Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (457)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

Kıssadan Hisse Alalım......

2015-01-05 08:54:00

Sizlerle küçük, ama çok anlamlı bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Bu hikâyeden çıkaracağımız kıssadan hisse, bana göre çok önemli. Önce hikâyemizi okuyalım, daha sonrada üzerinde düşünerek, kıssadan hisse alalım.     (Her yıl yapılan 'en iyi buğday' yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmıştı. Çiftçiye bu işin sırrı soruldu. Çiftçi:    —BENİM SIRRIMIN CEVABI, KENDİ BUĞDAY TOHUMLARIMI KOMŞULARIMLA PAYLAŞMAKTA YATIYOR, DEDİ.    —Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz? Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz? Diye sorulduğunda,  —Neden olmasın, dedi çiftçi.    —Bilmediğiniz bir şey var; rüzgâr olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle, komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek, benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor. )     İşte hayatımızın, güzel yaşamamızın sırrı nerede gizliymiş görüyor musunuz?  Kur’anı anlayarak okuyan, ibret ve dersler alan bir insan, Rabbin bizlere önerdiği yolun, paylaşmaktan geçtiğini hemen anlayacaktır. Hikâyede anlatılan en önemli nokta ise, kendisini düşünen çevresiyle paylaşır. Yaptıklarından verim almak isteyen de, yine çevresiyle bütünleşir.     Allah yarattığı kullarını tek başına değil, birlikte bir güç olacak şekilde yaratmıştır. Biri birlerine her zaman muhtaç kılmıştır. Hâlbuki bizler elimizdeki paranın, malın, mülkün esas sahibinin bizler olduğunu zannederiz, tabi ... Devamı

Kadınlar Erkeklere İMAMLIK Yapamaz mı?

2015-01-05 08:40:00

    Okuduğum bir yazıda, kadınların erkeklere imamlık asla yapamayacağını, bunun mümkün olmadığını yazıyordu. Kadının erkekli, kadınlı namaz kılan bir topluluğa imamlık yapamayacağı hükmünü veren düşünceyi, önce yazalım ve daha sonra Kur’an dan yola çıkarak, bu düşüncenin doğruluğu konusunda birlikte düşünelim.     Okuduğum yazı sonunda, şöyle bir cümleyle sona eriyordu. (KADININ ERKEKLERE İMAMLIK YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.) Bunu söylemek için, Allah ın bu konuda hüküm vermesi gerekir. Bir konu eğer yasaksa, bunun mümkün olmayacağının hükmünün Allah tarafından Kur’an da verilmesi gerektiğini, Kur’an ın birçok ayetlerinde anlatır bizlere. Hatta çok önemli bir ayet vardır, gelin onu hatırlayalım ve Rabbin hüküm vermediği, açıklamadığı bir konuda konuşmamızı bile, haram kıldığını görelim.     Araf 33. ; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı ve ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ HARAM KILMIŞTIR.     Birde Allah söylemediği halde, bunlar da Allah katındandır diyerek, Allah a iftira atanlar için bakın ne diyor onu da hatırlayalım.     Zümer 60: Kıyamet gününde, Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün. Kibirlenenlerin kalacağı yer cehennemde değil midir?     Sanırım ayetler çok açık, bizleri uyarıyor. Bu ayetleri konumuzla bağlantılı düşünelim lütfen. Kadının erkelere imamlık yapması mümkün değildir demek, yasaklanmış haram kılınmış demekle ayn... Devamı

Kur'an Müslümanlığı Sapıklık Mıdır.

2015-01-05 08:22:00

            Sizlere şöyle bir söz söylesem ve desem ki, KUR’AN MÜSLÜMANLIĞI DİYE BİR SAPIKLIK ÇIKTI, sakın bu düşünceye alet olmayın, sözlerine inanmayın. Bana ne dersiniz? Ne yazık bu sözleri söyleyen, büyük bir çoğunluk ve toplumda söz sahibi önemli kişiler var.   Gelin bu sözler üzerinde birlikte, Kur’an ı rehber alarak düşünelim. Acaba bir Müslüman, yalnız Kur’an Müslüman ı olmayıp da, başka kaynak ve bilgilerinde içine aldığı bir Müslümanlığın içinde mi olmalı? Çünkü bu sözleri söyleyenler, sünnet yani rivayet hadisler eşliğinde olmayan, onun sentezi ile birleşmeyen bir İslam olamaz ve O İslam Allah ın istediği İslam değildir, BUNA İNANMAK SAPIKLIKTIR deniyor.   Elbette rivayet edilen hadislerden faydalanalım, ama hiç ayrım yapmadan, Kur’an ın onayını almadan bunu yapmak, bizleri Allah ın yolundan saptırır. Her doğru bilgi bizlere güzel örnek teşkil edecektir, bunda hiç şüphe yok. Çünkü peygamberimiz bizler için örnektir. Ama doğrunun içine yanlış karıştırırsak, doğruların hayrını göremeyiz, lütfen bunu unutmayalım.   Acaba Kur’an, rivayet edilen hadislerden, farklı bilgiler mi veriyor da bu sözler söyleniyor. Bir başka deyişle peygamberimiz, Kur’an ın dışından da hükümler vermiş midir? Allah ın sünnetine, peygamberimizde ilaveler yapmışmıdır? Bu konuyu elde Kur’an, doğru araştırmaz isek, kendimizi şeytanın yoldaşı bulmamız, kaçınılmaz olacaktır.   Bu sözlerden de anlaşılıyor ki, yalnız Kur&r... Devamı

İslam Toplumları Olarak, Nerede Yanlış Yapıyoruz.

2015-01-05 08:07:00

KASİM       İslam toplumları olarak, ne yazık ki yüzlerce yıldır, ne huzuru ne de mutluluğu toplum olarak bulamadık. Peki, nedenini hiç düşündük mü? Hâlbuki Allah ın bizlere rehber olsun diye gönderdiği, kendi korumasına aldığı Kur’an, elimizin altında.    Toplum olarak, namazımızı kılıyoruz, orucumuzu tutuyoruz, anlamadan okusak ta Kur’an ı bolca okuyoruz. Hacca gidebilmek içinde sıraya bile giriyoruz. Hatta birkaç kez gitmenin yollarını arıyoruz. Acaba yaptıklarımızın meyvesini neden alamıyoruz, yoksa yaptığımız bu ibadetleri, Allah ın istediği gibi yapmıyor muyuz? İslam toplumlarının genel çoğunluğu, acı ve keder içinde. Müslüman Müslüman ın kardeşidir diyen Rabbimize sanki inat, birbirimize düşman olmuşuz. Birbirimizi öldürmekten de çekinmiyoruz.   Sizce yanlışımız nerede? Bir yerlerde yanlış yaptığımız, çok açık değil mi sizce de? Sorduğumuzda elhamdülillah Müslüman ım deriz hepimiz. Allah Kur’an a uyan, onun hükümlerini hayatına geçiren kullarımı darda, zorlukta bırakmam, onları hem bu dünyada, hem de ahi rette güzellikler veririm diyerek, Kur’an ın ipine sarılmamızı öğütler.    Biz Müslümanlar olarak, farkında olmadan, yoksa bir yerlerde yanlış mı yapıyoruz da bu acılar, kederler hep İslam toplumlarında kol geziyor. Evet dostlar, din kardeşlerim, ne yazık ki bu soruyu kendimize sorup, öz eleştiri yapmadığımız, yapanlara da kızdığımız içindir ki, yaptığımız hatalarımızı da göremiyoruz. İşin kötüsü yapmaya da devam ediyoruz.   Allah sizleri huzura, mutluluğa götürecek rehber Ku... Devamı

Hadis Naklederken Lütfen Dikkat.

2015-01-05 05:02:00

Yazılarımı okuyanlar bilir, yazdığım yazılarımın bir kısmının konusunu, özellikle bana verilen cevaplar oluşturur. Böylece güncel konuları gündeme getirerek, doğru zannedilen yanlışları konuşup tartışarak, üzerinde düşünülmesine vesile olmaktır amacım. Yine bir yazıma cevap verme nezaketini gösteren kardeşimizin, bana verdiği cevabın bir bölümünü önce yazmak ve daha sonra üzerinde konuşmak istiyorum.     (Vahyin önem ve önceliğini anlatırken hadis-i şeriflere o kadar rijit yaklaşıyorsunuz ki insanlar sizin ifadelerinizden sizi hadis düşmanı sanmaları gayet doğal. Tek bir cümle ile hadisleri top yekûn inkâr etmediğinizi beyan ediyorsunuz. Ama bu yeterince inandırıcı olmuyor. Çünkü tasvip ettiğiniz tek bir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızda göremiyoruz. Tasvip ettiğiniz hadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da en küçük bir bilgi kırıntısına dahi sahip değiliz.      Böyle olunca hangi hadisleri nasıl süzgeçten geçirdiğiniz bilgisine sahip olmadığımızdan sizin tasvip ettiğiniz hadisler hakkındaki kanaatimizde yeterli bilgiye sahip olamamaktayız.     Bu durumda meramınızı anlatacağım diye çırpınıp durmaktasınız. Ama bu çırpınışlarınız dalgalarla boğuşup yerinizde saymanıza bir miligram ilerleyememenize neden olmaktadır.   Lütfen tasvip ettiğiniz hadisler hakkında daha ayrıntılı bir izahat.)     Değerli kardeşimiz, benim rivayet hadislere karşı rijit yani çok sert, katı davrandığımı söylüyor. Ben ona sert ve katı tabiri yerine, ÇOK FAZLA TİTİZ DAVRANDIĞIMI SÖYLERSEM, daha doğru bir açıklama yapmış olurum. Peki, neden böyle davranıyorum dersiniz? Elbette Yüce Rabbimiz, benim sorumlu olduğum Kur’an da... Devamı

Sosyal Bir Toplum Olmaktan Uzaklaşınca.

2015-01-05 03:20:00

Her Cuma günü, toplantı salâtına yani Cuma namazına giderken, içimde buruk bir duygu olur. Burukluğum un nedeni, Cuma namazına Allah ın, hiç bir ayrım yapmadan, kadın erkek tüm iman edenleri bu toplantıya davet etmesine rağmen, edindiğimiz yanlış itikatların, apaçık ayetlerin önüne geçerek, üstünü örterek bizlere yön vermesi, beni ziyadesi ile üzmektedir. Bu yanlış toplumu da, sosyal açıdan kötü yönde etkilemektedir.     Tüm Ehli kitaba baktığımızda, hepsinde haftada bir gün, toplantı günü ilan edilmiştir. Bu günde Kadın, çocuk, erkek ayrımı asla yapmadan birlikte ibadet ederler. Allah bizlere de Kur’an da aynı ibadeti, hiç ayrım yapmadan, EY İMAN EDENLER, CUMA SALÂTINA ÇAĞRILDIĞINIZDA, İŞİ GÜCÜ BIRAKARAK ÇAĞRIYA UYUN DİYE EMRETTİĞİ HALDE, bizler bu emrin özünü-amacını doğru anlayamayıp nefislerimizin etkisiyle değiştirip, yalnız erkeklere çağrının yapıldığına inandırılmışız. Elbette bu yanlışı yaptığımız içinde, toplum olarak SOSYAL değil, A SOSYAL toplum olmuşuz. Allah toplantı salâtından bahsederken bizlere, çok önemli bir şeyin dikkatini çekiyor.      Cuma 9: EY İMAN EDENLER, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın. EĞER BİLİRSENİZ, BU SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.     Yüce Rabbimiz bu toplantı namazının öneminden bahsederek, bilesiniz ki bu sizin için daha hayırlıdır diyor. İşte bizler bu hayrın, güzelliğin, toplumda birlikte yaşamanın öğretisi ve düzenin asli unsurundan, kadınlarımızı soyutladığımız için, gerekli eğitimi, dersi alamıyor ve toplum olarak BİZLER İÇİN HAYIRLI OLANDAN UZAK KALIYORUZ.    ... Devamı

İsra Suresi 73-74. Ayetlerden Alacağımız Dersler

2015-01-05 03:01:00

Değerli din kardeşlerim, bugünkü yazımın konusu olan İsra 73. ayette, acaba Rabbimiz bizlere ne anlatıyor ve hangi konuda dikkatimizi çekiyor, uyarıyor gelin bu ayetin üzerinde birlikte düşünelim.     İsra 73: Müşrikler, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ YALAN YERE BİZE İSNAT ETMEN İÇİN SENİ, NERDEYSE, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN SAPTIRACAKLAR ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.      Ayetten de anlıyoruz ki, peygamberimiz Kur’an ı Ehli kitaba tebliğ etmeye çaba gösterirken, bazı şartlar öne sürerek, Kur’an ı kabullenme niyetinde olduklarını görüyoruz. Şartları da, Kur’an ın dışından, atalarından gelen rivayet inançlarından vazgeçmeyip, kendi hurafe inançlarının da Allah katından olduğunun, kabul görmesini istemeleriydi.     Ayete dikkat ederseniz, Yaradan bu konuda elçisini uyarıyor. Eğer bu yanlışı kabul etseydin, yani Kur’an ın hükmetmediği bir konuyu, bunlarda Allah katındandır diyerek onlara uysaydın, seni can dostu kabul edeceklerdi diyor. Bizlerde aynı yanlışları bugün yapmıyor muyuz? Ayetin devamındaki uyarı ise bir o kadar düşündürücü.     İsra 74: Eğer biz seni sağlamlaştırmamış olsaydık, yemin olsun, onlara birazcık meylediverecektin.     Yüce Rabbimiz hepimizin yardımcısı olsun. Bu ayet çok ama çok şeyler anlatıyor. Tabi anlayana, anlamak isteyene. Dikkat ederseniz yapılan yanlışın özünde, Kur’an da hükmü olmadığı halde, bunlarda Allah katındandır diyerek inanmanın, büyük yanlış olduğu dikkat çekiliyor. Hatta Allah Kur’an ı din adına yeterli görmeyip, sanı ve rivayet inançlarının da takipçisi olmaya çalışanlara ne diyordu?     Casiye 6: İşte bu... Devamı

Banka Faizi Ve Kar Payı Aldatmacası.

2015-01-05 02:40:00

Yaşantımıza bizler Kur’an ile yön veremediğimiz için, birileri bu eksikliğimizi kullanarak, çok güzel bizleri yönetiyorlar.     Bizleri her konuda, kendi çıkarları doğrultusunda aldatanlar, kazandığımız paranın da bir şekilde peşine düşerek, kendi menfaatlerine kullanmanın yolunu bulmuşlardır. Yazımın konusu, bugün bankacılık sektöründe, faiz adıyla isimlendirilen nemalandırmanın/getirinin, Allah ın Kur’an da bahsettiği faizin, aynı anlamda olup olmadığı konusu üzerine olacaktır. Önce Kur’an a bakalım, Allah faiz(Riba) konusunda neler söylüyor.     Ali İmran 130: Ey iman edenler! KAT KAT ARTTIRILMIŞ OLARAK FAİZ (RİBA) YEMEYİN. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.     Peki, Allah bu ayetinde ne anlatıyor bizlere? İşte bunu doğru anlarsak, bugün bizleri Allah ile aldatanların tuzağına düşmeyiz. Kur’an aklımızı ayetler üzerinde kullanmamızı emreder. Gelin bu konuyu birlikte düşünelim. Bir arkadaşınız sizden borç para istedi ve dedi ki, bu paranı sana ancak, 6 ay sonra geri ödeyebilirim.      Eğer enflasyon, yani paranın değeri hiç düşmeyen bir ortamda yaşıyorsanız, paranızı verdiğiniz miktarda geri almamız gerekir. Eğer enflasyonist bir ortamda yaşıyorsak, paranın o günkü değeri ölçüsünde geri almamız gerekmez mi? İşte Allah da ayetinde bunu anlatıyor. Geri alırken bunun hesabını yapın, SAKIN KAT KAT FAZLASINI GERİ ALMAYA KALKMAYIN DİYOR.     Bazı kardeşlerimiz bu konuyu düşündükleri için, yakınına/arkadaşına borç verdiğinde, YA ALTINI ÖLÇÜ ALIR YA DA ENFLASYONDA ERİMEYEN YABANCI BİR PARA BİRİMİNİ. Peki neden? Parasının değerini koruması için elbette. Aslında hepsinde amaç aynıdır, verende zar... Devamı

İnancımızı Lütfen Kur'an İle Sorgulayalım.

2015-01-05 02:17:00

Yazıma cevap veren bir kardeşimiz, yazdığım yazımın ana fikrine katılmadığını anlatmak için, üzerinde çok düşünülmesi gereken bakın ne söylemiş. Bu sözler üzerinde lütfen, Kur’an ı referans alarak dikkatle düşünelim.     (MÜSLÜMANLAR HER ŞEYİ KURAN-I KERİMDEN ALACAK OLSALARDI, PEYGAMBERE GEREK KALIR MIYDI? )     Değerli din kardeşlerim. Bu sözün anlamı, Kur’an da din ve iman adına her bilgi yoktur. Onun içindir ki imanımızı yaşamak için, bizlere Kur’an yeterli değildir. İslam ı doğru ve tam yaşamak için, Kur’an yani Allah ın hükümleri ve peygamberimizin dine koyduğu hükümlerle yaşamalıyız deniyor.      Bu sözleri ve benzeri sözleri çok duydum, sizlerde duymuşsunuzdur. İslam ı cemaat ve tarikat eksenli yaşayan din kardeşlerimin, dini bir konuda konuşmaya başladıklarında, söyledikleri ve savundukları fikir ve düşüncenin ana temelini, bu inanç oluşturuyor.     Bu soruyu kendimize soralım. Gerçekten İslam dininin kuralları, sorumlu olduklarımız ve din adına verilen hükümler, YALNIZ ALLAH IN TEKELİNDE DEĞİL DE, elçisinin de verdiği ama Kur’an da bahsedilmeyen hükümlerle birlikte mi yaşanmalı? Gelim bu soruya Kur’an dan cevap arayalım.      Ankebut 18: “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.”     Gaşiye: Artık sen öğüt ver! SEN ANCAK BİR ÖĞÜT VERİCİSİN.     Kehf 56: BİZ, PEYGAMBERLERİ ANCAK MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ. İnkâr edenler ise, hakkı batılla çürütmek i... Devamı

Namazların Rekat Sayıları Sabit Midir.

2015-01-05 01:09:00

Geçen gün bir televizyon konuşmasında, Diyanet İşleri Başkanımız, dinde öyle konular vardır ki, asla değiştirilemez dedikten sonra, şöyle bir örnek verdi.  Sabah namazı 2 rekât fazdır, bunu birisi çıkıp ta, dört rekât kılalım diyemez dedi.      Gerçekten de sabah namazını, iki rekât farz namaz kılmak yerine, dört rekât farz kılamaz mıyız? İki rekât kılınması Allah emrimidir? Gelin bu konuyu birlikte, elimizdeki Kur’an ve diğer bilgiler ışığında birlikte düşünelim.      Önce şunu söylemeliyim ki Allah, biz Kur’an da her şeyden nice örnekleri, değişik misallerle açıkladık ki anlayasınız der. Ayrıca yine bir ayetinde, biz Kur’an da hiç bir eksik bırakmadık, Allah unutucu değildir diyerek, bizlerin Kur’an ın ipine sarılmamızı emreder. Çok daha önemlisi Zühruf 44. ayetinde bakın çok açık bir hüküm verir.     Zühruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve SİZ ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.     Bu bilgiler ışığında, namazın rekât sayıları konusunu gelin önce Kur’an a soralım. Bakalım bizlere nasıl bilgiler verecek, çünkü Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyor. Tabi aşağıdaki ayeti de unutmadan.     Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR.     Allah namazı kılarken, ses tonumuzun bile nasıl olacağının örneğini vermiş ise, namazımızın uzunluk ya da kısalığı hakkında da, bizlere mutlaka bir bilgi vermiştir. Allah Kur’an da yeni doğan bir bebeğin, kaç ay anne sü... Devamı

Allah a Açılan Kapı Kur'an.

2015-01-04 23:18:00

Din ve iman konusu, günümüzde o derece çeşitlilik ve farklılıklar gösteriyor ki, ne yapacağımızı, hangi yoldan gitmemiz gerektiği, kimlerin doğruyu söylediği konusunda, toplum olarak büyük tedirginlik yaşıyoruz.     ACABA BU TEDİRGİNLİĞİMİZİN NEDENİ NE OLABİLİR? Bizler bu konuda nasıl bir tavır takınıyoruz, ya da yapmamız gereken nedir bunun bilicinde miyiz? Sanırım bu soruların doğru cevabını bulursak, bizim de Allah ın istediği doğru yolda olmamızın önünde, hiçbir engel kalmaz.     Önce içinde yaşadığımız din karmaşasının, bölünmüşlüğün, inanılmaz farklılıkların nedeni nedir, gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim. Tedirgin olmamızın asıl nedeni, aynı konuda bile çok farklı fikir ve inançların olması. Önce bu konuyu aydınlatmalıyız.      Müslüman olarak bizler, Kur’an ın her ayetine iman etmedikçe, gerçek iman etmiş sayılmayacağımızı söyleriz ve buna inanırız. Peki söyleyip, inanmakla iş bitiyor mu? Elbette bitmiyor,  sanırım hatalarımız, söylediklerimizi yaşamımıza geçirme safhasında başlıyor.     Allah elçisi kanalıyla, biz kullarına Kur’an ı, rehber olarak gönderdiğini bildirmiştir. Allah Kur’an da elçisine, tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer diyerek, aslında bu sözleriyle bizlere bir şeyler anlatır.  Yaradan yine rehberinde, hiçbir ehli kitapta, ruhban bir sınıf görevlendirmediğini, bunu kendilerinin uydurdukları örneğini de verir.  Peki, tüm bunlar ne anlatır bizlere?       Allah ın doğru yolunu, beşeri oluşumlardan, bilgilerden değil, Rahmanın gönderdiği hak gerçeklerde, Kur’an dan aramamızın açık bir kanıtıdır tüm bunlar. Bir başka deyişle, ... Devamı

Bakara Suresi 146-147. Ayetlerden Alacağımız Dersler.

2015-01-04 22:55:00

Değerli din kardeşlerim. Kur’an ın her ayeti, bizlere öyle güzel dersler veriyor ki, biraz düşünen, hurafeden uzak kalan, tüm gerçeklerin farkında olacaktır.  Yaradan da zaten ne diyordu Kur’an ayetleri için?     Casiye 20: [İşte] bu [vahiy,] insanlık için BİR KAVRAYIŞ ARACIDIR; tereddütsüz bir inanca ve emniyete ulaşanlar için de bir RAHMET VE HİDAYETTİR.     Rabbimiz Kur’an ayetlerinin bizleri, nasıl gerçeklere götüreceğini ve bizleri nurlu ışıkla buluşturacağını, ne kadar güzel anlatıyor. Demek ki Kur’an ı anlayabilmek için, önce onunla bizzat buluşmalıyız ki, tüm gerçeklerin farkında olabilelim. Bir başka deyişle Kur’an ı doğru anlayabilmek için, önce Kur’an ın gözlüğünü takmalıyız, yani anlayarak, düşünerek okumalıyız. BAŞKASININ GÖZLÜĞÜYLE KUR’AN A BAKAN, ONLARIN SÖZLERİYLE AYETLERİ ANLAMAYA ÇALIŞAN, ASLA GERÇEKLERİ GÖREMEYECEKTİR.      Yazdığım yazılarımın genel konusu, hurafeden ve sanıdan uzak, Kur’an ile bizzat bizlerin buluşmamız, üzerinde düşünerek iman etmemiz adınadır. Çünkü Yaradan bizleri açıkça Kur’an dan sorumlu tuttuğunu ve en emin bilgininde Kur’an olduğunun, hükmünü vermiştir.     Bu yazımın da özünde yine bu konu var. Sizlere bakara suresi 146 ve 147. ayetleri hatırlatmak istiyorum. Bakalım Rabbimiz bu ayetlerinde, bizleri nereye yönlendiriyor ve dikkatimizi nasıl çekiyor onu anlayalım.     Bakara 146: Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. BUNA RAĞMEN İÇLERİNDEN BİR BÖLÜMÜ, BİLDİKLERİ HALDE GERÇEĞİ GİZLERLER. &nb... Devamı

Rivayetler İnancımızı Yönlendirince.

2015-01-04 22:38:00

  Kur’an, akla düşünmeye önem verir. Ayetler üzerinde düşünerek iman etmemizi, asla emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeden, imanımızı yaşamamızı özellikle verdiği örneklerle anlatır ki, yanlışın ardından gitmeyelim. Peki, bizler Rabbin bu öğüdünü ne kadar dinliyoruz?     Allah ın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, onun ipine sarılın sözleri, bir kulağımızdan girmiş, diğerinden ne yazık ki çıkmıştır. Rivayetler günümüzde adeta Kur’an ın önüne geçmiş, onunla eş tutulan, dini hükümler haline gelmiştir. Bu bilgilerin doğruluğu üzerinde düşünmek, Kur’an dan onay almak şurada dursun, BİR TANESİNİ BİLE İNKÂR EDERSENİZ, KUR’AN AYETİNİ İNKÂR ETMİŞ GİBİ OLUR, dinden çıkarsınız sözleri, bugün ne yazık ki camilerimizde, cahil insanlar tarafından değil, DİYANETİN BAZI MÜFTÜLERİ TARAFINDAN SÖYLENEBİLMEKTEDİR.     Sizlere Kütüb-i Sitte den birkaç örnek vermek istiyorum. Acaba bu rivayet hadisleri kabul etmek mi insanı günaha sokar, dinden çıkartır, yoksa bunları kabul etmemek mi? Yorumunu sizlere bırakıyorum.     7236 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Medine ehlinden bir cariye bile Resülullah aleyhissalatu vesselâm'ın elinden tutardı ve Aleyhissalatu vesselâm elini onun elinden çekmezdi de, CARİYE İHTİYACI İÇİN, O'NU MEDİNE'NİN İSTEDİĞİ SEMTİNE ÇEKER GÖTÜRÜRDÜ. (Resülullah tevazu gösterir, itiraz etmezdi)."     Değerli din kardeşlerim, bu rivayet hadisten siz ne anladınız? Çünkü her türlü anlama gelebilecek bu sözleri, nasıl söyleriz. Cariye hangi ihtiyacı için, peygamberimizi Medine nin istediği sem... Devamı

Kur'an da Buluşabilmek.......

2015-01-04 22:14:00

İslam toplumu olarak, ne yazık ki din ve iman adına bir noktada buluşmayı, anlaşmayı bırakın, birbirimizle kanlı bıçaklı kavga eder olduk. Peki, anlaşamadığımız nedir diye hiç düşündük mü?   Aynı dinin mensuplarıyız. Aynı peygambere ve aynı kitaba iman ettiğimizi söylüyoruz. Bu durumda sorun nerede? Sanırım sorun, ATALARIMIZDAN RİVAYETLER YOLUYLA, GÜNÜMÜZE KADAR GELEN İTİKATLARIN VE İNANÇLARIN, DİNE KOYDUĞU HÜKÜMLERDE.     Peygamberimizin devrinde yaşayan, Ehli kitabın da yaptığı yanlışların, aynı konuda olduğunu görüyoruz. Kur’an a iman etmek isteyen bazı ehli kitap, atalarından gelen inançlarını da yaşamak istediklerini, ama Allah ın buna asla izin vermediğini, açıkça görüyoruz. Allah bu kişilere ne diyordu hatırlayalım.   Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.   Allah işte ayetlerini bu kadar açık anlatıyor ki bizlere, öğüt ve dersler alabilelim. Sizler bu ayeti tebliğ aldıktan, iman ettikten sonra, Kur’an ın dışından da sorumlu olabileceğimiz hükümler vardır, diyebilir misiniz hala?    Geleneklerimizi elbette yaşayalım, bunda hiç bir sorun yok. AMA GELENEKLERİMİZİN, YAŞADIĞIMIZ DİNİ YÖNLENDİRMESİNE ASLA İZİN VERMEYELİM. Bunu yapan geçmiş kavimler, Allah ın dininden sapmışlardır. Bizler şu soruyu kendimize sormalı ve Kur’an dan cevabını mutlaka aramalıyız.    (Bugün İslam toplumu olarak bizler, Kur’an ın tüm ayetlerine kayıtsız şartsız iman ediyor muyuz? Yoksa bazı ayetlerin, hükmünün kalktığına inanıyor, bazı ayetleri de görmezden mi geliyoruz.)   Bu soruma belki... Devamı

Kur'an ın TEFSİRE ve TEVİLE İhtiyacı Var Mıdır?

2015-01-04 21:54:00

Günümüz İslam toplumlarında, Kur’an ayetlerini anlamaya çalışırken, bazı kaynaklardan istifade edilmesinin gerekli, zorunlu olduğu söylenir ve Kur’an ın tefsiri ve tevili dedikleri kaynaklara yönlendiriliriz.   Kur’an ın muhkem ayetlerinin, tek başına okunduğunda anlaşılamayacağı, bazı kişilerin ayetleri tefsir ve tevil etmesi gerektiği düşüncesi, çok yaygındır İslam toplumunda. Peki, bu düşünce doğru olabilir mi? Gelin birlikte, Kur’an ışığında araştıralım ve üzerinde düşünelim.   Önce Kur’an ayetlerini tefsir etme, ne anlama geliyor onu anlamaya çalışalım. Tefsir anlamı kapalı anlaşılmayan bir sözü, yazıyı ya da konuyu YORUMLAYARAK, ANLAŞILIR HALE GETİRME, yani anladığını anlatmaktır.   Genel olarak tefsir sözcüğü, Kur’an'ın ayetleri hakkında, GÖRÜŞLER İLERİ SÜRME ve bunları yazma AYETLERİ AÇIKLAMAK, anlamında kullanılıyor.   İsterseniz önce şu soruya Kur’an dan cevap arayalım. Allah bizlerin sorumlu olduğu MUHKEM ayetlerini açık ve anlaşılır bir şekilde göndermemiş olabilir mi? Eğer ayetler açıklanmaya, yorumlanmaya muhtaçsa, bu söylenenler doğru demektir. Gelin bu önemli konu üzerinde, birlikte düşünelim ki, imanımızı sağlam temeller üzerine oturtabilelim.   Araf 52: Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı AYRINTILI AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞUMUZ bir kitabı ulaştırmıştık.   Araf 174: Hakka dönsünler diye işte ayetleri, böylece AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ.   Hicr 1: Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve APAÇIK OLAN KURAN'IN AYETLERİDİR   Hud 1: Eli... Devamı

Allah İle Peygamberinin Arasını Açmak Ve Çıkmaza Girmek.

2015-01-04 21:35:00

Bir yazıma karşılık verilen cevapta, bana yöneltilen bir eleştiriyi, sizlerle değerlendirmek istiyorum. Çünkü hepimiz beşeriz, şaşma yanılma ihtimalimiz her zaman vardır. Önemli olan aklı ve Kur’an ı birleştirmek, hurafelerin etkisinden kurtulmaktır. Bakın bir arkadaşımız aşağıdaki ayeti yazımda kullandığım için, neler yazmış yazıma cevaben.     Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNMAKTA OLAN KİTABI SANA İNDİRMEMİZ ONLARA YETMİYOR MU? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.      (Haluk bey bakın rabbimiz kuran ile birlikte peygamberi de indirmiş[yaratmış,seçmiş ve örnek alın demiştir,ahzab 21] BÖYLE PARÇACI KURAN ANLAYIŞIYLA Bİ YERE VARAMAZSINIZ ,YOKSA SİZ ALLAH İLE PEYGAMBERİN ARASINI MI AÇMAK İSTEYENLERDEN MİSİNİZ HİTABINADA MARUZ KALIRSINIZ....Yoksa sadece yukarda ki Ankebut ayetini parçacı alırsanız ÇIKMAZA GİRERSİNİZ .....Kİ GİRMİŞSİNİZ...)     Elbette böyle bir ithamla karşı karşıya kaldığınızda, sanırım sizde tedirgin olursunuz ve söylenenler üzerinde acaba yanlış mı yaptım diye, düşünme gereği duyarsınız. Gelin bu konuyu birlikte düşünelim. Bazı kardeşlerimiz İslam ı yaşarken, gerçekten büyük çıkmazda, bunların kimler olduğunu araştırmak bulmakta bizlerin görevi olmalı ki, hesabın görüleceği o gün üzülenlerden, yüzleri kapkara olanlardan olmayalım. Allah yardımcımız olsun inşallah.     Ben Ankebut 51. ayeti örnek gösterip, bakın Allah ne söylüyor diyerek, peygamberimizin o günkü topluma Kur’an ı tebliğ ederken, atalarının rivayet, hurafe inançlarından vazgeçmeyenlere, Rabbin seslenişini örnek vermiştim. ACABA BEN BU AYETİ GÜNÜMÜZDE YAŞAYAN DİN KARDEŞLE... Devamı

Maide Suresi 116-117. Ayetlerden, Alacağımız Çok Önemli Dersler.

2015-01-04 21:06:00

Kur’an öyle eşsiz bir nurdur ki, ondan aydınlanmak isteyen, ancak ona müracaat ederse nurundan nasiplenir. Allah bizlere anlatmak istediği çok önemli konuları, kıssadan hisse almamız için, bazı olayları bizlerin ders alabilmemiz adına Kur’an da anlatır, örnekler verir.     Kur’an ın yarısından fazlası, geçmişte yaşanan olaylardan örnekler ve ibretler, ya da daha yaşanmamış, ama yaptığımız yanlışlara dikkat çeken, uyarılarla doludur. Bu şekilde dersler almamızı, yanlışları görmemizi ister Rabbimiz.     Bizler bu kıssadan hisselerden, gereken dersleri alır mıyız? Hiç sanmıyorum, çünkü birileri bizlerin Kur’an ile bağlarını kesmiş, adeta Kur’an ı kendi tekellerine almışlardır. Sen anlayamazsın, Kur’an ı herkes anlayamaz diyerek, ne yazık ki Allah ın nurundan uzaklaştırılmışız.       İslam dininde ruhban sınıfı yoktur diyenler, öyle bir ruhban sınıfı yaratmışlardır ki, bugün Hıristiyan ve Yahudilerin bile önüne geçmişlerdir. Sizlere çok dikkat çekici ama üstünde hiç durmadığımız örnek bir ayetten bahsetmek ve sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum.     Allah Maide suresi 116 ve 117. ayetlerde, daha yaşanmamış ama hesabın görüleceği o çetin günde, peygamberlerin şahit olarak çağrıldığı gün, Hz. İsa ile Allah ın karşılıklı bir konuşmasını, bizlerin dersler alması için, bugünden bakın nasıl anlatıyor Kur’an da? Tabi bunu niçin anlatıyor ve şimdiden neden Kur’an da bizlere bildiriyor, lütfen bunu dikkatle düşünelim.     Maide 116: İşte o zaman Allah; “Ey Meryem oğlu İsa! Beni ve anamı, Allah'tan başka iki ilah edinin dedin mi?” diye sorduğu zaman İsa şöyle ... Devamı

İslam İnancında SÜNNET OLMA Konusu Ve Kur'an.

2015-01-04 10:50:00

KASİM         Bugün sizlerle, erkeklerin sünnet olma konusunu Kur’ an dan ve Ehli kitabın elinde bulunan inandıkları diğer kitaplardan araştırarak, konuyu anlaşılır bir hale getirmeye çalışacağım. Önce şunu söylemeliyim ki sünnet olmak, toplumumuzun güzel bir geleneğidir. Bu sözleri söylememdeki maksadım, aşağıda yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması, tam aksine bazı gerçeklerin bilinip, ortaya çıkması adınadır. Yazdıklarım benim düşüncelerimdir, yalnız beni bağlar, bunu da belirtmek isterim.   Sünnet konusu, bizlere rivayetler yoluyla anlatılır ve İbrahim peygamberden bu yana gelen bir gelenek olduğu söylenir. ÖNCE ŞUNU SÖYLEMELİYİM Kİ, KUR ANIN HİÇBİR YERİNDE, TEK KELİME DAHİ ERKEKLERİN SÜNNET OLMA KONUSU GEÇMEZ, YANİ SÜNNET OLMAKTAN HİÇ BAHSEDİLMEZ.  Allah ın bizlere, böyle bir emri yoktur. Hristiyanların ellerinde bulunan, İncil dedikleri kitaplarda da sünnet konusundan hiç bahsedilmez.   Yahudilerin de sünnet olduğunu biliyorsunuz, hatta onlar çocuk doğduktan sekiz günlük olduğu zaman sünnet edilir. Peki, Yahudiler de İbrahim peygamber zamanından gelen bir gelenek diye mi çocuklarını sünnet ettiriyorlar dersiniz? Elbette hayır, onlar inandıkları ve ellerinde bugün bulunan ve tahrif edilmiş, bir çok değişikliğe uğramış, Tevrat diye kabul ettikleri kitapta çok açık yazar. Daha açıkçası bir gelenek değil bu yaptıkları onlar için, Allah ın bir emri olduğunu kabul ettiklerinden, çocuklarını sünnet ettiriyorlar. Şimdide Yahudilerin ellerinde ki kitaba bakalım, bu konuda ne diyor.   TEVRAT TAN ALINTIDIR: ... Devamı

Nüzul Sebebini Biliyor Musun Yanılgısı.

2015-01-04 08:49:00

Allah bizlere gönderdiği, rehber Kur’an dan bahsederken, eşi benzeri olmayan eksiksiz, eğriyi doğrudan ayıran bir nur olduğunu söyler. Onun ipine sarıldığımızda, bizleri en doğruya ulaştıracağı bilgisini de verir.      Peki ayetleri nasıl anlamamız gerektiği konusunda, Allah ın önerisi nedir diye bir soru sorsak, nasıl bir cevap alırız Kur’an dan? Yaradan her konudan nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız dediğine göre, Kur’an ayetlerini de, bizzat verdiği örneklerle açıklıyor demektir. BİR BAŞKA DEYİŞLE KUR’AN I, BİZZAT KENDİSİNDEN DİNLEMELİYİZ, ÖĞRENMELİYİZ. SİZCE BİR KİTABI KENDİ YAZARINDAN DAHA İYİ, KİM ANLATABİLİR? Allah çok açık ve net bir hüküm veriyor ve bakın ne diyor.     Araf 174: Belki inkârdan dönerler diye, AYETLERİ BÖYLE AYRINTILI BİR ŞEKİLDE AÇIKLIYORUZ.     Buradan da anlıyoruz ki, Kur’an bizzat kendisini anlatan, açıklayan eşi benzeri olmayan bir rehberdir. Günümüzde ayetleri anlama konusunda, yaptığımız çabalara karşı, farklı düşüncede ki din kardeşlerimiz, Kur’an ın ayetlerini sizler okuyarak anlayamazsınız, doğru anlamak istiyorsanız, fıkıh kitaplarına bakmalısınız, yardım almalısınız mantığını savunurlar. Çünkü anlamaya çalıştığınız ayetin, NÜZUL SEBEBİNİ BİLMEK ÇOK ÖNEMLİDİR, KUR’AN DA NÜZUL SEBEBİ YAZMAZ derler.      Gerçektende bu düşünce, doğru olabilir mi? Eğer doğru ise, hiç kimse eline Kur’an ı alıp okuma zahmetine girmez.  Bir ayeti doğru anlayabilmek, ondan faydalanabilmek için, o ayetin ne maksatla indirildiğini eğer bilmiyorsak, bahse konu ayetler hakkında detaylı bilgi vermemişse Kur’an, ayeti doğru anlamamız mümkün olmaz mı?    &... Devamı

Uyumak Ve Yellenmek Abdesti Bozar mı?

2015-01-04 08:22:00

Bizler inancımızı yaşarken, Kur’an merkezinden o kadar uzaklaşıp, hurafelerin etkisinde kaldık ki, bizlere öğretilen yanlış itikatları, Allah ın ayetleriyle anlatmaya, izah etmeye kalksanız bile, kabul görmez oldu. Çünkü Allah ın koyduğu, sınırların dışına çıktık ama toplum bunun farkında değil.     Dini bir konuda konuşmak istediğinde, hemen öne sürdükleri, senin Arapça ilmin ne kadar ki din adına konuşabiliyorsun olmakta, böylece toplum susturulup, korkutulmaktadır. Böylece istedikleri inancı ve itikadı, topluma çok daha kolay kabul ettirebilmektedirler.       Lütfen şunu asla unutmayalım, Allah başka dillere tam olarak çevrilmeyen bir rehber gönderip, daha sonrada tüm kullarını bu kitaptan asla hesap sormaz. Birçok kez Allah ın yemin ederek, bu kitabı, bu dini sizler için kolaylaştırdım hükmünü lütfen unutmayalım, birilerin aldatmacalarına kanmayalım. Beşerin yazdığı kitapları her okuyan anlıyorsa, Allah katından gelen bir NUR, nasıl anlaşılması zor olur.     Elbette bu yanlışları yapmamızın asıl nedeni, Kur’an ın eğitiminden geçmek yerine beşerin, rivayetlerin, edindiğimiz velilerin eğitiminden geçmemiz, büyük etken olmuştur. Allah Kur’an ın ipine sarılın, sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum dedikçe, bizler tam tersi düşüncelere inandırıldığımız için, Kur’an da her bilginin olmadığı, izah edilmediği fikrini kabul etmemiz, bizlerin inanılmaz yanlışlara yönlenmemize, inanmamıza neden olmuştur. Elbette bu yanlışlara inanmamız dinde bizlere, zorluklarda çıkarmıştır.     Bu yazımda sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim konu, ABDESTİ BOZAN ŞARTLAR NELERDİR konusu üzerine olacak.      Allah Maide suresi 6 ve Ni... Devamı

Peygamberimizin KUR'AN I AÇIKLAMASI Sözünden Ne Anlamalıyız.

2015-01-04 07:51:00

EKİM       Bir kardeşimiz, benim Kur’an ı anlamak için, emin olmadığımız bilgilerden yararlanmak yerine, yine Kur’an dan yardım almalıyız şeklindeki bir yazıma, aşağıdaki ayeti kendi okuduğu mealden yazmış ve RİVAYET HADİSLER OLMASAYDI, KUR’AN I BUGÜN BİZLER ANLAYAMAZDIK, DÜŞÜNCESİNİ SAVUNMAYA ÇALIŞMIŞ. Ayeti önce, arkadaşımızın yazdığı şekliyle yazalım.   "BİZ SANA ZİKRİ İNDİRDİK. TÂ Kİ KENDİLERİ İÇİN İNDİRİLEN KUR'AN'I İNSANLARA AÇIKLAYASIN VE TÂ Kİ ONLAR DA İYİCE FİKİRLERİNİ KULLANSINLAR" (Nahl, 44)     Şimdide aynı ayeti Diyanetin mealinden yazalım. Bakalım farklılık var mı?   Diyanet İşl. Bşk. Meali    Nahl 44: (O peygamberleri) APAÇIK BELGELER VE KİTAPLARLA GÖNDERDİK. İNSANLARA, KENDİLERİNE İNDİRİLENİ AÇIKLAMAN VE ONLARIN DA (ÜZERİNDE) DÜŞÜNMELERİ İÇİN SANA BU KUR’AN’I İNDİRDİK.   Allah bu ayetin de, gönderdiği diğer peygamberlerle, doğruyu bulmaları için gönderdiği kitapları, AÇIK VE ANLAŞILIR BELGELERLE GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Devamında ise peygamberimize indirilen Kur’an ı topluma anlatması, geçmiş kitaplarla arasındaki farkı izah etmesi, gerektiğinde açıklaması, tebliğ etmesi görevinin de olduğunu söylüyor. Böylece toplumun ayetler üzerinde düşünmeleri gerektiğini belirtiyor.   Dikkat ederseniz arkadaşımızın yazdığı aynı ayet, Diyanetin mealiyle çok farklı anlamlara geliyor. NE YAZIK Kİ KUR’AN AYETLERİ İLE İŞTE BÖYLE OYNANIYOR. Şimdi vereceğim örnek ayet üzerinde, lütfen dikkatle düşünelim.  &nb... Devamı

Rivayetler Kur'an ın Önüne Geçince.

2015-01-04 05:58:00

  Bizler Kur’an ı anlamaya çalışırken, yararlandığımız yöntem yanlış ise, edindiğimiz bilgiler Kur’an ın önüne geçerek, bizleri yanıltacaktır. Bu konuda sizlere, bazı örnekler vermek istiyorum.     Kur’an eşcinselliği yasaklamış ve bu konuda önlemler alınması için, tedbirler de almıştır. Önce Kur’an dan bu konuda ki ayeti hatırlayalım.     Nisa 16: İçinizden iki erkek fuhuş/livata yaparsa onlara eziyet ediniz; eğer tövbe edip uslanırlarsa, artık onlara eziyetten vazgeçiniz. Çünkü Allah, tövbeleri kabul edendir, merhamet sahibidir.     Sanırım ayet çok açık, izaha bile gerek yok. Şimdide rivayetlere bakalım, bu konuda neler söylüyor. Bu suçu işleyene, nasıl bir ceza verilir diyor.     (1586 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "KİMİN LÜT KAVMİNİN SAPIK İŞİNİ YAPTIĞINI GÖRÜRSENİZ, FÂİLİ DE MEF'ÜLÜ DE ÖLDÜRÜN." Tirmizî, Hudud 24, (1456); Ebü Dâvud, Hudud 29, (4462, 4463).     Tirmizî, Ebü Hüreyre'nin de böyle bir rivayette bulunduğunu belirtir. Ebü Dâvud'da İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'tarı yapılan bir rivâyette: "LİVATA YAPARKEN YAKALANAN BEKÂR (YANİ MUHSAN OLMAYAN KİŞİ) DE RECMEDİLİR" DENMİŞTİR.) Ebû Dâvud, Hudud 30, (4464); Tirmizî, Hudud 23, (1454).     Ne dersiniz, peygamberimiz apaçık Allah ın ayeti dururken, zina yapan kişilerin öldürülmesine emir verir mi? Düşünmeden Kur’an ile karşılaştırmadan bu sözlere iman edersek, şunu unutmayalım, PEYG... Devamı

Allah İlmini Ne Zaman Geri Alır.

2015-01-04 05:45:00

Kur’an öyle bir nurlu ışık ki, ondan istifade etmek isteyenin, önce gönül gözüne, Kur’an ın gözlüğünü takması gerekir.  Eğer gönül gözüne Kur’an ın gözlüğünü takmayıp, hakka batıl karıştırmışsa, onun nurundan istifade etmesi, gerçekleri görmesi de,  asla mümkün olmayacaktır.     ALLAH İLMİNİ ANCAK, BU İLMİN DEĞERİNİ BİLMEYENLERDEN, ONDAN İSTİFADE ETMEK YERİNE, EDİNDİKLERİ VELİLERİN KİTAPLARINI REHBER ALMAYA KALKANLARDAN GERİ ALIR. Bakın Allah, Kur’an için ne söylüyor.     Enam 104: Gerçekten RABBİNİZDEN SİZE BİRÇOK DELİLLER GELDİ, ARTIK KİM GÖZÜNÜ AÇARDA, ONLARI GÖRÜRSE KENDİ LEHİNE, KİM DE KÖRLÜK EDERSE, KENDİ ALEYHİNEDİR. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim.     Muhammed 24: Peki bunlar, KUR'AN'IN ANLAMINI İNCEDEN İNCEYE DÜŞÜNMÜYORLAR MI? YOKSA KALPLER ÜZERİNDE O KALPLERİN KİLİTLERİ Mİ VAR?     Yaradan doğru yolu bulabilmemiz adına, bizlere birçok delili Kur’an ile gönderdiğini söylüyor. Lütfen dikkat ediniz, yalnız Kur’an. Kim gözünü açarda Rabbin sözlerini dinlerse, kendi lehine, kimde Rahmanın sözleri yerine, beşerin sözlerine kulak verirse, kendi aleyhinedir diyor.     Devamındaki ayette de, bizlere çok dikkat çekici bir ipucu veriyor. Kur’an ayetleri üzerinde dikkatle ve itinayla düşünmemizi istiyor. Devamında ise çok daha düşündürücü bir söz söylüyor.      AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNÜP DE, ANLAYAMADIĞINI SÖYLEYENLERİNİZ VARSA, ONLARIN MUTLAKA KALPLERİ ÜZERİNDE KİLİTLERİ VARDIR DİYOR. Bu u... Devamı

Kur'an ı Bolca Okuyalım, Ama Nasıl Okuyalım.

2015-01-04 05:28:00

    Allah Kur’an ı, sizlere rehber olsun diye indirdim der bizlere. Madem rehberimiz Kur’an, onun tüm ayetlerine koşulsuz iman etmeliyiz. Öyleyse ayetlerin emredildiği şekliyle değiştirmeden, bazı ayetleri görmezden gelmeden, gerçek manasıyla hayatımıza geçirmeliyiz ki, Allah ın nurundan, rehberliğinden gerektiği ölçüde istifade edebilelim.     Allah bizlere, rehber olsun diye indirdiği Kur’an ı, yalnız sizler için rehberdir diyerek, serbest bırakmamıştır bizleri. Çok açık ve net bir hüküm veriyor Zühruf suresi 44. ayetinde ve bakın ne diyor?     ( BU KİTAPTAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.)     Madem Kur’an dan sorumlu tutulacağız, hesaba çekileceğiz, o zaman sorumlu olduğumuz, Kur’an ı anlamaya çalışırken izlememiz gereken yol, yöntem nedir, onu önce doğru anlamalıyız.     Kur’an a baktığımızda, bizlerin anlamadığı bir dilden yazıldığını görürüz. Bu durumda ne yapmalıyız? ÇÜNKÜ YARADAN BÜYÜK BİR SORUMLULUK YÜKLEMİŞ BİZLERE VE DEMİŞ Kİ, BU KİTAPTAN HESABA ÇEKECEĞİM SİZLERİ.     Şöyle düşünelim, acaba sorumlu olduğumuz, imtihana çekileceğimiz Kur’an ı anlayabilmemiz için, Arapça bilmeyen tüm toplumların, Arapça mı öğrenmesi gerekir? Allah böyle bir zorlukla, bizleri karşı karşıya bırakır da, birde ondan sorumlu tutar mı? Önce bu soruya, doğru cevap bulmalıyız.     Bazı kesimin söylediği gibi, Kur’an başka dillere, tam olarak çevrilemez mi? Bu düşünce Kur’an dan, asla onay almaz. Çünkü Allah, YEMİN OLSUN Kİ SİZLER İÇİN, BU KİTABI KOLAYLAŞTIRDIM DİYORSA BİRÇOK KEZ AYETLERİNDE, başka dile tam olarak &c... Devamı

Dinler Arası Diyalog Ve Allah In Uyarısı.

2015-01-04 05:08:00

Bugün sizlerle, günümüzde çok konuşulan ve Türk toplumuna kabul ettirilmeye çalışılan, DİNLER ARASI DİYALOG KONUSUNU KONUŞMAK İSTİYORUM.     Slogan haline getirilmiş bu düşünce, ilk baktığınızda kulağa çok hoş geliyor. DİN VE DİYALOG. İki kelime yan yana, çok güzel kullanılmış ve bana sorarsanız çokta etkili. Eğer konunun detaylarına girmeden, yüzeysel bakarsak, hiç kimsenin karşı çıkmaması gerekir, DİNLER ARASI DİYALOG ÇAĞRISINA. Çünkü din, her zaman diyalogdan, yanadır.     Şimdi bu düşünce üzerinde yavaş yavaş, düşünmeye işin özüne inmeye, bu konu ile ilgili yaşananlara, söylenenlere bakalım ve araştırmaya başlayalım. Dikkat ederseniz, ülkemiz haricinde böyle bir diyalogdan bahseden, hiçbir Müslüman ülke yok. İlginç değil mi sizce. Dinler arası diyalogu, kimler arasında yapılacağı söyleniyor? YAHUDİLER VE HIRİSTİYANLARLA MI?     Yahudilerle yapamazsınız, çünkü onlar kendilerini üstün bir ırk olarak görürler. Bir başka deyişle, Yahudi olunmaz, Yahudi bir anne babadan doğulur mantığıyla hareket ederler. YANİ IRKÇI BİR İNANÇLARI VARDIR. Yahudiler Allah ı bile yalnız kendilerine laik gördüklerinden, İSRAİL İN TANRISI DİYE GEÇER KİTAPLARINDA. Hiç kimseyi Yahudi yapmaya çalışmazlar.      Bu durumda Yahudilerle, dinler arası diyalog yapmamız, söz konusu bile değil. Çünkü onlar kendilerini üstün bir ırk kabul edip, kendisinden olmayanları yönetmek için var olduklarına inanırlar.     Geriye Hıristiyanlar kalıyor. Peki, onlar ne diyor dinler arası diyalog konusunda? Papa dinler arası diyalogun, gerçek anlamda mümkün ol... Devamı

İslam Dininde Allah dan Başka, Hüküm Veren Var Mıdır?

2015-01-04 04:49:00

Yazılarıma yapılan tenkitleri, hatta ikazları çok dikkate alır ve üzerinde tekrar, tekrar Kur’an ın rehberliğinde düşünürüm. Şunu asla unutmam, ben bir beşerim, hata riskim her zaman vardır. En az hata yapmak istiyorsak, İslam ı doğru öğrenme çabasındaysak, bu gerçeği hiç birimiz göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum.     Yazımı okuyan bir kardeşimiz, sanırım yazının konusuna ve ana fikrine katılmadığı için olsa gerek, bakın bana cevaben ne demiş. Çok önemsediğim ve içinde yaşadığımız İslam ın, adeta bana göre bir özetini anlattığı için, sizlerle paylaşmak ve üzerinde yine Kur’an ışığında, düşünmek istedim.     (İSLAM YALNIZ KUR AN DAN İBARETTİR DİYENLERDEN, HİÇ MÜSLÜMAN OLANINI GÖRMEDİM...)     Aslında üzerinde durmamız ve dikkatle düşünmemiz gereken bir iman şekli. Önce kendimize soralım ve diyelim ki, İslam inancını yaratan, kurallarını koyan makam-güç kim? Eğer bu sorumuzun cevabı, bizleri yaratan Allah tır ise, İslam dininin sahibi, kanun ve kural koyanda Allah tan başkası, yani Kur’an dan başka ne olabilir?      Bizler bile yaptığımız özel bir işimize, koyduğumuz kurallara, kimsenin karışmasını istemiyor ve karıştırmıyorsak, nasıl olur Allah koyduğu kanunlarına, imtihanımızın yol ve yöntemine, yarattığı bir kullunu ortak yapar.     Acaba İslam dininin kanun koyucusu, Allah ve elçisidir diyebilir miyiz? Bunu söylersek, Kur’an ın tamamına ters düşeriz. Eğer bunu kabul edersek, hâşâ Yaradan ile elçisini eş tutmuş ve İslam dininin kurucusu, hüküm koyucusu olarak, elçisini ortak etmiş oluruz ki, buda Kur’an a göre en büyük günahtır.   &nbs... Devamı

Doğruyu HAK dan Öğrenirsek BATIL Yok Olur.

2015-01-04 04:25:00

Allah bizleri bu dünyada, imtihan ettiğini ve bakın neden yarattığını söylüyor.     Mülk 2: O, HANGİNİZİN DAHA GÜZEL İŞ YAPACAĞINIZI DENEMEK İÇİN ÖLÜMÜ VE HAYATI YARATTI. O, üstündür, bağışlayandır.     Demek ki asıl amaç, bu dünyada güzellikler, topluma faydalı şeyler yapmakmış yaratılmakta ki asıl amacımız. Peki, nasıl ve ne şekilde güzellikler yapmamızı istiyor Yaradan? Gerçeği öğrenelim ki, işimizi garantiye alalım. İşte tüm bu bilgilerin detayını da, Kur’an veriyor. Çünkü Kur’an ın ipine sarılın, sizleri Kur’an dan imtihan edeceğim diyerek, apaçık doğrunun yolunu gösteriyor.     Bu apaçık gerçekleri gören bizler, bu durumda ne yapıyoruz, işte bu kısmı sanırım çok önemli. İmtihan olduğumuz kitaba mı çalışıyoruz, yoksa…..? İşte o yoksa sorusunun cevabı, ne yazık ki bizleri mahvediyor.     Aynı kitaba iman ettiğimizi söylüyoruz, ama her nedense aynı konuda bile, farklı farklı şeylere inanıyoruz. Peki neden, bunun sebebi ne olabilir? Tek bir nedeni var. Bizler Kur’an ı rehber aldığımızı söylediğimiz halde, onu yeterli görmeyip, farklı kaynaklara yönelmemiz bizleri bölüyor, parçalıyor ve birbirimize düşman ediyor. Onun içindir ki, dinimizi de çok farklı yaşıyoruz. Peki, bu yol ve yöntem doğru olabilir mi?     Lütfen şöyle düşünelim. Okulda herhangi bir derste, elimizde bir kaynak var, öğretmen öğrencileri bu kitaptan çalıştırıyor ve imtihan ediyor. Ek bir kaynak kullanıyorsa öğrenci, o kaynak ders gördüğü ana kaynaktan asla farklı olmuyor, daha açıkçası farklı olursa, yardımcı kaynak olarak kabul edilmiyor.   &nb... Devamı

ZEKAT Konusunda Yaptığımız Yanlışlar.

2015-01-03 17:54:00

  EKİ   Zekat konusunda yazıma başlamadan önce, bu konuyla ilgili Kur’an dan bazı bilgileri sizlerle paylaşmak ve daha sonra, zekat konusu günümüzde nasıl anlaşılıyor, o konuya değinmek istiyorum. Kur’an da zekât kelimesi ayetlerde ARINMAK, TEMİZLENMEK anlamında geçer.    Ala 14: Doğrusu felah buldu (günahtan) TEMİZLENEN. (Elmalı meali)   Taha 76: İçinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri! İşte ARINANLARIN mükâfatı budur. ( Diyanet vakfı meali)   Abese 3: Ne bilirsin, belki de o ARINACAK. 7- Onun ARINMAMASINDANsana ne! (Diyanet meali)   Şimdide farklı bir ayete bakalım, karşılaştırmalar yapalım.    Nur 56: NAMAZI KILIN; ZEKÂTI VERİN; Peygamber'e itaat edin ki merhamet göresiniz. (Diyanet vakfı meali)   Bu ayetten de aslında, anlamamız gereken şöyle olmalıdır. Kur’an da salât kelimesi üç anlamda geçer. Bizim namaz diye çevirdiğimiz kıyam, rükû, secde ettiğimiz namaz anlamında, Allah a dua etmek anlamında ve birde destek olma anlamlarında geçer. Buradan yola çıkarak da, her salât kelimesi geçen yere namaz kelimesini koymak yerine, bu ve buna benzer ayetlerde, şöyle çevirsek ayeti daha doğru anlayacağımıza inanıyorum. Salâtta devamlı olun yani, Allah a karşı kulluk görevimizde, namazımızda ve duamızda devamlı olun, şeklinde anlamalıyız. Zekât kelimesini de diğer ayetlerde geçenARINMAK, TEMİZLENMEK anlamları ile birlikte düşünerek, günahlarımızdan arınmak ve temizlenmek içinde, VERİLMESİ GEREKENİ VERİN şeklin... Devamı