Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (460)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Diyanetin, Öz Evladına Şehvet Duyan Baba Konusunda, Verdiği Fetv

2016-01-15 11:25:00

    Bugünlerde Diyanetin, fetva hattına sorulan bir soruya verdiği cevap, toplum tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Halkın verdiği tepkiyi gören Diyanet, sitesinden verdiği cevabı kaldırarak, yanlış anlaşıldıklarını, sözlerin istismar edildiğini söylediler. Sayın Diyanet yetkilileri, madem sözlerinizi yanlış anladı toplum, kaldıracağınıza doğrusunu çıkıp anlatmanız gerekmez mi? Diyanete sorulan soruyu önce yazalım.   Soru: Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısıyla olan nikâhını düşürür mü?   Böyle bir soru utanmadan, arlanmadan sorulabiliyorsa ve böyle bir soruya tepkisiz, güzelce detaylı bir cevap veriliyorsa, bir yerlerde büyük sorunlar, yanlışlar var demektir. Bu soruya verilecek tek bir cevap vardır. SORUYU SORANA HEMEN DOKTORA, PSİKİYATRİST E BAŞVURMASI TAVSİYE EDİLMELİ VE BÖYLE DUYGULARIN, DÜŞÜNCELERİN ÇOK BÜYÜK GÜNAHLARA YOL AÇACAĞI SÖYLENMELİYDİ. Çünkü bu duygular normal değil, anormaldir. Ama batılın ve hurafenin etkisinde olan Diyanet, öyle bir cevap vermiş ki, sanki böyle bir duygu çok normal gibi, birde detaylı bilgi verme gereği duyulmuş. Bu düşüncenin arkasında, mutlaka Kur’an dan uzak, batıl bir itikadın, inancın esintisi, etkisi var demektir. Bakın Diyanet, sorulan soruya nasıl cevap vermiş, önce ondan bir bölüm alalım.   (Babanın kendi öz kızını öperken, şehvet duyması durumunda nikâhın ne olacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı mezheplere göre, babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur (bkz. İbn Rüşd, Bidayetü’l-Mücdehid, Mısır 1975, II, 33; İbn Kudame, el-Muğni, VII, 486; İbn Cüzey, el- Kavaninü’l Fıkhiyye, 138). Hanefilere göre ise; babanın... Devamı

İslam Hem Akıl, Hemde Vahiy Dinidir.

2015-12-27 13:09:00

      İslam dininin akıl dini olup olmadığını, eğer bizler hala tartışıyorsak, inanın bizlerin Kur’an ile bağı tamamen kesilmiş demektir. Aklı ve düşünmeyi onaylamayan bir inancın, ayakta kalabileceğine nasıl inanırız. Kur’an aklıyla yaşayan, aklıyla her türlü medeniyeti kuran bir topluma indirildiyse, nasıl olurda Kur’an ın her konuda akla hitap etmediğini, İslam ın akıl dini olmadığını söyleriz.   Kur’an ayetlerinin akılla, düşünerek anlaşılması, onu beşerileştirmek anlamında değil, tam tersine bizler için gerçek bir rehber olduğunu gösterir. Bizlere rehber olarak gönderilen bir kitabın, bizler tarafından düşünerek, akılla anlaşılamayacağını söylememiz, aklını kullanmayan, körü körüne inanan bağnaz insanların sözleridir. Bunu bilen İslam düşmanları, güzelim inancımıza öyle batıl itikatlar sokmuşlardır ki, düşünme ve akıl devre dışı kalmıştır. Böyle olunca da, bu toplumu istedikleri gibi Allah ile aldatabilir ve istedikleri gibi sorgulamadan her şeye inandırabilirsiniz.   Ne yazık ki bu zihniyet başarılı oldu ve bugün bizlerin Kur’an ile bağı kesildi, her söyleneni sorgulamadan kabul eden bir toplum olduk. Bu bilgiler Allah katından mıdır diye, sorgulama gereği bile duymadık. ÇÜNKÜ DİN SORGULAMADAN, DÜŞÜNMEDEN YAŞANIR DÜŞÜNCESİNE İNANDIRILDIK. ELBETTE İMAN ETMENİN İLK ŞARTI KOŞULSUZ İNANMAKTIR. AMA ALLAH İMANIMIZI GÜÇLENDİRMEMİZ İÇİN, BİZLERİN DÜŞÜNEREK, ARAŞTIRARAK İMAN ETMEMİZİ ÖZELLİKLE KUR’AN DA İSTEMİŞTİR. Allah bunu istemişse, nasıl olurda İslam akıl dini değildir deriz. Sizlere bu konuda bazı örnekler vermek istiyorum. Bakın Rabbimiz ayetlerin sonunda, nasıl uyarıyor bizleri.   (Hâlâ düşünmüyor musunuz? Öğ&... Devamı

Müslümanlar Olarak Bizler, EMPATİ Yapabiliyor Muyuz?

2015-12-20 13:33:00

      Yurt dışında çalışan işçilerimiz olsun, biz ülkemizde yaşayan vatandaşlarımız olsun, yabancıların Müslümanları sevmediklerini her zaman dile getiririz. Özellikle Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda gibi ülkelerde yaşayan Türk kardeşlerimizin, bu yöndeki üzüntülerini, tepkilerini çok duyarız. Peki, biz Müslümanlara karşı, bu ön yargılı oluşlarının nedenlerini, tarafsız ve objektif bir şekilde kendimize sorup, EMPATİ yaptık mı? Onların yerine kendimizi koyarak, hiç düşündük mü, bu tepkilerinin nedenlerini araştırdık mı?   Hiç sanmıyorum, bunu yapmak sanırım işimize gelmedi. Çünkü hep kendimizi haklı gördük, karşımızdakini suçladık. Onun içindir ki bizler, önce bize düşen görevi yapmalıyız, daha sonrada hala bizi eleştiriyor ve bizlere tavır alıyorlarsa, işte o zaman bunun ardında farklı şeyler arayabiliriz.   Gelin bir an şöyle düşünelim. Biz Alman, Hollandalı ya da Belçika vatandaşıyız ve Müslüman değiliz. İslam dini adına çevremizde yaşayan Müslümanlara, ya da dünyada yaşanan, kendilerine Müslüman diyen kişilerin yaptığı katliamları, acımazca davranışları nasıl karşılardınız ve Müslümanlar hakkında ne düşünürdünüz? Yakın geçmişte, Fransa da yaşanan bombalama olayında ölen, suçsuz, günahsız insanları düşünün lütfen. Tüm bunları yapanların Müslümanlar olduğunu söylüyorlar, bu durumda siz böyle bir inanca ve mensuplarına nasıl yaklaşırdınız, tavır alırdınız?   İnanın, bugün onlar nasıl yaklaşıyorlarsa, tavır alıyorlarsa biz Müslümanlara, sizlerde aynı şekilde yaklaşırdınız, hiç farkınız o... Devamı

Dini Kimden Ve Nereden Öğrenmeliyiz?

2015-12-14 11:22:00

        Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, DİNİ KİMDEN, NEREDEN ÖĞRENMELİYİZ, sorusu üzerine olacaktır. Gerçektende bu soruyu kendimize sorup, en doğru cevabını bulamadığımız sürece, Allah ın yolunda olduğumuzdan asla emin olamayız.   Bu yazımı yazmaya neden olan bir makale okudum, daha sonrada bu konu üzerine düşüncelerimi yazma gereği duydum. Yazıda, dini anlattıklarını söyleyen birçok kişiler, televizyonlara çıkarak, aynı konularda bile bir birlerinden çok farklı şeyler anlatarak, toplumun kafasını karıştırdıklarını söylüyordu. Tabi bu sözlere katılmamak elde değil.   Yazıda, din adına yazılmış birçok kitapların olduğu söylenerek, bu çokluk toplumun kafasını karıştırdığına dikkat çekerek, bakın doğruyu bulmak adına, nasıl bir yol izlememiz gerektiği önerisinde bulunuyor.   (Her şeyden önce biz ve sorumluluğunu taşıdıklarımız, temel dinî bilgileri öğrenmeliyiz. BUNLAR TEMEL İTİKAT VE İLMİHAL BİLGİLERİDİR. İslâmî konulara dair diğer her türlü bilgi, şuurlanma çabası, hatta tasavvufî yaşantı bu temel üzerine inşa edilebilir.   Bu nedenle öncelikle İYİ BİR AKAİT VE İLMİHAL BİLGİSİNE SAHİP OLMAMIZ GEREKMEKTEDİR. AYRICA İSLÂM’I YAŞAMAYI, YAŞATMAYI GAYE EDİNMİŞ BİR REHBER VE ONUN CEMAATİYLE BİRLİKTE HAREKET ETMELİDİR. SONRA ALLAH TEALÂ’NIN BİZLER İÇİN GÖNDERMİŞ OLDUĞU SON KİTABINI TERCÜMESİYLE BİRLİKTE BAŞTAN SONA OKUYABİLİRİZ. Bunu yapalım ki, kendimizi Rabbimizin kitabıyla doğrudan doğruya yüzleştirelim. BUNUN ARDINDAN DA KONULARINA GÖRE TERTİP EDİLMİŞ DERLEME BİR HADİS KİTABINI (MESELA İMAM NEVEVÎ RH.A.’İN RİYAZÜ’S-SALİHÎN, MERHUM ÖME... Devamı

Dualarımıza Yüklediğimiz Yanlış İnançlarımız. (Şahmeran Duası)

2015-12-09 10:33:00

      DUALARIMIZA YÜKLEDİĞİMİZ YANLIŞ İNANÇLARIMIZ.     Bizler toplum olarak, başımıza gelen olayların gerçek nedenini araştırmak, ondan kurtulmanın yollarını aramak yerine, çözümü konusunda genelde işin kolayına kaçarız. Toplumda yaygın, anlam veremediğimiz, aklımızın yatmadığı konulara bile başvurmaktan çekinmeyiz.   Örnek vermek gerekirse, isteyip de başaramadığımız işlerin olması için, sevgilimizden, eşimizden ayrıldığımızda, hatta birisini kendimize âşık etmek istediğimizde, aklın ve mantığın kabul edemeyeceği şeyleri yapmaktan çekinmeyiz. Kur’an ın asla onaylamadığı, büyücülere bile gideriz. Hatta nefislerimizin etkisiyle, dualarımıza bile farklı anlamlar yükleriz, muskalar yazıp boynumuza asarız.   Toplum arasında, ismini bir efsane yaratıktan alan bir duadan bahsedilir. Bu duanın adı, ŞAHMERAN DUASI. Bu duayı okuduğumuzda, biraz önce bahsettiğim isteklerimizin hemen gerçekleşeceği anlatılır. Yani bu duayı okuyanın kısmeti açılır, sevgilisine kavuşur, bir mal satmak istiyor da satamıyorsak, okununca satılır, yani hangi niyetle okursan gerçekleşeceği söylenir ve buna inanılır.   HÂLBUKİ BAŞIMIZA GELENLERİN, YA BİZLERİN YAPTIKLARI ŞEYLERİN KARŞILIĞI OLDUĞU, YA DA ALLAH IN TAKDİRİ, İMTİHANI OLDUĞUNU UNUTURUZ. Olayları değerlendirip ders almak yerine, bunlardan bir çırpıda kolayca kurtulmanın yollarını ararız. Tabi bu mümkün değildir, yaptıklarımızda beyhude çabalardan başka bir şey değildir, önce bunu unutmayalım.   İlginçtir, yalnız Şahmeran duası ile ilgili değil, birçok buna benzer örneklerde olduğu gibi, okunacak belirli sayılar verilir. İşte şu kadar okursanız, dileğiniz gerçekleşir denir. Bunların hepsi gelenekseldir, rivay... Devamı

Bakara Suresi 196. Ayetin, HAC Konusunda Verdiği Bilgiler.

2015-12-04 19:15:00

ARALİK       Bu yazımda sizleri, Bakara suresi 196. ayet üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Bakara 196: Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.   (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun. Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır. (Diyanet vakfı meali)   Bu ayeti iki bölümde anlamaya çalışmamız en doğrusu olacaktır. Birinci bölüm, Hac ve umreye gidemeyenlerin engellenenlerin, yapması gerekenleri anlatıyor. İkinci bölümde de, Hac ve Umreye gidebilecek şartların oluştuğu, engel ortadan kalktığı bir ortamdan bahsediliyor. Hac ya da Umreye gidemeyen, tabi bu gidemeyen kelimesinden birçok şey anlayabiliriz. Hastada olabilir, Ya da Hac ve Umreye gidebilecek ortam yoktur, savaş vardır engellenmişlerdir. Çünkü peygamberimiz devrinde iman edenler, savaş nedeniyle engelleniyordu.    İlk bölümde, Hac ve Umreye gitmek isteyip de, önüne bir engel çıkanl... Devamı

Kur'an ın Emrettiği TESETTÜR.

2015-12-01 18:02:00

          Tesettür Arapça bir kelime olup, örtünme, giyinme anlamına gelir. Örtünme insanlığın ilk günlerinde de vardı, insanlık olduğu sürece de var olacaktır. Dikkat ederseniz, her çağda örtünme farklı şekillerde olmuş, ama özünde hiç değişmemiştir. Değişmeyen Kur’an ın da dikkatini çektiği avret yani edep yerleri, cinsel bölgelerdir.   Örtünme konusu, Âdem ile Havva nın cennetten uzaklaştırılması olayı ile Taha suresinde anlatılır. Allah bu surede Âdem peygamberimizi şeytana uymaması için uyarır. Fakat şeytan Âdem peygamberimizin nefsine hitap ederek, bakın ne der.   ("Ey Âdem! Dedi, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?)   Nefis devreye giriyor ve Âdem peygamberimizi şeytan kandırarak, yasak meyveden yiyor ve AYIP YERLERİ, YANİ AVRET YERLERİ GÖRÜNÜYOR. Böyle olunca da avret yerlerini cennet yaprakları ile örtmeye çalışıyorlar. Lütfen dikkat, sizce bahsedilen bölgeler neresi olabilir? (Taha 117……121 ayetler) Gelelim Allah ın, tesettür yani giyinmenin ne maksatla emredildiği konusuna. Bakın Allah ilk giyinme yani, tesettür emrinin nedenlerini nasıl açıklıyor.   Nahl 81: Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. SİZİ SICAKTAN KORUYACAK ELBİSELER VE SAVAŞTA SİZİ KORUYACAK ZIRHLAR VERDİ. Böylece Allah, Müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor. (Diyanet İşl. Bşk. Meali)   Demek ki giyinmenin bir başka amacı, dış etkenlerden, sıcak, soğuk zararlı şeylerden korunmak. Dikkat ederseniz asla bir elbise modelinden, şeklinden bahsedilmiyor. Zaten Kur&... Devamı

Camilerde Okunan SELA NIN Anlamı Üzerine....

2015-11-24 11:35:00

      Hepimizin bildiği gibi, Cuma namazından bir saat önce, ya da ölen din kardeşimizin cenaze namazına davet etmek, haber vermek adına, sela okunur. Selanın anlamını hiç merak edip araştırdınız mı? Gelin önce Türkçe tercümesini yazalım, daha sonra sözleri üzerinde birlikte düşünelim. Önce şunu söylemeliyim, sela peygamberimize methiye dolu sözler ve duadır. Ey Allah’ın Resulü, salât ve selam senin üzerine olsun! Ey Allah’ın Habibi, salât ve selam senin üzerine olsun! Ey Allah’ın Arşının nuru, salât ve selam senin üzerine olsun! Ey Allah’ın mahlûkatının en hayırlısı, salât ve selam senin üzerine olsun! Öncekilerin ve de sonrakilerin Efendisi, salât ve selam senin üzerine olsun! Hamd alemlerin Rabbi olan Allah a mahsustur!” Peygamberimize dua etmek, onun adını yüceltmek, ona sonsuz saygılarımızı sunmak, biz Müslümanların kalpten gelen sevgisinin bir göstergesidir. Tabi her şeyin bir ölçüsü ve sınırı olduğu gibi, bununda ölçüsünü kaçırmadan yapmalıyız. Yoksa Hıristiyanların ve Yahudilerin durumuna düşeriz. SINIRSIZ ÖVGÜ, YALNIZ ALLAH A MAHSUSTUR.   İlk cümlede yazan salât ve selam sözleri, Kur’an dan Ahzab suresi 56. Ayette geçer. Ayrıca şunu söylemek isterim. Salât Kur’an da namaz ve dua anlamlarında da geçmektedir. Şimdi aşağıdaki ayete bakalım. Ahzab 56: Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e SALÂT ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona SALÂT edin, selâm edin. (Diyanet meali) Ayete dikkatle baktığımızda, Allah ve melekleri peygamberimize salât ettiğini ve bizlerinde peygambe... Devamı

Raine Demeyin Unzurna Deyin.(Bakara 104, Nisa 46. ayetler)

2015-11-17 13:20:00

    Kur’an kendisini anlatan ve açıklayan, eşi benzeri olmayan bir ışıktır, nurdur. Bu sözlere biz Müslümanlar, iman ettik deriz, ama iş hayata geçirmeye kaldı mı, ne yazık ki Kur’an tek başına anlaşılamaz demekten de çekinmeyiz. Çünkü genel çoğunluğumuzun, Kur’an ile doğrudan bir bağı yoktur. İmanımızı yaşarken, hep aracı kullanırız da ondan. DAHA AÇIKÇASI, GÜDÜLMEYE ALIŞTIRILMIŞIZ.   Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 104. Ayet olacaktır. Önce yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Bakara 104: Ey iman edenler! "râine" demeyin, "unzurna" deyin ve İYİ DİNLEYİN, kâfirler için elemli bir azap vardır. (Elmalı Hamdi meali)   Ayette bizim yabancı olduğumuz iki kelime var. Raine ve unzurna. Bu kelimelerin ne anlama geldiğini, mutlaka doğru anlamalıyız ki, Allah ın ayetteki uyarılarını da doğru anlayabilelim. Özellikle RAİNA kelimesi çok önemli, çünkü Allah sakın böyle konuşmayın, böyle söylemeyin diyor, burası önemli.   Önce bu ayetin, iman edenlere hitap ederek, elçisini iyi dinlemeleri uyarısının yapıldığını anlamalıyız. Konuyu doğru anlamak içinde, bu düşünceden yola çıkalım ki konuyu doğru anlayalım. Demek ki daha önceki toplumlar, Allah ın gönderdiği elçilerin uyarılarından sapmışlar, gereği gibi dinlememişler. Ayeti doğru anlayabilmemiz içinde, bu ayetin öncesindeki ayetlere, dikkatle baktığımız da, ehli kitabın yaptığı yanlışlardan örnekler veriliyor.   Yaradan kendilerine hem elçiler, hem de kitaplar gönderdiğim halde, gönderdiğim kitapları göz ardı ederek, Kur’an tabiriyle sırtlarından arkalarına atarak, hi&cc... Devamı

Allah ım Merhametsizleri Bizlere Musallat Etme.

2015-11-10 12:45:00

      İslam dini demokrasiye, yani toplumun seçimle ehil insanlar tarafından yönetilmesine önem verir. Onun içinde Allah iman edenleri uyararak, bakın ne tavsiyede bulunur.   Nisa 58: Allah, size,EMANETLERİ MUTLAKA EHLİNE VERMENİZİ ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman ADALETLE HÜKMETMENİZİ emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. (Diyanet meali)   Demek ki Allah ın emri, bizleri yönetecek kişilerin adaletten ayrılmayan, ehil insanlardan seçmemizi özellikle istiyor. Seçilmiş yöneticilerinde, adaletle hükmetmesi uyarısını yapıyor. Ya bu emri toplum olarak yerine getirmiyorsak, sonuç ne olur? Ya bu toplum, yine Kur’an ın uyardığı gibi, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın emri yerine, batıl inançların ardı sıra gidiyorsa ne olacak. Onun içinde uyarıyor Yaradan ve bakın ne diyor.   Rad 11: Her insan için önünden ve arkasından takip edenler vardır. Allah'ın emrinden dolayı onu gözetirler. ALLAH BİR KAVME VERDİĞİNİ, O KAVİM KENDİSİNİ BOZUP DEĞİŞTİRMEDİKÇE DEĞİŞTİRMEZ. Allah bir kavme de kötülük murad etti mi, artık onun geri çevrilmesine de imkân yoktur. Onlar için Allah'dan başka bir veli de bulunmaz. (Elmalı meali)   Yukarıdaki ayet aslında, içinde yaşadığımız yanlışların tam özünü anlatıyor ve diyor ki, sizleri takip ediyorum. Bana Müslüman olduğunuzda, iman ettim dediğinizde verdiğiniz sözü tutup tutmadığınıza bakıyorum. Verdiğiniz sözden dolayı, sizlere verdiğim bereket, sağlık ve mutluğu, huzuru sizler verdiğiniz sözü tuttuğunuz sürece değiştirmem. Eğer s&o... Devamı

ŞANS Sizce Ne Anlama Geliyor

2015-11-05 12:11:00

    Hepimizin çok sık kullandığı bir kelimedir ŞANS. Hiç tahmin etmediğimiz bir şeyin olması, ya da tam tersine olmasını istediğimiz bir şeyin olmaması durumunda da kullanırız. Ya çok şanslıymışım deriz, istediğimiz şey olmadığında da, şansımız yokmuş der geçeriz.   Sizce şans ne demek, hiç düşündünüz mü? Türk dil kurumunun sözlüğüne baktığımızda şansı bakın nasıl açıklıyor.   “Mantıkla açıklanamayan, birtakım rastlantısal olayların nedeni olan güç, baht, talih, felek. Doğaüstü güç.“   İşin doğrusu, çok fazla akıl erdiremediğimiz konular başımıza geldiğinde kullanırız bu kelimeyi. Şans kelimesini tarif ederken, mantıkla açıklayamadığımız ve rastlantısal olaylar deyip geçeriz. Sizce bizlerin başına gelen ve şans diyerek geçiştirdiğimiz bazı olaylar, rastlantı mı? Hiçbir gücün etkisi yok mu başımıza gelen olaylarda? O zaman rastlantı ne demek? Bakın bu kelimede açıklanamıyor.   Önce şunu asla unutmamalıyız. Rastlandı diye bir şey asla olamaz. Bunu böyle düşünmek bizlerin işine geliyor. Şansı tarif ederken, dil kurumu mantıkla açıklanamayan ifadesini kullanmış. Eğer bir olay mantıkla açıklanamıyorsa, göremediğimiz ama hissettiğimiz bir sonuç çıkıyorsa ortaya, neden bu olaya şans diyoruz da, ALLAH IN TAKDİRİ DEMİYORUZ. Hani Allah ın izni olmadan, YAPRAK BİLE KIPIRDAMIYORDU.   Kur’an bizleri uyarırken, başınıza gelen her musibet kendi ellerinizin yaptıklarındandır der. Yine bir başka uyarısında, başınıza gelen bir şer, kim bilir belki sizin için hayırdır, yine başınıza gelen bir hayır, belki de sizin için şerdir, Allah bilir siz bilmezsiniz diyerek, başımıza gelecek olayların bizler tarafından di... Devamı

Fetva Verme Makamı Zihniyeti, Toplumu Kur'an dan Uzaklaştırmıştı

2015-11-03 19:40:00

        Günümüz İslam toplumlarını, İslam ı yaşarken yönlendiren ve çok ciddi etkisi olan bir makam vardır. FETVE VERME MAKAMI. Hiç düşündünüz mü, Kur’an böyle bir makamın oluşumuna onay veriyor mu? Önce fetva ne anlama geliyor ona bakalım. (İslam hukuku ile ilgili bir sorunun, dinî hukuk kurallarına göre çözümünü açıklayan, şeyhülislam veya müftü tarafından verilebilen belge.) (Fetva, bir hususun dine uygun olup olmadığını, hangi fıkıh kitabının neresinden alındığını bildiren hüküm, belge demektir.) Demek ki bu konuda, öyle bir makam ihdas edilmiş ki, herhangi bir konunun dine uygun olup olmadığına karar ve belge veriyor. Bu sözler ve düşüncenin, inancın tamamı Kur’an öğretisine ters düşer. Çünkü Allah bizlerin din adına sarılacağımız kitabın, rehberin, hatta sorumlu olacağımız kaynağın, yalnız KUR’AN olduğunun hükmünü, açıkça Kur’an da vermiştir. Kur’an dan başka kaynak, belge nasıl olurda kabul ederiz. Bizler gereken açıklamayı, Kur’an da bulamıyoruz da, onun için mi birilerinin fetvasına ihtiyaç duyuyoruz? Eğer evet dersek bu soruya, Allah ın Kur’an da ki uyarılarını kulak arkası yapıyoruz demektir. Çünkü Allah biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, Allah unutucu değildir, her konuda nice örnekler verdik ki anlayasınız ayetlerini göz ardı ediyoruz, görmezden geliyoruz demektir. Kur’an da fetva konusuna örnekler vardır. Örnek vermek gerekirse, Nisa 127. Ayetinde, peygamberimize hitaben Allah, senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar diyor ve bakın Rabbimiz devamında ne diyor. (De ki, onlara ait hükmü size Allah aç... Devamı

Kur'an ın KÖLELİĞE Bakışı.

2015-10-31 16:34:00

      Kölelik konusu, günümüzde çok istismar edilen bir konudur. Kur’an bilgisi fazla olmayan, ya da art niyetli İslam düşmanları, köleliğin Kur’an da geçtiğini ve hala köleliği Kur’an ın yasaklamadığı anlatılır. Gelin bu konuyu Kur’an dan birlikte anlamaya çalışalım.   Kur’an indirildiğinde, hatta çok daha önceleri, kölelik toplumların içinde yaşanan acı bir gerçekti. Yaradan bu adaletsizliği Kur’an da özellikle bahsetmiş ve toplumun kölelikten uzaklaşması adına uyarılarda bulunmuştur. Bu geçiş döneminde de Kur’an, köle ve cariyeleri koruması altına alarak, onların bir suç işlediğinde, özgür insana verilecek cezanın yarısı kadar verilmesini, indirdiği ayetlerle sağlamıştır. Köle ve cariyelerle de evlenilmesini sağlayarak, kölelikten kurtulmalarının önü açılmıştır.   Kur’an ın indirildiği dönemlerde, kölelerin Kur’an a iman edenler arasında, çok fazla olduğunu görüyoruz. Çünkü Kur’an, Allah dan başka hiç kimseye kulluk yapılamayacağını söyleyerek, KÖLELİĞİN ÖNÜNÜ KAPATMIŞTIR. Şöyle düşünün lütfen, her namazlarımızda (Fatiha 5) okuduğumuz ayette, YALNIZ SANA KULLUK EDERİZ, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ diyoruz. Siz bu sözlerden, uyarıdan, artık kimseye KUL-KÖLE olmayacaksın, emrini almadınız mı? Bu konuda Kur’an da birçok uyarılar vardır. Bir köleyi düşünün lütfen yaşamı, her şeyi bir insana bağlıdır ve onun tek bir sözü ile hareket eder. İşte Allah bunu açıkça indirdiği ayetlerle kaldırmıştır. Bu uyarıları alan Müslümanlarda, daha sonra detaylı indirilen ayetler neticesinde, k&... Devamı

Başörtüsü Konusuna, Kur'an Uyarıları Işığında Bakalım.

2015-10-23 17:25:00

        Başörtüsü konusunda uzunca yazılar yazdım, örnekler verdim. Başörtüsünün Kur’an emri olmadığını, toplumun gelenekleri ve iklimsel bir giysi olduğunu anlatmaya çalıştım. Bu yazımda başörtüsünün Kur’an emri olmadığını, farklı bir yoldan kısaca anlatmaya çalışacağım. Allah Kur’an ı doğru anlayabilmemiz ve hurafeleri din diye yaşatmak isteyenlere kanmamamız için, çok açık ve net bazı ipuçları vermiştir ve demiştir ki:   -Rabbinizden size açık bir delil geldi, size apaçık bir nur, Kuran indirdik.   -Her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız.   -Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, size gerçeği açık-seçik anlatan ayetler indirdik.   -Kur’an detaylandırılıp açıklanmış bir kitaptır.   Bu ayetlere benzer, onlarca ayet görebilirsiniz Kur’an da. Bu uyarılardan da anlıyoruz ki, Allah verdiği emirleri her kesin anlayabileceği, şüpheye düşmeyeceğimiz bir şekilde açık, seçik verdiğini söylüyor. Zaten Kur’an bu ayetlere MUHKEM diyor, yani şüphe duyulmayacak, tartışma götürmeyecek kadar anlaşılan, açık seçik ayetler.   Gelelim Kur’an dan, başörtüsü konusuna delil gösterilen ayete. Nur suresi 31. Ayette şöyle bir cümle geçer. ( HIMARLARINI YAKALARININ ÜZERLERİNE SALSINLAR.) Burada geçen hımar kelimesi, örtü anlamında kullanıldığı gibi, halk arasında başörtüsü anlamında da kullanılıyor olabilir, buna itirazım yok. Bu türlü bilgiler, asla Allah ın hükmünü değiştiremez ve ayetin yanlış anlaşılmas... Devamı

Ruhban Sınıfı ve Bizlerin Yaptığı Yanlışlar.

2015-10-13 11:12:00

          Bugünkü yazımın konusu, ruhbanlık üzerinde olacaktır. Bizler Müslüman olarak, bizim inancımızda ruhbanlık yoktur deriz. Gerçektende bugün yaşanan İslam inancında, ruhbanlık yok mu sizce? Gelin önce ruhbanlık ne anlama geliyor, onu anlamaya çalışalım. Daha sonrada kendimizi, bu konuda sorgulayalım.   Ruhbanlık sınıfı, başta Hıristiyanlıkta ön plana çıkmakla birlikte, birçok inançta görülmektedir. Bu sınıf dini, topluma anlatmakla görevli olduklarını, hatta bu dünyada Allah ın temsilcileri olarak, Allah ile kulları arasında aracı olduklarına inanırlar. Hıristiyanlıkta çok önemli bir yeri olan Papa, bu dünyada Allah ın temsilcisi olarak görür kendisini. Papa ve kilisedeki papazlar, Allah dan aldığı yetkilerle, insanların günahlarını bile bağışladıklarına inanırlar. Bir başka deyişle ruhban sınıfı diğer insanlardan imtiyazlı, dini tek ellerinde bulunduran ve istedikleri gibi şekillendiren, ALLAH İLE KULU ARASINDA, ARACI OLAN BİR SINIFTIR.   Gelelim İslam inancına. Kur’an İslam dininde, hatta Allah ın gönderdiği tüm kitaplarda, ruhban sınıfının asla olmadığını, bunu kendilerinin uydurduklarını söylemiştir. Kur’an a birlikte bakalım.   Hadid 27: Sonra onların ardından da peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da onların ardından gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duyguları koyduk. RUHBANLIĞI İSE KENDİLERİ UYDURDULAR. BİZ ONU KENDİLERİNE YAZMADIK. Ancak onlar Allah'ın rızasını kazanmak arzusu ile bunu yaptılar; AMA BUNA GEREĞİ GİBİ DE UYMADILAR. Onlardan da inananlara ödüllerini verdik. Onların çoğu yoldan çıkmışlardır. (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayete baktığımızda,... Devamı

Büyücülük Konusu Ve Kur'an. ( Bakara Suresi 102. Ayet)

2015-10-06 14:16:00

  Bugünkü yazımın konusu, İslam toplumunda kafaların çok karışık olduğu konu, sihir/büyücülük konusu olacaktır.  Gerçektende anlatılanlara inandığımızda, kafaların karışmaması, hatta korkmamak mümkün değil. Gelin önce büyü konusunda, toplumumuzda neler anlatılıyor, kısaca göz atalım.   (Büyü, “Tabiatüstü gizli güçlerle ilişki kurularak zararlı, faydalı veya koruma gayeli bazı sonuçlar elde etmek için yapılan işler” şeklinde tarif ediliyor. Başlıca gayesi ise daima çıkar odaklı olması… Büyü, olağanüstü etkileyici bir güç veya bilgiye sahip olduğuna inanılan kişilere yaptırılıyor. Bu kişilerin yeteneklerini iyiye de kötüye de kullanabileceklerine inanılıyor. Araç olarak ise; ruhlar, cinler, şeytanlar, canlı veya ölmüş bazı hayvanlar kullanılıyor. Eşlerin veya başka kişilerin arasını açmak, insanın bazı kabiliyetlerini, dilini, bahtını bağlamak, malına ve canına zarar vermek, kız veya erkeklerin bahtını bağlamak gibi durumlarda bu yola başvuruluyor.)   Anlatıldığı güçte insanlar varsa ve bu insanlara engel olamıyorsak, bu insanlardan korkmamak sizce mümkün mü? Tabiatüstü gücün olmadığını, tek güç Allah ın olduğunu asla unutmayalım. Bu söylenenleri, Kur’an ışığında basitçe düşünelim önce. Hatırlarsanız Allah Kur’an da birçok ayetinde, İNSANLARDAN KORKMAYIN, BENDEN KORKUN diye uyarıyordu. Ali İmran suresi 175. ayetinde de yine bakın nasıl uyarıyordu bizleri.   (İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer müminlerseniz, Benden korkun.)   Allah yalnız benden korkun, bu türlü sözlerle şeytan ... Devamı

Peygamberimizin Evlatlığı Zeyd in, Boşandığı Eşiyle Evlenmesi Ko

2015-09-29 12:19:00

  Peygamberimizin evlatlığı, Zeyd in boşandığı eşiyle evlenmesi konusunda, birçok yalan, yanlış bilgilerin söylendiği ve yazıldığını görüyoruz. Tabi tüm bunlar İslam düşmanları, ya da gerçekleri gereği gibi anlayamayan, din kardeşlerimiz diyebilirim. Gelin bu konuyu yanlış bilgiler ışığında değil, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım.   Ahzab 37:  Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine yardım etiğin kişiye, “EŞİNDEN AYRILMA, ALLAH'A SAYGI DUY” dediğin anı hatırla! OYSA SEN, İÇİNDE ALLAH'IN AÇIĞA ÇIKARACAĞI BİR ŞEYİ GİZLİYOR VE İNSANLARDAN ÇEKİNİYORDUN. Hâlbuki Allah, çekinmeye daha lâyıktır. Müminlere, evlatlıkları eşlerinden ayrıldıklarında onların boşanmış eşleriyle evlenmelerinde bir sıkıntı olmaması için ZEYD, EŞİNDEN İLGİSİNİ TAMAMEN KESİP AYRILINCA ONU SANA NİKÂHLADIK. ALLAH'IN EMRİ KESİNLEŞMİŞTİR. ( Bayraktar Bayraklı Meali)   Zeyd peygamberimizin evlatlığıydı. Onu çok sevdiği için akrabası, halasının kızı Zeynep ile evlendirmişti. Fakat Zeynep ile Zeyd geçinememişlerdi. Bu geçimsizliklerini bilen peygamberimiz ayette zikredildiği gibi, EŞİNDEN AYRILMA ALLAH A SAYGI DUY diye, evlatlık Zeyd i sürekli uyarmaktaydı. Fakat sürekli geçimsizliğini görünce peygamberimiz, boşanmalarına izin vermiştir.    Ayete dikkat ederseniz peygamberimiz, Allah ın açığa çıkaracağı şeyi bildiğin için, toplumdan çekiniyorsun diyor. Bu sözlere öyle yalan ve yanlış, peygamberimize iftira atacak anlamlar veriyorlar ve peygamberimizin, evlatlık Zeyd in eşinde gözü vardı da, onun için boşanınca, onunla hemen evlendi diyebilecek kadar, iftiracı rezil olabiliyorlar. Önce şunu söylemek i... Devamı

Kur'an da Kadının Şahitlik Konusu Nasıldır?

2015-09-28 11:19:00

    Cuma hutbesinde vaiz hocanın anlattıkları, günümüzde bizlere dini anlatanların, nasıl Kur’an dan uzak olduğunu bir kez daha bana hatırlattı. Konu, kadınların şahitlik yapma konusuydu. Vaiz hoca bir eve dini nikâh kıymak için gittiğinde, başına gelenlerden örnekler veriyordu hutbede.   Dini nikâh kıydırmak isteyen gelin, şahit olarak kız arkadaşlarını getirmiş. Tabi vaiz iki bayanın şahitliği yetmeyeceğini, bir erkeğin daha olması gerektiğini söylemiş ve açıklama yapmış. Ya iki erkek olacak, ya da bir erkeğin yerine, iki kadın olması gerekir demiş. Tabi bunu söyleyince, orta yaşlı namazında niyazında olan bir bayan, bunu vaizin sözlerinden anlıyoruz, itiraz etmiş ve demiş ki, Allah kadını ve erkeği eşit yaratmamış mıdır da, iki kadın bir erkeğin yerini tutuyor. Tabi bu sözleri duyan vaiz, bakın neler söylemiş bayana.   (Hanım, sözlerinize dikkat edin, bu Kur’an da Allah ın emridir, bilmeden konuşuyorsun, DİKKATLİ OL KILDIĞINIZ NAMAZIN, İBADETLERİN HEPSİ BOŞA GİDER. Erkekler kadınlara göre, daha akıllı ve daha güçlü yaratılmıştır. Kadınlar erkelere emanet edilmiş ve onların emrindedir. Kocası eğer karısından razı değilse, ondan memnun değilse, asla cennete dahi gidemez. Medeni kanun belki iki kadını şahit olarak kabul ediyor olabilir, ama dini bir nikâhta Allah kabul etmiyor.)   Tabi bu sözleri duyan kadınlar, dinimiz hakkında kim bilir neler düşündü. Ayrıca vaiz hoca, günümüzde çok nakledilen hurafe bir hadisi naklediyor ve peygamberimizin miraç da cehennemi ziyaret ettiğinde, ÇOĞUNLUĞUNUN KADINLAR OLDUĞUNU GÖRDÜĞÜ ÖRNEĞİNİ DE, ORADA BULUNAN HANIMLARA NAKLEDİYOR. Hiç utanmadan da kadınların, ÇOK ÇABUK KAZANIP, ÇOK ÇABUK HARCAYAN, FAZLA DÜŞÜNEMEYEN ÖZELLİKTE OLDU... Devamı

DİN KARDEŞLERİME......

2015-09-18 12:38:00

2015-09-18 12:35:00       Bu siteyi hazırlamaktaki amacım, din kardeşlerimi Kur'an ayetleri üzerinde düşünmeye davet etmektir. Ne yazık ki bizlerin, Kur’an ile aramıza girilmiş, birçok konuda hurafe ve batılı, bizlere din diye anlatmışlardır. Amacım din kardeşlerimi, bu konuya dikkatini çekmek ve onları yalnız Kur’an ın ipine sarılmaya davet etmektir. Din kardeşlerime hatırlatmak istediğim en önemli konu ise, Allah ın bizleri Kur’an dan sorumlu tutacağı uyarısıdır. Eğer bizler Allah ın bu hükmüne iman ediyorsak, Allah ın Kur’an da bahsetmediği, açıklamadığı, izah etmediği, detay vermediği konuları, dinin asli unsuru asla yapamayız. Allah Kur’an da emretmediği halde, bunlarda Allah katındandır demek, Allah a ve elçisine büyük iftira atmaktır, lütfen bunu da unutmayalım. Bugün bizler, geleneksel İslam anlayışında Kur’an ı değil, bizden yüzlerce yıl önceki toplumlarının, Kur’an dan ne anladığını, dini nasıl yaşadıklarını, mezheplerin FIKIH anlayışları ile anlamaya çalışıyoruz.  Böyle olunca da yüzlerce yıl önceki toplumların ilmi ışığında, Kur’an ı anlıyoruz ve dinde bölünüyoruz, parçalanıyoruz. Ayrıca bu bilgilerin doğruluğundan da emin olamıyoruz. Yaradan bu konuda bizleri uyarmış ve emin olmadığın bilgilerin ardına düşmeyin, sorumlu tutarım diye de dikkatimizi çekmiştir. Sitede yazdığım yazılarım, benim Kur'an dan anladıklarımdır. Bir başka deyişle, benim imtihanımdır, yalnız beni bağlar. Sizlere düşen yazdıklarımı, Kur'an ile karşılaştırmak olmalıdır. Benim kişisel olarak kim olduğumun bir önemi yok, onun içinde kendimden hiç bahsetmedim. İlahiyatçı değilim. Bu dünyada imtihanını Kur'an dan yaşamaya çalışan, emekli bir kardeşinizim. Okuduğunuz yazının yazarının, b... Devamı

YANLIŞ İNANÇLARIMIZI BAKIN NASIL KULLANIYORLAR

2015-09-06 14:20:00

          İnternette gezinirken, Hıristiyan ve Yahudi propagandası yapılan bir sitede, çok ilginç bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, farkında olmadan yaptığımız yanlışlarımıza, dikkat çekmek adınadır. Eğer dikkatli olmaz, düşünmeden her söylenene, rivayete iman edersek, farkında olmadan inkârcılar saffında olmamız, kaçınılmaz olacaktır.   Kur’an a ve dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur’an dışından günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriliyor bu sitede. Böylelikle Tevrat’ın, peygamberimiz zamanında bile Kur an ellerinde olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Peygamberimizin Tevrat ı kullanıldığını, örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan, hadisler örnek verilerek. Günümüzde en güvenilir olduğu söylenen hadis toplayıcısı “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına. AMA BİZİM YANLIŞ İNANÇLARIMIZI KULLANARAK.   ( Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:     “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birt... Devamı

Kur'an da Geçen HURİ Ne Anlama Geliyor?

2015-07-02 11:51:00

  Bugünkü yazımda, Kur’an da geçen HURİ sözleriyle kimden bahsediliyor, sizleri bu konuda düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak için, Kur’an dan yardım almak yerine, rivayet ve sanı bilgiler ışığında ayetleri anlamaya çalıştığımız için, ayetleri yanlış anlıyoruz. Konuyla ilgili bir örnek vermek istiyorum.    Nebe 31–32–33–34: Şüphesiz ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLARA bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, GÖĞÜSLERİ ÇIKMIŞ GENÇ KIZLAR ve dolu dolu kadehler vardır. (Diyanet yeni meali)   Bu ayeti bu haliyle, iman eden bir kadın mümin okuduğunda, acaba nasıl bir soru gelir aklına? İman eden erkeklere böyle genç Bayan HURİLER verilecekte cennette, biz kadınlara ne verilecek? İşte ayetleri doğru olmayan bilgiler ışığında anlamaya çalışırsak, böyle yanlış düşüncelere kapılır insanlar. CENNET YALNIZ ERKEKLERİN ÖDÜLLENDİRİLECEĞİ BİR YER DEĞİLDİR. KADIN, ERKEK TÜM İMAN EDENLERİN EŞİT ŞARTLARDA ÖDÜLLENDİRİLECEĞİ, HUZUR İÇİNDE YAŞAYACAĞI, ALLAH IN BİZLER İÇİN HAZIRLADIĞI ÇOK ÖZEL BİR MEKÂNDIR. Sizlere daha önce yayınlanan, yine Diyanetin eski mealinden, aynı ayetin tercümesini örnek vermek istiyorum.   Nebe 31–32–33–34: DOĞRUSU, ALLAH'A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLARA kurtuluş, bahçeler, bağlar, YAŞITLAR ve dolu kadehler vardır. (Diyanet İşleri eski meali)   Diyanet İşleri başkanlığının eski Kur’an mealinde aynı ayette, Allah a karşı gelmekten sakınan kulları için vereceği ödül cennetinde, asla KADIN YA DA ERKEK BİR CİNSTEN BAHSEDİLMEMİŞ. Yalnız YAŞIT EŞLERDEN BAHSETTİĞİ HALDE, bizler yalnız erkeklere has verilecek güzel genç kızlardan bah... Devamı

Teravih Namazı Ve Peygamberimiz.......

2015-06-24 11:28:00

Ramazan geldiğinde çok konuşulan bir konuda, teravih namazının İslam dininde olup olmadığı konusudur. Allah kendisine kulluk görevimizi yapmak ve ona saygımızı, bağlılığımızı bildirmek, ondan yardım istemek adına kıldığımız namazın, zorunlu olan vakitlerini Kur’an da açıkça bizlere bildirmiş ve SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM diyerek, Kur’an ın sınırlarını aşmayın diye de uyarmıştır.   Elbette Kur’an ın emrettiği vakitler dışında da, Allah dan istekte bulunacağımız, ona şükranlarımızı ileteceğimiz  Allah a açılan namaz kapısını, her zaman açıp, yaradan a ulaşabiliriz. Bunun sınırını kimse koyamaz. Gelelim Ramazan ayında kılınan ve neredeyse Ramazan ın olmazsa olmaz ibadeti olarak gösterilen Teravih namazına.   Kur’an namazı kılarken bizlerin, huşu içinde olmamız örneğini verir. Eğer bugün toplum içinde 20 rekât kılınan teravih namazı kılarken dikkatimizi kaybedip, huşu içinde olamıyorsak, üzerinde dikkatle düşünmemiz gerekir.  Toplum arasında Ramazan ayında çok konuşulur, bilmem şu camide iman teravih namazını hızlı kıldırıyormuş, oraya gidelim diyenleri duyarız. Bu şartlarda, insanları bu türlü düşüncelere sevk ettiren namaz, Allah ın emrettiği namaz olmanın şartlarından çok uzaktır. Peygamberimiz huşudan uzaklaşabilinecek, çok uzun olan bir namazı ne kılmıştır, nede kıldırmıştır. Peygamberimizin kendi evinde, Ramazan ya da diğer gecelerde 11 rekâtı aşan bir namaz kılmadığı, yine rivayetler arasında geçer.   Allah fecir vaktinde, yani sabah namazında kılınacak namazın, okunacak Kur’an ın şahitli olduğunu söyler ve bu vaktin öneminden bahseder. Öyle olduğu halde bu vakitte, 2 rekât farz sabah namazı kılınır, Kur’an okunur. Tabi d... Devamı

Ramazan Ayının Bereketi Üzerinize Olsun.

2015-06-20 13:12:00

    Bolluk ve bereket Kur’an ayı, hepimize sağlık ve huzur getirmesi dileklerimle sözlerime başlamak istiyorum. Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır, onun içinde bizler bu ayda Kur’an ı, anladığımız dilden bolca okuyarak, Allah ın uyarı, ikaz ve önerilerini mutlaka anlamaya çalışmalıyız. Birilerinin din adına, tuzağına düşmek, Allah ile aldatılmak istemiyorsak, Kur’an ile direk irtibatı, aramıza kimseyi sokmadan mutlaka önce kurmalıyız.   Allah orucu Kur’an da, bizden önceki toplumlara da emrettiğini söyler ve orucun BİZLERİN KORUNMASI ADINA emredildiği açıklamasını yapar. Her konuda olduğu gibi, oruç konusunda da gereken detayları Kur’an verir. Ama bizlere Kur’an ın din adına yeterli olmadığı öğretildiği içindir ki, emin olamayacağımız onca bilgiler ışığında inançlarımızı yaşamaktan çekinmeyiz. Ramazan ve O ayda tuttuğumuz oruç konusunda da, ne yazık ki Kur’an ı referans almadığımız için, yaptığımız çok büyük yanlışları göremiyoruz.   Kur’an oruç konusunda gereken bilgiyi verir ve ne zaman oruca başlamamız gerektiği konusuna herkesin anlayacağı, çok açık ve basit bir örnek vererek, Bakara 187. ayetinde derki;   (TAN YERİNİN BEYAZ İPLİĞİ, SİYAH İPLİĞİNDEN SİZCE SEÇİLİNCEYE KADAR YİYİN İÇİN; SONRA DA ORUCU GECE OLUNCAYA DEĞİN TAMAMLAYIN.)   Bu sözlerden şunu anlıyoruz. Kur’an tıpkı sabah namazını tarif ettiği gibi, fecir vaktinde yani gecenin karanlığı sona erdiği, günün aydınlığının yavaş yavaş başladığı o vakitten bahsediyor. Verdiği örnekle de tarifini netleştiriyor ve beyaz iplikle, siyah iplik fark edilmeye başlandığı zaman, yemeyi içmeyi kesin, akşam oluncaya kadar yemeyin, içmeyin açıklaması yapılıyor. Kur’an ı rehber ... Devamı