Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (472)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Hadislerin Doğruluğunun, Kontrol Yöntemine Bakar Mısınız.

2015-01-03 08:38:00

  Günümüz İslam anlayışında, hadislerin önemi çok büyüktür. Hatta önemini daha iyi anlatabilmek için, bir Diyanet görevlisinin Cuma hutbesinde, hadisler konusunda söylediklerini sizlere nakletmek istiyorum.      “HADİSLER TIPKI KUR’AN AYETLERİ GİBİDİR, NASIL BİR AYETİ KABUL ETMEDİĞİMİZDE, GERÇEK İMAN ETMİŞ OLMUYORSAK, PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİNDEN BİRİSİNİ DAHİ, BEN BUNU KABUL ETMİYORUM DERSEK, GERÇEK İMAN ETMEMİŞ SAYILIRIZ.”     Bu sözleri söyleyen herhangi cemaatin ya da tarikatın elamanı değil, Diyanetin kontrolünde bir vaiz.      Hadis nakli ya da yazımı, peygamberimiz zamanında yasaklanmıştır. Daha sonra peygamberimiz izin vermiştir diyenler, LÜTFEN DÖRT HALİFE DEVRİNDE HADİS NAKLİ VE YAZIMI KONUSUNDA NASIL YASAKLAR GETİRİLEREK, MÜCADELE EDİLDİĞİNİ İYİ ARAŞTIRMALIDIRLAR. Peygamberimizin döneminde yazılmış ve günümüze kadar gelmiş, hiçbir hadis kitabı yoktur. Eğer yazdırmış olsaydı ve Allah koruması altında olsaydı, tıpkı Kur’an gibi bizlere günümüze değişmeden ulaşmaz mıydı?      Hatta dört halife devrinden günümüze toplanıp, kitap halinde ulaşmış da hiçbir hadis kitabı yoktur. Hadislerin toplanmaya başlanması, dinin mezheplere bölünmesi ile başlamıştır. Yani peygamberimizin ölümünden yüzlerce yıl sonra. Lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyelim.     İslam ı Kur’an merkezli yaşamayan, hadis rivayetleri ile inançlarını şekillendirenler, Kur’an ın asla onay vermediği, hadislerinde Allah koruması altında olduğunu söylemekte bir kusur görmemişlerdir. Hâlbuki Allah yalnız Kur’an ı koruması altına aldığını, BİZLERİN KUR’AN IN İPİNE SARILARAK, KUR&r... Devamı

Rabbinden Sana Vahyedilene Uy.

2015-01-03 08:19:00

Değerli din kardeşlerim. Vakit geçiyor, emaneti teslim edeceğimiz o an, belki de çok yakın. Gelin hurafeden, batıldan uzak, elimizde Kur’an ı anlamaya çalışalım ki, kurtuluşa erebilelim. Allah elçisine bakın ne diyor.     Tur 48: Artık, RABBİNİN HÜKMÜNE SABRET; çünkü gerçekten sen, gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et.     Ahzap 2: RABBİNDEN SANA VAHYEDİLENE UY! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.     Bu iki ayette Allah, sana sorulan konularda hüküm konusunda sabret diyor. Diğerinde ise, Rabbinden sana gönderilene uy diyerek, elçisinin görev tanımını açıkça yapıyor. Bu konuda da Kur’an da birçok örnekler vardır. Zıhar konusunu düşünün lütfen. Bir kadının peygamberimize gelip, eşinden dolayı yakınmasına karşı peygamberimiz, o devrin geleneği olan boşanma nedeni ZIHAR konusunda, peygamberimiz bir çözüm getiremiyor, ama Allah sizi işittim diyerek, bu konudaki ayetini hemen indiriyor. Aşağıdaki ayet de, yukarıdaki ayetlerin onayı değil mi sizce.     Kefh 26: De ki: 'Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'nundur. O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir. O'nun dışında onların bir velisi yoktur. KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ.     Dikkat ederseniz, Allah kendi hükmüne kimseyi ortak etmez diyor. Tüm bu ayetlerden sonra, Allah ın vermediği hükümleri de, peygamberimiz vermiştir, onun hüküm verme yetkisi vardır diyebiliyoruz. Bunu söylersek bu ve buna benzer yüzlerce ayete iman etmemiş oluruz. Bunu unutmayalım. Bakın bizlerin nereye iman etmemiz gerektiği söyleniyor Kur’an. &... Devamı

Ben Söylemediğim Halde, Kim Bu Peygamber Sözüdür Derse.

2015-01-03 07:55:00

İslam ı yaşarken yaptığımız en büyük yanlış, Allah ın rehberinden zerre kadar haberdar olmayıp, onunla aramıza veliler, şeyhler ve onların kitaplarını koymamızdan kaynaklanmaktadır. Elbette Allah ın rehberi anlaşılmaz ilan edilip, edindiğimiz velilerin kitapları ardı sıra gidersek, aşağıdaki hatayı da yapmamız kaçınılmaz olacaktır.     Konumuza geçmeden önce, peygamberimizin bir sözünü hatırlatmak isterim.     (Her kim ki, ben söylemediğim halde, bu sözü peygamber söyledi dese, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.)     Yazdığım yazılara cevap veren bazı kardeşlerimizin, bana verdikleri cevaplardan, İslam ı nasılda Kur’an ın sınırlarını aşarak yaşadıklarını, daha açık görüyor ve yapılan yanlışlar karşısında, kendi inancımı sorguladığımda, Rabbim e şükrediyorum.  Elbette bende hata yapabilirim, ama ben en azından elimde rehber Kur’an, iman ve inanç sınırlarımı Kur’an çizgisinden çıkmaması için, çaba harcıyorum. Rabbim bilmeden yaptığım hatalarımı affetsin ve doğruyu görmemi sağlasın inşallah.     Bir arkadaşımız yazıma verdiği cevapta, peygamberimize ait olduğunu iddia ederek, bir hadis örneği vermiş ve beni uyarmış. Gelin bu sözlerin peygamberimize ait olup olamayacağını birlikte, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım. Peygamberimiz söylemediği halde, bu peygamber sözüdür demenin tehlikesini, asla unutmamalıyız. Bakın bu arkadaşımız nasıl bir örnek vermiş.     Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) “KUR’AN BİZE YETER” DİYENLER HAKKINDA ASIRLAR ÖNCESİNDEN NE BUYURUYOR:    “Şunu kat-i olarak biliniz ki; BANA KUR’AN İLE BİRLİKTE, ONUN BİR BENZERİ (SÜNNET) DE VERİLMİŞTİR. Karnı t... Devamı

Tasavvuf un İslam Toplumundaki Yeri.

2015-01-03 05:43:00

EYLUL         Günümüzde tasavvuf denildiğinde, akla ne geliyor diye önce lütfen düşünelim. Eğer edebiyata, şiire meraklıysak, Tasavvuf edebiyatı gelir aklımıza. Dini konulara daha yakın olanların bir kısmı, tarikatları, cemaatleri düşünür. Bir kısmımızın, tasavvuf sözünden, Mevlana, Yunus gelir aklına. Dikkat ederseniz hepsinde ortak bir konu vardır tasavvuf denildiğinde. Yaradan a ulaşmak arzusu, Allah a duyduğumuz büyük sevgi, dostluğa, kardeşliğe davet, kendimizi keşfetme çabası, Allah a ulaşmanın yollarının arayışı, farklı biçimde şekillenir söz ve davranışlarla.   Peki, tasavvuf u nasıl tarif edebiliriz? Tasavvufu birçok şekilde tarif etmek mümkün elbette. Yaradan a karşı, saf-arı-duru duygularla ulaşmanın, ona sevgimizi anlatmanın yolunu aramak, insan ilişkilerinde mükemmeliyeti yakalamak, Dünya nimetlerinden uzaklaşarak, Allah için yaşamak şeklinde çok farklı boyutlarda özetleyebiliriz. Her dalda boy gösteren bu akımın, bu isimle geçmiş yüzyıllarda anıldığı konusunda, kesin bir bilgi yoktur. Bu akımın Arap toplumunda, Hicri 5. yüzyılda ortaya çıktığı söylenir. Doğrusunu Allah bilir.   Aslında tasavvuf un tarifine bakarsak, bu düşüncenin evrensel olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu düşünce ve fikir, toplumsal anlamda sanata, mezheplere ve tarikatlara girmesi, toplum olarak benimsenmesi, belli bir dönemi işaret edebilir. Bu fikrin Âdemden bu yana her insanın gönlünde yaşattığı, zaman zaman açığa çıkarıp su yüzüne çıktığı, duygularımızın, hislerimizin uç noktalarda yaşandığını söylemek, yanlış olmasa gerek. Bu yöntem, toplumların kendisini ... Devamı

Velilerin Ardı Sıra Gitmek.

2015-01-03 05:27:00

  Bir kardeşimiz, benim yazıma verdiği cevabında çok özel veli ve evliya insanların olduğu ve bu insanlara tabi olmamız gerektiği, onları kabul etmemenin küfür olduğunu söyledikten sonra ise, bakın neler söylüyor;     ( Kendilerine tabi olan kimseleri, dünya sevgisinden koparıp Allah-u Zülcelâl’ın doğru yoluna bağlarlar.)     Bu sözlerin daha açıkçası bu insanların ardı sıra gidip, onlara tabi olan insanları veli insanlar, Allah a yaklaştıracaktır diyor. Sözlerinin devamında da şunları söylüyor.     (BU DÜNYADA EVLİYALARA YAKIN OLAN KİMSE, AYNI YAKINLIĞI AHİ RETTE DE MUHAFAZA EDER.)     Kardeşimiz veli ve evliya konusunda daha birçok sözler söylemiş, fakat bu cümleler sanırım hepsinin özetidir. Düşüncesine delil olarak yunus suresi 62. ayeti göstermiş, gelin önce bu ayeti yazalım ve Allah bu ayette ne anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. GÜNÜMÜZ GELENEKSEL İSLAM ANLAYIŞINDA, VELİSİ OLMAYANIN CENNETE GİREMEYECEĞİ, TARİKAT VE CEMAAT EKSENLİ İSLAM I YAŞAYAN KARDEŞLERİMİZCE, ÇOK AÇIK SÖYLENMEKTEDİR.      Yunus 62: BİLESİNİZ Kİ, ALLAH'IN DOSTLARINA KORKU YOKTUR; onlar üzülmeyecekler de. 63: ONLAR İNANMIŞ, TAKVAYA SARILMIŞLARDIR. 64:  DÜNYA HAYATINDA DA AHİ RETTE DE ONLARA MÜJDE VARDIR. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.     YUKARIDAKİ AYETTE ALLAH DOSTLARINA, YANİ ALLAH I VELİ EDİNEN DOSTLARINA KORKU YOKTUR DİYOR. Ayetin devamı bu sözlere açıklık getiriyor. Çünkü diyor onlar, inanmış iman etmiş ve Kur’an a sarılmışlardır. Böyle insanlara Allah hem bu dünyada, hem de ahi rette müjde vardır diyor. Peki, bu ... Devamı

Gelin Kur'an Düşmanlarının Oyununu Bozalım.

2015-01-03 04:24:00

Bu yazımda sizlere, ne herhangi bir ayet, nede Kur’an dan bir hatırlatma yapmayacağım. Fakat bunlar kadar önemli bir konuya, sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum. Nasibi olan kıssadan hisse alacaktır.      Yazılarımı yayınladığım bir sitede, yazdığım yazılara cevap veren, karşı çıkan fakat ne Allah a, peygamberlerine nede kitaplarına inanmadığı açık anlaşılan bir kişinin söylediklerinden bahsetmek istiyorum. Bu şahıs inanmadığı halde, gerektiğinde neleri savunduğunu, kitaba ve peygamberimize saygısızlık yaptığı halde, benim Kur’an a davet edişimi, hurafe hadis ve rivayetler konusunda, bizlerin dikkatli olmamız gerektiği uyarılarıma karşı, neler söylediğini ve kimlerin, hangi düşüncenin yanında gerektiğinde yer aldığını, savunduğunu sizlere nakletmek istiyorum.      Buradan da yola çıkarak, din düşmanlarının, ateistlerin bile gerektiğinde hurafenin, sanıya dayanan bilgilerin yanında nasıl yer aldığını, sizlere göstermek istiyorum. Peki, neden ve niçin? İşte düşünmemiz gerek de burası zaten.     Önce Allah a, kitabına ve elçine saygısı dahi olmayan, bu kişiyi sözlerinden tanımaya çalışalım. Acaba İslam dini, Kur’an ve elçisi için neler söylüyor. Verdiği cevaplardan birkaç örnek nakletmek istiyorum sizlere ki, bu kişi hakkında bilgi sahibi olalım.     (Hatta evlenebilmek için bir de kendi evliliğini meşrulaştırmak niyetiyle ayet uydurmuştur.)     (Ben bu kitabı okudum ve gördüm ki bana göre değil. Böyle bir din olmaz. Böyle bir Tanrı olmaz. Kitaptan çıkarttığım sonuç budur.)     (İçinde 1400 yıl öncesinin Arap toplumuyla ilgili köhnemiş bilgiler barındıran ve bugüne dair hiçbir şey içermeye... Devamı

Ölüm Bir Son Değil, Sonsuzluğun Başlangıcıdır.

2015-01-03 04:01:00

  Bizler ölüm aklımıza geldiğinde korkarız ve hemen konuyu değiştirir, ölümü adeta aklımızdan silmeye çalışırız. Peki, bu hareketimizle, davranışımızla doğrumu yaparız?     Ölüm gerçekten korkunç bir şey mi ki, bu kadar korkuyor ve aklımıza bile getirmek istemiyoruz? Doğrusunu isterseniz bilmediğimiz, araştırmadığımız detaylı bilgiye sahibi olmadığımız, her şeyden korkarız. Örneğin elektriği düşünün, eğer hakkında detaylı bilgimiz olmasa, nasıl kullanılacağını bilmesek, yalnız onu ellediğimizde çarpacağını bilsek, inanın evimize bile elektrik çektirmeyiz. Bilinmeyen her şey şüphe uyandırdığı andan itibaren, bizlere korku verir ve bizler için şüphelidir.     Sizlere şunu hatırlatmak isterim, eğer bizler Allah ın rehberini gereği gibi okumuş ve onun ışığından gerektiği kadar yararlanmış olsaydık, asla ölümden korkmazdık.      ASLINDA ÖLÜM BİR SON DEĞİL,  SONSUZLUĞUN BAŞLANGICIDIR.      Peki, neyin başlangıcı? İşte bu konudaki bilgileri almak isteyen, Allah ın rehberini bolca anlayarak okumalı ve beşerin rivayetleri yerine, Rahmanın sözlerine kulak vermelidir. Adeta slogan misali, bu sözü söylememin nedenini açıklamak isterim.      Bizler eğer Allah ın rehberi Kur’an dan, İslam ı öğrenmiş olsaydık, ölümden asla korkmaz, tam tersine onu özlemle beklerdik. Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki inancımızı, beşerin hurafelerle yarattığı İslam, güzelim dinimizi adeta  korku dini yaptığından, bizlerde gerçeği Kur’an dan değil, beşerin batıl ve sanı itikatlarından öğrendiğimiz için, ölümü düşündüğümüzde adeta tüylerimiz diken diken oluyor.     İslam din... Devamı

Bakara Suresi 219 ve Ayetleri Anlama Yöntemimiz.

2015-01-03 03:35:00

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah ın Kur’an da bahsettiği İçkiden, kumardan uzak durunuz ayetlerinden yola çıkarak, acaba günümüzde her ne hikmetse sigara için çok fazla din adına sözlerin söylenmediği, sigaranın bunlardan farklı olup olmadığını Kur’an dan, Rabbin ayetlerinden, bizi uyardığı sözlerden istifade ederek, araştırmak istiyorum. Önce ayeti yazalım daha sonra üzerinde düşünelim.     Bakara 219: SANA, sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları hakkında sorarlar. De ki: “Onların her ikisinde de hem büyük bir kötülük hem de insanlar için bazı yararlar vardır; ANCAK YOL AÇTIKLARI KÖTÜLÜK, SAĞLADIKLARI YARARDAN DAHA BÜYÜKTÜR.”       Önce ayetin konumuzla ilgili kısmını anlamaya çalışalım. Ayette geçen o devirde kullanılan şarap, genel anlamda kullanılmış ve sarhoşluk veren şeyler sözüyle günümüzde ki şarap ve benzeri tüm içkileri de içine almış. Allah bu tür içkileri ve şans oyunlarını, yani günümüzde anlaşılacağı şekliyle, kumarı sana sorarlar diyor ve onlara çok güzel açıklık getiriyor.     İçki ve kumarın insanlar için belki biraz faydası görünse de, bunlar geçici ve zararları insan üzerinde çok daha fazladır diyor. Buna sakın aldanmayın. Bu ayeti değişik meallerden araştırırken kötülük kelimesini günah şeklinde tercüme etmişler. Cümlenin tamamına baktığımızda gerçekten Muhammet Esed in mealinin daha doğru anlam verdiği için onu aldım. İsterseniz size de karşılaştırmasını yapayım, sizde düşüncenizi netleştirin. Sizce cümle... Devamı

Gerçek Dostlar Edinmek.......

2015-01-03 02:08:00

  Allah kullarını yaratırken, özgür iradesi ile onu baş başa bırakmış, gönderdiği uyarılar, elçiler ile de onları doğru yolda tutmaya çalışmıştır. Allah insanı öyle bir özellikle yaratmıştır ki, bir ben var bende, benden içeri dizelerinin anlatmaya çalıştığı, nefsi ile aklı birbirine adeta hasımdır. Nefsin istediğine genelde akıl karşı çıkmış, aklın önerisine de nefis pek yaklaşma eğilimi göstermemiştir. İŞTE BU DÜNYADA İMTİHANIMIZIN NETİCESİ DE BUNA BAĞLIDIR. NEFSİMİZ Mİ AĞIR BASACAK, YOKSA AKIL MI?     Zorlu bir imtihanın içinde oluşumuzun, bizler hiç farkında olmadan yaşamaya devam ediyoruz. Allah bizlere gönderdiği kitabında, aklı ön plana çıkardığı halde bizler, sen Kur’an dan anlayamazsın diyenlere inanacak kadar nefsimizin esiri olmuşuz. ÇÜNKÜ ALLAH IN GERÇEKLERİ NEFİS İLE DEĞİL, AKILLA ANLAŞILACAKTIR. Nefsin her istediğine gönlümüz, vicdanımız razı gelmeye bilir, ama aklımızın onayladığı her şeyi, vicdanımız onaylayacaktır.     Bizler kendi menfaatlerimizi, çıkarlarımızı, hem aklın hem de inancımızın hep önünde tuttuğumuz sürece, asla doğru ve mutlu yaşayan bir toplum olamayacağımızın bilincinde olmalıyız. Bizler Allah ın yarattığı insanı, sevmesini öğrenemediğimiz sürece, onun rızasına ve şefaatine de nail olamayacağımızın farkında olmalıyız. Birbirimize katlanmasını bilmiyor, birbirimize güvenmeyip toplumda zıt kutuplar yaratıyorsak eğer, bunun kötü sonuçlarına da katlanmasını bilmeliyiz.      Dost, arkadaş, kardeş gibidir. Eğer birbirimize saygımızı, güvenimizi yitirmiş isek, o toplumda ne huzur kalır nede mutluluk. GÜNÜMÜZDE ÜLKELER ARTIK SİLAHLA, TOPLA, TÜFEKLE DEĞİL, TOPLUMLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEKLE YIKILIYOR. BİZLER ÖNCE BİRB... Devamı

Kıssalar Öğüt Verir, Düşünen öğüt Alır.

2015-01-03 01:52:00

  Kur’an bizleri eğitirken, özellikle kıssadan hisse alacağımız örnekler verir. Bu yol her seviyede insanın anlayabileceği kolay bir yöntemdir. Bu yazımda sizlere aynı yöntemle kıssadan hisse alabileceğimiz, bir öykü anlatmak istiyorum.     (Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.     Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkânına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar.  Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.     İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.  Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der  "benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."     En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?" Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm."      Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyu... Devamı

Kur'an ı Öğrenmeye Çalışırken, Dikkat Etmemiz Konular.

2015-01-03 01:06:00

Bizler eğer Müslüman olduğumuzu söylüyorsak, Allah ın sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an ı, anlayarak ve üzerinde düşünerek imtihanımızı vermeliyiz. Çünkü bu yolu öneren, mülkün sahibi Allah dır. Bu Dünyada imtihanda olduğumuzu söylüyorsak, bu imtihana bizzat kendimizin hazırlanması gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Yani imtihanımızı başkalarına havale etmekle, aldığımız riskin büyüklüğünün korkusunu, hem bedenimizde hem de ruhumuzda hissetmeliyiz.    Birilere siz Kur’an dan anlayamazsınız, hüküm çıkartamazsınız diyerek, Allah ile aramıza girmeye çalışıyor ve bizleri kendi beşeri kitaplarına yönlendiriyorlarsa, şunu asla unutmayalım, bunu söyleyenlerin, bizlerden gizlemeye çalıştığı bir şeyler  var demektir.    Allah sizleri bu kitaptan sorumlu tutacağım, ayetlerin üzerinde düşünün diyorsa bizlere, o kitap asla zor anlaşılır olamaz. Hele bu rehber Allah katından geliyorsa, onu anlaşılması zor ilan ederek, birilerinin bu görevi yüklendiğini söylemesi, apaçık bizler için bir tuzaktır. Lütfen unutmayalım islam dininde RUHBAN SINIFIyoktur.   Kur’an dan nasıl istifade etmeliyiz, Kur’an dan nasıl faydalanmalıyız konusundaki sorulara, çok güzel bir cevap olduğunu düşündüğüm, aşağıda İMAM KURTUBİ NİN BİR DÜŞÜNCESİNİ, SİZLERE HİÇ YORUMSUZ AKTARMAK İSTİYORUM.Her mezhebe, düşünceye saygısı olan bu âlim kişinin, aşağıdaki sözlerinden sanırım çıkaracağımız çok dersler olacaktır.   (İmam Kurtubi, El Cemiul li-Alkami’l Kur an adlı tefsir kitabının mukaddimesinde "Kur’an ı Öğrenen Kimsenin Dikkat Etmesi ve Gafil Olmaması Gereken Hususlar" konusund... Devamı

Bakara Suresi 79. Ayetin Bizleri Uyarıları.

2015-01-02 21:18:00

Yüce Rabbimiz Kur’an da, bizlere verdiği örneklerle hayatımıza güneş gibi ışık tutmakta ve yol göstermektedir, yeter ki onu anlayarak okuyalım ve aklımızı birazcık kullanalım yeter. Bugün sizlere Bakara suresi 79. ayeti hatırlatmak ve sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum     Bakara 79 Yazıklar olsun o kişilere ki, KİTAP'I KENDİ ELLERİYLE YAZARLAR DA SONRA ONUNLA BASİT BİR KARŞILIK SATIN ALSINLAR DİYE, "İŞTE BU, ALLAH KATINDANDIR!" DERLER. Vay haline onların, ellerinin yazdıkları yüzünden! Vay haline onların, kazanıp durdukları yüzünden.     Acaba Allah ın bu ayette, bizlerin ibret almasını istediği konu ne olabilir. Ayetten can alıcı noktayı alıntı yapalım.      (KİTAP'I KENDİ ELLERİYLE YAZARLAR DA, SONRA ONUNLA BASİT BİR KARŞILIK SATIN ALSINLAR DİYE, "İŞTE BU, ALLAH KATINDANDIR!" DERLER.)     Sanırım bu tür olaylar yüzyıllardır devam ediyor, çünkü bu sözler günümüzdeki bugün yaşadığımız ve bizlere dayattıkları İslam’ın ta kendisini anlatıyor. Yüce Rabbimiz bizlerin yöneleceği ve sarılacağı kitabın Kur’an olduğunu söyler birçok ayetinde. Hiçbir velinin ardına düşmeyin, sizin din ve iman adına güvenilecek tek veliniz benim der.      Ama birileri yazmış elleriyle, yazmaz olasıcalar, Rabbin sözlerine tamamen ters, hiç bahsetmediği konularda hükümler bile vermişler hiç korkmadan. Peygamberimize iftira da atmışlar peygamber sözüdür diye. Birde söylüyorlar tıpkı ayetteki ikazda olduğu gibi, Rabbin olmayan sözlerini KUR’AN DAN DIR,  ALLAH KATINDANDIR DİYE.      Korku yok taşlaşmış kalplerde, duymuyor kulaklar mühürlü,  gözler p... Devamı

Bakara Suresi 42. Ayet ve Günümüzde Yaptığımız Büyük Yanlışlar.

2015-01-02 08:17:00

Sizlere bugün hatırlatmak ve üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 42. ayet olacaktır. Allah gönderdiği ayetlerini üzerinde düşünmemizi, akıl yürütmemizi ister bizlerden. Gelin bizde Rabbin emrettiği yoldan bu sözleri anlamaya çalışalım. Bakın Yaratan Bakara suresi 42. ayette ne diyor.     Bakara 42: HAKKI BATILLA KARIŞTIRIP DA, BİLE BİLE HAKKI GİZLEMEYİN.     Bu sözler üzerinde düşünelim önce, hak olan nedir? Sanırım hepimiz hak olanın KUR’AN olduğunu söyleyeceksiniz. Çok doğru gerçekten hak olan, Rabbin elçisi tarafından bizlere rehber olsun diye gönderdiği KUR’AN DIR. Şimdide bu düşüncemizi destekleyen yani hak olanın ve bizlerin sarılması gereken kitabın yalnız ve yalnız KUR’AN olduğunu söylediği, diğer ayetlerden birkaç örnek hatırlayalım.     Bakara 2: Bu, kendisinde şüphe olmayan, MUTTAKİLER İÇİN YOL GÖSTERİCİ BİR KİTAPTIR.     Bakara 121: KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ KİTABI GEREĞİ GİBİ OKUYANLAR, İŞTE ONA İMAN EDENLER BUNLARDIR. Kim onu inkâr ederse, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.     Furkan 1: FURKAN’I ÂLEMLERE BİR UYARICI OLSUN DİYE, KULUNA İNDİREN (ALLAH) NE YÜCEDİR.     Araf 170: KİTAP’A SIMSIKI SARILANLARA ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz.     Sanırım apaçık ayetleri izah etmeye gerek yok. Hepsinde anlatılmak istenen, Kur’an a sarılmamız ve onu gereği gibi okuyan ve ona sarılanların gerçek iman edenler olduğu anlatılmaktadır.     Rabbimiz nasıl bir yolu izlememiz gerektiği konusunda, anahtarı elimize vermiş, fak... Devamı

Bakara Suresi, 2-4-5. Ayetler Üzerinde, Lütfen Dikkatle Düşüneli

2015-01-02 08:01:00

Bizlere yüzler yıl,  Kur’an ı anladığımız dilden okutmadıklarının en önemli nedeni, söyledikleri ve inandıkları ile Kur’an ın aynı şeyleri söylemediğinin, fark edilmesini istemediklerindendir. Aklını zerre kadar kullanan bir insan, Rabbinden gelen bir kitabın, rehberin yetersiz, özet ve anlaşılması zor olduğunu söyleyenlere inanması, mümkün değildir.      Her yazımda aynı konulara işaret etmeye çalışıyorum, çünkü yaptığımız hatanın en büyüğü Kur’an ı yeterli görmeyip, Kur’an dışından hükümlere inanmakla, Allah a giden yolu ellerimizle değiştirdiğimizin, engellediğimizin inancımıza, yani hakka bakıl karıştırdığımızın, hala farkında bile değiliz.     Bizler Kur’an ı doğru anlamak, hayatımıza rehber olarak yansıtmak istiyorsak, ilk önce onu ilk elden anladığımız dilden, anlayıncaya kadar okuyup, üzerinde mutlaka düşünmeliyiz.      Sizlere bugün, üzerinde düşünmeye davet edeceğim, Bakara suresi 2. 4. ve 5. ayetler olacak. Önce 2. ayeti ele alalım.      Diyanet işleri Başk. Bakara 2:  BU, KENDİSİNDE ŞÜPHE OLMAYAN KİTAPTIR. ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLAR İÇİN YOL GÖSTERİCİDİR.     Gerçekten hiç şüphemizin olmadığı, açıkça bizlerinde söylediği, iman ettiğimiz Kur’an, ALLAHA KARŞI GELMEKTEN SAKINANLAR İÇİN YOL GÖSTERİCİDİR DİYOR. Yani bir başka deyişle, hidayetimizin ta kendisi Kur’an dır diyor. Üzerinde hiçbir şüphemizin olmadığı bir kitap olduğunu, kabul etmemizi söylüyor Rahman. Bizlerde buna inanıyoruz. Peki, gerçekten inandık diyoruz ama yaşantımızda bunu uyguluyor muyuz? İŞTE EN ÖNELİ SORUNUN CEVABINI GELİN BİRLİKTE ARAYALIM.   ... Devamı

Araf Suresi 33. Ayet Bizlere Neler Anlatıyor.

2015-01-02 07:37:00

Bugün sizlerle birlikte üzerinde düşüneceğimiz, Araf suresi 33. ayeti önce sizlere hatırlatmak istiyorum. Ayeti yazalım ve dikkatlice okuyalım. Acaba Yaradan bizlere bu ayetiyle neler anlatmak istiyor, onu anlamaya çalışalım Allah ın izniyle.     Araf 33; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı ve ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ HARAM KILMIŞTIR.     Yaradan HARAM sözcüğünü Kur’an da, çok önemli yerlerde kullandığını görürüz. Örneğin faizin haram olduğunu söyler Kur’an. Evlenilmesi yasaklanan kişileri sayar ve bunlarla evlenmek HARAMDIR der. Yenmesini istemediği şeyleri yazarak, bunların haram olduğunu belirtir. Zina yapmanın haram olduğunu da, Rabbim Kur’an da açıklar bizlere.     Tüm bu ve buna benzer konuların, çok açık bir şekilde, haram sözcüğüyle yasaklandığını görüyoruz. Peki, yukarıda sizlere hatırlattığım Araf suresi 33. ayette ne anlatmak istiyor olabilir, Rabbim haram kıldım sözünü kullanarak. Gelin şimdide onu Rabbin önerdiği gibi, kendi irademizle düşünerek anlamaya çalışalım.     Araf suresi 33. ayetinde Allah, açık ve gizli kötülüklerin yapılmasını da haram sözleriyle bizlere açıklıyor ve şiddetle dikkatimizi çekiyor. Devamında ise dikkat ederseniz günah işleyerek haksız yere sınırı aşmanın da haram olduğunu belirtiyor. Burada haksız yere sınırı aşmak konusunu elbette çok geniş düşünebiliriz her konuda.      Dini yaşarken de, Kur’an da diğer ayetlerinde söylediği gibi, Allah ın koyduğu sınırları aşmanın, ... Devamı

Ali İmran 79. Ayet Ve Allah ın Uyarısı.

2015-01-02 07:10:00

Bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet ise, Ali İmran suresi 79. ayet olacaktır. Bu ayeti özellikle seçmemin bir nedeni var. Çünkü Allah çok önemli bir konuda, hatta günümüzde yaptığımız büyük bir yanlışa işaret ederek, elçisinin görev ve sorumluluğu hakkında dikkatimizi çekiyor ve bakın bizlere neler söylüyor.     Ali İmran 79: Allah'ın vahiy, sağlam muhakeme ve peygamberlik bağışladığı hiç kimsenin bundan sonra halkına, “ALLAH'IN YANI SIRA BANA DA KULLUK EDİN!” DEMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ;  aksine, [onlara şöyle öğüt verir]: “ilahî kelâmın bilgisini yayarak ve kendiniz [onu] derinlemesine inceleyerek ALLAH IN KULLARI/ADAMLARI OLUN!”     Yüce Yaratıcımız, ben görev ve hikmet verdiğim elçilerimin hiç birisi, benimle kendisini eş tutup kendilerine, Allah ın vermediği bir yetkiyi kullanmaya kalkıp, kendilerine de kulluk edilmesini asla istemez diyor. Burası çok önemli. Hemen bir örnek verelim. Allah çok açık ve net ayetinde ne diyordu?     Zümer 44: De ki: "ŞEFAAT, TÜMDEN VE SADECE ALLAH'INDIR. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."     Kendimize şu soruyu soralım. Allah Kur’an da yukarıdaki sözleri söyledikten sonra, yine Kur’an içinde başka bir ayetinde, şefaat yetkisini başkalarına da vermiş olabilir mi? Ya da peygamberimiz de Allah ın yanında bende sizlere şefaat edeceğim der mi? Bir önceki ayetinde de bakın ne söylüyor Yaradan.( YOKSA ALLAH'TAN BAŞKA ŞEFAATÇİLER Mİ EDİNDİLER?) Ne dersiniz günümüzde bizlere öğretildiği gibi, peygamberle... Devamı

Nur Suresi 54. Ayet Ve Yaptığımız Yanlışlar.

2015-01-02 06:52:00

Günümüzde bazı ayetleri öne sürerek, peygambere itaat edin ve O ne verdiyse alın sözlerinden, Allah ın elçisine de Kur’an dışından hükümler koyma yetkisi vermiştir anlamı çıkarılmaktadırlar. Bu sözler ile Allah bunumu anlatıyor acaba? Allah elçisine itaat edilmesini ister ve edilmediğinde kendisine itaat etmemekle aynı tutar. Bakın birkaç örnek.     Ali İmran 132: ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN Kİ, merhamet görebilesiniz.     Enfal 20: Ey iman edenler! ALLAH'A VE RESULÜNE İTAAT EDİN. İşitip durduğunuz halde ondan yüzünüzü çevirmeyin.     Maide 92: ALLAH'A İTAAT EDİN, RESULE İTAAT EDİN, sakının. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin: Bizim resulümüze düşen sadece apaçık bir tebliğdir.     Haşr 7:…….. RESUL SİZE NE VERDİYSE ONU ALIN; SİZİ NEDEN YASAKLADIYSA ONA SON VERİN ve Allah'tan korkun. Hiç kuşkusuz, Allah'ın azabı çok şiddetlidir.     Bizler eğer Allah ın ayetlerinin, ne söylediğini gerçekten anlamaya çalışıyor da, birilerinin sözlerine delil arayışında değilsek, çok net anlarız Allah ın ne söylediğini. Peki, burada Allah ın resulüne uyun, itaat edin ve o ne verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ona son verin, ondan istemeyin derken, nelerden bahsediyor olabilir?     Hemen aklıma Allah ın elçisine hitap eden, bazı ayetler geldi. Bakın burada elçisine neler söylüyordu?     Maide Suresi 67. Ey resul! RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİ TEBLİĞ ET. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun……     Enam Suresi 50. Onlara şunu söyle: "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır de... Devamı

MAUN SURESİ VE BİZLERİ UYARILARI.

2015-01-02 05:44:00

Maun suresini dikkatle okuyup, eğer üzerinde düşünürsek, yaptığımız yanlışlarında, daha çok farkında olacağımıza inanıyorum.     Maun suresinde Yaradan, bizlere öyle şeyler anlatıyor ki, bir bütün değerleri, parça parça edip, içinden işimize gelenleri seçtiğimizde, asla amaca ulaşamayacağımızı, daha da önemlisi yapılan tüm uğraşların, ibadetlerin boşa gideceğini bizlere anlatıyor.      Gelin önce sureyi okuyalım, daha sonrada üzerinde düşünmeye çalışalım.     Mâ’ûn Suresi Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Dini yalanlayanı gördün mü?  2. İşte o, öksüzü iter, kakar.  3. Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.  4. VAY HALİNE O NAMAZ KILANLARIN Kİ,  5. Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.  6. Gösteriş yaparlar onlar,  7. Ve yardımlığı sakınırlar.      Surenin ilk ayetinde DİNİ YALANLAYANI GÖRDÜN mü sözlerinden, önce ne anlamalıyız onu düşünelim. Bu sözlerden iman etmeyenlerden bahsediliyor diye anlarsak, daha sonra ki ayetlerle ters düşeriz. Çünkü İnanmayan bir insan zaten ne yoksulu doyurur, zekât verir nede namaz kılar.      Demek ki ilk ayette, öyle bir insanlardan bahsediyor ki Allah, İman ettiğini söylediği halde imanının, inancının kurallarını yerine getirmekte titizlik göstermeyenlerden bahsediyor. Bunlar kendi hurafe itikat ve çıkarları doğrultusunda hareket eden, ayetlerden istediğini alıp, işine gelmeyenleri almayan, anlamlarını değiştirip gerçeği yalanlayan, Allah ın ayetlerinde geçen kelimelerle oynayan, farklı anlamlar vererek bütünden sapan, kişilerden bahsediliyor.   &... Devamı

İSRA SURESİ 81. AYET. ZALİMLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK.

2015-01-02 05:27:00

Değerli din kardeşlerim, bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, İsra suresi 81. ayet olacaktır. Acaba Allah bu ayetinde, hak geldi, batıl yok oldu derken neyi kast ediyor olabilir? Önce ayeti yazalım, sonra üzerinde birlikte düşünelim.   İsra 81: De ki: “HAK GELDİ, BATIL YOK OLDU. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkûmdur.”   Allah hak geldi derken, kimden ve nelerden bahsediyor olabilir, önce onu netleştirelim. Bunu anlamak içinde bu ayetin hemen devamındaki ayete bakalım.   İsra 82: Biz Kur’an’dan, MÜ’MİNLER İÇİN ŞİFA VE RAHMET OLACAK ŞEYLER İNDİRİYORUZ. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.   Demek ki Yaradan hak geldi derken, Kur’an dan bahsediyormuş. Yani Kur’an ın iman edenler için, şifa ve rahmet olacağı müjdesini veriyor. Çünkü peygamberimiz devrinde toplum, Allah ın daha önce indirdiği kitaplarından sapmış, atalarının hurafe, sanı ve yanlış itikatlarının ardı sıra gider olmuş. Peki Allah bizleri, Kur’an dan başka kaynaklara sevk ediyor mu?    Hatırlayalım, Allah rehberinde bizlere, Kur’an ın ipine sarılın diye öğüt verir. Sizlere indirdiğime uyun, başka velilere uymayın der. HİDAYETE ERENLERİN, YALNIZ RABBİNDEN GELEN KUR’AN A İMAN EDENLER OLACAĞINI ANLATIR BİZLERE. Bilerek hakkı batıl ile karıştırmayın diye uyarır.    Allah kimlerin günahlarını affedeceğini söylerken, Rableri tarafından HAK olarak, Muhammed e indirilene inananların, günahlarını örteceğini, affedeceğini söyler. Kur’an ın insanların, kalp gözlerini açacak ışıklardan oluştuğunu açıklayarak, bizleri yalnız ve yalnız Kur’an ın ardı sıra gitmemizi öğ&uum... Devamı

Hz. İsa nın Kıyamete Yakın Geleceğine İnananlara.

2015-01-01 19:06:00

    Kur’an bizler için bir rehber ve yine bizler için imtihanımızın asıl kaynağıdır. Madem sorumlu olduğumuz Kur’an, öyleyse ondan faydalanmasını da doğru öğrenmeliyiz ki, yanlışa düşmeyelim.   Allah Kur’an ın özelliklerinden bahsederken, biz her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki, anlayasınız der bizlere. Ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Kur’an ı kolaylaştırdığını ve her konuyu yine Kur’an içinde örneklerle açıkladığını, eksik bırakmadığını anlatır bizlere.   Buradan da anlaşılıyor ki, Kur’an ayetlerini anlamaya çalışırken, beşeri bilgilere, rivayetlere göre değil, yine Kur’an ın verdiği örneklerinden, bilgilerden yola çıkarak, ayetleri anlamamız gerekir.   Nisa suresi 159. ayeti, gelin şimdi bu bilgiler ışığında anlamaya çalışalım. Yani Kur’an ın verdiği bilgilerden yola çıkalım. Önce ayeti yazalım.   Nisa 159; Ehlikitap'tan her biri, ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. KIYAMET GÜNÜ DE O, ONLAR ALEYHİNE BİR TANIK OLACAKTIR.   Bu ayetin öncesinde yazılan ayetlere önce bakalım, Allah hangi konulardan ve kimlerden bahsediyor?   Nisa 155: Başlarına gelenler; ahitlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve "Kalplerimiz kılıflıdır" demeleri, daha doğrusu, küfürleri yüzünden Allah, kalpleri üzerine mühür basmıştır da pek azı müstesna, iman etmezler.   156: Küfürleri sebebiyle, Meryem aleyhinde büyük bir yalan söylemeleri yüzünden...   157: "Biz, Allah'ın resulü Meryem oğlu İsa Mes... Devamı

Tevbe Suresi 29 Ve Bu Surede Anlatılmak İstenenler.

2015-01-02 02:48:00

 Aşağıdaki yazıyı bir arkadaşımızın, Kur’an dinde zorlama yok tur der, ama Tevbe suresinde bir ayetindeyse şöyle yazıyor diye ayeti örnek vermiş.     Tevbe 29: Kendilerine kitap verilenlerden, Allah a ve ahi ret gününe inanmayan, Allah ve resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, KÜÇÜK DÜŞÜRÜLÜP ELLERİYLE CİZYE VERİNCEYE KADAR SAVAŞIN.     Yukarıdaki ayette geçen bu ifade, dinde zorlama yoktur hükmüyle çelişmiyor mu diye sormuş bir arkadaşımız. Bende bahsedilen bakara suresindeki, dinde zorlama yoktur sözü ile tevbe suresindeki savaş halinin hiçbir benzerliği olmadığını, tam tersine Tevbe suresinde peygamberimize açılan bir savaşın olduğunu, ayetleri örnek göstererek anlatmaya çalıştım.     Gelelim Tevbe suresine, çok ilginçtir Allah ın adıyla başlamayan tek suredir. Bu surenin, bir önceki surenin devamıdır diyende vardır. Surenin ismine ve içeriğine baktığınızda genelde anlatılan, müşriklerin Allah elçisine karşı birlik olup, savaş verdiği anlatılır.     Allah da elçisine bu sureyle, indirdiği ayetlerle yardım etmek ve ona çevresinden kendisini savunacak, savaşacak insanların toplanmasında yardımcı olmuş ve onları ikaz edip, elçisine yardım etmelerini sağlamıştır. Sureden bazı alıntılar yaparak surenin genelde ne anlatmak istediğini anlamaya çalışalım isterseniz. İlk ayetinde bakın nasıl bir uyarı var.     Tevbe 1: ALLAH VE RESULÜNDEN KENDİLERİYLE ANTLAŞMA YAPMIŞ OLDUĞUNUZ MÜŞRİKLERE BİR İHTAR.     Yukarıdaki sözler, peygamberimizin karşısında savaş halinde olan müşriklere bir ihtar olarak söyleniyor ve bakın ne diyor devamında?     Tevb... Devamı

Bakara Suresi 85. Ayetten Almamız Gereken Dersler.

2015-01-02 02:26:00

Allah Kur’an ı bizlere, bir rehber ve bir güneş olsun diye indirdiğini, Kur’an da verdiği örneklerden, kıssadan hisseler, dersler çıkarmamızı ister. Bakara suresi 85. ayetinde Allah, geçmişte yapılan hatalardan bizlere ibret almamız için örnekler verip, İsrail oğullarını nasıl ikaz ettiğini ayetinde açıklar.      Önemli olan bugün bizler, bu ayetten nasıl bir ders çıkarmalıyız, onu anlamaya çalışalım. Çünkü Allah bu örneği Kur’an da bizlere verdiyse, ondan bizlerin mutlaka dersler çıkarmamızı istediği için vermiştir. Bunu da unutmayalım.     Bakara 85: Sonra (yine) siz, birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından sürüp-çıkarıyor ve günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde ittifaklar kuruyor ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları çıkarmanız size haram kılınmıştı. YOKSA SİZ, KİTABIN BİR BÖLÜMÜNE İNANIP DA BİR BÖLÜMÜNÜ İNKÂR MI EDİYORSUNUZ? ARTIK SİZDEN BÖYLE YAPANLARIN DÜNYA HAYATINDAKİ CEZASI AŞAĞILIK OLMAKTAN BAŞKA DEĞİLDİR; KIYAMET GÜNÜNDE DE AZABIN EN ŞİDDETLİ OLANINA UĞRATILACAKLARDIR. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.     Allah bu ayetinde İsrail oğullarından aldığı sözü hatırlatıp, yaptığı yanlışı ikaz edip, çok önemli bir hatırlatma yapıyor ve bakın ne söylüyor?     (YOKSA SİZ, KİTABIN BİR BÖLÜMÜNE İNANIP DA, BİR BÖLÜMÜNÜ İNKÂR MI EDİYORSUNUZ?)     Demek ki o devrin toplumu Tevrat indirildiğinde, Allah ın ayetlerinin bir kısmını göz ardı edip, kendi beşeri inançlarını, ihtiraslarını yaşıyorlar ki, Allah bu ikazı yapıyor.     Peki, bizler bu s&oum... Devamı

Maide Suresi 13 ve 14. Ayetleri Görmezden gelenlere.

2015-01-02 02:11:00

Kur’an ı anlayarak birkaç kez okuyan bir Müslüman, onun aydınlık nuruyla aydınlanacak ve Kur’an ın gerçeklerini görecektir. Eğer anlamını bilmeden okuyor, üzerinde hiç düşünemiyorsak, işte o zaman Rabbin nurundan, güneşinden de, istifade edemiyoruz demektir. Çünkü Allah ayetlerin üzerinde, özellikle bizlerin düşünmesini ve aklımızı kullanmamızı emreder.     Allah Kur’an ı sizlere rehber, yol gösterici olsun diye gönderdim diyor da, onu anlayarak okuyup, üzerinde düşünen kullarının, gönül gözlerini açacağı müjdesini veriyorsa, bizlere düşen Rabbin rehberini bilerek, anlayarak, düşünerek okumak olmalıdır.     Allah Kur’an ın yarısından fazlasında verdiği, kıssadan hisseler ve örneklerle, bizlere nasıl yaşamamız gerektiğini, GEÇMİŞ TOPLUMLARIN YAPTIĞI HATALARI ÖRNEKLER GÖSTEREREK ANLATMIŞTIR. Bunu yapmasının nedeni, aynı hataya bizlerinde düşmemesi içindir. Geçmiş kavimlerin yaptığı yanlışların sonunda, Allah ın bu toplumlara verdiği cezalardan da örnekler vererek, ibret almamızı sağlamıştır.     Bizler Kur’an ın verdiği örnekleri, ne yazık ki hikâye dinler gibi dinleyip, o günkü yanlış olayların, bizlere hitap ettiğinin de, farkında değiliz. Daha açıkçası bizler günümüzde, Allah ın ayetlerinde verdiği örnekler, kıssalar sanki o devrin toplumuna has indirilmiş gibi, VERİLEN ÖRNEKLERDEN HİÇ ÜZERİMİZE ALINMIYORUZ.      Hatta bazen bizler, Allah ın o devrin toplumuna, atalarının sanı ve rivayetlere dayalı itikatlarından vazgeçmeyenlere, Araf suresi 185. Ankebut 51. ve Casiye 6 ayetinde seslendiği aşağıdaki uyarıları,  BUGÜN GÖRMEZDEN GELENLER, ÜZERİ... Devamı

Kur'an da Geçen KIBLE Sözünden Ne Anlamalıyız.

2015-01-01 12:13:00

  Kur’an ayetlerini doğru anlayabilmemiz için, ilk önce Kur’an ın diğer ayetlerine müracaat etmeli, onlardan yardım almalıyız. Çünkü Yaradan, Kur’an ın kendisini açıklayan, eşi benzeri olmayan bir nur, ışık olduğunu söyler bizlere. Sakın emin olmadığınız bilgilerin, ardına düşmeyin diye de uyarır. Allah ın ayetlerinde, bizlere ne anlatmaya çalıştığını, Kur’an dan değil de, rivayet kaynaklardan anlamaya çalışırsak, asla doğru anlamamızın, mümkün olamayacağını bilmeliyiz.   Kur’an ın en çok zikrettiği ve bizlerden isteği ibadetlerden birisi de, namaz kılmaktır. Günümüzde namazımızı kılarken, Mescid-i Haram a dönerek kılarız. Peki, bu yöne dönerek namaz kılmamızı, Allah mı Kur’an da emretmiştir? Gelin bu konuyu, hiçbir etki altında kalmadan, önce Kur’an a danışalım, daha sonrada rivayet hadisler bu konuda neler söylüyor, bu söylenenleri akıl ve Kur’an süzgecinden geçirelim ki, gerçek doğrulara ulaşabilelim.   Önce Mescid-i Harama dönerek, namazlarımızı kılmamız gerektiğine delil gösterdikleri ayetlere bakalım. Gerçekten Allah, namazlarınızı kılarken, bu yöne dönerek mi kılın diyor? Yoksa bizlere, başka bir şeyler mi anlatıyor ayet.   Bakara 144: Biz senin, YÜZÜNÜN HABİRE GÖĞE DOĞRU ÇEVRİLDİĞİNİ ELBETTE GÖRÜYORUZ. HOŞLANACAĞIN BİR KIBLEYE SENİ ELBETTE DÖNDÜRECEĞİZ. Artık yüzünü Mescid-i haram yönüne çevir. Nerede olsanız yüzünüzü Mescid-i haram yönüne döndürün. Kendilerine kitap verilenler, onun, Rablerinden bir gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapıp ettiklerinden habersiz değildi... Devamı

Nisa Suresi 125. Ayeti Nasıl Anlamalıyız.

2015-01-01 21:58:00

 Kur’an ayetlerinin bizlere neler anlattığını, doğru anlamak istiyorsak, Kur’an ın diğer ayetlerinden mutlaka faydalanmalıyız, istifade etmeliyiz. Çünkü Kur’an kendisini anlatan, açıklayan, eşi benzeri olmayan, bir rehberdir. Ayetleri gereği gibi anlamak için, yine Kur’an a danışmalıyız. Bunu bizlere hatırlatmak içinde Allah, biz her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız der bizlere.     Bugün sizleri, Nisa suresi 125. ayet üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.     Nisa 125: İyilik yaparak KENDİSİNİ ALLAH'A TESLİM EDEN ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost edinmişti.     Yukarıdaki ayette Rabbimiz bizlere, iyilik yaparak kendisini Allah a teslim eden yani hayırda barışta yarışan ve İBRAHİM DİNİNE TABİ OLANLARIN, kurtuluşa ereceğinden bahsediliyor. Ayetin en son kısmında ise, Allah İbrahim peygamberimize layık gördüğü, HALİL sıfatıyla bizlere ne anlatmak istiyor, burası çok önemli. Ayetin orijinal Arapçasında, dost diye çevrilmiş kelime HALİL olarak geçer.     Şimdide aşağıdaki ayete bakalım.     Ali imran 68: Doğrusu onların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur(Velisidir).     Yukarıdaki ayetin son cümlesinde de, Allah müminlerin dostudur diye çevrilmiş. Fakat orijinaline baktığımızda Veli olarak geçer. Yani bu durumda Nisa suresi 125. ayette geçen Allah İbrahim i dost edinmişti cümlesindeki HALİL kelimesi ile Ali imran 68. ayette geçen VELİ sözcüğü aynı anlamda çevrilmiş. Bu durumda aynı anlamı verdiğini sö... Devamı

Nisa Suresi 78-79, Ayetler Bizlere Ne Anlatıyor.

2015-01-01 21:37:00

Bir kardeşimiz sorduğu bir soruda, Nisa suresi 78 ve 79. ayetlerin, birbirinin tam zıttını söylüyor dedikten sonra, ayette önce iyilik de kötülük de Allah'tandır diye geçiyor, sonra kötülük nefsinden, iyilik Allah'tan diyor ve bu ayetlerin kafasını karıştırdığından bahsediyor.     Arkadaşımız bir örnek vermiş. Yolda saldırıya uğrayan bir adamın hiç günahı yokken, kendi ettiğini bulmuş olması anlamsız geliyor.     Gelin önce ayetleri yazalım ve daha sonra birlikte Kur’an bütünlüğünde, ayetler üzerinde düşünelim. Allah bu iki ayette bizlere, acaba neler anlatmak istiyor ve dikkatimizi çekiyor.     Nisa 78: Her nerede olursanız (olun), ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: 'Bu, Allah'tandır' derler; onlara bir kötülük dokunsa: 'Bu sendendir' derler. De ki: 'Tümü Allah'tandır.' Fakat ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlar?     79. Sana iyilikten her ne gelirse Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir. Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahit olarak Allah yeter.     İlk ayette de dikkat ederseniz, verilen bir örnek var. Burada insanların başlarına gelen güzel şeyler, Allah ile bağlantı kuruluyor ve Allah a nispet ediliyor. Kötü bir şey başlarına geldiğinde ise, bu kötülüğün kendisine düşman, sevmedikleri kişilerin üzerine atılarak, bu senin yüzünden başımıza gelmiştir deniyor. Dikkat ediniz burada, iki kişinin herhangi bir kavgası yok. Kavganın sonucunda meydana gelen, bir kötülük söz konusu değil. Kişiler... Devamı

Araf Suresi 170. Ayetin Düşündürdükleri.

2015-01-01 08:49:00

Değerli din kardeşlerim. Bizler eğer yaşadığımız din adına, yaptığımız büyük yanlışların bugün farkında olsaydık, sanırım vicdanımızın acısıyla, ne yapacağımızı bilemez bir durumun içinde bulurduk kendimizi. Sizlere bir örnek vermek istiyorum. Bakın Allah bizlere, rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an da ne söylüyor.     Araf 170: KİTAB'A SIMSIKI SARILIP namazı dosdoğru kılanlar var ya, İŞTE BİZ BÖYLE İYİLİĞE ÇALIŞANLARIN ECRİNİ ZAYİ ETMEYİZ.     Allah kitaba sımsıkı sarılanlar derken, acaba hangi kitaptan bahsediyor? İçinizden bazıları bu satırları okurken, böyle sorumu olur, elbette Kur’an dan bahsediyor diyenler çıkacaktır. Elbette Kur’an dan bahsediyor. Allah Kur’an a sarılmamızı özellikle isterken, peki bizler Kur’an a mı sarılıyoruz? NE YAZIK Kİ SARILDIĞIMIZI ZANNEDİYORUZ. BİRİLERİ ÖYLE SANMAMIZI İSTİYOR. BİZLERDE ONLARIN HAZIRLADIKLARI TUZAKLARA NE YAZIK Kİ DÜŞÜYORUZ.      Allah Kur’an ayetlerinde birçok kez akla, düşünmeye yönlendirir bizleri ve derki, düşünmeyenleri pislik içinde bırakırım. Sanırım bizler bu üzücü durumun içinde olduğumuzun, farkında bile değiliz. Çünkü bizlerin düşünme hakkımızı, gücümüzü elimizden almışlarda ondan. SİZ KUR’AN DAN ANLAYAMAZSINIZ DİYENLERİN, BİZLERDEN SAKLADIKLARI ÇOK ŞEYLER OLDUĞUNU UNUTMAYALIM.     Allah sarılmamız gereken rehberin, Kur’an olduğunu yüzlerce kez söyledikten sonra, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye de çok açık belirtmiştir. Peki, bizler bugün İslam ı yaşarken, Kur’an a yaptığımız saygısızlığın farkında mıyız?     Allah bizlere gönderdiği Kur’an ın, muhkem ayetlerini bizleri... Devamı

Ahzab Suresi 56. Ayeti Nasıl Anlamalıyız.( RESULE SALAT ETMEK NE

2015-01-01 08:38:00

  EYLUL       Bugün sizlerle konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, Kur’an da geçen Ahzab suresi 56. ayetin de Allah, acaba bizlere ne emrediyor ve neler anlatmak istiyor, onu anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım, üzerinde birlikte düşünelim.   Ahzab 56: Şüphesiz Allah ve melekleri PEYGAMBER’E SALÂT EDİYORLAR. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin. (Diyanet meali)   Bu konuda düşüncelerimi yazmadan önce, bu ayetten geleneksel İslam’ın ne anladığını ve bu ayet delil gösterilerek, kabul edilen hadisleri sizlere aktarmak istiyorum. Bu ayeti meal ederken, salât sözcüğünün çoğulu kullanılarak, salâvat şeklinde yazılmış meallerde vardır. Bizler her nedense Rabbin ayetlerini, itikatlarımıza uydurmanın bir yolunu hiç korkmadan buluyoruz. Tabi işin sonu nereye varacak, hiç hesap etmeden. Önce salât sözcüğünden günümüzde ne anlam çıkartılıyor ve onun doğrultusunda neler yapılıyor ona bakalım.    Salât kelimesinin Kur’an da geçen anlamı NAMAZ, DUA VE DESTEKolmak gibi değişik anlamları olduğunu söyleyebiliriz. Geleneksel İslam’ın öğretisinde, ne yazık ki yukarıdaki ayet, yalnız peygamberimize dua etmek ve saygı gösterisi olarak algılandığını görüyoruz.   Bazı kişiler ayette geçen aynı kelimeden, Allah ın ve meleklerinin farklı, bizler için farklı anlamı içerdiğinden bahsederler. Ama her nedense Allah aynı kelimeyi, hem kendisi ve melekleri için, hem de bizler için ayn... Devamı