Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (483)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

SAKIN BİZLERDE, ŞİRK KOŞAN MÜŞRİKLERDEN OLMAYALIM.

2016-11-24 11:14:00

KASİM       Allah Kur’an da, kendisine şirk koşanı, asla bağışlamayacağını söyler bizlere. Önce ayeti yazalım daha sonra Allah şirk koşmakla neyi kast ediyor onu birlikte düşünelim.   Nisa 48: Şüphesiz Allah, KENDİSİNE ORTAK KOŞULMASINI ASLA BAĞIŞLAMAZ. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. (Diyanet meali)   Demek ki şirk koşmak Allah katında, bağışlanmayacak çok büyük bir günah. Bunu yapan bir insan, Allah a iftira etmiş olur diyerek, günahın ne derece büyük olduğunu, üstüne basa basa söylüyor. Peki, şirk koşmak ne demek,  önce bunu doğru anlayalım. ŞİRK HERHANGİ BİR YARATILMIŞI, ALLAH IN BİR KISIM YETKİLERİNE ORTAK ETMEK, ALLAH İLE BİRLİKTE ANMAKTIR.    Konuyu doğru anlamak için, şöyle bir açıklama yapmamız doğru olur. ALLAH A ŞİRK KOŞANLAR, ALLAH IN YERİNE BİR BAŞKA ALLAH, YARATICI KOYMUYORLAR.  Şirk koştukları kişileri Allah ın yanına koyuyorlar, Allah ile birlikte anıyorlar. Allah ın tek elindeki yetkilerinin bir kısmından veriyorlar. Hâlbuki Allah ile birlikte hiç kimseyi anamayız, onun yanına hiç kimseyi koyamayız, onun yetkilerini hiç kimseye veremeyiz. Çünkü Allah ne diyordu ayetinde, HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM. Buradan da anlıyoruz ki, Allah yetkilerini hiç kimseye vermemiştir. Allah a şirk koşan kişiye de Müşrik deniyor.    Üzerinde dikkatle durmamız gereken, çok önemli olan ise, Allah ın yetki ve sorumluluklarını, yaratılmış kişilere veren müşrikler, iman ettiğini söyleyen insanlardan olmaları... Devamı

MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AHLAKSIZ OLMAZ DÜŞÜNCESİ, NE KADAR DO

2016-11-21 18:44:00

MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AMA AHLAKSIZ OLMAZ DÜŞÜNCESİ, NE KADAR DOĞRU BİR YAKLAŞIM.   KASİM       Ne yazık ki İslam hurafe ve batılla öyle yaşanır oldu ki, Allah ın emirlerinin, tavsiyelerinin doğru anlaşılmasına engel teşkil ediyor.  Şöyle bir düşünce var toplumda. “ MÜSLÜMANLIK NAMAZSIZ OLUR, AMA AHLAKSIZ OLMAZ.”  Bu sözleri okuyunca, bizlerin namazı hiç anlayamadığımız,  ya da özünden ne derece saptırıldığını daha iyi anlıyorum. Bu sözler yaşanan İslam ın, kötü örneklerinin toplum tarafından üzüntüyle karşılanmasının, dışa vurumu olduğunu düşünüyorum. Müslüman gerçek namaz ile buluşmuş ise zaten AHLAKLIDIR. Eğer ahlaksız ise, o Müslüman görünümlü kâfirdir.    Her konuda olduğu gibi, namaz konusu da mezheplerin ve FIKIH inancının etkisiyle amacından, özünden saptırılmıştır. Namaz, anlamını bilmeden yatıp kalkmak değildir, önce bunu anlamalıyız. Allah bir emir veriyorsa, onu gereği gibi yapmıyorsak, elbette hiçbir faydası olmayacaktır. Öyle olunca da günde beş vakit namaz kıldığını zanneden kişilerin, ne yaptıklarından habersiz oluşları, onlara fayda da sağlamayacaktır. Amacından uzak namaz kılanlarında, ahlaklı olmaları elbette beklenemez.    Bu düşünceden yola çıktığımızda, namazını gösteriş için kılan, ne yaptığından habersiz, ne söylediğini bilmeyen kişilerin, aslında namaz kılmadığı, kılar gibi yaparak gösteriş yaptığını söyleyebiliriz. ALLAH BÖYLE NAMAZ KILANLARA, YAZIKLAR OLSUN DİYEREK LANETLEMİŞTİR.    Namazı layığı ile kılmayan birisi, bazı durumlarda, HİÇ KILMAYANDAN DAHA KÖTÜ DURUMDA ... Devamı

BİR BAŞKASINA, BANA DUA ET DEMEMİZ, NE KADAR DOĞRU BİR DAVRANIŞ.

2016-11-19 16:44:00

KASİM       Bugünkü yazımın konusu, Allah a yapacağımız DUA üzerine olacaktır. Dua konusu Kur’an da çok geçer ve Allah bizzat kullarının kendisine, aracı kullanmadan dua etmesini ister. Çünkü dua etmek, her hangi bir konuda istekte bulunmaktır ki, bizlerin istekte bulunacağımız, yardım isteyeceğimiz makam yalnız Allah tır. Hatta Furkan 77. ayette Allah, elçisinin uyarısı ile bizlere, DUANIZ OLMASA RABBİM SİZE NE DİYE DEĞER VERSİN diye uyarır. Birkaç örnek verelim Kur’an dan.   Bakara 186: Kullarım sana beni sorduklarında de ki ben çok yakınım; BANA DUA ETTİĞİNDE, DUA EDENİN İSTEĞİNE KARŞILIK VERİRİM. O halde, benim davetime uysunlar ve bana güvensinler ki doğru yolu bulabilsinler. (Bayraktar Bayraklı meali)   Araf 55: RABBİNİZE ALÇAK GÖNÜLLE VE YÜREĞİNİZİN TA DERİNLİKLERİNDEN GELEREK DUA EDİNİZ. Doğrusu O, çizgiyi aşanları sevmez. (Bayraktar Bayraklı meali)   Mümin 60: Rabbiniz, “BANA DUA EDİNİZ, DUANIZA CEVAP VEREYİM. Bana kulluk etmeyi gururlarına yediremeyenler, alçalmış olarak cehenneme gireceklerdir” buyurmuştur. (Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah kullarının bizzat kendilerinin dua etmesini, istekte bulunmasını özellikle istemiştir. Şahit olduğum bir örneği, konumuzla ilgili olduğu için vermek istiyorum. Camiye yardım toplanan bir kulübede bekleyen yaşlıca bir görevliye para yardımı yapan bir bayan, parayı veren kişiye şöyle diyordu.” BİZLERE DUA EDİN LÜTFEN.” Ne dersiniz, böyle bir istekte bulunmak sizce doğrumu?    Şöyle diyebilirsiniz, hiçbir sakıncası yok, neden olmasın. Bende böyle cevap veren kardeşime, şunu sor... Devamı

NAMAZ VAKİTLERİ KONUSU VE KUR'AN.

2016-11-17 09:56:00

  Namaz vakitleri konusu İslam âleminde, rivayet hadislerin de etkisiyle, Kur’an ayetleri üzerinde farklı yorumlar yapılarak, farklı anlaşılmalara neden olmuştur. Gelin bu yazımda, hiçbir etki altında kalmadan, bu konuyu birlikte düşünelim. Ama yalnız Kur’an ın uyarılarını dikkate alarak, konuyu anlamaya çalışalım.   Allah ne diyordu bizlere? Biz sizlerin sorumlu olduğunuz ayetleri, MUHKEM bir şekilde gönderdik. Yani okuduğunuzda, HİÇ ŞÜPHE DUYMAYACAK KADAR AÇIK VE ANLAŞILACAK BİR ŞEKİLDE, konuları nice örneklerle açıkladık. Allah ın bu ayetlerine, Kur’an için verdiği bilgilere iman ediyorsak, namaz konusunu da bu bilgiler ışığında anlamaya çalışmalıyız. Lütfen MUHKEM konusunu unutmayalım. Birileri bu ayet aslında, şunları ve de bunları da anlatıyor diyor da, sizler o söylenenleri ayetten anlayamıyorsanız, söylenenler asla doğru olamaz, önce bunu unutmayalım.   Geleneksel FIKIH inancı, bildiğiniz gibi beş vakit namazın Kur’an ile değil, Kur’an da bahsedilmeyen MİRAÇ ile bizlere farz olduğunu anlatır. Allah ın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum hükmünden tedirgin olanlar da, Kur’an da geçen SALAT/namaz, dua kelimelerinden yola çıkarak, beş vakit namazın açık olmasa da, dolaylı bir şekilde Kur’an dan çıkartılabileceğini söyleyerek, ayete kendi fikirlerini ilave ederek anlatmaya çalışmışlardır. Önce hatırlatmak istediğim çok önemli konu, Allah Kur’an da bizlerin sorumlu olduğu ayetlerde, DOLAYLI BİLGİLER VERMEDİĞİ, AÇIK VE ANLAŞILIR BİR ŞEKİLDE VERDİĞİ KONUSUDUR. Zaten sorumlu olduğumuz ayetlerin, MUHKEM olma özelliğine de ters düşer bu düşünce. Makalemde örneklerini vereceğim ay... Devamı

Gerçek Rabbinden Gelendir. Ali İmran 60. Ayet.

2016-11-15 15:29:00

      Bizler Kur’an dan öyle uzaklaştık ki, Allah ne söylüyorsa inanın tersini yapıyoruz. Ondan sonrada kendimizi temize çıkartırcasına, karşımızdaki insanların inançlarını tenkit ediyor hatta inkârcı, kâfir yakıştırması yapıyoruz.   Kur’an hepimizin anlayacağı şekilde, çok basit örnekler vermiş, uyarılar yapmıştır, bizlerin doğruyu bulmamız adına. Bu yazımda sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayeti, önce yazmak istiyorum.   Ali İmran 60: GERÇEK, RABBİNDEN GELENDİR.Öyle ise şüphecilerden olma. (Diyanet vakfı meali)   Sizce bu ayetin bizlere anlatmak istediği ve uyarısı çok açık anlaşılmıyor mu? Bu ayeti okuduktan sonra, hepimizin vereceği cevap, evet çok açık anlaşılıyor olacaktır. Peki, bu uyarıyı tebliği alan bizler, yaşantımıza da geçiriyor muyuz? Yoksa okuyup, kulak arkası edip atalarımızın, Allah ın bu hükmünün tam tersi olan, inançlarını mı hayatımıza geçiriyoruz, ne dersiniz?   Çok üzgünüm ama günümüzde bizler ve Müslüman ülkelerinin genel çoğunluğu, İslam ı yaşarken bu ve buna benzer yüzlerce ayete gözlerimizi yumarak, duymazlıktan gelerek, sanki HÂŞÂ Rabbimize inatla, bakın neler söylüyoruz.   “ KUR’AN DETATLI BİLGİ VERMEZ. İSLAM I EKSİKSİZ VE TAM YAŞAYABİLMEMİZ İÇİN, PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ VE ÂLİMLERİMİZİN DİN VE İNANCIMIZ ADINA AÇIKLAMALARI OLAN FIKIH BİLGİLERİNE, BİZLERİN MUTLAKA İHTİYACIMIZ VARDIR. BU BİLGİLER OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIR ANLAŞILMAZDI”    Ne dersiniz, bu düşünce ile Allah ın Ali İmran 60. ayetinde ki uyarıları, bir birini onaylıyor mu? Tü... Devamı

15 TEMMUZ KALKIŞMASI, ALLAH İLE ALDATILANLARIN ESERİDİR.

2016-11-14 12:18:00

KASİM       15 Temmuz 2016 tarihi, ordumuzun ve devletin içine sinsice yerleşmiş, ALLAH İLE ALDATILANLARINülkesine karşı, sinsice ayaklanmaya teşebbüs ettiği, bir tarih olarak kayıtlara geçti. Sizce bu zalim, hatta kardeşi kardeşe vurduracak kadar gözleri dönmüş insanlar kimlerdi? Ne dersiniz bu insanlar, kendi kendilerine mi devletin en önemli yerlerine çöreklendiler ve ülkesine ihanet ettiler? Bu gerçeği bizler, fark edemediğimiz takdirde, aynı zalim toplulukların, cemaatlerin, tarikatların farklı versiyonları ile her zaman karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.   Bizler inancımızı, birilerinden öğrenirde, dinde sakın bölünmeyin, veliler, şeyhler, efendiler edinip ardı sıra gitmeyin diye uyaran Allah ın sözlerine uymadığımız sürece, böyle zalim ve gaddar ALLAH İLE ALDATILMIŞLARLA, her zaman karşılaşacağımızı unutmayalım.   Allah Kur’an da bizlere, SAKIN SİZLERİ ALLAH İLE ALDATMASINLAR DİYE UYARIR. ÇÜNKÜ İMAN, İNANÇ ÇOK GÜÇLÜ BİR SİLAHTIR İNSANIN İÇİNDE. Eğer yanlış amaçlı kişilerin eline geçerse bu silah, hem kişiye, hem de toplumlara örneğini yaşadığımız gibi zarar verir. Allah bakın bu konuda nasıl uyarıyor bizleri.   Lokman 33: Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. O YAMAN ALDATICI, SAKIN SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN! ( Yaşar Nuri meali)   Aynı konuda Allah, Fatır suresi 5. ayette de, bu dünya hayatı sizleri aldatmaması ve hayatınızda şeytanlaşmış insanlar, sizleri kendi menfaati için, ALLAH İLE ALDATMASIN diye açık&... Devamı

ATATÜRK ÜN ANISINA. ONU DOĞRU ANLAYABİLMEK.

2016-11-10 15:52:00

KASİM       Bugün Atatürk ün ölüm yıldönümü, onu Rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun inşallah. Atatürk ü anlamak için, onun yaptıklarını görebilmek gerekir. Bazen insanlar bakarlar ama göremezler. İşte Kur’an ın bahsettiği gönül gözü budur. Atatürk yok olmak üzere olan bir milleti azmiyle, çabasıyla toplumunda gayretiyle ve güvenmesiyle, bugünlere gelmesini sağlayan, dünyanın hala unutmadığı, örnek gösterildiği bir liderdir.   Ne yazık ki günümüzde Atatürk karalanmak, toplumun gözünde küçük düşürülmek adına, iftiralara maruz kalmaktadır. Bunları yapanlar, Atatürk ün ölümünden hemen sonra devreye giren, dini kendi menfaatleri doğrultusunda yönetmeye çalışan tarikatlar, cemaatler ve onların ektiği nifak tohumlarıdır. Çünkü Atatürk çıkarları doğrultusunda dini kullanan, ALLAH İLE TOPLUMU ALDATANLARIN hükümranlıklarına son vermiştir. Atatürk, bu zihniyetin toplumu din adına yanlış yönlendirmesine, Allah ın arı-duru dinine batıl sokarak toplumun aldatılmasına karşıydı. Kendisi ailesinden iyi bir din eğitimi almıştı. Hatta Kur’an ı anlayacak kadar, Arapça bildiğini de söyleyebiliriz.    Toplum İslam ı, hala öyle yanlış düşüncelerle yaşıyor ki, daha geçen gün bir okurum, Atatürk ün Arapçayı günlük yazı dilinden kaldırmasının, İslam düşmanı olduğuna kanıt olarak gösteriyor. Hâlbuki Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini açıklamış ve o günkü toplumun, Arap olduğu için anlamaları ve ayetler üzerinde düşünmeleri için, kendi dillerinden ... Devamı

Ölmüşlerimize Kur'an Okumak Doğrumu.

2016-11-10 08:09:00

KASİM       Sizce Kur’an ölmüşlerimize okunur mu, okunursa faydası olur mu? Bildiğiniz gibi günümüz İslam toplumunda, çok fazla kabul gören ve her ölen yakınlarımızın ardından Kur’an okuruz, ya da okuturuz. Bu davranışımız ne kadar doğru. Gelin bu sorumuzu Kur’an a soralım, bakalım ne cevap verecek. Bu konu hakkında bir makale daha önce yazmıştım, konuyu tekrar gündeme getirmek ve toplumun dikkatini çekmek adına, tekrar yazmayı uygun gördüm. Allah Kur’an ı neden indirdiğini, bakın nasıl açık bir şekilde bizlere bildiriyor.   Yasin 70:  DİRİ OLANLARI UYARABİLSİN ve kâfirlere ceza hak olsun diye. ( Bayraktar Bayraklı)   Fatır 22: DİRİLER İLE ÖLÜLER DE BİR OLMAZ. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin. (Diyanet meali)   Neml 80: Bil ki SEN ÖLÜLERE İŞİTTİREMEZSİN, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da DAVETİ DUYURAMAZSIN. ( Diyanet vakfı)   Aslında bu ayetleri okuyan ve iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, Kur’an ın yaşayan bizler için bir tebliğ, HAKKIN YOLUNA DAVETİYE olduğunu anlayacaktır. YANİ ÖNEMLİ OLAN KUR’AN I OKUMAK DEĞİL, ONUN UYARILARINI DİKKATE ALIP, HAYATIMIZA GEÇİRMEKTİR. Bunu yapabilmek içinde, yaşıyor olmamız gerekir. Ayetlerden çok açık bir şekilde görüyoruz ki, Allah diri olanlara, yani yaşayanlara uyarı ve hakka davet olsun diye Kur’an ı indirdiğini söylüyor. Ayrıca ölen ile yaşayan farkını da açıklıyor ve diyor ki, yaşayanlarla ölmüşler bir olmaz. Bu sözü ne maksatla söylediğini de doğru anlamalıyız. Allah bizleri bu dünyaya getiriş nedenini a&cced... Devamı

Yaptıklarımızın Hesabını Vermeye, Hazırlıklı Mısınız?

2016-11-07 19:03:00

KASİ   YAPTIKLARIMIZIN HESABINI VERMEYE, HAZIRLIKLI MISINIZ?   Oku diye başlayan Allah ın tebliğini alan bizler, acaba Kur’an ı okuyup okumadığımızı sorduğunda, Allah a huzuru mahşerde ne cevap vereceğiz. Okuyamadık Rabbimiz, bizim dilimizden değildi mi diyeceğiz, yoksa bizim yerimize okudular ve bize anlattılar diyerek, işin içinden sıyrılmayı mı hesaplıyoruz.    Kur’an ın ipine sarılın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin diye uyarmıştım sizleri, öğüdümü tuttunuz mu diye Allah sorduğunda, sizce cevap verecek yüzümüz olacak mı? Yoksa Rabbimiz siz bize rehber olsun diye gönderdiğin kitapta, her şeyden örnekler verdik diyordun, ama biz atalarımızdan öğrendiklerimizi Kur’an da göremedik. Namaz kıl, oruç tur, Hacca git, zekât verin demiştin, ama bu konularda bizim atalarımızdan öğrendiğimiz detayları Kur’an da bulamadık. Onun için bizde âlimlerimizin, velilerimizin, şeyhlerimizin öğretisine uymak zorunda kaldık diye, Allah a cevap verebilecek gücü, kendinizde bulabiliyor musunuz?    Şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatçinin fayda vermeyeceği o günden sakının diye öğüt vermiştim, bu öğüdümü tutarak, şeyhler, veliler, şefaatçiler edinmediniz değil mi kullarım diye Rabbimiz sorduğunda, YETİŞ EY RESULÜM KURTAR BENİ ALLAH IN AZABINDAN diyerek, kurtulacağınızı mı sanıyorsunuz.   Sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, imtihanınız Kur’an dan olacak diye hükmederek, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın diye uyarmıştım, sizler bu uyarılarımı dinleyerek, dünyadaki imtihanınıza yalnız Kur’an dan çalıştınız değil mi ey kullarım dediğinde, Allah a nasıl bir cevap ve... Devamı

Bakara Suresi 236 Ve 237, Ayetleri Nasıl Anlamalıyız.

2016-11-05 16:00:00

          Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Bakara 236 ve 237. ayetler. Bu ayetlere günümüzde, hala farklı anlamlar verilmektedir. Gelin birlikte hem Kur’an bütünlüğünde, hem de üzerinde düşünerek, bizlerde ayetleri anlamaya çalışalım.   Bakara 236: Eğer kadınları, KENDİLERİNE DOKUNMADAN VEYA ONLARA BİR MEHİR TAKDİR ETMEDEN BOŞARSANIZ (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur. (Elmalı meali)   Önce şunu söylemeliyim ki evlenme sözleşmesinin tamamlanması, evliliğin başlaması için, nikâh sözleşmesinin gerçekleşmesi ve anlaşmanın bitmiş olması gerekir. Dikkat ederseniz evlenme konusunda söz verilmiş ama burada kadına verilmesi gereken, Allah ın hükmü yerine getirilmemiş ve MEHİR daha belirlenmemiş. Elbette erkek ve kadın da zaten birleşmediği için, evlilik başlamamış tamamlanmamış bir örnek veriliyor.    Kendi geleneklerimizden örnek verirsek sanki bu durum, evlenmek için bir araya gelmiş, nişan yapılmış, toplum tarafından bunlar evlenecekler artık denen, çiftlerin durumu gibi olduğunu anlıyorum. Bu durumda ayrılma gerçekleşirse bir vebalin, sorumluluğun gerçekleşmediği açıklaması var ayette. Fakat dikkat ederseniz bu durumda bile, yine kendi geleneklerimizden örnekle açıklamak gerekirse, evliliğe hazırlık aşamasında nişanda olduğu gibi, kadına verilenleri geri almayın, hatta yardımcı olun diyor. Şimdi de farklı anlamlar verilen, devamında geçen Bakara sure... Devamı

Kur'an Nasıl Bir Devlet Yönetimini Öneriyor.

2016-11-03 17:33:00

KASİM     Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, Kur’an ın devleti, toplumu yönetim şeklini, nasıl tarif ettiğini anlamaya çalışacağız. Kur’an her çağa, zamana ve farklı kültürlerde ki toplumlara da gönderildiğine göre, hepsine uygun bir yönetim şeklini tarif ettiği açıktır.   Kur’an devlet yönetiminde, olmazsa olmaz iki konuyu, açıkça bizlere bildirir. BİRİNCİSİ HANGİ İNANÇTA OLURSA OLSUN, ADALETLE HÜKMETME VE KARAR VERME, DİĞERİ DE ARAMIZDAN GÜVENEBİLECEĞİMİZ KİŞİLERİ, YÖNETİCİLERİ EHİL İNSANLARDAN SEÇİLMESİ. Hatırlatmak istediğim en önemli konusu ise, seçilecek yöneticilerin asla cinsiyetine( kadın ya erkek) Kur’an ın karışmamış olmasıdır. Sanırım bu yönetim şeklinin, günümüzde hangi yönetimle paralellik gösterdiği çok açıktır. Kur’an devlet yönetiminde detaya girmez, ana kurallar koyar. Diğer konular, her çağın ve geleneğin durumuna, ihtiyaç konumuna göre farklı olabilir.    Peygamberimizin döneminden başlayalım. Peygamberimiz hem Allah ın elçisi, hem de devlet başkanıydı.  Peki, peygamberimiz devleti tek başına mı yönetiyordu, Krallık yönetiminde olduğu gibi. Kararları yalnız kendisimi veriyordu? Bakın burası çok önemli. Allah elçisine bu konuda nasıl uyarılarda bulunuyor.   Ali İmran 159: Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) İŞLERDE ONLARA DA DANIŞ, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine d... Devamı

SİZLER HANGİ İSLAM A İNANIYORSUNUZ?

2016-10-31 11:02:00

EKİM       Bugün biz Müslümanlara, dininiz nedir diye sorulduğunda, İslam dini diye cevap veririz. Gerçekten bizler Allah ın indirdiği İslam dinine mi inanıyoruz, yoksa İslam ın yalnız adı mı kaldı inancımızda? Ne dersiniz, bu soruyu kendimize hiç sorduk mu? Eğer Allah ın indirdiği İslam a iman ettiğimizi söylüyorsak, onun indirdiği Kur’an ın hükümlerini, hiç eksiksiz hatta ilavelerde yapmadan hayatımıza geçiriyor olmamız gerekir. Ne yazık ki günümüzde toplumun yaşadığı, iki İSLAM inancı var. Birisi Allah katından indirilen ve içine asla hiçbir batıl karışmamış ARI-DURU Kur’an ın rehber edinildiği İSLAM. Diğeri ise, Kur’an da her bilginin, detayın olmadığına, herkes tarafından anlaşılamayacağına inanılan, RİVAYETLERİN VE BATILIN HÜKMETTİĞİ, BEŞERİ FIKIH İSLAMI. YANİ İNDİRİLEN İSLAM, BEŞERİ İSLAM.   LÜTFEN KENDİNİZE SORUNUZ, SİZ HANGİ İSLAM A İMAN EDİYORSUNUZ?Allah indirdiği İslam dininin, ana hükümlerini tebliğ ederken bizlere, Kur’an ın ipine sarılın, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, sakın veliler edinmeyin, güvenilecek yardım istenecek veliniz yalnız benim diye bizleri uyarır. Eğer bizler Allah ın indirdiği İslam a iman ediyorsak, bu emirlere de iman edip hayatımıza geçirmemiz gerekir. YANİ KUR’AN MÜSLÜMAN I OLMAMIZ GEREKİR.    Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarını yerine getirip uyuyor muyuz? Hiç sanmıyorum, hatta büyük çoğunluğumuz, Allah ın uyarılarının tam tersine inanıyor ve FIKIH yani beşeri inançların, hükümlerin etkisiyle bakın neler söylüyoruz ve inanıyoruz.   “Yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz. Kur’an Müslüman ı diye bi... Devamı

İsra Suresi 73-74-75. SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ, ALLA

2016-10-29 10:13:00
İsra Suresi 73-74-75. SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ, ALLA |  görsel 1

Allah Kur’an ı bizlere, yaşamımızın rehberi olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler Kur’an ı değil, beşerin sözlerinden yorumlarından, düşüncelerinden oluşan FIKIH inancını rehber olarak alırız ve imanımızı bu bilgiler ışığında yaşarız. Onun içinde hep yanılırız, birilerinin tuzağına düşeriz. Hâlbuki Allah, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşme, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, çünkü seni Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye bizleri uyarmıştır. Bu ve buna benzer yüzlerce uyarıyı, Allah ın Kur’an da verdiği örnekleri, kıssaları dinlemediğimiz içindir ki, İslam toplumlarından acı, keder, savaş eksik olmuyor.    Bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık, birileri Kur’an ile aramıza öyle duvarlar ördü ki, Allah ın uyarıları verdiği örnekler, bizlere ne yazık ki ulaşamıyor. Bunların tüm sorumluları, bizleriz unutmayalım. ÇÜNKÜ KENDİ İMTİHANIMIZI KENDİMİZ VERMEKTEN KAÇIP, BİRİLERİNE HAVALE EDEBİLECEĞİMİZİ SANMIŞIZ VE VELİLER, ŞEYHLER, EFENDİLER EDİNMİŞİZ. Öyle olunca da Kur’an dan uzaklaşıp kandırılmışız, aldatılmışız ama hala farkında bile değiliz.   Bu yazımda sizlere, günümüzde yaptığımız çok büyük yanlışlara örnek olması adına, Allah ın bizleri dikkatle uyardığı bir ayetini hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istiyorum. Peygamberimiz döneminde dinden sapmış Ehli kitaba, Allah ın elçisi Kur’an ı tebliğ ederken, birçok engellerle karşılaşmıştır. Onlardan bir tanesi de, ÖZELLİKLE EHLİ KİTABIN KENDİ BATIL İNANÇLARINI, DİNE İLAVE ETTİRME ÇABALARINI GÖRÜYORUZ.  Önce bahse konu ayeti yazalım.   İsra 73–74–75: Müşrikler, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ YALAN YERE BİZE İSNAT... Devamı

Cemaatle Namaz Kılmak, Tek Başına Namaz Kılmaktan, Daha mı Sevap

2016-10-27 11:42:00

EKİM         Bizler kendi menfaatlerimiz, çıkarımız konusu olduğunda, enine boyuna iyice araştırır, daha sonrada zarara uğramamak için, en karlı ve en doğru olanı yapmaya çalışırız. Her ne hikmetse, iş inancımıza gelince, aynı titizliği göstermeyiz. Bunun çok büyük yanılgı olduğunu, hesap günü anlayacağız.   Bu hatamızı, yanlışımızı bilenler, bizleri her zaman Allah ile aldatmışlar ve bunu bizlerin fark etmemesi içinde önlemler almışlardır. Bugünkü makalemin konusu camilerin, ibadet yerlerinin bazı kişi ve düşünce gruplarının, hükümranlıklarının devam etmesi için adeta, toplumun özellikle Kur’an gerçeklerini fark etmemesi, ayetlerin üstünün örtülmesi adına, kullanılan merkezlere nasıl dönüştürüldüğü hakkında olacaktır.   Peygamberimizin ölümünden ve dört halife dönemin sona ermesinden sonra, ne yazık ki ibadet yerleri camiler/mescitler devleti yönetenler tarafından, Müslümanların bir araya toplanarak, onları istedikleri gibi bir toplum haline dönüştürülmesinde, çok büyük etken olmuştur.  Özellikle dinin mezheplere bölünmesi, FIKIH inancının adeta, dinin ana temel hükümlerinin içine sokulması, toplum üzerinde etkili olmuştur. Kur’an normal vakit namazlarının camiye giderek kılınmasından bahsetmez ve namaz vakti geldiğinde, bulunduğumuz yerde, hatta özellikle evlerimizde kılınacağı örneğini dahi verir. Toplu ibadet, Kur’an da açıklandığı gibi, Cuma yani toplantı namazıdır.    Kur’an ın bu gerçeğini toplumdan gizleyenler, halkı istedikleri gibi yönlendire bilmek adına, Allah ın hüküm verme... Devamı

İSLAM A YÖN VEREN FIKIH İNANCI ÜZERİNE.

2016-10-16 13:09:00

      Bugünkü yazımın konusu, İslam ı yaşarken bir Müslüman için, olmazsa olmazı olduğu iddia edilen, FIKIH üzerine olacak. Fıkıh kelime anlamı olarak, bir konuyu derinlemesine bilmek, anlatmak, açıklamak anlamına gelir. FIKIH inancını savunanlar, FIKIH IN AMACI DİNE YASA/HÜKÜM KOYMAK DEĞİL, ana kaynaklara yani KUR’AN VE SÜNNETE uygun hükmü araştırmaktır diye izah edilir.  Önce buna inananların, konu hakkındaki düşüncelerini nakletmek istiyorum. Halk arasında FIKIH kelimesi, İSLAM HUKUKU OLARAK ADLANDIRILIR, onu da belirtmek isterim.    (Fıkıh İslam da, PEYGAMBER DÖNEMİNDE KUR'AN VE BUNUN UYGULAMASI İLE SINIRLI OLAN ŞERİATİN, günün şartlarına göre ULEMA TARAFINDAN VERİLEN FETVALARIN DA KATKILARIYLA genişletilmesi ve Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklanması çabalarıdır.)   Bu açıklama üzerinde durmak istiyorum önce. Bu sözlerden sonra akla gelen ilk soru, Allah Kur’an da ayetlerini, bizlere gereği gibi açıklamadı, izah edemedi de, mutlaka açıklanmaya ihtiyacımı var? Günümüzdeki Fıkıh inancının, peygamberimizin devrinde olmadığını, peygamberimiz döneminde, İslam şeriatı yalnız KUR’AN ile sınırlı yaşandığını çok rahat söylenebiliyor. Daha sonrada günün şartlarına göre, ulema tarafından verilen fetvalarının da katkılarıyla genişletilerek, Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklamalar yapılmasına, düzene sokulmasına FIKIH denir diyor.  Yani Allah ın şeriatına, toplumun hayatını düzenlemek adına, beşeri şeriatlar ilave edildiği açıklıkla söyleniyor.    Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okuyan bir i... Devamı

KUR'AN IN NAMAZ KONUSUNDA VERDİĞİ DETAYLAR.

2016-10-16 11:34:00

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmaya çalışacağımız konu, acaba Rabbimiz Kur’an da en çok bahsettiği, namaz kılın emrini verip, nasıl namaz kılacağımızdan ve detaylarından, bazılarının söylediği gibi, Kur’an da yeteri kadar bahsetmemiş olabilir mi, onu birlikte araştırmaya çalışalım. Konu doğru anlaşılabilmesi için, detaylı ele alındığından biraz uzun. Lütfen sabırla okuyunuz. Önce aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım ve üzerinde düşünelim ki, bahsettiğimiz konuda yanılma ihtimalimizi, en aza indirmiş olalım.   Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR.   Hatırlatmak isterim, Allah namaz kılma, oruç tutma, zekât verme, Hacca gitme konusunu, İbrahim peygamberden bu yana, tüm dinlere emrettiğini bizlere açıklıyor. Hatta Kabenin kurulmasını, İbrahim Peygamberimize emrettiğini ve tüm inananların ziyaret edip, çevresinde hep birlikte namaz kılmalarını, tavaf etmelerini emrediyor. Hud suresi 1. ayette de Allah Kur’an için, açık bir hüküm veriyor ve ayetler önce sağlamlaştırıldı, daha sonrada DETAYLANDIRILIP AÇIKLANDI DİYOR. Ama bizler Kur'an da detay yoktur diyoruz ve fıkıh inancının namaza ilaveleri olmasaydı, namazımızı kılamazdık diyebiliyoruz.Sizce bu ayetleri gördüğümüz halde, bunları düşünmeden, söylememiz doğrumu?   Bu durumda, Allah namaz kılın diye emir verdiyse, nasıl kılınacağını açıklamamış olduğunu söylememiz doğru olmaz, önce bunu kabul edelim ve araştırmalarımızı bu yönde yapalım. İsterseniz şimdide aşağıdaki ayete bakalım.    Bakara 239: Eğer korkarsanız,... Devamı

BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK.

2016-10-11 11:36:00

EKİM     Günümüzde İslam ı yaşamak ve anlamak adına yaptığımız çok büyük bir yanlış vardır. Bizlere İslam ı ve Kur’an ı anlattığını söyleyenler, şöyle söylüyorlar. “İnancımızı yaşamak adına, her bilgiyi Kur’an da bulamazsınız. Bazı bilgileri, detayları ve ibadetlerin ayrıntısını, Allah bizzat kendisi, ya da Cebrail kanalıyla elçisine iletmiştir. Bunları Kur’an da aramayın, çünkü bulamazsınız.”   Değerli din kardeşlerim, lütfen bu söylenenleri akıl ve mantık süzgecinden geçiriniz. Mantığınız kabul etmiyorsa, Kur’an ın kabul etmesi de zaten mümkün değildir. Bu sözleri söyleyenlerin, İslam ı kendi çıkarları doğrultusunda, batıl ve hurafeler ışığında topluma yaşatmak istedikleri çok açıktır. Allah namaz kılmamızı emrettiyse bizlere, gerektiği kadarını mutlaka Kur’an da açıklamıştır. LÜTFEN MEZHEPLERİN VE FIKIH ÖĞRETİSİNİN DİNE İLAVELERİNİ, KUR’AN IN ÖNÜNE GEÇİRMEYELİM. Bu bilgiler olmasaydı namazımızı kılamazdık demeyelim, hesap günü çok pişman oluruz.   Bu sözleri söyleyenlere ve bu sözlere inananlara sormak isterim, Allah Kur’an ı bizlere ne maksatla göndermişti? Elbette birçok ayetinde, Kur’an ın bizler için rehber, ışık olduğunu söyler. Her şeyden nice örneklerle de açıkladık ki anlayasınız, doğru yoldan batıla, hurafeye sapmayasınız diye gönderildiğinin detayını da verir. Bu durumda Allah, her şeyi Kur’an da açıklamayıp, detayları bizlere Kur’an da bildirmeyip, bazı konuları şifahen, sözlü olarak elçisine bildirmiş olabilir mi? BUNA İNANAN BİR İNSANIN, KUR’AN İLE HİÇBİR BAĞI YOK DEMEKTİR HATIRLATIRIM. ... Devamı

Abdest Alırken, MEST Üstüne MESH Yapmak Doğru Mudur?

2016-10-09 12:20:00

EKİM       Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu,  namazdan önce abdest alırken, geleneksel FIKIH inancının öğretisi olan, ayaklara giyilen deriden çorap adı verdikleri, MEST çorabı hakkında olacaktır. Bizler inancımızı Kur’an merkezli yaşamadığımız için, ne yazık ki söylenen ve din adına öğretilen her şeyi, Allah ın emri ve doğru zannediyoruz. Bu yanlışımızda, FIKIH inancı çok etkilidir. Çünkü fıkıh bilgilerini din zannediyoruz.   Genelde yaşlı kişilerin kullandığı, bir tür deri çorap MEST üzerinden abdest alınması, sizce doğrumu? Bunu hiç düşündünüz mü? Gelin birlikte düşünelim. Önce şunu belirtmek isterim, biz her şeyden nice örnekleri sıraladık ki anlayasınız diyen Yaradan, BU KONUDAN KUR’AN DA HİÇ BAHSETMEMİŞTİR, böyle bir örnek yoktur. Bu giysiyi savunanlar, FIKIH inancı doğrultusunda, bu konuda neler söylüyor önce ona bakalım.    (İslâm dini namazın ifasını dinin temel vecibelerinden saymış olmasının yanı sıra, her türlü mükellefiyette ZORLUĞU GİDERMEYE VE KOLAYLIĞI TEMİN ETMEYE DE AYRI BİR ÖNEM VERMİŞTİR. Bunun bir örneği de, mükellefler içinMEST VE SARGI ÜZERİNE MESH yaparak abdest alma ve böylece üzerine düşen iba¬detleri ifa etme imkânı getirmiş olmasıdır. )   (Mestler üzerine mesh sünnet-i müekkededir. TEVATÜR DERECESİNE YAKIN birçok sahih hadîsle Resûlüllah Efendimizin bâzı kereler, ayağına mest giyip üzerine mesh verdiği sabit olmuştur. )   Söylenenleri okudunuz, İslam dininin her konuda, her türlü zorl... Devamı