.

2015-01-25 03:25:00

Bizler hayatımızda ne yazık ki yaşantımızı doğru ve Rabbin önerdiği bir yolda, düzende yaşamadığımız için, her zaman sorunlarla ve üzücü olaylarla karşılaşmaktayız. Peki, Allah bizlerin nasıl bir yol takip etmemizi istiyor din ve iman adına, önerdiği yol nedir, onu hiç düşündük mü? Bakın Allah ın bizlere önerdiği yolu, Kur’an ayetinde nasıl açıklıyor?   Bakara 143: İşte böyle! Biz sizi, insanlar üstüne tanık olasınız, resul de sizin üstünüze tanık olsun diye, ORTA YOLU İZLEYEN bir ümmet yaptık……   Yukarıdaki ayetin değişik meallerine de baktığımızda, ayette geçen orta yolu izleyen sözünü, bir kısmı dengeli ve ölçülü bir toplum, ya da vasat/ adil bir ümmet yaptık şeklinde de nakleden tercümeler olduğunu görürüz. Şimdide aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım.   Maide 77: De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış veDÜMDÜZ YOLDAN DA ŞAŞMIŞ bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.”   Yukarıdaki ayeti, değişik meallerine de baktığınızda bir kısmında, İnançlarınızın içerdiği hakikatin sınırlarını ihlal etmeyin, yolun denge noktasından uzağa düşmüş topluma uymayın, ya da dininizde haksız olarak taşkınlık etmeyin, şeklinde çevirenleri de görürsünüz. Yaradan ayetiyle, biz kullarına nasıl bir yol izlememizi emrediyor hiç düşündünüz mü? Dinde aşırıya gitmek, dinde haksızlıkla taşkınlık yapmak, yolun denge noktasından uzaklaşmak, inançların içerdiği hakikatın sınırlarını ihlal etmekden kasıt ne olabilir? Denge noktası, orta yol sözleri üzerine lütfen düşünelim. Haya... Devamı

Şefaat Konusunda Günümüzde Yaptığımız Yanlışlar.

2015-01-24 12:52:00

Geçenlerde, İslam dininde şefaat konusunu anlatan, bir kitapçık dağıtılıyordu aldım ve okudum. Bu kitapçıkta anlatılan şefaat konusundan, sizlere önce örnekler vermek istiyorum. Daha sonrada anlatılan şefaatin, Allah ın emrettiği şefaatle aynı olup olmadığını, yine Kur’an ın rehberliğinden faydalanarak karşılaştıralım, anlamaya çalışalım. Kitapçıkta şefaat sözcüğünü tarif ederken, bakın şu açıklamalar yapılmış.   (Bir başkası adına ricada bulunmak, bir suçlunun affedilmesi için aracı olmak, birine yardımcı olmak, birinin önüne düşüp işini görmeye çalışmak, birinin aracılığını istemek, maddi ve manevi bir imkânı elde etmek için yetkili nezdinde aracılık yapmak, ihtiyaç sahibi için iyilik etmek” manalara gelir.)   Yukarıda tarif edilen şefaat ile gelin birde Kur’an ın bahsettiği şefaatin anlamına bakalım ve söylenenlerle karşılaştıralım. Eğer Allah ın bahsettiği şefaatle aynı şeyler kast ediliyorsa, elbette kabul edelim. Bakın Allah şefaat konusunda, çok kesin ve net bir şekilde, hatta adeta kesin bir uyarı verircesine ne söylüyor bizlere?   Zümer 44: DE Kİ: ŞEFAAT TÜMDEN ALLAH'INDIR. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz   Zümer 43: YOKSA ALLAH'TAN BAŞKA ŞEFAAT EDİCİLER Mİ EDİNDİLER? De ki: 'Ya onlar, hiç bir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?   Bu ayetlerde geçen, öyle bir şefaat anlamı var ki, asla bu yetki devredilemez, başkasına verilemez diyor. Bu çok net anlaşılıyor. Burada anlatılan şefaatinde, yukarıda anlatılan şefaatle hiçbir ilgisi yok. Gelin şimdide onu karşılaştıralım. Allah şefaat yetkisi yalnız benimdir diyor ve Allah tan başka şefaatçiler edinenlere de ... Devamı

Kur'an İle Aramıza Ördüğümüz Duvarların Farkında Mıyız?

2015-01-24 11:42:00

  Benim yazdığım tüm yazılarımın, tek bir amacı vardır, oda ben Müslüman ım diyen tüm kardeşlerimi, Kur’an ı anlayarak okumaya davet etmek, dini Rabbin kitabına nispetle yaşamak ve üzerinde düşünmelerini sağlayarak, dine fitne sokanların farkına varılmasına, vesile olmaktır amacım.   Bizler yaşam telâşe sine öyle kapılmış, nefsimizin öyle bir esiri olmuşuz ki, yaşarken bir imtihandan geçtiğimizi, aklımıza bile getirmiyoruz. Hatırlayanların çoğunluğu da ne yazık ki imtihanını, edindiği velilere, şeyhlere, efendilere tabi olup, sorgusuzca yaşayıp gidiyor. Halbuki Allah bu konuda uyarıyor ve güvenilecek, yardım istenecek, ardı sıra gidilecek veliniz yalnız benim, tabi olacağınız kitap yalnız Kur’an dır diye bizleri uyarıyor.   Allah gönderdiği rehberden, Kur’an dan bahsederken, SİZLERİ İMTİHAN ETTİĞİM KİTAP DİYE AÇIKLIK GETİRİR. Bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadım, her konuda gereken örnekleri verdim diye de, üstüne basa basa birçok kez söyler. Fakat bizler ne yazık ki, Kur’an ile bağımızı kuramadığımızdan dolayı, bu gerçeklerin farkında da olamıyoruz.    Lütfen şu soruyu kendimize soralım. Allah bizleri madem Kur’an dan sorumlu tuttuğunun hükmünü veriyor, sizce bu kitapta, bizlere imanımız adına vermediği, açıklamadığı, hiç bahsetmediği detaylardan sorumlu tutar mı? Ya da Rabbimiz namaz kılın, oruç tutun, zekât verin emrini verdikten sonra, tüm bu ibadetlerin gereken izahını yapmadığını söylememiz, Kur’an ın özüne, adalet anlayışına uyuyor mu?   Yazımın konusuna gelince. Bazı kardeşlerim İslam ı öyle farklı algılıyor ki, aşağıdaki düşünceler, İslam toplumumuzda genel kabul görüyor.   (Allah Kur’an da her de... Devamı

Kur'an Gerçekten Anlaşılması Zor Bir Kitap Mıdır?

2015-01-24 05:53:00

   Bizler hayatımızda ne yazık ki yaşantımızı doğru ve Rabbin önerdiği bir yolda, düzende yaşamadığımız için, her zaman sorunlarla ve üzücü olaylarla karşılaşmaktayız. Peki, Allah bizlerin nasıl bir yol takip etmemizi istiyor din ve iman adına, önerdiği yol nedir, onu hiç düşündük mü? Bakın Allah ın bizlere önerdiği yolu, Kur’an ayetinde nasıl açıklıyor?   Bakara 143: İşte böyle! Biz sizi, insanlar üstüne tanık olasınız, resul de sizin üstünüze tanık olsun diye, ORTA YOLU İZLEYEN bir ümmet yaptık……   Yukarıdaki ayetin değişik meallerine de baktığımızda, ayette geçen orta yolu izleyen sözünü, bir kısmı dengeli ve ölçülü bir toplum, ya da vasat/ adil bir ümmet yaptık şeklinde de nakleden mealler olduğunu görürüz. Şimdide aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım.   Maide 77: De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve DÜMDÜZ YOLDAN DA ŞAŞMIŞ bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.”   Yukarıdaki ayeti, değişik meallerine de baktığınızda bir kısmında, İnançlarınızın içerdiği hakikatin sınırlarını ihlal etmeyin, yolun denge noktasından uzağa düşmüş topluma uymayın, ya da dininizde haksız olarak taşkınlık etmeyin, şeklinde çevirenleri de görürsünüz. Yaradan ayetiyle, biz kullarına nasıl bir yol izlememizi emrediyor hiç düşündünüz mü? Dinde aşırıya gitmek, dinde haksızlıkla taşkınlık yapmak, yolun denge noktasından uzaklaşmak, inançların içerdiği hakikatın sınırlarını ihlal etmek ne olabilir?   Denge noktası, orta yol sözleri üzerine l&uum... Devamı

BİZLER İSLAMI BÖYLEMİ ANLATIP DİNE DAVET EDECEĞİZ.

2015-01-24 03:37:00

Gazete manşetlerini okuduğum bir haber, dikkatimi çekti. Haber Suudi Arabistan ile ilgili, aynen şunlar yazıyordu.   ( Suudi Arabistan'da kadınlara 2015 müjdesi! )   Bu başlığın devamında ise şunlar yazıyordu.   (Suudi Arabistan’da Şura Konseyi kadınların yerel seçimlerde oy kullanmasına yeşil ışık yaktı.   Adının açıklanmasını istemeyen kurulun bir üyesi, kadınların 2015’teki belediye seçimlerinde oy kullanabilmesinin tavsiye edildiğini, bu kararın yürürlüğe girmesi için Kral Abdullah’ın onaylaması gerektiğini belirtti.)   İşte İslam ın beşiği sayılan bir ülkenin, kadınlara karşı tavrı. Onları nasıl bir gözle gördüğü ve ne kadar değer verdiğinin kanıtı. Kur’an a uymak yerine, Kur’an ı kendilerine uydurmuş beşeri rivayetlerle, Allah ın halis dininden uzaklaşmış bir inancın, acı gerçekleri.    Bizler bu dini, Müslüman olmayan toplumlara nasıl anlatacağız, nasıl davet edeceğiz İslam a kadınları? Bırakın onları İslam a davet etmeyi, İslam dini içinde ki kadınlarımıza nasıl sahip çıkacağız, bunu düşünen var mı?   Hıristiyanlar uydu aracılığıyla televizyonlardan Türkçe, Arapça dinlerini anlatıyorlar, tanıtıyorlar ve davet ediyorlar bizleri. Bizlerin Kur’an a uymayan yanlış, hurafe rivayetlere iman edişimizi kullanıp, Kur’an da çelişki vardır yalanlarıyla, bizlerin yanlış inançlarımızı kullanarak, hem İslam a hem de toplumumuza nasıl zararlar verdiğimizin, farkında değil miyiz yoksa hala?   Bizler ise dinde bölünmüşlüğün kavgası içinde, birbirimize laf yetiştirmekten, gözümüz dönmüş bir halde birbirimize nefret kusmaktan, gerçekleri ne yazık ki göremez olmuş... Devamı

Kur'an Yetmez Diyenlere.

2015-01-23 17:20:00

Değerli din kardeşlerim, bugün Kur’an okurken Araf suresinde, bazı ayetler dikkatimi çekti, sizlerle de paylaşmak istedim.  Musa peygamberimize, Allah levhalarda ayetlerini indiriyor ve bunları tebliğ etmesini bakın nasıl söylüyor.    Araf 145: NASİHAT VE HER ŞEYİN AÇIKLAMASINA DAİR NE VARSA HEPSİNİ Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.   Bakın Yaradan nasıl emir veriyor, tıpkı peygamberimize Kur’an için verdiği emirler gibi. Nasihat ve her konuda ne varsa açıkladık diyor bu kitapta. Dikkat eder misiniz lütfen, yine peygamberimize Kur’an ile hükmet dediği ayetlerde olduğu gibi, nasıl Musa peygamberimize de emrediyor.    Kuvvetli tut kitabı, yani gönderdiğime sarıl diyor. Bunları ümmetine emret, onları en güzel şekliyle tutsunlar, böylece öğüt alsınlar diyor. Bakın başka kaynaklardan bahsediyor mu? Sizce Allah elçisine, toplumunun okuduklarında anlayamayacağı bir nasihat, uyarı göndermiş olabilir mi? İşte bizler bu mantığı tersine çeviriyoruz ve herkes anlayamaz, deme gafletine düşüyoruz.   Bu ayeti okuduğumda, aklıma bazı kardeşlerimizin söylediği sözler geldi. Kur’an da her şey yoktur, Kur an özet bilgidir diyenler vardı. Demek ki Rabbimiz tüm peygamberlere aynı şekilde emrediyor. Yine Araf suresinde bakın nasıl devam ediyor ayetlerinde.   Araf 170: KİTAB'A SIMSIKI SARILIP, namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.   Değerli dostlar, bakın Yüce Rabbimiz, sanki birilerinin dikkatini çeker gibi ne diyor, KİTABA SARILANLAR. Acaba hangi kitaplardan bahsediyor dostlar? Söylemeye gerek var mı s... Devamı

Berat Kandili Ve Kur'an.

2015-01-23 16:15:00

Bu yazımda, Beraat kandili konusu üzerinde konuşmak istiyorum. Eğer bir gelenek, güzele ve doğruya yönlendiriyorsa, elbette kutlamaya devam edelim, ama içinde yanlışlar varsa da, düzeltelim bilinçli olalım.    Önce şunu belirtmeliyim ki, kutsak gecelerin hiçbirisi peygamberimiz zamanında yoktu. Yani bu geceler, peygamberimizden çok sonra kutlanmaya başlanmıştır. Bu gecelerde bolca ibadet yapılmasını önermenin, hiçbir sakıncası yoktur. Yanlış olan, bu gecelerde yapılan ibadetlerin, bilmem kaç gün oruca ya da namaz kılmaya bedel olduğunu söylemektir.      Önce Beraat Kandilinde, geleneksel İslam anlayışında, nelerin olduğu anlatılır, onları önce yazalım. Daha sonrada bu sözleri Kur’an ile karşılaştıralım, bakalım söylenenler Allah ın ayetlerine uygunluk gösteriyor mu?   1.Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.   2.Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.   3.Bu gecede yapılan ibadetlerin faziletleri çok büyüktür.   4.Bu gece peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban ın 13. günü, Üçte biri Şaban ın 14. günü, geri kalan üçte biride Şaban ın 15. günü verilmiştir.   5.Cenabı hak bu gece güneşin batmasıyla yeryüzüne iner ve şöyle der. Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim. Şifa isteyen yok mu? Şifa vereyim der.    6.Bu gecede hayır namazı adıyla 100 rekât bir namaz vardır ki kılan kimse o sene ölünce şehitlik mertebesine nail olur.   Değerli din kardeşlerim, aslında bu geceyle ilgili daha birçok rivayetler var. Ben özet olarak aldım, konunun daha iyi anl... Devamı

SAYIN HAYRETTİN KARAMAN A CEVABIMDIR.....

2015-01-23 07:57:00

Sayın Prof. Hayrettin Karamanın, bir sitede yazısına yazdığım tenkit yazıma, kendisine ulaştırılmasından sonra, yazıyı gönderene tenkit yazımdan alıntı yaparak, bir bölümüne verdiği cevabı ve ona yazdıklarımı, sizlerle de paylaşmak istedim. Yazı biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla sonuna kadar okuyunuz. Okuyunuz ki, din âlimi sıfatını taşıyanların, din adına neler söylediğine şahit olunuz.   İçinde bulunduğumuz anlayışın, zihniyetin açık bir fotoğrafını yansıttığından, faydalı olacağı düşüncesi ile sizlerle de paylaşıyorum. Önce Sayın Karaman ın, zaman ayırıp yazdığım tenkite cevap vermesi nezaketini gösterdiği için, kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Karaman yazısında, benim vaktimin bol olduğuna dem vurarak, uzun uzun yazdığımdan bahsedip, ama kendisini anlamadığım sonucuna varmış ve Allah razı olsun cevap vermiş. Bakın benim sorduğum şu soruma, nasıl cevap vermiş, önce buradan başlayalım.    ("Şimdide bir an söylediklerimi unutup onların söyledikleri gibi yapmayı, yani ulemaya danışmayı deneyelim. Şimdi bu durumda sizlere soruyorum hangi mezhep in ulemasına danışalım dersiniz?")    Diye sormuşum, bakın nasıl cevap vermiş.    (Hangi mezhebin olursa olsun, yeter ki, âlim olsun, ahlaklı olsun!)   Önce şöyle bir düşünelim isterseniz. Kimin din âlimi olduğunu, yani Rabbin sözlerini kimlerin doğru anladığını, hatta iyi ahlaklı olduğunu bizler tespit edebilir miyiz? Kimin ahlaklı olduğuna, kim karar verecek? Daha düne kadar bir gazetede dini anlatan, dini konularda yazı yazan Allah ı, kitabı dilinden düşürmeyen ahlaklı dediklerimiz ve de insanların din adına sorular sorduğu kişi, çocuk istismarından ülkenin gazetelerinin baş sayfalarında geziyor.   Ahlaklı olmanın kriterini, kim ya da kimler belirleyecek v... Devamı