Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (521)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

ALLAH IN YAHUDİLERE VERDİĞİ ECZA.( YER YÜZÜNDE ŞAŞKIN ŞAŞKIN ...

2017-12-15 16:34:00

ALLAH IN YAHUDİLERE VERDİĞİ CEZA.(YER YÜZÜNDE ŞAŞKIN ŞAŞKIN DOLAŞACAKLAR.     Maide suresi 21. ayet örnek gösterilerek, Yahudilerin yaşadığı toprakların, hatta daha fazlasını Allah Yahudilere verdiğini iddia edenler vardır.  Gerçekten bahsettikleri ayet, bu toprakların sahiplerinin Yahudiler olduğunu mu söylüyor, yoksa ayette bahsedilen, çok dikkat çekici ibretler mi var. Gelin bu ayetin öncesi ve sonrasında ki ayetlere bakarak, aslında bu ayetlerde neler anlatılıyor, bizler bu ayetlerden nasıl dersler almalıyız, onu anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım.   Maide 21: “Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı mukaddes toprağa giriniz ve ARKANIZA DÖNMEYİNİZ, YOKSA KAYBEDEREK DÖNMÜŞ OLURSUNUZ.” (Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetin bizlere, ne anlatmaya çalıştığını anlayabilmemiz için, bir önceki ayete önce bakalım, daha sonrada devamındaki ayetlerden, bu topraklara neden ve ne amaçla Yahudilerin girmelerinin istendiğini anlamaya çalışalım. Bu kıssadan çok önemli dersler var bizlere, ama anlayana anlamak isteyene.   Maide 20: Bir zamanlar Musa, kavmine, “Ey kavmim!” demişti, “Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayınız; zira O, içinizden peygamber çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Dünyada başka hiç kimseye vermediğini size verdi.” (Bayraktar Bayraklı meali)   Demek ki Hz. Musa kavmine sesleniyor ve diyor ki, Allah beni elçi olarak sizlere gönderdi ve sizlere vaat ettiklerini yerine getirip, daha önceki toplumlara yapmadığı kadar, sizlere yardımda bulundu diyor. Maide 21. ayetinde de, Allah sizlere zulüm edenlerden kurtarmak için, mukaddes yani bereketli, güzel, sevilen, övülen bir bölgeye girmenizi istiyor diyor. Daha sonrada ... Devamı

EVLENME YAŞI KUR'AN DA NASIL GEÇER.

2017-12-11 11:48:00

  Bir sitede yazılan yazıda, bir ayet öne sürülerek, küçük yaşta kızların evlenebileceği savunuluyordu. Yazıda örnek verdikleri ayette, kelimeleri cımbızlayarak delil arayanlar, kızın regli olmasa dahi, evlenebileceği izninden yola çıkarak, kendilerine delil arama çabası içindeydiler.    Elbette bir kızın ya da kadının evlenebilme şartı, regli olmasından ziyade, evlenme olgunluğuna erişmesidir. Bazı hormon bozukluklarından nadir de olsa kızlarımız, çok geç regli olabilir, doğurganlık özellikleri daha sonra faaliyete geçebilir. Bu onun evlenmesine engel değildir, en azından Kur’an bunu yasaklamaz. Ama yazıyı yazan arkadaşımız, aşağıda açıklayacağım ayeti, kendi düşüncesine ve ona öğretilenleri doğrulamak adına yorumladığında, küçük yaşta yani daha olgunluğa erişmeyen bir kızın, evlenebileceğine bağlamaya çalışması, içinde bulunduğumuz durumun, Kur’an dan çok  uzak olduğumuzun, çok açık delilidir.    Yazıda 8–9 yaşında bir kızın, evlenebileceği anlatılıyordu. Acaba bu yaşı nereden almış olabilir? Sanırım rivayetleri dinleştirip, kendilerine delil arayanlar, peygamberimize atılan iftiralardan medet umar olmuşlar, çok yazık. Kur’an adet görmeyen biriyle evlenmeyin demez. Onunda ihtiyacı olduğunu bildiğinden, asla böyle bir ayrım yapmamıştır. Ama adet görmeyen sözünden küçük yaştaki çocuk değil, olgun ve yetişkin bir kadın anlamalıyız, yoksa diğer ayetlerle doğru bağlantı kuramayız, çelişkiye düşeriz.   Peki, ölçümüz ne olacak o zaman, evlenme yaşı konusunda? Çocuk yaşta evlendirmenin normal olduğunu düşünenler, acaba hiç düşünmüyorlar mı, karşımızdaki kızın olgunluğunu. Küçük ya... Devamı

MEHDİYİ BEKLEYENLERE.........

2017-12-10 19:04:00

  İslam toplumunun içine sokulan nifak tohumu, öyle yeşermiş dal budak sarmış ki, artık ondan kurtulmakta neredeyse imkânsız olmuş. Birçok konuda yaptığımız yanlışlar gibi, günümüzde İslam toplumu içine sokulan hurafe ve dinde olmayan MEHDİ konusu da, Rabbin Kur’an da hüküm vermediği bir konudur.   Bizler Kur’an ı, din ve iman adına yeterli görmediğimiz sürece de, yanlış itikatların peşi sıra gitmekten de asla kurtulamayacağız. Allah istediği kadar, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, Kur’an ın ipine sarılın desin, Rabbin sesini işiten, duyan mı var? Çünkü Kur’an ile aramıza soktuğumuz veliler, şeyhler Kur’an gerçekleri ile buluşmamızı, yüzlerce yıldır engellemiştir.   Kur’an anlaşılması zor bir rehber kitap ilan edilip, onu herkes anlayamaz, veli insanlar anlar fikrine inandırıldığımızdan beridir ki, İslam dini Allah ın orta yolundan saptırılmış ve nereye gittiği belli olmayan, meçhule doğru hızla gitmektedir. MEHDİ nin geleceğini söyleyenler, rivayetlerin ardı sıra giderek buna inananlar, bakın neler söylüyor.   ( Mehdi İslami inanca göre, kıyametten önce dünyada adaleti, dirlik ve düzenliği sağlamak için gizlendiği yerden çıkıp, dünyayı egemenliği altına alacağına inanılan kişi.  Ezilen kitleler, kendilerini karanlıktan aydınlığa çıkaracak, zalimlerden intikamlarını alacak ve bozuk toplumsal yapıyı değiştirecek bir manevi güç olarak dünyaya hükmedecektir.)    Mehdinin geleceğine inananlar, kıyametin kopmasından önce dünyaya geleceğini ve İslam toplumlarının içinde bulunduğu zor durumdan kurtarıp, dünyada adaleti saylayacağından bahsedilir. İşin en ilginç olanı ise, mehdi nin İslam inancının emri gibi gösterilmesidir. Bakın bir kısı... Devamı

KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA KONUSUNDAKİ GERÇEKLER.

2017-12-08 10:37:00

İslam a öyle yanlış inançlar girmiş ki, bizler bunu araştırma ve Kur’an ile sorgulama gereği hiç duymayız. Hurafe ve batıl inançların neredeyse hepsi, Yahudi kaynaklıdır. Bu makalemin konusu KUDÜS, biz Müslümanlar için kutsal mıdır, ya da KUDÜS ün bizlerin inancında, çok önemli bir yerimi vardır? Kudüs ile bizlerin bağı nedir? Gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim, tabi hakemimiz, delilimiz yalnız Kur’an olsun.    BİZLER İÇİN KUDÜS ÜN ÖNEMLİ OLUŞUNUN NEDENİ, BU BÖLGEDE YAŞAYAN FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN TOPRAKLARININ, YAHUDİLER TARAFINDAN İŞKÂL EDİLİP GADDARCA, ZALİMCE YOK EDİLMEYE ÇALIŞILAN, MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN OLDUĞU GERÇEĞİDİR. Bildiğiniz gibi KUDÜS Yahudiler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar için çok önemli bir yer olduğu söylenir ve bu konuda birçok rivayetler anlatılır. Gerçekten biz Müslümanlar için, Mescidi Haram gibi çok önemli midir KUDÜS?    Kudüs ün, biz Müslümanların ilk kıblesi olduğu söylenir ve bunun içinde önemli olduğu anlatılır. Gerçekten böyle bir bilgi Kur’an da var mıdır? Şöyle anlatılır, Müslümanlar namazlarını ilk önceleri Mescidi Aksaya dönerek kılarlardı, daha sonra Bakara 144. ayet indirildi ve namazlar Mescidi Harama dönerek kılınmaya başlandı diye, rivayet hadislerle ayet anlatılır. Ayet gerçekten namazlarınızı, bundan sonra Mescidi Harama dönerek kılın mı diyor? Gelin önce ayete bakalım, anlamaya çalışalım.   Bakara 144: Biz, yüzünü göğe doğru çevirdiğini görüyoruz. İşte şimdi, SENİ MEMNUN OLACAĞIN BİR KIBLEYE DÖNDÜRÜYORUZ. ARTIK YÜZÜNÜ MESCİ... Devamı

İNANCIMIZI SORGULAYALIM, AMA HAKEMİMİZ YALNIZ KUR'AN OLSUN.

2017-12-06 12:16:00

  İslam toplumu olarak, yaşadığımız inancın doğruluğunu hiç sorgulamıyoruz. Ya yanlış yolda gidiyorsak düşüncesi, bizleri çok TEDİRGİN ETMİYOR olsa gerek, inancımızın doğruluğu konusunda araştırma yapma gereği duymuyoruz. Hatta o kadar sert bir tavır içindeyizdir ki bu konuda, yanlış düşünüyorsun diyerek Kur’an ayetleri ile anlatmaya çalışanlara da, akla gelmeyecek saygısızlıklar yapılıyor, hakaretler ediliyor.    İşin ilginci, evimize bir eşya almadan önce, onun kalitesini en ince detayına kadar araştırır, en iyisini almaya çalışırız. Aynı itinayı, acaba inancımız, imanımız hakkında neden göstermiyoruz? Aklı başında bir insan, düşünüp araştırarak aynı itinayı gösterebilir. Sanırım iman konusunda akıl devre dışı kalıyor, yoksa bu konuda da yanlış yapmamız mümkün değil.   Çünkü bu konuda elimizde, çok güvenilir veri ve delil var. ODA ALLAH IN KORUMASINDAKİ, BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİ, APAÇIK VE NİCE ÖRNEKLERLE İZAH ETTİĞİNİ ALLAH IN SÖYLEDİĞİ KUR’AN.  Bu durumda sizce her şey çok basit ve kolay değil mi? Bizler nasıl bir yol izliyoruz da, bir türlü aynı konularda birleşemiyoruz, anlaşamıyoruz bölünüp parçalanıyoruz. Yoksa bizlerin rehberi yalnız Kur’an değil mi? ALLAH IN SÖZLERİ, BİZLERE YETERLİ KANIT, DELİL OLAMIYOR DA, BEŞERİ KANITLARDA MI ARIYORUZ? Gelin bu konuda birlikte düşünelim, ama düşüncemizin hakemi yalnız Kur’an olsun, yoksa yolumuzun nereye gideceğini hiç birimiz hesap edemeyiz.    Anlaşamadığımız en önemli konu, dinimiz ve inancımız adına, her bilginin Kur’an da olmasının mümkün olmadığı, onun içinde diğer konularda, hükmü Allah ın elçisinin verdiği, detaylandırdığı d... Devamı

BAKARA SURESİ 67......71. AYETLERDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2017-12-03 17:43:00

Bugün sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Bakara suresi 67. ve devamında yazılı ayetler olacak. Aşağıdaki ayetleri okuduğunuzda eğer hiç düşünmeden hızlıca okur geçerseniz, ayetlerin özünde saklı, anlatmak istediği çok önemli konuyu, sanırım fark edemeyiz.    Hz. Musa Allah ın bir emrini iletiyor ve diyor ki; Allah size, bir inek boğazlamanızı, yani inek kurban kesin diyor. Bakalım Yüce Rabbimiz bu emri verdikten sonra,  atalarının yanlış itikatlarından vazgeçmekte nazlanan ve Allah ın emrini adeta anlamak istemezcesine, alaycı tavırla zora sokmaya çalışanlar, Musa peygamberimiz ile nasıl bir diyaloga girmişler dikkatlice okuyalım, ama karşılıklı konuşmaları da, çok iyi analiz edelim, üzerinde düşünelim.   Bakara 67: Musa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek boğazlamanızı emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım.   68: Şöyle konuştular: "Çağır Rabbine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın.   69: Şöyle dediler: "Çağır Rabbine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize." Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir; seyredenlere mutluluk verir.   70: Şöyle dediler: "Dua et Rabbine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız.   71: Cevap verdi Musa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı s... Devamı

BAKARA 284. ALLAH İÇİMİZDEN GEÇİRDİKLERİMİZDEN DE BİZLERİ.......

2017-11-29 18:09:00

  BAKARA SURESİ 284. ALLAH İÇİMİZDEN GEÇİRDİKLERİMİZDEN DE, BİZLERİ SORUMLU TUTAR MI?   Bir yazıma cevap veren arkadaşımız, yazımı tenkit edip, kendi düşüncesini anlatmak adına öyle şeyler yazmış ki, bunu sizlerle paylaşmamın çok önemli olduğunu düşündüm. Arkadaşımız Bakara 284. ayette geçen bir cümleyi yazmış, bu sözleri nasıl anlamalıyız, ayet ne anlatıyor diye bana sormuştu, ayeti önce yazalım, daha sonra konuşmaya devam edelim.   Bakara 284: Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'a aittir. İÇİNİZDEKİLERİ AÇIĞA VURSANIZ DA GİZLESENİZ DE ALLAH ONDAN DOLAYI SİZİ HESABA ÇEKECEKTİR ve sonra O, İSTEDİĞİNİ AFFEDECEK, İSTEDİĞİNİ CEZALANDIRACAKTIR. Zira Allah her şeye gücü yetendir. (Bayraktar Bayraklı meali)   Bana soru soran arkadaşımız, Allah bu ayette, “İÇİNİZDEKİLERİ AÇIĞA VURSANIZ DA GİZLESENİZ DE, ALLAH ONDAN DOLAYI SİZİ HESABA ÇEKECEKTİR” cümlesinde, Allah bizim içimizden geçirdiğimiz kötü şeylerden dolayı da mı cezalandıracak, şeklinde soru sormuştu, bende elimden geldiğince, Kur’an ın diğer ayetlerinden faydalanarak, örnekler verip bu ayette bundan bahsedilmediğini anlatmaya çalıştım. Konu açılmışken, Allah bu sözleriyle bizlere ne anlatmaya çalışıyor, isterseniz konuya girmeden önce, kısaca bahsedelim.   Önce şunu söylemeliyim, Allah ayetinde içinizden geçirdiklerinizden, yani gizlediklerinizden dolayı sizi hesaba çeker sözü, içinizden geçirdiğiniz kötü şeylerden dolayı sizi cezalandırır anlamında değildir. Lütfen dikkat edelim, ALLAH İÇİNİZDEN GEÇİRDİKLERİNİZDEN, SİZLERİ SORUMLU TUTAR DEMİYOR. Hesaba çekmek sorgulamaktır. Sorgunun sonunda ceza verilir, tabi suçlu bulunulursa, köt&... Devamı

HARAM VE HELAL KONUSUNA DİKKAT!

2017-11-27 19:27:00

          Haram ya da helal konusu, Allah ın kitabında çok açık ve net bir şekilde anlatılmıştır. Sizlere rivayete göre değil, bizzat Allah ın koruması altındaki kitaptan alıntı yaparak, bu konuyu anlatmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın Rabbimiz ne diyor. Ama önce bizleri nasıl ikaz edip kesin delili olmayan, yani Kur’an ın bahsetmediği, ama bir rivayete göre diye başlayan sözleri, Kur’an a denk görenlere, nasıl ikazda bulunuyor Allah, önce ona bakalım.    Mümin 56: KENDİLERİNE GELMİŞ KESİN BİR DELİL OLMAKSIZIN, ALLAH'IN AYETLERİ HAKKINDA MÜNAKAŞA EDENLER VAR YA, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.   Değerli dostlar, Allah a nasıl sığınılır? İndirdiği kitaba sarılmakla elbette. Bizler için kesin delil, emin olunan bilgi nerede vardır? Elbette Kur’an da. Çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiyor muydu Yüce Rabbimiz? Emin olmadığınız bilginin ardından gitmeyin diye, uyarmıyor muydu bizleri. Şimdide Kur’an ın helal, haram konularında neler söylediğine bakalım.    Araf 32: De ki: "ALLAH'IN KULLARI İÇİN ÇIKARDIĞI SÜSÜ, GÜZEL, TEMİZ VE TATLI RIZIKLARI KİM HARAM ETMİŞ?" De ki: "Dünya hayatında onlar, inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindir onlar." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, AYETLERİ BÖYLE AYRINTILI KILIYORUZ.   Bu ayete baktığınızda, demek ki Allah ın haram demediği hiçbir şeye peygamberimiz dâhil, kimse haram diyemez, ayetten bunu anlıyoruz. Ayetin sonu... Devamı

ALLAH RESULÜM E UYUN DERKEN, SİZCE NEYİ KAST EDİYOR?

2017-11-26 12:15:00

Allah Kur’an da resulüne, yani elçisine uyulmasını bizzat kendisine uymakla aynı tutar. Peki, neden aynı tutar ve bu sözleriyle Allah bizlere ne anlatır? Şunu söyleyebilir miyiz, bu dinin kurallarını ben ve elçim koymuştur, onun için elçim ne söylerse ona uyun, ben söylemiş kabul edin, çünkü ona da dinde hüküm verme yetkisi verdim. Bunu anlayan, buna inanan var mı aramızda?     Eğer bunu anladık dersek, Kur’an ın neredeyse tamamına ters düşen bir anlayış içinde olacağımızı unutamayalım. Çünkü Allah, BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM, SİZLERİ YALNIZ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM VE KUR’AN I ANLAYASINIZ DİYE NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK diyerek, bizleri uyarmış ve bu kapıyı kapatmıştır. Allah peygamberimizden bahsederken, resul yani elçi kelimesini özellikle kullanır. Bunu kullanmasının da elbette bir anlamı vardır. Elçi aldığı sözü, bilgiyi tek kelime bile değiştirmeden, ileten demektir. Asla gönderilen sözlere ilave etmeden, ulaştıran tebliğ eden anlamındadır. Bunu söylediğimizde, ne yani peygamberimiz postacımıydı, diyerek Allah ın elçisini küçümser bir tavra giriyorlar. Görevi ve yetkiyi veren Allah dır, lütfen söylediklerimizin bilincinde olalım. Bunları söyleyenlere ancak, şunu söylemek yeterli olacaktır sanırım. NE YANİ PEYGAMBERİMİZ, DİNDE ALLAH IN ORTAĞIMIYDI.   Buradan şunu çıkartabiliriz. Allah resulüme/elçime uyun derken, şöyle bir denklemin oluşumunu kullarına anlatıyor. Ben sizlere Kur’an ı resulüm/elçim kanalıyla ilettim, O benden aldığı bilgiyi asla değiştirmeden sizlere ileteceğinden, onun sizlere tebliğ ettiğine mutlaka uyun diyor Yaradan bizlere. Hatta hiçbir şüpheye düşmememiz içinde, elçis... Devamı

KURTULUŞA ERENLER ANCAK ONLARDIR. BAKARA 5. AYET.

2017-11-21 20:10:00

Allah Kur’an ı bizlere, bir rehber olsun diye indirdiğini söyler. Bizleri ilgilendiren çok önemli konuları da, birçok kez örneklerle anlatır ki, doğru anlayalım, batılın ardı sıra gitmeyelim. Hatta bazıları sorar, Kur’an da neden çok fazla tekrarlar vardır diye. Bunun nedeni, konu anlaşılsın diye, farklı şekillerde aynı konu izah edilmiştir de ondan. Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiği içindir ki, Allah ın verdiği onca uyarılardan da habersiz yaşarız İslam ı.    Allah size gönderdiğim, Kur’an dan sorumlusunuz dediği halde, edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin rivayetlerle yanlış yönlendirmeleri ile, öyle yanlış bilgilerin peşine takıldık ki, sonumuzu Allah hayır etsin. Bu yazımda sizleri Kur’an ın aynı konuda birçok kez uyardığı ve sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, yalnız Kur’an ın ipine sarılın dediği ayetlere benzer, bir ayeti daha özellikle sizlere hatırlatmak istiyorum. BAKIN ALLAH ÇOK AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE, KURTULUŞA ERENLERİN KİMLER OLACAĞINI SÖYLÜYOR.   Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR. ( Diyanet vakfı meali)   Düşünebiliyor musunuz, çok açık bir şekilde Rabbimiz kurtuluşa erecek olanların, Allah katından gönderilen hidayet yani Kur’an üzerinde olanların olacağını söylediği halde, bizler her ne hikmettense, Rabbimize değil, batıl ve hurafe rivayet bilgilere inanıp, yalnız Kur’an ın bizlere yetemeyeceğini söyleyenlere inanıyoruz. İşte İslam âleminin acıklı hali. ALLAH A DEĞİL, BEŞERE KULAK VERİYORUZ.   Bu ve buna benzer ayetleri din kardeşlerimize hatırlattığımızda, tamam Kur’an ile birlikte hadislerde Allah katından peygamberimize vahiyle gel... Devamı

ENBİYA SURESİ 10, ŞURA 52, ANKEBUT 47. AYETLERE KULAK VERELİM.

2017-11-19 10:50:00

Bu makalemde sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim bazı ayetler var. Lütfen bu ayetler üzerinde dikkatle düşünelim. Bizlere öğretilenleri bir kenara koyalım, bakalım Allah bu ayetlerinde bizleri nasıl uyarıyor ve hangi bilgileri veriyor ki, dini kullananların, saptıranların elinde hiçbir dayanakları olmasın.   Enbiya 10: Andolsun, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Diyanet meali)   Bakın Allah çok açık ve net bir bilgi veriyor bizlere ve ne diyor.   “SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR.”   Allah bizler için Kur’an ın yeteceğini, hatta hayatımızın özünün, yaşam rehberinin, şan ve şerefimizin yolunun yalnız Kur’an dan geçtiğini, asla bunun dışına çıkmamamız gerektiğini söylüyor. Siz bu uyarıyı aldıktan sonra, KUR’AN BENİM AMELİ İBADETLERİMİ GEREKTİĞİ GİBİ AÇIKLAMAMIŞ, BEN BU BİLGİLERİ KUR’AN DIŞINDAN GELEN SÖZLÜ BİLGİLERDEN HADİSLERDEN ÖĞRENİYORUM, DEMEMİZ NORMAL Mİ? Hani şan ve şerefimiz yalnız Kur’an daydı. Hani yalnız Kur’an ın ipine sarılacaktık. Hani Kur’an dan sorumluyduk. Hani biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık diyordu Allah. Yoksa bu uyarılara kulak mı tıkadık, atalarımızın inançlarını yaşamak adına?   Tüm bunlar normal diyorsanız, Allah ın bu ayetine iman etmiyor, kendinize Kur’an ın yanında kitaplar, rehberler ediniyorsunuz demektir. Allah sizin bütün şan ve şerefiniz için her şey Kur’an da var diyecek, bizler adeta inatla, beşeri FIKIH inancının öğretisini Kur’an da göremediğimizde, bakın her şey yokmuş, demek ki Kur’an, iman adına her şeyi ... Devamı

LÜTFEN KUR'AN IN ÖNÜNE DUVARLAR ÖRMEYELİM.

2017-11-16 20:30:00

ALLAH KUR’AN I ARAPLARA, NEDEN ARAPÇA İNDİRDİĞİNİ BUNCA AÇIK AYETLERLE ANLATTIKTAN, İZAH ETTİK DEN SONRA, BİZLERİN ANLADIĞIMIZ DİLDEN KUR’AN I OKUYANLARA KARŞI, BU ALAYCI TAVRIMIZI NASIL AÇIKLARIZ? LÜTFEN UNUTMAYALIM, KUR’AN YALNIZ ARAPLAR ANLASIN, ONLARA REHBER OLSUN DİYE GÖNDERİLMEDİ. KUR'AN IN TERCÜME EDİLEMEYECEĞİNİ SÖYLEYENLER, ORİJİNALİ ARAPÇA OLAN HADİSLERİN TERCÜMESİ İLE NASIL AMEL ETTİKLERİNİ İZAH ETMELİDİRLER. Kur'an ın her dile, tam tercümesinin mümkün olamayacağını söyleyenlere, Fussilet 44. ayeti tekrar okumalarını ve üzerinde düşünmelerini tavsiye ediyorum. Allah Arap toplumuna, Arapça bir kitap göndermeseydim, bu durumda kullarım bana bakın nasıl itiraz edeceklerdi diyor. "AYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLENİR Mİ?" Eğer Kur'an her dile çevrilemeyen bir kitap olsaydı, aynı şey diğer toplumlar içinde geçerli olurdu ve toplumların aynen şunu söyleme hakları doğardı: "RABBİMİZ BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİN KİTAP ARAPÇA, BENİM DİLİME DE TAM ÇEVRİLEMİYOR, BENDE ANLAYAMIYORUM. BENİ BU KİTAPTAN SORUMLU TUTMA ALLAH IM, ÇÜNKÜ BEN SENİN TEBLİĞİNİ TAM OLARAK ALAMADIM." Kur'an ın başka dillere çevrilemeyeceğini söyleyenler, işte böyle Kur'an ayetleri ile çelişiyorlar ve Allah ın kitabının önünü kesmeye çalışıyorlar, hatırlatırım. Duhan 58–59: BİZ, ÖĞÜT ALIRLAR DİYE, KURAN'I SENİN DİLİNDE İNDİREREK KOLAYCA ANLAŞILMASINI SAĞLADIK. Sen bekle, onlar da beklemektedirler. Fussilet 44: EĞER BİZ BU KUR'ÂN'I YABANCI BİR DİLDE İNDİRSEYDİK, ONLAR KESİNLİKLE, “ÂYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLEN... Devamı

NUR SURESİ 62, CİN SURESİ 28. AYETLERE KULAK VERELİM.

2017-11-14 12:02:00

  Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet örnek verilerek, Allah ın elçisinin, tıpkı Allah ın verdiği hükümler gibi hüküm verebileceğine inanılmakta ve dinin ikinci bir kaynağı olarak, hadisler gösterilmektedir. Önce ayeti yazalım birlikte üzerinde düşünelim.   Nur 62: Mü’minler ancak, Allah’a ve peygamberine inanan, ONUNLA BERABER TOPLUMU İLGİLENDİREN BİR İŞ ÜZERİNDEYKEN, ONDAN İZİN ALMADAN ÇEKİP GİTMEYEN KİMSELERDİR. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Diyanet meali)   Allah bu ayetinde dikkat ettiyseniz, peygamberimizin yaşadığı dönemde, ONUN İŞLERİNİ KOLAYLAŞTIRMAK, DEVLETİ YÖNETMEK ADINA ÇALIŞMALARINDA YARDIMCI OLUYOR ve diyor ki Müslümanlara, elçimin söylediklerine uyun, bir karar alınacağı zaman, onu yalnız bırakmayın, yardımcı olun diyor.    Dikkat ederseniz bu ayette anlatılan, Allah ın resulü toplumu ilgilendiren kararlar alacağında, demek ki bazı kişileri yanına çağırıyor ve danışıyor, tek başına karar vermiyor. Zaten Allah devleti yönetenlere uyarısında, Şura 38. ayetinde ne diyordu?” İŞLERİNİ BİRBİRLERİNE DANIŞARAK YAPARLAR” Demek ki Allah ın elçisi de, devleti yönetirken, halkı ilgilendirdiği konularda karar vermeden önce, danışıyor onların fikirlerini alıyormuş. Bu ayetten bunu çok açık anlıyoruz. LÜTFEN DİKKAT, KONU DİN DEĞİL, TOPLUMU İLGİLENDİREN KONULARDA ÇIKARTILACAK KANUNLAR. BU KANUNLAR, ÇAĞIN GEREKLERİNE, İHTİYAÇLARINA GÖRE DEĞİŞEBİLİR. Dini konular belli tartışılmaz, oda apaçık Kur’an yan... Devamı

KUTSİ HADİS GERÇEKLERİ.

2017-11-12 19:25:00

    Günümüzde üzerinde çok konuşulan ve geleneksel İslam’ın çok önemsediği bir konu olan, kutsi hadis inancını sizlerle konuşmak ve Kur’an ışığında değerlendirmek istiyorum. Rabbimiz bakın, Kur’an ile ilgili bizlere neler söylüyor, önce onları hatırlayalım.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Ali İmran 79: Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.   Ahzap 2: Rabbinden sana vahyedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   İbrahim 52: İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah’ın tek ilah olduğunu bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.   Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin/dostların ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Nisa  174; Ey insanlar, bakın size Rabbinizden kesin bir delil geldi; size açık bir nur indirdik. 175. ayet; Allah’a inanıp O’na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran’da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   ... Devamı

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZ

2017-11-11 11:49:00

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZA HÜKMETMEMİŞTİR.   Allah Kur’an da bazı hükümleri verirken, kesin sınırlar çizmiş, haram demiş ve bunları yapanların cezalandırılacağını, hatta bu dünyada da nasıl cezalandırılması gerektiği örneklerini verir. Peki, kendisine kulluk görevimizin göstergesi olan SALÂTI/namazı yerine getirmeyenlere, orucunu tutmayanlara, zekât vermeyenlere karşı herhangi bir cezanın, bu dünyada verileceği konusunda açık bir hüküm, neden vermemiştir?   Bu konu çok önemli, ama düşünmeyi bırakan, imanını körü körüne beşeri fıkıh inancının şekillendirmeleri ile yaşayanlar, ne yazık ki Allah ın bu konuda bizlere anlatmaya çalıştığı çok önemli bir gerçeği, göz ardı ediyorlar. Kur’an da Allah ın bu emirlerini yerine getirmeyenlere karşı, bu dünyada cezalandırılacağına dair, hiçbir uyarı ayet göremeyenler, Allah ın bu konudaki inceliğini, ne yazık ki fark edemiyorlar ve beşeri fıkıh inancının, bu emirleri yerine getirmeyenlere karşı koydukları kanun ve kuralları kabul etmekte bir sakınca görmüyorlar. TABİ KİBRE SAPARAK, ALLAH A KULLUK ETMEYENLERİ, MAHŞER GÜNÜ BEKLEYEN ACI GERÇEK KONUSUNDA ALLAH UYARIYOR.   Hatırlayınız lütfen, mezheplerde namaz kılmayanın, oruç tutmayanın hapsedilmesi, bedeninden kan çıkacak şekilde de dövülmesi gerektiği geçer. Daha da ileri gidip, gerekirse böyle insanların öldürüleceğine hükmedilmiştir. Hiç düşündünüz mü, Allah bu hükümlerin yerine getirilmemesi halinde, şöyle ya da böyle bu dünyada cezalandırılmalıdır neden dememiştir? Allah namaz konusunda, yerine getirmeyenlere karşı belki bu dünyada hiçbir ceza ön g&o... Devamı

BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR DİYEBİLİR MİYİZ?

2017-11-06 12:44:00

Günümüz İslam anlayışında, çok kullanılan bir söz vardır. “BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR.” Bu sözü çok duyarız, toplumun belirli bir kesimi tarafından dile getirilen sevilen, değer verilen veli, evliya ya, şeyh, ulema gibi isimlerle anılan insanlara, BUNLAR ALLAH DOSTU DENİR. Gerçekten bu sözü bizler, bir başkası için söyleyebilir miyiz? Böyle bir yetkimiz var mı?   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki; SİZİN YERİNİZE BEN ŞÖYLE DESEM, FİLANCA KİŞİ, AHMET BEYİN EN SAMİMİ ARKADAŞIDIR, EN İYİ DOSTUDUR, EN GÜVENDİĞİ İNSANDIR. Siz bu sözlerime karşılık ne dersiniz? Benim adıma, benden izin almadan, benim fikrimi almadan, böyle bir şeyin söylenmesine ben asla müsaade etmem. Sizinde müsaade etmeyeceğinize inanıyorum. Çünkü benim en samimi arkadaşımın, en güvenilir dostumun kim olduğumu yalnız ben bilirim ve bunu da herkese söyleme gereği duymam. Buna müdahale edilmesine de izin vermem.   Bu durumda, bizlerin Allah ın yetki ve sorumluluğunda olan bir konuya müdahale edip, BU KİŞİ ALLAH DOSTUDUR DEMEMİZ, ÇOK BÜYÜK HATA OLUR. Çünkü bizler hiç kimsenin inancını bilemeyiz ve değerlendiremeyiz, yetkimizde yok zaten. Bu konuda değerlendirme makamı yalnız Allah tır. Peki, Allah dostları yok mudur? Elbette vardır, olduğunu açıkça Allah söylüyor ama kimler olduğunu bizler değil, yalnız Allah ın bileceğini de Rabbimiz Kur’an da söylüyor. Bir örnek.   Yunus 62–63–64: BİLESİNİZ Kİ, ALLAH’IN DOSTLARINA HİÇBİR KORKU YOKTUR. ONLAR ÜZÜLMEYECEKLERDİR DE. Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçb... Devamı

TAĞUTUN PEŞİ SIRA GİDENLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK......

2017-11-03 12:05:00
TAĞUTUN PEŞİ SIRA GİDENLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK...... |  görsel 1

Bizler İslam ı öyle sorgusuzca yaşıyoruz ki, biraz durup düşünme gereği bile duymuyoruz. Acaba yanlış yolda mıyız diyen, Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an a bakan, inancını sorgulayan ne yazık ki çok az. Allah Kur’an da bazı kelimeleri bizlerin dikkatini çekmek ve uyarmak için itinayla kullanır. Bu yazımda da, Allah ın bizlerin dikkatini çektiği ve düşünmemizi istediği bir kelime kullanıyor TAĞUT. Bu kelimenin geçtiği bir ayeti hatırlayalım önce.   Bakara 256: Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O HÂLDE, KİM TÂĞÛTU TANIMAYIP ALLAH’A İNANIRSA, KOPMAK BİLMEYEN SAPASAĞLAM BİR KULPA YAPIŞMIŞTIR. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Diyanet meali)   Rabbimiz çok açık şunu söylüyor, doğruluk yani HAK olan, sapkınlıktan yanlış sözlerden, batıldan ayrılmıştır. Eğer Kur’an ile yetinmezsek, Kur’an ın sınırları aşarsak, inandığımız bilgilerin hak mı, yoksa sapkınlıklımı, batıl mı olduğunu asla bilemeyiz, lütfen bunu unutmayalım. Dikkat ettiyseniz Allah, bazı kişilerden bahsediyor ve diyor ki, kim TAGUTU tanımayıp onun sözlerine inanmayıp, Allah a onun indirdiği kitaba inanırsa, sapasağlam bir kulpa yapışmış demektir diyor. Peki, kim bu TAGUT. İnsanların ilah diye kabul ettikleri tanrılar mı, yoksa onlarda yaratılmış bizler gibi beşer mi? Burası çok önemli. Bunu bilelim ki, bizlerde aynı hataları yapmayalım. Önce TAGUT ne anlama geliyor ona bakalım.   “TAGUT KELİME ANLAMI OLARAK, ALLAH IN KOYDUĞU SINIRLARI AŞAN, ALLAH IN BİR KISIM KANUNLARINA MUHALİF DAVRANAN, ONLARIN YERİNE GEÇECEK HÜKÜMLER İCAT EDENLERE DENİR.”    Buradan şunu anlıyoruz. Tağut bizler gibi yaratılmış insanlar. Bunlar Allah ın indirdiği kitapların dışına toplum... Devamı

KUR'AN A VE SÜNNETE UYMAK SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ?

2017-11-01 19:26:00
KURAN A VE SÜNNETE UYMAK SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ? |  görsel 1

Dini konularda konuşurken, anlatırken şöyle bir slogan duyarız ” KUR’AN A VE SÜNNETE UYMAK” Bu sözün ne anlama geldiğini ve bu söylemin Kur’an ile analizini hiç yaptınız mı? Bu konuda sizi düşünmeye davet etmek istiyorum.  Aslında bu konuda birçok yazım var ama konu o kadar anlaşılmaz bir haldeki, ne kadar söylenirse söylensin, kulaklar bazen Allah ın apaçık ayetlerine kapalı kalıyor.   Lütfen önce unutmayalım, BU DİN ALLAH IN DİNİDİR VE DİNDE ALLAH IN ORTAĞI DA ASLA YOKTUR. Tabi bu benim düşüncem değil, Kur’an ın verdiği hükümdür. Kur’an a ve sünnete uymak ne demek? İkisi farklı şeyler mi? Kur’an a uyma konusunu, konuşmaya gerek yok sanırım, Allah ın vahyine uymak olduğu çok açık. Peki, sünnete uymak sözünden neyi kast ediyorlar?   Sünnet Kur’an da Allah ın yolu, kanunları anlamında geçer. Yani bizler Kur’an a uymakla Allah ın sünnetine, yoluna, kanunlarına uymuş oluyoruz. Peki günümüzde Kur’an dan sonra bahsedilen sünnetten, ne kast ediliyor? Allah ın kanunlarından başka, uymamız gereken kanun, kurallar mı var? Bu kelime peygamberimizin yaşantısı, hayatı, söylemleri ve ibadetlerimizi yerine getirebilmemiz için verdiği bilgiler, birde Kur’an ın bahsetmediği hükümlerdir, diye kısaca anlatılır günümüzde topluma.    Hemen şu soruyu soralım kendimize, Allah ın elçisi Kur’an ın sünnetinden başka sünnetlerde, dine ilaveler etmiştir de, bizler İslam ı yaşamak adına, Kur’an ın yanında peygamberimizin sünnetine de uymamız mı gerekiyor? Allah ın sünneti din ve iman adına bizlere yeterli gelmiyor mu? Şunu da söylemek isterim. Allah ın elçisi bizler için Kur’an da örne... Devamı

KUR'AN AMELİ İBADETLERİMİZ KONUSUNDA, YETERLİ BİLGİYİ VERMEZ Mİ?

2017-10-29 14:21:00

Kur’an ayetlerinin ne anlattığını, ameli ibadetlerimizi nasıl yerine getireceğimizi, Kur’an dan öğrenemez miyiz? Aslında böyle bir soruyu sormaktan utanıyorum. Çünkü bunun tersini düşünmek, Allah a ve kitabına saygısızlıktır. Düşünebiliyor musunuz, benzer bir soruyu, herhangi bir konuda kitap yazmış bir yazara yöneltsek ve desek ki, senin kitabında bahsettiğin bazı konuların açıklaması, izahı kitabında yok, gereken tüm bilgileri alamadık. Bu konuların anlaşılması için başka kaynaklara da ihtiyaç var desek, inanın yazar çok üzülür ve şöyle düşünür. “DEMEK Kİ KİTABIMI YAZARKEN BAŞARILI OLAMAMIŞIM, AMACIMA ULAŞAMAMIŞIM”. Ne yazık ki bu soruyu sorup, doğru cevabı hepimiz bulmalıyız, çünkü Kur’an ne yazık ki, tek başına anlaşılması mümkün olmayan, her sorumuza cevap vermeyen bir kitap ilan edildi, bazı kişiler tarafından.   Lütfen hatırlayınız, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyordu, ama bizler çok önemli olan ameli ibadetlerimizin açıklamasını ve nasıl yerine getireceğimiz konularının Kur’an da olmadığını söylüyoruz. Buna nasıl inanırız, hiç mi düşünmüyoruz? Bunu kabul edersek, Allah yarattığı kullarına, uyarılarını, ikazlarını anlatamıyor, izah edemiyor demek anlamına gelir ki, buna inanan bir insan, Allah a çok büyük saygısızlık yapmış demektir. NEDEN ALLAH, BİZLERİN YERİNE GETİRMEMİZİ İSTEDİĞİ KONULARIN, GEREKEN KADARINI AÇIKLAMASIN KUR’AN DA VERMESİN, BUNUN MANTIKLA, AKILLA, KUR’A İLE İZAHINI YAPABİLECEK VAR MI ARAMIZDA? Allah yeni doğan bir bebeğin, iki yıl anne sütünü emmesi gerektiğini Kur’an da yazacak, ama Allah a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmemiz ve ibadetlerimiz konusunda gereken açıklamayı ya... Devamı

İSRA SURESİ 91-92-93-94. AYETLERDEN DERSLER ALALIM.

2017-10-26 10:06:00

Bugün sizlerin üzerinde düşünmenizi istediğim ayetler, Allah ın elçisini kabul etmekte zorlanan, bir beşeri Allah, elçi olarak mı gönderdi diyerek kabullenmek istemeyenlerin, görmek istedikleri peygamberin ne gibi güçlere, özelliklere sahip olmasını bekledikleri üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayetleri yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   İsra suresi 91–92–93–94: Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız.” “Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.” “Yahut iddia ettiğin gibi üzerimize gökten, parçalar yağdırmalısın veya Allah'ı ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.” “Ya da altından bir evin olmalı VEYA GÖĞE ÇIKMALISIN. BİZE, OKUYACAĞIMIZ BİR KİTAP İNDİRMEDİĞİN SÜRECE, GÖĞE ÇIKTIĞINA DA ASLA İNANMAYIZ.” DE Kİ: “RABBİMİ TENZİH EDERİM. BEN, SADECE BEŞER BİR PEYGAMBERİM.” Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların buna inanmalarını sırf, “Allah, peygamber olarak bir beşer mi gönderdi?” demeleri engellemiştir. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetleri okuduğunuzda, günümüzde yaşadığımız bazı yanlış inançlar geldi aklınıza değil mi? İnsanların görmek istedikleri elçi, bir insanın yapabileceklerinin, sahip olabilecek güçlerin üzerinde dikkat ettiyseniz. Peygamberimizden, öyle şeyler bekliyorlar ki, bir beşer olarak istediklerini yapması mümkün değil. İstenilenler ancak, Allah ın yerine getirebileceği mucizeler.    Dikkat ettiyseniz, Allah ın elçisi... Devamı

KUR'AN DA BAZI AYETLER, NEDEN ERKEKLERE HİTAP EDER.

2017-10-24 17:13:00

Toplumumuzda dini bilgisi çok fazla olmayan, ya da İslam ı küçümser tavırda olan bazı kişiler, kulaktan dolma söylemlerle şöyle derler. “KUR’AN ERKEKLERE HİTAP EDİYOR, BU DİN ERKEĞİ ÖNE ÇIKARAN, KADINI ÖNEMSEMEYEN BİR DİNDİR.” Tabi bu sözleri söyleyenler, Kur’an ı araştırmayan, okumayan art niyetli kişilerin düşünceleridir.   Unutmayalım lütfen, Kur’an toplumların yanlış yaşantılarını düzeltmek için gönderilmiş bir rehberdir, uyarıdır, tebliğdir, ikazlardır. Kur’an yapılan yanlışları, erkek ya da kadın kimler yanlış yaptıysa, direk muhatap alarak ikazda, uyarıda bulunur. EĞER KUR’AN DA, UYARI AYETLERDE ERKEĞE DAHA ÇOK HİTAP VARSA, BU DEMEKTİR Kİ YANLIŞLARIN, HATALARIN EN BÜYÜK SEBEBİ ERKEKLERDİR. Bu gerçeği lütfen söyleyelim ki, aynı yanlışları yapmayalım.   Bazı Örnekler verelim. Güç ve mal mülk erkekte olduğu için, istediği kadar kadınla evlenmeye çalışmış, Allah da bu konuda erkekleri uyarmıştır. İnsanları köleleştiren erkeklerdir, kadını kafası bozulduğunda boşamaya çalışan erkekler olduğu için, yine bu konudaki uyarı ayetleri de erkeklere yöneliktir. Biraz dikkatle geriye doğru düşünüldüğünde, zinanın bile sorumlusu erkektir. Soy, kalıtımsal nesil erkekten geçtiği için, erkek kimlerle evlenemeyeceği konusunda uyarılmıştır. Tekrar etmek gerekirse, Kur’an kadın ya da erkek, sorumlulukları ölçüsünce uyarmıştır.   Şöyle düşünün, 1400 yıl öncesini bırakın, 200 yıl öncesinde bile, kadının adı yoktu toplumlarda. Yani toplumları, aileleri yöneten, dediğim dedik kurallar koyanların hepsi erkeklerdi. Kadında seçme, seçilme hakkı bile yoktu. Alınıp satılan, önemsenmeyen bi... Devamı

DİNİ KONULARDA, NEDEN SAYGIYLA TARTIŞMIYORUZ, HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

2017-10-21 10:36:00

Toplum olarak din konusu açıldığında, bir birimize saygılı olmayı bir türlü öğrenemedik. Tabi bunun nedenleri var, ama bizler bu gerçeğin farkında değiliz. Tartışmalarımızda, aynı şeyleri söylemiyor da, farklı şekilde inançlarımızı anlatıyorsak, bazen karşılıklı küfürleşmeye, hakarete kadar varıyor tartışmanın sonu. Konu din değilse, bu tartışma yüksek boyutlarda her nedense olmuyor.   Peki, neden böyle bir tavır içinde oluyoruz, neden tahammülsüzce davranıp, saygının sınırlarını aşıyoruz diye düşündünüz mü? Bu konu yalnız dini konularda değil, her konuda geçerlidir ama konu din olunca çok daha farklı oluyor tepkiler. Eğer bir insan herhangi bir konuda, karşısındaki kişiye düşüncelerini zorla, hakaretle kabul ettirmeye çalışıyorsa, ya cahildir, konu hakkında doğru bilgisi yoktur, ya da inatla yanlışta ısrar ettiğinden, psikolojisi bozulmuştur. Psikolojide buna YANSITMA deniyor. BU ASLINDA RUHSAL BİR RAHATSIZLIKTIR. Tedavisi gerekir, ama kişi bunun farkında değildir. Bu rahatsızlık hakkında size kısaca bilgi vermek istiyorum, çünkü bu psikolojik rahatsızlık, ne yazık ki toplumuzu sarmış durumda.   “Özellikle paranoid bozukluklarda görülen, kişinin kendisinin çevresindekilere yönelik hissettiği öfkeyi “herkes bana karşı, bana düşmanlık besliyorlar” şeklinde ifade etmesidir. KENDİSİYLE YÜZLEŞEMEYEN KİŞİLERİN, BAŞVURDUĞU BİR KAÇIŞ YÖNTEMİDİR. ZAYIFLIĞINI, HATASINI KABULLENMEK İSTEMEYEN KİŞİLERİN, KAÇMAK İSTEDİKLERİ DUYGULARINI KARŞISINDAKİLERE AİTMİŞ, ONLARDAN KAYNAKLANAN BİR PROBLEMMİŞ GİBİ GÖRÜP, İŞİN KOLAYINA KAÇMAK İSTEMELERİDİR. Yansıtma kendisini iki şekilde gösterir:   1- Kendi eksikliklerimiz ve beceriksizliğimizden doğan aksaklıkları, başkalarına yüklem... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN ÜMMET SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ.

2017-10-18 11:52:00
KURAN DA GEÇEN ÜMMET SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Ümmet kelimesi, çok yanlış anlamlarda kullanılarak, toplumlar adeta kendi ırklarından, milliyetlerinden, uzaklaştırmaya çalışılmaktadır. Ümmet kelimesi Kur’an da çok geçer. Bu kelime Allah ın gönderdiği peygambere ve kitabına uyan, onun ardı sıra giden kişiler anlamında kullanılmıştır. Kur’an da bu kelime bakın, ne şekilde kullanılmış.   Nisa 41: HER ÜMMETTEN BİR ŞAHİT GETİRDİĞİMİZ ve seni de onlara şahit olarak tutacağımız zaman, halleri nice olacaktır. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Müminun 43: HİÇBİR ÜMMET, ECELİNİ NE ÖNE ALABİLİR, NE DE ERTELEYEBİLİR. (Bayraktar Bayraklı meali)   Asiye 28: O GÜN HER ÜMMETİ DİZ ÇÖKMÜŞ GÖRÜRSÜN. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.” (Diyanet meali)   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, ümmet kelimesi hem tekil hem de çoğul olarak, Allah ın elçisine ve kitabına uyan kişi ya da toplumlar için kullanılmış. Burada dikkat etmemiz gereken konu ise, öncelikle bizleri kişisel olarak ilgilendirdiği ve bizi bağlayan konunun inancımız olduğudur. Kur’an ın diğer ayetlerinden de öğrendiğimiz gibi iman Allah ile kulu arasındadır, yani kişiseldir. Onun içinde ümmet olmak, yani Allah ın resulüne tabi olmak kişinin inanç, iman seçimidir. Çünkü dinde zorlama yoktur.    Peki, günümüzde ümmet kelimesi nasıl anlatılıyor ve toplum nasıl yanlış yönlendirilmeye çalışıyor ona bakalım. Millet, ırk, ulus kavramlarını asla kabul etmeyen ve dünya üzerinde yaratılmış farklı toplumların gerçeğini görmezden gelmeye çalışanlar, bakın neler söylüyor ve inanıyorlar. &nb... Devamı

HZ. ADEM VE EŞİNİN, CENNETTEN KOVULMASI KONUSU.

2017-10-09 11:14:00
HZ. ADEM VE EŞİNİN, CENNETTEN KOVULMASI KONUSU. |  görsel 1

Bu makalemde, sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, HZ. ÂDEM VE EŞİNİN CENNETTEN KOVULMASI KONUSU ÜZERİNE OLACAKTIR. İlginçtir, bizlere Hz. Âdem ve eşinin cennetten kovulmasına sebep olan, Âdem in eşi olduğu anlatılır. Onun içinde FIKIH inancının öğretisinde, kadın aşağılanır ve adeta şeytanla eş tutulur. Bu bilgiler gerçekten doğrumudur? Asla doğru değildir, bu inanç Kur’an a iftiradır.   Önce şunu söylemek isterim. KUR’AN DA ÂDEM İSMİ ÇOKÇA GEÇER, AMA EŞİ OLARAK HAVVA İSMİ ASLA GEÇMEZ, Âdemin eşi olarak bahsedilir Kur’an da. Hz. Âdemin eşi, isim olarak, Havva anamız olduğu konusunda, bizlere anlatılan rivayetlerin tamamı, günümüzde tahrif edilmiş ve bizlerin sorumlu olmadığı, Yahudilerin ellerinde bulunan ve adına Tevrat dedikleri kitapta geçer. Allah ın indirdiği Tevrat a elbette inanıyoruz, ama tahrif edilmiş, Kur’an da bahsedilmeyen, doğruluğundan emin olmadığımız, batıl ve yanlış bilgilerle karıştırılmış olana, asla inanmamız mümkün değil. Çünkü Allah bizleri, Kur’an dan sorumlu tutacağına, açıkça hükmetmiştir.   Hz. Âdemin ve eşinin, Kur’an da anlatılan, şeytan ın sözlerine inanıp, yasaklı ağacın meyvesinden yemesi ve cennetten kovulması konusu üzerinde birlikte düşünelim. Allah geleceği bildiği halde, Hz. Âdemin ve eşinin bu yasağa, nefsinin esiri olarak uymayacağını ve günaha gireceğini bilmiyor olabilir mi? Elbette mümkün değil, biliyordu. Demek ki Allah özellikle buna engel olmayıp, olayların yaşanmasına izin verdiği anlaşılıyor. Çünkü Allah çok affedicidir, bağışlayıcıdır, istese affedebilirdi. Affetmeyip cennetten kovduysa ceza verdiyse, bu kısadan bizler nasıl bir kıssadan his... Devamı

İMANINIZ ADINA, KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ.

2017-10-08 13:47:00
İMANINIZ ADINA, KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ. |  görsel 1

Din kesin delil ve kanıtlarla yaşanmalıdır, bu Allah ın emridir. Emin olamayacağımız bilgilerle yaşanan din, Allah ın dini asla olamaz. Peki, bizler böylemi yaşıyoruz inancımızı? Kur’an ı anlamak isteyen, onu anlayarak ve düşünerek okumalıdır. Onu anlamaya başladığında da, tüm engeller ortadan kalkar. Hatırlatmak isterim, Enam suresi 149. ayetinde Allah elçisine, kullarıma deki diye bakın ne söylemesini istiyor. (DE Kİ: “KESİN DELİL ALLAH'A AİTTİR.) Bu kadar açık ayetler varken, bizler hala görmezden geliyorsak, sonucuna da katlanmasını bilmeliyiz. Kur’an da öyle ayetler var ki, yalnız bir tanesini anlayan bir Müslüman, bugün yaşanan Kur’an dışı batıl İslam ın, hemen farkına varır. Bu konuda bir ayet hatırlatmak ve üzerinde sizlerin düşünmesine vesile olmak istiyorum.   Kasas 75: Her ümmetten bir tanık çıkarır ve “KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ” deriz. O zaman, GERÇEĞİN ALLAH'A AİT OLDUĞUNU, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar. (Bayraktar Bayraklı meali)   Maide suresi 116. ayetinde Allah, Kasas suresi 75. ayette bahsettiği gibi, Hıristiyan toplumuna şahit olarak çağrıldığı zaman, Hz. İsa ya Allah bir soru soracağını ve bakın nasıl cevap vereceğini şimdiden bizlere bildiriyor, ders alabilene ne mutlu. Allah elçisine soruyor. “EY MERYEM OĞLU İSA! BENİ VE ANAMI, ALLAH’TAN BAŞKA İKİ İLAH EDİNİN DEDİN Mİ?”Peki, Hz. İsa sizce ne cevap vermiş olabilir. “Hâşâ! Seni tenzih ederim, hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. BUNU SÖYLEMİŞ OLSAYDIM, SEN MUHAKKAK BİLİRDİN! Sen benim içimdeki her şeyi bilirsin, hâlbuki ben senin zatında olanı bilmem.”   Hz. İsa Allah a cevap vermeye devam ediyor. Bizler eğer bu vereceği cevaptan, kıssadan hisse kend... Devamı

DİNİN KAYNAĞI KONUSUNDA FARKLI DÜŞÜNCELER.

2017-10-06 12:18:00
DİNİN KAYNAĞI KONUSUNDA FARKLI DÜŞÜNCELER. |  görsel 1

Bildiğiniz gibi günümüzde, İslam ı yaşayan büyük çoğunluk, İslam ın kaynağı olarak, birincisi Kur’an, ikincisi de onu açıklayan, izah eden, yaşanır hale getiren, peygamberimizin hadisleridir, sünnetidir diye kabul eder. Bir diğer inanç gurubu da, İslam ın tek kaynağı vardır, oda Kur’an dır, çünkü dinin sahibi Allah dır diye inanır.    İslam ın tek kaynağı Kur’an dır diyenlerin dışında ki inancı önce ele alalım. Acaba bu inanç gurubu neden Kur’an ın yanında bir kaynak daha olması gerektiğine inanıyor. Önce bunun nedenini bulamazsak, bu konuyu da doğru sonuçlandıramayız. Kur’an ın ikinci kaynağının sünnet, yani, hadisler olduğunu savunan düşünce şunlara inanıyor ve onun için de hadisler olmasaydı, Kur’an asla anlaşılamazdı, yaşanamazdı deniyor.   “Hadis İslam dininin ikinci kaynağıdır. Kur’an ı kerime göre, İslam dininin haram helal hükümleri nerelerden çıkartılacak, Kur’an a göre evvela Kur’an a bakmalıyız. Kur’an ana kaynaktır. Kur’an ın yollama yaptığı, peygamberin sözüne de dikkat edin, onun yaptığını yapın, yapma dediğini yapmayın, onu örnek alın, ona uyun diye emir verdiği için, peygamberimizin hadisleri de, KUR’AN IN AÇIKLAMADIĞI, ANLATMADIĞI YERLERDE, İNSANLARIN İHTİYACINI GİDERECEK HÜKÜMLERİN BELİRLENMESİNDE İKİNCİ ANA KAYNAKTIR.   Allah namaz kılın demiştir, ama nasıl yapılacağını açıklamamıştır. PEYGAMBERİMİZ BUNU BİZZAT HAYATA GEÇİRMİŞ VE NASIL KILINACAĞINI ÜMMETİNE ÖĞRETMİŞTİR. Bunlar olmasaydı namazımızı kılamazdık. Allah zekâtı veriniz diyor, ama hangi maldan ne kadar vereceğimiz, nasıl vereceğimiz konusunda hiçbir açıklama Kur’an da yoktur. Peygamberimiz haram ve helal koyma konusunda da y... Devamı

FIKIH NEDİR, DİNİN ANA KAYNAĞI OLABİLİR Mİ?

2017-09-30 12:43:00
FIKIH NEDİR, DİNİN ANA KAYNAĞI OLABİLİR Mİ? |  görsel 1

Bugünkü makalemde FIKIH NEDİR konusu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Fıkıh bizleri Kur’an gibi, bağlayıcımıdır? Çünkü günümüz İslam anlayışında Fıkıh adeta, Kur’an ın önüne geçmiş ve fıkıh olmasaydı, Kur’an anlaşılamazdı, dinimizi yaşayamazdık hükmüne varılmıştır. Bu konuyu dikkatle araştırmalıyız ki, imanımızda geri dönüşü olmayan, yanlışlar yaşamayalım. Bu konuyu daha iyi anlayabilmeniz için, kısa örneklerle anlatmaya çalışacağım. Bakın aşağıdaki örnekte fıkıh nasıl anlatılıyor.   “Elimizde Allah ın bizlerden ne istediğine dair, Kur’an ı kerim var. Birde o Kur’an ı kerimin açıklamaları olan, Allah ın resulünün hadisleri vardır. DOLAYISIYLA DİN, YA KUR’AN DIR, YA HADİSTİR.Kur’an ı her çobanın, her lise mezununun anlaması mümkün olmayabilir. Bunun için kendisini Kur’an a ve hadislere adamış, Kur’an ile hadis ile oturup kalkmış, Kur’an anlayan, hadis anlayan insanlar, KUR’AN DAN NE ANLADIKLARINI, HADİSTEN NE ANLADIKLARINI, BELLİ İLMİ METOTLARLA BİZE İZAH ETMİŞLERDİR, ANLATMIŞLARDIR. BU BİLGİ BİRİKİMİNE FIKIH DENİR.”   Fıkıh inancını oluşturan kaynakların, yalnız Kur’an ve hadisler olmadığını da söyleyenler, kıyas ve İcmanın, fıkıh inancının önemli bir bölümünü oluşturduğunu anlatırlar. Bu konuya da bir örnek vermek istiyorum.   “Kıyas, bir meselenin benzerini, Ayet ve Hadis olarak bulmak demektir. Bulunan benzer Ayet veya Hadis, genelleştirilerek yeni meseleye uygulanır. Bu da olmazsa, nihayet fıkhın dördüncü esası İcmaya başvurulur. İCMA, BİR MESELE ÜZERİNDEKİ, HALKIN İSTEĞİ DEMEKTİR. KURAN'A VE HADİS'E AYKIRI OLMADIKÇA, HALKIN İSTEĞİ ESAS SAYILIR.” &nbs... Devamı

ATATÜRK Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYANLARA, ATA NIN CEVABI VAR.

2017-09-29 12:01:00
ATATÜRK Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYANLARA, ATA NIN CEVABI VAR. |  görsel 1

Günümüzde Atatürk düşmanlığı, öyle ayyuka çıktı ki, Atatürk ün bir konuşması basına verilerek, Atatürk dinsiz ve din düşmanı ilan edildi. Önce şunu açıkça söylemek isterim. Kimin dinsiz ve din düşmanı olduğunu, yalnız Allah bilir. Bizler karşımızdaki kişiye, benim dini inancım yok demediği sürece, asla din adına yargılayıp, bu dinsiz kararını veremeyiz. Çünkü bunu Allah yasaklamış ve kimin takvaca üstün olduğunu, yalnız ben bilirim demiştir.    Atanın konuşmasından bir bölüm sizlere nakletmek istiyorum, ama her ne hikmetse bu konuşmaların tamamı topluma verilmiyor. Onun içinde konuşmadan alıntı yapacağım sözlerin, ilk bakışta ne anlama geldiği konusu farklı şekillerde yorumlanabilir, yanlış anlamlar yüklenebilir.Ne yazık ki art niyetli kişiler, dinde kendi nefislerinde kanıt yaratmak içinde, aynı yönteme başvurup, ayetlerde geçen kelimeleri cımbızlayıp, farklı anlamlar verebiliyorlar. Konuşmadan alıntı yapalım.   “Bizim devlet idaresindeki ana programımız, CHP programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır.   Fakat bu prensipleri, GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLARIN DOĞMALARI ile asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”   Atatürk, asla söylemesi mümkün olmayan sözlerle, mahkûm edilmeye çalışılıyor. Biliyorlar ki, bu iftiralara, kendisi mezarından kalkıp cevap veremez. Unuttukları ona inanan ve güvenen neslin, asla yok edilemeyeceğidir. Şöyle düşünelim bir an. Atatürk kabrinden kalktı ve bu sözlerinden dolayı kendisine iftira atanlarla mahkemede yüzleşiyor ve hâkim Ataya şöyle bir soru soruyor; “... Devamı