Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (521)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kıyamet Alametleri Ve Hz. İsa nın Geleceği Konusu.

2014-12-27 18:46:00

      Bugün Kur’an dan birlikte araştıracağımız konu, günümüzde çok konuşulan kıyamet alametleri konusu olacaktır. Kur’an bu konuda bizlere hangi bilgileri veriyor, ayrıca bu konuda bizlere rivayetler yoluyla ulaşan diğer bilgiler nelerdir, onları da Kur’an ile karşılaştırıp, doğruluğunu birlikte araştıralım.   Bu yazıyı yazmama sebep olan Zühruf suresi 61. ayeti önce hatırlatmak istiyorum. Bizler Allah ın açıkça söylemediği sözlere ilaveler yaptığımızda, kendi düşünce ve fikirlerimizi ilave ettiğimizde, bakın güzelim İslam dini ne hale geliyor. Önce Diyanet İşleri Başkanlığının mealini alalım, daha sonrada diğer meallerden örnekler verelim ki, konu daha iyi anlaşılsın.   Diyanet İşleri başkanlığı: Zühruf 61: Biliniz ki o kıyamete ait bir bilgidir. Sakın ondan şüphe etmeyiniz ve bana tabi olunuz. Bu dosdoğru yoldur.   Ali Bulaç: Zühruf 61: Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur.   Muhammed Esed: Zühruf 61: BAKIN, bu [ilahî kelâm] Son Saati[n geleceğini] bildiren bir araçtır; o halde (Son Saat) hakkında hiçbir şüpheye kapılmayın ve Bana uyun: dosdoğru yol [yalnız] budur.   Yaşar Nuri Öztürk: Zühruf 61: Hiç kuşkusuz o, kıyamet saati için bir bilgidir. O halde sakın o saat hakkında şüpheye düşmeyin; bana uyun. Dosdoğru yol budur.   Elmalı Hamdi: Zühruf 61: Gerçekten o (İsa) saat için bir ilimdir (kıyametin yaklaştığım gösteren bir bilgidir). Onun için sakın kıyametin geleceğinden şüpheye düşmeyin de bana uyun, işte tek doğru yol ancak budur.   Yukarıdaki a... Devamı

İslam Dininde Bölünmeye Giden Yollar Ve Nedenleri.

2014-12-28 03:37:00

Günümüzde İslam ı anlatan, hatta gelin gerçek İslam ı sizlere yaşatalım diyen topluluklar, tarikatlar, cemaatler görürüz. Hepside aynı peygambere, aynı kitaba iman ettiği halde, inanılmaz farklılıklar göze çarpar. Bu tarih boyunca da farklı boyutlarda devam etmiş, günümüze kadar gelmiştir. Aslında bu farklılıklar, yalnız İslam dininde değil, diğer ehli kitap dinlerinde de görülmektedir.   Peki, nedir bu farklı olanlar ve neden farklı? İşte sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bu farklılıkların neler olabileceği, nedenleri konusunda olacaktır. Ben bazı konulara sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu yazıyı okurken inanıyorum sizlerde, yapılan başka yanlışları hatırlayacaksınız. Çünkü saymakla bitmezde ondan.   Önce düşünelim. Allah bizlerden ne istiyor ve bu istediklerini açıkça belirtmiş mi? Burası önemli. Sorumlu olduklarımız tek tek açıklanmış ve apaçık belirlenmiş mi?   Gelin önce bu sorumuza, Kur’an dan cevap arayalım. Sanırım tek bir ayet dahi, aklını kullanana yeterli olacaktır.   Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.       Allah aslında çok açık bir tebliğde bulunmuş ve demiş ki; Sizlerin sorumlu olduğunuz kitap Kur’an dır. Allah a güvenen, ona dayanan bir insan, bu kadar açık bir hükmü göz ardı ederek yaşıyorsa, sanırım Kur’an ı doğru anlaması ve İslam ı Allah ın emrettiği yolda yaşaması, mümkün olmayacaktır.   Şu soruyu kendimize soralım. Allah sizleri bu kitaptan sorumlu tutacağım diye hüküm verdikten sonra, bu kitabın vermediği bir hükümden de, sizce bizleri sorumlu tutar mı? Aklı olana her şey o kadar kolay ki. Onu kullan... Devamı

Başka Veliler Edinenlere Allah ın İkazı.

2014-12-28 02:47:00

Bizlerin Kur’an ı din ve iman adına yeterli görmeyerek, bazı veliler edinip ardına düşmemizi, ondan medet umarak yardım istememizi, Rabbim bakın nasıl ikaz ediyor.   Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Bakar mısınız lütfen, Allah Kur’an dışından hiç kimseye uymayın, inanmayın diyor ve bizlerin dikkatini çekerek, Kur’an a yönlendiriyor. Peki, bizler neler yapıyoruz? Doğruluğundan emin olmadığımız, Kur’an da asla bahsedilmeyen sözlere, hükümlere hiç şüphelenmeden inanabiliyoruz.    Kur’an bizlere, gerekli her konudan bahsettiğini ve ibret almamız için nice örnekler verdiğini söyler. Şimdi yazacağım ayet üzerinde dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Din ve iman adına başka velilere uyduğumuzda, ne olacağımıza ait, nasılda ibretlik bir örnek veriyor Yaradan ve ikaz ediyor bizleri. Aklını kullanan, bu ayetten gereken dersi çıkaracaktır. Kullanmayana sözümüz yok.   Ankebut 41; Allah'ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, KENDİNE EV EDİNEN ÖRÜMCEK ÖRNEĞİNE BENZER. GERÇEK ŞU Kİ, EVLERİN EN DAYANIKSIZ OLANI ÖRÜMCEK EVİDİR; BİR BİLSELERDİ.     Bu ayeti okuduğunuzda acaba Rabbimiz ne demek istiyor diye hemen düşündünüz değil mi? Yüceler yücesi Rabbimiz, bizlere böyle ibretlik ama o kadarda bilimsel örnekler veriyor. Bizler hala Kur’an dışından, Allah dan başka din ve iman adına velilere uymaya devam ediyoruz. Şimdide ayette geçen örümcek hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum.    Halk arasında ‘’ KARADUL ‘’ denilen özellikle dişi örümcek, kendisine sevgi ve dostlukla te... Devamı

Allah a Ve Elçisine Yaptığımız Büyük Yanlışlar.

2014-12-28 02:35:00

    Bizler İslam ı yaşarken, ne yazık ki Kur’an ile aramıza öyle yüksek duvarlar örmüşüz ki, Allah ın güneşinden, aydınlığından, rehberliğinden istifade edemez olmuşuz.      Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizlere öğretildiği gibi, Kur’an her konuda ayrıntılı bilgi vermemiş olabilir mi? Örneğin namaz kılın dediği halde, nasıl kılınacağını anlatmamış olabilir mi? Oruç tutmamızın bizlere sağlık getireceğini anlatan Allah, bu konuda gereken detayı vermemesi mümkün mü? Yine birçok kez bizleri zekât vermek için teşvik eden Allah, nasıl ve ne kadar, kimlere zekât verileceği konusunda, açıklama yapmamış olabilir mi? Hacca gidin emrini vermesine rağmen, bu konuda gerekenleri söylememiş olacağını düşünmek, ne kadar doğru olur?     Gerçekten de bu konular öne sürülerek, İslam âlemi sonu belli olmayan bir yola doğru sürüklenmektedir. Bizlere Kur’an dışından öğretilenleri, Kur’an da bulamadığımızda, bakın Kur’an da her şey yokmuş diyerek, Allah a çok büyük bir saygısızlık yapmış olmuyor muyuz? Allah onlarca kez zikrettiği namaz kılın, zekât verin emrini vermesine rağmen, bu konuda açıklık getirmediğini söyleyerek, bu konuların detayını peygamberimize bırakmıştır sözlerine inanmamızı Kur’an onaylar mı, gelin birlikte Allah ın rehberine bu soruyu soralım, bakalım ne cevap verecek.     Meryem 64: Biz sadece Rabbinin emrini indiririz/biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunlar arasındaki her şey O'nundur. RABBİN ASLA UNUTKAN DEĞİLDİR.     Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNMAKTA OLAN KİTABI SANA İNDİRMEMİZ ONLARA YETMİYOR MU? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim iç... Devamı

Risale-i Nur Öğretisinden Bir Bölüm Ve Düşündürdükleri.

2014-12-27 16:13:00

    Risale-i Nur ile ilgili bir yazı okurken, dikkatimi çeken bir bölümü sizlerle paylaşmak ve bu konuyu sizlerin düşüncenize sunmak istiyorum.   Bu kitaplardan ve içindeki bilgilerden bahsedip açıklama yapan bir kardeşimizin, çok dikkat çekici ve düşündürücü, şu sözlerini, sizlere nakletmek istiyorum önce.   (Her meseleye hakikat noktasında bakar. Her hadisenin hakikatini bizlere ders verir. BU AÇIDAN RİSÂLE-İ NUR’UN BİR BENZERİ YOKTUR.)   Dikkat çekici olduğu kadar, düşündürücü. Sizler bu sözleri ve bu güçteki bir rehberin olduğunu, bir yerden hatırlıyorsunuz biliyorum. Allah bizlere gönderdiği Kur’an için, bu özelliklerden bahseder ve eşi benzeri yoktur diyerek, hadi bir benzerini getirsinler bakalım, diye de bizleri uyarıyordu ayetinde, hatırladınız değil mi?   Ayrıca yüzlerce yıldır gelip geçen, onca âlimlerin yazdığı eserleri düşünün isterseniz bir de. Bizler hiç birisine, yukarıdaki payeyi, onuru vermedik. Çünkü beşerdir, her zaman şaşabilir diyerek, temkinli yaklaştık. Doğrulukları konusunda, Kur’an dan referans, yardım aldık.   Demek ki bazı din kardeşlerimiz, tıpkı Kur’an gibi eşi benzeri olmayan kitaplar olduğuna da inanıyorlar. Tabi bu herkesin kendi seçimidir, kimse buna müdahale edemez. Çünkü her beşer, kendi imtihanından sorumlu tutulacaktır.   Yazıda Risale-i Nurdan bir bölüm verilmiş. Yukarıdaki sözlerden yola çıkarsak, bu kitapların her hadisenin hakikatin den ders alınır dediğine göre, bakalım örnek verilen konudan bizler nasıl bir ders alacağız, hep birlikte bu örnek üzerinde, Kur’an ı rehber alarak, onun ışığında d&u... Devamı

Risale-i Nur öğretisine Dikkat.

2014-12-27 15:54:00

      Allah Kur’an da, yarattığı kullarının özelliklerinden bahsederken, çok dikkat çekici üç özelliğinden bahseder.   —Tartışmaya meyillidir.   —Aceleci tabiatta yaratılmıştır.   —Zayıf yaratılmıştır.   Tüm bu özelliklerin üzerinde bir güç olarak da bizlere, akıl ve muhakeme gücü verdiğini ve bunu kullanarak tüm güçlüklerin, zayıflıkların, boş tartışmalardan kurtulmanın, hata ve yanlışların üstesinden geleceğimizi söyler. Aklını Kullanmayanların da, yanlış yollara sapacaklarının örneğini verir. Allah bizlere çok önemli bir uyarıda da bulunup, bizlere rehber olsun diye Kur’an ı gönderdiğini, sakın velilerin ardına düşmeyin diye tembihlerde bulunarak, Kur’an a sarılmamızı bütün şan ve şerefimizin Kur’an da olduğunu söyler. Kur’an dan imtihan edileceğimizi de bizlere hatırlatır.   Allah gönderdiği ayetler üzerinde dahi düşünmemizi, aklımızı kullanmamızın öneminden bahsederek, bizlere aslında çok önemli bir işaret verir. Benim gönderdiğim ayetler üzerinde dahi düşünmenizi, aklınızı kullanmanızı istiyorsam, beşerin sözleri, kitapları ve sizlere anlatılan rivayetler üzerinde, çok daha dikkatli olmamız ve düşünmemiz gerektiğini anlatmaya çalışır bizlere. Aklını kullanmadan iman edenlerinde akıbetini, çok açık örneklerle verir.   Yunus 100: Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah, pislik içinde bırakır.   Bizler günümüzde inancımızı yaşarken, çok büyük bir hata y... Devamı

Akıllı Bir Müslüman ın Tavrı Nasıl Olmalıdır?

2014-12-27 23:45:00

Bizler günümüzde iman adına öyle yanlışlar yapıyoruz ki, yaptığımız hataların farkında bile değiliz. Yaptığımız yanlışın başında dinimizi yaşarken Kur’an ve akıl ölçüsünü zerre kadar kullanmadan, başkalarının verdiği bilgiler ve düşünceler doğrultusunda iman ediyoruz. İşte bu yanlışımız bizleri yavaş yavaş, şeytanın kucağına yaklaştırmaktadır.     Sizlere günümüz de yaptığımız yanlışlara, dinimizi yaşamak adına yaptığımız hatalarımıza, bir örnek vermek istiyorum. Bir kardeşimiz okuduğu bir yazıma yazdığı bir cevabından alıntı yaparak, onun İslam a bakış açısını, yol ve yöntemlerini, İslam ı nasıl anladığını ve hayatına geçirmeye çalıştığını, kendisine verdiğim cevabı naklederek, sizlere sunmak istiyorum. Yorum sizlerin.     Önce arkadaşımızın cevabından, çok önemsediğim sözlerini yazalım. Bundan sonraki söylediklerim, cevap verdiğim arkadaşımıza hitaben olacaktır.     (Hadis ulemasının ittifak ettiği hadisleri kabul etmek, aklın gereğidir. Mezheplerin de ittifak ettiği konular bence bağlayıcıdır. Mesela recim konusu, dört mezhebin ittifakıyla vardır. Dört dev âlim görüş birliği etmiş.)    Sözlerinizin son kısmından başlayalım. Recm, yani fuhuş yapanı taşlayarak öldürme konusu, Kur'an ın onay verdiği bir inanç değildir, dine sokulan hurafe, yanlış düşüncelerdir. Bazı tarikat ve cemaat mensuplarının inançlarıdır, söylemleridir.   Tam tersine Kur’an, fuhuş yapan erkek ya da kadın ayrım yapmadan, ibret olması adına, ikisinin de herkesin gözleri önünde cezalandırılmasını getirmiştir. Eğer recim cezasına inanırsak, Kur’an da ki bu konuda verilen, Rabbin emirlerine, ayetlerinin tersine hareket etmiş olduğumuz gibi, bahse konu ayetleri de ink&... Devamı

Evlenme Yaşı Kur'an da Nasıl Geçer.

2014-12-27 23:30:00

Bir sitede yazılan yazıda, bir ayet öne sürülerek, küçük yaşta kızların evlenebileceği savunuluyordu. Yazıda örnek verdikleri ayette, kelimeleri cımbızlayarak delil arayanlar, kızın regli olmasa dahi, evlenebileceği izninden yola çıkarak, kendilerine delil arama çabası içindeydiler.    Elbette bir kızın ya da kadının evlenebilme şartı, regli olmasından ziyade, evlenme olgunluğuna erişmesidir. Bazı hormon bozukluklarından nadir de olsa kızlarımız, çok geç regli olabilir, doğurganlık özellikleri daha sonra faaliyete geçebilir. Bu onun evlenmesine engel değildir, en azından Kur’an bunu yasaklamaz. Ama yazıyı yazan arkadaşımız, aşağıda açıklayacağım ayeti, kendi düşüncesine ve ona öğretilenleri doğrulamak adına yorumladığında, küçük yaşta yani daha olgunluğa erişmeyen bir kızın, evlenebileceğine bağlamaya çalışması, içinde bulunduğumuz durumun, Kur’an dan çok  uzak olduğumuzun, çok açık delilidir.    Yazıda 8–9 yaşında bir kızın, evlenebileceği anlatılıyordu. Acaba bu yaşı nereden almış olabilir? Sanırım rivayetleri dinleştirip, kendilerine delil arayanlar, peygamberimize atılan iftiralardan medet umar olmuşlar, çok yazık.    Kur’an adet görmeyen biriyle evlenmeyin demez. Onunda ihtiyacı olduğunu bildiğinden, asla böyle bir ayrım yapmamıştır. Ama adet görmeyen sözünden küçük yaştaki çocuk değil, olgun ve yetişkin bir kadın anlamalıyız, yoksa diğer ayetlerle doğru bağlantı kuramayız, çelişkiye düşeriz.   Peki, ölçümüz ne olacak o zaman, evlenme yaşı konusunda? Çocuk yaşta evlendirmenin normal olduğunu düşünenler, acaba hiç düşünmüyorlar mı, karşımızdaki kızın olgunluğunu. Küçü... Devamı

Hadislerin Kur'an a Arzı.

2014-12-27 23:11:00

Bizler inanç sistemimizi öyle yanlış bir yol üzerine oturtmuşuz ki, Kur’an ın hükümlerine inancımızın taban tabana zıt olduğunun, farkında bile değiliz. Bir kardeşimizin, bir yazıma verdiği cevap çok düşündürücü olduğu için, sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü bu yanlış her zaman yapılıyor, örnek gösteriliyor.    (Haluk bey, sözleriniz Hadis Münkirlerinin sözlerine benziyor. HADİSLERİN KUR'AN'A ARZINA DÂHİL TEK BİR RİVAYET YOKTUR. Zaten bu çok absürd bir metod çünkü Kur'an'da meselelerin tamamı yoktur. Kur'an'da meselelerin tamamı yok ise her meseleyi Kur'an'a nasıl arz edeceksiniz?)   İşte size günümüz tabiriyle, din ve iman adına meçhule doğru yolculuğa, dikkat çekici bir örnek. Arkadaşımız hadislerin Kur’an a arzı konusunda rivayet arıyor.ARAMASI GEREKEN, RİVAYETLERİN ONAYINI, KUR’AN DAN ARAMAK OLMALIDIR. Güvenilir kaynak dan delil aranır, oda Kur’an dır. Kur’an bahsetmiyorsa, dinin onayı yok demektir. Hâlbuki Kur’an a bakmış olsaydı, Allah ın uyarılarını görüp, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşme, Kur’an ın sınırlarını aşma, Kur’an ın ipine sarıl, sizlere Kur’an da her konudan nice örnekleri verdik ki anlayasınız, hiçbir eksik bırakmadık biz Kur’an da, dediğini apaçık görecekti. KUR’AN DURURKEN, ONDAN BAŞKA KANIT MI ARIYORUZ. ARADIĞIMIZ İÇİN DE,  TOPLUM OLARAK BUGÜN NE HALLERDEYİZ. ALLAH BİZLERİ AFFETSİN.   Kardeşimiz bu sözleriyle, bizlere iletilen rivayetlerin, helal ve haram hükümlerinin hepsini Kur’an da bulamayacağımızı, onun içinde Kur’an da bahsedilmeyen, hükmü verilmeyen konuları da Kur&... Devamı

HADİSLER KONUSUNDA YAPMAMIZ GEREKENLER.

2014-12-27 22:49:00

EKİM         İslam toplumunda hadis konusu, ne yazık ki yanlış algılanmış, adeta Kur’an ile eş tutulan sözler, kitaplar haline getirilmiştir. Hâlbuki hadis, peygamberimizin söylediği iddia edilen sözlerdir. Peygamberimize ait olduğuna dair, kesin bir kanıt yoktur. Bu bilgilere, sözlere peygamberimizin söylediği sözlerin, bulunma ihtimali olacağı mantığıyla yaklaşarak, araştırmalı Kur’an ın onayını mutlaka almalıyız.   Dikkat ederseniz hadislerin tamamı, BİR RİVAYETE GÖRE diye başlar. Yani hadislerin tamamına doğru gözü ile bakamayız. RİVAYET, İÇİNDE DOĞRU BİLGİ OLMA İHTİMALİ OLAN, FAKAT HURAFE VE YANLIŞ BİLGİNİNDE KARIŞMIŞ OLABİLECEĞİ SÖZLERDİR.   Bildiğiniz gibi Allah Kur’an ı, bizzat kendi koruması altına aldığını bizlere Kur’an da bildirmiştir. Hadisler ise hiçbir koruma altında olmayıp, dilden dile ulaştırılan bilgilerdir. Onun içindir ki, bu bilgilere dikkatle yaklaşmalı ve MUTLAKA KUR’AN SÜZGECİNDEN GEÇİRMELİYİZ.   Dine hüküm koyan yalnız Allah tır, onun rehberi Kur’an dır. Kur’an ın bir ayetini bile kabul etmeyen, ya da görmezden gelen, üstünü örten, gerçek iman etmiş sayılmayacağını Allah söylüyorsa ayetinde, Kehf suresi 26. ayetinde Yaradan,KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ diyorsa, Enam 57. ayetinde de, HÜKÜM YALNIZ ALLAH IN olduğuna, apaçık hükmediyorsa, başka hüküm koyucular aramakla, dinden uzaklaşacağımızı unutmamalıyız.   Bir sarrafa altın bozdurmaya gittiğinizde, sarraf nasıl aldanmaması, zarara uğramaması için kontrol edip, altının ayarını bile kontrol ediyorsa, bizlerde zarara uğramak istemiyorsak, bunlar Allah katındandır d... Devamı

İmam-ı Azam Ebu Hanife Ve İslam ı Anlayışı.

2014-12-27 12:24:00

    Bugün sizlere Hanefi mezhebinin kurucusu olduğu bilinen, İmam ı Azam Ebu Hanife’nin nasıl bir düşünceye sahip olduğu ve insanları hangi noktalarda aydınlatmak isteyip, onlara adeta doğrunun şifrelerini hayatı boyunca vermeye nasıl çalıştığını, bazı özel düşüncelerinden yola çıkarak, belki de hiç bakılmayan bir pencereden bakmaya çalışacağım, Allah yanıltmasın.   Hayatını okuduğunuzda kendisinin demokrat, adalet timsali, insanlara insan olduğunu unutturmadan hitap eden, açık fikirli ve karşısındaki düşüncelere değer veren bir ilim adamı olduğunu göreceksiniz. Yüzlerce yıl önce yaşamış, bir ilim adamının hakkındaki bilgiler, elbette birçok insanlar tarafından eklemeler ve değişiklikler yapılarak günümüze kadar geldiği aşikârdır. Zaten benim de bahsetmek istediğim detaylar değil, tam tersine ilim adamının hayat görüşü, davranışları, Kur’an ı anlamaya çalışma ve yaşama yöntemleri olacaktır. Diğer konularda, sevenlerin istemeden ekledikleri, ya da düşmanlarının kötü niyetlerle ilavelerinin, neler olduğunu yalnız Allah bilir.   İmamı Azam Ebu Hanife, gerçek ilim adamı olduğunu, araştırmacı ve özgür iradesini kullanması ile ön plana çıkmış, o devrin en önemli âlimlerinden olduğunu kanıtlamıştır. Ebu Hanife'nin yaşadığı yer ve çağda itikâdı fırkalar çoğalmış, onları inceledikten ve bir müddet takip ettikten sonra, hiçbirisine tabi olmadan, ilim ve araştırmalarına özgürce devam etmiştir. Ebu Hanife’yi anlatanlar, bakın nasıl tarif ediyor.   (Tefekkürü çok, konuşması az, ALLAH'IN HUDUDUNU OLABİLDİĞİNCE GÖZETEN, dünya ehlinden uzak duran, faydasız ve boş sözlerden hoşlanmayan, sorulara az ve ö... Devamı

Kur'an da Nesih Edilen (Hükmü kalkan)Ayetler Var Mıdır?

2014-12-27 21:57:00

Allah Kur’an ı bizlere rehber, yol gösterici olsun diye indirdiğini söyler. Kur’an ın tamamına iman etmemizi emreder. Bakara 84–85. ayetlerinde, geçmiş toplumların yerine getireceklerine dair, Allah a söz verdiklerini ama sözlerinde durmadığının örneklerini verir ve bakın çok dikkat çekici bir uyarıda bulunur.   ( Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da, bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? )   Bugün bizlerde Rabbimize, Kur’an a iman ettik demekle, bir söz veriyoruz ve yalnız Kur’an ın ipine sarılacağımızı, Allah tan başka şefaatçiler edinmeyeceğimizi, hak olan Allah katından gelen Kur’an olduğunu,  yalnız Allah a kulluk yapacağımız konusunda söz verdik demiş oluyoruz. Peki, bizler Kur’an ın tüm ayetlerine bugün günümüzde iman ediyor muyuz?   ARAŞTIRACAĞIMIZ VE ÜZERİNDE DÜŞÜNECEĞİMİZ KONU, KUR’AN IN İÇİNDE NESİH EDİLMİŞ YANİ HÜKMÜ KALDIRILMIŞ AYET VAR MIDIR? İslam ı cemaat ve tarikat eksenli yaşayan kardeşlerimiz, ne yazık ki bugün birçok ayetlerin hükümlerinin, nesih edildiğine yani hükmünün kaldırıldığına inanıyor.    Allah tarafından, hükmü kaldırılan bir ayetin, Kur’an a dâhil edilmesinin, Kur’an dan çıkartılmamasının mantığını, nasıl açıklayabiliriz? Madem ayetin hükmü daha sonra gelen bir ayetle kaldırıldı, artık bizleri ilgilendirmiyor, peygamberimiz neden bu ayeti Kur’an dan çıkarmadı? Hükmü kalkan ve onun yerine gelen bir ayet, birlikte Kur’an da yer alırsa, toplumun kafasını karıştırmaz mı? Devletler bile bir kanunu kaldırıp, yenisini getirdiklerinde, asla eskisi ile birlikte bulundurmazlar. Nesih konusu Kur’an da geçer, bakın Allah bu konuda ne diy... Devamı

Kur'an Gerçeklerini Fark Edebilmek.

2014-12-27 21:03:00

        Günümüz de bizler, İslam ı nasıl anlamaya çalışıyor ve yaşıyoruz hiç düşündünüz mü? Kendimizden bir emek harcıyor da, Kur’an ın rehberliğinden faydalanıyor muyuz? Bu soruyu önce kendimize soralım. Alacağımız cevap çok önemli. Eğer kendimiz bir çaba göstermiyor da, Allah ın rehberinde neler yazıyor hiç farkında değilsek, sanırım gittiğimiz yolun Allah ın doğru yolu olduğundan emin olamayız.   Bizlere, sen okusan da Kur’an dan anlayamazsın denmişte, bizler onlara inanmışsak, zaten Kur’an ile temasımız kesilmiş demektir. Kur’an ı anlayarak okumak günahtır diyenler, şunu sakın unutmayınız, birileri bizden bir şeyler saklıyor demektir. Allah sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim diyorsa, Allah anlaşılması zor bir kitap asla göndermez. Yemin ederek birçok kez tekrarlayıp, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa Yaradan, gelin beşerin sözlerine değil, RABBİN SÖZLERİNE İNANALIM.   Bizler günümüzde ne yazık ki, İslam dinini Kur’an dan değil, geçmiş çağlarda insanların Kur’an dan ne anladıklarını okuyarak anlamaya çalışıyoruz. Rabbimiz her çağa hitap eden bir rehber göndermiş ise, bu kitabın, rehberin anlatmak istediklerini de yine yaşadığımız çağa göre, yaşadığımız şartların getirdiği sorunların paralelinde, onu anlamamız gerekmektedir.   Sizlere bu konu ile ilgili çok güzel değerlendirmesi olan, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi olan, Prof. Dr. Yunus Vehbi YAVUZ Hocanın, bir yazısından alıntı yapmak istiyorum. Gerçekten günümüzde bizler, İslam dinini nasıl anlamaya çalışıyoruz ve nasıl bir yol izliyoruz, bu konuda bana göre ç... Devamı

Şefaat Tümden ALLAH a Aittir.

2014-12-27 20:53:00

  İslam âleminde, birçok konuda yapılan yanlışların başında, peygamberlerin, velilerin, şeyhlerin, ulemaların şefaat edeceğine inanılır. Kur’a na göre Şefaat, bağışlanma affedilme isteğidir. Bakın Allah kesin bir dille bu konuda ne söylüyor?   Zümer 44: De ki: "ŞEFAAT TAMAMEN ALLAH'INDIR (yardım, bağışlama ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.   Eğer Allah affedilme, bağışlanma, yardım, destek yetkisinin yalnız kendisinde olduğunu söylüyorsa, bundan sonra aynı konuda başka bir ayetinde, tersini Rabbimiz asla söylemez. Yukarıdaki ayeti unutmadan, bu konuyla ilgili diğer ayetleri anlamaya çalışalım. Bakalım Allah bu konuda bizleri nasıl yönlendiriyor, bilgilendiriyor.   Fatiha 5: Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.   Düşünebiliyor musunuz, biz bu sözleri her namazımızda okuyor, Allah a söz veriyoruz, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ DİYORUZ. Sözümüzde duruyor muyuz peki? Söylediğimiz şu sözü hatırlayınız. ( Şefaat Ya resulallah) Peki bunun anlamı nedir farkında mıyız acaba, hiç sanmıyorum.   Bu sözümüzle Ey Allah ın resulü, bizlere şefaat et diyoruz. Hani her gün namazlarımızda Rahmana karşı, yalnız senden yardım dileriz diyorduk ne oldu. Hani şefaat tümden Allah a aitti? İşte yaptığımız yanlışın büyüklüğünü bir fark etsek, o zaman yaptığımız tüm yanlışları görebileceğiz. Şimdide aşağıdaki ayet üzerinde düşünelim.   Enam 51: Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, Kur'an'la uyar. Öyleki, KENDİLERİ İÇİN O'NUN HUZURUNDA NE BİR DOST NE DE BİR ŞEFAATÇİ VARDIR. Gerekir ki Allah'tan kor... Devamı

Vekalet Yoluyla Hacca Gidilebilir mi?

2014-12-27 06:53:00

Günümüzde bizlere Kur’an da bahsedilmeyen, Kur’an dışından aktardıkları bazı bilgiler vardır ki, biraz düşündüğünüzde ne Kur’an süzgecinden geçer, nede aklın mantığın süzgecinden. Bizler ne yazık ki nakledilen onca rivayeti, Kur’an ile karşılaştırmadan kabul ediyoruz, bu yaptığımız büyük bir hatadır. Buda bizleri Allah ın emrettiği İslam’dan uzaklaştırıyor. Bazı hurafe hadislere uyarak, adeta Kur’an ın çizdiği yoldan saptığımızın farkında bile değiliz.     Günümüzde Hac konusunda öyle bir inanç vardır ki, eğer paranız var fakat sağlığınız izin vermiyorsa, parasını vermek şartıyla bir başkasını kendi adınıza hac görevi yaptırabileceğinize inanılır. Bu konuda da yine her zaman olduğu gibi, peygamberimiz üzerinden sözler sarf edilip, açıkça Allah ın elçisine iftiralar atılmaktadır. Bakın buna inanan insanlar, bu konuda neler söylüyor?     (Bedel yolu ile hac, üzerine hac farz olmuş bir kişinin bu ibadeti yerine getirmekten aciz olması ve bu acizliğinin de devamlı olması sebebi ile kendisi yerine başka birisini göndermesiyle olur.   Veda haccı sırasında bir kadın; Ya Resulullah babam haccın farz oluşuna yetişti, ihtiyar olduğu için deve üzerinde duramıyor, ona vekâleten ben haccetsem olur mu? Deyince resulullah(s.a.v) Evet olur diye buyurdu. (Buhari)   Ya Resulullah Annem hac etmeyi adamıştı, fakat bunu yapamadan öldü. Onun yerine ben haccedebilir miyim? Diye sorunca şöyle buyurdular; Evet onun yerine hac yapamayanın üzerinde bir kul borcu olsaydı, onu öderdin değil mi? Allah a olan borçlarınızı veriniz. Zira o ödenmeye daha layıktır. (Buhari)     Vekâleten hacca gidilebileceğini savunanların tek delilleri işte bu rivayetlerdir... Devamı

Hac Konusunda Yaptığımız Büyük Yanlış.

2014-12-27 06:35:00

Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah ın gücü yetenlere farz kıldığı, HAC konusunda olacaktır. Bildiğiniz gibi, Hacca gitmek isteyen Müslümanlar, günümüzde birçok zorluklarla karşılaşıp gidemediği gibi, sıraya girip kuralar çekilmekte, çıkmayanlarda haklı olarak, farz bir emri yerine getiremediklerinden çok üzülmektedir.   Peki, bu kuraların, sıraya girmelerin nedenleri nelerdir? Bizlere öğretilen, Hacı olabilmek için Kurban bayramının bir gün öncesi, yani AREFE günü( zilhiccenin 9. günü) Arafat da olmamız gerektiği, geleneksel İslam anlayışı ile bizlere öğretilmişti. Örneğin hac vakti ne zamandır sorusunu sorduğunuzda, şöyle bir cevap alırsınız.   (Hac vakti, AREFE ve bayram günleri olmak üzere, beş gündür.)   Bir yılın içinde çok kısıtlı bir zaman, hatta Zilhiccenin 9. günü kabul edilen, AREFE günü haccın kabulü için, Arafat ta bulunulması gerektiğini söylediğimizde, elbette büyük izdihamlar olacaktır. Arefe günü konusuna öyle kutsallık yüklemişiz ki, bakın nelere inanıyoruz, hac konu ile ilgili.   (Arafat vakfesi, haccın en önemli rüknüdür. ÇÜNKÜ SÜRESİ İÇİNDE ORADA BULUNAMAYANLAR, O SENE HACCA YETİŞEMEMİŞ SAYILIRLAR. Arafat vakfesinin zamanı, Zilhiccenin 9. günü, yani Arefe günü öğleyin Güneş’in tepe noktasına gelip Batı’ya meyletmeye başladığı andan (Zeval vaktinden) bayramın birinci günü fecr-i sadık dediğimiz tan yerinin ağarmaya başladığı ana kadarki süredir.)   Bu durumda, çok kısıtlı bir zamana, hatta bir yıl içinde bir güne endekslediğimiz bir hac vakti, elbette büyük izdihamlar, ... Devamı

Allah ın Peygamber Eşlerine Hitabından Alacağımız Dersler.

2014-12-27 05:22:00

Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Ahzab suresinde peygamberimizin eşlerine hitaben gelen ayetlerden, nasıl dersler çıkarmalıyız ve bu ayetlerde geçen bazı sözleri nasıl anlamalıyız, bu konuda sizleri Kur’an bütünlüğünde düşünmeye davet etmek istiyorum. Burada yazdıklarım ve benim ayetlerden anladıklarım, yalnız beni bağlar. Onun için sizlerde, bu ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde düşünerek, doğruları bulmaya çaba göstermelisiniz.     Kur’an a baktığımızda, görev verdiği elçisi ve onun eşlerine yönelik, çok dikkat çekici ikazların olduğunu görürüz. Daha açıkçası Allah, görev verdiği elçisi ve onun şanını yüceltecek, namusunu koruyacak eşleri ile de ilgili, çok özel hükümler getirmiştir. Buradan da anlıyoruz ki, Allah hem elçisini, hem de eşlerini kontrol altına almış, hata yapmalarına izin vermemiştir. Buda çok doğaldır. Allah ın vahyini tebliğ edecek bir elçinin, her yönüyle kusursuz olması kadar normal bir şey olamaz.      Gelelim peygamberimizin eşlerine hitaben indirilen ayetlere. İlk önce Allah elçisine, eşlerine şunları söyle diyor.     Ahzab 28: Ey Peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım.     Ahzab 29: Eğer Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu diliyorsanız, bilin ki, Allah, içinizden güzel davrananlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır.     Demek ki peygamber eşleri olarak, çok önemli bir mesuli... Devamı

Allah ın Elçisine Verdiği GÖREV YETKİ VE SORUMLULUK.

2014-12-27 04:47:00

Bugün sizlerle konuşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Rabbimizin elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumluluklar konusunda olacaktır. Önce Allah ın elçisine Kur’an ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın elçisine kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.      Ali İmran 32: Şunu da söyle: “Allah’a ve resule itaat edin.”Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.     Aliimran 132: Allah’a ve resule itaat edin ki, merhamet görebilesiniz.     Nisa 80:  Resule itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Yan çizen çizsin, biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik.     Yukarıdaki ayetlere benzer onlarca ayet vardır ki, Rabbimiz elçisine kesin itaati emreder. Eğer benim doğru bir kulum olmak ve cennetime gitmek istiyorsanız, onun sözlerine uyun diyerek, kullarını elçisine itaat etmesi konusunda uyarır. Bakın bu sözüyle Rabbimiz neyi kast eder?     Nisa 170: Ey insanlar! Resul size Rabbinizden gerçeği getirdi, şu halde kendi iyiliğinize olarak ona iman edin. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.     Bakın ayet ne güzel açıklıyor ve Ey iman edenler diyor, RESULÜNÜZ SİZE BENİM GÖNDERDİĞİM GERÇEKLERİ, YANİ KUR’ANI GETİRDİ. Demek ki peygamberimizin bizlere vereceği, Allah ın gönderdiği gerçek yol gösterici Kur’an dan başka bir şey olmadığı, çok açık anlaşılıyor.     Kur’an da Haşr suresi 7. ayette şöyle bir cümle geçer. İki farklı mealden yazma... Devamı

Hadisleri Kur'an ile Karşılaştırmadığımızda , Başımıza Gelecekle

2014-12-27 03:55:00

İnternette gezinirken, Yahudi ve Hıristiyan sitelerinde çok ilginç bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, Yahudilerin içimize bir kangren gibi nasıl girdiğinin, ibretlik bir örneğidir. Eğer dikkatli olmaz, düşünmeden her söylenene, rivayete iman edersek, farkında olmadan Yahudileşmiş Müslüman olacağımızı da unutmayalım.     Kur’an a ve dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur’an dışındaki günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriliyor. Böylelikle Tevrat’ın, peygamberimiz zamanında bile Kur an olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Tevrat ın kullanıldığını örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan, hadisler örnek verilerek. Günümüzde en güvenilir olduğu söylenen hadis toplayıcısı “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına. Ama bizim yanlış inançlarımızı kullanarak.      ( Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:     “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Yahudiler gelip Resulullah salla’llahu aleyhi ve sellem’e gelerek içlerinden ... Devamı

Kutsi Hadis Gerçekleri.

2014-12-27 03:18:00

                Günümüzde üzerinde çok konuşulan ve geleneksel İslam’ın çok önemsediği bir konu olan, kutsi hadis inancını sizlerle konuşmak ve Kur’an ışığında değerlendirmek istiyorum. Rabbimiz bakın, Kur’an ile ilgili bizlere neler söylüyor, önce onları hatırlayalım.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Ali İmran 79: Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.   Ahzap 2: Rabbinden sana vahyedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   İbrahim 52: İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah’ın tek ilah olduğunu bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.   Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin/dostların ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Nisa  174; Ey insanlar, bakın size Rabbinizden kesin bir delil geldi; size açık bir nur indirdik. 175. ayet; Allah’a inanıp O’na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran’da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   Yukarıdaki ayetlere örne... Devamı

Hadis Yazımı ve Peygamberimizin Bu Konuya Tavrı.

2014-12-26 21:58:00

Bir televizyon kanalında, sanırım Diyanet görevlisi bir kişi, hadisler ve Kur’an konusunda konuşma yapıyordu, ilgiyle izledim. Sizlere bahsetmek istediğim konu hakkında, yaptığı konuşmayı özet olarak anlatmak istiyorum. Daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Peygamberimizin ilk zamanlar, hadis yazımını kesinlikle yasakladığını anlatıyor ve nedeni olarak da Kur’an ile karışma tehlikesi olabileceği söyleniyordu. Devamında ise, Kur’an ın bazı ayetlerinin açıkça anlaşılamayacağı, anlatmak istediği konuların açık olmadığı ayetlerin olduğu söylenerek, peygamberimizin hadislerine, bunun için mutlaka ihtiyaç duyulduğunu söylüyordu.   Bir ayeti örnek verip, Allah elçisine kitabı ve hikmeti verdi sözünden, ona Kur’anı açıklama, anlama gücünü ve bilgisini verdi diyerek, konuyu pekiştirmişti. Peygamberimizin son zamanlarında ise etrafındaki sahabeleri, Allah ın elçisine tekrar müracaat ederek, bu hadislerin yazılmasına izin istediği, sahabelerin anlamları anlaşılamayacak ayetlerin, bizden sonrakilere ulaşmasında tehlikeler görüleceği ve bizlerinde ezberinden gideceğini öne sürülerek izin istendiğinde, Peygamberimizin hadislerin yazılmasına, nakline peygamberliğinin son zamanlarda izin verdiğini anlatılıyordu.   Şimdide yukarıdaki fikri düşünceyi, inanışı birlikte Kur’an rehberliğinde düşünelim. Peygamberimiz hadis yazımını, ilk önce yasaklamasının nedeni olarak, Kur’an ile karıştırılmasın diye yasaklamıştı, fikri üzerinde duralım. Peki, madem Kur’an ın muhkem ayetleri açık değil, anlaşılması zor ve anlamları kapalı, neden karışsın anlaşılır sözle, anlaşılmayan söz?    Siz olsanız anlamadığınız, açıklayamadığınız bir bilgi ile açıklanmış ve anlatılmış, iza... Devamı

Başörtüsü Allah Emri Olsaydı....

2014-12-26 21:05:00

  Günümüzde başörtüsü konusu, topluma bazı çevreler tarafından istedikleri doğrultuda o kadar dikta ettirilmiş ki, özellikle kadınlarımız, YA BAŞÖRTÜSÜ ALLAH EMRİYSE kuşkusu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu konuya değişik bir bakış açısıyla bakmak istiyorum.   Kur’an ı anlayarak okuyan bir insan, Kur’an ın hiçbir yerinde ALLAH KADIN SAÇINI ÖRTMELİDİR DİYE TEK BİR SÖZ, EMİR BULAMAZ. Ne yazık ki başörtüsünün Allah emri olduğunu söyleyenler, Kur’an dan delil bulabilmek için, Nur suresi 31. ayette geçen HIMAR, yani örtü sözcüğüne, başörtüsü anlamını vererek delil bulma çabasına girmişlerdir. Bir kısım meal tefsirinde (Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.) (Başörtülerini (göğüs) yırtmaçlarının üstüne koysunlar.) Bazılarında ise, (Örtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.) diye çevirmektedirler.   Allah herkesin kendisinden sorumlu olduğunu söylüyor da, bizleri düşünmeye akıl yürütmeye davet ediyorsa, bizlerde kimsenin etkisinde kalmadan bunun çabası içinde olmalıyız. Aradığımız cevap, YA GERÇEKTEN ALLAH KADININ BAŞINI ÖRTMESİNİ İSTİYORSA sorusuna cevap olduğuna göre, düşüncemizi ve araştırmalarımızı en kötü ihtimalden yola çıkarak yapmayı deneyelim. Aslında Kur’an da HIMAR sözcüğü ve ondan türetilen kelimeler mecaz anlamları dâhil, örtü anlamında kullanılmasına rağmen, biz korktuğumuz sorunun doğruluğundan yola çıkarak, gerçek doğruyu bulmaya çalışalım, Allah ın yardımıyla.   Önce şöyle düşünelim, acaba peygambe... Devamı

Kur'an ın Emrettiği Örtünme ve Başörtüsü Konusu.

2014-12-26 20:15:00

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmak istediğimiz konu, kadınların örtünmesi ve günümüzde çok söz edilen ve adeta iffetli bir kadının simgesi olduğu söylenen, başörtüsü konusunda olacaktır. Konu daha iyi anlaşılabilmesi için detaylı, lütfen sabırla okuyunuz.   Bu araştırmayı yaparken, rehberimiz Kur’an olacaktır. Madem Allah sizlere Kur’an ı rehber olsun diye indirdim, bu kitaptan sorumlusunuz diyor, o zaman sorduğumuz sorunun cevabını da, yine Kur’an doğrultusunda aramalıyız. Allah onlarca ayetin sonunda düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı istiyorsa, bizler de bu konuyu Rabbin istediği yol ve yöntemle çözmeliyiz.   Allah bakın yarattığı kulları için ne söylüyor?   Nisa 28: Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır.   Bu ayete baktığınızda, Yaratan yarattığı kulu hakkında nasıl bir yapıya sahip olduğunu açıklıyor ve zayıf karakterde, yaradılışta olduğunu da hatırlatarak, bizlere kolay bir din gönderdiğini belirtiyor. Zayıflığımızı aşmamız içinde, aklımızı kullanmamızı emrediyor. Kur an içinde bakın nasıl bir açıklamada bulunuyor ayrıca bizlere.   Kamer 17. Andolsun biz, Kuran'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?    Kamer 22: Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Kur’an bizlerin anlayacağı şekilde kolaylaştırılmış, nedeni de öğüt alabilmemiz ve düşünebilmemiz için. Peki, Kur’an ayetleri hakkında başka neler söylüyordu Rabbimiz, bir kısmına bakalım birlikte.   Enam 38:… ... Devamı