Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (452)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Allah ım Merhametsizleri Bizlere Musallat Etme.

2015-11-10 12:45:00

      İslam dini demokrasiye, yani toplumun seçimle ehil insanlar tarafından yönetilmesine önem verir. Onun içinde Allah iman edenleri uyararak, bakın ne tavsiyede bulunur.   Nisa 58: Allah, size,EMANETLERİ MUTLAKA EHLİNE VERMENİZİ ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman ADALETLE HÜKMETMENİZİ emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. (Diyanet meali)   Demek ki Allah ın emri, bizleri yönetecek kişilerin adaletten ayrılmayan, ehil insanlardan seçmemizi özellikle istiyor. Seçilmiş yöneticilerinde, adaletle hükmetmesi uyarısını yapıyor. Ya bu emri toplum olarak yerine getirmiyorsak, sonuç ne olur? Ya bu toplum, yine Kur’an ın uyardığı gibi, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın emri yerine, batıl inançların ardı sıra gidiyorsa ne olacak. Onun içinde uyarıyor Yaradan ve bakın ne diyor.   Rad 11: Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. ALLAH BİR KAVME VERDİĞİNİ, O KAVİM KENDİSİNİ BOZUP DEĞİŞTİRMEDİKÇE DEĞİŞTİRMEZ. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de imkân yoktur. Onlar için Allah'dan başka bir veli de bulunmaz. (Elmalı meali)   Yukarıdaki ayet aslında, içinde yaşadığımız yanlışların tam özünü anlatıyor ve diyor ki, sizleri takip ediyorum. Bana Müslüman olduğunuzda, iman ettim dediğinizde verdiğiniz sözü tutup tutmadığınıza bakıyorum. Verdiğiniz sözden dolayı, sizlere verdiğim bereket, sağlık ve mutluğu, huzuru sizler verdiğiniz sözü tuttuğunuz sürece değiştirmem. Eğer s&o... Devamı

ŞANS Sizce Ne Anlama Geliyor

2015-11-05 12:11:00

    Hepimizin çok sık kullandığı bir kelimedir ŞANS. Hiç tahmin etmediğimiz bir şeyin olması, ya da tam tersine olmasını istediğimiz bir şeyin olmaması durumunda da kullanırız. Ya çok şanslıymışım deriz, istediğimiz şey olmadığında da, şansımız yokmuş der geçeriz.   Sizce şans ne demek, hiç düşündünüz mü? Türk dil kurumunun sözlüğüne baktığımızda şansı bakın nasıl açıklıyor.   “Mantıkla açıklanamayan, birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek. Doğaüstü güç.“   İşin doğrusu, çok fazla akıl erdiremediğimiz konular başımıza geldiğinde kullanırız bu kelimeyi. Şans kelimesini tarif ederken, mantıkla açıklayamadığımız ve rastlantısal olaylar deyip geçeriz. Sizce bizlerin başına gelen ve şans diyerek geçiştirdiğimiz bazı olaylar, rastlantı mı? Hiçbir gücün etkisi yok mu başımıza gelen olaylarda? O zaman rastlantı ne demek? Bakın bu kelimede açıklanamıyor.   Önce şunu asla unutmamalıyız. Rastlandı diye bir şey asla olamaz. Bunu böyle düşünmek bizlerin işine geliyor. Şansı tarif ederken, dil kurumu mantıkla açıklanamayan ifadesini kullanmış. Eğer bir olay mantıkla açıklanamıyorsa, göremediğimiz ama hissettiğimiz bir sonuç çıkıyorsa ortaya, neden bu olaya şans diyoruz da, ALLAH IN TAKDİRİ DEMİYORUZ. Hani Allah ın izni olmadan, YAPRAK BİLE KIPIRDAMIYORDU.   Kur’an bizleri uyarırken, başınıza gelen her musibet kendi ellerinizin yaptıklarındandır der. Yine bir başka uyarısında, başınıza gelen bir şer, kim bilir belki sizin için hayırdır, yine başınıza gelen bir hayır, belki de sizin için şerdir, Allah bilir siz bilmezsiniz diyerek, başımıza gelecek olayların bizler tarafından di... Devamı

Fetva Verme Makamı Zihniyeti, Toplumu Kur'an dan Uzaklaştırmıştı

2015-11-03 19:40:00

        Günümüz İslam toplumlarını, İslam ı yaşarken yönlendiren ve çok ciddi etkisi olan bir makam vardır. FETVE VERME MAKAMI. Hiç düşündünüz mü, Kur’an böyle bir makamın oluşumuna onay veriyor mu? Önce fetva ne anlama geliyor ona bakalım. (İslam hukuku ile ilgili bir sorunun, dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklayan, şeyhülislam veya müftü tarafından verilebilen belge.) (Fetva, bir hususun dine uygun olup olmadığını, hangi fıkıh kitabının neresinden alındığını bildiren hüküm, belge demektir.) Demek ki bu konuda, öyle bir makam ihdas edilmiş ki, herhangi bir konunun dine uygun olup olmadığına karar ve belge veriyor. Bu sözler ve düşüncenin, inancın tamamı Kur’an öğretisine ters düşer. Çünkü Allah bizlerin din adına sarılacağımız kitabın, rehberin, hatta sorumlu olacağımız kaynağın, yalnız KUR’AN olduğunun hükmünü, açıkça Kur’an da vermiştir. Kur’an dan başka kaynak, belge nasıl olurda kabul ederiz. Bizler gereken açıklamayı, Kur’an da bulamıyoruz da, onun için mi birilerinin fetvasına ihtiyaç duyuyoruz? Eğer evet dersek bu soruya, Allah ın Kur’an da ki uyarılarını kulak arkası yapıyoruz demektir. Çünkü Allah biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, Allah unutucu değildir, her konuda nice örnekler verdik ki anlayasınız ayetlerini göz ardı ediyoruz, görmezden geliyoruz demektir. Kur’an da fetva konusuna örnekler vardır. Örnek vermek gerekirse, Nisa 127. Ayetinde, peygamberimize hitaben Allah, senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar diyor ve bakın Rabbimiz devamında ne diyor. (De ki, onlara ait hükmü size Allah aç... Devamı

Kur'an ın KÖLELİĞE Bakışı.

2015-10-31 16:34:00

      Kölelik konusu, günümüzde çok istismar edilen bir konudur. Kur’an bilgisi fazla olmayan, ya da art niyetli İslam düşmanları, köleliğin Kur’an da geçtiğini ve hala köleliği Kur’an ın yasaklamadığı anlatılır. Gelin bu konuyu Kur’an dan birlikte anlamaya çalışalım.   Kur’an indirildiğinde, hatta çok daha önceleri, kölelik toplumların içinde yaşanan acı bir gerçekti. Yaradan bu adaletsizliği Kur’an da özellikle bahsetmiş ve toplumun kölelikten uzaklaşması adına uyarılarda bulunmuştur. Bu geçiş döneminde de Kur’an, köle ve cariyeleri koruması altına alarak, onların bir suç işlediğinde, özgür insana verilecek cezanın yarısı kadar verilmesini, indirdiği ayetlerle sağlamıştır. Köle ve cariyelerle de evlenilmesini sağlayarak, kölelikten kurtulmalarının önü açılmıştır.   Kur’an ın indirildiği dönemlerde, kölelerin Kur’an a iman edenler arasında, çok fazla olduğunu görüyoruz. Çünkü Kur’an, Allah dan başka hiç kimseye kulluk yapılamayacağını söyleyerek, KÖLELİĞİN ÖNÜNÜ KAPATMIŞTIR. Şöyle düşünün lütfen, her namazlarımızda (Fatiha 5) okuduğumuz ayette, YALNIZ SANA KULLUK EDERİZ, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ diyoruz. Siz bu sözlerden, uyarıdan, artık kimseye KUL-KÖLE olmayacaksın, emrini almadınız mı? Bu konuda Kur’an da birçok uyarılar vardır. Bir köleyi düşünün lütfen yaşamı, her şeyi bir insana bağlıdır ve onun tek bir sözü ile hareket eder. İşte Allah bunu açıkça indirdiği ayetlerle kaldırmıştır. Bu uyarıları alan Müslümanlarda, daha sonra detaylı indirilen ayetler neticesinde, k&... Devamı

Başörtüsü Konusuna, Kur'an Uyarıları Işığında Bakalım.

2015-10-23 17:25:00

        Başörtüsü konusunda uzunca yazılar yazdım, örnekler verdim. Başörtüsünün Kur’an emri olmadığını, toplumun gelenekleri ve iklimsel bir giysi olduğunu anlatmaya çalıştım. Bu yazımda başörtüsünün Kur’an emri olmadığını, farklı bir yoldan kısaca anlatmaya çalışacağım. Allah Kur’an ı doğru anlayabilmemiz ve hurafeleri din diye yaşatmak isteyenlere kanmamamız için, çok açık ve net bazı ipuçları vermiştir ve demiştir ki:   -Rabbinizden size açık bir delil geldi, size apaçık bir nur, Kuran indirdik.   -Her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız.   -Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, size gerçeği açık-seçik anlatan ayetler indirdik.   -Kur’an detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır.   Bu ayetlere benzer, onlarca ayet görebilirsiniz Kur’an da. Bu uyarılardan da anlıyoruz ki, Allah verdiği emirleri her kesin anlayabileceği, şüpheye düşmeyeceğimiz bir şekilde açık, seçik verdiğini söylüyor. Zaten Kur’an bu ayetlere MUHKEM diyor, yani şüphe duyulmayacak, tartışma götürmeyecek kadar anlaşılan, açık seçik ayetler.   Gelelim Kur’an dan, başörtüsü konusuna delil gösterilen ayete. Nur suresi 31. Ayette şöyle bir cümle geçer. ( HIMARLARINI YAKALARININ ÜZERLERİNE SALSINLAR.) Burada geçen hımar kelimesi, örtü anlamında kullanıldığı gibi, halk arasında başörtüsü anlamında da kullanılıyor olabilir, buna itirazım yok. Bu türlü bilgiler, asla Allah ın hükmünü değiştiremez ve ayetin yanlış anlaşılmas... Devamı

Ruhban Sınıfı ve Bizlerin Yaptığı Yanlışlar.

2015-10-13 11:12:00

          Bugünkü yazımın konusu, ruhbanlık üzerinde olacaktır. Bizler Müslüman olarak, bizim inancımızda ruhbanlık yoktur deriz. Gerçektende bugün yaşanan İslam inancında, ruhbanlık yok mu sizce? Gelin önce ruhbanlık ne anlama geliyor, onu anlamaya çalışalım. Daha sonrada kendimizi, bu konuda sorgulayalım.   Ruhbanlık sınıfı, başta Hıristiyanlıkta ön plana çıkmakla birlikte, birçok inançta görülmektedir. Bu sınıf dini, topluma anlatmakla görevli olduklarını, hatta bu dünyada Allah ın temsilcileri olarak, Allah ile kulları arasında aracı olduklarına inanırlar. Hıristiyanlıkta çok önemli bir yeri olan Papa, bu dünyada Allah ın temsilcisi olarak görür kendisini. Papa ve kilisedeki papazlar, Allah dan aldığı yetkilerle, insanların günahlarını bile bağışladıklarına inanırlar. Bir başka deyişle ruhban sınıfı diğer insanlardan imtiyazlı, dini tek ellerinde bulunduran ve istedikleri gibi şekillendiren, ALLAH İLE KULU ARASINDA, ARACI OLAN BİR SINIFTIR.   Gelelim İslam inancına. Kur’an İslam dininde, hatta Allah ın gönderdiği tüm kitaplarda, ruhban sınıfının asla olmadığını, bunu kendilerinin uydurduklarını söylemiştir. Kur’an a birlikte bakalım.   Hadid 27: Sonra onların ardından da peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da onların ardından gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duyguları koyduk. RUHBANLIĞI İSE KENDİLERİ UYDURDULAR. BİZ ONU KENDİLERİNE YAZMADIK. Ancak onlar Allah'ın rızasını kazanmak arzusu ile bunu yaptılar; AMA BUNA GEREĞİ GİBİ DE UYMADILAR. Onlardan da inananlara ödüllerini verdik. Onların çoğu yoldan çıkmışlardır. (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayete baktığımızda,... Devamı

Büyücülük Konusu Ve Kur'an. ( Bakara Suresi 102. Ayet)

2015-10-06 14:16:00

  Bugünkü yazımın konusu, İslam toplumunda kafaların çok karışık olduğu konu, sihir/büyücülük konusu olacaktır.  Gerçektende anlatılanlara inandığımızda, kafaların karışmaması, hatta korkmamak mümkün değil. Gelin önce büyü konusunda, toplumumuzda neler anlatılıyor, kısaca göz atalım.   (Büyü, “Tabiatüstü gizli güçlerle ilişki kurularak zararlı, faydalı veya koruma gayeli bazı sonuçlar elde etmek için yapılan işler” şeklinde tarif ediliyor. Başlıca gayesi ise daima çıkar odaklı olması… Büyü, olağanüstü etkileyici bir güç veya bilgiye sahip olduğuna inanılan kişilere yaptırılıyor. Bu kişilerin yeteneklerini iyiye de kötüye de kullanabileceklerine inanılıyor. Araç olarak ise; ruhlar, cinler, şeytanlar, canlı veya ölmüş bazı hayvanlar kullanılıyor. Eşlerin veya başka kişilerin arasını açmak, insanın bazı kabiliyetlerini, dilini, bahtını bağlamak, malına ve canına zarar vermek, kız veya erkeklerin bahtını bağlamak gibi durumlarda bu yola başvuruluyor.)   Anlatıldığı güçte insanlar varsa ve bu insanlara engel olamıyorsak, bu insanlardan korkmamak sizce mümkün mü? Tabiatüstü gücün olmadığını, tek güç Allah ın olduğunu asla unutmayalım. Bu söylenenleri, Kur’an ışığında basitçe düşünelim önce. Hatırlarsanız Allah Kur’an da birçok ayetinde, İNSANLARDAN KORKMAYIN, BENDEN KORKUN diye uyarıyordu. Ali İmran suresi 175. ayetinde de yine bakın nasıl uyarıyordu bizleri.   (İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer müminlerseniz, Benden korkun.)   Allah yalnız benden korkun, bu türlü sözlerle şeytan ... Devamı

Peygamberimizin Evlatlığı Zeyd in, Boşandığı Eşiyle Evlenmesi Ko

2015-09-29 12:19:00

  Peygamberimizin evlatlığı, Zeyd in boşandığı eşiyle evlenmesi konusunda, birçok yalan, yanlış bilgilerin söylendiği ve yazıldığını görüyoruz. Tabi tüm bunlar İslam düşmanları, ya da gerçekleri gereği gibi anlayamayan, din kardeşlerimiz diyebilirim. Gelin bu konuyu yanlış bilgiler ışığında değil, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım.   Ahzab 37:  Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine yardım etiğin kişiye, “EŞİNDEN AYRILMA, ALLAH'A SAYGI DUY” dediğin anı hatırla! OYSA SEN, İÇİNDE ALLAH'IN AÇIĞA ÇIKARACAĞI BİR ŞEYİ GİZLİYOR VE İNSANLARDAN ÇEKİNİYORDUN. Hâlbuki Allah, çekinmeye daha lâyıktır. Müminlere, evlatlıkları eşlerinden ayrıldıklarında onların boşanmış eşleriyle evlenmelerinde bir sıkıntı olmaması için ZEYD, EŞİNDEN İLGİSİNİ TAMAMEN KESİP AYRILINCA ONU SANA NİKÂHLADIK. ALLAH'IN EMRİ KESİNLEŞMİŞTİR. ( Bayraktar Bayraklı Meali)   Zeyd peygamberimizin evlatlığıydı. Onu çok sevdiği için akrabası, halasının kızı Zeynep ile evlendirmişti. Fakat Zeynep ile Zeyd geçinememişlerdi. Bu geçimsizliklerini bilen peygamberimiz ayette zikredildiği gibi, EŞİNDEN AYRILMA ALLAH A SAYGI DUY diye, evlatlık Zeyd i sürekli uyarmaktaydı. Fakat sürekli geçimsizliğini görünce peygamberimiz, boşanmalarına izin vermiştir.    Ayete dikkat ederseniz peygamberimiz, Allah ın açığa çıkaracağı şeyi bildiğin için, toplumdan çekiniyorsun diyor. Bu sözlere öyle yalan ve yanlış, peygamberimize iftira atacak anlamlar veriyorlar ve peygamberimizin, evlatlık Zeyd in eşinde gözü vardı da, onun için boşanınca, onunla hemen evlendi diyebilecek kadar, iftiracı rezil olabiliyorlar. Önce şunu söylemek i... Devamı

Kur'an da Kadının Şahitlik Konusu Nasıldır?

2015-09-28 11:19:00

    Cuma hutbesinde vaiz hocanın anlattıkları, günümüzde bizlere dini anlatanların, nasıl Kur’an dan uzak olduğunu bir kez daha bana hatırlattı. Konu, kadınların şahitlik yapma konusuydu. Vaiz hoca bir eve dini nikâh kıymak için gittiğinde, başına gelenlerden örnekler veriyordu hutbede.   Dini nikâh kıydırmak isteyen gelin, şahit olarak kız arkadaşlarını getirmiş. Tabi vaiz iki bayanın şahitliği yetmeyeceğini, bir erkeğin daha olması gerektiğini söylemiş ve açıklama yapmış. Ya iki erkek olacak, ya da bir erkeğin yerine, iki kadın olması gerekir demiş. Tabi bunu söyleyince, orta yaşlı namazında niyazında olan bir bayan, bunu vaizin sözlerinden anlıyoruz, itiraz etmiş ve demiş ki, Allah kadını ve erkeği eşit yaratmamış mıdır da, iki kadın bir erkeğin yerini tutuyor. Tabi bu sözleri duyan vaiz, bakın neler söylemiş bayana.   (Hanım, sözlerinize dikkat edin, bu Kur’an da Allah ın emridir, bilmeden konuşuyorsun, DİKKATLİ OL KILDIĞINIZ NAMAZIN, İBADETLERİN HEPSİ BOŞA GİDER. Erkekler kadınlara göre, daha akıllı ve daha güçlü yaratılmıştır. Kadınlar erkelere emanet edilmiş ve onların emrindedir. Kocası eğer karısından razı değilse, ondan memnun değilse, asla cennete dahi gidemez. Medeni kanun belki iki kadını şahit olarak kabul ediyor olabilir, ama dini bir nikâhta Allah kabul etmiyor.)   Tabi bu sözleri duyan kadınlar, dinimiz hakkında kim bilir neler düşündü. Ayrıca vaiz hoca, günümüzde çok nakledilen hurafe bir hadisi naklediyor ve peygamberimizin miraç da cehennemi ziyaret ettiğinde, ÇOĞUNLUĞUNUN KADINLAR OLDUĞUNU GÖRDÜĞÜ ÖRNEĞİNİ DE, ORADA BULUNAN HANIMLARA NAKLEDİYOR. Hiç utanmadan da kadınların, ÇOK ÇABUK KAZANIP, ÇOK ÇABUK HARCAYAN, FAZLA DÜŞÜNEMEYEN ÖZELLİKTE OLDU... Devamı

DİN KARDEŞLERİME......

2015-09-18 12:38:00

2015-09-18 12:35:00       Bu siteyi hazırlamaktaki amacım, din kardeşlerimi Kur'an ayetleri üzerinde düşünmeye davet etmektir. Ne yazık ki bizlerin, Kur’an ile aramıza girilmiş, birçok konuda hurafe ve batılı, bizlere din diye anlatmışlardır. Amacım din kardeşlerimi, bu konuya dikkatini çekmek ve onları yalnız Kur’an ın ipine sarılmaya davet etmektir. Din kardeşlerime hatırlatmak istediğim en önemli konu ise, Allah ın bizleri Kur’an dan sorumlu tutacağı uyarısıdır. Eğer bizler Allah ın bu hükmüne iman ediyorsak, Allah ın Kur’an da bahsetmediği, açıklamadığı, izah etmediği, detay vermediği konuları, dinin asli unsuru asla yapamayız. Allah Kur’an da emretmediği halde, bunlarda Allah katındandır demek, Allah a ve elçisine büyük iftira atmaktır, lütfen bunu da unutmayalım. Bugün bizler, geleneksel İslam anlayışında Kur’an ı değil, bizden yüzlerce yıl önceki toplumlarının, Kur’an dan ne anladığını, dini nasıl yaşadıklarını, mezheplerin FIKIH anlayışları ile anlamaya çalışıyoruz.  Böyle olunca da yüzlerce yıl önceki toplumların ilmi ışığında, Kur’an ı anlıyoruz ve dinde bölünüyoruz, parçalanıyoruz. Ayrıca bu bilgilerin doğruluğundan da emin olamıyoruz. Yaradan bu konuda bizleri uyarmış ve emin olmadığın bilgilerin ardına düşmeyin, sorumlu tutarım diye de dikkatimizi çekmiştir. Sitede yazdığım yazılarım, benim Kur'an dan anladıklarımdır. Bir başka deyişle, benim imtihanımdır, yalnız beni bağlar. Sizlere düşen yazdıklarımı, Kur'an ile karşılaştırmak olmalıdır. Benim kişisel olarak kim olduğumun bir önemi yok, onun içinde kendimden hiç bahsetmedim. İlahiyatçı değilim. Bu dünyada imtihanını Kur'an dan yaşamaya çalışan, emekli bir kardeşinizim. Okuduğunuz yazının yazarının, b... Devamı

YANLIŞ İNANÇLARIMIZI BAKIN NASIL KULLANIYORLAR

2015-09-06 14:20:00

          İnternette gezinirken, Hıristiyan ve Yahudi propagandası yapılan bir sitede, çok ilginç bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, farkında olmadan yaptığımız yanlışlarımıza, dikkat çekmek adınadır. Eğer dikkatli olmaz, düşünmeden her söylenene, rivayete iman edersek, farkında olmadan inkârcılar saffında olmamız, kaçınılmaz olacaktır.   Kur’an a ve dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur’an dışından günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriliyor bu sitede. Böylelikle Tevrat’ın, peygamberimiz zamanında bile Kur an ellerinde olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Peygamberimizin Tevrat ı kullanıldığını, örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan, hadisler örnek verilerek. Günümüzde en güvenilir olduğu söylenen hadis toplayıcısı “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına. AMA BİZİM YANLIŞ İNANÇLARIMIZI KULLANARAK.   ( Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:     “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birt... Devamı

Kur'an da Geçen HURİ Ne Anlama Geliyor?

2015-07-02 11:51:00

  Bugünkü yazımda, Kur’an da geçen HURİ sözleriyle kimden bahsediliyor, sizleri bu konuda düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak için, Kur’an dan yardım almak yerine, rivayet ve sanı bilgiler ışığında ayetleri anlamaya çalıştığımız için, ayetleri yanlış anlıyoruz. Konuyla ilgili bir örnek vermek istiyorum.    Nebe 31–32–33–34: Şüphesiz ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLARA bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, GÖĞÜSLERİ ÇIKMIŞ GENÇ KIZLAR ve dolu dolu kadehler vardır. (Diyanet yeni meali)   Bu ayeti bu haliyle, iman eden bir kadın mümin okuduğunda, acaba nasıl bir soru gelir aklına? İman eden erkeklere böyle genç Bayan HURİLER verilecekte cennette, biz kadınlara ne verilecek? İşte ayetleri doğru olmayan bilgiler ışığında anlamaya çalışırsak, böyle yanlış düşüncelere kapılır insanlar. CENNET YALNIZ ERKEKLERİN ÖDÜLLENDİRİLECEĞİ BİR YER DEĞİLDİR. KADIN, ERKEK TÜM İMAN EDENLERİN EŞİT ŞARTLARDA ÖDÜLLENDİRİLECEĞİ, HUZUR İÇİNDE YAŞAYACAĞI, ALLAH IN BİZLER İÇİN HAZIRLADIĞI ÇOK ÖZEL BİR MEKÂNDIR. Sizlere daha önce yayınlanan, yine Diyanetin eski mealinden, aynı ayetin tercümesini örnek vermek istiyorum.   Nebe 31–32–33–34: DOĞRUSU, ALLAH'A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLARA kurtuluş, bahçeler, bağlar, YAŞITLAR ve dolu kadehler vardır. (Diyanet İşleri eski meali)   Diyanet İşleri başkanlığının eski Kur’an mealinde aynı ayette, Allah a karşı gelmekten sakınan kulları için vereceği ödül cennetinde, asla KADIN YA DA ERKEK BİR CİNSTEN BAHSEDİLMEMİŞ. Yalnız YAŞIT EŞLERDEN BAHSETTİĞİ HALDE, bizler yalnız erkeklere has verilecek güzel genç kızlardan bah... Devamı

Teravih Namazı Ve Peygamberimiz.......

2015-06-24 11:28:00

    Ramazan geldiğinde çok konuşulan bir konuda, teravih namazının İslam dininde olup olmadığı konusudur. Allah kendisine kulluk görevimizi yapmak ve ona saygımızı, bağlılığımızı bildirmek, ondan yardım istemek adına kıldığımız namazın, zorunlu olan vakitlerini Kur’an da açıkça bizlere bildirmiş ve SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM diyerek, Kur’an ın sınırlarını aşmayın diye de uyarmıştır.   Elbette Kur’an ın emrettiği vakitler dışında da, Allah dan istekte bulunacağımız, ona şükranlarımızı ileteceğimiz  Allah a açılan namaz kapısını, her zaman açıp, yaradan a ulaşabiliriz. Bunun sınırını kimse koyamaz. Gelelim Ramazan ayında kılınan ve neredeyse Ramazan ın olmazsa olmaz ibadeti olarak gösterilen Teravih namazına.   Kur’an namazı kılarken bizlerin, huşu içinde olmamız örneğini verir. Eğer bugün toplum içinde 20 rekât kılınan teravih namazı kılarken dikkatimizi kaybedip, huşu içinde olamıyorsak, üzerinde dikkatle düşünmemiz gerekir.  Toplum arasında Ramazan ayında çok konuşulur, bilmem şu camide iman teravih namazını hızlı kıldırıyormuş, oraya gidelim diyenleri duyarız. Bu şartlarda, insanları bu türlü düşüncelere sevk ettiren namaz, Allah ın emrettiği namaz olmanın şartlarından çok uzaktır. Peygamberimiz huşudan uzaklaşabilinecek, çok uzun olan bir namazı ne kılmıştır, nede kıldırmıştır. Peygamberimizin kendi evinde, Ramazan ya da diğer gecelerde 11 rekâtı aşan bir namaz kılmadığı, yine rivayetler arasında geçer.   Allah fecir vaktinde, yani sabah namazında kılınacak namazın, okunacak Kur’an ın şahitli olduğunu söyler ve bu vaktin öneminden bahseder. Öyle olduğu halde bu vakitte, 2 rekât farz sabah namazı kılınır, Kur’an okunur. Ama Allah... Devamı

Ramazan Ayının Bereketi Üzerinize Olsun.

2015-06-20 13:12:00

    Bolluk ve bereket Kur’an ayı, hepimize sağlık ve huzur getirmesi dileklerimle sözlerime başlamak istiyorum. Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır, onun içinde bizler bu ayda Kur’an ı, anladığımız dilden bolca okuyarak, Allah ın uyarı, ikaz ve önerilerini mutlaka anlamaya çalışmalıyız. Birilerinin din adına, tuzağına düşmek, Allah ile aldatılmak istemiyorsak, Kur’an ile direk irtibatı, aramıza kimseyi sokmadan mutlaka önce kurmalıyız.   Allah orucu Kur’an da, bizden önceki toplumlara da emrettiğini söyler ve orucun BİZLERİN KORUNMASI ADINA emredildiği açıklamasını yapar. Her konuda olduğu gibi, oruç konusunda da gereken detayları Kur’an verir. Ama bizlere Kur’an ın din adına yeterli olmadığı öğretildiği içindir ki, emin olamayacağımız onca bilgiler ışığında inançlarımızı yaşamaktan çekinmeyiz. Ramazan ve O ayda tuttuğumuz oruç konusunda da, ne yazık ki Kur’an ı referans almadığımız için, yaptığımız çok büyük yanlışları göremiyoruz.   Kur’an oruç konusunda gereken bilgiyi verir ve ne zaman oruca başlamamız gerektiği konusuna herkesin anlayacağı, çok açık ve basit bir örnek vererek, Bakara 187. ayetinde derki;   (TAN YERİNİN BEYAZ İPLİĞİ, SİYAH İPLİĞİNDEN SİZCE SEÇİLİNCEYE KADAR YİYİN İÇİN; SONRA DA ORUCU GECE OLUNCAYA DEĞİN TAMAMLAYIN.)   Bu sözlerden şunu anlıyoruz. Kur’an tıpkı sabah namazını tarif ettiği gibi, fecir vaktinde yani gecenin karanlığı sona erdiği, günün aydınlığının yavaş yavaş başladığı o vakitten bahsediyor. Verdiği örnekle de tarifini netleştiriyor ve beyaz iplikle, siyah iplik fark edilmeye başlandığı zaman, yemeyi içmeyi kesin, akşam oluncaya kadar yemeyin, içmeyin açıklaması yapılıyor. Kur’an ı rehber ... Devamı

Nisa Suresi 43. Ayetin Hükmü Kalkmıştır, Nesh Edilmiştir Diyenle

2015-05-21 11:33:00

    Bizler ne yazık ki Kur’an a, Allah ın ne söylediğini anlamak için bakmadığımızdan olsa gerek, bazı ayetleri görmemezlikten gelmemiz yetmiyormuş gibi, bazılarını da nesih edilme, yani hükmünü kaldırma yöntemiyle yok etmeye, üstünü örtmeye çalışıyoruz. Bunları yapan ancak, kendi nefsini aldatır. Nesih Kur’an içinde değil, Allah ın gönderdiği kitapları arasındadır. Çünkü Yaradan Kur’an ın tümüne iman etmedikçe, gerçek iman eden olamayacağımızı özellikle belirtir. Hükmü kalkan bir ayet var ise, Kur’an da ne işi var diye neden sormuyoruz?   Nisa suresi 43. ayetten, kimler ne anlıyor orasını bilemem, fakat birileri rivayetlerin etkisinde, yanlış anladığı çok açık. BU AYETİN HÜKMÜ KALKMIŞTIR, NESİH EDİLMİŞTİR DEMEK, Kur’an a uymak onu anlamaya çalışmak yerine, Kur’an ı kendi düşüncelerimize uydurmaktan başka bir şey değildir. Konu içki ve kumar konusu, gelin Kur’an da geçen içki konusuna birlikte bakalım ve daha sonrada, Nisa suresi 43. ayetle karşılaştıralım. Acaba aşağıdaki ayetlerin gelmesiyle, bu ayetin hükmü kalkmış mı, bu ayetler biri diğerini nesih etmiş, yani hükmünü kaldırmış mı, YOKSA HEPSİNİN ÇOK FARKLI GÜZELLİKTE, BAMBAŞKA ANLAMLARDA BİZLERE VERECEĞİ BİLGİLER Mİ VARDIR, onu anlamaya çalışalım.   Allah şarap yani içki, kumar konusunda çok açık ve net ayetini indirmiş ve açıklamıştır. Bakın neler söylüyor ayetlerinde, nasıl öğütler veriyor bizlere Rabbimiz.   Maide 90: Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. BUNLARDAN KAÇININ Kİ, KURTULUŞA ERESİNİZ.  &nb... Devamı

Kur'an Gerçeklerinin Ortaya Çıkmasından TELAŞE Düşenler.

2015-05-14 11:27:00

  Günümüzde bizler, İslam dini adı altında öyle bir inanç yaşıyoruz ki, cahiliye döneminde Ehli kitabın yaptığı yanlışları hiç aratmıyoruz. Cahiliye devrinde de, Allah ın gönderdiği kitaplar yeterli görülmemiş ve atalarından intikal eden hurafe ve batıl yaşanmaya devam edilmişti. Aynı yanlışları biz Müslümanlarda ne yazık ki, bugün inancımızı yaşarken yapıyoruz.   Kur’an ın uyarılarından, yaptığımız bu yanlışların farkında olup, bu konuda yazılar yazarak Kur’an ile toplumu uyarmaya çalışanlar susturulmakta, adeta din düşmanı ilan edilmektedir. Allah şahittir ki bende elimden geldiğince, Kur’an ı referans alarak, onun rehberliğinde, bizlere din adına anlatılanları karşılaştırıyor, Kur’an ın onayını mutlaka alarak, yine Yaradan ın ayetlerini örnek göstererek, içimizdeki batılı ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Bu yöntemle kafalar mı karışır, yoksa karışmış kafalar aydınlığıma çıkar?    Tüm bu çabalarım, Kur’an gerçeklerinin ortaya çıkması ve din kardeşlerimin Kur’an dan haberdar olması adınadır. Bu çabalarımdan hoşnut olmayan bazı kesimler, yazdığım yazılarımın önünü kesmek beni, yazılarımı yayınladığım sitelerden attırmak adına, büyük çaba gösteriyorlar. ONLARI RABBİME HAVALE EDİYORUM. Bakın beni bir siteden yasaklamalarına ve siteye girişimi engellemelerine, nasıl bir sebep göstermişler.    (Kendi yanlış düşüncelerinizi desteklemek için Kur'an da ki ayetleri bir magazinci gibi cımbızla alarak insanların AKLINI BULANDIRMA ve yalan yanlış dini bilgiler vermekten dolayı hesabınızı kapatıyorum ve açtığınız bütün konuları siliyorum.)   Benim kafa karıştırıcı, insanların akıllarını bulandıran bir insan olduğumu s... Devamı

Kur'an NAZAR İnancına Onay Veriyor mu?

2015-05-03 13:29:00

    Bizler inancımızı Kur’an merkezli yaşamadığımız için, öyle şeyleri dinden zannediyoruz ki, Kur’an ın öğretisine tamamen ters düşüyor. Bu yazımda, toplum tarafından çok konuşulan NAZAR konusu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bu konuda bakın neler söyleniyor.   (Nazar haktır. Beğenerek, imrenerek veya kıskanarak bakılan şeylere nazar değer. İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.)   Dikkat ederseniz nazar haktır diyor. Hak doğru, gerçek yani Allah katından anlamındadır. Bakın bu konuda daha neler söyleniyor ve nelere inanılıyor.   (Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.) [İbni Adiy]  - (İnsanların yarısı nazardan ölür.) [Taberani] -  (Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.)  [Beyheki, İbni Sünni] -  (Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.) [Müslim]   Eğer böyle bir gerçek varsa, Rabbimiz Kur’an da bizleri açıkça uyarmaz mıydı? Kur'an asla böyle bir inancı onaylamaz ve hiç bahsetmez. Zaten Kur'an ın öğretisine ters düşer. Düşünebiliyor musunuz bir insan karşısındaki kişiyi kıskanıyor onu çekemiyor, ya da imrenerek bakıyor, ona bakışlarıyla zarar verebiliyor. Hâlbuki Rabbimiz, bakın ne diyordu bizlere Kur’an da.   Şura 30: Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder. (Diyanet meali)   Yaradan başımıza gelen her kötü şey, bizlerin yaptığı yanlışların karşılığıdır diyor. Ama nazar konusunda ne ... Devamı

Nisa Suresi 34. Ayet Ve Kadının Dövülebileceği İftirası.

2015-04-26 21:09:00

        Kur’an ı tercüme edenler, öyle yanlış kelimelerle tercüme ediyorlar ki, Kur’an ın diğer ayetleri ile taban tabana zıt anlamlar ortaya çıkıyor. Böyle olunca da, Kur’an/İslam düşmanlarına gün doğuyor. Bu yazımda, çok bahsedilen ve yine İslam düşmanlarını sevindiren, yaptığımız yanlışlara bir örnek ayet sunmak istiyorum sizlere. Nisa suresi 34. ayet. Önce farklı iki mealden yazalım. Daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Nisa 34: Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb” korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) ONLARI (HAFİFÇE) DÖVÜN. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. (Diyanet meali)   Nisa 34: Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara ÖNCE ÖĞÜT VERİN, SONRA ONLARI YATAKLARINDA YALNIZ BIRAKIN VE NİHAYET ONLARI EVDEN ÇIKARIN/BULUNDUKLARI yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size say... Devamı

İmanlarından Sonra Küfre Sapmak, Ne Anlama Geliyor.

2015-04-21 22:00:00

      Bizler Kur’an ayetlerini anlamak için, yine Kur’an dan yardım alarak anlamaya çalışırsak, yani inancımızı Kur’an penceresinden bakarak yaşarsak, en doğru sonucu alırız. Bugünde yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet var. Allah acaba bu ayetlerde kimlerden bahsediyor, gelin onu birlikte anlamaya çalışalım.   Nisa 137:  İMAN EDİP SONRA İNKÂR EDEN, sonra inanıp tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir. (Diyanet meali)   Ali İmran 90: Şüphesiz İMAN ETTİKTEN SONRA İNKÂR EDEN, sonra da inkârda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir. (Diyanet meali)   Aynı ayeti bir başka mealden de vermek istiyorum, daha iyi anlaşılabilmesi için.   Ali İmran 90: İMANLARINDAN SONRA KÜFRE SAPMIŞ, sonra da küfürde daha da azıtmış olanların tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. Onlar, sapıkların ta kendileridir. (Yaşar Nuri Öztürk meali)   Bu ayetlere baktığımızda, öyle kişilerden bahsediliyor ki, iman ettiğini söylediği halde, imancının gereklerini yerine getirmeyen yani küfre sapan, bir başka deyişle inancının tersini yaparak yaşayanlardan bahsediliyor. Burada bahsedilen, Allah a ya da elçisine, gönderdiği kitaplara tümden inanmayan, iman etmeyen kâfirlerden bahsedilmiyor. Bu zaten konumuz dışı.    Bizler iman ettik demekle, Allah ın indirdiği ve bizleri sorumlu tuttuğu Kur’an ın apaçık hükümlerini yerine getireceğimize VE ONUN SINIRLARI DIŞINA ASLA ÇIKMAYACAĞIMIZA, bizleri yaratan Allah a söz vermiş oluyoruz... Devamı

Başörtüsü Konusundaki Bir Konferans Üzerinde, Birlikte Düşünelim

2015-04-21 09:08:00

      İnternette bir video dan, başörtüsü konusunda ki bir konferansı, alt yazı tercüme ile merakla izledim. Bu konferansta başı açık olan ama kıyafeti gayet güzel bir bayan, konferans veren kişiye şöyle bir soru soruyor ve konu bu soru üzerinden devam ediyor.   (BEN BİR MÜSLÜMAN IM, ALLAH IN KUR’AN DA YAZDIĞI HER ŞEYE İNANIYORUM. AMA MAALESEF KENDİMİ ÖRTÜNMENİN (BAŞÖRTÜSÜNÜN) GEREKLİLİĞİ KONUSUNDA, İKNA EDEMİYORUM. BU KONUDAKİ TAVSİYENİZ VAR MI?)   Bu konudaki videoyu, izlemenizi tavsiye ederim. Ben bazı bölümleri alıntı yaparak, üzerinde düşüncelerimi yazmak istiyorum. Önce şunu söylemeliyim, soruyu soran bayan, örtünmeden kasıtla, başörtüsünden bahsediyor. Soru sahibi, Müslüman olduğunu söylüyor ve ben Kur’an da yazan her şeye inanıyorum diye de özellikle belirtiyor.    Dikkat ederseniz, soru soran Kur’an da yazan her şeye inandığını söylediği halde, başın örtülme emrini Kur’an dan açıkça göremediğinden olsa gerek, BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA İKNA OLMADIĞINI, AÇIK YÜREKLİLİKLE SÖYLÜYOR.   İşte üzerinde dikkatle durmamız gereken konu, aslında burası. ALLAH HİÇBİR AYETİNİ, BİZLERİN TEREDDÜTTE KALACAK ŞEKİLDE GÖNDERMEDİĞİNİ, HER KONUDAN BİRÇOK ÖRNEKLE AÇIKLADIĞINI SÖYLER BİZLERE. Eğer Kur’an ın bu özelliğini göz ardı edersek, ayetleri de doğru anlamamız, asla mümkün olmayacaktır. Eğer bir konu hakkında birileri, bizlere din adına bir şeyler anlatıyor da, bizler onu Kur’an da açıkça görmüyorsak, tereddüt etmemiz çok doğaldır. Çünkü Allah bizleri özellikle, aye... Devamı

Emanetleri Ehline Vermekten Kast Edilen Nedir?

2015-04-15 13:40:00

      Allah gerektiği her dönemde, uyarıcı elçiler ve kitaplar göndermiş, toplumun huzurlu ve mutlu yaşaması için, gereken ikaz ve uyarıları yapmıştır. Ne yazık ki yaptığı uyarılar, çok fazla uzun sürmemiştir. Yaradan en son uyarısını da Kur’an ile yaparak, bir daha ne elçi nede uyarıcı kitap göndermeyeceğini, onun içinde Kur’an ı koruması altına aldığını, açıkça bizlere bildirmiştir.   Daha önceki Ehli kitabın yanlışlarına, biz Müslümanlarda düşerek, peygamberimizin ölümünden çok uzun zaman geçmeden, ne yazık ki Kur’an yavaş yavaş, devre dışı bırakılmaya başlanmıştır.    Peygamberimiz hem elçi, hem de o günkü toplumu yöneten ve halkın arzu ve isteğiyle kabul edilen devletin başkanıydı. Onun ölümünden sonra ise, hepimizin bildiği dört halife devri yaşanmıştır. Sizlere sormak isterim, peygamberimiz elçi olmadan önce, seçimle devleti yönetenler gelmediği halde, neden peygamberimizin ölümünden sonra, devleti yöneten dört halife seçimle gelmişti?   Aslında üzerinde durmamız ve düşünmemiz gereken bir konu. Allah elçisine görevi verdikten ve peygamberimizde ümmetine İslam ı tebliğ ettikten sonra, kendisine inananlar tarafından, ayrıca toplumu da yönetme görevi verilmişti. Vefatından sonrada özellikle,  seçimle devleti yönetenlerin getirilmesinin tek nedeni, Allah ın bu konudaki ayeti yani uyarısı doğrultusunda hareket etmelerinden kaynaklanmaktadır.  Bakın Yaradan ne diyor bizlere.   Nisa 58:  Allah size, EMANETLERİ MUTLAKA EHLİNE VERMENİZİ VE İNSANLAR ARASINDA HÜKMETTİĞİNİZ ZAMAN ADALETLE HÜKMETMENİZİ EMREDİYOR. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt ... Devamı

Halbuki Onlara Rableri Tarafından Yol Gösterici gelmişti.

2015-04-12 03:56:00

    Bizler inancımızı yaşarken ne yazık ki, dinimizi nerelerden öğrenmeliyiz, hangi kaynaktan en doğru bilgiyi alırız, bunun doğru tespitini yapamıyoruz. Çevremizde öyle çok bilgi kirliliği var ki bu konuda, toplumda okuma, araştırma alışkanlığı olmadığı için, kime inanacağını bilemez durumda, neredeyse her söylenene inanan bir toplum olmuşuz.   Allah gönderdiği rehber kitapta, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, sizleri doğru yola ulaştıracaktır dedikçe, ne yazık ki bizler Allah ın rehberine karşı, öyle bir tavır içine girmişiz ki farkında olmadan, NEREDEYSE ALLAH NE EMREDİYORSA, BİZLER TERSİNİ YAPAR OLMUŞUZ. Böyle olunca da, hak ın yerini ne yazık ki batıl almış. Batılı din diye yaşadığımız içinde, gönüller ve kulaklar mühürlenmiş, gözler perdelenmiş.    Bizler Kur’an ı yeterli görmemişiz, bizlere dini anlatanlardan öyle öğrenmişiz, şüphe duymadan da inanmışız. Atalarımızın dine ilave inançlarını Kur’an da göremediğimizde, bak Kur’an da her şey yokmuş gördünüz mü, şunlar ya da bunlar Kur’an da geçmiyor diyerek, toplum olarak yanlış bilgilerle korkutulmuşuz, yanıltılmışız.   Hâlbuki Yaradan sizlere açıkladığım, gönderdiğim bilgilerden sorumlu tutuyorum, sizleri Kur’an da bilgilendirdiklerimden hesaba çekeceğim dediği halde, görmezden gelmişiz Allah ın uyarılarını.    Cahiliye toplumları, Allah ın daha önce gönderdiği kitaplarından uzaklaşarak, Yaradan ın hiç bahsetmedi, hatta tasvip etmediği yol ve yöntemlere saptıkları için, bakın Rabbimiz nasıl uyarıyor.   Necm 23:  Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. ALLAH ONLAR HAKKINDA... Devamı

Dualarımızda Geçen AMİN Sözcüğünün Ana Kaynağı.

2015-04-05 05:46:00

EYLUL       Bizlerde araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük yanlışları hayatımıza geçirmemiz, kaçınılmaz oluyor.   Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah dan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız, AMİN kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMİN SÖZCÜĞÜ KUR’AN DA  BU ANLAMDA HİÇ GEÇMEZ. Böyle bir örnek de yoktur. Çok ilginç değil mi sizce? Hâlbuki bizler için ana kaynak ve referans Kur’an dır. Onun öğretisi ile özellikle İmanımızı yaşamaya, inancımızı şekillendirmeye özen gösteririz.    Bizler âmin kelimesini, KABUL ET ALLAH IM anlamında kullanırız. Ama bu kelime Kur’an literatüründe bu anlamda hiç geçmediği halde, bizlerin diline nereden girmiştir diye şöyle bir araştırdığınızda, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ YAHUDİLER KARŞIMIZA ÇIKAR.   Yahudiler, Hıristiyanların ve biz Müslümanların içine kendi inanç ve itikatlarını öyle sokmuşlardır ki, bugün ne Hıristiyanlar nede biz Müslümanlar, Yahudilerin inancımıza soktuğu hurafe ve batılı istesek de inançlarımızdan, atamaz durumuma gelmişiz. Çok ilginçtir, Yahudilerde, Hıristiyanlarda ve biz Müslümanlar da, bu kelime dini konularda çok sık kullanılır.    ... Devamı