Hadisleri Kur'an ile Karşılaştırmadığımızda , Başımıza Gelecekle

2014-12-27 03:55:00

İnternette gezinirken, Yahudi ve Hıristiyan sitelerinde çok ilginç bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, Yahudilerin içimize bir kangren gibi nasıl girdiğinin, ibretlik bir örneğidir. Eğer dikkatli olmaz, düşünmeden her söylenene, rivayete iman edersek, farkında olmadan Yahudileşmiş Müslüman olacağımızı da unutmayalım.     Kur’an a ve dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur’an dışındaki günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriliyor. Böylelikle Tevrat’ın, peygamberimiz zamanında bile Kur an olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Tevrat ın kullanıldığını örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan, hadisler örnek verilerek. Günümüzde en güvenilir olduğu söylenen hadis toplayıcısı “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına. Ama bizim yanlış inançlarımızı kullanarak.      ( Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:     “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Yahudiler gelip Resulullah salla’llahu aleyhi ve sellem’e gelerek içlerinden ... Devamı

Kutsi Hadis Gerçekleri.

2014-12-27 03:18:00

                Günümüzde üzerinde çok konuşulan ve geleneksel İslam’ın çok önemsediği bir konu olan, kutsi hadis inancını sizlerle konuşmak ve Kur’an ışığında değerlendirmek istiyorum. Rabbimiz bakın, Kur’an ile ilgili bizlere neler söylüyor, önce onları hatırlayalım.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Ali İmran 79: Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.   Ahzap 2: Rabbinden sana vahyedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   İbrahim 52: İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah’ın tek ilah olduğunu bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.   Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin/dostların ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Nisa  174; Ey insanlar, bakın size Rabbinizden kesin bir delil geldi; size açık bir nur indirdik. 175. ayet; Allah’a inanıp O’na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran’da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   Yukarıdaki ayetlere örne... Devamı

Hadis Yazımı ve Peygamberimizin Bu Konuya Tavrı.

2014-12-26 21:58:00

Bir televizyon kanalında, sanırım Diyanet görevlisi bir kişi, hadisler ve Kur’an konusunda konuşma yapıyordu, ilgiyle izledim. Sizlere bahsetmek istediğim konu hakkında, yaptığı konuşmayı özet olarak anlatmak istiyorum. Daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Peygamberimizin ilk zamanlar, hadis yazımını kesinlikle yasakladığını anlatıyor ve nedeni olarak da Kur’an ile karışma tehlikesi olabileceği söyleniyordu. Devamında ise, Kur’an ın bazı ayetlerinin açıkça anlaşılamayacağı, anlatmak istediği konuların açık olmadığı ayetlerin olduğu söylenerek, peygamberimizin hadislerine, bunun için mutlaka ihtiyaç duyulduğunu söylüyordu.   Bir ayeti örnek verip, Allah elçisine kitabı ve hikmeti verdi sözünden, ona Kur’anı açıklama, anlama gücünü ve bilgisini verdi diyerek, konuyu pekiştirmişti. Peygamberimizin son zamanlarında ise etrafındaki sahabeleri, Allah ın elçisine tekrar müracaat ederek, bu hadislerin yazılmasına izin istediği, sahabelerin anlamları anlaşılamayacak ayetlerin, bizden sonrakilere ulaşmasında tehlikeler görüleceği ve bizlerinde ezberinden gideceğini öne sürülerek izin istendiğinde, Peygamberimizin hadislerin yazılmasına, nakline peygamberliğinin son zamanlarda izin verdiğini anlatılıyordu.   Şimdide yukarıdaki fikri düşünceyi, inanışı birlikte Kur’an rehberliğinde düşünelim. Peygamberimiz hadis yazımını, ilk önce yasaklamasının nedeni olarak, Kur’an ile karıştırılmasın diye yasaklamıştı, fikri üzerinde duralım. Peki, madem Kur’an ın muhkem ayetleri açık değil, anlaşılması zor ve anlamları kapalı, neden karışsın anlaşılır sözle, anlaşılmayan söz?    Siz olsanız anlamadığınız, açıklayamadığınız bir bilgi ile açıklanmış ve anlatılmış, iza... Devamı

Başörtüsü Allah Emri Olsaydı....

2014-12-26 21:05:00

  Günümüzde başörtüsü konusu, topluma bazı çevreler tarafından istedikleri doğrultuda o kadar dikta ettirilmiş ki, özellikle kadınlarımız, YA BAŞÖRTÜSÜ ALLAH EMRİYSE kuşkusu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu konuya değişik bir bakış açısıyla bakmak istiyorum.   Kur’an ı anlayarak okuyan bir insan, Kur’an ın hiçbir yerinde ALLAH KADIN SAÇINI ÖRTMELİDİR DİYE TEK BİR SÖZ, EMİR BULAMAZ. Ne yazık ki başörtüsünün Allah emri olduğunu söyleyenler, Kur’an dan delil bulabilmek için, Nur suresi 31. ayette geçen HIMAR, yani örtü sözcüğüne, başörtüsü anlamını vererek delil bulma çabasına girmişlerdir. Bir kısım meal tefsirinde (Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.) (Başörtülerini (göğüs) yırtmaçlarının üstüne koysunlar.) Bazılarında ise, (Örtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.) diye çevirmektedirler.   Allah herkesin kendisinden sorumlu olduğunu söylüyor da, bizleri düşünmeye akıl yürütmeye davet ediyorsa, bizlerde kimsenin etkisinde kalmadan bunun çabası içinde olmalıyız. Aradığımız cevap, YA GERÇEKTEN ALLAH KADININ BAŞINI ÖRTMESİNİ İSTİYORSA sorusuna cevap olduğuna göre, düşüncemizi ve araştırmalarımızı en kötü ihtimalden yola çıkarak yapmayı deneyelim. Aslında Kur’an da HIMAR sözcüğü ve ondan türetilen kelimeler mecaz anlamları dâhil, örtü anlamında kullanılmasına rağmen, biz korktuğumuz sorunun doğruluğundan yola çıkarak, gerçek doğruyu bulmaya çalışalım, Allah ın yardımıyla.   Önce şöyle düşünelim, acaba peygambe... Devamı

Kur'an ın Emrettiği Örtünme ve Başörtüsü Konusu.

2014-12-26 20:15:00

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmak istediğimiz konu, kadınların örtünmesi ve günümüzde çok söz edilen ve adeta iffetli bir kadının simgesi olduğu söylenen, başörtüsü konusunda olacaktır. Konu daha iyi anlaşılabilmesi için detaylı, lütfen sabırla okuyunuz.   Bu araştırmayı yaparken, rehberimiz Kur’an olacaktır. Madem Allah sizlere Kur’an ı rehber olsun diye indirdim, bu kitaptan sorumlusunuz diyor, o zaman sorduğumuz sorunun cevabını da, yine Kur’an doğrultusunda aramalıyız. Allah onlarca ayetin sonunda düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı istiyorsa, bizler de bu konuyu Rabbin istediği yol ve yöntemle çözmeliyiz.   Allah bakın yarattığı kulları için ne söylüyor?   Nisa 28: Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır.   Bu ayete baktığınızda, Yaratan yarattığı kulu hakkında nasıl bir yapıya sahip olduğunu açıklıyor ve zayıf karakterde, yaradılışta olduğunu da hatırlatarak, bizlere kolay bir din gönderdiğini belirtiyor. Zayıflığımızı aşmamız içinde, aklımızı kullanmamızı emrediyor. Kur an içinde bakın nasıl bir açıklamada bulunuyor ayrıca bizlere.   Kamer 17. Andolsun biz, Kuran'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?    Kamer 22: Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Kur’an bizlerin anlayacağı şekilde kolaylaştırılmış, nedeni de öğüt alabilmemiz ve düşünebilmemiz için. Peki, Kur’an ayetleri hakkında başka neler söylüyordu Rabbimiz, bir kısmına bakalım birlikte.   Enam 38:… ... Devamı

Say. İhsan Eliaçık ın, Başörtüsü Konusundaki Yazısına cevabımdır

2014-12-26 20:10:00

  Sayın İhsan Eliaçık, Kur’an da başörtüsü emri var mı, konusunda bir yazıyı kaleme almış. Gelin birlikte, kendi yazdığı yazıdan yola çıkarak, bahse konu ayette emredilen, başın örtülme emrimi veriliyor, yine Sayın Eliaçık ın düşüncelerinden yola çıkarak, bu konuyu Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışalım. Tabi Kur’an ın mantığını, ayetleri bizlere nakletme yöntemini, bizlere verdiği örnekleri asla unutmadan.   Ben, yazının yalnız başın örtünmesi kısmını sizlere alıntı yaparak, onun üzerinde sizleri de düşünmeye davet etmek istiyorum. Başörtüsü konusunda ülkemizde yaşanan, adaletsiz yasaklamalar konusunda Sayın Eliaçık, bakın neler söylüyor.     (Türkiye'de uygulanan başörtüsü yasağı "hukuka" dayanmadığı için hukukî çözüm de olamıyor. Aslında "siyasî" olmadığı için "siyaset" de çözüm üretemiyor.   Bu yasağın tek sebebi var; zor. Evet, bu yasak "zora" dayanmaktadır. Başka hiç bir dayanağı yoktur.)     Zordan kasıt nedir bilemiyorum, ama dini konularda bu tür sorunların çözümleri, aslında anayasamızda açıkça vardır. LAİK devlet yönetimi. Eğer siz var olan anayasayı yaşamınıza geçirmezseniz, uygulamazsanız elbette sorunun çözümü de zor olacaktır.    Laik devlet yönetimini seçmiş Avrupa, Amerika gibi ülkelerde, neden başörtüsü sorun olmuyor, herkes rahatça başını örtüyor ve istediği yerde çalışıyor da, ülkemizde sorun oluyor diye, hiç düşünüyor muyuz?    Laik devlet yönetimi her dinin,  ... Devamı

Maide Suresi, 41,42,43,44. Ayetlerin Bizlere Anlatmak İstedikler

2014-12-26 19:49:00

Kur’an ı her okuyuşumda sanki ilk defa okuyormuş gibi, ondan yeni feyizler yeni ışıklar alıyorum çok şükür. Beni her okuyuşumda daha çok bilgilendirdiğine ve düşünmeye sevk ettiğine şahit oluyorum. Bakın sizlerle aşağıdaki ayetleri paylaşmak ve sizleri üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istiyorum.     Düşünmenizi ve ayetlerle karşılaştırmanızı istediğim konu, bizlere geleneksel İslam ın öğrettiği gibi, acaba peygamberimiz topluma Kur’an ın hiç bahsetmediği konularda, hüküm koyma yetkisi vermiş midir? Peygamberler toplumu yalnız ne ile uyarmak ve hüküm vermekle görevlendirilmiştir, sanırım bu soruların cevabını bu ayetlerde bulacağız. Önce ayetleri yazalım ve dikkatle okuyalım.        Maide 41: Ey resul! Kalpleri inanmamış olduğu halde ağızlarıyla "İnandık" diyenlerin küfürde yarışırcasına koşanları seni üzmesin. Yahudilerden bazıları yalancılık etmek için dinlerler; huzuruna çıkmamış olan başka bir topluluk için dinlerler. Yerlerine oturmuş kelimeleri, yapılarını bozup değiştirirler. "Size şu verilirse alın, eğer o verilmezse çekinin." derler. Allah birini fitneye çarptırmak isterse sen onun için Allah karşısında hiçbir şey yapamazsın. Bunlar o kişilerdir ki, Allah kalplerini temizlemek istemiyor. Dünyada bir rezillik vardır onlar için; âhirette de büyük bir azap var onlara.     42: Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Allah, adaletle hükmedenleri/adaleti ayakta tutanları sever.     ... Devamı

Muhammed Suresi 2 ve 3. Ayetlerin Hatırlattıkları.

2014-12-26 09:01:00

Bizler ne yazık ki inancımızı, imanımızı Rabbin rehberine bizzat müracaat etmek yerine, aracı koyarak bir başkasından İslam ı öğrenmenin, daha doğru olduğuna inandırılmışız. Çünkü bizlerin, Rabbin kelamını okuduğumuzda anlayamayacağımız öğretilmiştir.      Böyle olunca da, özellikle Kur’an ın muhkem ayetlerine müracaat edeceğimiz yerde, bizlere önerilen ve her mezhebin farklı fıkıh kitaplarına yönlendirilerek, İslam ı yaşamamız sağlanmıştır. İşin kötüsü her mezhep kendi fıkhını yarattığı içinde, Rabbin rehberliğinden uzaklaşan bizler, hangi kapıya sığınacağımızın telâşesin de, imanımızı yaşar olmuşuz.      Allahın bizleri, Kur’an ın ipine sarılın davetini hatırlatanlara da, sen onca âlimi devre dışımı bırakıyorsun, sen onlardan daha mı akıllısın, türünden sert cevaplar verilmektedir. Hâlbuki unutulan en önemli konu ise Rabbin rehber olsun diye gönderdiği muhkem ayetlerinin, açık ve anlaşılır olduğunu da özellikle belirttiği halde, Kur’an ı yeterli görmediğimiz gözden kaçmakta, beşerin kitaplarının dini, İslam ı açıklayabileceğini söyleyerek, Kur’an ın yerine koyduğumuz beşerin kitaplarıyla, Rahman a yaptığımız saygısızlığın farkında bile olamıyoruz.     Allah ın hadi bir benzerini getirsinler, dediği kitabın açık olmadığını ve herkesin anlayamayacağının söylenmesi, sizce günahların en büyüğü değil de nedir?      Rahman sizleri bu kitaptan sorumlu tutacağım dedikten sonra, acaba bizlere yemin ederek kolaylaştırdığını söylediği kitabı, tam tersini yapıp, anlaşılması zor yaparak, bizleri zor anlaşılan bir kitaptan mı hesaba çeker?     Birazcık düşündüğümüzde, yaptığımız saygısızlığın farkına varma... Devamı

Enfal Suresi 61.....67. Ayetlerin Bizlere Verdiği Dersler.

2014-12-26 08:58:00

Bugün Kur’an dan anlamaya, üzerinde düşünmeye çalışacağımız ayetler, Enfal 65–66 ve 67. ayetler olacaktır. Üzerinde durup, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim, bu ayetlerde geçen iki soru olacak.     Birincisi Allah 65. ayette iman edenlere güç ve kuvvet verip moral verirken, sizler düşmanın on katına bedelsiniz diye moral veriyor. Fakat daha sonra 66. ayette ise, şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi, dedikten sonra verdiği örnek ise, sizden biriniz düşmandan iki kişiye bedelsiniz şeklinde verdiği örnektir. Burada yükünüzü hafifletti sözüyle, acaba ne demek istiyor olabilir Rabbimiz? Ayrıca yükün hafifletilmesi ile bir önceki ayeti karşılaştırdığımızda, daha önce daha fazla güç ve yardım etmesine rağmen, daha sonra onu azaltmasının nasıl bir bağlantısı olabilir? Sanırım burası çok önemli.        67. ayette ise Allah,  Yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunması yaraşmaz, sözüyle acaba neyi kast ediyor olabilir? Birilerinin söylediği gibi, Allah burada esir alma öldür mü diyor, yoksa esirleri bedel karşılığı serbest bırak mı demek istiyor. Yoksa başka bir şeyden mi bahsediyor?  Gelin Rabbimizin izniyle, Kur’anı bir bütün olarak düşünerek, tüm bu ayetlerle Rahman bizlere ne anlatmak istiyor, onu anlamaya çalışalım. Önce şunu belirtmek isterim, yazdıklarım benim Kur’an dan anladıklarımdır. Sizlerde ayetler üzerinde düşünüp, değerlendirme yapmalısınız.     Önce Enfal suresi 61. ayetten itibaren hepsini yazalım ki, üzerinde daha iyi düşünebilelim.   Enfal 61:... Devamı

Yunus Suresi 106. Ayet ve Allah ın Uyarısı.

2014-12-26 08:55:00

Değerli din kardeşlerim. Bugün sizlere Kur’an dan Yunus suresi 106. ayette, Rabbin bizleri uyardığı ayeti sizlere hatırlatıp, üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Önce ayeti yazalım.   Yunus 106: Sana ne bir yarar, ne de bir zarar verebilecek durumda olmayan varlıkları, Allah'la beraber anıp, onlara yalvarıp yakarma: çünkü eğer böyle yaparsan, muhakkak ki zalimlerden olursun!   Allah bu ayetiyle çok açık, bir şeyler anlatmak istiyor bizlere, peki bu ne olabilir? Allah benim yarattığım varlıklardan yardım isteme, yardımı yalnız benden iste diyor bizlere. Çünkü onların sizlere ne faydası dokunur, nede zarar verecek güçleri vardır.    Gerçekten Kur’an ı anlayarak, düşünerek okuyan bir insan, yaptığımız onca büyük yanlışların hemen farkına varacaktır. Allah her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdim ki anlayasınız der bizlere. İşte bu konu ile ilgili elçisinin görevini, yetkisini, sorumluluğunu belirleyecek açıklamayı, bakın nasıl yapıyor ayetlerinde. Sizce çok açık değil mi? Tüm bu yetki ve sorumluluğu veren Rabbimiz olduğuna göre, bizlere düşen hükümlere iman etmek olmalıdır, fikir yürütmek ilaveler yapmak değil.   Araf 188: De ki: "Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim, elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.   Ahkaf 9: De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahye dilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim.   Ankebut ... Devamı

Necm Suresi 19.....23. Ayetlerden Alacağımız Dersler.

2014-12-26 08:50:00

Allah Kur’an ı sizlere bir rehber, bir güneş olsun diye indirdim diye öğüt verir bizlere. Bizler ise Kur’an ı yeterli görmeyip, içinde her şeyin olmadığını, onun özet bilgiler içerdiğini, söyleyenlere inanırız. Kur’an da olmayan rivayet yoluyla edindiğimiz onca bilgilerin, hükümlerinin de Allah katından olduğunu söyleriz, çünkü bize böyle öğretilmiştir.      Rehber Kur’an a hiç müracaat etmediğimiz içindir ki, habersiz yaşar gideriz rivayet ve sanılarla. Tıpkı Kur’an ın indirildiği dönemde olduğu gibi. O devirlerde elbette, hem Allah a iman ediyorlar, hem de atalarından intikal etmiş, hurafe bazı inançları yaşıyorlardı. Fakat Allah ın indirdiği din öyle bir hal almıştı ki, dinin aslı hurafenin içinde kaybolmuştu adeta.      Uydurdukları hurafelere ve sanıya iman etmeleri, nefislerine daha yakın gelmiş olmalı ki, kendilerince bir din yarattıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. İşte Allah da bunun için ve en son bir şans daha vererek kullarına, elçisi olarak seçtiği örnek insan Hz. Muhammed aracılığıyla, KUR’ANI bizlere göndermiştir.      Rabbim onlarca ayetinde bizleri, Kur’an a davet ederek, onun ipine sarılmamız gerektiğini söyleyip, sizleri KUR’AN dan HESABA ÇEKECEĞİM demiş, bizlerin işini de aslında çok kolaylaştırmıştır.      Bakın sizlere bugün, Necm suresi 19 ve 23. ayetleri hatırlatarak, o günkü toplumun yanlış inançlarına karşılık, kendilerine seçtikleri şefaatçiler, yani putların ancak bir hurafe, bir sanı ve nefislerinin uydurmaları olduğunu, Rabbim nasıl ikaz ederek söylüyor. Tabi bizler bu ayetten nasıl bir ders çıkarmalıyız burası önemli.    ... Devamı

Furkan Suresi 30. Ayet ve Uyarıları.

2014-12-26 08:44:00

Değerli dostlar, bugün sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenizi istediğim ayet, Furkan suresi 30. ayet olacaktır. Bu ayetin öncesindeki ayetlerini incelediğimizde, hesap günü geldiğinde peygamberimizin şahitliğinde, kendisinin o gün üzüntüsünü nasıl dile getireceğini, Rabbim şimdiden bizlere açıklıyor, peki neden şimdiden söylüyor? Kulları ders ve ibretler alsın diye. Önce ayeti yazalım, daha sonrada bu ayetten nasıl dersler almalıyız, onu birlikte düşünelim.     Furkan 30; Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran' ı devre dışı tuttular.      Peygamberimizin hesap günü söyleyeceği, benim toplumun Kur’an ı devre dışı bıraktılar sözünden, doğrusu eğer çok iyi dersler çıkarırsak, işte o zaman hem peygamberimizin gerçek ümmeti oluruz, hem de Rabbimin gerçek, halis kulları oluruz. Bu sözden anlaşılıyor ki, peygamberimiz tebliğ ettiği, hayatına geçirdiği, onunla yaşadığı Kur’an, onun ölümünden yıllar sonra, terk edilmiş olmalı ki, bu sözü hesap günü peygamberimiz söylesin.      Kendi yaşadığı dönemlerde Kur’anı tanıtmak, tebliğ etmek, insanlara ulaştırmak, hak ettiği makama çıkarmak için, o kadar ciddi çalışmalar yapıyordu ki peygamberimiz, bu sözlerinden kendi döneminden bahsetmesi mümkün olamaz. Çünkü yaptığı özverili çalışmalarından ötürü, peygamberimiz Rabbimden birçok takdirler, övgüler almıştı.     Günümüze kadar ulaşan bilgilerden, peygamberimizin aldığı önlemleri biliyoruz. O dönemde de Kur’an dan sapma, Kur’an dışına meyletme eğilimlerini tespit eden peygamberimiz, kendi sözlerinin değiştirilerek... Devamı

Bakara Suresi 67.....71. Ayetlerden Alacağımız Dersler.

2014-12-26 08:41:00

  Bugün sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Bakara suresi 67. ve devamında yazılı ayetler olacak. Aşağıdaki ayetleri okuduğunuzda eğer hiç düşünmeden hızlıca okur geçerseniz, ayetlerin özünde saklı, anlatmak istediği çok önemli konuyu, sanırım fark edemeyiz.      Hz. Musa topluma Rabbin bir emrini iletiyor ve diyor ki; Allah size, bir inek boğazlamanızı, yani inek kurban kesin diyor. Bakalım Yüce Rabbimiz bu emri verdikten sonra, atalarının yanlış itikatlarından vazgeçmekte nazlanan ve Rabbin emrini adeta anlamak istemezcesine zora sokmaya çalışanlar, Musa peygamberimiz ile nasıl bir diyaloga girmişler dikkatlice okuyalım, ama karşılıklı konuşmaları da, çok iyi analiz edelim.     Bakara 67: Musa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek boğazlamanızı emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım.     68: Şöyle konuştular: "Çağır Rabbine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın.     69: Şöyle dediler: "Çağır Rabbine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize." Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir; seyredenlere mutluluk verir.     70: Şöyle dediler: "Dua et Rabbine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız.     71: Cevap verdi Musa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sü... Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA -7-

2014-12-26 07:41:00
KURAN IN DİLİ OLSA -7- |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA -7- |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA -7- |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA -7- |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA -7- |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA -7- |  görsel 6

Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA -6-

2014-12-26 07:38:00
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 6
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 7
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 8
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 9
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 10
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 11
KURAN IN DİLİ OLSA -6- |  görsel 12

Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA.-5-

2014-12-26 07:35:00
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 6
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 7
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 8
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 9
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 10
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 11
KURAN IN DİLİ OLSA.-5- |  görsel 12

Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA -4-

2014-12-26 07:10:00
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 6
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 7
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 8
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 9
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 10
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 11
KURAN IN DİLİ OLSA -4- |  görsel 12

Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA. -3-

2014-12-26 07:04:00
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 6
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 7
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 8
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 9
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 10
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 11
KURAN IN DİLİ OLSA. -3- |  görsel 12

Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA -2-

2014-12-26 07:00:00
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 6
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 7
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 8
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 9
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 10
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 11
KURAN IN DİLİ OLSA -2- |  görsel 12

Devamı

KUR'AN IN DİLİ OLSA

2014-12-26 06:55:00
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 1
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 2
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 3
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 4
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 5
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 6
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 7
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 8
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 9
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 10
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 11
KURAN IN DİLİ OLSA |  görsel 12

Devamı

Yalan Söyleyenler, Doğru Söyleyenlere İnanmazlar.

2014-12-26 06:47:00

Bir söz vardır “Yalan söyleyenler, doğru söyleyenlere inanmazlar.” Gerçekten de hayatımızda çok karşılaştığımız bir durumdur, yalan söyleyenlerin kolay ikna edilemeyeceği konusu. Çünkü bazı kişiler yalan yanlış sözler söylediğinin, farkında bile değillerdir. Böyle kişiler nefislerinin baskısı altındadırlar.      Gelin bu sözlerin ardında yatan mantığı, birlikte düşünelim.  İnsanlar neden yalan söyler, ya da söylemek durumda kalır. Hayatımızda bu durumla hepimiz karşılaşmışızdır, az ya da çok. Genelde hepsinin ardında yatan ana etken, nefsimizin etkisidir. Belki de hepimiz hayatımızın bazı dönemlerinde, yalan söylemiş ya da söyleme gereğini duymuşuzdur. Bazen yalan söylediğimizde buna kılıf bularak, bunlar beyaz yalanlar, ya da bu yalanlar insanların iyiliğine yalanlardır diyerek, yaptığımız yanlışları aklamaya çalışmışızdır. Bu tür yalanların bile, bir zaman sonra çok farklı koşullarda, bizlere zarar verecek konuma dönüştüğüne şahit oluruz. NEFSİMİZİ İKNA ETMEK KOLAYDIR. AMA AKLIMIZI İKNA ETMEK ÇOK ZORDUR. Onun için her işimizi düşünerek yapmalıyız.     İnsanın nefsi ile hareket etmesi, onun baskısı altında yaşaması çok sakıncalıdır. Hatta öyle istenmeyen olaylar duyarız ki, nefsime yenik düştüm derler. Aslında yenik düştüğü insanın doyumsuz duygularıdır. İşte şeytanda bizleri her zaman nefsimizle aldatmaya çalışır. ÇÜNKÜ BİLİR Kİ İNSANIN EN ZAYIF NOKTASI NEFSİDİR.      Allah yarattığı kulunun özelliklerinden bahsederken, zayıf yaratıldığından, aceleci tabiatta olduğundan, çok daha ilginci tartışmaya meyilli olduğundan bahseder. Tüm bunları veren Yaradan, bizlere öyle bir güç vermiştir ki, bu öze... Devamı

Stres ve İman İlişkisi.

2014-12-26 06:42:00

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim konu, geçen gün aldığım bir yazının beni çok etkilemiş olmasından kaynaklanan, iddialı bir sözün üzerinde konuşmak olacak. Konuşmadan önce bu sözü sizinle paylaşmak istiyorum. ( STRESE GİRENİN İMANINDAN ŞÜPHE EDERİM) Doğrusu sizlerde okuduğunuzda herhalde önce hadi canım sende demişsinizdir, ben ona benzer bir düşünceye kapılmadım desem yalan olur.    Başlık abartılı görünse de, anlatmak istediği konu, Kur’an bütünlüğünde düşünüldüğünde, çok önemli bir amaca hizmet ettiğini düşünüyorum. Teşbihte hata olmaz diyelim ve anlatılmak istenen amaca bakalım.   Stresin basit tarifi halk dilinde dertlerin, sıkıntıların, karşılaşılan olayların sonucunda, bunların kafaya takılarak üzüntü ve düşüncenin sonucu doğan rahatsızlık olarak tanımlayabiliriz. Şimdide hayatımızda karşılaştığımız olayları ve bu olaylar karşısında takındığımız tavrı düşünelim. Başımıza bir hastalık geldiğinde, onu iyileştirme çabasından çok, onun psikolojik yönünden etkilenip yıkılmıyor muyuz? Hatta bir kısmımız mücadeleyi bırakıp, hastalığımızın iyileşmesini bile engellemiyor muyuz?   Bazı insanlar sevdiklerinin ölümüyle yıkılıyor stres e girip, doğruyu düşünme melekesini tamamen yitiriyor. Hangimiz hayatında hiçbir sorunla karşılaşmıyoruz ki? Eğer bu mücadele karşısında güçsüz, iradesiz bir ruha sahip olduğumuzda yıkılıyor ve dertlerimizden kurtulmak yerine, derdimize bir dert daha eklemiş oluyoruz. Güçlü bir iradeye sahipsek ve o iradeyi o ruhu daha önce eğitimden geçirmiş isek, bu tür olaylardan en az hasarla çıkıyoruz. Hatta mikrobik hastalıkları düşünün, mikroplar bedenin güçs&u... Devamı

İsra Suresi 80. Ayet.

2014-12-26 06:28:00

Bizler İslam ı birilerinin güdümünde yaşadığımız sürece, Rabbin gerçeklerini fark etmemiz, asla mümkün olmayacaktır. Allah Kur’anın ipine sarılın diyor da, bizler beşerin ipine sarılıyorsak, yolumuzun Allah a ulaşacağını kimse garanti edemez.    Bakın sizlere küçük bir örnek vermek istiyorum. Bizlere namazlarımızda ya da namaz dışında, bir işe başlarken birçok duaların okunmasını önermişlerdir. Bir kısmı Kur’an dan bir kısmı Kur’an dışından. Elbette her dua ve ayet birbirinden güzel ve hayırlıdır, bunda hiç şüphe yok. Bakın sizlere Kur’an dan bir ayet hatırlatmak istiyorum, ama bu ayeti diğer okuduğumuz dua ve ayetler gibi okumamız için, çok fazla önerene rastlamazsınız.   Her gün onlarca kez okuduğumuz ayetler ve duaların içinde sizlere hatırlatacağım ayet, sizce de çok sık okunması için topluma öğretilmesi gerekmez miydi? Onun yorumunu sizlere bırakıyorum. Önce ayeti yazalım ve bu sözleri kime yönelik söylemiş Rabbim, onu daha sonra konuşalım.   İsra 80: Şöyle yakar: "Rabbim! Beni, gireceğim yere doğruluk-dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk-dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir güç ver.    Değerli dostlar şu ayetin, sözlerin güzelliğine bakar mısınız? Peki, şöyle yakar böyle dua et derken, kime sesleniyor Rahman dersiniz? Bakın bir ayet öncesine gidelim şimdide.   İsra 79: Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye değer bir makama göndereceğini umabilirsin.   İşte bu ayetin sonunda Yüce Rabbim, peygamberimize sesleniyor ve şöyle yakar, diyerek, bu şekilde dua etmesini istiyor ondan. Peki, Ra... Devamı

Allah Huzurunda Kadın ve Erkek Eşittir.

2014-12-26 06:09:00
Allah Huzurunda Kadın ve Erkek Eşittir. |  görsel 1
Allah Huzurunda Kadın ve Erkek Eşittir. |  görsel 2

Bugünlerde tartışılan bir konu var. “Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir" deniyor. Tabi bunu söyleyenler dini ön plana çıkartarak söylüyor. Gelin bu konuyu Kur’an dan araştıralım. Acaba Allah huzurunda, kadın ve erkek eşit değil mi? Yoksa bu konuyu saptırarak, İslam dinine zarar verenler mi var?    Hucurat 13: Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. ALLAH KATINDA EN DEĞERLİ OLANINIZ, O’NA KARŞI GELMEKTEN EN ÇOK SAKINANINIZDIR. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır. ( Diyanet İşleri Bşk. Meali)   Ayete baktığımızda Yaradan, benim katımda en değerliniz, bana karşı gelmekten en çok sakınanızdır, yani en güzel amel işleyeninizdir dediği halde, bizler kadın ve erkeğin nasıl olur da eşit olmasını, fıtrata ters görürüz. Bizler hurafe inançlarımızın etkisiyle, her zaman kadınları ikinci sınıf bir insan görme yanlışını, ne yazık ki yaptık. Bunun nedeni Kur’an ı terk ederek batılı, hurafe ve sanı bilgileri, din zannetmemiz büyük etken olmuştur.    Ne yazık ki bizler eşitlik dendiğinde, güç-kuvvet, şekilsel dış görünüş anlamışız ve mukayeseyi bu mantıkla yapıyoruz. Çünkü Kur’an ı anlamaya çalışmamışız da ondan. Bir insanın Allah katında ki değeri, inancında güçlü olması, TAKVASI ile doğru orantılıdır. Yani Allah katında güçlü olan, bedenen güçlü olan değil, Allah dan en çok sakınandır. Kadını ve erkeği belki güç ve kuvvette eşit konuma getiremeyiz, ama ALLAH KATINDA KADINDA, ERKEKTE EŞİTTİR. Önemli olanda bu değil mi zaten. Eğer güç, kuvvet Allah katında eşitliğin ölçüsü olsaydı, sanırım b... Devamı

Dini Öğrenmenin Yaşı.

2014-12-26 06:06:00
Dini Öğrenmenin Yaşı. |  görsel 1
Dini Öğrenmenin Yaşı. |  görsel 2
Dini Öğrenmenin Yaşı. |  görsel 3

Her zaman tartışılan bir konu, ilkokullarda zorunlu din dersinin olup olmaması konusudur. Gerçekten de bu konu çok önemlidir. Bir örnek vermek istiyorum. Lise seviyesindeki bir konuyu, ilkokulda okutabilir misiniz?  Elbette okutamayız diyeceksiniz. Peki, neden okutamayız?    Çünkü ilkokuldaki bir öğrencinin, muhakeme kabiliyeti daha tam gelişmemiştir. Gereken değerlendirmeyi, gerektiği ölçüde yapamaz. Bunu yapabilmesi için, önce alt yapısı olmalıdır. Öğretmeye çalışsanız da, o yaşta öğrenemez. Örneğin Kur’an, evlilik yaşından bahsederken, evlenecek kişinin gerekli olan OLGUNLUĞA ERİŞMİŞ OLMASININ, gerekliliğinden bahseder.    Bizler dinin gerektiği emirlerin, yerine getirme yaşından bahsederken, Akıl ve baliğ olmak gerektiğini söyleriz, tıpkı Kur’an ın evlenme yaşından bahsettiği gibi. Akil olmak aklı başında olmaktır. Baliğ olmak ise çocukluktan çıkıp, ergen olması, buluğa ermesi yani mukayese yapabilecek olgunlukta olması anlamına gelir. Bu tarifin tam bir yaşının olduğunu söyleyemeyiz. Kızlarda ve erkeklerde bile farklıdır. Her çocuğa göre bile değiştiğini söyleyebiliriz.   Kur’an ı anladığı dilden okuyan bir Müslüman, Allah ın ayetleri üzerinde derin derin düşünmemizi emrettiğini bilir. BUNUN NEDENİ DE İNANCIN, İMANIN SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE OLABİLMESİ İÇİN, AYETLERİN ÖZÜNE İNEBİLMENİN, DÜŞÜNEREK, İDRAK EDEREK, SORGULAYARAK İNANMANIN ÖNEMİNİ ANLATIR YARADAN BİZLERE.    Eğer toplum İslam ı anlayarak, düşünerek okumaya çalışmıyorsa, o toplumu inancıyla yönetmek daha kolay olur. İslam ı kullanan terör örgütlerinin de izledikleri yollardan biriside, küçük çocukları din dersi adı altında verdiği yanlış bilgi ve telkinl... Devamı