Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (499)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Başörtüsü Konusundaki Karmaşaya Artık Son Verelim.

2015-04-02 14:53:00

  Başörtüsü konusuna girmeden önce, sizlere anahtar mahiyetinde, hiç unutmamamız gereken, bazı ayetler hatırlatmak istiyorum.    Enam 116: YERYÜZÜNDEKİ İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞUNA UYARSAN SENİ ALLAH YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Kehf 54: Andolsun, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.(Diyanet meali)   Zuhruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve SİZ ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.   Demek ki çoğunluğun inandığı, doğru olmayabiliyormuş. Çok daha dikkat çekici olan ise, Allah size öyle bir kitap indirdim ki, bütün şan ve şerefiniz, başvuracağınız tek kaynak Kur’an dır diyor. Devamında ki ayette ise, hiç unutmamamız gereken uyarı yapılıyor ve diyor ki, biz Kur’an da HERTÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLDE AÇIKLADIK. Demek ki Kur’an da her bilgi yok demek, Allah ın ayetlerini görmezden gelmek ve inkâr etmek demek olduğu, çok açık anlaşılıyor. En son yazdığım ayet ise son noktayı koyuyor ve diyor ki, SİZ KUR’AN DAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ. Yani Kur’an dan sorumlusunuz. Bu demektir ki, bizlerin din ve iman adına kanıtımız, delilimiz yalnız Kur’an dır. Yaradan bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorsa, bizlerden istediği her konuyu, yine Kur’an da açıklama yapmış, dolaylı değil, gereken bilgiyi örneklerle detaylı vermiştir.   Bu ayetlere iman ettiğini söyleyen bi... Devamı

Şuara Suresi 78. Ayetten Alacağımız Dersler.

2015-03-30 20:21:00

        Bizler İslam ı öyle yanlış bilgilerle yaşıyoruz ki, batılı hak, hakkı batıl görür olmuşuz. Allah emin olmadığın bilgiden uzak dur, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, sakın Allah dan başka güvenilecek, yardım istenecek veliler edinmeyin diye uyarır bizleri. Kur’an ile aramıza ördüğümüz duvar, ne yazık ki gerçeklerin, uyarıların farkına varmamızı engelliyor.   Bizlere din ve iman adına, Kur’an ın yeterli olmadığını öğretenler, yalan hurafe ve batılın fark edilmemesi içinde, Kur’an ı anladığımız dilden okumamızı engellemeye çalışmışlardır. Ne yazık ki, başarılıda olmuşlardır. Bunun asıl nedeni, bizlerin hatasından kaynaklanmaktadır. Bizler yaşantımızda, beşeri konularda gösterdiğimiz titizliği, inancımızda ne yazık ki hiç göstermemişiz, ne söylenirse inanmış, Allah ın kitabından kontrol etme zahmetinde bulunmamışız. Böyle olunca da sonuç ortada.    İnancımızı en doğru bir şekilde yaşamak istiyorsak, emin olamayacağımız sanı ve rivayet bilgilere değil, Kur’an ın ipine sarılarak inancımızı yaşamalıyız. ÇÜNKÜ RABBİMİZ ÖZELLİKLE, YALNIZ KUR’AN A SARILMAMIZI VE BİZLERİ YALNIZ KUR’AN DAN SORUMLU TUTACAĞINI, AYETLERİNDE APAÇIK BİLDİRMİŞTİR.    Bizlere Kur’an da her bilgi yoktur diyenler, atalarının dine soktukları ilaveleri, rivayet ve sanı inançlarını, Kur’an da bulamadıklarında, onları da yaşamaya devam etmek adına, bakın Kur’an da her bilgi yok diyerek, BATILIDA HAK YAPMANIN YANILGISI İÇİNDE olmuşlardır. Lütfen bu gerçeği, artık fark edelim.  Yoksa hesap günü, çok ama çokkkkk pişman oluruz.   Peygamberimiz Kur’an ı tebliğ ederken, o günkü toplumun bir kısmı, Kur&rsqu... Devamı

Reenkarnasyon Tekrar Yaratılma Kur'an da Var Mıdır?

2015-03-29 21:19:00

    Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, reenkarnasyon (ruh göçü) yani başka bir bedende, tekrar dünyaya gelme konusu olacaktır. Bu konuda tıpkı ruh, kader konusu gibi, ana başlıkları Kur’an da verilmiş ama detaya girilmemiş konulardandır. Onun içinde Kur’an merkezli, ayetler üzerinde düşünmediğimiz takdirde, doğru bir sonuca ulaşmamız çok zor olacaktır.   Kur’an da birçok ayette, öldükten ve hesabın görüleceği o çetin gün gelip çattıktan sonra, geri dönüp yaptıkları yanlışları düzeltme imkânının olamayacağını, onun içinde gönderilen kitaba, uyarılara bu günden uymamız gerektiği, birçok ayette anlatılır.    Secde 12: Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, ŞİMDİ BİZİ GERİ ÇEVİR DE SALİH BİR AMEL İŞLEYELİM, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz." derlerken bir görsen! (Elmalı Hamdi meali)   Buna benzer birçok ayet vardır ki, her şey ortaya döküldüğünde, yani mahşer günü, hesabın görüleceği o çetin gün, asla geri dönerek yaptıklarımızı telafi etme şansımızın olmayacağını anlıyoruz. Allah hepimizi bu dünyaya imtihan için gönderdiğini söyler.    EĞER BİZLER BU DÜNYADA, İMTİHANIMIZI VEREBİLECEĞİMİZ ZAMAN KADAR KALDIYSAK, TEKRAR GERİ DÖNÜŞ HAKKIMIZIN OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEMİZ, ÇOK ADALETSİZ OLURDU. Şöyle düşünün lütfen, Üniversite imtihanına gerekli zaman verildiği halde çalışmıyorsunuz ve imtihana giriyorsunuz, imtihan bitiminde pişman olup, tekrar bana zaman tanıyın dersime çalışayım, tekrar i... Devamı

İslam İnancında RUH Konusu Ve Kur'an.

2015-03-19 19:11:00

      Kur’an bazı konuları bizlere detaylı açıklamış, bazı konuları da çok fazla bilgi vermeden üstü kapalı geçmiştir. Elbette bunun nedenleri vardır. Allah bilir, bizler gerektiği ölçüde bilemeyiz. RUH KONUSU DA, KUR’AN DA ÇOK BAHSEDİLMEYEN, HATTA HİÇBİR DETAY VERİLMEYEN KONULARDANDIR. Ruhun tarifini de yapmak istemiyorum, çünkü göremediğimiz bir şeyin tarifini, herkes farklı yapar, öylede yapılmış. Kur’an da Cebrail den kasıtla, ruh diye bahseder. Yine insanların doğumu ile ilgili konuya açıklık getirmek içinde, bakın nasıl bir bilgi verir.   Secde 9:  Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi RUHUNDAN ÜFLEMİŞTİR. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! ( Diyanet Vakfı meali)   Buradan da anlıyoruz ki, bizler Rabbimizin ruhundan bir parça taşıyoruz. Allah ın meleklere, şeytana Âdem e secde etme/saygı duyma emri vermesinin nedeni, çok daha iyi ortaya çıkıyor. Peki, ruh dediğimiz şey nedir? Bu konuda da farklı birçok fikirler ve düşünceler yazılmış, söylenmiştir. Ama hiç birisi hakkında, Kur’an dan kesin bir kanıt bulamayız.   Peygamberimiz bile ruh konusunda sorulan sorulara, detaylı bir cevap vermemiştir. ÇÜNKÜ ONUN BİLGİSİ DE, ONA İNDİRİLEN KUR’AN IN SINIRLARINDAN ÖTE DEĞİLDİR. Zaten Allah ruh konusunda konuşmamızın kapısını kapatarak, bakın nasıl bir bilgi vermiştir bizlere.   İsra 85:  Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, RABBİMİN BİLECEĞİ BİR ŞEYDİR. SİZE PEK AZ İLİM VERİLMİŞTİR.” (Diyanet meali)   Demek ki Allah ruhun varlığını bildirmiş, ama onun hakkında hiçbir açıklama yapmamış, bu bilgiyi özellikle bizlerden gizlemiştir. Demek ki b... Devamı

Şefaat Konusunda Kur'an dan Uyarılar.

2015-03-14 12:29:00

  Bu yazımda sizlere Şu’ara suresinde, İbrahim peygamberimizin kıssasından örnekler vermek istiyorum. İbrahim peygamberimiz, Allah ın övgüsüne mazhar olmuş, Kur’an da örnekleri çok geçen, bizlerinde peygamberimizdir.    Hz. İbrahim dönemi, gerçekten sapkınlığın hurafe ve batılın zirvesinde bir dönemdi. Toplumun yanlış inançlarına adeta isyan etmiş ve bunu, eylemlerinde de göstererek, toplumun dikkatini çekmiştir.   İbrahim peygamberimizin yaşadığı dönem putların, putlaştırılmış insanların dine hâkim olduğu bir dönemdi. Tüm bu zorlukların arasından sıyrılmayı başarmış ve Rabbimizin güvenine, övgüsüne layık olmuştur. Bu yazımda Şu’ara suresinde, İbrahim peygamberimizin söylediği, Kur’an dan bazı ayetlerden bahsetmek istiyorum. Kıssadan hisse alırız inşallah.   Şu’ara 78: O Kİ, BENİ YARATAN VE BANA DOĞRU YOLU GÖSTERENDİR.    Şu’ara 82: VE HESAP GÜNÜ, HATAMI BAĞIŞLAYACAĞINI UMDUĞUMDUR. (Elma Hamdi meali)   Kur’an verdiği örnek kıssalarla, bizleri eğitir ve bilgiler verir. Yani Kur’an ın anlatım şekli çok basit ve her seviyedeki bir insanın anlayacağı şekildedir. Böyle olmasa, Rabbimiz sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum der mi? Onun için Yaradan birçok kez Kur’an a atıfta bulunarak, YEMİN OLSUN Kİ KUR’AN I ANLAYASINIZ DİYE KOLAYLAŞTIRDIK DER. Ama bizler nefislerimizde yarattığımız inancımızın etkisiyle, bunun tam tersini söyleyerek, Kur’an ı herkesin anlayamayacağını söylemekte, bir sakınca görmeyiz. Bu sözlere inanınca da, Kur’an ile bağımızı kurmaya hiç çaba harcamayız. Kur’an ın açık ve anlaşılır olduğunu söylediği ayetler dinin anası, temeli olan MUHKEM ayetlerdir, onu hatırlatmak is... Devamı

Katılım Bankacılığı Bir Tuzaktır, Aldatmaca dır.

2015-03-13 03:49:00

İslam ı Kur’an dan değil de, batıl ve hurafe kaynaklardan öğrenip yaşarsak, bizleri her zaman Allah ile aldatanlar çıkacaktır, önce bunu unutmayalım. Günümüz İslam toplumunda, din menfaat ve çıkar adına öyle kullanır olmuş ki, adeta MÜSLÜMAN IN CEBİNDE, BİRİLERİNİN ELLERİ DOLAŞIYOR.    Kur’an da geçen RİBA, yani dilimize çevrilmiş şekliyle faiz, topluma öyle farklı ve yanlış anlatılıyor ki, BÖYLECE TOPLUMUN PARASI, SERMAYESİ ÇIKAR ÇEVRELERİNİN ELİNDE OYUNCAK OLMUŞ. Bugünkü yazımın konusu, katılım bankacılığı altında, toplumun nasıl aldatıldığı üzerine olacak.   Özet olarak şunu söylemek isterim, Kur’an ın bahsettiği RİBA/FAİZ ile bugün bankaların çalışma sisteminde geçen faiz çok farklıdır. Elbette bankalar kontrol dışına çıkarsa, RİBA dan yani Kur’an ın bahsettiği FAİZ den, hiçbir farkı olmaz. Detayına girmek istemiyorum. Vereceğim örnekten katılım bankası ile diğer bankaların hiçbir farkının olmadığını, tam tersine katılım banka sisteminin, saf ve tertemiz Müslüman din kardeşlerimin, inancıyla aldatıldığını söyleyebilirim.   Katılım bankacılığı tuzaklarını, sizlere daha iyi anlatabilmek için, bu sistemle çalışan bir katılım bankasına girdim. Ben yeni bir araba almak istiyorum, onun içinde 25.000 TL kredi almak istediğimi söyledim. Bu krediyi 36 ayda ödemek istediğimi, geri aylık ödemelerimin, ne kadar olacağını sordum. Aylık geri ödemelerimin, 847 lira olacağını söylediler. Yani 3 yılda faiz yaklaşık 5.500 TL. Toplam 30.492. TL   Bu parayı bana elden verebilir misiniz dediğimde, katılım bankacığında elden ödeme yapılmıyor, biz alacağınız firmaya ödeme yapıyoruz dediler. N... Devamı

Araf 185 Ve Ankebut 51 Ayetlerin Verdiği Dersler.

2015-03-11 10:55:00

        Allah Kur’an da bizlere, öyle ayetler indirip ikaz etmiştir ki, adeta beynimizin içine sokarcasına, çok açık uyarılarda bulunmuştur. Kur’an ile bağımızı gereği gibi kuramadığımız için, bizler nefsimiz ve şeytanın etkisinden kurtulamıyor, ayetlerden gereği gibi faydalanamıyoruz. Sizlere Kur’an dan iki ayet hatırlatmak istiyorum. Bu ayetler üzerinde lütfen dikkatle düşünelim. Kıssadan hisse alana ne mutlu.   Araf 185: Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR. (Diyanet vakfı meali)   Ankebut 51: Kendilerine okunan kitabı, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır. (Diyanet meali)   Düşündürücü olduğu kadar, ibret verici iki ayet. Peki, bu iki ayette Allah kullarına ne anlatıyor?   —O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR.   — KENDİLERİNE OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ?   Bu iki ayette çok açık ve net bir şekilde, BİZLERE YOL GÖSTERİCİ OLARAK KUR’AN IN YETECEĞİNİ, onun dışından bilgilere, rivayetlere inanmanın, dinden sapmak olduğunu anlatıyor. Ankebut 51. ayetin bir öncesinde, peygamberimizden mucize beklediklerini anlıyoruz. Allah Kur’an ın bir MUCİZE olduğunu, bundan başka mucizeler aranmasının yanlışlığını anlatıyor ve kendilerine okunan kitap onlara yetmiyor mu diyor. Bu ayetten de çıkaracağımız ders, din ve iman adına, KUR’AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ ANLIYORUZ.   Bu ayetin ilk muhatapları kimlerdir diye düşündüğü... Devamı

Dört Halife Devri Ve Dinin Bölünmeye Başlamasının Nedenleri.

2015-03-06 23:30:00

          Peygamberimiz 40 yaşında, peygamberlik görevini tebliğ almış ve 610–632 yılları arasında da aldığı görevi, başarı ile tamamlamıştır. Peygamberimiz vefat etmeden önce, kendisinden sonra, kendi görevini devam ettirecek hiç kimsenin ismini vermemiştir, yani din adına vekili yoktur. Çünkü peygamberimiz, elçilik görevini Allah dan almıştı. Onun içinde bu görevi kendisinden sonra, bir başkasına devretmesi de mümkün değildi.   Peygamberimizin ölümünden sonra, Müslüman topluma kimin lider olacağı konusunda, büyük tartışmalar yaşansa da, Hz. Ebubekir in ağırlığını koymasıyla, ilk halife seçilmiştir.    Hz. Ebubekir 632–634 yıllarında, uzun sayılmayacak kısa bir dönem halifelik görevini yapmıştır. Kur’an Peygamberimizin döneminde yazdırılmış, hatta ince deri üzerine kayda geçirilmiştir diye, Kur’an da Tur suresi 3. ayetinde geçer. Peygamberimiz yazılan ayetleri, bizim günümüzde okuduğumuz cilt haline getirmemişti, ÇÜNKÜ VAHİY DEVAM EDİYORDU. Peygamberimizin ölümüyle de, vahiy kapısı kapanmıştı. Kur’an ın ciltlenmesi görevi de, ilk halife Hz. Ebubekir e nasip olmuştur.   Dikkat ederseniz peygamberimizin ölümüyle ilk halife, Müslüman toplum tarafından Kur’an ın da emri olan, kendi yöneticinizi ehil insanlardan seçin ayetinin sonucu olarak, BİZZAT SEÇİMLE GÖREVE GELMİŞTİR. Seçilen halife peygamberimizin vekili değil, MÜSLÜMAN TOPLUMUN YÖNETİLMESİ ADINA GÖREVE GELMİŞTİ.  Hz. Ebubekir, peygamberimizin hadis nakletme yasağını titizlikte kendi döneminde de takip etmiştir. Buna bir örnek vermek istiyorum.   ... Devamı

Dinin Tek Kaynağı KUR'AN dır.

2015-03-03 13:10:00

    Herhangi bir konuyu daha iyi öğrenmek adına, araştırma yaptığımızda, birçok kaynaktan, kitaptan faydalanırız. Bunun sebebi öğrenmek istediğimiz konu hakkında, daha detaylı bilgi almak, farklı düşünce ve fikirlerden yararlanmaktır amaç. Araştırmalarımız sonucunda, kendimizce bir sonuca ulaşırız ve yine bulduğumuz verilere göre bir karar veririz, değerlendirme yaparız. DEĞERLENDİRMEMİZDEKİ EN ÖNEMLİ ETKEN, ARAŞTIRDIĞIMIZ KONUNUN DEĞİŞMEZ, SABİT VERİLERİ ÜZERİNE OLUR. Çünkü bizler bilgi sahibi olmak istediğimiz konunun, önce ana hatlarını öğreniriz. Bu bilgiler üzerine, araştırmalarımız sonucunda, ediğimiz bilgileri inşa ederiz.   Din konusunda da aynı yolu izlememiz, elbette çok normal. Araştırıp, sormalıyız hatta birçok kitaplar okumalı, öğrenmek istediğimiz konu hakkında detaylı bilgi sahibi olmalıyız. Çünkü Allah ayetler üzerinde düşünmemizi, araştırıp sorgulayarak iman etmemizi ister. Acaba araştırmalarımız sonucunda, dini konularda aldığımız bilgileri, değişmeyen sorumlu olduğumuz,  Kur’an ile kontrol edebiliyor muyuz, tıpkı beşeri konularda yaptığımız gibi. Ne yazık ki bizim yaptığımız hata, bu noktadan itibaren başlıyor. Çünkü dini konularda, bizler değişmeyen ana hükümlerin kaynağını, hiç anlayarak ve düşünerek okumadan, konu hakkında beşeri araştırmaya giriyoruz. Ana kaynaktan habersiz olduğumuz için tedirgin oluyoruz, daha kötüsü bilgilerin doğruluğundan emin olamıyoruz. AYRICA ANA KAYNAK OLARAK, ALLAH IN KİTABINI YETERLİ GÖRMÜYORUZ.   Yaptığımız bu hata bizleri bölüyor, parçalıyor hatta birbirimize düşman ederek, yanlış yollara yönlendiriyor. Dinin temelini oluşturan ana kaynaktan habersiz oluşumuzdan, söylenenlerden ve okuduğumuz kitaplardan etkileniyoruz... Devamı

FARKINDA OLMADAN ŞEYTANI DOST EDİNMEK.

2015-03-02 20:40:00

Günümüzde bizler, İslam ı öyle yanlış bilgilerle yaşıyoruz ki, inanın farkına varabilsek, üzüntümüzden kahroluruz. Din ve iman hata götürmez. Onun içinde bir sarraf misali, çok dikkatli ve hassas olmalıyız. Bizlere Kur’an ı sizler anlayamazsınız diyenlere inandığımız için, Yaradan ın bizlere tebliğini ilk elden alma şansımızı da kaybetmişiz. Böyle olunca da ellerimizle RUHBAN sınıfı yaratmışız.  Hâlbuki İslam dininde, ruhban sınıfı yoktur. Allah ile kulu arasına, elçisinin bile giremeyeceği bilgisini, bakın nasıl veriyor bizlere. Tabi Kur’an ı anlayarak okursak, ancak bunun farkına varabiliriz.   Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK. (Diyanet meali)   Bizlerin Kur’an ile bağımızı kesenler, saltanat ve hükümranlıklarının devam edebilmesi için, öyle yanlış bilgilerle bizleri oyalamışlardır ki,FARKINDA OLMADAN ŞEYTANI DOST EDİNİYORUZ. Evet, yanlış duymadınız, farkında değiliz, ama genel çoğunluğumuz, Allah ı dost edindiğimizi zannederek, şeytanı dost edinmiş olabiliriz. Gelin bu konuyu, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım.   Zuhruf 36: Kim, Rahman’ın ZİKRİ’Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİRSE, biz onun başına BİR ŞEYTAN SARARIZ. ARTIK O, ONUN AYRILMAZ DOSTUDUR.(Diyanet meali)   Bakar mısınız lütfen, Kur’an ayetlerinin bir kısmını kim görmezden gelir, ya da üstünü örterse, bizler ona şeytanı musallat ederiz, şeytanın dostu yaparız diyor. Bugün bizler onlarca ayetin hükmünün kalktığını, nesh edildiğine inanırsak, ayrıca Allah ın açıkça verdiği hükümlerin tersini hayatımıza geçirirsek, SİZCE DOSTUMUZ ALLAH MI OLUR, YOKSA ŞEYTAN MI? Ne yazık ki b... Devamı

Kur'an Dışından Haramlara, Yasaklara İnanmak Doğrumu dur?

2015-02-26 00:07:00

    Bizler ne yazık ki, Kur’an ın özünü, onu anlamanın yolunu, yöntemini tam olarak kavrayamadığımız içindir ki, bizlere anlatılanlar ile Kur’an arasındaki bağıda doğru kuramıyoruz. Elbette bu yanlışı yapmamızdaki neden, Kur’an ile gereken bağımızın olmadığı, onunla aramızda edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin oluşu, bizlerin büyük hatalar yapmamıza neden olmuştur. Bakın bir arkadaşımız bana şöyle bir soru soruyor ve diyor ki;   (Erkeğin Evlendiği veya evleneceği kadının halası ve teyzesi ile aynı anda evlenebilmenin hükmü kuranda yok. Varsa siz gösterin BİZE. AMA PEYGAMBER BÖYLE HÜKÜM KOYMUŞ. Şimdi siz peygamberin bu hükmü yok ve olamaz mı diyorsunuz? Mademki kuranda yok.)    Bu düşünce aslında, bugün yaşadığımız İslam ın izlediği yöntemin, ne derece yanlış bir yol üzerinde olduğunun açık kanıtıdır. Acaba bizler Kur’an ın hükümlerinin dışından da sorumlu muyuz? Eğer bu soruya Kur’an öğretisi ile cevap alabilseydik zaten böyle bir soruda sormazdık.   Allah birden fazla evlenmeyi yasaklamamıştır, ama asla önermemiştir. ÇÜNKÜ NE KADAR İSTESENİZ DE, ADALETİ ASLA EŞLER ARASINDA SAĞLAYAMAZSINIZ DİYEREK, TEK EŞLİLİĞİ ÖNERMİŞTİR. Önce bunu hatırlatalım. Gelelim arkadaşımızın sorduğu konuya. Allah her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle sizlere sundum der Kur’an da. Elbette bunu söyleyen Rahman, kimlerle evlenmemizi istemediğini, eksiksiz yazmış olmalı değil mi? İçinizden eksik bırakmış olabilir diye, aklından geçireniniz oldu mu? Hiç sanmıyorum. Gelin şimdide ona bakalım.   Nisa 23: SİZE, ŞU KADINLARLA EVLENMEK HARAM KILINMIŞTIR: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi em... Devamı

Nahl Ve Ankebut 43. Ayetleri Nasıl Anlamalıyız?

2015-02-25 20:05:00

        Günümüzde ne yazık ki Kur’an ı tercüme edenler, ayetlere öyle farklı anlamlar veriyorlar ki, bilgi edinmek, Allah ın tebliğini ilk elden alabilmek adına okuyanlar, tedirgin oluyorlar.    Bir kelimeye Kur’an ın onay vermediği, hiç bahsetmediği bir anlam yükleyerek, Kur’an da çelişkiler yaratıldığının farkına varmak, gerçek bir Müslüman’ın görevi olmalıdır. DAHA AÇIKÇASI BU BİZLERİN ZORLU BİR İMTİHANIDIR. Hiç birimiz bilmem kim öyle yazmış ya da öyle söyledi diyerek, bu yanlıştan kurtulamayız. Hepimiz inancımızda çok titiz olmalıyız. Bu konuda elimizin yetişebildiği ölçüde araştırmalı ve mücadele vermeliyiz.    Bu konu ile ilgili iki örnek vermek istiyorum. Önce ayetlere bakalım. Nahl 43 ve Ankebut 43. ayetler.    Nahl 43. ayeti birkaç mealden alıntı yaparak örnek yazalım.   Diyanet Meali: Senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.   Süleyman Ateş meali: Biz senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız.   Yaşar Nuri Öztürk: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.   Ali Bulaç meali: Biz senden evvel kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.   Suat Yıldırım meali: Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vah yettiğimiz bir kısım adamlarda... Devamı

İbrahim Suresi 52. Ayet Ve Allah ın Tebliği.

2015-02-25 18:54:00

        Bizler İslam ı yaşarken, acaba Allah ın Kur’an da emrettiği şekilde mi yaşıyoruz? Ya yanlış yaşıyorsak, bu ihtimali lütfen göz ardı etmeyelim. Hangimiz Kur’an ı anlayarak kaç kez okudu? Bu soruyu kendimize lütfen soralım. Cevabınızı tahmin ediyorum. İbrahim suresi 52. ayeti sizlere hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenizi rica ediyorum.   İbrahim 52: İŞTE BU, ONUNLA UYARILSINLAR, Allah'ın tek ilah olduğunu bilsinler, AKLI VE GÖNLÜ İŞLEYENLER DE İBRET ALSINLAR DİYE, insanlara yöneltilmiş bir TEBLİĞDİR.   Allah bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, bu kitap bizleri uyarıyor, yol gösteriyor. Çok daha güzeli ve düşündürücü olanı ise, aklı ve gönlü işleyenlerin, yani düşünenlerin aklını kullananların ibret alacağını, doğru yolu bulacağı bir tebliğ olduğunu söylüyor.   Bunu söyleyen bizlerin yaratıcısı, lütfen bunu unutmayalım. Bizlerin doğru yola ulaşmamız için, aklını kullanan kullarına gönderdiği bir rehber, doğru yolu bulmak adına verilen öğüt,  TEBLİĞ olduğunu söylüyor. Peki, bizler neler söylüyoruz Kur’an için, isterseniz hatırlayalım. Çünkü bu konu çok önemli, bende bu konu üzerinde çok duruyorum ve her yazımda, bıkmadan usanmadan gündeme getirip, yaptığımız bu büyük hatanın bizleri nerelere götüreceğini iyi hesap etmemiz gerektiğini, düşünmeye davet ediyorum.   Günümüzde ne yazık ki toplum ile Kur’an ın arasına girenler, Toplumu Kur’an dan uzaklaştıranlar, bakın neler öğrettiler bizlere. Sizce Rahmanın kullarını uyarmak ve aklı gönlü işleyenler içinde ibret, rehber olsun diye ... Devamı

ALLAH IN ELÇİSİNE VERDİĞİ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUK.

2015-02-25 05:35:00

Bugün sizlerle konuşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah ın elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumluluklar konusunda olacaktır. Önce Allah ın elçisine Kur’an ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın elçisine kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32: Şunu da söyle: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.   Ali İmran 132: ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN Kİ, MERHAMET GÖREBİLESİNİZ.   Nisa 80:  RESULE İTAAT EDEN ALLAH'A İTAAT ETMİŞ OLUR. Yan çizen çizsin, biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik.   Yukarıdaki ayetlere benzer onlarca ayet vardır ki, Allah elçisine kesin itaati emreder. Eğer benim doğru bir kulum olmak ve cennetime gitmek istiyorsanız, onun sözlerine uyun diyerek, kullarını elçisine itaat etmesi konusunda uyarır. Unutmamamız gereken bu ikazlar, peygamberimizin Kur’an ı tebliğ ederken, elçisine yardım etmek, işini kolaylaştırmak ile doğrudan ilgilidir. Bakın bu sözüyle Rabbimiz neyi kast eder?   Nisa 170: Ey insanlar! RESUL SİZE RABBİNİZDEN GERÇEĞİ GETİRDİ, ŞU HALDE KENDİ İYİLİĞİNİZE OLARAK ONA İMAN EDİN. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.   Bakın ayet ne güzel açıklıyor ve Ey iman edenler diyor, resulünüz size benim gönderdiğim gerçekleri, yani Kur’an ı getirdi. Demek ki peygamberimizin bizlere vereceği, Allah ın gönderdiği gerçek yol gösterici Kur’an d... Devamı

İSLAM DİNİNDE SELAMLAŞMANIN ÖNEMİ.

2015-02-22 05:32:00

Kur’an selamlaşma konusuna çok önem verir ve Nisa suresi 86. ayetinde, bakın bizlere ne tavsiye eder.   Nisa 86: SİZE BİR SELÂM VERİLDİĞİ ZAMAN, ONDAN DAHA GÜZELİYLE VEYA AYNI SELÂMLA KARŞILIK VERİN.Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır. (Diyanet meali)   Allah bizlerin, toplum içinde birbirimize karşı selamlaşmamızı, sizce neden istiyor olabilir? Bizler ayetlerin ne maksatla indirildiğini, eğer doğru anlayamıyorsak, onun nimetinden de gereği gibi, istifade etmemiz düşünülemez. Kur’an da selamlaşmak birçok ayette geçer. Selamlaşmanın asıl amacının, toplum içinde bir dostluğun, arkadaşlığın, sıcak bir ortamın oluşmasında, ilk hareket olduğunu anlıyoruz Kur’an dan.   Yazdığım ayetten de anlaşılacağı gibi, bir selamla muhatap olduğumuzda, onu ciddiye alıp, gereken samimiyeti göstererek, en az onun hassasiyetiyle, ona cevap vermemiz gerektiği uyarısı yapılıyor.   Buradan da anlıyoruz ki selamlaşmak, toplum içinde dostluğun, muhabbetin ilk kıvılcımızdır diyebiliriz. DİKKAT EDERSENİZ, SELAMLAŞMANIN BİR ŞEKLİNİ KUR’AN BELİRLEMEMİŞTİR. ÇÜNKÜ SELAMLAŞMAK GELENEKSEL, TOPLUMSAL VE ÜLKELERE GÖRE DEĞİŞİKLİK ARZ EDER.    Bir başka deyişle selamlaşmak, muhabbetin ilk adımıdır ki, bunun şeklini belirleyen, toplumların bizzat kendi dilleri ve gelenekleridir. Örneğin Araplardan dilimize girmiş selamın aleyküm şeklinde selamlaşma vardır. Bunun asıl anlamı, barış ve selamet üzerinize olsun demektir. Bu selamlaşmaya farklı anlam yükleyip, Allah ın selamı üzerinize olsun şeklinde anlatılır. Bu anlam doğru değildir. Selam Allah ın sıfatlarındandır ama selamlaşmada Allah kelimesi geçmez, kelimenin asıl manası öne çıkarılmıştır. Arapl... Devamı

RÜYA TABİRİ VE GÜNÜMÜZDEKİ ALDATMACA.

2015-02-21 03:19:00

            Bu yazımda, rüya konusu üzerinde konuşmak ve bu konuyu Kur’an ışığında aydınlatmaya çalışmak istiyorum. Çünkü rüya konusu, her toplumda çok farklı algılanmış hatta bu konu, insanların kendi çıkarlarına kullanılmasında aracı yapılmıştır. Bu konuda ciltlerce kitaplar yazılmış, rüyada görülen her şeye bir anlam verilerek, toplum adeta yönlendirilmeye çalışılmıştır.   Önce Kur’an rüya konusunda, nasıl bilgiler veriyor ona bakalım. Allah uykuyu, geçici ölüme benzetir ve derki, her uykunuzda sizler ölüyor, farklı bir boyuta yani Allah ın zaman dilimine tabi oluyorsunuz der. Vakti dolanları alıkoyuyoruz, yani kesin ölüm gerçekleşiyor, vakti gelmeyenleri geri iade ediyoruz, yani uyandırıyoruz diye örnek verir Kur’an da.    Şimdide gelelim uyuduğumuzda geçtiğimiz, farklı boyutun zaman farklılığı konusunda Allah, nasıl bir bilgi veriyor. Hac suresi 47. ayetinde, bizim zamanımızla Allah ın katındaki zamanın karşılaştırmasını, bakın nasıl yapıyor.   (ŞÜPHESİZ RABBİNİN NEZDİNDE BİR GÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR.)   Düşünebiliyor musunuz, bizim dünyamızda geçen 1000 yıl, Allah katında bir güne eşit olduğu bilgisi veriliyor. Yani bizler uyuduğumuzda, öyle farklı bir zamanın akışına tabi oluyoruz ki, rüyamızda gördüğümüz çok uzun zannettiğimiz birçok rüyayı, bizler birkaç saniye içinde gördüğümüzü, bugün ilim adamları tespit etmişlerdir. İşte Kur’an ın verdiği örnekle,... Devamı

Kadınların İslam Dininde Boşanma Hakkı Yok Mudur?

2015-02-19 03:20:00

      Bizler İslam ı kendi nefsimizde öyle bir şekillendirdik ki, özellikle kadın neredeyse ikinci sınıf bir insan durumuna düşürüldü. Hâlbuki Kur’an, kadın ve erkeğin ayrılmaz bir ikili olduğunu, hiçbirisinin diğerine üstün olmadığı, üstünlük Allah katında olduğu anlatılır.   Yazımın konusuna gelince. Günümüzde İslam ı Kur’an merkezli yaşamayıp, rivayet ve sanı bilgilerle yaşayanlar, KADININ EVLİLİK DE BOŞANMA HAKKI OLMADIĞINI, BOŞAMA HAKKININ YALNIZ ERKEKTE OLDUĞUNU, SÖYLEME GAFLETİNDE BULUNMAKTADIRLAR. Elbette bu sözler Kur’an a iftiradır, hakarettir.   Kur’an evlilik konusunu çok ciddiye alır ve boşanma konusunun en son düşünülmesi gerektiğini, birçok ayetinde anlatmaya çalışır. Onun içinde çok ciddi önlemler alır. Eğer eşler anlaşamıyorsa, bakın yakınlarının ilk yapması gerekenleri, nasıl anlatıyor.   Nisa 35: Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM VE KADININ AİLESİNDEN BİR HAKEM GÖNDERİN. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(Diyanet vakfı meali)   Demek ki kadın ve erkeğin aralarını bulmaları için, en yakınlarından ama hem erkek hem de kadın tarafından, bir HAKEM HEYETİ OLUŞTURULMASI İSTENİYOR. Demek ki evliliğin devamı, yalnız erkeğin isteğiyle olmuyormuş. Ayette ayrım yapmadan genel bir ifade ile geçimsizlikten, aralarının bozulmasından bahsediliyor. Bugünde böyle yapılmaz mı zaten. Barışmaları için aracılar konur, olmuyorsa yakınlarının da şahitliğinde, bu her toplumda her çağda yetkilendirilmiş mahkemeler aracılığıyla eşler ayrılır... Devamı

Ayetleri Anlamaya Çalışırken Yaptığımız Yanlışlar.

2015-02-17 17:00:00

1400 YILLIK KUR'AN ÖRNEĞİ       Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yolu, İslam ı doğru anlamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı hangisidir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz. Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi? Sanırım İslam toplumu olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an tek başına yetmez, yalnız Kur’an ile İslam ı anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz. Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. BİR BAŞKA DEYİŞLE KUR’AN KENDİSİNİ ANLATAN, AÇIKLAYAN BİR REHBERDİR. Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olmadığımız öyle rivayet bilgilerle ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, Allah ın ayetlerinin anlamı değişiyor ve okunduğunda asla anlaşılması mümkün olmayan, bir anlam çıkıyor ortaya. Bir örnek vermek istiyorum. Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, ALLAH'IN SANA HELAL KILDIKLARINI NİÇİN HARAM KILIYORSUN? Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Ayeti okuduğunuzda, sanırım &cc... Devamı

Kur'an da Geçen Muhkem Ve Müteşabih Ayetler Konusu.

2015-02-17 14:05:00

        Kur’an ı anlamaya çalışırken, dikkatimizi çeken bir konuda, MUHKEM ve MÜTEŞABİH ayetler konusudur. Ne yazık ki bu konu, yanlış anlamlar verilerek topluma anlatılmış ve böylece hurafe ve yanlış itikatların çok daha rahat, İslam dinine girişi sağlanmıştır.   Allah Kur’an ı bizlere, imtihanımızın bir rehberi olarak gönderdiğini söyler. Gelin bu konuyu rehberimize danışıp, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek, anlamaya çalışalım. Allah muhkem ve müteşabih konusuna, bakın nasıl bir açıklık getiriyor ayetinde.    Ali İmran 7:  Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.   Allah Kur’an da, iki türlü ayet olduğundan bahsediyor. Birincisi muhkem ayetler. Bu ayetlerin kitabın anası olduğunu, sorumlu olduğumuz tüm bilgilerin açıklandığı, ayetler olduğunu belirtiliyor. Muhkem sözcüğünün anlamı da zaten, sağlam kuvvetli söz, şüphe duyulmayacak kadar açık bilgi anlamındadır.    Müteşabih konusuna gelince. İşte üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken konuda burası. Çünkü bu konuya çok yanlış anlamlar yüklenerek, dine istedikleri hurafeleri rahatlıkla sokabilmişlerdir. Allah yukarıdaki ayette, bakın bizlerin bu konud... Devamı

Kadına Şiddet Ve İdam Cezası.

2015-02-16 13:04:00

          Allah Kur’an ı bizlere bir rehber, yol gösteri bir güneş olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler İslam toplumları olarak, Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki, kendi nefsimizde bir din yarattık adeta.    Kur’an ile yönetildiğini iddia eden ülkeler bile, zina yapanın cezası Kur’an da belli olduğu halde, zinanın cezasının recim, yani taşlayarak öldürme olduğunu iddia ederek, Allah a da böylece iftira atarak, kadını taşlayarak öldürmeyi, dinden saymışlardır.   Her ne hikmetse, kadın taşlayarak öldürüldüğü halde, bu zinayı yapan erkekten hiç haber alınmaz. O masumdur, sanki kadın zinayı tek başına yapmış gibi. Erkeğin siz taşlanarak öldürüldüğünü duydunuz mu? Duymazsınız, çünkü öyle bir din yarattık ki Kur’an dan uzaklaşarak, erkeklerin hükümranlığında, kadınlara baskı ve adeta zulüm dini oluşturuldu. ELBETTE BU ALLAH IN DİNİ, ASLA DEĞİLDİR.   Hatırlayınız Allah Âdemi yarattı, ama onu yalnız bırakmadı. Çünkü yaratılan hiçbir canlı tek başına yaşayamaz. Bizleri Rabbimiz çifter çifter yaratmıştır. Allah Âdem e hayatında eşlik etmesi, ona uyum sağlaması için, aynı nefisten kadını da yarattı ki, böylece anlaşabilsinler. Buradan da şu anlaşılıyor, kadın erkeksiz, erkekte kadınsız olamaz. Ama biz erkekler her nedense kadına, yaşantımızda gereken değeri veremedik. Eğer erkek kadın olmadan, huzurlu bir ortam kuramıyor ve yaşayamıyorsa, bu demektir ki kadın ve erkek bir birlerine karşı aynı değerdedir. Allah Kur’an da kadın ve erkeğin, bir birine ayrılmaz bir ikili oluşunu, şu c&uu... Devamı

Enam Suresi 116. Ayet Ve Dikkat çeken Uyarıları.

2015-02-16 08:34:00

EKİM       Değerli din kardeşlerim. Bugün sizlere öyle bir ayet hatırlatmak istiyorum ki, biraz düşündüğümüzde, günümüzde yapılan yanlışları, adeta Rabbimiz yüzümüze vuruyor ve bizleri ikaz ediyor. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Enam 116: EĞER YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNA UYARSAN, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.   Ayetteki uyarıyı görüyor musunuz? Bu sözleri duyunca aklıma bir kardeşimizin, benim yazıma verdiği cevap geldi. “Kendini akıllımı zannediyorsun, bu söylediklerini İslam toplumunun genel çoğunluğu kabul etmiyor. ÇOĞUNLUĞA MI UYALIM, SİZİN GİBİ AZINLIĞA MI” demişti.    Gerçektende bu sözler çok söyleniyor, toplum arasında. Bir başka deyişle inancımız Kur’an a göre değil, genel çoğunluğun kabul gördüğü, kabul ettikleri, inandıkları din adına kıstas alınıyor. Bu ne büyük yanılgı. Eğer Kur’an ı bir kez anlayarak, düşünerek okumuş olsaydık, bu sözleri söyleyenlerin aldatmacalarına asla inanmazdık.   Din çoğunluğa göre değil, yalnız ve yalnız Kur’an ın apaçık hükümlerine göre yaşanır, lütfen bu gerçeği unutmayalım. Eğer unutursak, yukarıdaki ayetin sonunda Allah ın söylediği gibi, dinimizi, imanımızı ZANNA yani şüphelere göre, emin olmadığımız bilgiler, rivayetlere göre yaşarız. BUNU YAPANLARIN ALLAH, SADECE YALAN SÖYLEDİKLERİNİ, KENDİLERİNİ KANDIRDIKLARINI SÖYLÜYOR. Bu duruma düşmek istemiyorsak, l&u... Devamı

Peygamberimizin ÜMMETİ Olabiliyor Muyuz?

2015-02-15 22:19:00

      Bugün sizlerle araştıracağımız konu, Kur’an da farklı anlamlarda geçen ÜMMET konusunda olacaktır. Allah acaba ümmet sözünden neleri kast etmiş, gelin birlikte, elimizde Rabbin rehberinden anlamaya çalışalım.   Allah Bakara suresi 128. ayetinde, İbrahim peygamberimizin Kâbe de, Allah a yaptığı dua üzerinde düşünelim.   Bakara 128: “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ÜMMET kıl. BİZE İBADET YERLERİNİ VE İLKELERİNİ GÖSTER. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”   Ayet üzerinde dikkatle düşünürsek, bizlere çok şeyler anlatıyor. Ayette İbrahim peygamberimiz, kendisi ve ailesinin Allah a teslim olmuş kullar olmasını dilerken, soyundan gelenlerin de Allah a teslim olmuş bir ÜMMET olması için dua ediyor. Demek ki ümmet sözcüğünden, bir soyun, ırkın, topluluğun kast edildiği çok açık. Bir örnek daha vermek gerekirse, Araf 181. ayet diyebiliriz.   Ben bu ayetten çok önemli bir ders daha aldım, ondan bahsetmeden geçemeyeceğim.  Hz. İbrahim ayetin devamında da, başka bir duada buluyor Rabbimize ve bakın ne diyor.   (BİZE İBADET YERLERİNİ VE İLKELERİNİ GÖSTER.)   Dikkat ederseniz İbrahim peygamberimiz, Rabbimize nasıl ibadet edileceğinin açıklanmasını istiyor Allah tan, çok dikkat çekici değil mi sizce? Bunlar neler olabilir? Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, kurban kesmek, zekât vermek.    Hatırlarsanız Allah, Kur’an da saydığım tüm bu ibadetleri, sizden önceki ehli kitaba da farz kıldım diyordu. Ama bizlere... Devamı