Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (460)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kur'an Yetmez Diyenlere.

2015-01-24 03:20:00

Değerli din kardeşlerim, bugün Kur’an okurken Araf suresinde, bazı ayetler dikkatimi çekti, sizlerle de paylaşmak istedim.  Musa peygamberimize, Allah levhalarda ayetlerini indiriyor ve bunları tebliğ etmesini bakın nasıl söylüyor.    Araf 145: NASİHAT VE HER ŞEYİN AÇIKLAMASINA DAİR NE VARSA HEPSİNİ Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.   Bakın Yaradan nasıl emir veriyor, tıpkı peygamberimize Kur’an için verdiği emirler gibi. Nasihat ve her konuda ne varsa açıkladık diyor bu kitapta. Dikkat eder misiniz lütfen, yine peygamberimize Kur’an ile hükmet dediği ayetlerde olduğu gibi, nasıl Musa peygamberimize de emrediyor.    Kuvvetli tut kitabı, yani gönderdiğime sarıl diyor. Bunları ümmetine emret, onları en güzel şekliyle tutsunlar, böylece öğüt alsınlar diyor. Bakın başka kaynaklardan bahsediyor mu? Sizce Allah elçisine, toplumunun okuduklarında anlayamayacağı bir nasihat, uyarı göndermiş olabilir mi? İşte bizler bu mantığı tersine çeviriyoruz ve herkes anlayamaz, deme gafletine düşüyoruz.   Bu ayeti okuduğumda, aklıma bazı kardeşlerimizin söylediği sözler geldi. Kur’an da her şey yoktur, Kur an özet bilgidir diyenler vardı. Demek ki Rabbimiz tüm peygamberlere aynı şekilde emrediyor. Yine Araf suresinde bakın nasıl devam ediyor ayetlerinde.   Araf 170: KİTAB'A SIMSIKI SARILIP, namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.   Değerli dostlar, bakın Yüce Rabbimiz, sanki birilerinin dikkatini çeker gibi ne diyor, KİTABA SARILANLAR. Acaba hangi kitaplardan bahsediyor dostlar? Söylemeye gerek var mı s... Devamı

Berat Kandili Ve Kur'an.

2015-01-24 02:15:00

Bu yazımda, Beraat kandili konusu üzerinde konuşmak istiyorum. Eğer bir gelenek, güzele ve doğruya yönlendiriyorsa, elbette kutlamaya devam edelim, ama içinde yanlışlar varsa da, düzeltelim bilinçli olalım.    Önce şunu belirtmeliyim ki, kutsak gecelerin hiçbirisi peygamberimiz zamanında yoktu. Yani bu geceler, peygamberimizden çok sonra kutlanmaya başlanmıştır. Bu gecelerde bolca ibadet yapılmasını önermenin, hiçbir sakıncası yoktur. Yanlış olan, bu gecelerde yapılan ibadetlerin, bilmem kaç gün oruca ya da namaz kılmaya bedel olduğunu söylemektir.      Önce Beraat Kandilinde, geleneksel İslam anlayışında, nelerin olduğu anlatılır, onları önce yazalım. Daha sonrada bu sözleri Kur’an ile karşılaştıralım, bakalım söylenenler Allah ın ayetlerine uygunluk gösteriyor mu?   1.Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.   2.Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.   3.Bu gecede yapılan ibadetlerin faziletleri çok büyüktür.   4.Bu gece peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban ın 13. günü, Üçte biri Şaban ın 14. günü, geri kalan üçte biride Şaban ın 15. günü verilmiştir.   5.Cenabı hak bu gece güneşin batmasıyla yeryüzüne iner ve şöyle der. Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim. Şifa isteyen yok mu? Şifa vereyim der.    6.Bu gecede hayır namazı adıyla 100 rekât bir namaz vardır ki kılan kimse o sene ölünce şehitlik mertebesine nail olur.   Değerli din kardeşlerim, aslında bu geceyle ilgili daha birçok rivayetler var. Ben özet olarak aldım, konunun daha iyi anl... Devamı

Sayın Hayrettin Karaman a Cevabımdır......

2015-01-23 07:57:00

  Sayın Prof. Hayrettin Karamanın, bir sitede yazısına yazdığım tenkit yazıma, kendisine ulaştırılmasından sonra, yazıyı gönderene tenkit yazımdan alıntı yaparak, bir bölümüne verdiği cevabı ve ona yazdıklarımı, sizlerle de paylaşmak istedim. Yazı biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla sonuna kadar okuyunuz. Okuyunuz ki, din âlimi sıfatını taşıyanların, din adına neler söylediğine şahit olunuz.   İçinde bulunduğumuz anlayışın, zihniyetin açık bir fotoğrafını yansıttığından, faydalı olacağı düşüncesi ile sizlerle de paylaşıyorum. Önce Sayın Karaman ın, zaman ayırıp yazdığım tenkite cevap vermesi nezaketini gösterdiği için, kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Karaman yazısında, benim vaktimin bol olduğuna dem vurarak, uzun uzun yazdığımdan bahsedip, ama kendisini anlamadığım sonucuna varmış ve Allah razı olsun cevap vermiş.    Bakın benim sorduğum şu soruma, nasıl cevap vermiş, önce buradan başlayalım.    ("Şimdide bir an söylediklerimi unutup onların söyledikleri gibi yapmayı, yani ulemaya danışmayı deneyelim. Şimdi bu durumda sizlere soruyorum hangi mezhep in ulemasına danışalım dersiniz?")    Diye sormuşum, bakın nasıl cevap vermiş.    (Hangi mezhebin olursa olsun, yeter ki, âlim olsun, ahlaklı olsun!)   Önce şöyle bir düşünelim isterseniz. Kimin din âlimi olduğunu, yani Rabbin sözlerini kimlerin doğru anladığını, bizler tespit edebilir miyiz? Kimin ahlaklı olduğuna, kim karar verecek? Daha düne kadar bir gazetede dini anlatan, dini konularda yazı yazan Allah ı, kitabı dilinden düşürmeyen ahlaklı dediklerimiz ve de insanların din adına sorular sorduğu kişi, çocuk istismarından ülkenin gazetelerinin baş sayfalarında geziyor.   Ahlaklı olmanın kriterini, kim ya da kimler belirleyecek ... Devamı

Say. M. Şevket Eygi nin, Sorunları Çözme Yöntemi (!)

2015-01-23 05:54:00

Bizler her nedense sorunlarımızı çözmede yöntem olarak, hem kavgayı seçmişiz, hem de sorunlarımızın cevabını kendi yöntemlerimizle, almaya çalışıyoruz. Ondandır ki bir birimizi de dinlemez olmuşuz. Hâlbuki yöntem bellidir. Allah Kur’an ı sizler için rehber gönderdim, onun ipine sarılan doğru yolu bulur diye bizlere öğüt verir.   Bizler Allah ın rehberine, Kur’an da din adına her bilgi, detay yoktur, özet bilgiler içerir, Kur’an ı herkes anlayamaz, Kur’an ı anlayabilmemiz için şu ya da bu kişinin kitaplarını okumalıyız diyerek, toplum ile Kur’an ın arasına beşeri soktuğumuz sürece, sorunlarımıza da gerçek, kökten, doğru çözümler bulmamız mümkün olmayacaktır.    Sayın Mehmet Şevket Eygi köşesinde, kendi fikri doğrultusunda karşılaştığı sorunları çözmek adına, ULEMA ŞURASI TOPLANMALIDIR DERKEN, gördüğü yanlışları çözme yöntemi de, elbette kendi düşünce ve inancının yansımasıdır. Toplamak istediği şurayı tarif ederken de, bakın bu şura üyelerinin özelliklerini nasıl sayıyor.   Önce şura üyelerinin şartlarını sayayım: (1) İcazetli âlim, fakih ve müftü olacak. (İcazetsizler katılamaz) (2) İslam’ı yaşayan, sahip oldukları bilgileri hayatlarına aksettirip uygulayan ahlaklı ve faziletli kimseler olacak. (3) Reformcu, mezhepsiz, ılımlı İslamcı, dinde yenilik ve değişim taraftarı, BOP’çu, Fazlurrahmancı, Kemalist olmayacak. (4) Cumhur-i ulema yolundan gidecek. (5) Sevad-ı Azam dairesi içinde bulunacak. (6) Halkın güven, hürmet ve sevgisini kazanmış olacak.   İşte Sayın Eygi nin şurasının özellikleri. Bizler eğer din kardeşlerimizi karşımıza alıp, onları adeta düşman, hasım gibi görürsek,... Devamı

Yahudilerin Günümüzde Yaptığı Katliamlara, İnançlarının Etkisi.

2015-01-23 05:28:00

İsrail in kadın, çoluk-çocuk demeden, insafsızca davranışlarını hepimiz çok iyi hatırlarız. Kimi insan hakları savunucuları, konu bir hayvan olduğunda, ona yapılan zulmü günlerce dile getirip, onlara yapılan zalimliği, yürüyüşler ve pankartlarla protesto ederler. Konu insan olunca, her ne hikmetse çok fazla kınayan olmaz Dünyada.   İsrail bu yaptığı insanlık ayıbını, ne yazık ki ilk defa yapmıyor, şöyle bir geriye gittiğinizde zorla kurdurulan İsrail devletinin, kurulduğundan bu yana, bu tür katliamları sıklıkla görüyoruz. Peki, bir çetenin, ya da insafsız örgütlerin yapabileceği zalimliği, nasıl olurda bu toplum kendilerine, yaşam felsefe olarak belirler.   Yahudilerin yaptıkları davranışlarında, inançlarının etkisi çok büyüktür. İşte bizde buradan hareketle Yahudi inancının inandıkları, kutsal kitaplarının öğretisinin nasıl bir telkinde bulunduğunu ve Yahudi toplumu nasıl yönlendirdiğini, iki örnek vererek açıklamak istiyorum.   Bir aileyi düşünelim, bir erkeğin en yakını evlendiği eşi ve ondan doğan çocuklarıdır. Sizlere Tevrat’tan bu konuyu içeren iki örnek vermek istiyorum. Olayların karşısında takınılan tavra ve verilen cezalara dikkat ediniz lütfen. Çünkü günümüzde yapılan katliamların, ana kaynağını burada göreceksiniz. Evlendiği eşine ve evladına aşağıda yazacağım cezaları reva gören, başka insanlara nasıl davranır, onun da yorumunu sizlere bırakıyorum.   TEVRATTAN ALINTIDIR;   YASANIN TEKRARI 22;   13 "Bir adam bir kadın alır, yattıktan sonra ondan hoşlanmazsa,   14 ona suç yükler, adını kötüler, 'Bu kadınla evlendim ama onunla yatınca erden(kız) olmadığını gördüm derse,   15 kadının ann... Devamı

Yahudiler Dünyayı Yönetiyor Nasıl mı?

2015-01-23 04:36:00

Doğrusu bu başlığı okuduğunuzda, ne demek istediğimi tam anladığınızı sanmıyorum. Gelin ne demek istediğimi ve ne kadar haklı olduğumu sizlere anlatmak istiyorum. Önce şunu düşünelim, Avrupa’nın ve Amerika nın, İsrail in kadın, çoluk, çocuk demeden öldürdüğü insanlara karşı, neden suskun ve tepkisiz kalıyorlar? Sanırım Müslümanlara karşı yapıldığı için, tepkisizler diyenlerimiz vardır. Acaba yalnız bunun için mi, ses çıkarmıyorlar dersiniz?   Din ve inanç konusunda, aynı peygambere ve kitaba inanmadıkları halde, hatta Hz. İsa’yı bile çarmığa geren Yahudiler olmasına rağmen, neden Yahudileri yani İsrail i destekleyip, yaptıkları katliamlara ses çıkarmıyorlar acaba, bunu hiç düşündünüz mü?   İşte tüm bunların sebeplerini, gelin Yahudilerin, Hıristiyanların ve de Müslümanların kendi çıkarları adına, inançlarına soktukları hurafelere, birlikte göz artalım. Şeytanın bile korktuğu bu toplum, bakın neler yapıyor ve Dünyayı Allak bulak edip, parmaklarında nasıl oynatıyorlar.   Yahudiler kendi dinlerine, hiç kimseyi davet etmezler. Bunu yapmazlar ama Hıristiyan ve Müslümanların içine öyle hurafeler sokmuşlardır ki, onları istedikleri gibi yönetmenin koşullarını sağlamışlardır.    Yahudiler sonradan Yahudi olunmayacağını kabul eder ve kimseyi sonradan Yahudi inancına geçirmeye de çalışmazlar. Çünkü Yahudi olunmaz Yahudi babadan doğulur diye inanırlar. Yani IRKÇI bir inançları vardır. Önce Hıristiyanların, tıpkı bizim gibi mezheplere ayrılmasını fırsat bilerek, kutsal kitaplarda olmamasına rağmen, yine bizlerde olduğu gibi uydurma hadis ve sözlerle kendi menfaatlerine kullanmayı başarmışlardır.    Öncelikle Batı Avrupa da yaşay... Devamı

Yahudiler Ve Soy Kırım Yapan Ataları.

2015-01-23 00:14:00

Bizlerin yaptığı en büyük yanlış, İslam ı gereği gibi, Allah a özgüleyerek, onun halis, katıksız dinini yaşamadığımızdan kaynaklanmaktır.  Allah ın rehberinden habersiz yaşadığımız içinde, onun uyarılarından uzak, dostunu düşmanını ayıramayan bir toplum olmuşuz. Düşmanımız içimize yaşantımıza, inancımıza öyle bir sızmış ki, hala farkında bile değiliz.   Bu sözlerimi neden söylediğime gelince. Allah Kur’an da öyle bir toplumdan bahseder ki, bu toplum Rabbin emirlerine karşı geldiği için, Allah ın bu toplumu şiddetle cezalandırdığı, hatta diğer kavimlere, toplumlara helal olan şeyleri, bu topluma haram kılarak cezalandırdığını anlatır. Sanırım bu toplumun kimler olduğunu hemen anladınız. İşte bizler, Allah ın Kur’an da özel olarak birçok örnek verdiği bu toplumu, kendi geçmişlerindeki izlerinden, yaptıklarından çok iyi tanımalıyız, araştırmalıyız ki, atalarının izlediği yanlış yolundan, gidip gitmediklerini anlayabilelim.   Bugün dünyanın başına açıkça bela olan Yahudileri, çok iyi tanımalıyız. Geçmişte Allah ın hışmına uğramış bir nesil, eğer aynı yol ve yöntemi bugünde kullanıyorsa, aynı yanlıştan kurtulamamışlar demektir.    Bugün sizlere Yahudilerin, aynı kutsal kitap gibi gördükleri, geçmiş tarihlerini anlatan ve bu günde yaşamlarına geçirip örnek alan, atalarının yaptıkları yöntemi hala benimsediklerini, 12 kutsal saydıkları tarihi kitaptan birisi olan ESTER başlıklı bölümünden alıntılar yaparak, zihniyetlerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmak istiyorum.   Geçen gün Yahudilerin yaptıkları anlaşılan bir filimde, ESTER konusunu işleyen kaderin çağrısı ismiyle, bir özel kanalda yayınlanan filmi seyrettim. Film Yahudilerin Ester konusunu sinsice işledikleri, k... Devamı

Batılı Rehber Edindiğimizde......

2015-01-22 23:31:00

Sizleri aşağıda yazacağım sözlerin, İmamı Şafi ye ait olup olamayacağını, düşünmeye davet ediyorum. Emin olamayacağımız sözlerin, bir başkasına isnat etmenin ve bunlara göre inancımızı yaşamanın, büyük yanlışlar getirdiğini, Kur’an ı rehber alan herkes çok iyi bilir.   (İmam Şafii Sadece Kur’an diyenlere karşı münazara da "sadece hadis üzere konuşun der, çünkü hadis olmazsa Kur’an ayetleri istenildiği gibi yorumlanabilir" ifadesini kullanır.)   Bu sözlerin söylendiğini önce kabul edelim. Eğer bu düşüncenin doğru olduğunu kabul edersek, Kur’an tek başına anlaşılmayan, mutlaka beşeri bilgilere muhtaç bir kitap durumuna düşer ki, bunu söylemek ve düşünmek, Kur’an a hem saygısızlık, hem de Kur’an a şirk koşmaktır hatırlatırım. Şu soruyu da kendimize sormalıyız. İMAM I ŞAFİ ACABA BU SÖZLERİ SÖYLEMİŞ MİDİR? Eğer söylemediyse ve bizler bunu söylüyorsak, iftira atmış oluruz.   Söylemiş olduğunu kabul edelim ve bu sözler üzerinde düşünmeye devam edelim. Bu durumda hangi mezhebin hadisleri en doğrudur da, Kur’an ı onlara göre anlamaya çalışalım? Çünkü bir mezhebin kabul ettiği, iman ettiği aynı konular, diğerlerinde çok farklı olabiliyor. BAKIN KOSKOCA BİR SORU İŞARETİ ÇIKTI KARŞIMIZA. Sırf bu yanlışlar yüzünden Müslümanlar, birbirini katletmekten çekinmiyorlar. Sizce Rabbimiz ve elçisi, bizlerin Kur’an ı bu yolla anlamamızı ister miydi? Hatırlatırım, hani Rabbimiz emin olmadığınız bilginin, ardına düşmeyin diyordu.   Buna inandığımızda, aklımıza bir soru daha geliyor. Madem Kur’an ı her okuyan farklı şeyler anlıyor, peygamberimiz Kur’an ı yazarken, bizlere iletirken, niçin bizlerin anlayacağı şeki... Devamı

İslam Dininde Mezheplere,Fırkalara Bölünmek Ve Kur an.

2015-01-21 05:17:00

İnternette bir yazıyı okurken, çok ilginç bir soru ve cevabıyla karşılaştım. Bakın sorduğu soruya verilen cevabı, önce sizlerle paylaşmak, daha sonrada üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   (SUAL: Bazı kimseler, (Peygamber, ne Hanefi, ne de Şafii idi, Sünni de değil idi) diyor. Sünnet ne demektir?   CEVAP Demek ki mezhep de, sünnet de, bilinmiyor. Askerlikte, kara, hava ve deniz kuvvetleri vardır. Genelkurmay, karacı, havacı veya denizci değildir diyerek bu kuvvetlerden ayrı sayılır mı? Kuvvetler genelkurmaya bağlı olduğu gibi, mezhepler de Resulullaha bağlıdır.   Nasıl ki kuvvet komutanlıkları birbirinin yardımcısı ise, mezhepler de öyledir. Kendi mezhebine göre yapılması güç olan bir iş başka mezhebe göre yapılır. Mezhepler, bir elin parmakları gibi, aynı ele hizmet eder.)   Bizler Kur’an dan uzak inançlarımıza, yine Kur’an dan uzak örneklerle inanmaya, kanıtlar aramaya devam ettiğimiz sürece, Allah a ulaşan en doğru yolu bulmamızda mümkün olmayacaktır. Gelin yukarıdaki cevap üzerinde birlikte düşünelim.   Kur’an bölünmeyi, fırkalara, mezheplere ayrılmayı kabul edip onay veriyor mu da, bu sözlere inanabiliyoruz, önce ona bakalım. Aynı olaylar cahiliye toplumunda da yaşanmış. Ehli kitap toplumu da, bölünmüş ve mezheplere ayrılmış haldeydiler, aşağıdaki ayetlerden sanırım çok net anlaşılıyor.   Şura 13: Sizin için, dinden, Nuh’a önerdiğini, sana vah yettiğini, İbrahim'e, Musa’ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; ONDA BÖLÜNÜP FIRKALARA AYRILMAYIN!" ONLARI ÇAĞIRDIĞIN BU TUTUM, ŞİRKE BULAŞANLARA ÇOK AĞIR GELMİŞTİR. Allah, dilediğini kendisi için se... Devamı

Velilerin, Şeyhlerin, Mürşitlerin Ardı Sıra Gitmek.

2015-01-21 00:09:00

  Bizler İslam dinini, acaba Rabbin gönderdiği rehberine göre mi yaşıyoruz? Yoksa hataların en büyüğünü yapıp, yaptığımız yanlışların farkında bile değil miyiz? Gelin bu konuda Kur’an a danışalım. Rivayetlerin etkisinde kalmadan, akıl ve düşünmeyi de bir kenara bırakmadan tabi.   Bizler İslam dinini, yalnız başımıza yaşayamayacağımıza, hatta bir tarikata, bir mürşide, bir veliye tabi olmadan, İslam ın yaşanamayacağına bir kısmımız inandırılmıştır. Buna inananlar, aşağıdaki inancı, itikadı kabul etmektedirler.   (“Mürşidi, şeyhi olmayanın mürşidi şeytandır.   “Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır.   “Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.”   Şüphesiz Allahu Tealâ, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli (rahmet ve desteği) cemaatin üzerindedir. Kim cemaattan ayrılırsa ateşe düşer.   Kâmil mürşitler şeytanın baş düşmanıdır; onlara yanaşmak ister, karşısında yine ilahi nuru bulur; siner, kaçar. Çünkü onlar Âlemlerin Rabbi’ne teslim olmuşlardır. O da onları özel himayesine almıştır (Nahl/99, İsra/65).    Velisi olmayan Cennete giremez.)   Yukarıda verdiğim örnekler, ne yazık ki bugün tarikat ve cemaat eksenli İs-lamı yaşayan kardeşlerimizin inandıkları düşüncelerdir. Peki, gerçekten Kur’an bu fikre, bu düşüncelere onay verir mi, gelin Kur’an a soralım, bakalım onay veriyor mu?   Yukarıda verdiğim örnekte, Nahl 99 ayet ile İsra 65. ayet örnek gösterilmiş. Bakalım bu ayetler, bir mürşide tabi... Devamı

Kur'an Düşünüp Öğüt Alanlar İçin Bir Rehberdir.

2015-01-20 21:42:00

  Değerli bir kardeşim, yazdığım bir yazıma verdiği cevabında, bizlerin din ve iman adına sorumlu olduğumuz her şeyin, Kur’an da olamayacağını kanıtlamak adına olsa gerek, bana şöyle bir soru sormuş.   (Haluk bey Kuran ölü etinin yenmesini haram kılmıştır ve size soruyorum, SİZ BALIĞI NASIL YİYİYORSUNUZ.)   Bu sözlerden anlaşılıyor ki, değerli kardeşimiz Kur’an dan bu sorunun cevabını alamamış. Sanırım başka kaynaklardan almış olsa gerek ki, kendisine öğretilen cevabı Kur’an da bulamadığından, bakın her şey demek ki Kur’an da yokmuş, dercesine bu örneği bana vermiş.   Önce hatırlayalım Allah, Kur’an ayetleri için neler diyordu bizlere? Kur’an sizler için rehberdir, güneştir, gönül gözüdür. Biz her konuda nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız. Biz Kur’an da hiçbir şeyi eksik bırakmadık, Kur’an ın ipine sarılın. ALLAH HİÇBİR ŞEYİ UNUTUCU DEĞİLDİR. Sizi Kur’an dan sorumlu tutuyorum.    Allah bunları söylüyorsa, bizlere düşen çok iyi düşünüp, sorularımızın cevabını Kur’an dan aramak olmalıdır. Bulamıyorsak izlediğimiz yolda, bir hata yapıyoruz demektir. İşte o sorunu gidermek adına önce çaba göstermeliyiz, yoksa Allah ın doğrularına ulaşmamız, asla mümkün olmayacaktır. Yaptığımız en büyük hata, yanlışa kanıt arama çabamızdır.   Peygamberimiz devrinde, Kur’an ayetleri ile doğru bağlantıyı kuramayanlar, ya da yanlışlık yapmamak adına, birçok soruyu Kur’an dan aramak yerine, peygamberimize direk sormayı daha uygun bulmuşlardır. Allah ta bu yolu, yani elçisine danışmayı önermektedir. Peygamberimizde Allah ın verdiği HİKMET, yani ilim ile tüm sorularına cevap vermiştir, ama verdiği c... Devamı

İslam Ülkelerinin Bu Günkü Acıklı Haline Neden, Ne Olabilir Sizc

2015-01-20 09:43:00

Günümüz İslam âleminin durumu, beni her zaman çok düşündürmüştür. Niçin İslam ülkelerinin genelinde, bir geri kalmışlık, düşmanlık, huzursuzluk, acı ve hüzün vardır? İşte bu soruya derinlemesine bir cevap aramadığımız sürece, soruna da çare bulunmamız mümkün olmayacaktır.    Bizler acaba İslam ı yaşarken, bir yerlerde yanlışlık mı yapıyoruz da, böyle bir sonuç çıkıyor ortaya? İşte kendimize sormamız gereken en önemli soru, bu olsa gerek. BU SORUNUN CEVABINI CESARETLE ARAYABİLİRSEK, SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE ÇOK BÜYÜK YOL ALACAĞIMIZA İNANIYORUM.   Bizler Müslüman’ız diyoruz, ama gerçekten bir Müslüman ın taşıması gereken şartlarını taşıyor muyuz? İmanımıza yön veren kurallar, Allah ın rehberinde hüküm verdiklerimidir? Yoksa kendimize Kur’an dan çok uzak bir inanç mı yarattıkta, Allah bizleri cezalandırıyor?   Eğer bu soruların üzerine, hiç korkmadan gidebiliyor ve elimizdeki rehberden bunun cevabını almaya çalışıyorsak, tüm bu sorunların kaynağına inebiliriz. YOK, EĞER HALA BAZI TABULAR YIKILAMIYOR, HATTA KONUŞMAYI BIRAK, KONUSUNU AÇANLARI DAHİ DİN DÜŞMANI, SÜNNET İNKÂRCISI GİBİ SUÇLARLA SUÇLUYORSAK, daha çok acı çekmemiz ve başkalarının güdülenmesiyle yaşamamız, kaçınılmaz olacaktır.   Bizler niçin Müslüman ülkeler olarak, bir araya gelemiyoruz? Geliyoruz diyebilecek var mı aramızda. Şöyle bir düşünün isterseniz, hepsi neredeyse Hıristiyanların kontrolünde ve onların emirleri altında yaşıyorlar. İşin kötüsü onların kontrolünde, Müslüman ı Müslüman a düşürüyorlar. Bu acı gerçeği hala fark e... Devamı

Kur'an ın Etrafında Birleşelim.

2015-01-20 09:00:00

Allah bizlere verdiği öğütlerinde, orta yolu izleyen bir ümmet olmamızı ister. Bir kişi hakkında onun aleyhine, emin olmadığımız bir bilgiyi paylaşmanın, korkunç örneğini verir bizlere. Kendinizi temize çıkarmayın sakın diyerek, din ve iman konusunda, başkalarını sakın yargılamayın diye de dikkatimizi çeker.    Peki, bizler bu uyarıları aldığımız halde, neler yapıyoruz? İşte orasını ne siz sorun, nede ben söyleyeyim. Gazetelerin köşe yazarlarını, internette şöyle bir gezindim. Herkes bir tarafa çekmiş, uç köşelerde yaşıyor. İşin daha da kötüsü, herkes kendisine adeta hasımlar topluluğu seçmiş. Birbirlerini alabildiğine kırıp geçiriyorlar. Onlardan, bunlardan, şunlardan diyerek toplumu parçalayıp bölmüşler. Bunları yapanlar varken, bu ülkenin dış düşmanlara ihtiyacı yok sanırım, onlar yetiyor. Paylaşamadıkları bir şeyler olmalı, yoksa bir insan karşısındaki bir insana, din kardeşine bu denli hakaret edip düşman olur mu?   Bir nokta çok dikkatimi çekti. Din adına konuşanlar, dinden imandan bahsedenlerin hepsi farklı konuşuyorlar, aynı konularda bile. Peki, hepimizin dini imanı farklımı da, aynı konuda bile aramızda uçurumlar var. Elimizdeki rehber Kur’an farklımı yazıyor da, herkes bir tarafa çekiyor?   Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’a nı, gönül gözünü, acaba herkesin farklı anlayacağı şekilde mi gönderdi de, herkes farklı telden çalıyor. Bence büyük bir sorun var ortada. Bizler din ve iman adına, eğer Kur’an etrafında toplanmış olsaydık, böyle bir ayrılık asla olmazdı. Kur’an dışından bazı bilgiler bizleri bölüyor ve ayırıyor din adına. Demek ki bir yerlerde yanlış yapıyoruz dini yaşarken. Kur’an ile aramızda engeller var ki, onun nurundan ger... Devamı

Sakın Bizler Yahudileştirilmiş Müslüman Olmayalım.

2015-01-20 07:28:00

  EKİM       Sizlere desem ki, bizler bugün Yahudileştirilmeye çalışılan bir İslam la karşı karşıyayız. Ne dersiniz bu sözlerime? Lütfen hemen tepki göstermeyiniz. Ne söylemek istediğimi örneklerle anlatmaya çalışacağım, daha sonra yorum ve karar elbette sizlerin.   Kur’an da fuhuş yapan kadın ya da erkeğe verilmesi gereken ceza, açıkça yazar ve Nur suresi 2. ayetinde her birine, yüz değnek vurun diye konuya açıklık getirir. Yani bir daha yapılmaması için, ikaz edilip, ceza verilerek önlem alınır.  Peki, bugün İslam ı tarikat ve cemaat ekseni yaşayan kardeşlerimiz, bu konuya nasıl inanır.   Çok ilginçtir, bu konuda Kur’an da apaçık ayet varken, aslında ZİNA yapanın cezası Kur’an da recim etmek diye vardı, fakat peygamberimizin ölümü esnasındaki telaştan, bu bölümü keçi yedi ve böylece Kur’an a geçmedi, deme cesaretini gösteriyorlar. Bir kısmı da Kur’an da geçen hüküm bekârlar içindir, evli olanlar için recim uygulanır diyerek, kendi yanlış itikatlarına, yine kendi nefislerinde, kanıt arama yarışındadırlar.   Peki, bu atalarından intikal eden inanç, acaba nereden gelmiştir diye hiç düşünen var mı? Ne yazık ki bugün elimizde bulunan, birçok konularda tahrifata uğradığını anladığımız, adına Tevrat dedikleri kitapta yazar. Hani Kur’an dan sorumlu tutacağını söylemişti Rabbimiz? Hani Kur’an ı ben koruyorum diyordu? Hani Kur’an ın ipine sarılacaktık? Bahsettiğimiz bilgilerin Kur’an a geçmediğini söylemekle, Rabbimize nasıl bir saygısızlık yaptığımızın farkında mısını... Devamı

Bizler Ne Yaptığımızın Farkında Mıyız?

2015-01-20 07:09:00

Bizler din ve iman adına neler yaptığımızın, nasıl imanımızı yaşadığımızın, farkında mıyız acaba? Kendisine bu soruyu soran var mı? Gelin Allah ın bizleri sorumlu tutacağını söylediği rehbere bakalım, gerçekten onun indirdiği ve sizlere rehber olsun dediği Kur’an ın istediği gibi mi yaşıyoruz? Yoksa cahiliye dönemin yanlışlarına bizlerde mi düştük, ne dersiniz?   Bazı karşılaştırmalar yapalım. Örneğin Kur’an da Allah ın hükmettiği bir konu, bakalım bizler tarafından günümüzde nasıl yaşanıyor? Eğer gerçekten Rabbin gönderdiği rehberde açıkladığı gibi yaşıyor ve iman ediyorsak, sorun yok demektir. Ya emredilenlerin tam tersini yapıyorsak? İşte bu durumda da herkes, yapılanlardan, hatalarımızdan kıssadan hisse çıkartmalı ve kendisine çeki düzen vermelidir. Çünkü herkes kendi imtihanından sorumludur. Bir Müslüman a düşen din kardeşini, yalnız Kur’an ile uyarmak olmalıdır.   — Allah bizlere gönderdiği Kur’an için, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız der. Bu kitap sizler için rehberdir, açık ve anlaşılır olması içinde, yemin ederek sizler için kolaylaştırdık, açıklamasını yapar.   — Peki, bizler Rabbin bu açıklamalarına karşı neler söyleriz? Kur’an da her şey açıklanmamıştır. Onu herkes anlayamaz, özet bilgiler vardır deriz.   — Allah din ve iman adına güveneceğiniz, yardım isteyeceğiniz Veliniz yalnız benim der. Sakın velilerin ardı sıra gitmeyin, onlardan yardım istemeyin der ve bizleri uyarır. Peki, bizler ne yaparız?   — Kur’an ı veli kişiler anlar, İslam ı onlardan en doğru öğrenebiliriz. Veli kişiler Allah dostudur. Onlar bizlere mahşer günü şefaat edeceklerdir der ve buna inanırız. Hâlbuki... Devamı

Allah ın İstediği Bir Yolda mı Gidiyoruz?

2015-01-19 20:28:00

      Yaradan bizleri bu dünyada, imtihan ettiğini söyler, bizlerde imtihan olduğumuzu biliriz. Acaba bizler imtihan olduğumuz gerçeğiyle mi yaşarız.  Bakın Allah ta ayetinde ne diyor? Bakara 155:  Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele. (Diyanet meali) Demek ki Allah bizleri, birey ya da toplum olarak, imtihandan geçirdiğini söylüyor. Bu konu ile ilgili birçok ayet vardır Kur’an da. Peki, gerçekten bizler bu imtihana nasıl hazırlanıyoruz? Yani kendi imtihanımızı mı yaşıyoruz, yoksa ben Kur’an dan anlayamam diyerek, kendi imtihanımızı başkalarına mı havale ediyoruz? Bu konuyu dikkatle nefsimizde değerlendirip, şu soruyu kendimize sormalıyız. ( BEN DİN VE İMAN ADINA, ALLAH IN İSTEDİĞİ BİR YOLDA MI GİDİYORUM?) Bizler bu soruyu kendi nefsimize sorup, doğru cevabını arama çabası içinde olursak, o zaman Allah a ulaşan doğru yolu, mutlaka eninde sonunda buluruz. Gelin bu soruyu kendimize soralım. Bu durumda bir şahit, bir delil, hakem gerekir ki, yaptıklarımızı karşılaştırıp, doğru değerlendirebilelim. Sizce kendimize sorduğumuz bu sorunun HAKEM i kim olmalı? Beşeri dünyada edindiğimiz velilerin ciltlerce dolusu kitaplarımı, yoksa Allah ın gönderdiği FURKAN mı? İşte karşımıza yine bir soru çıktı. Burada ki seçim de bir o kadar önemli. Eğer bizlere öğretilen, Kur’an da her şey yoktur, O özet bilgiler içerir, Kur’an ı herkes anlayamaz veli insanlar anlar, dediklerine inanırsak, kendimize sorduğumuz sorunun HAKEMİ, beşerin kitapları olacaktır. Elbette seçim bizlerin. Çünkü ne demişti Yaradan, sizleri bu dünyada imtihandan geçiriyorum. Allah sizler için FURKANI indirdim der bizlere. Peki, Furkan ne anlama gelir? Doğru... Devamı

Kur'an Deccal Ve Mehdi konusuna Onay Veriyor mu?

2015-01-20 06:16:00

Bizler Allah ın indirdiği İslam ı, hakka rehberlik eden Kur’an dan öyle uzaklaştırdık ki, sanırım  Rabbin övgü ile söz ettiği toplum olmaktan çıktık. Günümüzde bizler için, doğruyu gösteren, rehberlik eden Kur’an dan başka kitaplar olabilir mi? Hâlbuki bakın Yaradan, bakın nasıl bir toplumdan bahsediyor.   Araf 181: Yine bizim yarattıklarımızdan öyle bir topluluk vardır ki, hakka rehberlik ederler ve onunla adaleti yerine getirirler.   Ne dersiniz, Allah ın söz ettiği toplum bizler olabilir miyiz? Bizler İslam ı yaşarken rehber olarak Kur’an ı almış ve onun adaleti ile mi yaşıyoruz? Yoksa Allah ın şeriatını terk etmiş, kendi beşeri şeriatımızı mı yaratmış onu mu yaşıyoruz? Bu konuda konuşulacak çok şeyler var, fakat bugün üzerinde durmak istediğim konu, Deccal ve Mehdi üzerine olacaktır.   Ne demiştik rehberimiz, Allah indinde sorumlu olduğumuz kitap Kur’an dır. Bunları söyleyen bizler, eğer Kur’an ın bahsetmediği, açıklamadığı, hüküm vermediği, önermediği konuların da peşinden gidiyorsak, yukarıda Allah ın bahsettiği, hakka rehberlik eden ve onunla adaleti yerine getiren toplum olabilir miyiz sizce? Elbette hayır.   Günümüz geleneksel İslam ın kabul ettiği, DECCAL VE MEHDİ konusuna gelince. Kur’an bunların hiç birisinden tek kelime dahi bahsetmez bilgi vermez. Peki, bizler bu durumda nasıl hiç çekinmeden ve korkmadan bunlara iman ediyoruz? Gelin Kur’an ın hiç bahsetmediği, açıklamadığı, detay vermediği bu konular için neler söyleniyor günümüzde, ona kısaca bakalım.   (Deccal, farklı inançlara göre ahir zamanda, Mesih'in veya Mehdi'nin ikinci kez yeryüzüne gelmesinden önce insanlığın dini inançl... Devamı

Başını Örtenlerin, Örtmeyenlere İffetsiz Yakıştırması.

2015-01-20 02:45:00

Başörtüsü konusu, ne yazık ki toplumumuzda çok tartışılan, ama bir ortak noktası bulunamayan bir konudur. Bu yazımda sizleri başörtüsü konusunda, farklı bir yönde düşünmeye yönlendirmek istiyorum. Çarşıda ya da okulda, iki çok samimi kız arkadaş,  kol kola birisi türbanlı, diğeri başı açık bir şekilde gezdiğini, hepimiz görmüşüzdür. Her ikisinin de diğerine, asla art niyet düşünmediğine de kesinlikle eminim. Birbirilerine gönülden saygılı oldukları, görünüşten anlaşılıyor.   Buraya kadar çok normal, çünkü herkes inancından kendisi sorumludur. Bir kişi karşısındakini inancından dolayı kınayamaz, saygısızlık yapamaz. Küçük düşürecek sözler de söyleyemez. Çünkü kimin Allah katında, en doğru yolda olduğunu, yalnız Rabbimiz bilir. Bunu Kur’an söylüyor ve diyor ki, kendinizi temize çıkartarak, karşınızdakini kınamayınız.   Şimdide bu iki düşüncenin, bu söylediklerimi nasıl kabullendiğine ve karşısındaki inanca nasıl baktığına gelelim. Türbanın Allah emri olduğunu savunan düşünce, kadın saçının tek bir telini gösterdiğinde, cehennemlik olacaklarına inanır. Başı açık kadın İFFETSİZDİR der ve bunu da açıkça söylemekten çekinmez. Buna inan başı örtülü bir insan, sizce başı açık bir arkadaş edinir mi? Düşünün hem cehennemlik, hem de iffetsiz bir arkadaşınız, olmasını ister misiniz?   Yani başın örtülmesi, günümüz ismiyle türban takmak, ne yazık ki günümüzde, NAMUSLU KADININ BİR SİMGESİDİR. Bazı kardeşlerimiz, buda nereden çıktı şimdi diyebilirler. Onu da izah etmek isterim. Cahiliye döneminde, bildiğiniz gibi başın ört&uu... Devamı

Yöntem Yanlış Olunca, Doğru Sonuca Ulaşmamız Beklenemez.

2015-01-20 01:21:00

Televizyon kanalında, dini konularda yapılan bir söyleşide, hadis rivayet konusu anlatılıyordu. Bu konuşmacı peygamberimizin, günümüze kadar ulaşan rivayet hadisleri konusunda söylediği şu sözler, içinde yaşadığımız İslam ın ne derece Kur’an dan uzak yaşandığına delildir.   ( Peygamberimizin rivayet hadisleri, eğer bugün bizlere ulaşmasaydı, kesinlikle Kur’an ı doğru anlayamazdık.)   Evet abartısız, aynen bu sözleri söyledi. Değerli din kardeşlerim, lütfen bu söylenilenleri bir kez daha okuyun ve birazcık düşünün. Kur’an ı anlayarak hiç okumamış olsanız bile, bu sözleri aklın ve mantığın süzgecinden geçirin. Acaba bu söylenenler doğru olabilir mi? Allah bizlerin böyle bir yol ve yöntemle, Kur’an ı anlamamızı istemi?   Yüce Rabbimiz HÂŞÂ bizlere Kur’an ı, gereği gibi açık yazamadı, izah edemedi de, bizleri rivayetlere mi muhtaç bıraktı. Lütfen söylediklerimizi kulağımız duysun.   Eğer bu söylenilenlerin doğru olduğunu kabul edersek, neye inanmış oluyoruz biliyor musunuz?    Allah tüm âleme, rehber olsun diye gönderdim dediği ve hepimizi sorumlu tuttuğu, eşi benzeri olmayan rehberini, bizlerin anlayacağı şekilde göndermeyip, izah edip gerektiği gibi açıklamayıp, bizlerin rivayetler yoluyla anlamamızı sağlamıştır.    Ne dersiniz Yüce Rabbimiz, hem emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diyecek, bizleri uyaracak, hem de bizlerin Kur’an ı, rivayetlerden faydalanarak, anlamamızı mı isteyecek?   Doğrusu bunları söylediğimde, din kardeşlerimizi Kur’an ile uyarmaya çalıştığımda, beni sitelerinden uzaklaştırıyorlar, yazılarımı da siliyorlar. Sen Ehlisünnet inancına aykırı sözler söylüyo... Devamı

Kur'an Namaz Konusunda, Gereken Detayları Vermemiş Olabilir

2015-01-20 01:18:00

Yazdığım yazılara cevap veren kardeşlerimin, bir kısmının ortak bir noktada birleştiği konu, Peygamberimizin hadisleri olmasaydı, bizler namazı nasıl kılacağımızı bilemezdik, hatta Kur’an kapalı kalırdı düşüncesidir.   Gelin bu konuyu hem Kur’an dan, hem de bizlere ulaşmış rivayet hadislerden yola çıkarak, bu düşüncenin doğru olup olamayacağını anlamaya çalışalım.   Önce Allah ın rehberinde, namaz konusunda ne gibi bilgiler veriliyor ona bakalım. Allah birçok ayetinde, huzuruma durup namaz kılmaya başladığınızda, önce kıyam edin, yani huzurumda saygıyla durun diyor. Daha sonra rükû edin, yani saygıyla önümde eğilin, daha sonrada yine Yaradan a boyun eğdiğimizin işareti olarak ta, secde etmemizi emrediyor.    Nasıl dua edeceğimiz konusunda da, açıklama yaparak, kolayımıza geleni okuyabileceğimizi ve namazla kendisinden yardım isteyebileceğimiz, örneğini veriyor.    Peki bizler bugün, namazımızı nasıl kılıyoruz? Önce şunu söylemeliyim ki, Allah ın Kur’an da emrettiği farz olanları, yani kıyam, rükû ve secdeyi yerine getiriyoruz. Peki ya diğerleri?    Örneğin namaza başlarken yaptığımız ilk hareket,  kıyam duruşumuzdaki konumumuz, ikinci rekâtta oturuş şeklimiz ve namazımızın bitişindeki selam vermemizi nasıl yapıyoruz ve tüm bu hareketleri, peygamberimiz yaptığı için mi bizler yapıyoruz? Çünkü bu hareketler, söylendiği gibi Kur’an da yok. Bunlar yapılmadığında, Rabbimiz namazımızı kabul etmez mi?   Bizlere ulaşan rivayetlere baktığımızda, mezheplerde namazın teferruatları konusunda farklılıklar görürüz. Kesin bir birliktelik yoktur mezheplerde. Örneğin Kıyam duruşundan, bir kısım Müslümanlar ellerin bağlanması gerektiğini anlamış, bir kısmı da iki elini yana salar... Devamı

İslam ı Yaşarken Yaptığımız Yanlışlara, ibretlik Bir Kıssadan Hi

2015-01-20 01:13:00

Bu yazımda sizlere vereceğim örnek, aslında bugün İslam toplumunun içinde bulunduğu yanlışlara, çok güzel ışık tutuyor. Lütfen çok dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Çünkü vereceğim örnekte yapılan hatanın, yüzlerce benzerini bizler günümüzde yapıyoruz, ama ne yazık ki bunun farkında bile değiliz.    İmam-ı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları, bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere. Çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara, sanırım güzel bir örnek.   (Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine,‘Canım bak İmam Şafii bile, bu konuda benim gibi demiş’diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor, ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor.    Kendisine anlatılıyor, fakat Şafii böyle bir şey dememiş, adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”amca imam böyle bir şey demez” diye müdahale eder, ancak adam onu dinlemez.    Sonuçta durumu hocasına iletir, “buradaki adamlardan biri sana layık olmayan bir iftira atıyor, gel bunu hallet” der. İmam gelir, ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “yanlışsın imam bunu demez” der; ancak ... Devamı

Hadisler Ayetleri NESH Edebilir mi?

2015-01-19 07:07:00

Değerli din kardeşlerim. Günümüz İslam ı öyle yanlış bir yönde ilerliyor ki, adeta Kur’an a savaş açmış, onun hükümlerine sanki inat, bir iman üzerinde yaşıyoruz ama bunun ne yazık ki farkında değiliz.   Dini anlattığını söyleyen, toplumda söz sahibi öyle kişiler var ki, söylediklerini kulakları duymuyor sanki. Düşünebiliyor musunuz, kutsi yani doğruluğundan şüphe olmayan, adı verdikleri bazı hadislerin, ayetleri nesih edebileceğine inanılmaktadır. KUTSİ HADİSİN, KUR’AN A GEÇMEMİŞ, TIPKI AYET GİBİ, ALLAH EMRİ OLDUĞU SÖYLENEREK, yine Allah emri olan ayetleri nesih etmesi, yani hükmünü kaldırdığına nasıl inanırız. Bu kadar mı Kur’an ı terk ettik?   İşte Allah ın ayetlerini, birer birer silmenin, ortadan kaldırmanın dini yozlaştırmak isteyenlerin inancımıza soktukları, KUTSİ hadis silahı bu kadar tehlikeli bir inaçtır. Tabi gel de bunu anlat, anlata bilirsen. Beyinler batılla yıkanınca, gözlere ve kulaklara da perde çekilmişse, birde üstüne üstlük kalpler mühürlenmişse, asla Kur’an gerçeklerini anlatamazsınız. Anlatmaya kalktığımızda da, sen peygamberimizi devre dışı bırakıyorsun, sünnet inkârcısınız damgasını vuruyorlar. Aslında farkında değiller, bunlara inandıklarında, KUR’AN İNKÂRCISI OLUYORLAR.    Dine nifak sokanlar, İslam a soktukları hurafe ve iftiraları topluma inandırmak içinde, ayetlerin anlamlarını eğip bükerek, yalan yanlış anlamlar vererek, Allah ın söylediklerini saptırmışlardır. Bakın bu iftiraya, Kur’an dan hangi ayeti delil göstermişler.    Necm 3–4:  O, nefis arzusu ile konuşmaz.  (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. (Diyanet meali)   Allah ayetinde, elçim kendi nefsinden konuşmuyor diy... Devamı

İslam a iftira Atanların hezeyanı. ( Küçük yaşta Evlilik.)

2015-01-17 16:58:00

      Bizler Kur’an ı öyle bir terk ettik ki, hurafe ve batıl iliklerimize kadar işlemiş, ama bunun farkında bile değiliz. Yaşadığımız dinin adı İslam, yani Allah a boyun eğmek, teslim olmak ama bizler ne yazık ki Allah a değil, beşerin uydurduğu rivayet ve sanı bilgilere inanıyor ve onların batıl sözlerine boyun eğerek, inancımızı yaşıyoruz.   Bu tespitlerimin bir tezahürünü gördük basında. Yaşını başını almış, toplumda belirli bir topluluğa din adına konuşmalar yapan bu kişi, geçen gün öyle şeyler söyledi ki İslam ve din adına, aklı başında olan, Kur’an dan nasiplenmiş hiç kimse, bunu kabul etmez.   Bu kişi, Kur’an a iman eden bir Müslüman ın, şunlara inanması gerektiğini söylüyor ve diyor ki; “İSLAM DİNİNDE EVLENME KONUSUNDA BİR YAŞ HADDİ YOKTUR, BULUĞ ÇAĞINDAN ÖNCEDE, BİR ÇOCUK EVLENEBİLİR”. Açıklamasında ise çocuğun reşit olması gerekmediğini söyleyebilmesi, bu zihniyetin ne derece Kur’an dan uzak bir inanç yaşadığını göstermektedir. BU SÖZLER VE BU DÜŞÜNCE KUR’AN A İFTİRADIR.   Bizler ne yazık ki ayetlerin anlamını, kendi nefislerimizde öyle eğip büküyoruz ki, ALLAH IN SÖYLEDİĞİNİ DEĞİL, NEFSİMİZİN İSTEDİĞİNİ ANLIYORUZ. BÖYLE OLUNCA DA KUR’AN A UYMAK YERİNE, KUR’AN I KENDİMİZE UYDURUYORUZ. Bakın çocuk yaşta evlenebilmenin kanıtını, Kur’an dan nereden aldığını söylüyor. Ayet evli olup ta, boşanmış kadınların bekleme sürelerine açıklık getiriyor ve bakın nasıl bir açıklama yapılıyor.   Talak 4: Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, HENÜZ ÂDET GÖRMEYENLER hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların beklem... Devamı

Allah a Ve Elçisine Yaptığımız Büyük Yanlışlar.

2015-01-14 01:00:00

    Bizler İslam ı yaşarken, ne yazık ki Kur’an ile aramıza öyle yüksek duvarlar örmüşüz ki, Allah ın güneşinden, aydınlığından, rehberliğinden istifade edemez olmuşuz.      Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizlere öğretildiği gibi, Kur’an her konuda ayrıntılı bilgi vermemiş olabilir mi? Örneğin namaz kılın dediği halde, nasıl kılınacağını anlatmamış olabilir mi? Sizce gereken bilgiyi, detay vermemiş olması mümkün mü?     Gerçekten de bu konular öne sürülerek, İslam âlemi sonu belli olmayan bir yola doğru sürüklenmektedir. Bizlere Kur’an dışından öğretilenleri, Kur’an da bulamadığımızda, bakın Kur’an da her şey yokmuş diyerek, Allah a çok büyük bir saygısızlık yapmış olmuyor muyuz? Allah onlarca kez zikrettiği namaz kılın, zekât verin emrini vermesine rağmen, bu konuda açıklık getirmediğini söyleyerek, bu konuların detayını peygamberimize bırakmıştır sözlerine inanmamızı Kur’an onaylar mı, gelin birlikte Allah ın rehberine bu soruyu soralım, bakalım ne cevap verecek.     Meryem 64: Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki her şey O'nundur. RABBİN ASLA UNUTKAN DEĞİLDİR.     Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNMAKTA OLAN KİTABI SANA İNDİRMEMİZ ONLARA YETMİYOR MU? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.       Araf 52: “çünkü Biz, gerçekten de onlara, inanacak bir toplum için bir doğru yol, içinde bilgiye dayalı, AYRINTILI AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞUMUZ bir kitap ulaştırmıştık”.      ... Devamı

Hadisler İtikadi Konularda Delil Olabilir mi?

2015-01-14 00:33:00

  1. Hadis nedir:   •   Hadis peygamberimizin söylediği söylenen sözleridir. Ona aitliği konusunda kesinlik yoktur, yani Zannidir. İçinde peygamberin sözünün bulunma ihtimali vardır. Hadislere ‘içinde Peygambere (a.s.) ait sözlerin bulunması ihtimali olan metinler’ gözü ile bakılmalıdır.      2. Hadisler Zannidir: Sebepleri:   1. Hadisler Kuran gibi Allah’ın koruması altında değildirler. Bu da hadisleri, şeytanın, nefsin, İslam düşmanlarının, dikkatsizliklerin, yanılmaların, iyi niyetli uydurmaların ve benzeri şeylerin etkisine açık bırakıyor.      2. Hadisleri ve onları rivayet eden kişileri değerlendiren hadis âlimleri masum değildirler, hatadan uzak değildirler. Bu âlimlerin hiçbirine vahiy gelmiyor, yaptıkları yanlışlar vahiyle düzeltilmiyordu. Dolayısıyla gösterdikleri çabalardan tam inanç elde edilemez. İnsanlar, daha Peygamber hayattayken, onun bir sözü söyleyip söylemediği, söylemişse şöylece bir anlama gelip gelmediği hususunda ihtilafa düşmüşlerdir.      Alimlerin yanılgılarının değişik şekilleri olabilir: örn.: hadisleri nakleden ravileri yanlış değerlendirmiş olabilirler. Güvenilir olmayan kişiler, -kusurları bilinmediğinden, tespit edilemediğinden, saklı kaldığından- güvenilir kabul edilmiş olabilir, âlimler ravilere aldanmış olabilirler. (Peygamberimiz de ‘siz beni aldatabilirsiniz’ diyordu), çünkü insanların iç hallerini bilmek çok zor, ravi münafık olabilir (her şeyi bilen Allah’tır, peygamberimiz de kendi çevresindeki münafıkları bilmiyordu)     Bir hadis âliminin zayıf saymadığı bir raviyi veya hadisi, diğer bir hadis âliminin zay... Devamı

Allah Huzurunda Tek Din İslam dır.

2015-01-14 00:27:00

  Bugün sizlerle anlamaya çalışacağımız ayetler, Ali imran suresinde geçen 19. ayet ve devamındaki ayetlerin, anlatmak istedikleri üzerine olacaktır.     Aşağıda ki ayette geçen (Allah nezdinde hak din İslam dır) sözleri üzerinde biraz düşünelim. Önce ayetin tamamını yazalım.     Ali İmran 19: Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur.     Ayette geçen, İslam sözünü önce açalım. Burada bahsedilen hak din, yalnız peygamberimize gönderilen dinin ismimidir, yoksa Rabbin gönderdiği tüm dinlerin ismimidir, önce onu anlamaya çalışalım.     İslam itaat etmek, teslim olmak, boyun eğmek demektir. Bizler ne yazık ki İslam ismini, yalnız peygamberimizin tebliğ ettiği din olarak algılarız. Hâlbuki Allah gönderdiği tüm dinler için bu ismi kullanır. Allah nezdinde hak dinin İslam olduğunu söylemesi, tüm gönderdiği dinlerin İslam dini olduğunun kanıtıdır.     İslam tüm dinlerin ortak adıdır, ama tüm peygamberlere gönderilen şeriat, dönemin şartlarına, koşullarına göre farklıdır. Bazı konular kaldırılmış, yerine o günün şartlarında ayetler gönderilmiştir. Ayete baktığımızda kitap verilenlerin, Rabbin gönderdiği tüm kitaplar için, ilim geldikten sonra, aralarında çıkan anlaşmazlık, kıskançlık, menfaat yüzünden ayrılığa düştüler diyor. Bunun da sonunda, yani aralarında menfaat çekişmeleri neticesinde, bazı ayetler üzerinde tartışıp, asıl anlamından saptırarak, kendile... Devamı

Kur'an Gerçeğini Fark Edebilmek.

2015-01-14 00:06:00

Günümüz de bizler, İslam ı nasıl anlamaya çalışıyor ve yaşıyoruz hiç düşündünüz mü? Kendimizden bir emek harcıyor da, Kur’an ın rehberliğinden faydalanıyor muyuz? Bu soruyu önce kendimize soralım. Alacağımız cevap çok önemli. Eğer kendimiz bir çaba göstermiyor da, Allah ın rehberinde neler yazıyor hiç farkında değilsek, sanırım gittiğimiz yolun Allah ın doğru yolu olduğundan emin olamayız.   Bizlere, sen okusan da Kur’an dan anlayamazsın denmişte, bizler onlara inanmışsak, zaten Kur’an ile temasımız kesilmiş demektir. Kur’an ı anlayarak okumak günahtır diyenler, şunu sakın unutmayınız, birileri bizden bir şeyler saklıyor demektir. Allah sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim diyorsa, Yaradan anlaşılması zor bir kitap asla göndermez. Yemin ederek birçok kez tekrarlayıp, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa, gelin beşerin sözlerine değil, RABBİN SÖZLERİNE İNANALIM.   Bizler günümüzde ne yazık ki, İslam dinini Kur’an dan değil, geçmiş çağlarda insanların Kur’an dan ne anladıklarını okuyarak FIKIH kitaplarından anlamaya çalışıyoruz. Rabbimiz her çağa hitap eden bir rehber göndermiş ise, bu kitabın, rehberin anlatmak istediklerini de yine yaşadığımız çağa göre, yaşadığımız şartların getirdiği sorunların paralelinde, onu anlamamız gerekmektedir.   Sizlere bu konu ile ilgili çok güzel değerlendirmesi olan, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi olan, Prof. Dr. Yunus Vehbi YAVUZ Hocanın, bir yazısından alıntı yapmak istiyorum. Gerçekten günümüzde bizler, İslam dinini nasıl anlamaya çalışıyoruz ve nasıl bir yol izliyoruz, bu konuda bana göre çok yerinde, isabetli tespitlerini, hiç yorum ... Devamı