Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (472)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kur'an ın Emrettiği NAMAZ,ORUÇ ve ZEKATIN, Özünü Amacını Doğ

2014-12-30 03:39:00

Kur’an ı anlamadan doğru yaşamamız mümkün olamaz. Belki birilerinden, Kur’an hakkında çok şeyler öğrenebiliriz, ama doğruluğundan asla emin olamayız. Emin olabilmek içinde, önce kendimiz mutlaka Kur’an ile buluşmalı ve onu anlamak adına çaba harcamalıyız. Çaba harcamadan, kendimizden bir uğraş vermeden, imtihanımızda başarılı olacağımızı da düşünmemeliyiz.  Eğer birileri siz Kur’an ı anlayamazsınız, onu veli insanlar ancak anlayabilir diyorlarsa, şunu unutmayınız ki, BUNU SÖYLEYENLERİN KUR’AN DAN GİZLEMEYE ÇALIŞTIKLARI BİR ŞEYLER VAR DEMEKTİR. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dedikten sonra, asla kullarının anlayamayacağı bir rehber gönderip, daha sonrada ondan sorumlu tutmaz. Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, acaba Allah ın Kur’an da bolca bahsettiği, bizlere önerdiği, NAMAZ, ORUÇ, ZEKÂT GİBİ İBADETLER, bizlerin Allah a borcumudur? Çünkü günümüzde namaz her Müslüman ın Allah a borcudur denir. Gerçekten Yaradan ın bizlere Kur’an da zikrettiği, ibadetleri Allah a borcumuzu ödemek için mi yapıyoruz? Ya da onun için mi yapmalıyız? Bu önemli konuyu, gelin birlikte Kur’an ışığında düşünelim, anlamaya çalışalım. Önce namazı ele alalım. Eğer namaz bizlerin Allah a borcumuz olsaydı, borç alacak ilişkisini Yaradan la kurmamız gerekirdi ki, sanırım bu borcu bizlerin ödemesi çok zor olurdu. Borç alacak ilişkisi, aynı değerde kişiler arasında olur. YARADAN LA BİZ ACİZ KULLARININ ARASINDA, SİZCE BÖYLE BİR ALIŞ VERİŞ OLABİLİR Mİ? BORÇ ALACAK İLİŞKİSİ İLE ALLAH A YAKLAŞIRSAK, ONUN YÜCELİĞİNE, EŞİ BENZERİ OLMAYAN MAKAMINA, SAYGISIZLIK YAPMIŞ OLURUZ.  Namazı Kur’an da bolca zikreden Allah, bu y... Devamı

Bizlere İslam ı Anlatanlara Bakarmısınız Lütfen.

2014-12-30 03:13:00

Cuma namazına gittiğimde, hutbede görevli hatip, öyle bir hadis örneği verdi ve topluma bunu önerdi ki, duyduğumda içinde yaşadığımız İslam ın, bizleri getirdiği noktayı çok daha iyi anladım. Bakın hutbede topluma verdiği hadis örneğinde, neler anlatılıyor.   (Kim ki Cuma günü bana 80 Salâvat getirirse, O KİMSENİN 80 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.     Kim ki Cuma günü bana 100 salâvat getirirse, O KİMSENİN 100 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.)   Hatırlatırım bunu söyleyenler, eğitimsiz, bilinçsiz insanlar değil. Diyanetin kontrolünde, bir camide vaaz vermeye yetkili bir kişinin söyledikleridir. Doğrusu söyleyecek söz bulamıyorum. Allah a ve elçisine, söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterenlerin cezasını bilmeyenlere, Kur’an ı dikkatle okumalarını öneririm.   Cuma namazı toplantı namazıdır. Allah ın kadın, erkek diye ayırmadan tüm iman edenlerin, işi gücü bırakıp gitmesini istediği, önemsediği bu toplantı namazında ki asıl amaç, halkın Kur’an a davet edilerek bilgilendirilmesi, toplum arasında sosyal birliktelik sağlanmasıdır.   Peki, bunlar mı yapılıyor günümüzde, yoksa Allah ın hiç bahsetmediği, hatta Kur’an öğretisine tamamen ters, düşüncelere mi yönlendiriliyor toplum? Tabi kadınlarımızın, bu namazdan mahrum bırakılmasının acısını, toplum olarak çektiğimizi de unutmayalım. ONUN İÇİNDİR Kİ SOSYAL BİR TOPLUM OLAMADIK, BÖYLE DEVAM EDERSE, OLMAMIZDA MÜMKÜN DEĞİL. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.   Kur’an ı anlayarak bir kez okuyan bir insan bile, bu sözleri peygamberimizin asla söylemeyeceğini anlar. Peki, onca dini eğitimden geçmiş ve devletin kontrolündeki bir... Devamı

Kur'an ı Anlayabilmek Adına Yaptığımız Yanlışlar.

2014-12-30 02:57:00

Günümüzde İslam ı, Kur’an ı anlamaya çalışırken, öyle kaynaklardan, bilgilerden istifade ediyoruz ki, hiç sorgulamadan, düşünmeden Kur’an süzgecinden geçirmeden yaşamımıza geçiriyoruz. Ne yazık ki bu yol ve yöntemi, geçmişte de büyük bir çoğunluk böyle yaşamış, bugünde öyle yaşıyor. Bu konuya örnek olması adına, yazdığım yazıma bir kardeşimizin verdiği cevap üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın bir arkadaşımız, yazdığım yazıma karşılık ne yazmış.     (Sen edille-i şeriyye diye bir şey duydun mu hiç? Ayrıca hiç kimse Kuran ayetlerini dizip dizip, bak şurada şu yazıyor, o zaman benim aklıma göre şu anlam çıkar, diyemez. DİYEN KİŞİ YA DİN SAPIĞIDIR YA ULTRA MEZHEPSİZDİR YA DA ÖZEL YETİŞTİRİLMİŞ BİR SİYONİSTTİR.   SEN KURANIN AÇIKLAMASININ SENİNİN MİNİCİK BEYNİNİN ALDIĞI KADAR OLDUĞUNU MU SANIYORSUN?  Yürü git, burada çoluk çocuk kandıracağım diye uğraşma. Her önüne gelen din şarlatanı olmuş.)     Yukarıdaki sözleri değerlendirdiğimizde, bizler şuan ki aklımız ve mantığımızla, Allah ın emrettiği, bizlere rehber olsun diye gönderdiği Kur’an ın muhkem ayetlerini, anlamamızın mümkün olmadığını, Kur’an ı anlayabilmemiz için, beşeri başka kaynaklara mutlaka ihtiyacımızın olduğu anlatılmaya çalışılıyor. DÜŞÜNÜN LÜTFEN BEŞERİN DAHİ YAZDIĞI BİR İLMİ KİTABA, BU SÖZLERİ SÖYLESEK, SANIRIM KİTABIN YAZARI ÇOK ÜZÜLÜRDÜ.      Kur’an ı kendi aklı ve çabasıyla anlamaya çalışanlara da, arkadaşımızın layık gördüğü sözlere üzülmemek elde değil. Bu kardeşimiz Kur’an ı anlayarak okumuş olsaydı, bu yolu ve y... Devamı

Kadir Gecesi Ve Günümüzde Yaptığımız Büyük Yanlış.

2014-12-30 02:24:00

TEMMUZ       Bu gün sizlerle, Allah ın Kur’an da açıkladığı ve Ramazan ayında indirmeye başladığı Kur’an ın ve o gecenin, yani kadir gecesinin üzerinde konuşmak istiyorum.    Önce şunu belirtmek isterim ki, Kur an da açıkça günü belirtilen, hiç bir özel gün yada gece yoktur.  Bizlerin kutladığı kandil geceleri, Kur an da asla geçmez Allah emri değildir, peygamberimiz döneminde de yoktu. Kutladığımız kadir gecesi ise hangi gece olduğu Kur'an da belirtilmeyip, Kur’an Ramazan ayı içinde indirilmeye başlandığı bilgisini verdikten sonra, asla ayrıntıya girmemiş ve o geceyi özellikle söylememiştir.    Hemen hatırlayalım, Kur an ı bir Ramazan ayı içinde, indirilmeye başlandığını söyleyen Allah, yılını dahi belirtmez. Biliyorsunuz, geçmiş dönemdeki Müslümanlar ve ibadetler Kur’an da da bahsedildiği gibi AY takvimi kullanılırdı. Ay takvimi de aylar sabit olmayıp, her yıl onar gün hareket halindedir.   Bu durumda bir yıl içinde yani 365 güne yayılmış bir gece olarak düşünebiliriz. Daha açıkçası, Ramazan ayının her günü içinde olabileceği, ama bir yıl içinde bir ramazan ayına denk geleceğini önce unutmamalıyız. Bu demektir ki bir Müslüman Ramazan ayının her gecesini, kadir gecesi olabileceğini düşünerek, ömrü boyunca çok daha dikkatli ve özenle geçirmelidir.   Şimdi de bu konu ile ilgili Kur an ayetlerini hatırlayalım.   Bakara 185: RAMAZAN O AYDIR Kİ; İNSANLARA KILAVUZ OLAN, İYİ-KÖTÜ AYRIMIYLA HİDAYETTEN KANITLAR ... Devamı

Kadir Gecesi Ve Kur'an.

2014-12-30 00:04:00

  TEMMUZ       Bu yazımda, Kadir gecesi konusunu konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce konuyla ilgili ayetlere bakalım, daha sonrada geleneksel İslam ın inandığı bilgilerle, Kur’anı karşılaştıralım. Bakalım gerçekten belli olan bir KADİR gecesi var mı? Yoksa Allah özellikle mi, bu gecenin hangi gece olduğunu söylememiştir? Onun üzerinde düşünerek, daha doğruyu bulmaya çalışalım.   Bakara 185: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak KUR'AN'IN İNDİRİLDİĞİ AYDIR. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun……….   Kadir 1: Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.        2:  Bilir misin nedir Kadir Gecesi?        3: KADİR GECESİ BİN AYDAN DAHA HAYIRLIDIR.        4:  Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!        5:  Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!   Allah Kur’anı Ramazan ayında indirilmeye başlandığını söylerken, Kadir suresinde de, ismini verdiği Kadir gecesinde indirilmeye başlandığını açıklıyor. Devamında ise bu gecenin öneminden bahsederek, bin aydan hayırlı olduğu müjdesini veriyor. Hesaplarsak bin ay, neredeyse bir insan ömrü.    Sanırım bizler yine aç gözlülüğümüzü, kolaya kaçma alışkanlığımızı, nefsimizin zayıf yönünü kulla... Devamı

Maide Suresi 13-14-15. Ayetleri Görmezden Gelenlere.

2014-12-29 23:31:00

Kur’an ı anlayarak birkaç kez okuyan bir Müslüman, onun aydınlık nuruyla aydınlanacak ve Kur’an ın gerçeklerini görecektir. Eğer anlamını bilmeden okuyor, üzerinde hiç düşünemiyorsak, işte o zaman Rabbin nurundan, güneşinden de, istifade edemiyoruz demektir. Çünkü Allah ayetlerin üzerinde, özellikle bizlerin düşünmesini ve aklımızı kullanmamızı emreder.     Allah Kur’an ı sizlere rehber, yol gösterici olsun diye gönderdim diyor da, onu anlayarak okuyup, üzerinde düşünen kullarının, gönül gözlerini açacağı müjdesini veriyorsa, bizlere düşen Rabbin rehberini bilerek, anlayarak, düşünerek okumak olmalıdır.     Allah Kur’an ın yarısından fazlasında verdiği, kıssadan hisseler ve örneklerle, bizlere nasıl yaşamamız gerektiğini, GEÇMİŞ TOPLUMLARIN YAPTIĞI HATALARI ÖRNEKLER GÖSTEREREK ANLATMIŞTIR. Bunu yapmasının nedeni, aynı hataya bizlerinde düşmemesi içindir. Geçmiş kavimlerin yaptığı yanlışların sonunda, Allah ın bu toplumlara verdiği cezalardan da örnekler vererek, ibret almamızı sağlamıştır.     Bizler Kur’an ın verdiği örnekleri, ne yazık ki hikâye dinler gibi dinleyip, o günkü yanlış olayların, bizlere hitap ettiğinin de, farkında değiliz. Daha açıkçası bizler günümüzde, Allah ın ayetlerinde verdiği örnekler, kıssalar sanki o devrin toplumuna has indirilmiş gibi, verilen örneklerden hiç üzerimize alınmıyoruz bile.     Hatta bazen bizler, Allah ın o devrin toplumuna, atalarının sanı ve rivayetlere dayalı itikatlarından vazgeçmeyenlere, Araf suresi 185. Ankebut 51.  ayetinde seslendiği aşağıdaki uyarıları,  bugün görmezden gelenler, üzerine alın... Devamı

Ramazan Ayını İdrak Edebilmek.

2014-12-29 23:10:00

Bereketli Ramazan ayına, bu yılda şükürler olsun ki ulaştık. Ramazanınız mübarek olsun. Tuttuğunuz oruçlar, bedeninize ve ruhunuza dilerim sağlık ve esenlikler getirsin.     Allah bizlere ve bizden önceki toplumlara, oruç tutmamızı özellikle önermiştir. Peki neden? İşte önce bu sorunun doğru cevabını mutlaka bulmalıyız ki, orucun faziletlerinden gereği gibi faydalanabilelim.      Allah Kur’an da indirdiği ayetlerin üzerinde, bizlerin özellikle düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Eğer Allah ın emirlerini, düşünmeden yerine getirirsek, ayetlerin bizlere vermek istediklerinden, gereği gibi faydalanamayız. Çünkü akıl devre dışı bırakıldığında, inancımızı da güçlü ve doğru yaşayamayız. Onun içindir ki Kur’an ın onlarca ayetinde, Allah bizleri düşünmeye davet eder.     Allah bizlerin, sırf kendisi için aç kalmamızı istemeyeceğine göre, demek ki bu bedenin, ruhun ve nefsin oruca ihtiyacı var demektir. Oruç tutan sıhhat bulur, tutmayan sıhhatten mahrum kalır.     Oruç Allah ın bizlere emanet ettiği, bedenimizin dinlenmeye alındığı, ruhumuzun ve nefsimizin de terbiye edildiği aydır. On bir ay bizlere hizmet eden, bedenimiz ve onun çalışan organlarının oruç ayında, bakıma alındığı, tabiri caizse bedenin ve organlarının yavaşlatılmış bir çalışmaya girdiği aydır. Tıpkı fabrikaların bakıma alınması gibi. Elbette bu ayda, yalnız bedenimiz ve organlarımız değil, ruhumuzun ve nefsimizin de, çok önemli bir eğitimden geçtiği aydır.     Bu ayın önemini idrak edip, nefsine akılla hükmederek, gereği gibi bu aydan faydalananlara ne mutlu. Ömrünün geri kalan zamanı içinde, daha sağlıklı ve mutlu yaşamak isteyen, Ramazan ayın... Devamı

Hüküm Yalnız Allah ın dır.

2014-12-29 22:57:00

  İslam ı yaşarken yaptığımız en büyük yanlış, Allah ın verdiği hükümlerine, edindiğimiz yanlış itikatların etkisiyle, elçisini de ortak etmeye çalışmamız olmuştur. Bu yanlışı yapmamızın en büyük nedeni de, bizlerin Kur’an ile arasına girenleri, sorgulamadan kabul etmemizdir.     Allah açıkça hüküm verdiği ve HÜKÜM YALNIZ ALLAH INDIR dediği halde, Allah ın bu hükmünü görmezden gelmemiz, bizleri rivayetlerin ve sanının peşi sıra gitmemizi sağlamıştır.     Bakın Yaradan, hükmünü nasıl bu konuda açıkça vermiş ve bizlere iletmiş.     Enam 57: De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. HÜKÜM ANCAK ALLAH'INDIR. O hakkı anlatır ve O, doğru HÜKÜM VERENLERİN EN HAYIRLISIDIR.     Demek ki Allah ın elçisi de, Allah ın gönderdiği delillere dayandığını, onun dışına çıkmadığını, hükmü yalnız Allah ın verdiğini, doğru hüküm veren yalnız Allah olduğunu, çok açık bir şekilde anlatıyor.     Maide suresi 44. ayette de Allah bizleri uyararak bakın ne söylüyor?     (KİM ALLAH'IN İNDİRDİĞİ (HÜKÜMLER) İLE HÜKMETMEZSE, İŞTE ONLAR KÂFİRLERİN TA KENDİLERİDİR.)     Buradan da anlaşılıyor ki, hem peygamberimiz, hem de ondan sonra devleti yönetenler, yalnız ve yalnız Allah ın Kur’an da hüküm verdiği ile topluma hükmetmesi gerektiği apaçık anlaşılıyor. Bu durumda peygamberimiz, Kur’an ın hükmetmediği bir konuda sizce hüküm verebilir mi, bu kadar açık ayetler varken?     Peygamberimiz... Devamı

Kur'an da Geçen, HİKMET Sözünden Ne Anlamalıyız.

2014-12-29 22:44:00

  Bugün Kur’an da bazı ayetlerde geçen, hikmet sözü ile ne anlatılıyor, onu birlikte anlamaya çalışacağız. Önce bu kelimenin sözlük anlamına bakalım.      Sözlükte bilgelik, ilim, özlü sözler, İnsanın mevcudatın hakikatlerini bilip hayırlı işleri yapmak sıfatı. Akıl, söz ve hareketteki uygunluk. Doğruyu batıldan ayırmak. Bu anlamların tümünü birleştirdiğinizde ilim sahibi, gerçekleri görebilen, idrak eden ve elindeki bilgiler ışığında kendisine ve topluma yön verebilen, İYİ BİR MUHAKEME YETENEĞİNE SAHİP OLMAK gibi bir insani özellik diyebiliriz. Şimdide bu bilgiler ışığında Kur’an HİKMET sözüyle bizlere ne anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. Önce Nisa suresi 113. ayete bakalım.     Nisa 113: Eğer Allah'ın senin üzerindeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni şaşırtmaya mutlaka yeltenecekti. Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şekilde zarar veremezler. ALLAH SANA KİTAP'I VE HİKMETİ İNDİRMİŞ VE SANA BİLMEDİĞİN ŞEYLERİ ÖĞRETMİŞTİR. Allah'ın senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.     Allah bu ayetin başında dikkat ederseniz, seni şaşırtmak isteyenler mutlaka olacaktı diyor ve devamında sana zarar veremeyeceklerini, çünkü Allah sana Kur’ anı ve hikmeti verdiğini söylüyor ve bu kitapla sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir diyor.      Peki, burada geçen HİKMET sözünden acaba sana Kur’an dışından da hüküm verme yetkisi verdim, artık sen benim Kur’an da söylemediğim konularda hükümler vermeye yetkilisin diye mi anlamamız gerekir? Bu anlamı istediğiniz kadar zorlayın, çıkarmanız asla mümkün değildir. Günüm&... Devamı

Kürtaj Konusu Ve Kur'an ın Bu Konuya Bakışı.

2014-12-29 22:13:00

Bizler İslam ı yaşarken, kendi çabalarımızla değil, birilerinin öğretileri, güdümüyle yaşadığımız içindir ki, anlamaya çalıştığımız konuların gerçek hükmünün ne olduğunu, Allah ın rehberinden öğrenme çabasında hiç olmuyoruz. Bu yanlış yolu takip ettiğimiz içinde, emin olmadan doğrulardan uzak yaşarız.     Kürtaj konusuna da, ne yazık ki aynı gözle bakıyoruz. Allah sizlere bir rehber gönderdim imtihanınız, sorumluluğunuz Kur’an dan dır dediği halde, yaşantımızda karşılaştığımız sorunları Allah ın rehberine danışmak, ona sormak yerine, beşeri bilgilere her nedense daha çok itibar ediyor ve onlara inanıyoruz.     Kürtaj yani gebelik sonlandırması, gerçekten çok önemli bir konu. Basında bir kısım kişilerin söylediği gibi, bu kadının bileceği bir iştir, kadının bedenine karışmayınız, ister doğurur ister doğurmaz sözleriyle asla açıklanamaz.      Bizler hiç bir şeyin sahibi değiliz, emanetçiyiz. Onun içindir ki, bizlerin bu konudaki söz hakkımızda sınırlıdır.      Kürtaj konusuna gelince. Allah biz Kur’an da, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyorsa, bu konuda da bizlere düşen Allah ın rehberinden, bu konuyu anlamaya çalışmak olmalıdır.   Allah Kur’an da, anne karnında bebeğin oluşumunu ve geçirdiği safhalarını bizlere anlatır. Gelin şimdi Kur’an a müracaat edelim ve bu konuyu anlamaya çalışalım. Acaba anne karnında döllenen yumurta, ne zaman insan olma vasfını kazanıyor, bunu anlamaya çalışalım.     SECDE suresi:   7. O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.  8. Sonra onun z... Devamı

Yaptığımız Yanlışları Kullanan, İslam Düşmanlarının Verdiği Örne

2014-12-29 21:49:00

  İnternet de gezinirken, İslam a karşı misyonerlik yapan sitelerin birisinde, çok ilginç ve düşündürücü bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, kaynağından emin olmadığımız bilgilerin,  içimize bir kangren gibi nasıl sokulduğu ve Hıristiyanların bu bilgileri bizlere karşı, nasıl kullandığının ibretlik bir örneğidir yazacaklarım.    Kur’an a, dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur an dışındaki günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriyor sitelerinde.    Peygamberimizin zamanında, Kur an hükmü olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Tevrat ın kullanıldığını örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan hadisler örnek verilerek.  “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına,  bizim bazı yanlış inançlarımızı kullanarak.    (Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre, Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:         “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Yahudiler gelip Resulullah salla’llahu aleyhi ve sellem’e gelerek içlerinden bir erkekle bir kadının zina ettiğini hik&aci... Devamı

Allah Elçisine Sen Olmasaydın, Kainatı Yaratmazdım Demiş Olabili

2014-12-29 21:42:00

Allah yarattığı kullarına, akıl ve özgür iradesi verdikten sonra, yinede yalnız bırakmamış, onlara rehberler yol göstericiler göndermiştir. Fakat ne yazık ki biz Rabbin kulları, Allah ın rehberinden istifade etmesini bilememiş, nefsimizin esiri olarak, adeta beşeri putlar yaratmışız kendimize.      Yahudiler ve Hıristiyanlar, Allah ın rehber olsun diye gönderdiği kitaplarında hiç bahsetmediği halde, görev verdiği elçilerini adeta putlaştırarak, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmışlardır. Kur’an da bu konudan bahsederek, bakın ne diyor bizlere.     Tevbe 30: Yahudiler: "UZEYR, ALLAH'IN OĞLUDUR." dediler; Hıristiyanlar da: "MESİH, ALLAH'IN OĞLUDUR." dediler. KENDİ AĞIZLARININ SÖZÜDÜR BU. Kendilerinden önce inkâr edenlerin sözlerine benzetme yapıyorlar.     Bu yanlış inancın ardı sıra gidenlere bizler, Allah evlat edinmez, O yücedir eşi benzeri yoktur, doğmamıştır, doğrulmamıştır diye cevap veririz, Kur’an dan aldığımız bilgiler ışığında. Bakın Allah evlat edindi diyenlere, Yaradan nasıl bir cevap veriyor.     Bakara 116: "ALLAH ÇOCUK EDİNDİ." DEDİLER. HÂŞÂ! BÖYLE BİR ŞEYDEN ARINMIŞTIR O! Tam aksine, göklerdekiler de yerdekiler de O'na aittir. Bunların tümü O'nun önünde boyun bükmektedir.     Allah yarattığı kulunu evlat edinmeyeceğini, böyle bir davranıştan arınmış olduğunu söylüyor bizlere. Tam aksine göklerde ve yerde ne varsa Allah a ait olduğu ve onun önünde herkesin boyun eğdiğini söylüyor.     Şimdide acaba buna benzer büyük hataları, biz Müslümanlarda farkında olmadan yapıyor olabilir miyiz? Hemen verdiğiniz cevabı duyar gibiyim. Hâşâ asla, Allah evlat edinmez, dedi... Devamı

Dinde Zorlama Yoktur.

2014-12-29 21:19:00

Aşağıdaki yazıyı yazmama neden olan, bir arkadaşımızın Kur’an dinde zorlama yok tur der, ama Tevbe suresinde bir ayetindeyse, farklı sözler vardır demiş.   Tevbe 29: Kendilerine kitap verilenlerden Allah a ve ahi ret gününe inanmayan, Allah ve resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, KÜÇÜK DÜŞÜRÜLÜP ELLERİYLE CİZYE VERİNCEYE KADAR SAVAŞIN.   Bu ifade dinde zorlama yoktur ifadesiyle çelişmiyor mu diye sormuş. Bende bahsedilen Bakara suresindeki dinde zorlama yoktur sözü ile tevbe suresindeki savaş halinin hiçbir benzerliği olmadığını, tam tersine, Tevbe suresinde peygamberimize açılan bir savaşın olduğunu, ayetleri örnek göstererek anlatmaya çalıştım.   Gelelim Tevbe suresine, çok ilginçtir Allah ın adıyla, yani besmeleyle başlamayan tek suredir. Bu surenin, bir önceki surenin devamıdır diyende vardır. Surenin ismine ve içeriğine baktığınızda genelde anlatılan, müşriklerin Allah elçisine karşı birlik olup, savaş verdiği anlatılır. Rabbimizde elçisine bu sureyle, ayetlerle yardım etmek ve ona çevresinden kendisini savunacak, savaşacak insanların toplanmasında yardımcı olmuş ve onları ikaz edip, elçisine yardım etmelerini sağlamıştır. Sureden bazı alıntılar yaparak surenin genelde ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım isterseniz. İlk ayetinde bakın nasıl bir uyarı var.    Tevbe 1: Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar.    Yukarıdaki sözler, peygamberimizin karşısında savaş halinde olan müşriklere, bir ihtar olarak söyleniyor ve bakın ne diyor devamında?    Tevbe 2: (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakacak değil... Devamı

Yöntem Yanlışsa Doğru Anlamakta Mümkün Olmayacaktır.

2014-12-29 20:54:00

Günümüzde din ve iman adına, yaptığımız en büyük yanlışlardan biriside, Hadisler olmasaydı, Allah ın emri olan namazı nasıl kılacağımızı, zekâtı nasıl vereceğimizi, orucumuzu nasıl tutacağımızı, Hac cı nasıl yapacağımızı bilemezdik düşüncesine iman etmek olmuştur.     Bir konuyu doğru anlamak için, takip ettiğimiz yol ve yöntem, eğer yanlışsa, anlamaya çalıştığımız konunun da açıkça doğru anlaşılması, asla mümkün olmayacaktır.     Acaba bizler dinimizi yaşadığımız, Kur’an ı anlamak adına takip ettiğimiz yol ve yöntem doğrumu? Yani Kur’an dan istifade ederken, doğru bir yol üzerinde miyiz? Allah ın katından indirilen, eşi benzeri olmayan, hadi bir benzerini getirsinler diyen Rabbin kelamına, yanlış bir yöntemle, yanlış pencereden bakıyorsak, doğru cevapları bulabilir miyiz?     Gelin bunu birlikte, Allah ın kelamından yararlanıp, üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım. Gerçekten Allah bizlerin sorumlu olduğu, imtihanımızın olacağı kitabın farz hükümlerini yerine getirmek adına, Kur’an da gereken detayları vermemiş, açıklamamış olabilir mi? Vermediğine inandığımızda, Allah açıklamadığı, detay vermediği bir konudan sorumlu tutar mı bizleri?      Düşebiliyor musunuz, Allah sizlere öyle bir rehber gönderdim ki, BÜTÜN ŞANINIZ, ŞEREFİNİZ, BİLGİ KAYNAĞINIZ, KURTULUŞUNUZ, İMTİHAN OLACAĞINIZ KAYNAK, TUTUNACAĞINIZ, SARILACAĞINIZ TEK REHBER KUR’AN DIR DİYOR. Bizler ise, Allah ın rehberinde çok önemsediği namaz, zekât, oruç ve Hac konusunda, bizlere gereken detayın olmadığını, Kur’an a göre bu önemli ibadetleri yapmamız mümkün olamayacağını söyleyebiliyoruz. Bu fikre inanmakla acaba bizler, büyük bir yanılgının içind... Devamı

Ölümle Yüzleşebilmek.

2014-12-29 20:31:00

SUBA     Bizler ölümden bahsederken, korku ile karışık bir ürperti duyarız. Onun içinde aklımıza bile getirmek istemeyiz ölümü.  Bu korkumuzun nedeni nedir diye hiç düşündünüz mü?   Ölümden neden korkarız? Neden ölen bir kişinin ardından ağıtlar yakarız? Bazen de adeta isyana varan davranışlarımızla yakınlarımızın, sevdiklerimizin ölümünü kabullenemeyiz. Tüm bu aşırı davranışlarımızın ardındaki duygunun özünü, önce tespit etmeliyiz ki, yaptıklarımızın sınırını daha doğru belirleye bilelim.   Dünyaya ağlayarak geliriz. Yakınlarımız bu ağlamamızdan memnun olur, çünkü sağlıklı olduğumuzun işaretidir. Ya bu Dünyadan göçtüğümüzde durum nasıldır? Tam tersi bu sefer ölenin yakınları üzülürler, ağlarlar. YA ÖLEN KİŞİNİN DUYGULARI, NASILDIR DİYE HİÇ DÜŞÜNÜYOR MUYUZ?    İnsanoğlu bilmediği, emin olmadığı her şeyden korkar. Bildiği konularda ise hiç tedirgin olmaz ve korkmaz. Acaba ölümü ve ötesini bizler, Allah ın rehberinden öğrenmeye çalışıyor muyuz? Örneğin uçağı hiç görmeyen, bilgisi olmayan, ilkel bir insanı uçak yolculuğuna ikna edemezsiniz.    İşte bizlerin ölümden korkması, aşırı tepkiler göstermesi, ölen bir yakınımızın ardından adeta yas tutarak, isyan derecesine gelmemizin nedeni de, ölüm konusunda doğru bilgilerimizin olmadığı, kulaktan dolma bilgiler olmasından kaynaklanmaktadır. TABİ BİR BAŞKA NEDEN DE, GERÇEK YUVAMIZA DÖNÜŞ İÇİN Hİ&Cc... Devamı

Meleklere İman Konusu Ve Kur'an.

2014-12-29 08:59:00

Bu yazımda sizlerle, Allah ın katında özel isimleriyle de zikredilen Melekler konusunu, Kur’an ışığında konuşmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   Allah Kur’an da kendi katından bahsederken, çok fazla detay vermemiştir. Yine kendi katındaki meleklerinden bahsederken de, çok fazla detaya girmeden onlardan bahseder. Daha açıkça söylemek gerekirse, Allah ın meleklerine iman etmek, inancımızın temel şartlarından birisidir.   Bizlerin melekler konusundaki imanımızın sınırları neler olmalıdır? Elbette Allah ın rehberinde açıkça söyledikleri, izah ettiklerinin dışına çıkmak, emin olmadığımız bilgileri kabul etmek, bizleri harama, hurafeye, batıla saptıracaktır. Allah birçok kez Kur’an ın ipine sarılın diyorsa, Allah ın bu hükmü üzerinde dikkatle düşünmeliyiz.    Önce melekler konusunda, geleneksel İslam ın bizlere öğrettiklerini hatırlayalım.    1- Cebrail (Cibril) : Allah ile peygamberleri arasında elçilik yapar. 2- Mikail: Tabiat olayları ile görevli melek. 3- İsrafil: Kıyametin kopması ile tekrar dirilme esnasında Sur’ ayı üfleyen melek. 4- Azrail: Can alma görevi olan melek.   Yukarıda yazdığım bilgilerin tamamı Kur’an dan alınmıştır diyebilir misiniz?  Ne yazık ki bunu söylememiz mümkün değil. Bizler İslam ı yaşarken her konuda olduğu gibi, bizlere iletilen rivayetleri, Kur’an ile karşılaştırma, ondan onay alma gereği duymadan iman ettiğimiz için, bazı bilgilerin Kur’an da geçmediğini görmemiz, bizleri çok fazla etkilemez. ÇÜNKÜ BİZLER İNANCIMIZI YAŞARKEN, ZATEN KUR’AN DA HER ŞEY YAZMAZ ANA FİKRİNİ KABUL EDEREK, İMANIMIZI YAŞIYORUZ DA ONDAN.   Allah sakın emin olm... Devamı

Özgür Olmanın Bedeli, Zorlu Bir İmtihandır.

2014-12-29 08:40:00

Bugün sizlerle paylaşmak, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, acaba Allah bizleri yarattıktan sonra, yaşantımızda tamamen özgür mü bırakıyor, Yoksa yaşantımızın bazı evrelerinde, yine bizleri doğruya yönlendirmek, aklımızı başımıza getirmek için, müdahalelerde mi bulunuyor? Gelin bu soruyu birlikte düşünerek, Kur’an dan bir cevap aramaya çalışalım.    Önce yaradılış gayemizin ne olduğunu Kur’an dan doğru anlamalıyız ki, Allah ın bizlere yaşantımızda müdahalesi var mı, ya da hangi şartlarda var, onu doğru anlayabilelim.    KUR’AN A BAKTIĞIMIZDA VE ALLAH IN VERDİĞİ BİRÇOK ÖRNEKLERDEN YOLA ÇIKTIĞIMIZDA, BİZLERİ ÖZGÜR İRADEMİZ VE NEFSİMİZLE BAŞ BAŞA BIRAKTIĞINI GÖRÜYORUZ.  Fakat Allah özgür bıraktığı kullarını yinede tamamen terk etmeyip, belirli zamanlarda onlara doğru yolu göstermek adına, birçok rehber kitapları, elçileri vasıtası ile ulaştırdığını Kur’an dan anlıyoruz.  Kur’an da birçok ayetin sonunda akla, düşünmeye bizleri yönlendirerek, bu konuda ne derece özgür olduğumuzu, onun içinde yaptıklarımızdan sorumlu tutulacağımızı, birçok ayetlerinde bizlerin dikkatini çekiyor.   Örneğin Yunus suresi 100. ayetinde Allah, Akıllarını güzelce kullanmayanları pislik içinde bırakacağı uyarısını yapıyor bizlere. Yine Nisa suresi 31. ayette, Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz diyerek, bizlerin hareketlerimizde özgür bırakıldığımızı, fakat takip edildiğimizi, izlendiğimizi yine birçok ayetinde açıklamasını yapıyor.   Araf suresi 3. ayetinde bizlerin özgür iradesi ile baş başa olduğumuzu şöyle hatırlatıyor. Rabbinizden ... Devamı

Kur'an ı Nasıl Anlamalı Ve Nasıl Yaşamalıyız.

2014-12-29 05:26:00

Dünya üzerinde ki İslam toplumlarının geneline baktığımızda, bir yerlerde bir şeylerin yanlış gittiğini, hemen fark edersiniz.  Peki, bu yanlışlıklar nereden kaynaklanıyor diye, hiç düşündük mü, öz eleştiride bulunarak, gerçekleri arama çabası içinde olduk mu?    Hâlbuki Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği KUR’AN, bizlerin elinde değil mi? Hem de asla tek kelimesi bile değişmeden, Rabbin koruması altında bizlere kadar ulaştığı halde, İslam toplumlarının çektikleri bunca acıların, huzursuzlukların nedenleri ne olabilir?   Birbirimize düşmüş, adeta düşman kesilmenin ötesinde, birde İslam düşmanları ile birlik olup, din kardeşlerimize savaş açanlarla birlikte olmamızı, hangi Müslüman kardeşimiz açıklayabilir? Biz Müslümanların elinde Kur’an gibi bir ışık, rehber olduğu halde, bizler bu acıları yaşıyorsak, birbirimize düşürülmüş isek, acaba bizler Rabbin rehberinden istifade ederken, yanlışlık mı yapıyoruz da, bugün büyük acıları çekiyoruz?   Bu sorunun cevabını bulmak için, gelin şu soruyu önce kendimize soralım. Kur’an madem bizlerin yaşam rehberi, KUR’AN I NASIL ANLAMALI VE NASIL YAŞAMALIYIZ?   Bu soruyu Darül-hikme’nin kurucusu ilahiyatçı yazar Dr Ebubekir Sifil’e, ana rehberimiz Kur’an’ı nasıl anlayıp hayatımıza geçirebileceğimizi sormuşlar ve bakın nasıl bir cevap vermiş. Sanırım bu cevabı, tarafsız, akılcı bir şekilde iyi analiz edebilirsek, sorunun kaynağını bulabiliriz.    (Modern zamanlarda Kur'an-ı Kerim'in "apaçık" bir kitap olduğu söyleminin hayli yaygın bir şekilde dillendirildiği malum. Hem de bu öyle bir "apaçıklık"tır ki, bilgi ... Devamı

İslam İnancında Geçen AREFE Günü ve Kur'an.

2014-12-29 04:08:00

Bugün geleneksel İslam inancında, çok önemli bir yeri olduğu anlatılan, AREFE günü konusunu konuşmak ve sizleri bu konu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum.     Kur’an a baktığımızda, bizlere öneminden bahsedilen, Arefe gününden hiç bahsedilmez, tek kelime dahi geçmez Kur’an da. Fakat bizlere ulaşan rivayetlerde ise, bu güne atıfta bulunarak, çok şeyler anlatılır. Bizlere bu konu ile ilgili anlatılan, dikkat çekici ve düşündürücü bir örnek vermek istiyorum.     (Arefe gününe hürmet ediniz! ÇÜNKÜ AREFE, ALLAHÜ TEÂLÂNIN KIYMET VERDİĞİ BİR GÜNDÜR. (Hadîs-i şerîf-Riyâd-un-Nâsihîn)     Bu rivayet hadis üzerinde dikkatle düşünelim. Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an da, her şeyden nice örnekleri verdim dediği halde, ALLAH IN KIYMET VERDİĞİNİ SÖYLEDİKLERİ AREFE GÜNÜ HAKKINDA, YARADAN KUR’AN DA HİÇ SÖZ ETMEMESİ NORMAL MİDİR?       Arefe günü Allah ın, çok özel ve kıymet verdiği bir gün olsaydı, bizlere bu konuda KUR’AN da gerekli, detaylı açıklama yapmaz mıydı sizce? Eğer günümüzde bizlere öğretilen, Kur’an da her şey yazmaz, O özet bilgidir, fikrine inanmış isek, bu düşüncenin, inancın bizleri nerelere götüreceğini, kimlerin oyuncağı yapacağını lütfen iyi düşünelim.     Allah ne diyordu Kur’an ayetleri için? Biz Kur’an da her şeyden nice örnekleri, sizlere sıraladık ki anlayasınız, ders alasınız demiyor muydu? Allah ayetlerini, detaylı açıkladığı örneklerini veriyordu. Hiçbir şey eksik bırakmadık, sizleri ... Devamı

Cahiliye Toplumunun Yaptığı Büyük Yanlış, Bugün Bizler Yapıyoruz

2014-12-29 03:32:00

Bugün sizlerle Kur’an da geçen, puta tapanlar sözünden Allah ın kimlerden bahsediyor ve puta tapanların inançlarının neler olabileceğini, yine Kur’an dan yola çıkarak anlamaya çalışalım ki, Rabbimin kızdığı bu inanç şeklinden, bizler de uzak kalabilelim inşallah.   Önce şöyle bir düşünelim. Kur’an peygamberimize indirildiğinde, Allah ın varlığına inanmayanlar mı, Allah yerine putlara tapıyordu? Kur’an a baktığımızda tam tersine putlara tapan, onlardan yardım isteyenlerin büyük kısmının, ehli kitap toplumu olduğunu görüyoruz. Yani bunlar, Yahudi ve Hıristiyan olduğunu söyleyen toplumlar. DEMEK Kİ BUNLARIN HEPSİ EDİNDİKLERİ PUTLARA ALLAH DİYE TAPMIYORLAR, TAM AKSİNE KENDİLERİ İLE ALLAH ARASINDA ARACI OLMALARINI İSTEDİKLERİ, EDİNDİKLERİ BEŞERİ PUTLAŞTIRMIŞ, TAĞUTLARIN ARDI SIRA GİDEREK, ONLARDAN YARDIM İSTER OLMUŞLAR. Aşağıdaki iki ayete önce bakalım.   Sad 6–7: Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır.   Dikkat ederseniz, en son dinde de bunu işitmedik diyerek, Hıristiyanlık dininin ne derece bozulduğunu gösteriyor.   Örneğin isimleri Kur’an da da geçen, veli edinerek ondan yardım istedikleri putlardan olan LAT, o devirde hacca gelen insanlara yiyecek, su gibi ihtiyaçlarını dağıtan, buraya gelen insanların ihtiyaçlarını gören, toplumda çok sevilen bir insan olduğu rivayet edilir.   Yine o devirde putlaştırılan, Allah dan istenecek yardımı, bunların aracılığıyla, bu şahısların putlarından, heykellerinden dileyen MENAT ise, o devrin insanlarının refah ve iyiliği için uğraşan bir insan olduğu, bununda toplumca çok sevildiği rivayet edilir. UZZA ise, yine o devrin insanlarının sağlığı i... Devamı

Yaradan ı Hissedebilmek.

2014-12-29 03:06:00

Bazı ateist sitelerde okuduklarım, aşağıdaki yazımı yazmama neden oldu. Bu sitede yazılan yazıların genel anlamda konusu, Allah ın varlığını inkâr eden ve Allah ın gönderdiği kitapları da yalanlayan, konuları içeriyordu.     Elbette hiç kimseye, sen neden buna inanıyorsun diyemeyiz. Yani hiç kimsenin imtihanına, direk zorla müdahale etme yetkisini Allah, hiç kimseye vermemiştir.  Ama bu düşüncede olanları da, yaşamın gerçeklerine davet etmek, gönül gözlerini açmak adına çaba harcamak, onların bir nebze olsun düşünmelerini sağlamak, elbette biz iman edenlerin görevidir. Çünkü daha sonra iman edip, belki de bizlerden daha çok Allah katında, takvaca üstün olup olmayacağını, bizler bilemeyiz, Allah bilir.     Tabi zorlamadan, kırmadan, saygısızca davranmadan, kendimizi temize çıkarmadan, Kur’an a davet etmeliyiz. Bizim gibi düşünmüyor inanmıyor diyerek, hiç kimseyi dışlayamayız. Bizler peygamberimizin ümmeti olduğumuzu söylüyorsak, peygamberimizin İslam a davetindeki nazik ve saygılı üslubunu asla unutmamalı, bizler gibi düşünmeyenleri hor görüp, saygısız tavır içine girmemeliyiz. Çünkü herkes, kendi yaptıklarından sorumludur.      Dünyada aklını kullanıp sorgulayabilen, özgür yaratılmış tek varlık insan olduğuna göre, söyledikleri ve inandıklarından da özgürdür. Elbette şunu unutmamak şartıyla, söylenen ve yapılan her şeyin bir hesabı, sorumluluğu olduğu gerçeği.     Sitedeki yazılarda da dikkatimi çeken bir konu, insanoğlunun yaratıldığı ilk çağlarından beri, dine ya da bir inanca yöneldiğinden bahsedilir. Bu çok doğru bir tespittir. Peki neden? İşte bu sorun... Devamı

Kur'an ın Emrettiği İbadetlerin Bizlere Kazandırdıkları.

2014-12-28 22:39:00

Bugün sizleri, Kur’an da Allah ın emrettiği ve bizlerin yapmasını istediği namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek gibi konuların üzerinde konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Aşağıda yazacaklarıma bizlere fayda sağlayan, sizlerde kim bilir ne güzel şeyler düşüneceksiniz. Çünkü saymakla, yazmakla bitmez.   Acaba Yaradan bu ibadetlerin yapılmasını kendisi için mi istiyor, yani benim için namaz kıl, benim için oruç tut, ya da benim için zekât ver mi diyor?    Elbette hayır. Tam tersine ne keseceğiniz kurbanın kanı bana ulaşır, nede ben sizlerin kılacağınız namaza da oruca da muhtaç değilim der. Peki, bizlere yapılmasını emrettiği bu görevlerin ne faydası olabilir hiç düşündük mü? Şunu da söylemeden geçmemek gerekir, Rabbimiz bizlerden kendisi için istediği tek bir şey var, oda kendisini inkâr etmeden yüceltmemizi ve bol bol hatırlamamızı, kendisinden yardım dilememizi istiyor, işte büyüklüğün şanı da burada.      Önce namaz kılın emrini birlikte düşünelim. Namazın bizlere ne faydası olabilir. Namazı günün belirli saatlerinde kılarız ve her kılışımızda Allah gelir aklımıza, çünkü onun huzurunda saygıyla kıyam ederiz, ona yönelir ondan isteklerde bulunuruz. Onu aklımızdan çıkarmadığımız içinde, her zaman yanımızda olduğu bilinciyle, atacağımız her adıma dikkat ederiz.     İşte en büyük faydası bana göre bu olsa gerek. Elbette birçok faydası var, üstünde durmamız gereken en önemli konu, Yaradan ı her an hatırlamak ve onun gücünü benliğimizde hissetmektir. Peki, bunun anlamı nedir diye bir soru gelebilir akla. İnsanoğlunu Yaratan öyle yaratmış ki, ona verdiği ne... Devamı

Batıl LOĞUSA İnancı Ve Asıl Kaynağı.

2014-12-28 22:11:00

İslam toplumuna Yahudiler ve Hıristiyanlar, kendi inançlarını öyle bir sokmuşlar ki, hiçbir şeyin farkında bile değiliz. Bunun en büyük nedeni ise elbette, inancımızı yaşarken, Kur’an ı ve aklı devre dışı bırakmamız, rivayet ağırlıklı bir inanç yaşamamız, büyük etken olmuştur.     Bizler Allah ın ayetlerini anlayarak okumadığımız için, Kur’an ın nuru ile buluşamıyor, onun aydınlığından istifade edememenin acısını da, elbette çekiyoruz. Çünkü Kur’an ile aramıza engeller koymuşuz.     Sizlere inancımıza sokulan, hurafe bir geleneğimizi hatırlatmak istiyorum önce. Bir kadın yeni doğum yaptığında, yani loğusa döneminde 40 gün yalnız bırakılmayacağına inanılır.      Loğusa kadına kötü ruhların, karabasan adı verilen yaratıkların zarar vereceği söylenir. Buna toplumlarda farklı isimlerde verilir. Yine batıl inançlar arasında, akşamları özellikle yeni doğan çocuk bezleri dışarıya asılmaz, ya da tam tersine, gündüz dışarı asılmaz şeklinde inançlar vardır. Her bölgede değişik itikatlar olup, bir kısmında ise, loğusa kadının ve çocuğun yanına Kur’an, bıçak, türü şeylerde konmasıdır.     Peki, nedir bunun aslı hiç düşündünüz ya da araştırdınız mı? Önce olaya bilimsel açıdan bakalım kısaca. Gerçektende loğusa kadın ve yeni doğmuş bir çocuğu, belirli bir zaman yalnız bırakmamak, tıbbi açıdan gereklidir. Kadının doğum sonrası oluşacak psikolojik durumları, ya da tıbbi açıdan, ani çıkacak rahatsızlıklara karşı bir sigortadır, loğusa kadının yalnız bırakılmaması.     Şimdide yazımızın başında bahsettiğim, geleneklerimize girmiş olan, asıl konuya bir göz atalım. Kötü ruhlardan korumak, l... Devamı

Farkında Olmadan Yaptığımız Yanlış.( Melek ismini neden yalnız k

2014-12-28 21:37:00

Bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, meleklerin cinsiyeti konusunda olacaktır. Cahiliye devrinde söylenenler ile günümüzde farkında olmadan, bizlerin yaptığı aynı hatalara, sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum.    Hatırlayınız Kur’an ın indirildiği devirlerde, kız çocuklarının istenmediği, hatta diri diri toprağa gömdüklerini biliyoruz. Bu cahiliye döneminde meleklerin dişi oldukları söylenir ve resimleri de yapılırken, dişi olarak yapılırmış. Allah da buna karşılık bakın ne diyor bir ayetinde.   İsra 40: Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? GERÇEKTEN ÇOK BÜYÜK BİR SÖZ SÖYLÜYORSUNUZ.   Bakar mısınız lütfen, Rabbim bunu söyleyenlere ve böyle düşünenlere nasılda kızıyor. Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz diyor. Yani Allah siz bu sözünüzle, büyük bir iddiada bulunuyorsunuz diyerek, kızgınlığını belirtiyor.   Bugün kiliselerin içini süsleyen resimlere baktığımızda, meleklerin bir dişi olarak resmedildiğini görürüz. İşte bu cahiliye devrinden günümüze kadar gelen, yanlış inancın etkisindendir.    Peki, biz Müslümanların durumu, acaba çok mu farklıdır dersiniz. Sizlere sormak isterim, hatırlayınız evlatlarımıza melek ismini koyarız. Siz hiç erkek çocuğuna melek ismini koyduğumuzu gördünüz ya da duydunuz mu çevrenizde? Cevabınızı duyar gibiyim.   Evet, hiçbir zaman bir erkek çocuğa, melek ismini her nedense koymayız, o ismi kızlarımıza layık görürüz. Fakat meleklerden olan ve çok özel görevleri belirtilen özel isimleriyle z... Devamı