Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (521)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

SİZLER HANGİ İSLAM A İNANIYORSUNUZ?

2016-10-31 11:02:00

EKİM       Bugün biz Müslümanlara, dininiz nedir diye sorulduğunda, İslam dini diye cevap veririz. Gerçekten bizler Allah ın indirdiği İslam dinine mi inanıyoruz, yoksa İslam ın yalnız adı mı kaldı inancımızda? Ne dersiniz, bu soruyu kendimize hiç sorduk mu? Eğer Allah ın indirdiği İslam a iman ettiğimizi söylüyorsak, onun indirdiği Kur’an ın hükümlerini, hiç eksiksiz hatta ilavelerde yapmadan hayatımıza geçiriyor olmamız gerekir. Ne yazık ki günümüzde toplumun yaşadığı, iki İSLAM inancı var. Birisi Allah katından indirilen ve içine asla hiçbir batıl karışmamış ARI-DURU Kur’an ın rehber edinildiği İSLAM. Diğeri ise, Kur’an da her bilginin, detayın olmadığına, herkes tarafından anlaşılamayacağına inanılan, RİVAYETLERİN VE BATILIN HÜKMETTİĞİ, BEŞERİ FIKIH İSLAMI. YANİ İNDİRİLEN İSLAM, BEŞERİ İSLAM.   LÜTFEN KENDİNİZE SORUNUZ, SİZ HANGİ İSLAM A İMAN EDİYORSUNUZ?Allah indirdiği İslam dininin, ana hükümlerini tebliğ ederken bizlere, Kur’an ın ipine sarılın, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, sakın veliler edinmeyin, güvenilecek yardım istenecek veliniz yalnız benim diye bizleri uyarır. Eğer bizler Allah ın indirdiği İslam a iman ediyorsak, bu emirlere de iman edip hayatımıza geçirmemiz gerekir. YANİ KUR’AN MÜSLÜMAN I OLMAMIZ GEREKİR.    Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarını yerine getirip uyuyor muyuz? Hiç sanmıyorum, hatta büyük çoğunluğumuz, Allah ın uyarılarının tam tersine inanıyor ve FIKIH yani beşeri inançların, hükümlerin etkisiyle bakın neler söylüyoruz ve inanıyoruz.   “Yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz. Kur’an Müslüman ı diye bi... Devamı

İsra Suresi 73-74-75. SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ, ALLA

2016-10-29 10:13:00
İsra Suresi 73-74-75. SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ, ALLA |  görsel 1

Allah Kur’an ı bizlere, yaşamımızın rehberi olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler Kur’an ı değil, beşerin sözlerinden yorumlarından, düşüncelerinden oluşan FIKIH inancını rehber olarak alırız ve imanımızı bu bilgiler ışığında yaşarız. Onun içinde hep yanılırız, birilerinin tuzağına düşeriz. Hâlbuki Allah, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşme, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, çünkü seni Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye bizleri uyarmıştır. Bu ve buna benzer yüzlerce uyarıyı, Allah ın Kur’an da verdiği örnekleri, kıssaları dinlemediğimiz içindir ki, İslam toplumlarından acı, keder, savaş eksik olmuyor.    Bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık, birileri Kur’an ile aramıza öyle duvarlar ördü ki, Allah ın uyarıları verdiği örnekler, bizlere ne yazık ki ulaşamıyor. Bunların tüm sorumluları, bizleriz unutmayalım. ÇÜNKÜ KENDİ İMTİHANIMIZI KENDİMİZ VERMEKTEN KAÇIP, BİRİLERİNE HAVALE EDEBİLECEĞİMİZİ SANMIŞIZ VE VELİLER, ŞEYHLER, EFENDİLER EDİNMİŞİZ. Öyle olunca da Kur’an dan uzaklaşıp kandırılmışız, aldatılmışız ama hala farkında bile değiliz.   Bu yazımda sizlere, günümüzde yaptığımız çok büyük yanlışlara örnek olması adına, Allah ın bizleri dikkatle uyardığı bir ayetini hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istiyorum. Peygamberimiz döneminde dinden sapmış Ehli kitaba, Allah ın elçisi Kur’an ı tebliğ ederken, birçok engellerle karşılaşmıştır. Onlardan bir tanesi de, ÖZELLİKLE EHLİ KİTABIN KENDİ BATIL İNANÇLARINI, DİNE İLAVE ETTİRME ÇABALARINI GÖRÜYORUZ.  Önce bahse konu ayeti yazalım.   İsra 73–74–75: Müşrikler, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ YALAN YERE BİZE İSNAT... Devamı

Cemaatle Namaz Kılmak, Tek Başına Namaz Kılmaktan, Daha mı Sevap

2016-10-27 11:42:00

EKİM         Bizler kendi menfaatlerimiz, çıkarımız konusu olduğunda, enine boyuna iyice araştırır, daha sonrada zarara uğramamak için, en karlı ve en doğru olanı yapmaya çalışırız. Her ne hikmetse, iş inancımıza gelince, aynı titizliği göstermeyiz. Bunun çok büyük yanılgı olduğunu, hesap günü anlayacağız.   Bu hatamızı, yanlışımızı bilenler, bizleri her zaman Allah ile aldatmışlar ve bunu bizlerin fark etmemesi içinde önlemler almışlardır. Bugünkü makalemin konusu camilerin, ibadet yerlerinin bazı kişi ve düşünce gruplarının, hükümranlıklarının devam etmesi için adeta, toplumun özellikle Kur’an gerçeklerini fark etmemesi, ayetlerin üstünün örtülmesi adına, kullanılan merkezlere nasıl dönüştürüldüğü hakkında olacaktır.   Peygamberimizin ölümünden ve dört halife dönemin sona ermesinden sonra, ne yazık ki ibadet yerleri camiler/mescitler devleti yönetenler tarafından, Müslümanların bir araya toplanarak, onları istedikleri gibi bir toplum haline dönüştürülmesinde, çok büyük etken olmuştur.  Özellikle dinin mezheplere bölünmesi, FIKIH inancının adeta, dinin ana temel hükümlerinin içine sokulması, toplum üzerinde etkili olmuştur. Kur’an normal vakit namazlarının camiye giderek kılınmasından bahsetmez ve namaz vakti geldiğinde, bulunduğumuz yerde, hatta özellikle evlerimizde kılınacağı örneğini dahi verir. Toplu ibadet, Kur’an da açıklandığı gibi, Cuma yani toplantı namazıdır.    Kur’an ın bu gerçeğini toplumdan gizleyenler, halkı istedikleri gibi yönlendire bilmek adına, Allah ın hüküm verme... Devamı

İSLAM A YÖN VEREN FIKIH İNANCI ÜZERİNE.

2016-10-16 13:09:00

      Bugünkü yazımın konusu, İslam ı yaşarken bir Müslüman için, olmazsa olmazı olduğu iddia edilen, FIKIH üzerine olacak. Fıkıh kelime anlamı olarak, bir konuyu derinlemesine bilmek, anlatmak, açıklamak anlamına gelir. FIKIH inancını savunanlar, FIKIH IN AMACI DİNE YASA/HÜKÜM KOYMAK DEĞİL, ana kaynaklara yani KUR’AN VE SÜNNETE uygun hükmü araştırmaktır diye izah edilir.  Önce buna inananların, konu hakkındaki düşüncelerini nakletmek istiyorum. Halk arasında FIKIH kelimesi, İSLAM HUKUKU OLARAK ADLANDIRILIR, onu da belirtmek isterim.    (Fıkıh İslam da, PEYGAMBER DÖNEMİNDE KUR'AN VE BUNUN UYGULAMASI İLE SINIRLI OLAN ŞERİATİN, günün şartlarına göre ULEMA TARAFINDAN VERİLEN FETVALARIN DA KATKILARIYLA genişletilmesi ve Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklanması çabalarıdır.)   Bu açıklama üzerinde durmak istiyorum önce. Bu sözlerden sonra akla gelen ilk soru, Allah Kur’an da ayetlerini, bizlere gereği gibi açıklamadı, izah edemedi de, mutlaka açıklanmaya ihtiyacımı var? Günümüzdeki Fıkıh inancının, peygamberimizin devrinde olmadığını, peygamberimiz döneminde, İslam şeriatı yalnız KUR’AN ile sınırlı yaşandığını çok rahat söylenebiliyor. Daha sonrada günün şartlarına göre, ulema tarafından verilen fetvalarının da katkılarıyla genişletilerek, Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklamalar yapılmasına, düzene sokulmasına FIKIH denir diyor.  Yani Allah ın şeriatına, toplumun hayatını düzenlemek adına, beşeri şeriatlar ilave edildiği açıklıkla söyleniyor.    Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okuyan bir i... Devamı

KUR'AN IN NAMAZ KONUSUNDA VERDİĞİ DETAYLAR.

2016-10-16 11:34:00

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmaya çalışacağımız konu, acaba Rabbimiz Kur’an da en çok bahsettiği, namaz kılın emrini verip, nasıl namaz kılacağımızdan ve detaylarından, bazılarının söylediği gibi, Kur’an da yeteri kadar bahsetmemiş olabilir mi, onu birlikte araştırmaya çalışalım. Konu doğru anlaşılabilmesi için, detaylı ele alındığından biraz uzun. Lütfen sabırla okuyunuz. Önce aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım ve üzerinde düşünelim ki, bahsettiğimiz konuda yanılma ihtimalimizi, en aza indirmiş olalım.   Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR.   Hatırlatmak isterim, Allah namaz kılma, oruç tutma, zekât verme, Hacca gitme konusunu, İbrahim peygamberden bu yana, tüm dinlere emrettiğini bizlere açıklıyor. Hatta Kabenin kurulmasını, İbrahim Peygamberimize emrettiğini ve tüm inananların ziyaret edip, çevresinde hep birlikte namaz kılmalarını, tavaf etmelerini emrediyor. Hud suresi 1. ayette de Allah Kur’an için, açık bir hüküm veriyor ve ayetler önce sağlamlaştırıldı, daha sonrada DETAYLANDIRILIP AÇIKLANDI DİYOR. Ama bizler Kur'an da detay yoktur diyoruz ve fıkıh inancının namaza ilaveleri olmasaydı, namazımızı kılamazdık diyebiliyoruz.Sizce bu ayetleri gördüğümüz halde, bunları düşünmeden, söylememiz doğrumu?   Bu durumda, Allah namaz kılın diye emir verdiyse, nasıl kılınacağını açıklamamış olduğunu söylememiz doğru olmaz, önce bunu kabul edelim ve araştırmalarımızı bu yönde yapalım. İsterseniz şimdide aşağıdaki ayete bakalım.    Bakara 239: Eğer korkarsanız,... Devamı

BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK.

2016-10-11 11:36:00

EKİM     Günümüzde İslam ı yaşamak ve anlamak adına yaptığımız çok büyük bir yanlış vardır. Bizlere İslam ı ve Kur’an ı anlattığını söyleyenler, şöyle söylüyorlar. “İnancımızı yaşamak adına, her bilgiyi Kur’an da bulamazsınız. Bazı bilgileri, detayları ve ibadetlerin ayrıntısını, Allah bizzat kendisi, ya da Cebrail kanalıyla elçisine iletmiştir. Bunları Kur’an da aramayın, çünkü bulamazsınız.”   Değerli din kardeşlerim, lütfen bu söylenenleri akıl ve mantık süzgecinden geçiriniz. Mantığınız kabul etmiyorsa, Kur’an ın kabul etmesi de zaten mümkün değildir. Bu sözleri söyleyenlerin, İslam ı kendi çıkarları doğrultusunda, batıl ve hurafeler ışığında topluma yaşatmak istedikleri çok açıktır. Allah namaz kılmamızı emrettiyse bizlere, gerektiği kadarını mutlaka Kur’an da açıklamıştır. LÜTFEN MEZHEPLERİN VE FIKIH ÖĞRETİSİNİN DİNE İLAVELERİNİ, KUR’AN IN ÖNÜNE GEÇİRMEYELİM. Bu bilgiler olmasaydı namazımızı kılamazdık demeyelim, hesap günü çok pişman oluruz.   Bu sözleri söyleyenlere ve bu sözlere inananlara sormak isterim, Allah Kur’an ı bizlere ne maksatla göndermişti? Elbette birçok ayetinde, Kur’an ın bizler için rehber, ışık olduğunu söyler. Her şeyden nice örneklerle de açıkladık ki anlayasınız, doğru yoldan batıla, hurafeye sapmayasınız diye gönderildiğinin detayını da verir. Bu durumda Allah, her şeyi Kur’an da açıklamayıp, detayları bizlere Kur’an da bildirmeyip, bazı konuları şifahen, sözlü olarak elçisine bildirmiş olabilir mi? BUNA İNANAN BİR İNSANIN, KUR’AN İLE HİÇBİR BAĞI YOK DEMEKTİR HATIRLATIRIM. ... Devamı

Abdest Alırken, MEST Üstüne MESH Yapmak Doğru Mudur?

2016-10-09 12:20:00

EKİM       Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu,  namazdan önce abdest alırken, geleneksel FIKIH inancının öğretisi olan, ayaklara giyilen deriden çorap adı verdikleri, MEST çorabı hakkında olacaktır. Bizler inancımızı Kur’an merkezli yaşamadığımız için, ne yazık ki söylenen ve din adına öğretilen her şeyi, Allah ın emri ve doğru zannediyoruz. Bu yanlışımızda, FIKIH inancı çok etkilidir. Çünkü fıkıh bilgilerini din zannediyoruz.   Genelde yaşlı kişilerin kullandığı, bir tür deri çorap MEST üzerinden abdest alınması, sizce doğrumu? Bunu hiç düşündünüz mü? Gelin birlikte düşünelim. Önce şunu belirtmek isterim, biz her şeyden nice örnekleri sıraladık ki anlayasınız diyen Yaradan, BU KONUDAN KUR’AN DA HİÇ BAHSETMEMİŞTİR, böyle bir örnek yoktur. Bu giysiyi savunanlar, FIKIH inancı doğrultusunda, bu konuda neler söylüyor önce ona bakalım.    (İslâm dini namazın ifasını dinin temel vecibelerinden saymış olmasının yanı sıra, her türlü mükellefiyette ZORLUĞU GİDERMEYE VE KOLAYLIĞI TEMİN ETMEYE DE AYRI BİR ÖNEM VERMİŞTİR. Bunun bir örneği de, mükellefler içinMEST VE SARGI ÜZERİNE MESH yaparak abdest alma ve böylece üzerine düşen iba¬detleri ifa etme imkânı getirmiş olmasıdır. )   (Mestler üzerine mesh sünnet-i müekkededir. TEVATÜR DERECESİNE YAKIN birçok sahih hadîsle Resûlüllah Efendimizin bâzı kereler, ayağına mest giyip üzerine mesh verdiği sabit olmuştur. )   Söylenenleri okudunuz, İslam dininin her konuda, her türlü zorl... Devamı

Yahudi Ve Hristiyan İnançlarında, BAŞÖRTÜSÜ Konusu.

2016-10-06 19:24:00

EKİM       Günümüzde neredeyse, İslam ın en önemli farz emri haline getirilen başörtüsü konusunu, bu yazımda çok daha farklı bilgileri sizlere naklederek, sizlerin bu bilgiler doğrultusunda, başörtüsü konusunu düşünmenize yardımcı olmak istiyorum. Yalnız lütfen bize öğretilen, geleneksel fıkıh yani beşeri bilgilerin, inançlarının etkisinde kalmayınız.   Kadının başının örtülmesi gerektiği konusunu önce, Yahudi ve Hıristiyanların ellerinde bulunan, Tevrat ve İncil adını verdikleri kitaplardan bakalım. Tevrat ve İncil dedikleri ve bu kitapların Allah katından gönderilen, gerçek tebliğler/kitaplar olduğunu söyleyenlere, elbette çok dikkatle ve titizlikle yaklaşmalıyız, önce bunu belirtmek isterim. Biz Müslümanlar, bu kitapların daha önce Allah tarafından gönderildiğine inanıyoruz, ama biliyoruz ki değeri bilinmemiş ve inançlarında saf dışı edilerek, tahrif edilmiş değiştirilmiştir. Allah Kur’an dan önce gönderdiği kitaplar hakkında, onların bizzat Allah tarafından korunduğuna dair hiçbir bilgi vermiyor. Bu kitapların korunmasını, bizzat kullarının gayretine bırakarak, onları bu şekilde imtihan ettiğini anlıyoruz. ÇÜNKÜ ALLAH VAHİY KAPISINI KAPATMAMIŞ VE DAHA SONRA ELÇİ VE UYARICI KİTAP GÖNDERMİŞTİR.Peygamberimiz Hz. Muhammed den sonra, başka elçi ve uyarıcı kitap göndermeyeceğine hükmettiği içinde, Rabbimiz gelecek kuşaklara haksızlık olmaması adına, KUR’AN I BİZZAT KENDİ KORUMASINA ALMIŞTIR.    Buradan da anlıyoruz ki, günümüzde Tevrat ve İncil diye öne sürülen kitapların geçmişte indirildiğine inanıyoruz, ama günümüze ulaşmış olan kitapların, Allah ın gönderd... Devamı

İslam Dininde, İRŞAD MAKAMINA Ulaşmış, MÜRŞİD-İ KAMİL Konusu.

2016-10-03 12:40:00

EKİM       Dinde bölünmeyin, ayrılığa düşmeyin konulu yazımı okuyan bir kardeşim, bana şöyle bir cevap yazmış ve istekte bulunmuş.   “Hocam Saygılar. Dinde ayrılık, konusundaki yazınızı okudum tebrikler.ANCAK KENDİ BAŞINA KALANDA YA, NEFSİNİ YA DA UYDUĞU ÖNDERİNİ İLAH EDİNİR. Yazılarınızda birazda kendilerine davet edenler ile ALLAH A DAVET EDEN İRŞAD MAKAMINA ULAŞMIŞ MÜRŞİD-İ KAMİLLERDEN, Ayetlerle açıklasan Sanırım çok faydalı olur.”   Aslında bu kardeşimizin sorusunu, çok önemsediğim için, bir başlık altında konu üzerinde sizleri de düşünmeye davet etmek istiyorum. Değerli kardeşimiz, bir Müslüman inancını, imanını yaşarken, kendi başına kaldığında, ya nefsinin ya da uyduğu önderini İLAH edinir diyor. Bu sözler üzerinde dikkatle düşünelim lütfen. Eğer inancını yaşamak için veliler, önderler, efendiler ediniyor da ardı sıra gidiyorsan, çok doğru onu belki ilah edinmeye bilirsin, ama RAB edinmekten kaçamazsın.    Gelelim tek başına İslam ı yaşama konusuna. Hiçbir inanç zaten tek başına yaşanmaz. Eğer tek başına, hiçbir bilgiden, kaynaktan yararlanmadan yaşamaya kalkarsan, nefsini elbette ilah edinirsin, hatta sonunda Allah yoktur der çıkarsın. Bugün ateistler böyle yapıyor. BİZLER TEK BAŞIMIZA İNANCIMIZI, İSLAM I YAŞAYACAĞIZ, AMA RABBIMIZ YANİ İTAAT EDECEĞİMİZ EFENDİMİZ, DOĞRU HEDEFE ULAŞTIRAN YARADAN VE ONUN KİTABI KUR’AN YANIMIZDA OLMAK ŞARTIYLA.   Allah Kur’an da sakın veliler edinmeyin, güvenilecek ve yardım istenecek veliniz, yalnız benim diye bizleri uyarır. Bu uyarıyı alan bizler, inancımızı yaşamak için, mutlaka birilerine muhtacız sözünü kullanırsak... Devamı

Sayın NOUMAN ALİ KHAN ın,Kur'an Söylemleri Üzerine.

2016-09-30 23:11:00

EYLUL       Bugünkü makalemde, sanal âlemde özellikle Amerika ve diğer ülkelerde tanınan ve bilinen, Nouman Ali Khan isimli bir gencin, İslam dini hakkında ki söylemlerinden örnekler verip, üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bu kişi hakkında çok kısa bilgi vermem gerekirse, şunları söyleyebiliriz.   (1978 doğumlu, Nouman Ali Khan, Bayyinah Enstitüsünün kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olmakla birlikte, enstitünün “Klasik Arapça’nın Temelleri” ve “Kutsal Kelâm” da dâhil olmak üzere bir kısım derslerinin ana okutmanıdır. Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde tamamladığı giriş seviyedeki eğitimi, onun Arapça çalışmalarının başlangıcıdır. )   İnternette bu ismi aradığınızda, konuşmalarının birçoğunu cazip bulabilir, hatta beğenebilirsiniz. Tabi önemli olan tüm düşünce ve söylemlerinin aynı çizgide olması önemlidir. Gerçek düşüncelerini yalnız Allah bilir. Yoksa günümüzde de içimizden bazı kişilerin yaptığı gibi, güzel ve doğru bilgilerin arasına, eğer zehir enjekte ediliyorsa, söylenen doğru bilgilerinde bir hükmü olmayacaktır. Gerçek Müslüman, düşünen aklını Kur’an merkezli kullanandır. Bu kişinin bir söylemi üzerinde önce durmak istiyorum. Çünkü bugün tüm İslam âleminin yaptığı bir yanlışa güzel bir örnek teşkil ediyor ve buna benzer söylemlere farklı anlamlar verilerek dine batıl, nifak sokmanın yolu açılıyor. Bakın Bu kişi nasıl bir söz söylemiş.    (ALLAH BİZE, SADECE MÜKEMMEL BİR KİTAP GÖNDERMEDİ, AYRICA BİZE KİTABI ÖĞRETMES... Devamı

Allah ın Kitabı Kur'an ı, Göz Göre Göre Tahrif Etmek.

2016-09-26 18:46:00

      Bir soru sormak istiyorum. Sizler inancınızı hiç sorguladınız mı? Allah ın Kur’an da emrettiği yoldan mı gidiyoruz, yoksa batılı, hurafeyi din mi edindik? Bunun kontrolünü  Kur’an dan yapma gereği duydunuz mu, yoksa gerek yok, bana dini anlatanlara çok güveniyorum mu dediniz? Çünkü Kur’an öyle örnekler veriyor ki geçmiş toplumlar ile ilgili, Allah ın gönderdiği uyarı kitaplarını okuyup, açıkça gördükleri tebliğ aldıkları halde, batıl inançlarını yaşamak adına, Allah ın sözlerini bile tahrif etmekten çekinmemişler. Bir örnek vermek istiyorum ki, aynı hataları bizler de yapmayalım. Yapıyorsak da, artık vazgeçelim.   Bakara 75: Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, ALLAH’IN KELAMINI DİNLER, İYİCE ANLADIKTAN SONRA, ONU BİLE BİLE TAHRİF EDERLERDİ. (Diyanet meali)   Ne dersiniz, geçmiş toplumların yaptığı yanlışları, bizler yapıyor muyuz? Bakalım Yaradan Kur’an da ne emrediyor, bizler Fıkıh ve mezhep öğretisi ile günümüzde neler yapıyoruz, nelere inanıyoruz. Yorumunu sizlere bırakıyorum.    Allah gönderdiği rehber kitabında, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık ve sizlere nice örneklerle açıkladık ki anlayasınız ve sizi doğru yola iletecek yalnız Kur’an dır der. Ama mezheplerin öğretisi fıkıh inancı ise, her şey Kur’an da yazmaz, Kur’an ı herkes anlayamaz, Kur’an da özet bilgiler vardır, onun için fıkıh ve mezheplerin beşeri öğretisi olmazsa, Kur’an anlaşılmaz ve yaşanmaz diye bizlere öğrettiler ve bizlerde bunları kabul edip inanmadık mı?   Allah Kur’an da din ve iman adına veliler, ... Devamı

Kendimize RAB' lar Edindiğimizin, Farkında Bile Değiliz.

2016-09-25 11:58:00

EYLUL         Allah Kur’an da bizlere, geçmiş toplumların yaptığı yanlışlardan örnekler verip, aynı yanlışları bizlerin yapmamamız için uyarılarda bulunur. Allah, benden başka RAB lar, yani yol göstericiler edinmeyin diye uyardığı halde, geçmiş toplumlar bu uyarıları dinlemeyerek, bakın neler yapmışlar ki, Rabbimiz örnek olsun diye Kur’an da bizleri bilgilendiriyor.    Tevbe 30: Yahudiler, "UZEYİR ALLAH'IN OĞLU" DEDİLER, HIRİSTİYANLAR DA "MESİH ALLAH'IN OĞLU", DEDİLER. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. DAHA ÖNCE İNKÂRA SAPMIŞ OLANLARIN SÖZLERİNE BENZETİYORLAR. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar! ( Elmalı meali)   Tevbe 31: Onlar, Allah'dan başka BİLGİNLERİNİ VE RAHİPLERİNİ DE KENDİLERİNE RAB EDİNDİLER, MERYEM OĞLU MESİH'İ DE. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir. (Elmalı meali)   Aslında bu iki ayetten alacağımız, çok dersler var. Ayetlerde özellikle dikkat çekilen, geçmiş toplumlar Allah ın gönderdiği elçilere kutsallıklar verip, Allah ın oğlu ilan ettiklerini söylüyor. Dikkat ederseniz Yaradan bu yapılanın yanlış olduğunu söylüyor, çünkü görev verdiğim elçilerde, tıpkı sizler gibi bir beşerdi ve bana kulluk etmek için yaratılmışlardı açıklamasını yapıyor. Bizler belki peygamberimiz için, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmadık ama Allah ın vermediği öyle yetkilerle donattık, öyle şeyler söyledik ki, HÂŞÂ DİNDE NEREDEYSE ALLAH IN ORTAĞI KONUMUNA GETİRDİK.    Diğer ay... Devamı

Kurtuluşa Erenler Ancak Onlardır. ( BAKARA 5. AYET.)

2016-09-19 21:24:00

EYLUL       Allah Kur’an ı bizlere, bir rehber olsun diye indirdiğini söyler. Bizleri ilgilendiren çok önemli konuları da, birçok kez örneklerle anlatır ki, doğru anlayalım, batılın ardı sıra gitmeyelim. Hatta bazıları sorar, Kur’an da neden çok fazla tekrarlar vardır diye. Bunun nedeni, konu anlaşılsın diye, farklı şekillerde aynı konu izah edilmiştir de ondan. Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiği içindir ki, Allah ın verdiği onca uyarılardan da habersiz yaşarız İslam ı.    Allah size gönderdiğim, Kur’an dan sorumlusunuz dediği halde, edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin yanlış yönlendirmeleri ile, öyle yanlış bilgilerin peşine takıldık ki, sonumuzu Allah hayır etsin. Bu yazımda sizleri Kur’an ın aynı konuda birçok kez uyardığı ve sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, yalnız Kur’an ın ipine sarılın dediği ayetlere benzer, bir ayeti daha özellikle sizlere hatırlatmak istiyorum. BAKIN ALLAH ÇOK AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE, KURTULUŞA ERENLERİN KİMLER OLACAĞINI SÖYLÜYOR.   Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR. ( Diyanet vakfı meali)   Düşünebiliyor musunuz, çok açık bir şekilde Rabbimiz kurtuluşa erecek olanların, Allah katından gönderilen hidayet yani Kur’an üzerinde olanların olacağını söylediği halde, bizler her ne hikmettense, Rabbimize değil, batıl ve hurafe bilgilere inanıp, yalnız Kur’an ın bizlere yetemeyeceğini söyleyenlere inanıyoruz. İşte İslam âleminin acıklı hali. ALLAH A DEĞİL, BEŞERE KULAK VERİYORUZ.   ... Devamı

Hadislerin Kur'an a Arzı Ve Kur'an da Geçmeyen Hadisler

2016-09-17 18:10:00

      Bir kardeşimiz, bana şöyle bir soru sormuştu, hangi hadisin doğru olup olmadığını nasıl bileceğiz, Kur’an da bahsi geçmeyen konulardaki hadislerin durumu ne olacak. Aslında sorunun cevabı çok zor değil. Yeter ki Kur’an ın eğitiminden, gerektiği ölçülerde geçelim. Kur'an da olmayıp, bizlere dinin emridir diye öğretilenler, günümüzde o kadar güç kazanmış ki, bazı gerçekleri kabullenmek istemiyoruz. Unutmamamız gereken önemli konu, ALLAH IN KUR'AN DA AÇIKLADIĞI, HÜKÜM VERDİKLERİNİN DIŞINDA OLAN KONULAR, DİN ADINA BİZLERİ BAĞLAMAZ.     Bunlar dine sonradan girmiş, beşeri ilavelerdir diyebiliriz. Bu ilaveler doğru bilgiler veriyor ve dini zorlaştırmıyorsa, bir sorun yoktur. Ama dini zorlaştırıyor ve toplumun dini yanlış anlamasına sebep oluyorsa, bizler için sakıncalıdır. Hele hele Allah ın haram demediği bir şeye, bunlarda haramdır deniyorsa, işte o zaman günahların en büyüğünü işlemiş oluruz. Allah Kur’an ı, yemin olsun ki sizler için kolaylaştırdım der. ALLAH IN KOLAYLAŞTIRDIĞINI, HİÇ KİMSE İLAVELERLE ZORLAŞTIRAMAZ. Böyle davranışlar, bizlerin yolundan sapmasını sağlar. Allah bir ayetinde ne diyor ve uyarıyordu, sakın Kur'an ın sınırlarını aşmayın, kafirlerden olursunuz.    PEYGAMBERİMİZDE ÜMMETİNE, YALNIZ KUR'AN İLE HÜKMETME GÖREVİ ALDIĞINA GÖRE, PEYGAMBERİMİZ ASLA KUR'AN DIŞINDAN, DİN ADINA KONUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR, KONUŞTUĞUNU SÖYLEMEK İFTİRADIR.Çünkü Allah açıkça, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiştir,ELÇİSİNEDE SANA İNDİRDİĞİMLE ONLARA HÜKMET DİYE, APAÇIK EMRİNİ VERMİŞTİR. Bö... Devamı

Nakil Ve Rivayet Esaslı İslam ı Yaşayanlara.

2016-09-13 15:35:00

EYLUL       İnternette bir konuda araştırma yaparken, yaşadığımız İslam ın izlediği yolun mantıktan, akıldan ve Kur’an dan nasıl uzak  yaşanmaya çalışıldığına bir kez daha şahit oldum. İslam ı, emin olamayacağımız, rivayet merkezli bilgiler ışığında mutlaka yaşamamız gerektiğine inanan, Kur’an ın her konuda bilgiler vermediğini düşünenler, Kur’an ın sınırlarını aşmak istemeyen ve Allah ın emri olan, yalnız Kur’an ın ipine sarılma emrini yerine getirenlere, bakın neler söylüyorlar.   ”NAKİL, RİVAYET ESASLI İLİMLERİN ASLI, ESASI VE GÜVENİLİR HADİS İLMİDİR. Eğer nakil ve rivayet esaslı bir kaynağa başvurulursa, Mealci Kuran dışı bir kaynağa başvurmama yeminini bozmuş olur. Öte yandan tarihi kabul eden kişinin hadisleri kabul etmemesinin nasıl bir mantıksal seri cinayet olduğu ortadadır..”   Bunları söyleyen kişi, Kur’an ayetlerinin dışında, nakil yani rivayetler yoluyla günümüze kadar gelmiş bilgilerin, sözlerin öneminden bahsediyor ve bu bilgileri mutlaka Kur’an süzgecinden geçirmeliyiz diyerek dikkatle yaklaşanlarında, nasıl seri bir cinayet işledikleri örneğini veriyor.   İnancını itina ve dikkatle yaşamaya çalışan kişilere karşı verdiği örnek ise çok düşündürücüdür. Önce şunu hatırlatmak isterim. Din ve inancımızı yaşamak dikkat ister, itina ister. Emin bilgi ve kaynakların dışına çıkmamızı zaten Allah yasaklamış ve ne demişti hatırlayalım.   İsra 36: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (Diyanet meali)   Söylenenler bu ayete uygun mu sizce? Allah emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, bun... Devamı

Başörtüsü Konusunda Oyuna Gelmeyelim.

2016-09-09 10:37:00

EYLUL       Başörtüsü konusunda uzun uzadıya detaylı, birçok yazı yazdım. Bir okurum bu konuyu daha kısa anlatmamı, rica etmiş. Uzun yazıları okuyamadığını da belirtmiş. Uzun ve detaylı yazmamın nedeni, bu konuyla ilgili içimize girmiş tüm batıl ve hurafeyi anlatmak ve açıklamak adınaydı. Bu yazımda belki aynı şeyleri söyleyeceğim, ama özet olarak daha kısa yazmaya çalışacağım.   Günümüzde kadının başının örtülmesinin, Allah emri olduğuna dair tek delil göstermeye çalıştıkları ayet, Nur suresi 31. ayettir. Bu bölümü, kendilerinin delil gösterdikleri şekliyle alıntı yapalım. Çünkü ayette geçen hımar kelimesi örtü anlamında geçer, fakat meallerin bir kısmında bu kelime başörtüsü diye tercüme edilir, bizde o şekliyle yazalım ve ona göre düşünelim.   Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar.  (Nur 31) Diyanet meali   Allah ayetinde verdiği açıkça emir, bu şekliyle kabul ettiğimizde, kadınların geleneklerinden dolayı başlarına örttüğü örtüyle, açıkta bıraktıkları göğüs dekoltesini de örtmeleri emrediliyor. YANİ EMİR, GÖĞÜS AÇIKLIĞININ ÖRTÜLMESİ. Bu ikaz çok açık ve net anlaşılıyor. Peki, başın örtülmesi emri nereden çıkıyor. Deniyor ki, MADEM ALLAH BAŞÖRTÜLERİNİZLE GÖĞÜS AÇIKLIĞINIZI ÖRTÜN DİYOR, O ZAMAN BAŞÖRTÜSÜ DE ALLAH EMRİDİR.Buna karşı çıkıp, bu ayette emredilen yalnız göğüs açıklığının örtülmesidir, diyenlere de cevap hazır. Diyorlar ki, doğru buradaki emir göğsün örtülmesi, amaDOLAYLI OLARAK ... Devamı

KURBAN KESME KONUSU VE KUR'AN IN EMRİ.

2016-09-05 11:22:00

Kurban kesme konusunu araştırdığınızda, tüm inançlarda farklı şekillerde var olduğunu görürüz. Hatta insanlığın yaradılışıyla var olan bir gerçektir. Kurban kelimesinin anlamı,YAKLAŞMAK, ALLAH’A YAKINLAŞMAYA VESİLE OLAN ŞEY anlamına gelir. Bunun Kur’an da birçok yolu olduğu gibi,bir tanesi de Allah ın rızasını kazanmak için kurban kesmektir. Örneğin zekât vermek, hayır ve hasenatta bulunmak, oruç tutmak, köle azat etmek de Allah a yaklaşmalıklar arasındadır.     Gelelim Kur’an da bahsedilen, Allah ın rızasını kazanmak için, Kurban kesme konusuna. Kur’an ın zaman ve mekân belirterek emrettiği Kurban, yalnız HAC vaktindedir. Buda açıkça ayetlerde belirtilmiştir. Hacca gelen müsafirlerin yemesi, karnını doyurabilmesi adınadır. Dışarıdan Hacca gelenler, isterse Kurban kesmeyip 3 gün hacda 7 gün evlerine döndüklerinde oruç tutabilirler, Allah bu kolaylığı dışarıdan gelenlere göstermiştir. Gelelim Kurban bayramında kestiğimiz Kurbana. Bildiğiniz gibi Kur’an da böyle bir günden, bayramdan bahsedilmemiştir. Peygamberimizin ümmetine bir hediyesi olduğu rivayet edilir. ONUN İÇİN BUNA FARZ İBADETTİR, HER ZAMAN KESMELİYİZ DİYEMEYİZ. Elbette Allah ın rızasını kazanmak için, böyle bir günde Kurban kesmek ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak, bizlerin güzel bir geleneğidir.  Kurban kesme ibadetimizi, yılın tek bir gününde toplayıp, diğer günlerde yapılmaması, Kur’an ın emrine ters düşer, bunu da hatırlatmak isterim.   Bu durumda Allah Kur’an da bizlere, Kurban kesme konusunda neler söylemiştir, bağlayıcı nasıl bir hükümde bulunmuştur, şimdi de ona bakalım.   ... Devamı

Takiye Konusu Ve Kur'an.

2016-08-31 20:21:00

AGUSTOS   Bizler Müslüman toplumları olarak, Kur’an dan uzaklaşıp, beşerin oluşturduğu FIKIH inancı ile amel ettiğimiz için, birçok konuda olduğu gibi TAKİYE konusunda da inanılmaz yanlış düşüncelere inandırılmışız. Bu yazımda sizleri, TAKİYE konusu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Takiye kelime anlamı olarakGİZLENME, OLDUĞUNDAN FARKLI GÖRÜNME anlamındadır. Bu kelimenin anlamına baktığımızda, Takiye nin İslam inancında, normal bir durum olarak kabul görmesi, zaten mümkün değildir.   Çünkü bir Müslüman yalan söylemez, karşısındakini kandırmaz, olduğu gibi görünür. Tabi tüm bunlar Allah ın emridir. Bir atasözümüz vardır, YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL deriz. Takiye konusunda, günümüzde yaşanan mezhepler ve fıkıh inancı, ne yazık ki TAKİYE YAPMAYI inanılmaz hurafe ve batıl bilgiler ışığında, neredeyse İslam ın emri konumuna getirmişlerdir. Rivayet edilen hadislerle, adeta TAKİYE BİR MÜSLÜMAN IN SIKIŞTIĞINDA SARILACAĞI, BİR KALKAN HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR.    Takiye nin normal bir davranış olduğuna inandırılan bir toplum, BİR BİRİNE GÜVENMEYEN VE İNANMAYAN, HERKESİN KARŞISINDAKİNE ŞÜPHEYLE BAKTIĞI BİR TOPLUM OLMASI KAÇINILMAZDIR. Böyle bir inancın normal şartlarda, dinin emirleri içinde olabileceğine inanabiliyorsak, bu toplumun inanç temellerinde büyük sorunlar var demektir. İlginçtir Takiye nin gerektiği zaman kullanılabilecek bir ruhsat olduğunu kabul edenler, Kur’an dan iki ayeti delil göstermektedirler.    Ali İmran 28: Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin. Kim bunu yapa... Devamı

Söz Bakımından, Allah dan Daha Doğru Kim Vardır.

2016-08-18 12:22:00

AGUSTOS       İslam toplumları olarak, Kur’an dan çok uzak inancımızı yaşadığımız içindir ki, bizleri Allah ile aldatanların tuzağından, ne yazık ki kurtulamıyoruz. Bu gidişle de, kurtulacağımızı zannetmiyorum. Çünkü Allah ın bizlere verdiği derslerin, uyarıların farkında bile değiliz.    Bizler İslam ı yaşarken, mutlaka birilerine tabi olmamız ve onun ardı sıra gitmemizin gerektiğine inanmaya devam edersek, başımıza gelen hataların, acıların çok daha büyükleri ile karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Ülkemizin başına bela olan, topluma acı ve ızdırap veren Fethullah denen çete başı, yakın zamana kadar çok saygı gören, eli eteği öpülerek,  kendisinden şefaat beklenen birisiydi. Peki, ne oldu da bir den bire her şey değişti ve bu şahsın bütün rezillikleri, pislikleri, adaletsizlikleri ortaya çıktı. İşte bu sorunun cevabını artık bizler Kur’an dan almalıyız ki, böyle zalimlerin tuzağına bir daha düşmeyelim.   İlginçtir bu zalim insanın, ALLAH KATINDA TAKVACA ÜSTÜN OLDUĞUNA VE ONUN ŞEFAATİYLE, CENNETE GİDEBİLECEKLERİNE İNANILIYORDU. Tabi bu düşünce sahiplerinin, zerre kadar Kur’an dan nasiplenmediklerini hatırlatmak isterim. Nasiplenmiş olsalardı, böyle yanlış düşüncelere asla kapılmazlardı. Kendi aralarında okudukları kitapların öğretisi olan, yani Risale-i Nur kitapları, böyle düşüncelere inanmayı kolaylaştırıyor ve onaylıyor. BÖYLECE SORGULAMADAN İNANAN BİR TOPLUM YARATILMIŞ OLUYOR. Hatırlatırım mahşer günüALDATILMIŞIM demekle kurtulacağımızı zannetmeyelim. Çünkü Allah, bizleri düşünerek, aklımızı kullanarak inancımızı yaşamamızı emrediyor... Devamı

Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.

2016-08-07 17:44:00

  AGUSTOS       Ülke olarak 15 Temmuzda, çok üzücü ve de bizlerin ders alması gereken bir olay yaşadık. Toplumu din maskesiyle aldatan, batıl inançlarımızdan yararlanarak, kendisini dini lider ilan edip, din adına toplumu yönetmeye kalkan bu zalim kişinin gerçek yüzünü, çok şükür Rabbimiz bizlere gösterdi.    Bir insanın gerçek yüzünü görebilmek için, topluma zalimce davranması, binlerce yuvaya acı ve keder vermesi mi gerekirdi?   ACABA BU ŞAHSIN GERÇEK YÜZÜNÜ ÇOK ÖNCESİNDEN GÖRENLERİN, FARK EDENLERİN, HATTA TOPLUMU UYARANLARIN, GÖREMEYENLERDEN FARKI NEYDİ SİZCE? Lütfen bunu çok iyi düşünelim, yoksa tekrar aldatılmaktan kurtulamayız.   Buna benzer din tacirlerinin tuzağına düşmek istemiyorsak, İslam a sokulan yanlış ve batılın önce farkına varmalıyız, yani sorumlu olduğumuz dinimizin tek kaynağı Kur’an dan öğrenmeliyiz, araya hiç kimseyi sokmadan. Bu elim olayın ardından, Diyanet İşleri başkanlığı bir açıklama yaptı. Bu açıklamadan bazı alıntılar yaparak, üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   “Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez yaptığı açıklamada "FETÖ AÇIK BİR DİN İSTİSMARCISI ve gayri ahlaki bir sır hareketidir. FETÖ SAHTE BİR MEHDİ HAREKETİDİR"dedi.”   İslam toplumları olarak, dinimize FIKIH yoluyla sokulan batıl inançlar nedeniyle, toplumlar yüzlerce yıldır, din istismarcıları tarafından kullanılmış ve bu gidişle kullanılmaya da devam edecektir. Sayın Başkanın söylediği son cümle ise, aslında yanlış inançlarımızın hala güçlü bir şek... Devamı

RABITA Nedir, İslam İnancında Var Mıdır?

2016-07-29 10:22:00

TEMMUZ         İslam toplumları olarak bizler, Kur’an ın özünden uzaklaştırılarak inancımızı yaşadığımız için, batılın ve hurafenin de etkisinden kurtulamıyoruz. Bugünkü yazımın konusu RABITA nedir, bazı tarikat ve cemaat toplumlarında nasıl uygulanır, gelin birlikte araştırıp üzerinde, Kur’an ı referans alarak düşünelim. Bakın rabıta nasıl tarif ediliyor.   “Rabıta bir tasavvuf terimi olup, tasavvufta belirli tarikatlarda bulunan uygulamaya verilen isimdir. Etimolojik açıdan rabıta sözcüğü rabt kökünden türemiştir. Birleştirmek ve bağlamak anlamlarına gelmektedir. Tasavvufta ise MÜRİDİN, konsantre olup ŞEYHİNİ aklında canlandırarak, ŞEYHİNDEN YARDIM İSTEMESİ, ŞEYHİNİN YARDIMIYLA ALLAH DAN FEYZ ALMASI anlamına gelir.”   Önce şunu açıkça söylemeliyim ki, bu yol ve yöntem, Kur’an ın öğretisi olmayıp, peygamberimizin döneminden yüzlerce yıl sonra, dine tasavvuf düşüncesinin sokulması ile girmiş bir inançtır. Fıkıh bilgilerinde de geçmez. RABITA kelime anlamı olarak birleşmek, bağlamak, bağlantı kurmak olduğuna göre, bizlerin Rabbimizle gönülden bağ kurması kadar güzel bir şey olamaz. Araya hiçbir beşeri sokmadan tabi. Gelelim tarikatların RABITA kelimesinden ne anladığına ve nasıl hayatlarına geçirdiğine.    Tarifte de söylendiği gibi RABITA, tarikata bağlı müridin, konsantre olup bağlı olduğu ŞEYHİNİ düşünerek, onu hayal ederek ondan yardım istemesi, onun Allah ile arasında aracılık yapması, yani onun yardımıyla, ondan alacağı şefaatle, Allah ın rızasını kazanacağına inanılması anlamı verilmektedir. BU D&Uum... Devamı

İnancımızı Kullananların, Artık Tuzağına Düşmeyelim.

2016-07-25 17:36:00

TEMMUZ TEMMUZ       İnancımızı, dinimizi nasıl yanlış yaşadığımızın ve bununda yalnız kendimize değil, topluma ve ülkemize de nasıl zararlar verdiğinin, düşündürücü bir örneğini yaşattı Rabbimiz bizlere. BAŞIMIZA GELEN BU ŞERDEN İBRET ALARAK, DERSLER ÇIKARANLARA NE MUTLU.   Allah bizleri imtihan ettiğini söyler Kur’an da ve din, iman adına sakın veliler, efendiler, şeyhler edinmeden imtihanınızı yaşayın dedikten sonra, güvenebileceğimiz tek velinin, Allah bizzat kendisi olduğunu, çok açık bir şekilde ayetinde bizlere bildirir ve uyarır. Tabi bizlerin rehberi ne yazık ki Kur’a olmaktan çıkartıldığı için, bizler bu uyarıları ya duymayız, ya da duymamız engellenmiştir. Kur’an ışığıyla nurlanmayan bizler, birde Allah ın bu uyarılarına tamamen ters düşen bir inancı kabul ederek VELİSİ, ŞEYHİ OLMAYAN CENNETE GİDEMEZdiyecek kadar yoldan çıktığımızın, farkında bile değiliz.    Allah Kur’an da bu konu ile ilgili uyarılarına devam ederek, SAKIN SİZLERİ ALLAH İLE ALDATMASINLAR sözlerinden de elbette hiç nasiplenmedik. Çünkü birileri bizlere, Kur’an ı anlayarak okumak yerine, anlamadan okumamızı tavsiye ettikleri için, Yaradan ın ikazları bizlere hiç ulaşmadı. Bizler, sevap kazanma sözcüğünün ne anlama geldiğini bile anlayamadık. Anlamını bilmesen de Kur’an ı oku dediler, böylece DİNİ ÇIKARLARI ADINA KULLANAN CEMAAT, TARİKAT OLUŞUMLARI TOPLUMU, DİN ADINA İSTEDİKLERİ GİBİ YÖNETTİLER.Hâlbuki Allah Kur’an da başka bilgilere, sözlere uymamamız gerektiğini bildirmiş, din adına Allah da... Devamı