Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (482)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kur'an Ve Gökyüzünde Yaşayan Başka Bir Alem.( Uzayda Yaşam)

2014-12-30 22:48:00

EKİM       Bugün sizlerle, uzayda yaşam var mı sorusuna, Kur’an dan cevap aramaya çalışacağız. Allah yanlışlarımı affetsin. Her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdim diyorsa Rabbimiz, bu konuda da Kur’an da bir bilgi ya da işaret vermiş olmalı diye düşünüyorum.   Allah Kur an ayetlerini, iki kısma ayırdığını açıklıyor. Birisi bizlerin inancımızı yaşamamızda gerekli, Kur’an ın anası olan ve sorumlu olduğumuz MUHKEMayetler, diğeri ise yüzyıllar geçtikçe ilmin ortaya çıkaracağı ve Kur’an ın gücünü tüm insanlığa göstereceği MÜTEŞABİH ayetler. İşte uzayın derinliklerinde başka bir hayatın olup olmadığı sorusu da Kur’an da müteşabih ayetler konumundadır. Allah açıkça söylemeyip işaret ettiği bilgiler olduğunu düşünüyorum bu konuda. Herkes Kur’an ı anlayarak okumalıdır, çünkü yazdıklarımdan ben sorumluyum, size de düşen doğruluğunu hemen kabul etmek değil, Kur’an dan araştırıp Rabbin söylediği gibi aklımızı ve mantığımızı kullanmaktır doğru olan. Birlikte Kur’an a bakalım karar ve yorum sizlerin.   Allah Kur’an da gökyüzünden bahsederken, birçok anlamda kullanır. Kimi zaman kendi katından bahseder, kimi zaman yağmurun konusunu işlerken kullanır. Bunlardan başka bazı ayetlerde gökyüzü ve yeryüzü arasındakilerden söz eder. Yeryüzünde insanlardan bahsederken, birde cinlerin olduğunu, hatta onlara da kitap indirildiğini açıklar. Bakın cinler ile ilgili birkaç ayet örneği verelim ki, gökyüzü ve yeryüzü arasındakiler sözünden yalnız cinler âlemi anlaşılmasın.   Enam 13... Devamı

Bizler İnancımızı İşte Böyle Yaşıyoruz.

2014-12-30 22:04:00

Geçen gün yeni bir yazımı sitelere eklemeye çalıştığımda, bir siteden yasaklandığımı gördüm. Yasaklanma nedeni olarak da aynen şu sözler yazıyordu.     (Aşağıdaki sebepten dolayı yasaklandınız:   “Benim emrettiğim veya nefyettiğim bir konu kendisine iletildiğinde, sakın sizden biriniz, koltuğuna yaslanmış olarak, biz onu bunu bilmeyiz, ALLAHIN KİTABINDA NE BULURSAK ONA UYARIZ, İŞTE O KADAR DERKEN BULMAYAYIM. ( Ebu Davud)     Evet, beni sitelerine girmemi yasaklamalarının nedeni olarak, peygamberimizin bu hadisinin olduğunu söyleyip, benim buna muhalif yazı yazdığımdan dolayı, yasaklandığımı yazmışlar. Önce peygamberimiz böyle bir söz söylemiş midir, gelin onu düşünelim. Eğer gerçekten söylediğine kanıt Kur’an dan onay alıyorsak, ben büyük bir yanlış yapmışım demektir. Yok eğer bu hadis diye nakledilen sözler, Kur’an dan ve yine peygamberimizin diğer hadislerinden onay almıyorsa, benim siteye girişimi bu nedenle engelleyenler, toplumun Kur’an ile kucaklaşmasını engellemiş olacakları gibi, içimize sokulan hurafelerin temizlenmesine de engel olduklarını bilmelidirler. BUNUN VEBALİ VE SORUMLULUĞU ÇOK ÇETİN OLACAKTIR HESAP GÜNÜ.     Benim her zaman hatırlatmaya çalıştığım, peygamberimizin bazı hadisleri vardır ki, bizlere çok önemli yol gösterir. Şimdide onlara bakalım.     Benden sonra, benim adıma söylenecek çok söz duyacaksınız, Bu sözleri KURAN İLE KARŞILAŞTIRINIZ ki, benim sözüm olup olmadığı hakkında delalete düşmeyesiniz. Her kim ki, ben söylemediğim halde bu sözü peygamber söyledi dese, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.   ALLAH’IN KİTABINDA HELAL KILDIĞI HELAL, HARAM KILDIĞI HARAMDIR. Hakkında sustuğ... Devamı

Allah ın Kur'an da YEMİN ETMESİ Ne Anlama Gelir.

2014-12-30 21:39:00

Bir arkadaşımın bana Kur’an da Allah, birçok ayetinde yemin ediyor, bunun anlamı nedir, Allah yemin eder mi diye sormuştu. Gerçekten güzel bir soru. Bende Rabbin rehberinden anladığım kadarıyla kendisine cevap verdim, sizlerle de bunu paylaşmak istedim. Yanlışımı Rabbim affetsin.     Yaratan neden yemin eder? Kur’an ın anlatım ve izah şekli, bizlerin yaratılışımızdaki öz benliğimizde yatan bazı değişmez ön yargı, algılama, kabullenme özelliklerine göre anlatır ayetleri. Örneğin Allah cennet ve cehennemi tasvir ederken öyle bir anlatır ki, bu Dünyada bizleri çok mutlu edecek, gitmek istediğimiz ama gidemediğimiz yerlerin tasvirini yapar bizlere cenneti anlatırken. Ya da tam tersi cehennem için bunun tersini söyler. Buna benzer konuların üzerinde durmak istediğinde bizlerin anlayacağı tabirleri kullanır. Kendi katından bahsederken hep bu Dünya ile benzetme yapar, daha iyi anlayabilmemiz için.     Bizler sözlerimizi kabul ettirmek, amacımıza ulaşmak için, söylediklerimizi tastikleyici bir şahit, kabul ettirici bir güç ararız kendimize, verdiğimiz örnekler, deliller sanki kendimize bile yetmez. Başımızdan geçen bir olayı anlatırken, acaba karşımızdaki inandı mı diye hayıflanırız, adeta yemin etme gereği duyarız. Allah ı yada birilerini şahit gösteririz inandırmak için.     Biz insanların yemini, anlattığımız kabul ettirmek istediğimiz şeylerin destekçisi, görünmez delilidir adeta. İnsanlık tarihi boyunca araştırdığımız da insanların hep tapınacak, güç alacak, sığınacak birilerini bulmuşlardır kendilerine. Güneşe, aya ya da korktukları güçlü şeylere. Karşısındaki insana söylediklerini kabul ettirmek, inandırmak için kendilerince inandığı yüce varlığı kullanıp, onun adını şahit gö... Devamı

Cuma Namazı KADINLARA Farz Değil midir?

2014-12-30 21:19:00

          Geçen gün Cuma namazı için camiye gittiğimde, hutbede aynen şu sözleri söyledi Müftü.   “PEYGAMBERİMİZ CUMA NAMAZININ KADINLARA FARZ OLMADIĞINI, YALNIZ ERKEKLERE FARZ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİR.”   Tabi hiç şaşırmadım, ne yazık ki günümüzde İslam dini yaşanırken, Allah ın rehberi bir kenara bırakılmış, rivayetlere iman edilip yaşanır olduğundan, bu tür sözleri artık yadırgamıyor insan.    Peki, gerçekten peygamberimiz böyle bir söz söylemiş olabilir mi? Eğer peygamberimiz böyle bir söz söylemediyse mahşer günü, hesabın görüleceği gün, peygamberimizin şahitliğinde bu sözlere inananlar, peygamberimize iftira atanların saflarında olacaklarını da bilmelidirler. Gelin böyle bir sözü peygamberimiz söylemiş olabilir mi, şimdide onu Kur’an ın yardımıyla anlamaya çalışalım. Önce Kur’an ın, cuma namazına davet eden ayetini yazalım.   Cumua 9: EY İMAN EDENLER! Cuma günü namaza çağırıldığı zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. EĞER BİLMİŞ OLSANIZ, ELBETTE BU, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.   Yukarıdaki ayeti sizler okuduğunuzda, Yüce Rabbimizin EY İMAN EDENLER SESLENİŞİNDEN, hitabından siz yalnız erkeklere hitap ettiğini mi anladınız? Eğer yalnız erkeklere davet olsaydı, aşağıdaki ayetlerde Rabbin açıkça söylediği gibi, bu kesin bir dille örneklerle açıklanıp izah edilmez miydi?   Kehf 54: Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için HER TÜRLÜ MİS... Devamı

Kur'an da KABİR AZABI anlatılır mı?

2014-12-30 20:38:00

SUBAT         Yazımızın konusuna geçmeden önce, sizlere Kur’an dan bazı ayetleri hatırlatmak istiyorum, çünkü konu bu şekilde daha iyi anlaşılacaktır umarım. Rabbimiz Kur’an da bazı ayetlerinde şöyle diyor.    Enam 38. ; BİZ KİTAP'TA HİÇ BİR ŞEYİ NOKSAN BIRAKMADIK, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.   Enam 114. ALLAH size Kitap'ı AYRINTILI KILINMIŞ BİR HALDE İNDİRMİŞKEN, ALLAH’IN dışında bir hakem mi arayayım?    İsra Suresi 36. HAKKINDA BİLGİN OLMAYAN ŞEYİN ARDINA DÜŞME! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.    Ankebut Suresi 51. KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.    Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.   Yukarıda bazı ayetleri yazdım, bunu bazı unuttuğumuz değerleri hatırlatmak içindi. Ne diyor Yaradan, ben bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadım diyor. Bu sözleri tebliğ alan bizler, beşerin tam tersini söylediği, bu kitap özet bilgidir, Kur’an da her şey yazmaz diyenlerin sözlerine nasıl kandığımızı, aldandığımızı da, lütfen düşünmesini rica ediyorum.   Devamında ki ayette de, bu kitap ayrıntılı iken, başka kitaplara mı bakıp iman edeyim diyor. Diğer ayette ise, hakkında bilgin olmayan şeylerin ardına düşülmemesi gerektiği, sonun... Devamı

Allah a TANRI Yada İLAH İsmiyle Hitap Etmemiz, Yanlış mı Olur.

2014-12-30 09:30:00

Bizleri din adına birileri öyle yönetiyor ki, sanırım eğriyi doğrudan ayırabilmemiz için, eğer Rabbin gönderdiği Furkan ile aramıza bir duvar örülmesine müsaade etmiş, onunla bağımız kesilmiş ise, doğrusu nasıl bir yolda yürüdüğümüzün de farkına varmamız, mümkün olmayacaktır.   Geleneksel İslam ın öğretisinde Allah a, Tanrı ya da ilah demenin yanlış olduğu öğretilmiş ve ALLAH IN 99 İSMİ İÇİNDE, TANRI KELİMESİ GEÇMİYOR, ONUN İÇİN BU İSMİ KULLANAMAYACAĞIMIZ BİZLERE SÖYLENMİŞTİ. Fakat ayetler üzerinde bir bütün olarak düşündüğümüzde, bu düşünceden yola çıkarsak, yanılabileceğimizi göreceksiniz. Bu düşüncelerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Yorum ve karar elbette sizlerin.   Önce sizlere bazı ayet örneklerini vermek istiyorum, ama aynı ayeti yine Diyanetin yayınladığı, fakat her ne hikmetse bazı kelimeleri zamanla değiştirip yayınladığı, meallerinden dikkatinizi çekmesi adına örnek vermek istiyorum. Acaba gerçekten Kur’an da, TANRI YA DA İLAH kelimesi geçmiyor mu, bunu gelin birlikte anlamaya ve üzerinde düşünmeye çalışalım.   Diyanet İşl. Bşk. eski meali:   HUd 84: Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey milletim! ALLAH'A KULLUK EDİN; O'NDAN BAŞKA TANRINIZ YOKTUR. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."   Diyanet İşl. Bşk. yeni meali:   Hud 84: Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: “Ey kavmim! ALLAH’A KULLUK EDİN. ... Devamı

Hakkın Yerini Batıl Alırsa.

2014-12-30 09:12:00

Allah dinde zorlama yoktur der. Hiç kimse karşısındaki bir insanı, kendisi gibi iman etmeye zorlayamaz. ÇÜNKÜ HEPİMİZ İMTİHANDAYIZ, HER MÜSLÜMAN KENDİ İMTİHANINI YAŞAMAKLA BİZZAT MÜKELLEFTİR. Daha açıkçası kendi imtihanını, başka kişilere havale edemez, onların sözleriyle yaşayamaz. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyorsa, imtihanımızın da kaynağı yalnız Kur’an dır.     Kur’an terbiyesi alan bir Müslüman, hiçbir zaman kendisini temize çıkartarak, karşısındaki kişinin inancını küçümsemez, onun inancıyla alay etmez. Çünkü Allah kendinizi temize çıkartarak, başkalarına öğüt mü veriyorsunuz diyerek uyarır ve kimin Allah katında doğru yolda olduğunu, yalnız ben bilirim der.     Kur’an terbiyesi alan bir kişi ya da kişiler aynı kitaba, aynı peygambere iman eden AMA farklı düşünen din kardeşine, düşünce ve inancında asla baskı yapmaz.  Onu inancından dolayı küçümsemez, saygısız tek bir söz dahi söyleyemez. Tüm bunları söyleyen Kur’an dır.     Toplumlar din ve iman adına, eğer birbirlerine tahammül edemiyorsa, özgürce konuşamıyor ve özgürce inancını yaşayamıyorsa, o toplumda doğrular, gerçekler uzun süre açığa çıkamaz. Gerçeklerin bastırıldığı bir toplumda, hayatın huzurlu olması da beklenmemelidir.     HAK BATILDAN DEĞİL, BATIL HAKTAN KORKAR. ONUN İÇİNDİR Kİ YASAKLARI KOYANLAR, HAKTAN YANA OLANLAR DEĞİL, BATILDAN YANA OLANLARDIR. Eğer bir toplumda fikir, düşünce ve inanç ekseninde yasaklar ve baskı varsa, orada hakkın yerini batıl almış demektir.     Tüm bu sözleri neden söylediğime gelince. Ben birçok sitede, Kur’an ... Devamı

Kur'an da Geçen ÜMMİ Sözünden Ne Anlamalıyız.

2014-12-30 07:23:00

KASİM       Kur’an da geçen ümmi kelimesinin anlamını, ayetleri birlikte düşünerek anlamaya çalışalım. Çünkü bu konuda İslam âlemi açıkça ikiye bölünmüş durumda. Bir kısmı ümmi sözünden peygamberimizin okuma yazma bilmeyen bir insan olduğunu, bir diğeri ise ümmi sözünden ehlikitap olmayan, o günün değişmiş yozlaşmış dinlerin hiç birisine tabi olmayan anlamının anlaşılması gerektiğini savunmaktadırlar. Bizde Kur’an ayetlerinden yararlanarak, onu bir bütün olarak düşünüp, ÜMMİ kelimesini Kur’an ne anlamda kullandığını anlamaya çalışalım. Sözlüğe baktığımızda ümmi kelimesinin anlamı olarak şunlar yazıyor.    (Anasından doğduğu gibi kalmış ve tahsil görmemiş, mektep ve medresede okumamış kimse. )   Acaba Kur’an da geçen ümmi kelimesinden bunlarımı anlamalıyız? ÇÜNKÜ ALLAH PEYGAMBERİMİZİ ÜMMİ PEYGAMBER OLARAK NİTELİYOR. Okuma yazma bilmeyen bir insanımı elçi olarak gönderdi dersiniz Allah, yoksa günümüzde sözlük anlamında geçen anasından doğduğu gibi sözcüğünden yola çıkarak doğruluk, dürüstlük adına bozulmamış, aklın ve mantığın gerçeklerini arayan, çevresindeki din adına yanlışları, bozulmuşluğu gördüğünden sözde ehli kitap ehlinden uzak duran bir insan olarak mı anlamalıyız, gelin birlikte ayetlerden anlamaya çalışalım Allah ın izniyle.   Bakara 78: İçlerinde bir takım ÜMMİLER VARDIR Kİ, KİTAB'I BİLMEZLER. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar. &... Devamı

Bizler Yoksa Hala, Putlara,Tağutlara Tapmaya Devam mı Ediyoruz.

2014-12-30 05:03:00

Bugün sizlerle Kur’an da geçen, puta tapanlar sözünden Yaradan kimlerden bahsediyor ve puta tapanların inançlarının neler olabileceğini, yine Kur’an dan yola çıkarak anlamaya çalışalım ki, Yaradan ın kızdığı bu inanç şeklinden, bizler de uzak kalabilelim inşallah.   Önce şöyle düşünelim. Bu Kur’an peygamberimize indirildiğinde, Allah ın varlığına inanmayanlar mı, Allah yerine putlara tapıyordu? Kur’an a baktığımızda tam tersine putlara tapan, onlardan yardım isteyenlerin büyük kısmının, ehli kitap toplumu olduğunu görüyoruz. Yani bunlar, Yahudi ve Hıristiyan olduğunu söyleyenler. DEMEK Kİ BUNLARIN HEPSİ EDİNDİKLERİ PUTLARA ALLAH DİYE TAPMIYORLAR, TAM AKSİNE KENDİLERİ İLE ALLAH ARASINDA ARACI OLMALARINI İSTEDİKLERİ, EDİNDİKLERİ BEŞERİ PUTLAŞTIRMIŞ, tağutların ardı sıra giderek, onlardan yardım ister olmuşlardı. YANİ EDİNDİKLERİ VELİLERİ PUTLAŞTIRARAK, ADETA TANRI YARDIMCILARI YARATIYORLARDI.   Örneğin isimleri Kur’an da da geçen, veli edinerek ondan yardım istedikleri putlardan olan LAT, o devirde hacca gelen insanlara yiyecek, su gibi ihtiyaçlarını dağıtan, buraya gelen insanların ihtiyaçlarını gören, toplumda çok sevilen bir insan olduğu rivayet edilir.   Yine o devirde putlaştırılan, Allah tan istenecek yardımı, bunların aracılığıyla, bu şahısların putlarından, heykellerinden dileyen MENAT, o devrin insanlarının refah ve iyiliği için uğraşan bir insan olduğu, bununda toplumca çok sevildiği rivayet edilir.   UZZA ise, o devrin insanlarının sağlığı ile ilgilenen, onların sağlığına koşan bir insan olduğu anlatılır. Tabi tüm bu bilgilerin doğruluğu konusunda, kesin bir bilgide yoktur. Yalnız bilinen bir gerçek varsa, yaşadığı devirde çok sevilen, saygı duyulan, yardım sever bir insan olduklarıdır. Yaşadıkları dönemle... Devamı

KUR'AN A GÖRE HELAL VE HARAM KONUSU

2014-12-30 04:43:00

  Haram ya da helal konusu, Allah ın kitabında çok açık ve net bir şekilde anlatılmıştır. Sizlere rivayete göre değil, bizzat Allah ın koruması altındaki kitaptan alıntı yaparak, bu konuyu anlatmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın Rabbimiz ne diyor. Ama önce bizleri nasıl ikaz edip kesin delili olmayan, yani Kur’an ın bahsetmediği, ama bir rivayete göre diye başlayan sözleri, Kur’an a denk görenlere, nasıl ikazda bulunuyor Allah, önce ona bakalım.    Mümin 56: KENDİLERİNE GELMİŞ KESİN BİR DELİL OLMAKSIZIN, ALLAH'IN AYETLERİ HAKKINDA MÜNAKAŞA EDENLER VAR YA, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.   Değerli dostlar, Allah a nasıl sığınılır? İndirdiği kitaba sarılmakla elbette. Bizler için kesin delil, emin olunan bilgi nerede vardır? Elbette Kur’an da. Çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiyor muydu Yüce Rabbimiz? Emin olmadığınız bilginin ardından gitmeyin diye, uyarmıyor muydu bizleri. Şimdide Kur’an ın helal, haram konularında neler söylediğine bakalım.    Araf 32: De ki: "ALLAH'IN KULLARI İÇİN ÇIKARDIĞI SÜSÜ, GÜZEL, TEMİZ VE TATLI RIZIKLARI KİM HARAM ETMİŞ?" De ki: "Dünya hayatında onlar, inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindir onlar." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, AYETLERİ BÖYLE AYRINTILI KILIYORUZ.   Bu ayete baktığınızda, demek ki Allah ın haram demediği hiçbir şeye peygamberimiz dâhil, kimse haram diyemez, ayetten bunu anlıyoruz. Ayetin sonundaki cümle di... Devamı

MAUN Suresi Ve Dikkat Çeken Uyarıları.

2014-12-30 04:07:00

Maun suresini dikkatle okuyup, eğer üzerinde düşünürsek, yaptığımız yanlışlarında, daha çok farkında olacağımıza inanıyorum.   Maun suresinde Yaradan, bizlere öyle şeyler anlatıyor ki, bir bütün değerleri, parça parça edip, içinden işimize gelenleri seçtiğimizde, asla amaca ulaşamayacağımızı, daha da önemlisi yapılan tüm uğraşların, ibadetlerin boşa gideceğini bizlere anlatıyor.    Gelin önce sureyi okuyalım, daha sonrada üzerinde düşünmeye çalışalım.   Mâ’ûn Suresi Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Dini yalanlayanı gördün mü?  2. İşte o, öksüzü iter, kakar.  3. Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.  4. VAY HALİNE O NAMAZ KILANLARIN Kİ,  5. Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.  6. Gösteriş yaparlar onlar,  7. Ve yardımlığı sakınırlar.      Surenin ilk ayetinde dini yalanlayanı gördün mü sözlerinden, önce ne anlamalıyız onu düşünelim. Bu sözlerden iman etmeyenlerden bahsediliyor diye anlarsak, daha sonra ki ayetlerle ters düşeriz. Çünkü İnanmayan bir insan zaten ne yoksulu doyurur, zekât verir nede namaz kılar.      Demek ki ilk ayette, öyle insanlardan bahsediyor ki Allah, İman ettiğini söylediği halde imanının, inancının kurallarını yerine getirmekte titizlik göstermeyenlerden bahsediyor. Bunlar kendi hurafe itikat ve çıkarları doğrultusunda hareket eden, ayetlerden istediğini alıp, işine gelmeyenleri almayan, anlamlarını değiştirip böylece gerçeği yalanlayan, Allah ın ayetlerinde geçen kelimelerle oynayan, farklı anlamlar vererek bütünden sapan, kişilerden bahsediliyor.     Müslü... Devamı

Kur'an ın Emrettiği NAMAZ,ORUÇ ve ZEKATIN, Özünü Amacını Doğ

2014-12-30 03:39:00

Kur’an ı anlamadan doğru yaşamamız mümkün olamaz. Belki birilerinden, Kur’an hakkında çok şeyler öğrenebiliriz, ama doğruluğundan asla emin olamayız. Emin olabilmek içinde, önce kendimiz mutlaka Kur’an ile buluşmalı ve onu anlamak adına çaba harcamalıyız. Çaba harcamadan, kendimizden bir uğraş vermeden, imtihanımızda başarılı olacağımızı da düşünmemeliyiz.  Eğer birileri siz Kur’an ı anlayamazsınız, onu veli insanlar ancak anlayabilir diyorlarsa, şunu unutmayınız ki, BUNU SÖYLEYENLERİN KUR’AN DAN GİZLEMEYE ÇALIŞTIKLARI BİR ŞEYLER VAR DEMEKTİR. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dedikten sonra, asla kullarının anlayamayacağı bir rehber gönderip, daha sonrada ondan sorumlu tutmaz. Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, acaba Allah ın Kur’an da bolca bahsettiği, bizlere önerdiği, NAMAZ, ORUÇ, ZEKÂT GİBİ İBADETLER, bizlerin Allah a borcumudur? Çünkü günümüzde namaz her Müslüman ın Allah a borcudur denir. Gerçekten Yaradan ın bizlere Kur’an da zikrettiği, ibadetleri Allah a borcumuzu ödemek için mi yapıyoruz? Ya da onun için mi yapmalıyız? Bu önemli konuyu, gelin birlikte Kur’an ışığında düşünelim, anlamaya çalışalım. Önce namazı ele alalım. Eğer namaz bizlerin Allah a borcumuz olsaydı, borç alacak ilişkisini Yaradan la kurmamız gerekirdi ki, sanırım bu borcu bizlerin ödemesi çok zor olurdu. Borç alacak ilişkisi, aynı değerde kişiler arasında olur. YARADAN LA BİZ ACİZ KULLARININ ARASINDA, SİZCE BÖYLE BİR ALIŞ VERİŞ OLABİLİR Mİ? BORÇ ALACAK İLİŞKİSİ İLE ALLAH A YAKLAŞIRSAK, ONUN YÜCELİĞİNE, EŞİ BENZERİ OLMAYAN MAKAMINA, SAYGISIZLIK YAPMIŞ OLURUZ.  Namazı Kur’an da bolca zikreden Allah, bu y... Devamı

Bizlere İslam ı Anlatanlara Bakarmısınız Lütfen.

2014-12-30 03:13:00

Cuma namazına gittiğimde, hutbede görevli hatip, öyle bir hadis örneği verdi ve topluma bunu önerdi ki, duyduğumda içinde yaşadığımız İslam ın, bizleri getirdiği noktayı çok daha iyi anladım. Bakın hutbede topluma verdiği hadis örneğinde, neler anlatılıyor.   (Kim ki Cuma günü bana 80 Salâvat getirirse, O KİMSENİN 80 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.     Kim ki Cuma günü bana 100 salâvat getirirse, O KİMSENİN 100 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.)   Hatırlatırım bunu söyleyenler, eğitimsiz, bilinçsiz insanlar değil. Diyanetin kontrolünde, bir camide vaaz vermeye yetkili bir kişinin söyledikleridir. Doğrusu söyleyecek söz bulamıyorum. Allah a ve elçisine, söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterenlerin cezasını bilmeyenlere, Kur’an ı dikkatle okumalarını öneririm.   Cuma namazı toplantı namazıdır. Allah ın kadın, erkek diye ayırmadan tüm iman edenlerin, işi gücü bırakıp gitmesini istediği, önemsediği bu toplantı namazında ki asıl amaç, halkın Kur’an a davet edilerek bilgilendirilmesi, toplum arasında sosyal birliktelik sağlanmasıdır.   Peki, bunlar mı yapılıyor günümüzde, yoksa Allah ın hiç bahsetmediği, hatta Kur’an öğretisine tamamen ters, düşüncelere mi yönlendiriliyor toplum? Tabi kadınlarımızın, bu namazdan mahrum bırakılmasının acısını, toplum olarak çektiğimizi de unutmayalım. ONUN İÇİNDİR Kİ SOSYAL BİR TOPLUM OLAMADIK, BÖYLE DEVAM EDERSE, OLMAMIZDA MÜMKÜN DEĞİL. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.   Kur’an ı anlayarak bir kez okuyan bir insan bile, bu sözleri peygamberimizin asla söylemeyeceğini anlar. Peki, onca dini eğitimden geçmiş ve devletin kontrolündeki bir... Devamı

Kur'an ı Anlayabilmek Adına Yaptığımız Yanlışlar.

2014-12-30 02:57:00

Günümüzde İslam ı, Kur’an ı anlamaya çalışırken, öyle kaynaklardan, bilgilerden istifade ediyoruz ki, hiç sorgulamadan, düşünmeden Kur’an süzgecinden geçirmeden yaşamımıza geçiriyoruz. Ne yazık ki bu yol ve yöntemi, geçmişte de büyük bir çoğunluk böyle yaşamış, bugünde öyle yaşıyor. Bu konuya örnek olması adına, yazdığım yazıma bir kardeşimizin verdiği cevap üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın bir arkadaşımız, yazdığım yazıma karşılık ne yazmış.     (Sen edille-i şeriyye diye bir şey duydun mu hiç? Ayrıca hiç kimse Kuran ayetlerini dizip dizip, bak şurada şu yazıyor, o zaman benim aklıma göre şu anlam çıkar, diyemez. DİYEN KİŞİ YA DİN SAPIĞIDIR YA ULTRA MEZHEPSİZDİR YA DA ÖZEL YETİŞTİRİLMİŞ BİR SİYONİSTTİR.   SEN KURANIN AÇIKLAMASININ SENİNİN MİNİCİK BEYNİNİN ALDIĞI KADAR OLDUĞUNU MU SANIYORSUN?  Yürü git, burada çoluk çocuk kandıracağım diye uğraşma. Her önüne gelen din şarlatanı olmuş.)     Yukarıdaki sözleri değerlendirdiğimizde, bizler şuan ki aklımız ve mantığımızla, Allah ın emrettiği, bizlere rehber olsun diye gönderdiği Kur’an ın muhkem ayetlerini, anlamamızın mümkün olmadığını, Kur’an ı anlayabilmemiz için, beşeri başka kaynaklara mutlaka ihtiyacımızın olduğu anlatılmaya çalışılıyor. DÜŞÜNÜN LÜTFEN BEŞERİN DAHİ YAZDIĞI BİR İLMİ KİTABA, BU SÖZLERİ SÖYLESEK, SANIRIM KİTABIN YAZARI ÇOK ÜZÜLÜRDÜ.      Kur’an ı kendi aklı ve çabasıyla anlamaya çalışanlara da, arkadaşımızın layık gördüğü sözlere üzülmemek elde değil. Bu kardeşimiz Kur’an ı anlayarak okumuş olsaydı, bu yolu ve y... Devamı

Kadir Gecesi Ve Günümüzde Yaptığımız Büyük Yanlış.

2014-12-30 02:24:00

TEMMUZ       Bu gün sizlerle, Allah ın Kur’an da açıkladığı ve Ramazan ayında indirmeye başladığı Kur’an ın ve o gecenin, yani kadir gecesinin üzerinde konuşmak istiyorum.    Önce şunu belirtmek isterim ki, Kur an da açıkça günü belirtilen, hiç bir özel gün yada gece yoktur.  Bizlerin kutladığı kandil geceleri, Kur an da asla geçmez Allah emri değildir, peygamberimiz döneminde de yoktu. Kutladığımız kadir gecesi ise hangi gece olduğu Kur'an da belirtilmeyip, Kur’an Ramazan ayı içinde indirilmeye başlandığı bilgisini verdikten sonra, asla ayrıntıya girmemiş ve o geceyi özellikle söylememiştir.    Hemen hatırlayalım, Kur an ı bir Ramazan ayı içinde, indirilmeye başlandığını söyleyen Allah, yılını dahi belirtmez. Biliyorsunuz, geçmiş dönemdeki Müslümanlar ve ibadetler Kur’an da da bahsedildiği gibi AY takvimi kullanılırdı. Ay takvimi de aylar sabit olmayıp, her yıl onar gün hareket halindedir.   Bu durumda bir yıl içinde yani 365 güne yayılmış bir gece olarak düşünebiliriz. Daha açıkçası, Ramazan ayının her günü içinde olabileceği, ama bir yıl içinde bir ramazan ayına denk geleceğini önce unutmamalıyız. Bu demektir ki bir Müslüman Ramazan ayının her gecesini, kadir gecesi olabileceğini düşünerek, ömrü boyunca çok daha dikkatli ve özenle geçirmelidir.   Şimdi de bu konu ile ilgili Kur an ayetlerini hatırlayalım.   Bakara 185: RAMAZAN O AYDIR Kİ; İNSANLARA KILAVUZ OLAN, İYİ-KÖTÜ AYRIMIYLA HİDAYETTEN KANITLAR ... Devamı

Kadir Gecesi Ve Kur'an.

2014-12-30 00:04:00

  TEMMUZ       Bu yazımda, Kadir gecesi konusunu konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce konuyla ilgili ayetlere bakalım, daha sonrada geleneksel İslam ın inandığı bilgilerle, Kur’anı karşılaştıralım. Bakalım gerçekten belli olan bir KADİR gecesi var mı? Yoksa Allah özellikle mi, bu gecenin hangi gece olduğunu söylememiştir? Onun üzerinde düşünerek, daha doğruyu bulmaya çalışalım.   Bakara 185: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak KUR'AN'IN İNDİRİLDİĞİ AYDIR. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun……….   Kadir 1: Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.        2:  Bilir misin nedir Kadir Gecesi?        3: KADİR GECESİ BİN AYDAN DAHA HAYIRLIDIR.        4:  Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!        5:  Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!   Allah Kur’anı Ramazan ayında indirilmeye başlandığını söylerken, Kadir suresinde de, ismini verdiği Kadir gecesinde indirilmeye başlandığını açıklıyor. Devamında ise bu gecenin öneminden bahsederek, bin aydan hayırlı olduğu müjdesini veriyor. Hesaplarsak bin ay, neredeyse bir insan ömrü.    Sanırım bizler yine aç gözlülüğümüzü, kolaya kaçma alışkanlığımızı, nefsimizin zayıf yönünü kulla... Devamı

Maide Suresi 13-14-15. Ayetleri Görmezden Gelenlere.

2014-12-29 23:31:00

Kur’an ı anlayarak birkaç kez okuyan bir Müslüman, onun aydınlık nuruyla aydınlanacak ve Kur’an ın gerçeklerini görecektir. Eğer anlamını bilmeden okuyor, üzerinde hiç düşünemiyorsak, işte o zaman Rabbin nurundan, güneşinden de, istifade edemiyoruz demektir. Çünkü Allah ayetlerin üzerinde, özellikle bizlerin düşünmesini ve aklımızı kullanmamızı emreder.     Allah Kur’an ı sizlere rehber, yol gösterici olsun diye gönderdim diyor da, onu anlayarak okuyup, üzerinde düşünen kullarının, gönül gözlerini açacağı müjdesini veriyorsa, bizlere düşen Rabbin rehberini bilerek, anlayarak, düşünerek okumak olmalıdır.     Allah Kur’an ın yarısından fazlasında verdiği, kıssadan hisseler ve örneklerle, bizlere nasıl yaşamamız gerektiğini, GEÇMİŞ TOPLUMLARIN YAPTIĞI HATALARI ÖRNEKLER GÖSTEREREK ANLATMIŞTIR. Bunu yapmasının nedeni, aynı hataya bizlerinde düşmemesi içindir. Geçmiş kavimlerin yaptığı yanlışların sonunda, Allah ın bu toplumlara verdiği cezalardan da örnekler vererek, ibret almamızı sağlamıştır.     Bizler Kur’an ın verdiği örnekleri, ne yazık ki hikâye dinler gibi dinleyip, o günkü yanlış olayların, bizlere hitap ettiğinin de, farkında değiliz. Daha açıkçası bizler günümüzde, Allah ın ayetlerinde verdiği örnekler, kıssalar sanki o devrin toplumuna has indirilmiş gibi, verilen örneklerden hiç üzerimize alınmıyoruz bile.     Hatta bazen bizler, Allah ın o devrin toplumuna, atalarının sanı ve rivayetlere dayalı itikatlarından vazgeçmeyenlere, Araf suresi 185. Ankebut 51.  ayetinde seslendiği aşağıdaki uyarıları,  bugün görmezden gelenler, üzerine alın... Devamı

Ramazan Ayını İdrak Edebilmek.

2014-12-29 23:10:00

Bereketli Ramazan ayına, bu yılda şükürler olsun ki ulaştık. Ramazanınız mübarek olsun. Tuttuğunuz oruçlar, bedeninize ve ruhunuza dilerim sağlık ve esenlikler getirsin.     Allah bizlere ve bizden önceki toplumlara, oruç tutmamızı özellikle önermiştir. Peki neden? İşte önce bu sorunun doğru cevabını mutlaka bulmalıyız ki, orucun faziletlerinden gereği gibi faydalanabilelim.      Allah Kur’an da indirdiği ayetlerin üzerinde, bizlerin özellikle düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Eğer Allah ın emirlerini, düşünmeden yerine getirirsek, ayetlerin bizlere vermek istediklerinden, gereği gibi faydalanamayız. Çünkü akıl devre dışı bırakıldığında, inancımızı da güçlü ve doğru yaşayamayız. Onun içindir ki Kur’an ın onlarca ayetinde, Allah bizleri düşünmeye davet eder.     Allah bizlerin, sırf kendisi için aç kalmamızı istemeyeceğine göre, demek ki bu bedenin, ruhun ve nefsin oruca ihtiyacı var demektir. Oruç tutan sıhhat bulur, tutmayan sıhhatten mahrum kalır.     Oruç Allah ın bizlere emanet ettiği, bedenimizin dinlenmeye alındığı, ruhumuzun ve nefsimizin de terbiye edildiği aydır. On bir ay bizlere hizmet eden, bedenimiz ve onun çalışan organlarının oruç ayında, bakıma alındığı, tabiri caizse bedenin ve organlarının yavaşlatılmış bir çalışmaya girdiği aydır. Tıpkı fabrikaların bakıma alınması gibi. Elbette bu ayda, yalnız bedenimiz ve organlarımız değil, ruhumuzun ve nefsimizin de, çok önemli bir eğitimden geçtiği aydır.     Bu ayın önemini idrak edip, nefsine akılla hükmederek, gereği gibi bu aydan faydalananlara ne mutlu. Ömrünün geri kalan zamanı içinde, daha sağlıklı ve mutlu yaşamak isteyen, Ramazan ayın... Devamı

Hüküm Yalnız Allah ın dır.

2014-12-29 22:57:00

  İslam ı yaşarken yaptığımız en büyük yanlış, Allah ın verdiği hükümlerine, edindiğimiz yanlış itikatların etkisiyle, elçisini de ortak etmeye çalışmamız olmuştur. Bu yanlışı yapmamızın en büyük nedeni de, bizlerin Kur’an ile arasına girenleri, sorgulamadan kabul etmemizdir.     Allah açıkça hüküm verdiği ve HÜKÜM YALNIZ ALLAH INDIR dediği halde, Allah ın bu hükmünü görmezden gelmemiz, bizleri rivayetlerin ve sanının peşi sıra gitmemizi sağlamıştır.     Bakın Yaradan, hükmünü nasıl bu konuda açıkça vermiş ve bizlere iletmiş.     Enam 57: De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. HÜKÜM ANCAK ALLAH'INDIR. O hakkı anlatır ve O, doğru HÜKÜM VERENLERİN EN HAYIRLISIDIR.     Demek ki Allah ın elçisi de, Allah ın gönderdiği delillere dayandığını, onun dışına çıkmadığını, hükmü yalnız Allah ın verdiğini, doğru hüküm veren yalnız Allah olduğunu, çok açık bir şekilde anlatıyor.     Maide suresi 44. ayette de Allah bizleri uyararak bakın ne söylüyor?     (KİM ALLAH'IN İNDİRDİĞİ (HÜKÜMLER) İLE HÜKMETMEZSE, İŞTE ONLAR KÂFİRLERİN TA KENDİLERİDİR.)     Buradan da anlaşılıyor ki, hem peygamberimiz, hem de ondan sonra devleti yönetenler, yalnız ve yalnız Allah ın Kur’an da hüküm verdiği ile topluma hükmetmesi gerektiği apaçık anlaşılıyor. Bu durumda peygamberimiz, Kur’an ın hükmetmediği bir konuda sizce hüküm verebilir mi, bu kadar açık ayetler varken?     Peygamberimiz... Devamı

Kur'an da Geçen, HİKMET Sözünden Ne Anlamalıyız.

2014-12-29 22:44:00

  Bugün Kur’an da bazı ayetlerde geçen, hikmet sözü ile ne anlatılıyor, onu birlikte anlamaya çalışacağız. Önce bu kelimenin sözlük anlamına bakalım.      Sözlükte bilgelik, ilim, özlü sözler, İnsanın mevcudatın hakikatlerini bilip hayırlı işleri yapmak sıfatı. Akıl, söz ve hareketteki uygunluk. Doğruyu batıldan ayırmak. Bu anlamların tümünü birleştirdiğinizde ilim sahibi, gerçekleri görebilen, idrak eden ve elindeki bilgiler ışığında kendisine ve topluma yön verebilen, İYİ BİR MUHAKEME YETENEĞİNE SAHİP OLMAK gibi bir insani özellik diyebiliriz. Şimdide bu bilgiler ışığında Kur’an HİKMET sözüyle bizlere ne anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. Önce Nisa suresi 113. ayete bakalım.     Nisa 113: Eğer Allah'ın senin üzerindeki lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni şaşırtmaya mutlaka yeltenecekti. Ama onlar kendilerinden başkasını saptıramazlar. Ve sana hiçbir şekilde zarar veremezler. ALLAH SANA KİTAP'I VE HİKMETİ İNDİRMİŞ VE SANA BİLMEDİĞİN ŞEYLERİ ÖĞRETMİŞTİR. Allah'ın senin üzerindeki lütfu çok büyüktür.     Allah bu ayetin başında dikkat ederseniz, seni şaşırtmak isteyenler mutlaka olacaktı diyor ve devamında sana zarar veremeyeceklerini, çünkü Allah sana Kur’ anı ve hikmeti verdiğini söylüyor ve bu kitapla sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir diyor.      Peki, burada geçen HİKMET sözünden acaba sana Kur’an dışından da hüküm verme yetkisi verdim, artık sen benim Kur’an da söylemediğim konularda hükümler vermeye yetkilisin diye mi anlamamız gerekir? Bu anlamı istediğiniz kadar zorlayın, çıkarmanız asla mümkün değildir. Günüm&... Devamı

Kürtaj Konusu Ve Kur'an ın Bu Konuya Bakışı.

2014-12-29 22:13:00

Bizler İslam ı yaşarken, kendi çabalarımızla değil, birilerinin öğretileri, güdümüyle yaşadığımız içindir ki, anlamaya çalıştığımız konuların gerçek hükmünün ne olduğunu, Allah ın rehberinden öğrenme çabasında hiç olmuyoruz. Bu yanlış yolu takip ettiğimiz içinde, emin olmadan doğrulardan uzak yaşarız.     Kürtaj konusuna da, ne yazık ki aynı gözle bakıyoruz. Allah sizlere bir rehber gönderdim imtihanınız, sorumluluğunuz Kur’an dan dır dediği halde, yaşantımızda karşılaştığımız sorunları Allah ın rehberine danışmak, ona sormak yerine, beşeri bilgilere her nedense daha çok itibar ediyor ve onlara inanıyoruz.     Kürtaj yani gebelik sonlandırması, gerçekten çok önemli bir konu. Basında bir kısım kişilerin söylediği gibi, bu kadının bileceği bir iştir, kadının bedenine karışmayınız, ister doğurur ister doğurmaz sözleriyle asla açıklanamaz.      Bizler hiç bir şeyin sahibi değiliz, emanetçiyiz. Onun içindir ki, bizlerin bu konudaki söz hakkımızda sınırlıdır.      Kürtaj konusuna gelince. Allah biz Kur’an da, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyorsa, bu konuda da bizlere düşen Allah ın rehberinden, bu konuyu anlamaya çalışmak olmalıdır.   Allah Kur’an da, anne karnında bebeğin oluşumunu ve geçirdiği safhalarını bizlere anlatır. Gelin şimdi Kur’an a müracaat edelim ve bu konuyu anlamaya çalışalım. Acaba anne karnında döllenen yumurta, ne zaman insan olma vasfını kazanıyor, bunu anlamaya çalışalım.     SECDE suresi:   7. O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı çamurdan yaratmıştır.  8. Sonra onun z... Devamı

Yaptığımız Yanlışları Kullanan, İslam Düşmanlarının Verdiği Örne

2014-12-29 21:49:00

  İnternet de gezinirken, İslam a karşı misyonerlik yapan sitelerin birisinde, çok ilginç ve düşündürücü bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, kaynağından emin olmadığımız bilgilerin,  içimize bir kangren gibi nasıl sokulduğu ve Hıristiyanların bu bilgileri bizlere karşı, nasıl kullandığının ibretlik bir örneğidir yazacaklarım.    Kur’an a, dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur an dışındaki günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriyor sitelerinde.    Peygamberimizin zamanında, Kur an hükmü olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Tevrat ın kullanıldığını örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan hadisler örnek verilerek.  “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına,  bizim bazı yanlış inançlarımızı kullanarak.    (Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre, Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:         “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Yahudiler gelip Resulullah salla’llahu aleyhi ve sellem’e gelerek içlerinden bir erkekle bir kadının zina ettiğini hik&aci... Devamı

Allah Elçisine Sen Olmasaydın, Kainatı Yaratmazdım Demiş Olabili

2014-12-29 21:42:00

Allah yarattığı kullarına, akıl ve özgür iradesi verdikten sonra, yinede yalnız bırakmamış, onlara rehberler yol göstericiler göndermiştir. Fakat ne yazık ki biz Rabbin kulları, Allah ın rehberinden istifade etmesini bilememiş, nefsimizin esiri olarak, adeta beşeri putlar yaratmışız kendimize.      Yahudiler ve Hıristiyanlar, Allah ın rehber olsun diye gönderdiği kitaplarında hiç bahsetmediği halde, görev verdiği elçilerini adeta putlaştırarak, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmışlardır. Kur’an da bu konudan bahsederek, bakın ne diyor bizlere.     Tevbe 30: Yahudiler: "UZEYR, ALLAH'IN OĞLUDUR." dediler; Hıristiyanlar da: "MESİH, ALLAH'IN OĞLUDUR." dediler. KENDİ AĞIZLARININ SÖZÜDÜR BU. Kendilerinden önce inkâr edenlerin sözlerine benzetme yapıyorlar.     Bu yanlış inancın ardı sıra gidenlere bizler, Allah evlat edinmez, O yücedir eşi benzeri yoktur, doğmamıştır, doğrulmamıştır diye cevap veririz, Kur’an dan aldığımız bilgiler ışığında. Bakın Allah evlat edindi diyenlere, Yaradan nasıl bir cevap veriyor.     Bakara 116: "ALLAH ÇOCUK EDİNDİ." DEDİLER. HÂŞÂ! BÖYLE BİR ŞEYDEN ARINMIŞTIR O! Tam aksine, göklerdekiler de yerdekiler de O'na aittir. Bunların tümü O'nun önünde boyun bükmektedir.     Allah yarattığı kulunu evlat edinmeyeceğini, böyle bir davranıştan arınmış olduğunu söylüyor bizlere. Tam aksine göklerde ve yerde ne varsa Allah a ait olduğu ve onun önünde herkesin boyun eğdiğini söylüyor.     Şimdide acaba buna benzer büyük hataları, biz Müslümanlarda farkında olmadan yapıyor olabilir miyiz? Hemen verdiğiniz cevabı duyar gibiyim. Hâşâ asla, Allah evlat edinmez, dedi... Devamı

Dinde Zorlama Yoktur.

2014-12-29 21:19:00

Aşağıdaki yazıyı yazmama neden olan, bir arkadaşımızın Kur’an dinde zorlama yok tur der, ama Tevbe suresinde bir ayetindeyse, farklı sözler vardır demiş.   Tevbe 29: Kendilerine kitap verilenlerden Allah a ve ahi ret gününe inanmayan, Allah ve resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, KÜÇÜK DÜŞÜRÜLÜP ELLERİYLE CİZYE VERİNCEYE KADAR SAVAŞIN.   Bu ifade dinde zorlama yoktur ifadesiyle çelişmiyor mu diye sormuş. Bende bahsedilen Bakara suresindeki dinde zorlama yoktur sözü ile tevbe suresindeki savaş halinin hiçbir benzerliği olmadığını, tam tersine, Tevbe suresinde peygamberimize açılan bir savaşın olduğunu, ayetleri örnek göstererek anlatmaya çalıştım.   Gelelim Tevbe suresine, çok ilginçtir Allah ın adıyla, yani besmeleyle başlamayan tek suredir. Bu surenin, bir önceki surenin devamıdır diyende vardır. Surenin ismine ve içeriğine baktığınızda genelde anlatılan, müşriklerin Allah elçisine karşı birlik olup, savaş verdiği anlatılır. Rabbimizde elçisine bu sureyle, ayetlerle yardım etmek ve ona çevresinden kendisini savunacak, savaşacak insanların toplanmasında yardımcı olmuş ve onları ikaz edip, elçisine yardım etmelerini sağlamıştır. Sureden bazı alıntılar yaparak surenin genelde ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım isterseniz. İlk ayetinde bakın nasıl bir uyarı var.    Tevbe 1: Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar.    Yukarıdaki sözler, peygamberimizin karşısında savaş halinde olan müşriklere, bir ihtar olarak söyleniyor ve bakın ne diyor devamında?    Tevbe 2: (Ey müşrikler!) Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. İyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakacak değil... Devamı

Yöntem Yanlışsa Doğru Anlamakta Mümkün Olmayacaktır.

2014-12-29 20:54:00

Günümüzde din ve iman adına, yaptığımız en büyük yanlışlardan biriside, Hadisler olmasaydı, Allah ın emri olan namazı nasıl kılacağımızı, zekâtı nasıl vereceğimizi, orucumuzu nasıl tutacağımızı, Hac cı nasıl yapacağımızı bilemezdik düşüncesine iman etmek olmuştur.     Bir konuyu doğru anlamak için, takip ettiğimiz yol ve yöntem, eğer yanlışsa, anlamaya çalıştığımız konunun da açıkça doğru anlaşılması, asla mümkün olmayacaktır.     Acaba bizler dinimizi yaşadığımız, Kur’an ı anlamak adına takip ettiğimiz yol ve yöntem doğrumu? Yani Kur’an dan istifade ederken, doğru bir yol üzerinde miyiz? Allah ın katından indirilen, eşi benzeri olmayan, hadi bir benzerini getirsinler diyen Rabbin kelamına, yanlış bir yöntemle, yanlış pencereden bakıyorsak, doğru cevapları bulabilir miyiz?     Gelin bunu birlikte, Allah ın kelamından yararlanıp, üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım. Gerçekten Allah bizlerin sorumlu olduğu, imtihanımızın olacağı kitabın farz hükümlerini yerine getirmek adına, Kur’an da gereken detayları vermemiş, açıklamamış olabilir mi? Vermediğine inandığımızda, Allah açıklamadığı, detay vermediği bir konudan sorumlu tutar mı bizleri?      Düşebiliyor musunuz, Allah sizlere öyle bir rehber gönderdim ki, BÜTÜN ŞANINIZ, ŞEREFİNİZ, BİLGİ KAYNAĞINIZ, KURTULUŞUNUZ, İMTİHAN OLACAĞINIZ KAYNAK, TUTUNACAĞINIZ, SARILACAĞINIZ TEK REHBER KUR’AN DIR DİYOR. Bizler ise, Allah ın rehberinde çok önemsediği namaz, zekât, oruç ve Hac konusunda, bizlere gereken detayın olmadığını, Kur’an a göre bu önemli ibadetleri yapmamız mümkün olamayacağını söyleyebiliyoruz. Bu fikre inanmakla acaba bizler, büyük bir yanılgının içind... Devamı

Ölümle Yüzleşebilmek.

2014-12-29 20:31:00

SUBA     Bizler ölümden bahsederken, korku ile karışık bir ürperti duyarız. Onun içinde aklımıza bile getirmek istemeyiz ölümü.  Bu korkumuzun nedeni nedir diye hiç düşündünüz mü?   Ölümden neden korkarız? Neden ölen bir kişinin ardından ağıtlar yakarız? Bazen de adeta isyana varan davranışlarımızla yakınlarımızın, sevdiklerimizin ölümünü kabullenemeyiz. Tüm bu aşırı davranışlarımızın ardındaki duygunun özünü, önce tespit etmeliyiz ki, yaptıklarımızın sınırını daha doğru belirleye bilelim.   Dünyaya ağlayarak geliriz. Yakınlarımız bu ağlamamızdan memnun olur, çünkü sağlıklı olduğumuzun işaretidir. Ya bu Dünyadan göçtüğümüzde durum nasıldır? Tam tersi bu sefer ölenin yakınları üzülürler, ağlarlar. YA ÖLEN KİŞİNİN DUYGULARI, NASILDIR DİYE HİÇ DÜŞÜNÜYOR MUYUZ?    İnsanoğlu bilmediği, emin olmadığı her şeyden korkar. Bildiği konularda ise hiç tedirgin olmaz ve korkmaz. Acaba ölümü ve ötesini bizler, Allah ın rehberinden öğrenmeye çalışıyor muyuz? Örneğin uçağı hiç görmeyen, bilgisi olmayan, ilkel bir insanı uçak yolculuğuna ikna edemezsiniz.    İşte bizlerin ölümden korkması, aşırı tepkiler göstermesi, ölen bir yakınımızın ardından adeta yas tutarak, isyan derecesine gelmemizin nedeni de, ölüm konusunda doğru bilgilerimizin olmadığı, kulaktan dolma bilgiler olmasından kaynaklanmaktadır. TABİ BİR BAŞKA NEDEN DE, GERÇEK YUVAMIZA DÖNÜŞ İÇİN Hİ&Cc... Devamı