İSLAM A VE KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR.

2017-06-10 14:49:00
İSLAM A VE KURAN A BAKIŞ AÇIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR. |  görsel 1

  İslam ı öyle bir mantıkla anlamaya ve yaşaya çalışıyoruz ki, adeta akıl devrede olmuyor. Çok daha ilginç olan ise, Allah ın sizlere rehber olsun diye indirdiği Kur’an, devre dışı kalıyor. Dini konularda tartışırken belirli bir topluluğun, karşısındaki kişilere söylediği ve savunmaya geçtiği çok ilginç sözler vardır.    “ARAPÇAYI ÇOK İYİ BİLEN, İSLAM TOPLUMUNDA ÇOĞUNLUK OLAN, ONCA ÂLİM KİŞİLERİN SÖYLEDİKLERİ DOĞRU OLMUYORDA, SİZ ÇOK AZINLIK OLAN KİŞİLERİN Mİ SÖYLEDİKLERİ DOĞRU OLUYOR. SİZE Mİ İNANACAĞIM, ÇOĞUNLUĞUN SÖYLEDİĞİ, ÂLİM KİŞİLERİN SÖYLEDİKLERİNE Mİ?”   Ne yazık ki bugün, genel çoğunlumuzun din adına tartışmaya başlamadan önce, ya da cevap veremediklerinde, işin içinden çıkamadıklarında söyledikleri sözler bunlar. Peki söylenen bu sözleri, Kur’an öğretisi onaylıyor mu? Onaylıyorsa kabulümüz, ama onaylamıyor da, tam tersini söylüyorsa, bu sözleri söyleyenler ve inananlar, inanın imanlarından asla emin olamazlar. İNANACAĞIMIZ TEK KAYNAK KUR’AN DIR, ALLAH IN SÖZLERİDİR. Onun için Allah ayetlerinde, “SİZLERE İNDİRDİĞİMİZ KİTAP, YETMİYORMU. SÖZ BAKIMINDAN, ALLAH DAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR. O HALDE KUR’AN DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR,” DİYE İKAZ EDİYOR BİZLERİ. Ama anlayan, duyan, işiten nerede?   Kendi dilleri olduğu için, Arapçayı çok iyi bilen Arapları, önce bir düşünelim isterseniz. Araplar Kur’an ı,  nereden, hangi kaynaklardan ve hangi yöntemle anlama yolunu seçmişler, burası çok önemli. Eğer doğru bir yol izliyorlarsa, söylemleri ve hayata geçirdikleri de doğrudur diyebiliriz. Kur’an ın açıklamaları, verdiği örnekler onlara... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNU KUR'AN DAN, FARKLI AÇIDAN DÜŞÜNELİM.

2017-06-08 11:46:00
BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNU KURAN DAN, FARKLI AÇIDAN DÜŞÜNELİM. |  görsel 1

Başörtüsü konusu İslam toplumu içinde, öyle bir çözümsüz yumak haline gelmiştir ki, karşılıklı konuşmalar, tartışmalar hatta Kur’an dan verilen örnek ayetler üzerinde, bir türlü uzlaşma sağlanamamaktadır. Peki, bu anlaşmazlığın ana sebebi nedir, bunu hiç düşünüyor muyuz? MADEM ALLAH IN AYETLERİ MUHKEM, YANİ AÇIK VE İZAH EDİLMİŞ, NEDEN BU KONU HAKKINDA HALA TARTIŞIYORUZ VE ANLAŞAMIYORUZ?   Cahiliye devrinde, Ehli kitabın yaptığı çok büyük yanlışa örnek verirken Rabbimiz, bakın nasıl bir uyarı yapıyor bizlere. Bu ayette Allah ın ne anlatmak istediğini doğru anlarsak, her konuda aynı mantığı yürüterek, daha dikkatli olarak, hakka batıl karıştırmadan, Allah ın kitabından en doğru şekilde faydalanabiliriz.    Bakara 59: Fakat zalimler, KENDİLERİNE SÖYLENENLERİ BAŞKA SÖZLERLE DEĞİŞTİRDİLER. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik (Diyanet vakfı meali)   Allah ın gönderdiği kitaplara, inandığını söyleyen bazı zalimler, inkârcılar, batıl yolcuları bakın ne yapıyormuş. KENDİLERİNE SÖYLENENLERİ, BAŞKA SÖZLERLE DEĞİŞTİRDİLER. Bizlerde eğer Allah ın ayetleri üzerinde değişiklikler yapmaya kalkarda, ALLAH IN AÇIKÇA SÖYLEDİKLERİNİN ANLAMLARINI DEĞİŞTİRMEYE KALKAR, İLAVELER YAPARSAK, HATTA ASLINDA BUNU DA, ŞUNU DA ALLAH DOLAYLI EMREDİYOR DERSEK, ZALİMLERDEN VE KÂFİRLERDEN OLURUZ. Lütfen yazımızın konusu olan başörtüsü konusunu da, bu uyarı ayet doğrultusunda düşünelim.    Allah Hud suresi 1. ayetinde, BİZ AYETLERİ ÖNCE MUHKEM KILDIK, YANİ HERKESİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE SİZLERE BİLDİRDİK, DAHA SONRADA ÇOK İLGİNÇTİR, AYRINTILI HALE GETİRDİK, YANİ BİRÇOK ÖRNEKLERLE A&Cc... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN SÖZLERİNİ NASIL ANLAMALIY

2017-06-03 11:41:00
KURAN DA GEÇEN ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN SÖZLERİNİ NASIL ANLAMALIY |  görsel 1

KUR'AN DA GEÇEN ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN SÖZLERİNİ, NASIL ANLAMALIYIZ. MUHAMMED SURESİ 15.   Kur’an da Muhammed suresi 15. ayetinde, ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN, diye çevrilen bir ayet vardır. Bu ayeti, Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışmadığımızda, Allah bu dünyada bizlere şarap, alkollü içkiden uzak durun dediği halde, cennette şarap mı ikram edecek, diyerek adeta ellerimizle Kur’an içinde kuşku yaratıyoruz. Art niyetlilere de, koz veriyoruz.   Allah şarabı, ya da diğer meyvelerden yapılmış benzer alkollü içkilerden, bizlerin uzak durmasını istemesinin nedeni, bizleri kendimizden geçirip, kendimize hâkim olamamamız ve böylece şeytanın esiri olabileceğimiz tehlikesiyle, uzak durmamızı özellikle tavsiye etmiştir. Bu dünyada Allah, bizlerin uzak durmasını istediği bir şeyi, cennetinde bizlere ikram etmesini elbette düşünemeyiz.   Her zaman yaptığımız gibi, Allah ın ayetlerinde geçen kelimelere öyle anlamlar veriyoruz ki, ayetler arasında kopukluk yarattığımız gibi, bizlerinde aklı karışıyor, doğru bilgi sahibi olamıyoruz.  Bahsedilen ayeti önce yazalım.   Muhammed 15: Müttakîlere VÂDOLUNAN CENNETİN DURUMU ŞÖYLEDİR: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, İÇENLERE LEZZET VEREN ŞARAPTAN IRMAKLARve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? (Diyanet vakfı meali)   Allah cennetini tarif ederken, bizlerin anlayacağı şekliyle örnekler veriyor. Akan ırmaklardan, pınarlardan öyle şeyler akıyor ki diyor, bu dünyada ha... Devamı

ENAM 112. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLE BAŞ BAŞA BIRAK.

2017-05-31 12:41:00
ENAM 112. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLE BAŞ BAŞA BIRAK. |  görsel 1

ENAM 112. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLE BAŞ BAŞA BIRAK. Bu yazımda sizlere, çok dikkat çekici ve üzerinde düşünmemiz gereken, bir ayet hatırlatmak istiyorum. Düşünen ve aklını kullanan her Müslüman, Allah ın tüm ayetlerinden ibretler ve kıssadan hisseler alacaktır. Düşünmeyi, aklını kullanmayı başkasına havale edenlerin halini, mahşer günü düşünmek bile istemiyorum.    Enam 112: Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. BUNLAR, ALDATMAK İÇİN BİRBİRLERİNE YALDIZLI SÖZLER FISILDARLAR. Rabbin dileseydi, onu da yapamazlardı. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLERLE BAŞ BAŞA BIRAK.(Bayraktar Bayraklı meali)   Allah gönderdiği tüm elçilerine ve onların ümmetine iman edenlere, insanlardan ve cin şeytanlarından düşmanlar kıldık diyor. Peki, neden düşman kılmış olabilir. Elbette bunun bir nedeni olmalı, yoksa Allah neden insanlar arasında bir düşmanlık karşı düşünce, cephe oluştursun. Tabi bu düşmanlık konusunu, fikir ve inanç farklılığı, düşmanlığı odaklı anlamalıyız. Zaten her türlü musibet, kötülük ondan sonra gelmiyor mu?   ALLAH TÜM KULLARINI, BU DÜNYADA İMTİHAN ETTİĞİNİ SÖYLER KUR’AN DA. İmtihanı da elbette bizler birbirimizle yaşarız. Aramızdaki şahsi çıkar ve menfaat çekişmeleri, bu dünyada bizleri üzen sonuçları getirir. Kendi menfaatimiz için, uydurmayacağımız yalan iftira yoktur. İşte imtihanımızın en önemli bölümünde, nefsimizin bu zayıflığı ön plana çıkar. Elbette bu zayıflığımızı aşacağımız bilgiyi de Allah, bizlere vermiştir.   Allah insanlar arasında düşmanlar, aldatıcılar oluşturmuştur ama aklını kullanan kullarına da, kendilerini bu zalimlerden koruyacak KALKA... Devamı

MUKABELE VE HATİM KONUSU ÜZERİNE....

2017-05-30 18:06:00
MUKABELE VE HATİM KONUSU ÜZERİNE.... |  görsel 1

  Bizler inancımızı her konuda olduğu gibi, Kur’an ı okurken de yanlış fıkıh inancının etkisinde okuyoruz. Bu bilgiler ışığında İslam ı yaşadığımız sürece, Allah ın rehberi, nuru Kur’an dan da gereği gibi asla yararlanamayız.   Bizler Kur’an ı neden okuruz? Önce bu sorunun doğru cevabını bulmalıyız. Kur’an ı okuyun ki sevap kazanasınız denir. Okumalıyız, ama nasıl okumalıyız? Hemen kendimize soralım, SEVAP ALLAH KATINDA NASIL KAZANILIR. Tabi sevap kelimesinin de doğru anlamını bilmemiz, bu arada şart. SEVAP, ALLAH IN EMRETTİĞİ VE YERİNE GETİRDİĞİMİZDE HOŞNUT OLDUĞU İŞLERİ YAPTIĞIMIZDA, Allah ın vereceği ödül, takdir diyebiliriz özet olarak.    Allah Kur’an ı okuyun, okunduğunda dinleyin diyor bizlere. Peki, neden istiyor okumamızı ve dinlememizi? Allah gönderdiği emirlerini anlamamız, üzerinde düşünmemiz ve daha sonrada bu hükümleri hayatımıza geçirmemiz için, Kur’an ı okumamızı ve okunan Kur’an ı dinlememizi emrediyor.    Günümüzde özellikle Ramazanda, mukabeleler, hatimler yapılır, Kur’an okunma yarışlarına girilir. Mukabele bildiğiniz gibi, Kur’an ı karşılıklı okuma ya da dinleme şeklinde yapılır. Bir kişi Kur’an ı başından sonuna kadar okuduğunda, hatim etmiş olur. Bunlar elbette güzel şeyler ama Allah Kur’an ı bizlerin okumamızı isteme amacına, maksadına uyan bir okumamı yapılıyor, burası çok önemli. Maksada uymayan bir okuma yapılıyorsa, zamanımızı boşa harcamış olmaz mıyız?    Bu maksatla okunan Kur’an ı, acaba okuyanda, dinleyende anlıyor mu? Allah ın bizlere önerisi nedir, nasıl bir kul olmamızı istiyor bizlerden, bunu bu okumalarda öğrenebiliyor muyuz? Ne yazık ki hayır. ÇÜNKÜ KUR’AN I ANLAMADAN OKUYOR, ANLAMADAN DİNLİYORUZ. Ondan sonrada bu okunan Kur’an ın, bizler... Devamı

SAY. MEHMET OKUYANIN, ANA DİLDE İBADET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİ.

2017-05-28 12:22:00
SAY. MEHMET OKUYANIN, ANA DİLDE İBADET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİ. |  görsel 1

SAYIN MEHMET OKUYANIN, ANA DİLDE İBADET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİ.   Sayın Mehmet Okuyan, ana dilde namaz kılabilir miyiz sorusuna, bir cevap vermiş. Sayın Okuyanı çok takdir eder ve saygı duyarım. Çünkü İslam a sokulan batıl inançların, birçoğunu gündeme getirip, Kur’an ile toplumu uyarmış ve gerçeklerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.   Gelelim Ana dilde ibadet yapabilir miyiz konusundaki düşüncesine. Bu konudaki düşüncelerini aktarmadan önce, şunu söylemek isterim. Bir konunun, din adına meşru yada yasak olup olmayacağına, hükmeden yalnız Allah dır. Eğer Allah ın bu konuda açık hükmü yoksa bu konu hakkında söylediklerimiz, Allah ın emri değil, ancak kendi düşüncelerimiz olmaktan öte gidemez. Sayın Mehmet Okuyan, farklı bir konuşmasında, şu cümlelerle başlıyordu.” “Namaz kılarken bile, namazda okuduklarını anlamayan bir ibadet anlayışımız oluştu.” Bakalım bahse konu konuşmasında, aynı konuyla ilgili neler söylüyor.   “Bana Fatihanın tercümesini yap bakalım, yapamıyor. Nasıl tercüme ediyor. Hamd âlemlerin Rabbi Allah a mahsustur. O Rahmandır Rahimdir. Din gününün sahibidir. Ne oldu şimdi tercüme mi oldu. Hamd Arapça, âlem Arapça, Rab Arapça, Allah Arapça, Rahman Arapça, Rahim Arapça, din Arapça, bir gün Türkçe. Tercüme mi oldu şimdi. Bunu böyle zorlamak yerine, BU ARAPÇA METİN, ÖNEMLİ BİR KOD TUR. Allah bu hakikatleri bize emrettiği bu buyrukları, BU LAFIZLARLA BİZE ÖĞRETTİ.  Biz bu lafızları öteleyerek, erteleyerek önemsemeyerek, maksuda erişemeyiz. Bunu soran kardeşimize şunu söyleyeyim. SİZ BU ARAPÇA KALIPLARI NAMAZINIZDA OKUYUN, O ARADA DA ANLAMINI DÜŞÜNÜN. Yaklaşık... Devamı

KUR'AN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3 VE FUSSİLET 44. AY

2017-05-26 20:13:00
KURAN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3 VE FUSSİLET 44. AY |  görsel 1

KUR'AN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYETLER.     Bizler İslam ı yaşarken, gelenek ve beşeri fıkıh inancının o kadar etkisinde kalıyoruz ki, Allah ın ayetlerini bile görmezden gelebiliyoruz. İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını söyleyen Kur’an a inat, bizler kendi ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfının, kurallarına göre yaşıyoruz İslam ı. Çünkü bu kişiler Kur’an ile bizlerin aramıza girip, Kur’an gerçeklerini bizlerden gizlediler.    Allah Kur’an ı elçisine tebliğ görevini verdikten sonra, çok dikkat çekici uyarılarda bulunmuştur. Rad suresin 40. ayetinde “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. HESAP GÖRMEK İSE BİZE AİTTİR.” Der. Daha da dikkat çekici olanı ise,  Müddesir 11. ayetinde Allah elçisine seslenerek bakın ne diyor. “BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.” Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarından dersler aldık mı? Yoksa Allah, elçisinin bile kuluyla arasında olamayacağını ve Allah bizzat kuluyla baş başa kalması gerektiğini anlatıyorsa bizlere, acaba bu gerçeği hayatımıza geçirebildik mi, anlayabildik mi, YOKSA ALLAH İLE ARAMIZA, ŞEFAATÇİLER Mİ SOKTUK.   Arapçayı kutsal bir dil ilan edip, Allah böyle bir bilgi vermediği halde, cennet lisanının bile Arapça olduğunu söyleyebildiler. ALLAH IN MESAJLARINI, UYARILARINI ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUMAMIZI ENGELLEDİLER. Kur’an ın başka dillere tam olarak çevrilemeyeceğini, kelimelerin, ayetlerin çok daha farklı anlamalara geldiğini söyleyerek, bu toplumu korkuttular, tedirgin ettiler. Hâlbuki Allah, Kur’an ın neden Arapça indirildiğini açıklamış ve bizleri bilgilendirmişti. Bakın Allah ayetinde, bu konuda bizlere anlatılanları yalanlayarak, ne kadar açık ve akılcı bilgile... Devamı

SAYIN NİHAT HATİPOĞLU NUN, İSLAM I ANLAMA YÖNTEMİ.

2017-05-23 11:10:00
SAYIN NİHAT HATİPOĞLU NUN, İSLAM I ANLAMA YÖNTEMİ. |  görsel 1

Sayın Nihat Hatipoğlu, yazılarını yazdığı gazetenin köşesinde, günümüz İslam batağının acıklı halini savunmak ve topluma anlattığı rivayetleri, doğruluğundan asla emin olamayacağımız sözleri, bilgileri aklamak adına bir makale yazmış. Bu makaleden alıntılar yaparak, sizleri konu hakkında düşünmeye davet etmek istiyorum.    “Önümüzdeki yıllarda radikal oluşumları tetikleyecek ve İslam âlemindeki ayrışmayı daha da derinleştirecek din merkezli projeler hız kazanacaktır. Bu projelerin Müslüman halkın geneline etkisi cılız olacaktır belki ama dinden rahatsız olup dine karşı dini kullanan Müslüman görünen kitle ile oryantalizmin maşası olan bazı kesimlerde etki bırakacağı kesindir.”   Sayın Hatipoğlu, İslam toplumunda bazı oluşumların hareketinden bahsediyor. Bu oluşumların, dinde olan ayrışmayı daha da derinleştireceği uyarısını yapıyor. İlginç olan bu tür bahsettiği oluşumların, ayrışmayı derinleştirecek olduğunu söylemesidir. Peki, bu proje neymiş, burası çok önemli, gerçekten ayrışmayı mı sağlıyor, yoksa bölünmüşlüğü birleştirme, tek bir kitap altında buluşmaya mı davet ediyor. Çünkü bu kişilerin Müslüman görünüp, dini kullandıklarından bahsediyor. Burası önemli. Sayın Hatipoğlu, karşı olduğu projenin ana başlıklarını sayıyor ve kendi düşüncesi doğrultusunda, bu projenin İslam düşmanları tarafından oluşturulmak istendiğinden bahsediyor. Başlıkları yazalım önce.   1. Kur’an İslam ı. 2. Peygambersiz İslam projesi. 3. Hadisleri uydurma projesi. 4. Mezhep düşmanlığı projesi.  5. Tasavvuf düşmanlığı projesi.    Şimdide konuları açalım, acaba bu projeler gerçekten Allah ın emirlerine muhalif sözleri, düşüncelerimi içeriyor. Eğer Kur... Devamı

SAY. M.İSLAMOĞLUNUN, KUR'AN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI

2017-05-20 10:10:00
SAY. M.İSLAMOĞLUNUN, KURAN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI |  görsel 1

SAYIN M. İSLAMOĞLUNUN, KUR'AN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI SONUÇLARI.   Sayın Mustafa İslamoğlu nun, bir konuşmasını izledim. Kur’an hakkında çok doğru bilgiler veriyordu. Bu konuşmasından bazı alıntılar yapmak ve daha sonra üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek ediyorum. Bakın Sayın İslamoğlu neler söylüyor Kur’an ile ilgili.   “ Biz Kur’an ı anlayamayız demek, 1-Allah a iftiradır. ZİRA ALLAH BU KİTABI AÇIK VE ANLAŞILIR KILDIM DEDİĞİ HALDE, MUBİN KİTAP DEDİĞİ HALDE, O diyor ki hayır, senin kitabın açık ve anlaşılır değil ben anlayamam. 2-Allah a, hem anlaşılmayan mesaj gönderip, hem de hesap sormuş demektir.    Hem anlaşılmayan bir mesaj gönderecek, hem de niye anlamadınız diye hesap soracak, olur mu böyle bir şey. 3-Kur’an ile İslam ın hattına geçmektir. Neden, Kur’an ın hakkı onu yaşamaktır. ANLAYAMADIĞINIZ BİR ŞEYİ YAŞAYAMAZSINIZ. Önce anlarsınız sonra yaşarsınız. Yaşamanın şartı onu anlamaktır.    Biz Kur’an ı anlayamayız diyenler, yaşamak istemeyenlerdir. O zaman neyi yaşıyorlar bunlar, üstelikte iyi dindar olduklarını söylüyorlar. SIKINTI ORADA. KUR’AN ANLAŞILDIĞI ANDA, YAŞADIKLARI DİNİN BU DİN OLMADIĞI, İNDİRİLEN DİN OLMADIĞI ORTAYA ÇIKACAK. Sıkıntı orada. Yani foya ortaya çıkacak.    KUR’AN HERKES TARAFINDAN ANLAŞILABİLİR KABUL ETTİĞİ ANDA, KENDİSİ ARACILIK YAPAMAYACAK. Aracılık yapmaktan mütevellit aldığı komisyonu alamayacak. Maddi ya da manevi. O saltanatı süremeyecek. Elaleme tepeden bakamayacak. Binlerce insanı köle gibi çalıştıramayacak. Elini öptüremeyecek. İnsanları sıraya dizemeyecek. Yani tezgâh gidecek. Onun içinde Kur’an anlaşılmaz.    Yani Allah ın kitabıyla yüz yüze gelme ey Müslüman. Niye biz... Devamı

BAŞÖRTÜSÜNE KUR'AN DAN DEĞİL, FARKLI KAYNAKLARDAN DELİL ARAY

2017-05-12 11:44:00
BAŞÖRTÜSÜNE KUR'AN DAN DEĞİL, FARKLI KAYNAKLARDAN DELİL ARAY |  görsel 1

Başörtüsü konusunda, birçok makale yazdım. Bu konuda şahsi ya da beşeri düşüncelere değil, Kur’an ın öğretisine, anlatım şekline, uyarıcı ayetlerini dikkate alarak, bu konuyu anlamaya ve anlatmaya çaba gösterdim. Başörtüsünün Allah emri olduğunu ısrarla savunan kardeşlerimiz, Kur’an ın evrenselliğini, yalnız Arapların sorunlarına çözüm olarak değil, binlerce yıl sonraki toplumların dertlerine de deva olacak şekilde gönderildiği gerçeğini, ne yazık ki fark edemediklerini üzüntüyle görüyorum.   Bir kardeşimiz, başörtüsünün Allah emri olduğunu, kendisinin Kur’an a ve İslam a bakış açısından yola çıkarak anlatmaya çalışmış. Yazısından önemli gördüğüm bölümleri alıntı yaparak, bu konu hakkında İslam a, kendi bakış açısını sizlere nakletmek ve sizleri de bu konu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum.    “Yazımızın amacı, Kur’an’da başörtüsünü ispatlamaya çalışmak değil, bu tartışmalarda yapılan yöntem yanlışlığına dikkat çekmeye çalışmak, Kur’an’ın bizlere dair olan mesajının anlaşılmasında nasıl bir yol izlenerek, daha sağlıklı bir çıkarım yapılabileceği üzerinde olacaktır.   Kur’an’da başörtüsü yoktur şeklinde yapılan bir iddia, öncelikle bir konuda kesin bir hüküm vermek anlamına geleceğinden ötürü, bu tür kesin iddialar ile bu konuya yaklaşılmaması, doğru düşünmenin ilk basamağı olacağını düşünmekteyiz. Kur’an okuduğunu iddia eden kimselerin, Kur’an hakkında konuşurken, herhangi bir konuda kesin hüküm vermeye soyunmaya dikkat etmesi önemli bir konudur.”   Değerli kardeşimiz ama... Devamı

ALLAH IN AFFETMESİ, ŞEFAATİ KONUSUNU NASIL ANLAMALIYIZ.

2017-04-26 10:43:00
ALLAH IN AFFETMESİ, ŞEFAATİ KONUSUNU NASIL ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Günümüzde halk arasında, çok konuşulan hatta tartışılan bir konu vardır. “ALLAH KUL HAKKINI AFFETMEZ”. Bazı kişilerde, Allah ın Kur’an da böyle bir hükmü yok, Allah bana şirk koşmadığınız sürece, affetmeyeceğim günah yoktur, şeklinde cevap verirler. Bu karşılıklı düşünceden yola çıkarsak, Allah kendisine yapılan suçu affetmiyor ama insanların birbirlerine yaptıkları adaletsizlikleri affedebiliyor, gibi bir sonuç çıkar ki, buda bizleri yanlışa götürür. Bu konu üzerinde düşünmeye başlamadan önce, sizlere hatırlatmak istediğim bir ayet var.   Nisa 31: Eğer YASAKLANDIĞINIZ BÜYÜK GÜNAHLARDAN KAÇINIRSANIZ, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız. (Diyanet vakfı meali)   Peki, bu büyük günahlar neler olabilir sizce. Eğer bizler nefislerimizin esiri olmadan, bunların ayrımını doğru yaparsak, Allah elbette çok bağışlayıcıdır, günahlarımızın bir kısmını, belki de hepsini affedecektir. TABİ İŞLEDİĞİMİZ ONCA GÜNAHLARIN, HİÇBİRİNİN KARŞILIĞINI GÖRMEDEN AFFEDİLEREK, CENNETE GİDECEĞİMİZİ ZANNETMEYELİM.    Şura 42: Ancak insanlara ZULMEDENLERE VE YERYÜZÜNDE HAKSIZ YERE TAŞKINLIK EDENLERE ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır. (Diyanet vakfı meali)   İnsan 31: O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. ZALİMLERE İSE ELEM DOLU BİR AZAP HAZIRLAMIŞTIR. (Diyanet meali)   Rum 57: O gün ZULMEDENLERE MAZERETLERİ FAYDA SAĞLAMAZ,Allah’ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez. (Diyanet meali)   Nisa 168: Muhakkak Allah, İNKÂR EDENLERİ VE ZULMEDENLERİ NE BAĞIŞLAR, ne de doğru bir yola eriştirir. (Elmalı meali)   Nisa 48: Allah,&nb... Devamı

UYUMAK VE YELLENMEK ABDESTİ BOZAR MI?

2017-04-17 11:15:00
UYUMAK VE YELLENMEK ABDESTİ BOZAR MI? |  görsel 1

Bizler inancımızı yaşarken, Kur’an merkezinden o kadar uzaklaşıp, hurafelerin etkisinde kaldık ki, bizlere öğretilen yanlış itikatları, Allah ın ayetleriyle anlatmaya, izah etmeye kalksanız bile, kabul görmez oldu. Çünkü Allah ın koyduğu, sınırların dışına çıktık ama toplum bunun farkında değil.   Dini bir konuda konuşmak istediğinde, hemen öne sürdükleri, senin Arapça ilmin ne kadar ki din adına konuşabiliyorsun olmakta, böylece toplum susturulup, korkutulmaktadır. Böylece istedikleri inancı ve itikadı, topluma çok daha kolay kabul ettirebilmektedirler.   Lütfen şunu asla unutmayalım, Allah başka dillere tam olarak çevrilmeyen bir rehber gönderip, daha sonrada tüm kullarını bu kitaptan asla hesap sormaz. Birçok kez Allah ın yemin ederek, bu kitabı, bu dini sizler için kolaylaştırdım hükmünü lütfen unutmayalım, birilerin aldatmacalarına kanmayalım. Beşerin yazdığı kitapları her okuyan anlıyorsa, Allah katından gelen bir NUR, nasıl anlaşılması zor olur.   Elbette bu yanlışları yapmamızın asıl nedeni, Kur’an ın eğitiminden geçmek yerine beşerin, rivayetlerin, edindiğimiz velilerin eğitiminden geçmemiz, büyük etken olmuştur. Allah Kur’an ın ipine sarılın, sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum dedikçe, bizler tam tersi düşüncelere inandırıldığımız için, Kur’an da her bilginin olmadığı, izah edilmediği fikrini kabul etmemiz, bizlerin inanılmaz yanlışlara yönlenmemize, inanmamıza neden olmuştur. Elbette bu yanlışlara inanmamız dinde bizlere, zorluklarda çıkarmıştır.   Bu yazımda sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim konu, ABDESTİ BOZAN ŞARTLAR NELERDİR konusu üzerine olacak.    Allah Maide suresi 6 ve Nisa 43.ayetinde namaza başlamadan önce, nasıl abdest almamız g... Devamı

HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ.

2017-04-05 10:43:00
HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ. |  görsel 1

HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN, ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ.   Kur’an bizlere birçok konuda bilgiler verir ve bizlerin düşünmesini ister. Tabi bizler Kur’an ın verdiği bilgilerle yetinmediğimiz içinde, öyle yanlış ve emin olamadığımız bilgilere de inanırız ki, Kur’an bunların hiç birisini onaylamaz. Ama Kur’an ın onaylamaması, bizleri her nedense çok fazla tedirgin etmez. Halbuki Allah bizleri bu konuda uyarıp, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, Kur’an ın ipine sarılın, çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye uyarmıştır.   Bu makalemde sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Lütfen bu iki ayet üzerinde birlikte dikkatle düşünelim.    Hac 47: Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. ŞÜPHESİZ RABBİNİN NEZDİNDE BİR GÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR. (Diyanet meali)   Zümer 42: Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. ÖLMELERİNE HÜKMETTİĞİ KİMSELERİNKİNİ TUTAR, DİĞERLERİNİ BİR SÜREYE KADAR SALIVERİR. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır. (Diyanet meali)   Hac suresi 47. ayette Allah bizlere, çok önemli ve dikkat çekici bir bilgi veriyor ve diyor ki, SİZİN YAŞADIĞINIZ DÜNYADA GEÇEN BİN YILINIZ, BENİM KATIMDA BİR GÜN GİBİDİR. Çok dikkat çekici ve önemli bir bilgi. Demek ki Allah ın katında geçen zaman dilimi ile bizlerin yaşadığı dünyada geçen zamanın akışı, düşünemeyeceğimiz kadar farklı.    Şöyle söylediğimizde yanlış düşünmemiş oluruz. Peygamberimizin yaşadığı dönem, Allah ın k... Devamı

ZÜMER SURESİ 65. EĞER ORTAK KOŞARSAN, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİD

2017-04-01 11:36:00
ZÜMER SURESİ 65. EĞER ORTAK KOŞARSAN, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİD |  görsel 1

ZÜMER SÜRESİ 65. AYET. EĞER ORTAK KOŞARSAN, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER.   Bu yazımda sizleri düşünmeye davet istediğim ayet, Zümer suresi 65. ayet olacaktır. Allah bu ayette bizlerin öyle bir dikkatini çekiyor ve bana şirk yani ortak koşarsan, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER DİYOR. Sizce bizleri yaratan Rabbimizin, bu uyarısını dikkatle düşünerek, bu hataya düşmememiz gerekmez mi?    Bu hatayı bizlerinde yapmaması için, önce şirk koşma yani ALLAH A ORTAK KOŞMA sözünden, Yaradan neyi kast ediyor, onu Kur’an dan doğru anlayalım ki, aynı hataya bizlerde düşmeyelim. Eğer düşmüşsek, hemen vazgeçelim. Kur’an da Allah ın bir uyarısı var ve diyor ki, HİÇ KİMSEYİ HÜKMÜME ORTAK ETMEM. Hatta elçisine de hitaben, tebliğ etmek sana hesap görmek bize düşer, yarattığım kulumla aramdan çekil diye uyarır. Acaba bizler Allah ın bu uyarısından haberdar mıyız ve bu uyarılarla Allah bizlere ne anlatıyor, biliyor muyuz?    Allah a ortak koşmak, ya da şirk koşmak ne anlama geliyor. Bu konuyu ayetlerle anlamaya çalışalım. Çünkü bu hatayı Rabbimiz, DİKKATLİ OLUN AFFETMEM DİYOR.    Zümer 65: Oysa sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “EĞER ORTAK KOŞARSAN KESİNLİKLE BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER ve iflas edenlerden olursun. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Ayette geçen Allah a ortak koşmak, şirk koşmak anlamındadır. Dikkat ederseniz Allah tüm peygamberlere aynı ikazı yaptığını ve ümmetine söyle, Allah a ortak koşar yani Allah ın dinde ortağı gibi kabul ettiğin, kişiler ortaya sürerseniz, onları kutsallaştırırsanız, yaptığınız bütün ibadetler, güzel şeyler boşa gider diyor. Bakın bu kısmı çok iyi anlamalıyız. Bu konuyu daha iyi anlam... Devamı

KUR'AN IN İNDİRİLME AMACINI DOĞRU ANLAMALIYIZ.

2017-03-28 17:24:00
KURAN IN İNDİRİLME AMACINI DOĞRU ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Biz Müslümanlar olarak acaba, Kur’an ı gereği gibi tanıyor muyuz? Kur’an ın indirilme amacını biliyor muyuz, burası çok önemli. Eğer bunun farkında değilsek, ondan gereği gibi faydalanmamızda mümkün olmayacaktır. Bir okurum bana şöyle bir soru sormuş, aslında bu soru, bizlerin Kur’an gerçeklerini anlamadığımızı ve bizlerin Kur’an dan gereği gibi faydalanamadığımızı gösteriyor.   “Allah Kur'an ı düşüne düşüne okuyun diyor ama meali düşüne düşüne okuyun demiyor, yanlış mı anlıyorum acaba.”   Bunu söyleyebiliyor ya da düşünebiliyorsak, bizler Kur’an ın ne olduğunu bilmiyoruz ve indiriliş sebebini de anlamamışız demektir. Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini anlatırken, siz Arap bir toplumsunuz, onun için Arap bir peygamber ve sizin dilinizden bir rehber Kur’an gönderdim diyor. Açıklamasını da yaparken, böyle indirmemizin nedeni anlayasınız ve üzerinde düşünmeniz içindir diyor. Konuyu Allah kullarının daha iyi anlayabilmesi içinde, daha da net bir açıklama yaparak, eğer anladığınız dilden Kur’an ı göndermemiş olsaydım, Arap bir topluma, başka dilde bir Kur’an mı gönderdin diye itiraz ederdiniz diye de açıklama yapıyor. Bu bilgileri Kur’an dan öğrenen bir Müslüman, sizce bana sorulan bu soruyu sorması normal mi? Yorum sizlerin.   Kur’an dendiğinde, aklımıza ne gelmelidir. Sanırım aklımıza gelmesi gereken, bizlerin sorumlu olduğu Allah ın hükümleri, yerine getirmemiz gereken kuralların açıklandığı, bir rehber kitap olduğu aklımıza gelir. Örneğin şunu söyleyebilir miyiz; Bu emirleri Türkçe tebliğ alamayız, özellikle Arapların tebliğ aldığı gibi Arapça tebliğ almalıyız, diyen var mı aramızda? Eğer ev... Devamı

NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KERAHAT VAKTİ ZAMANI.

2017-03-17 18:33:00
NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KERAHAT VAKTİ ZAMANI. |  görsel 1

İslam ı Kur’an dan uzak, öyle yanlış bilgiler ışığında yaşıyoruz ki, doğruluğunu hiç araştırma gereği  bile duymuyoruz.  Yanlış, hurafe ve batıl bilgiler, doğru ve kabul görür olmuş ne yazık ki İslam toplumunda. Yaptığımız yanlışlara bu makalemde bir örnek vermek istiyorum. Mezheplerin beşeri öğretisi olan rivayetlerin oluşturduğu FIKIH inancında, şöyle bir inanç vardır.   ŞU ÜÇ VAKİTTE NAMAZ KILINAMAZ.   (1. Güneş doğarken, güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık 45 dakika geçinceye kadar olan süre içinde.   2. Güneş zevalde iken, yani güneş tam tepe noktasına gelip, henüz batı tarafına geçmeden.    3. Güneş batarken, güneşin batma zamanından yaklaşık 45 dakika öncesinden güneş batana kadar.   Bu üç vakitte farz, vacip, nafile hiçbir namaz kılınamayacağı gibi, geçmiş namazların kazası da kılınamaz. Sadece o günün ikindi namazının farzı kılınmamış ise güneş batarken de kılınabilir.)   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki, Allah ın Kur’an da bahsetmediği, yasaklamadığı bu konuda, peygamberimiz yasak getirmiş olabilir mi? Allah ın elçisinin, böyle bir yetkisi var mı? Hatırlayınız lütfen, Yaradan biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız, Allah hükmüne hiç kimseyi ortak etmez, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyecek, daha sonrada namaz gibi önemli bir konuda, bu vakitlerde namaz  kılamayacağımızdan sorumlu tutulacağız, öyle mi dostlar?  Peki, güneşin doğuşu ve batışının, hatta güneşin tepe noktasında oluşunun, namaz kılmamıza nasıl bir zararı olabilir. BU SORUMUZA KENDİ NEFSİMİZDE CEVAP ARARKEN, EĞER AKIL, KUR&rsquo... Devamı

KUR'AN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE.

2017-03-12 15:41:00
KURAN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE. |  görsel 1

Günümüzde bizlerin yaşadığı İslam a baktığımızda, Kur’an ile tam bir paralellik asla göremiyoruz. Allah ın Kur’an da emrettiklerini, pratik hayatta bazı konularda beşerin FIKIH öğretisi, tam tersini öğretiyor topluma. Toplumun Kur’an ile bağı kesildiği içinde, ne yaparsanız yapın, istediğiniz kadar Kur’an ile uyarın, söyledikleri tek şey var. “YÜZLERCE YIL ÖNCESİNDEN, BİZLERE DİNİ ANLATAN MÜÇTEHİT LER, KUR’AN I TAM ANLAYAMAMIŞTA, SİZLER Mİ GÜNÜMÜZDE ANLAYACAKSINIZ”Bu sözlere söyleyecek çok söz vardır ve bu konuda Kur’an da uyarıyor ve diyor ki, “Ya onların ataları, hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?”   Aynen bunu söylüyorlar ve apaçık Allah ın ayetleri dururken, beşerin sözleri olan FIKIH inancına kuşku duymadan inanmakta ısrar edebiliyoruz. Müçtehit i bakın nasıl tarif ediyorlar.   “Müçtehit; KUR'AN'IN SIRLARINI HAKKIYLA BİLEN, içtihat yapabilen, İslâmî ilimlerin bütün hükümlerinde otorite olan her fıkıh bilginidir. Bu zâtlar âyet ve hadislerin sırlarını bilme yeteneğine sahip seçkin insanlardır. Aklî ve naklî ilimlerin derinliklerine dalmış, keşfettikleri çeşitli cevherleri Müslümanların istifadesine sunmuşlardır.”   Kur’an ın muhkem ayetlerini, herkesin anlayamayacağına, bazı özel kişilerin anlayacağına inandığımız taktirde, Kur’an dan yüzlerce ayetin üstünü örtmüş ve inkar etmiş durumuna düşeriz. Kur’an ın anası, temeli olan MUHKEM ayetlerin, herkes tarafından anlaşılacağını, Allah yemin ederek söylüyor ve diyor ki; Yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık, öğ&uum... Devamı

DÖVME YAPTIRMAK DİNİMİZDE HARAM MIDIR?

2017-03-09 12:49:00
DÖVME YAPTIRMAK DİNİMİZDE HARAM MIDIR? |  görsel 1

Müslüman toplumlar olarak, inancımızı Kur’an ın yani Allah ın hükümlerine göre yaşamayıp, beşerin oluşturduğu FIKIH kurallarına, beşerin kanunlarına göre yaşadığımız içindir ki, Allah katında neyin helal, neyin haram olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. İnancımızı yaşamak adına, yanlış bir yöntem kullandığımız için, izlediğimiz yolda yanlış oluyor.   Günümüzde çok tartışılan ve bir o kadarda farklı düşüncelerin, sözlerin söylendiği, din adına sorulan bir soru vardır.  DÖVME YAPTIRMAK DİMİZDE HARAM MIDIR? Helal ve haram koyma yetkisinin, yalnız Allah ın yetkisinde olduğunu lütfen unutmayalım. Hangi konuda olursa olsun, bizlere din ve inanç adına konuştukları, anlattıkları bir konunun haram ve helal olduğunu doğru anlamak istiyorsak, kendimize şu soruyu sormalıyız ve onu anlamaya çalışmalıyız. “ALLAH BU KONUDA KUR’AN DA NE DİYOR.”   Eğer birileri, bu konuyu Kur’an da bulamazsınız, bunu Allah ın resulü haram kılmıştır diyorlarsa size, bilin ki bu şahıslar, Allah ın elçisine iftira atıyor demektir. Peygamberimiz Allah ın hüküm vermediği konularda, kendi düşüncesi ile hüküm veremeyeceğini, Kur’an bizzat bizlere söylüyor. DÖVME YAPMA KONUSU KUR’AN DA ASLA GEÇMEZ VE ALLAH IN BÖYLE BİR HARAMI, YASAĞIDA YOKTUR. Bakın helal ve haram konusunda, Rabbimiz bizleri nasıl uyarıyor.    Nahl 116: Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “BU HELÂLDİR, ŞU DA HARAMDIR” DEMEYİN! ÇÜNKÜ ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURMUŞ OLURSUNUZ. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetten de anlıyoruz ki, helal ve haram koyma yetkisi yalnız Allah ın dır. Eğer Allah Kur’an da haram demiyorsa bir konuda, buna haram deme... Devamı

RİVAYETLERİ AKLAMAK ADINA, KUR'AN A SAYGISIZLIK YAPMAYALIM.

2017-03-05 11:15:00
RİVAYETLERİ AKLAMAK ADINA, KURAN A SAYGISIZLIK YAPMAYALIM. |  görsel 1

Bizler yaşadığımız yanlış inançlarımızı, öyle inatla savunmaya geçiyoruz ki, bunun hesabını inanın, Allah ın huzurunda veremeyiz. Aslında bir Müslüman olarak işimiz çok kolayken, kendi ellerimizle zorlaştırıyoruz, işin içinden çıkılmaz bir hale sokuyoruz. Daha sonrada neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda da karar veremiyoruz.    Allah Kur’an da, inancımız ve bu konuda izlememiz gereken yolu anlatırken, sakın emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin der ve emin olacağınız kitabında yalnız Kur’an olduğunu bildirerek, Kur’an ın ipine sarılmamızı emreder. Çok daha açık bir şekilde Zuhruf 44. ayetinde, SİZLERİ KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEĞİM diye de uyarır. Böyle bir hüküm veren Rabbimiz, Kur’an da hiç bahsedilmeyen, konusu bile geçmeyen, FIKIH inancının dine ilaveleri olan bilgilerden, hükümlerden hesaba çeker mi bizleri? Madem Allah bizleri bu şekilde uyarıyor, bunun tam tersine inancımızı yaşamak niye? İşte bunu anlamakta zorluk çekiyorum.    Fıkıh inancının çok fazla etkisinde kalan bazı kardeşlerimiz bana, milletin kafasını karıştırıyorsun, ayetleri kendi kafana göre yorumluyorsun diyorlar. Böyle bir yanlış yapmaktan Rabbime sığınırım. Dinin anası, temeli olan Muhkem ayetler adı üstünde muhkem, yani şüphe duyulmayacak kadar açık ayetlerdir ve bu ayetler yoruma kapalıdır. Birisi bu ayetler üzerinde yorum yapıyorsa, ayeti amacından saptırıyor demektir. Onun için bizler muhkem ayetler üzerinde yorum yapamayız, Allah ne emrediyorsa kabul eder ve iman ederiz.    Günümüzde Kur’an ın yanında, tıpkı Kur’an değerlerinde olduğunu söyledikleri öyle rivayet bilgilere ve onun kitaplarına inanıyoruz ki, adeta bu inanç bizleri kâfirlerin safına doğru itiyor. ALL... Devamı

ANA DİLDE İBADET YAPILAMAYACAĞINI SAVUNAN BİR KONUŞMACIYA CEVABI

2017-03-01 12:33:00
ANA DİLDE İBADET YAPILAMAYACAĞINI SAVUNAN BİR KONUŞMACIYA CEVABI |  görsel 1

İslam ı araştırmaya, öğrenmeye çaba harcayan bir din kardeşimiz, bana bir video göndermiş ve bu konudaki düşüncelerimi sormuş. Video da şöyle bir soru soruyor izleyici konuşmacıya.   “Neden Müslümanlar Arapçayı anlamadıkları halde, ibadetlerini bu dilde gerçekleştiriyorlar? Kendi ana dilimizde bunları yapmamız daha doğru olmaz mı?"   Aslında çok önemli, bir o kadarda düşünülmesi gereken bir konu. Konu biraz uzun, lütfen sabırla okuyalım. Çünkü Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini bizlere Fussilet 44. ayette açıklıyor ve diyordu ki;    “Eğer biz bu Kur'ân'ı yabancı bir dilde indirseydik, onlar kesinlikle, “AYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLENİR Mİ?” diyeceklerdi.”   Lütfen bu ayet üzerinde, sizleri düşünmeye davet ediyorum. ACABA ALLAH KUR’AN I GÖNDERİRKEN, AYNI SÖZLERİ, ARAP OLMAYAN KULLARI DA SÖYLEYEBİLİR DÜŞÜNCESİYLE GÖNDERMEYİP, HER DİLE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEYEN, ANLAŞILMASI ZOR, HER MÜSLÜMANIN MUTLAKA ARAPÇA ÖĞRENMESİ GEREKECEĞİ BİR ŞEKİLDE, GÖNDERMİŞ OLABİLİR Mİ? Bu sorunun cevabını, her Müslüman kendi nefsine mutlaka vermelidir. Siz bu ayetten, tüm dünyadaki Müslümanlar ibadetlerini Arapça yapmalıdır diye mi anladınız. Kur’an yalnız ibadetlerimizi yapmak için indirilmedi, lütfen unutmayalım. Kur’an bir yaşam rehberidir. Onun için Allah Arap toplumuna, Arap peygamber gönderip, Arapça bir tebliğ, rehber göndermiştir, anlasınlar ve düşünsünler diye. Allah Tevrat ı ve İncili anlayabilsinler diye, o günkü toplumun diliyle göndermiştir. Günümüzde hiçbir Hıri... Devamı

HAC KONUSUNDA ALDATILIYORUZ. KUR'AN A BAKALIM VE ONA UYALIM.

2017-02-27 19:00:00
HAC KONUSUNDA ALDATILIYORUZ. KURAN A BAKALIM VE ONA UYALIM. |  görsel 1

Bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık ki, İslam ı ne yazık ki Allah ın kitabından uzak, rivayet ve sanı bilgiler ışında yaşıyoruz. Daha da kötüsü Allah ın ayetlerini, batıl inançlarımızı aklamak adına feda etmekten de çekinmiyoruz. Elbette tüm bunları yapanları ve bu kişilerin sözlerinin ardına düşenleri, Allah affetmeyecek, dualarına karşılık vermeyecektir.    Allah Kur’an da, ruhban sınıfı diye bir sınıfın olmadığını açıkça bildirir. Diğer ayetlerde de yemin ederek, Kur’an ı sizler için kolaylaştırdım, nice örneklerle açıkladım ki anlayasınız der. Yani sizlerin ruhban kişilere ihtiyacınız yok uyarısını yapar. İslam dininde, ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfı, hükümranlığını sürdürebilmek için, bizlerin Kur’an dan irtibatımızı kestiler. Siz Kur’an dan anlayamazsınız, herkes Kur’an ı anlayamaz günaha girersiniz dediler. Buna inanan toplum ne yazık ki Kur’an ile irtibat kurmaktan, onu bizzat kendisi anlamak adına okumaktan korktu ve çekindi.    Böyle yapınca da kendilerinin dini en doğru anladığını, anlattığını söyleyen kişiler, Allah ın kolaylaştırdığı güzelim dinini, kendi batıl inançları doğrultusun da zorlaştırdılar, ama toplum bunun ne yazık ki farkında bile değil. Bu konuda sizlere bir örnek vermek istiyorum.   Günümüzde Allah ın emrettiği, Hac görevini yerine getirebilmemiz için, yalnız Zilhicce ayının ilk on gününün, Hac ibadetimize ayrıldığını topluma anlattılar. Bunun dışında Hac ibadetinizi yerine getiremezsiniz dediler. Tabi böyle olunca da, milyonlarca insan arasında izdiham ve birikme oldu. Allah ın emrettiği ibadeti, toplum sıra gelmediği için yerine getiremedi, getirmek içinde adeta çırpınıyorlar. Üzüntülerinden hasta olanları bilirim... Devamı