Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (456)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kadınların İslam Dininde Boşanma Hakkı Yok Mudur?

2015-02-19 03:20:00

      Bizler İslam ı kendi nefsimizde öyle bir şekillendirdik ki, özellikle kadın neredeyse ikinci sınıf bir insan durumuna düşürüldü. Hâlbuki Kur’an, kadın ve erkeğin ayrılmaz bir ikili olduğunu, hiçbirisinin diğerine üstün olmadığı, üstünlük Allah katında olduğu anlatılır.   Yazımın konusuna gelince. Günümüzde İslam ı Kur’an merkezli yaşamayıp, rivayet ve sanı bilgilerle yaşayanlar, KADININ EVLİLİK DE BOŞANMA HAKKI OLMADIĞINI, BOŞAMA HAKKININ YALNIZ ERKEKTE OLDUĞUNU, SÖYLEME GAFLETİNDE BULUNMAKTADIRLAR. Elbette bu sözler Kur’an a iftiradır, hakarettir.   Kur’an evlilik konusunu çok ciddiye alır ve boşanma konusunun en son düşünülmesi gerektiğini, birçok ayetinde anlatmaya çalışır. Onun içinde çok ciddi önlemler alır. Eğer eşler anlaşamıyorsa, bakın yakınlarının ilk yapması gerekenleri, nasıl anlatıyor.   Nisa 35: Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM VE KADININ AİLESİNDEN BİR HAKEM GÖNDERİN. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(Diyanet vakfı meali)   Demek ki kadın ve erkeğin aralarını bulmaları için, en yakınlarından ama hem erkek hem de kadın tarafından, bir HAKEM HEYETİ OLUŞTURULMASI İSTENİYOR. Demek ki evliliğin devamı, yalnız erkeğin isteğiyle olmuyormuş. Ayette ayrım yapmadan genel bir ifade ile geçimsizlikten, aralarının bozulmasından bahsediliyor. Bugünde böyle yapılmaz mı zaten. Barışmaları için aracılar konur, olmuyorsa yakınlarının da şahitliğinde, bu her toplumda her çağda yetkilendirilmiş mahkemeler aracılığıyla eşler ayrılır... Devamı

Ayetleri Anlamaya Çalışırken Yaptığımız Yanlışlar.

2015-02-18 03:00:00

1400 YILLIK KUR'AN ÖRNEĞİ       Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yolu, İslam ı doğru anlamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı hangisidir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz. Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi? Sanırım İslam toplumu olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an tek başına yetmez, yalnız Kur’an ile İslam ı anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz. Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. BİR BAŞKA DEYİŞLE KUR’AN KENDİSİNİ ANLATAN, AÇIKLAYAN BİR REHBERDİR. Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olmadığımız öyle rivayet bilgilerle ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, Allah ın ayetlerinin anlamı değişiyor ve okunduğunda asla anlaşılması mümkün olmayan, bir anlam çıkıyor ortaya. Bir örnek vermek istiyorum. Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, ALLAH'IN SANA HELAL KILDIKLARINI NİÇİN HARAM KILIYORSUN? Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Ayeti okuduğunuzda, sanırım &cc... Devamı

Kur'an da Geçen Muhkem Ve Müteşabih Ayetler Konusu.

2015-02-18 00:05:00

        Kur’an ı anlamaya çalışırken, dikkatimizi çeken bir konuda, MUHKEM ve MÜTEŞABİH ayetler konusudur. Ne yazık ki bu konu, yanlış anlamlar verilerek topluma anlatılmış ve böylece hurafe ve yanlış itikatların çok daha rahat, İslam dinine girişi sağlanmıştır.   Allah Kur’an ı bizlere, imtihanımızın bir rehberi olarak gönderdiğini söyler. Gelin bu konuyu rehberimize danışıp, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek, anlamaya çalışalım. Allah muhkem ve müteşabih konusuna, bakın nasıl bir açıklık getiriyor ayetinde.    Ali İmran 7:  Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.   Allah Kur’an da, iki türlü ayet olduğundan bahsediyor. Birincisi muhkem ayetler. Bu ayetlerin kitabın anası olduğunu, sorumlu olduğumuz tüm bilgilerin açıklandığı, ayetler olduğunu belirtiliyor. Muhkem sözcüğünün anlamı da zaten, sağlam kuvvetli söz, şüphe duyulmayacak kadar açık bilgi anlamındadır.    Müteşabih konusuna gelince. İşte üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken konuda burası. Çünkü bu konuya çok yanlış anlamlar yüklenerek, dine istedikleri hurafeleri rahatlıkla sokabilmişlerdir. Allah yukarıdaki ayette, bakın bizlerin bu konud... Devamı

Kadına Şiddet Ve İdam Cezası.

2015-02-16 23:04:00

          Allah Kur’an ı bizlere bir rehber, yol gösteri bir güneş olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler İslam toplumları olarak, Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki, kendi nefsimizde bir din yarattık adeta.    Kur’an ile yönetildiğini iddia eden ülkeler bile, zina yapanın cezası Kur’an da belli olduğu halde, zinanın cezasının recim, yani taşlayarak öldürme olduğunu iddia ederek, Allah a da böylece iftira atarak, kadını taşlayarak öldürmeyi, dinden saymışlardır.   Her ne hikmetse, kadın taşlayarak öldürüldüğü halde, bu zinayı yapan erkekten hiç haber alınmaz. O masumdur, sanki kadın zinayı tek başına yapmış gibi. Erkeğin siz taşlanarak öldürüldüğünü duydunuz mu? Duymazsınız, çünkü öyle bir din yarattık ki Kur’an dan uzaklaşarak, erkeklerin hükümranlığında, kadınlara baskı ve adeta zulüm dini oluşturuldu. ELBETTE BU ALLAH IN DİNİ, ASLA DEĞİLDİR.   Hatırlayınız Allah Âdemi yarattı, ama onu yalnız bırakmadı. Çünkü yaratılan hiçbir canlı tek başına yaşayamaz. Bizleri Rabbimiz çifter çifter yaratmıştır. Allah Âdem e hayatında eşlik etmesi, ona uyum sağlaması için, aynı nefisten kadını da yarattı ki, böylece anlaşabilsinler. Buradan da şu anlaşılıyor, kadın erkeksiz, erkekte kadınsız olamaz. Ama biz erkekler her nedense kadına, yaşantımızda gereken değeri veremedik. Eğer erkek kadın olmadan, huzurlu bir ortam kuramıyor ve yaşayamıyorsa, bu demektir ki kadın ve erkek bir birlerine karşı aynı değerdedir. Allah Kur’an da kadın ve erkeğin, bir birine ayrılmaz bir ikili oluşunu, şu c&uu... Devamı

Enam Suresi 116. Ayet Ve Dikkat çeken Uyarıları.

2015-02-16 08:34:00

EKİM       Değerli din kardeşlerim. Bugün sizlere öyle bir ayet hatırlatmak istiyorum ki, biraz düşündüğümüzde, günümüzde yapılan yanlışları, adeta Rabbimiz yüzümüze vuruyor ve bizleri ikaz ediyor. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Enam 116: EĞER YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNA UYARSAN, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.   Ayetteki uyarıyı görüyor musunuz? Bu sözleri duyunca aklıma bir kardeşimizin, benim yazıma verdiği cevap geldi. “Kendini akıllımı zannediyorsun, bu söylediklerini İslam toplumunun genel çoğunluğu kabul etmiyor. ÇOĞUNLUĞA MI UYALIM, SİZİN GİBİ AZINLIĞA MI” demişti.    Gerçektende bu sözler çok söyleniyor, toplum arasında. Bir başka deyişle inancımız Kur’an a göre değil, genel çoğunluğun kabul gördüğü, kabul ettikleri, inandıkları din adına kıstas alınıyor. Bu ne büyük yanılgı. Eğer Kur’an ı bir kez anlayarak, düşünerek okumuş olsaydık, bu sözleri söyleyenlerin aldatmacalarına asla inanmazdık.   Din çoğunluğa göre değil, yalnız ve yalnız Kur’an ın apaçık hükümlerine göre yaşanır, lütfen bu gerçeği unutmayalım. Eğer unutursak, yukarıdaki ayetin sonunda Allah ın söylediği gibi, dinimizi, imanımızı ZANNA yani şüphelere göre, emin olmadığımız bilgiler, rivayetlere göre yaşarız. BUNU YAPANLARIN ALLAH, SADECE YALAN SÖYLEDİKLERİNİ, KENDİLERİNİ KANDIRDIKLARINI SÖYLÜYOR. Bu duruma düşmek istemiyorsak, l&u... Devamı

Peygamberimizin ÜMMETİ Olabiliyor Muyuz?

2015-02-16 08:19:00

      Bugün sizlerle araştıracağımız konu, Kur’an da farklı anlamlarda geçen ÜMMET konusunda olacaktır. Allah acaba ümmet sözünden neleri kast etmiş, gelin birlikte, elimizde Rabbin rehberinden anlamaya çalışalım.   Allah Bakara suresi 128. ayetinde, İbrahim peygamberimizin Kâbe de, Allah a yaptığı dua üzerinde düşünelim.   Bakara 128: “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ÜMMET kıl. BİZE İBADET YERLERİNİ VE İLKELERİNİ GÖSTER. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”   Ayet üzerinde dikkatle düşünürsek, bizlere çok şeyler anlatıyor. Ayette İbrahim peygamberimiz, kendisi ve ailesinin Allah a teslim olmuş kullar olmasını dilerken, soyundan gelenlerin de Allah a teslim olmuş bir ÜMMET olması için dua ediyor. Demek ki ümmet sözcüğünden, bir soyun, ırkın, topluluğun kast edildiği çok açık. Bir örnek daha vermek gerekirse, Araf 181. ayet diyebiliriz.   Ben bu ayetten çok önemli bir ders daha aldım, ondan bahsetmeden geçemeyeceğim.  Hz. İbrahim ayetin devamında da, başka bir duada buluyor Rabbimize ve bakın ne diyor.   (BİZE İBADET YERLERİNİ VE İLKELERİNİ GÖSTER.)   Dikkat ederseniz İbrahim peygamberimiz, Rabbimize nasıl ibadet edileceğinin açıklanmasını istiyor Allah tan, çok dikkat çekici değil mi sizce? Bunlar neler olabilir? Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, kurban kesmek, zekât vermek.    Hatırlarsanız Allah, Kur’an da saydığım tüm bu ibadetleri, sizden önceki ehli kitaba da farz kıldım diyordu. Ama bizlere... Devamı

Kur'an da (NESH) Hükmü Kalkan Ayet Var Mıdır?

2015-02-16 01:16:00

        Allah Kur’an ı bizlere rehber, yol gösterici olsun diye indirdiğini söyler. Kur’an ın tamamına iman etmemizi emreder. Bakara 84–85. ayetlerinde, geçmiş toplumların yerine getireceklerine dair, Allah a söz verdiklerini ama sözlerinde durmadığının örneklerini verir ve bakın çok dikkat çekici bir uyarıda bulunur.   ( Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da, bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? )   Bugün bizlerde Rabbimize, Kur’an a iman ettik demekle, bir söz veriyoruz ve yalnız Kur’an ın ipine sarılacağımızı, Allah tan başka şefaatçiler edinmeyeceğimizi, hak olan Allah katından gelen Kur’an olduğunu,  yalnız Allah a kulluk yapacağımız konusunda söz verdik demiş oluyoruz. Peki, bizler Kur’an ın tüm ayetlerine bugün günümüzde iman ediyor muyuz?   ARAŞTIRACAĞIMIZ VE ÜZERİNDE DÜŞÜNECEĞİMİZ KONU, KUR’AN IN İÇİNDE NESİH EDİLMİŞ YANİ HÜKMÜ KALDIRILMIŞ AYET VAR MIDIR? İslam ı cemaat ve tarikat eksenli yaşayan kardeşlerimiz, ne yazık ki bugün birçok ayetlerin hükümlerinin, nesih edildiğine yani hükmünün kaldırıldığına inanıyor.    Allah tarafından, hükmü kaldırılan bir ayetin, Kur’an a dâhil edilmesinin, Kur’an dan çıkartılmamasının mantığını, nasıl açıklayabiliriz? Madem ayetin hükmü daha sonra gelen bir ayetle kaldırıldı, artık bizleri ilgilendirmiyor, peygamberimiz neden bu ayeti Kur’an dan çıkarmadı? Hükmü kalkan ve onun yerine gelen bir ayet, birlikte Kur’an da yer alırsa, toplumun kafasını karıştırmaz mı? Devletler bile bir kanunu kaldırıp, yenisini getirdiklerinde, asla eskisi ile birlikte bulundurma... Devamı

Atatürk ün Dine Karşı Saygısına Küçük Bir Örnek.

2015-02-15 08:23:00

      İLK DİYANET İŞLERİ BAŞKANI, RİFAT BÖREKÇİ ANLATIYOR:     Atanın huzuruna girdiğimde, beni ayakta karşılardı. Utanır ezilir, büzülür, ‘Paşam beni mahcup ediyorsunuz’ dediğim zaman, ‘ Din adamlarına saygı göstermek, Müslümanlığın icaplarındandır.’ buyururlardı. Atatürk şahsi çıkarları için, kutsal dinimizi siyasete alet eden, cahil din adamlarını sevmezdi.   Not: Atatürk ve din eğitimi- Ahmet Gürtaş- Diyanet İşleri başkanları yayınları. S- 12        Atatürk iyi bir din eğitimi almış, inançlı bir insandır. Ailesinden ve okuldan aldığı din eğitimine ilaveten, kendisini dini konularda camiide hutbe okuyacak kadar iyi yetiştirmiştir. Türk halkının dinini aslına uygun iyi öğrenmesini istemiştir. Bunun için Kur’an’ı, Hz. Muhammed’in hayatı ve temel din kitaplarını Türkçe olarak yayınlatmıştır. Din Eğitimini önemli görmüş, okullarda yapılmasını istemiştir.   Atatürk dinin değil; cehalet, bid’atlar, hurafeler ve din istismarcılarının karşısındaydı. Bu da bazı çevrelerce din düşmanlığı şeklinde algılanmış ve gösterilmiştir. O, Kur’an’ın özüne uygun Hz. Peygamber zamanındaki gerçek İslamiyet’in yanındaydı. Dini ve gerçek din bilginlerini övmüştür.     http://hakyolkuran.com/index.php ... Devamı

Kur'an ı Yanlış Yöntemlerle Anlamaya Çalışıyoruz.

2015-02-15 07:11:00

          Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yöntemi, İslam ı doğru anlamak ve yaşamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı nedir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz.    Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi?   Sanırım İslam toplumları olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an ı tek başına anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz.   Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. Bir başka deyişle Kur’an kendisini anlatan, açıklayan eşi benzeri olmayan bir nurdur.   Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olamadığımız öyle rivayet bilgilerle, ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, ALLAH IN AYETLERİNİN ANLAMI DEĞİŞİYOR VE OKUNDUĞUNDA ASLA ALLAH IN HÜKÜM VERMEDİĞİ, HATTA HİÇ BAHSETMEDİĞİ, BİR ANLAM ÇIKIYOR ORTAYA. Bir örnek vermek istiyorum.   Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağ... Devamı

Ali İmran Suresi 187. Ayet Ve Allah a Verdiğimiz Söz.

2015-02-13 04:14:00

        Değerli din kardeşlerim. Bugünkü yazımın konusu, Ali İmran suresi 187. ayet olacaktır. Bu ayet aslında bizlere o kadar önemli uyarılar yapıyor ki, zerre kadar Kur’an dan nasibini alan ve düşünen, yaptığımız yanlışların farkına varacaktır. Gelin önce ayeti yazalım, daha sonrada ayet üzerinde birlikte düşünelim.   Ali İmran 187: Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: “ONU İNSANLARA AÇIKLAYINIZ VE HİÇBİR ŞEY GİZLEMEYİNİZ.” Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür! (Bayraktar Bayraklı meali)   Allah Kur’an indirilmeden önceki, Ehli kitaptan bahsederek, onlardan bir söz aldıklarından bahsediyor. İman ettiklerini söyleyen Ehli kitap, Allah ın gönderdiği kitaplara iman ettiğini ve O kitapta gördükleri her şeyi hurafe ve batıl karıştırmadan yaşayacaklarına söz vermişler.  Kitabı duymayanlara duyuracaklarına, anlatacaklarına ve çok daha önemlisi kitaptan HİÇBİR ŞEYİ GİZLEMEYECEKLERİ, DEĞİŞTİRMEYECEKLERİ KONUSUNDA, söz aldığından bahsediyor.    Peki, Ehli kitap sözünde durmuş muydu? Elbette durmadı ve Allah ın gönderdiği kitabı, çevresine duyurmayı yaymayı bırakın, atalarından kendilerine ulaşan batıl, rivayet ve sanı bilgileri, Allah ın kitabının önüne geçirdiler. Daha da kötüsü, atalarının batıl inançlarını yaşayabilmek için, Allah ın ayetlerini toplumdan gizlediler. Yani sözlerinde durmadılar. Yaradan da bu Ehli kitabın sözlerinde durmadıklarını, ALLAH IN AYETLERİNİ KULAK ARKASI ETTİKLERİNİ VE ALLAH IN GERÇEKLERİNİ, MADDİ &Cced... Devamı

Namazlarımızda Türkçe Ayet Okuyabilir Miyiz?

2015-02-12 16:51:00

      Diyanet İşleri başkanlığına, şöyle bir soru sordum; Bizler Kur’an ın Türkçe mealinden ayetleri namazlarımızda okuyabilir miyiz? Aldığım cevabı sizlerle paylaşıp, üzerinde konuşmak istiyorum. Bakın ilk bölümlerinde neler söylemişler.     (Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Arabistan'da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O'nun tebliğ ettiği Kuranı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir. Ancak Yüce Rabbimiz bütün insanlığa son kitabı ve edebi hitabı olan Kuran-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapçayı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir.)     Yukarıdaki açıklama gayet güzel, Allah ın ne söylediğini nasıl bir insan olmamızı istediğini, ancak sözleri anlamakla gerçekleştirebileceğimiz mantığından hareketle, çok güzel anlatılmış. Yazıya devam edelim, bakalım verilen cevap bu şekliyle mi bitiyor.   (Kuran-ı Kerim'in namazda Türkçe tercümesinin okunmasına gelince: Kuran-ı Kerim'de "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun" (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kuran-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir saha biye namaz kılmayı tarif ederken "...sonra Kuran'dan hafızanda bulunandan kolayına geleni oku." (Müslim, Salat, 45) buyurmuştu. Bu itibarla namazda kıraat yani Kuran okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır. Bilindiği üzere Kuran, Cenab-ı Hakk'ın Hz.Muhammed (s.a)'... Devamı

Kur'an dan DUA Ayet Örnekleri.

2015-02-12 04:31:00

11 Subat         KUR’AN DAN DUA AYET ÖRNEKLERİ   201 - Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahi rette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.  Bakara (Sığır) Suresi   250 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır ve inkârcılara karşı bize yardım et. Bakara (Sığır) Suresi    16 - Rabbimiz! Şüphesiz biz inandık, günahlarımızı bağışla, ateş azabından koru bizi. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    147 - Rabbimiz! Günahlarımızı ve taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam bastır ve inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    126 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı teslim olanlar olarak al. Araf (Orta Yer) Suresi    155 - Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla, bize şefkat göster, sen bağışlayanların en hayırlısısın. 156 - Bize hem bu dünyada, hem de ahi rette güzellik yaz. Şüphesiz ki biz sana yöneldik. Araf (Orta Yer) Suresi    85 - Biz yalnız Allah’a dayandık. Rabbimiz! Bizi zulüm eden bir toplum için bir fitne yapma. 86 - Ve rahmetinle bizi inkârcılar topluluğundan kurtar. Yunus (Yunus) Suresi    47 - Rabbim! Bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamazsan ve bana şefkat göstermezsen kaybedenlerden olurum. Hud (Hud) Suresi    38 - Rabbimiz! Şüphesiz Sen, bizim gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. İbrahim (İbrahim) Suresi    40 - Rabbim! Benim namazı özenle yerine ge... Devamı

Yanlış İnançlarımızı Bakın Nasıl Kullanıyorlar.

2015-02-12 02:49:00

        İnternette gezinirken, Hıristiyan ve Yahudi propagandası yapılan bir sitede, çok ilginç bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, farkında olmadan yaptığımız yanlışlarımıza, dikkat çekmek adınadır. Eğer dikkatli olmaz, düşünmeden her söylenene, rivayete iman edersek, farkında olmadan inkârcılar saffında olmamız, kaçınılmaz olacaktır.   Kur’an a ve dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur’an dışından günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriliyor bu sitede. Böylelikle Tevrat’ın, peygamberimiz zamanında bile Kur an ellerinde olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Peygamberimizin Tevrat ı kullanıldığını, örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan, hadisler örnek verilerek. Günümüzde en güvenilir olduğu söylenen hadis toplayıcısı “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına. AMA BİZİM YANLIŞ İNANÇLARIMIZI KULLANARAK.   ( Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:     “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Ya... Devamı

Hadisleri Savunurken Yaptığımız Mantık Hatası.

2015-02-12 01:54:00

    Bir sitede, hadis konusundaki bir yazıma verilen cevap, günümüzde yaptığımız yanlışlara çok önemli ışık tuttuğu için, sizlerle paylaşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istedim. Bakın kardeşimiz nasıl bir cevap yazmış, hiç ayrım yapmadan, rivayet hadisleri savunmak adına.   (Kur’an-ı kerim Resulullaha inmedi mi? Resulullaha namaz kılmadı mı? Ömür boyu kıldığı namaz tevatürle yani icma ile bildirilmedi mi? Onun kıldığı namaz gibi kılmak niye yanlış olsun? Namazın nasıl kılınacağı, kaç rekât olduğu, hangi vakitlerde kılınacağı, namazı nelerin bozacağı, nelerin bozmayacağı hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.)   Çok ilginçtir ömür boyunca kıldığımız namazın, TEVATÜRLE öğrendiğimizi söylüyor. İşte içinde bulunduğumuz İslam inancının, ne derece tehlikeli boyutlarda oluşunun kanıtıdır bu sözler. Tevatür sözünün anlamını, sözlükten önce aktarmak istiyorum.   ( Bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti.)    Kur’an ı bir kez anlayarak ve düşünerek okuyan bir insan, asla ve asla bu şekilde bir inancı, Kur’an ın kabul etmeyeceğini bilir. Kur’an açık ve net deliller üzerine hareket edilmesini emreder. ÇÜNKÜ ALLAH, EMİN OLMADIĞINIZ BİLGİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN DER VE BUNUN TERSİNİ YAPARSANIZ, SİZLERİ CEZALANDIRIRIM DİYE UYARIR. Her konuda Yaradan, bizleri bağlayacak tüm bilgileri, Kur’an da verdiğini söyler. Ama bizler geleneğin öğretisini Kur’an da bulamadığımızda, Kur’an a açıkça saygısızlık yaparak, bakın Kur’an da şunlar ya da bunlar yok, demek ki her şey Kur’an da olmuyormuş, deme hatasına düşeriz.   Peygamb... Devamı

Kutuplarda Oruç Nasıl Tutulur.

2015-02-12 00:28:00

      Değerli din kardeşlerim,  dünyanın az da olsa bazı bölgelerinde altı ay gece, altı ay gündüz yaşanıyor. Bu durumda oruca nasıl başlayacağız, nasıl bitireceğiz sorusu karşımıza çıkıyor.    Kur’an akıl ve mantık dinidir. Ayrıca bir sorunumuzu Kur’an a arz ettiğimizde, ayetlerde verilen örneklerin anlamlarını, bizlere zikrediliş şekilleri ve asıl amacı üzerinde dikkatle düşündüğümüzde, bu bölgede olan Müslümanların oruca nasıl başlayacaklarına, çok kolay karar vereceklerini düşünüyorum. Tabi bizler ayetlerin anlamlarını daraltıp, kendi nefislerimizce ayetlerin anlamlarını değiştirmiyorsak bunu yapabiliriz.   Bizlere oruca başlama, ya da namaz vakitleri öyle dakika hesabı yapılarak öğretilmiştir ki, bizde zannediyoruz bunun esnekliği yok. Hâlbuki ayetlere dikkatle baktığımızda, yaradan çok sınırlı bir zamandan asla bahsetmemiştir. Allah yemin ederek, bu dini/kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa birçok kez, sizce çok kısıtlı bir zamanı, bu konular için ayırmış olabilir mi?   Diyelim ki biz o bölgede yaşıyoruz ve bilim adamlarının bu bölgenin istisnai konumu hakkında detaylı bilgisi yok. O zaman bu konularda, ne yapmamız gerekir? Ya da bu bölgede yüzlerce yıl önce yaşadığımızı kabul edelim. Allah oruca ne zaman başlayıp, ne zaman bitirmemizin tarifini nasıl yapıyor önce ona bakalım. Bakara suresi 187. ayetinde, iki farklı mealden yazdım, örnek alarak bakın ne diyor.   ( Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırt edilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın.)   (Gecenin karanlığından tanyerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. ... Devamı

Oruca Başlama Vakti Ve Kur'an.

2015-02-11 23:34:00

    Ramazan bizler için çok önemli bir aydır, çünkü Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Rabbimiz yalnız bizlere değil, bizden öncekilere de oruç tutmayı farz kıldığını, Kur’an da şöyle anlatır.   Bakara 183: Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR.   Bu ayetten de anlaşılıyor ki oruç, bizlerin korunması maksadıyla emredilmiştir. Allah yine bir ayetinde, orucun faydasını anlatmak içinde, şöyle söyler bizlere.   ( VE ORUÇ TUTMANIZ, EĞER BİLİRSENİZ, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.)   Allah bizler için faydası olan, oruç konusunda Kur’an da, çok detaylı bilgilerde vermektedir. Benim üzerinde durmak istediğim konu ise, bugün bizlerin oruca başlama vaktinin, Kur’an ın emrettiği zaman ile aynı olup olmadığı konusunda, konuşmak ve sizleri bu konu hakkında, düşünmeye davet etmek olacaktır.   Her yıl dağıtılan imsakiyelerde, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği imsak ve namaz vakitleri yazılıdır. SABAH EZANI OKUNDUĞUNDA, ARTIK ORUCA BAŞLAMAMIZ GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMİŞTİR BİZLERE.    Gerçekten bu bilgi doğrumudur. Allah ın rehberinde, oruca başlama vaktini izah ettiği örneğiyle, örtüşüyor mu bu bilgiler. Yine sabah ezanı günümüzde, Kur’an ın tarif ettiği vakitte mi okunuyor? İşte bir başka düşünmemiz gereken soru. Aslında konuyla da çok bağlantılı.   Bizlerin Kur’an ile irtibatımız kesik olduğu için, ne söyleniyorsa yapmak zorunda kalıyoruz. Din adına Kur’an dan konuşmak isteyenlere de, senin eğitimin ne ki bu konuda konuşuyorsun, DİN İŞİNİ BİZLERE BIRAKIN diyerek toplum su... Devamı

Hac AREFE Ve Kurban Bayramı.

2015-02-10 18:24:00

      İnancımızı yaşarken, yaptığımız yanlışları her nedense görmek istemiyoruz. Her zaman ki gibi, Hac konusunda yaşanan karmaşa, bizlere öğretilen rivayetleri ne derece dikkatle düşünmemiz gerektiğini, bir kez daha bizlere gösteriyor.    Yaradan yıl 12 ay, dördü haram aydır der ve bu haram aylarda savaşmanın yasaklandığını anlatır. Ayrıca savaş yasağının nedenini de açıklayarak, Bakara suresi 217. ayetinde bakın nasıl bir açıklama yapar.   (Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah'ı inkâr etmek, MES-CİD-İ HARAM'IN ZİYARETİNE MÂNİ OLMAK ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.)    Demek ki haram ayların konmasının nedeni, Allah ın Hac emrini yerine getirmek maksadıyla, Mescidi Harama ziyarete gelenlerin, engellenmeden rahatça ibadetlerini yapabilmeleri için, özellikle Rabbin tahsis ettiği aylar olduğu anlaşılıyor. BU AYLAR HZ. İBRAHİM DEN PEYGAMBERİMİZ DÖNEMİNE KADAR, HAC MAKSADIYLA KULLANILMIŞ İSE, PEYGAMBERİMİZDEN SONRADA AYNI AMAÇLA KULLANILACAĞI ÇOK AÇIKTIR. Yine Bakara suresi 189. ayetinde özellikle çoğul kullanarak, bakın ne diyor.   (Sana, HİLAL ŞEKLİNDE YENİ DOĞAN AYLARI SORARLAR. De ki: Onlar, insanlar ve ÖZELLİKLE HAC İÇİN VAKİT ÖLÇÜLERİDİR.)   Demek ki, haram aylar içinde, hac vaktinin nasıl başlayacağı detayı da veriliyor.  Dikkat ederseniz çoğul kullanılarak, hac için vakit ölçüsüdür diyor.   Bildiğiniz gibi, hac vakti belli aylarda yapılacak olup, diğer zamanlarda ise umre yapılabiliyor. Bunun da açıklamasını K... Devamı

Peygamberimizin ÜMMİ Gerçeğini Kabul Edemeyenler.

2015-02-11 02:41:00

        Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, peygamberimizin ÜMMİ oluşu üzerine olacaktır. Bu konuyu eğer Kur’an dan doğru anlarsak, bizlere çok şeylerin anlatacağına inanıyorum. Birçok konuda olduğu gibi, bizler hurafe inançlarımızı yaşayabilmek adına, Kur’an ın ÜMMİ gerçeğinin üstünü örterek, Allah ın bizlere anlatmaya çalıştığını böylece anlayamadık.   Bugün geleneksel İslam toplumu, Kur’an da geçen peygamberimizin ÜMMİ oluşunu anlatırken, okuma yazma bilmeyen anlamında olduğu söylenir. Sizce Allah okuma yazma bilmeyen bir kulunu topluma lider, elçi, peygamber olarak gönderir mi? Peygamberimizin bildiğiniz gibi, amcası Mekke de Kureyş in ileri gelen ticaret adamlarından, Ebu Talib in yanında çok itinayla büyümüş ve hayatını ticaret yapmakla geçirmiştir. Sizce çok önemli konumda olan bir ticaret adamı, kendi evlatlarından ayırmadan büyüttüğü peygamberimize, okuma yazma öğretmediğini nasıl söyleriz. Bu iftirayı atanları, Allah a havale ediyorum.   Peki, neden peygamberimizi okuma yazma bilmeyen bir peygamber, ilan etme gereği duymuşlardır? İşte burası çok önemli. Önce Kur’an ÜMMİ peygamber sözüyle, ne anlatmak istiyor onu anlayalım, daha sonra bu gerçekleri neden görmek istemeyenler çıkmış, onun üzerinde düşünelim.   Kur’an peygamberimizden ÜMMİ peygamber diye bahseder. Bakın ÜMMİ olanlardan nasıl bahsediyor.   Cuma 2: ÇÜNKÜ ÜMMİLERE İÇLERİNDEN, KENDİLERİNE AYETLERİNİ OKUYAN, ONLARI TEMİZLEYEN, ONLARA KİTAB'I VE HİKMETİ ÖĞRETEN BİR PEYGAMBER GÖND... Devamı

Bizler Yoksa İnkarcı Müslümanlardan Olmayalım.

2015-02-09 23:53:00

  Bu yazımda sizleri, öyle bir konuda düşünmeye davet etmek istiyorum ki, belki de aklınıza hiç gelmemiştir. Sizlere sorsam ve desem ki, BİZLER YOKSA KÂFİRLEŞMENİN YOLUNDA, İNKÂRCI MÜSLÜMANLARDAN OLMAYALIM. Ne dersiniz çok ağır bir itham mı? Gelin bunu birlikte, Kur’an ın ışığında anlamaya çalışalım.   Kur’an kâfir ve inkârcı sözlerini, Allah a ve elçisine hiç iman etmeyenler için kullandığı gibi, Kur’an ın hükümlerinden bir tanesini bile göz ardı ederek, üstünü örterek hayatına geçirmeyenlere, İNKÂRCI VE KÂFİR OLDULAR DER.   Örneğin Sad suresi 74. ayetinde Allah, İblisin Âdeme secde etmesine karşı çıktığı için inkârcı, kâfirlerden olduğunun örneğini verir. Maide suresi 17. ayetinde Hıristiyanların yaptığı bir yanlışı örnek verir ve  şüphesiz Allah Meryem oğlu Mesih tir diyenler, and olsun kafir olmuşlardır diyerek, aslında iman ettim demekle, işin bitmeyeceğini, dinin bir bütün olduğunu, kurallarına tamamen uyulması gerektiğini anlatır bizlere. Bakın bu konuda da bizleri nasıl uyarır.   Ali İmran 90: İNANDIKTAN SONRA KÂFİRLİĞE SAPIP, SONRA İNKÂRCILIKTA DAHA DA İLERİ GİDENLERİN tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler. (Diyanet vakfı meali)   Bu ayetten acaba Allah, hangi konulardan bahsediyor olabilir. İnandıktan sonra, kâfirliğe sapmak ne demek? Yazımızın başında verdiğimiz örneklerde olduğu gibi, Allah ın hükümlerine tamamen ters düşen bir şeyi, sırf atalarımızdan bizlere ulaşan bir inancı yaşamak adına, Allah ın ayetlerini görmezden gelerek, inancımızın arasına karıştırırsak bizlerde kâfirlerden, inkârcılardan oluru... Devamı

Furkan Suresi 27 ve 28. Ayetlerin Bizleri Uyarıları.

2015-02-09 02:01:00

            Bugün sizleri, Furkan suresi 27 ve 28. ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayetleri yazalım.   Furkan 27: O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: 'AH KEŞKE, ELÇİYLE BİRLİKTE BİR YOL EDİNMİŞ OLSAYDIM. 28: Yazık bana! KEŞKE FALANCAYI (BATIL YOLCUSUNU) DOST EDİNMESEYDİM.   Yüce Rabbimiz e şükürler olsun ki düşünene, aklını kullanana çok şeyler anlatıyor ayetlerinde. Kur’an a başkalarının etkisi altında kalmadan, hurafe inançlarına delil aramadan, düşünerek ahhh bir bakabilsek.   Önce şunu unutmayalım, indirilen tüm ayetler o günkü toplumun yaptığı yanlışlar üzerine indirilmiştir. Ama öyle bir anlatım ve izah vardır ki, her çağda ve zamanda bu ayetlerden bizler ders alabiliriz. Demek ki Kur’an tebliğ edilirken, atalarının hurafe inançlarından vazgeçemeyen, bazı kişilerin yaptıkları yanlışları, mahşer günü farkına vararak, neler söyleyeceklerini daha o gün gelmeden hatırlatarak, toplum uyarılıyor. Uyarı üzerinde hepimiz dikkatle düşünmeliyiz. KEŞKE FALANCAYI DOST, VELİ EDİNMESEYDİM DİYE, MAHŞER GÜNÜ PİŞMAN OLACAKLARDAN BAHSEDİLİYOR.   Ayetin bu uyarısından, acaba bizler nasıl bir ders almalıyız? İsterseniz herkes kendi nefsinde, ayeti günümüze adapte edip düşünsün. Sanırım düşünen, Kur’anı rehber alan, çok dersler çıkartacaktır. BUGÜNDE BATIL İNANÇLARIMIZI YAŞAMAK ADINA, KUR’AN IN YÜZLERCE AYETİNİ, NE YAZIK Kİ GÖRMEZDEN GELİYORUZ. Şimdi de aşağıdaki ayet üzerinde düşünelim.   Ali İmran 101: Size All... Devamı

Başörtüsü Konusuna Kur'an dan Delil Arama Çabaları.

2015-02-08 10:09:00

  Sizlere başörtüsü konusundaki yazıma, cevap veren bir kardeşimizin, başörtüsüne Kur’an dan nasıl delil arama çabasında olduğunun, örneğini vermek istiyorum. Çünkü bu düşünce ne yazık ki başörtüsüne, Kur’an dan delil gösterilmekte. Nur suresi 31. ayet kast edilerek, şunlar söyleniyor.   (Ayet zaten hali hazırda kullanılmakta olan başörtüsünü tastik ediyor (kullanımını doğruluyor), kullanmaya devam edin diyor ve kullanım şekline açıklık getiriyor. Tıpkı namaz farz deyip nasıl kılınacağını tarif etmesi gibi. Başka bir tabirle``örtüyle sadece başlarınızı örtmeyin, göğüs yırtmaçlarını da örtün`deniyor.)`   Bildiğiniz gibi konumuz, Nur suresi 31. ayet. Allah bu ayette HIMAR kelimesini kullanarak, göğüs açıklığınızı bununla örtün diyor. Yani ayette verilen hüküm yalnız göğsün örtülmesi emri. İşte anlaşmaya varılamayan, bu kelimeye verilen anlamda. Başörtüsüne delil bu ayeti gösterenler, bu kelimenin anlamı başörtüdür diyor, bir kısmı da yalnız örtü anlamında olduğunu söylüyorlar.   Bizler hangi düşüncenin doğru olduğunu değil, ayetin ne anlattığını anlamaya çalışalım. Çünkü Allah ın ayette bizlere anlatmak istediğini, birileri kasıtlı değiştirmek istese dahi, Kur’an bütünlüğünde asla farklı bir anlam vermeyi başaramaz. Çünkü Kur’an kendisini anlatan, izah eden, açıklayan eşi benzeri olmayan bir nurdur, rehberdir.   Gelelim arkadaşımızın, yazıma verdiği cevaba. Arkadaşımızda ayetten, başın örtülme emrini zaten açıkça anlamamış. Ama arkadaş... Devamı

Ramazanda itikafta Bulunmak.

2015-02-08 05:21:00

EKİM       ALLAH ın Kur’an da emrettiği bu emrini, gerçekten çoğumuz bilmeyiz. Bilenlerde görmezden gelir, sözünü bile edeni duymazsınız. Geçen gün televizyonda gündeme geldi. Camilerde kalma konusundan bahsedilirken, emniyet olarak pek uygun değil, ama biz bunların emniyetini almalıyız, gibi sözlerle geçiştirildi. Gelelim bahse konu ayete.   Bakara 187: Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip bağışladı. Artık Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyiniz. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. MESCİTLERDE İTİKÂFA ÇEKİLMİŞ OLDUĞUNUZ ZAMANLARDA KADINLARLA BİRLEŞMEYİNİZ. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.   Bizleri ilgilendiren ve ayette geçen kısmını hatırlayalım.   (MESCİTLERDE İTİKÂFA ÇEKİLMİŞ OLDUĞUNUZ ZAMANLARDA, KADINLARLA BİRLEŞMEYİNİZ.)   Ayette bahsedilen itikâfa çekilmenin, Ramazan ayında olduğunu önce unutmayalım. Peki, İtikâfa çekilmek, kelime anlamıyla ne anlama geliyor. İTİKÂF BİR KONU ÜZERİNDE DERİNLEMESİNE DURMAK VE ORTALIKTA GÖRÜNMEMEK, KENARA ÇEKİLMEK ANLAMINDA KULLANILIR.Ayette de bu anlamda kullanılıyor.   Dikkat ederseniz, itikâfta bulunulacak yerden bahsederken, mescid sözcüğünü kullanıyor. Ne yazık ki bu sözlerd... Devamı

Kur'an Veliler, Şeyhler Edinmemizi Yasaklamıştır.

2015-02-08 01:42:00

        Bir kardeşim benim yazımda, velilerin ardı sıra gitmenin, Allah tarafından yasaklandığı ayetini hatırlattığımda, bana şöyle bir cevap yazmış.   (Yasaklanan veli kavramı, şeytan ve avanelerine davet eden velilerdir. Bu kezzaplardır, belamlardır, putlardır vs..)   Gelin bu konuya, Kur’an dan cevap arayalım. Acaba Allah, benden başka güveneceğiniz, yardım isteyeceğiniz veliniz, dostunuz yok derken, nelerden bahsediyor ve bu konuda bizleri nasıl uyarıyor.    Araf 3: (Ey insanlar), Rabbinizden size indirilene uyun ve O'NDAN BAŞKA VELİLERE UYMAYIN. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Zümer 3: Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O’NUN YANINDA BİRİLERİNİ DAHA VELİLER EDİNEREK, "BİZ ONLARA, BİZİ ALLAH'A YAKLAŞTIRMALARI DIŞINDA BİR ŞEY İÇİN KULLUK ETMİYORUZ." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.   İki ayette de çok açık Allah, din ve iman adına ardı sıra gidilecek, yalnız Allah dır diyor. Çünkü Allah dan ve onun gönderdiği kitaptan başka, güvenilecek kaynağımızın olmadığını açıkça bizlere iletiyor. Hatta elçisine de, sana indirdiğim Kur’an ile onlara hükmet diyerek, konuyu açıklığa kavuşturuyor bir başka ayetinde. Allah ın yanında hiçbir beşeri veli, yani güvenilecek dost edinerek, bu yolla Allah a yaklaşacağını zannedenlerin, yanıldıklarını belirtiyor.    Demek ki arkadaşımızın söylediği gibi değilmiş. Neden değilmiş, onu şimdi daha netleştirmeye çalışalım. Arkadaşımız ne diyordu... Devamı

Kur'an da Mezheplere, Fırkalara Bölünmek Yasaklanmıştır.

2015-02-07 07:31:00

                Günümüzde çok konuşulan ve tartışılan bir konuda, mezhepler konusudur. Mezhepleri savunanlar, mezhep âlimlerinin asla ümmeti bölüp parçalamak maksadı ile çalışmalar yapmadığını ve İslam tarihinde mezhep çatışmalarının olmadığını söylemektedirler. İslam ın mezheplere bölünmesini savunanlar, yine her zaman yaptıkları gibi, peygamberimizin üzerinden, deliller bulma çabasına girmişlerdir.   (Ümmetimin âlimleri arasındaki ayrılık rahmettir.”  ve “Ümmetimin âlimleri asla yanlış üzerinde  ittifak etmezler.” Buyurdular.)   Sizce yukarıdaki sözleri, peygamberimiz söylemiş olabilir mi? Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okuyan bir insanın, önce bunu asla kabul etmeyeceğini, peşinen söylemek isterim. Çünkü din şaka götürmez ve asla risk edilecek bir konu değildir. Ayrıca hatasız insan olmaz. İslam ı, kişilerin sözlerine göre değil, yalnız Kur’an a göre yaşamalıyız. Beşeri sözlerin yanlış aktarılma ve yine yanlış bilgilerle karışma riski, her zaman vardır.   Mezhepleri savunan kardeşlerimiz, mezhep imamlarının İslam ı bölmek adına bir çabalarının olmadığını söylüyor. Bakın buna hiç itirazım olmaz. Çünkü gerçekten bunu bilemeyiz. Belki de iyi niyetle başlayan bilgilendirme, yol gösterme çalışmaları, daha sonra bazı kişilerin, konuyu saptırmış olabileceklerini, hatta din düşmanlarının, dine bu yolla nifak sokma çabalarını, göz ardı etmemeliyiz. Çünkü mezheplerde aynı konuda bile, çok farklı inançlar oluşmu... Devamı