PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK...

2017-01-05 14:05:00
PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK... |  görsel 1
PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK, SÖZÜ DOĞRU OLABİLİR Mİ?
 
 
İslam inancında öyle büyük bir yanlışımız var ki, bu yanlış inancımız bizleri Kur’an dan, olabildiğince uzaklaştırıyor. Allah bizlere Kur’an ı anlatırken, hadi bir benzerini getirin bakalım der ve biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık ve sizlerin anlayacağı şekilde nice örneklerle kolaylaştırdık diye izah eder. Ama bizler onlarca, hatta yüzlerce buna benzer ayetleri, sırf hurafe inançlarımızı aklamak ve yaşamak adına görmezden geliriz.
 
Televizyonda din adına bir tartışma esnasında, unvanı Profesör olan bir ilahiyatçı, hadisler konusunda ciddi ikazlarda bulunan bir başka konuşmacıya, öyle sözler söyledi ki, bugün İslam inancının içinde bulunduğu acıklı halini, adeta gözler önüne serdi.
 
İlahiyatçı profesör şunları söyledi. “PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN I ANLAYAMAZDIK. ALLAH KUR’AN DA NAMAZ KIL DİYOR, AMA KUR’AN DA BUNUN AÇIKLAMASI YOK. İBADETLERİMİZİN NASIL YAPILACAĞINI, PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİNDEN, HADİSLERİNDEN ÖĞRENİYORUZ.”
 
Değerli din kardeşlerim, bu sözler Allah a ve Kur’an a hakarettir. Kur’an a şirk koşmaktır, bunu hatırlatmak isterim. Önce şunu lütfen unutmayalım. Allah bizlerin sorumlu olacağı bir hüküm verdiyse, onun hakkında gerekli açıklamayı, izahı yapmıştır. Zaten yaptığını söylüyor ve biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık diyor. Çok daha ilginci, bakın Allah nasıl uyarıyor bizleri.
 
SİZ KUR’ANDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Zuhruf 44)
 
HAKKA DÖNSÜNLER DİYE İŞTE AYETLERİ BÖYLECE, AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ. (ARAF 174)
 
PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR (ANKEBUT 18)
 
KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KITABI, SANA INDIRMIŞ OLMAMIZ ONLARA YETMIYOR MU?( ANKEBUT 51)
 
Eğer bu ve bunlara benzer yüzlerce ayetin hükmünü, uyarılarını görmezden gelip, Allah ın elçisini, Kur’an ın emrettiği ve bizlerin sorumlu olduğumuz farz emirlerini Kur’an da gereği kadar açıklanmamıştır diyerek, bunları açık haline peygamberimiz getirmiştir dersek ve buna inanırsak, HÂŞÂ ALLAH IN AÇIKÇA BİZLERE İZAH EDEMEDİĞİNİ, ELÇİSİNİN AYETLERİ AÇIK HALE DÖNÜŞTÜRDÜĞÜNÜ SÖYLEMİŞ OLURUZ. Buda Kur’an a şirk koşmaktır. Peygamberimiz bizlere açıklıyor ve anlatıyor da, hâşâ Rabbimiz kendi koruması altındaki kitapta, neden ayetlerini kullarına kendisi açıklamıyor? Bu soruyu kendimize neden sormuyoruz. Bunu söylediğimizde, ne yani peygamberimiz postacımıydı diyenlere, elbette cevap açıktır. NE YANİ PEYGAMBERİMİZ HÂŞÂ, ALLAH IN KUR’AN DA EKSİKLERİNİ TAMAMLAYAN, ALLAH IN DİNDE ORTAĞIMIYDI? Lütfen peygamberimizin yetki ve sorumluluklarını Kur’an dan iyi öğrenelim, yoksa farkında olmadan kâfirlerin safında buluruz kendimizi.
 
Sizlere örnek ayetler verdim. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyor. Sizce gereği gibi açıklamadığı bir hükümden, bizleri sorumlu turta mı? Doğru yola ulaşmamız için, Allah ayetleri ayrı ayrı açıkladık dedikten sonra, nasıl olur namaz gibi önemli bir konuda Yaradan, gerekli detayı Kur’an vermemiş deriz. Bu nasıl bir saygısızlıktır, akıl erdiremiyor muyuz? Allah, resulüme düşen açık bir tebliğden başka bir şey tebliğdir dediği halde, bizler hala ayetler gereği gibi açık değil, bu ayetleri de peygamberimiz bizlere açıklamıştır dersek, yüzlerce ayetlere ters düşmüş olmaz mıyız? Aynı yanlışları, cahiliye dönemindeki toplumların da yaptıkları ve Allah ın indirdiği kitabın yanında, hurafe inançlara da inanmak isteyenlere, Allah ın ikazından da mı dersler alamıyoruz. Bakın Allah indirdiği kitabın dışına çıkmaya çalışanlara ne diyor. “KARŞILARINDA OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” Ne yazık ki bugün İslam âlemin de, bazı kişilere yetmiyor Rabbim.
 
Cahiliye dönemindeki aynı yanlış, günümüz İslam inancında da devam ediyor. Cahiliye toplumu, atalarının hurafe inançlarını da yaşamak istiyorlardı, ama Allah buna izin vermeyerek, Kur’an size yetmiyor mu diye ikaz ediyordu. Bugün bizlerde aynı yanlışı yapıyor ve diyoruz ki; “YALNIZ KUR’AN İLE İSLAM YAŞANMAZ. ALLAH NAMAZ KILIN, ORUÇ TURUN, HACCA GİDİN, ZEKÂT VERİN DİYOR AMA GEREKLİ AÇIKLAMAYI YAPMIYOR. ONUDA PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİNDEN ÖĞRENİYORUZ”
 
Bu sözler şirktir, insanı dinden çıkartır. Allah emrettiği her ibadetin, gerektiği kadar izahını Kur’an da yapmış. BİZLER, MEZHEPLERİN FIKIH İNANCININ, İBADETLERİMİZE İLAVELERİNİ KUR’AN DA GÖREMEDİĞİMİZDE, BAKIN HER ŞEY KUR’AN DA YAZMIYORMUŞ DEME YANILGISINI, YANLIŞINI YAPIYORUZ. Hatırlatırım, peygamberimiz ÜMMİYDİ. Yani hiçbir Ehli kitaba tabi değildi. Onların batıl inançlarını da bilmezdi. Ama gerçeklerin, doğrunun arayışındaydı. Onun için Allah, elçilik görevini kendisine vermiştir. 
 
Allah peygamberimiz için, “SEN KİTAP NEDİR, İMAN NEDİR BİLMEZDİN. (ŞURA 52)” diyerek, seni doğru yola biz ilettik der. Buradan da şunu anlıyoruz, peygamberimiz din adına daha önce hiçbir bilgisi yoktu ve HER ŞEYİ KUR’AN DAN ÖĞRENMİŞTİ. YANİ PEYGAMBERİMİZ NAMAZ KILMASINI DA, KUR’AN DAN ÖĞRENMİŞTİR. Bu durumda Kur’an a ilave yapması, ya da ibadetleri Kur’an da bahsedilmeyen şekillerde açıklaması düşünülemez. 
 
Neden düşünülemez konusu üzerinde duralım. Allah Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık diyorsa, verdiği hükümlerin açıklanmadığını asla söyleyemeyiz. Allah emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, Kur’an ın sınırlarını aşmayın diye uyarıyor da, Kur’an ı biz koruyoruz diyorsa, bizlerin Kur’an da bahsedilmeyen bilgilerle ibadetlerimizi yapmamıza Allah ın izin vereceğine ve bizleri rivayetlere muhtaç bırakacağına nasıl inanırız?
 
Eğer ibadetlerimizi yaşamak adına, Kur’an gerekli açıklamayı yapmamış olsaydı, peygamberimiz Kur’an ı kayıt altına alırken, bu bilgileri de ilave ederdi, ya da onun yanında yazdırırdı ki, böyle bir kayıt, peygamberimizin sağlığında asla tutulmamış yazdırılmamıştır. Peygamberimizin sağlığında akıl edemediğini, birilerimi akıl etti de yüzlerce yıl sonra kayda aldırdı ve böylece namazlarımızı kılabiliyoruz öyle mi dostlar? Şu saygısızlığa bakar mısınız? Allah ayetinde ne diyordu? YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILIN. 
 
Hadis yazımı ve nakli dört halife döneminde de yasaktı. Çünkü yazımını ve naklini, gördüğü yanlışlıklar nedeniyle peygamberimiz yasaklamıştır. Hadislerin toplanmaya ve kayda alınmaya başlanması, dinin mezheplere bölünmesi ile birlikte, peygamberimizin ölümünden yaklaşık 200–250 yıl sonra olmuştur. İlginç olanı o dönemlerde, toplanan yaklaşık 500 kadar hadis olduğu rivayet edilir. Ama günümüzde hadis sayısı, milyonu bulduğu hatta geçtiği söylenmektedir. Bu bilgilere sorgusuz inanmak, sizce bizleri nereye götürür? Onun içindir ki, bizler her bilgiyi Kur’an ile sorgulamalıyız. Kur’an ın onay verdiği her söz, bilgi başımızın tacıdır. Onay vermeyen hiçbir sözde zaten, peygamberimizin sözü asla olamaz.
 
İslam inancını bir bilinmeze sürükleyen, bu düşünceyi kabul etmeyelim. Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor da, elçisine de, SANA İNDİRDİĞİMLE KULLARIMA HÜKMET DİYORSA, gelin Allah a ve kitabına karşı takındığımız bu saygısızca tavrı artık terk edelim. BİLELİM Kİ ALLAH AYETİNDE SÖYLEDİĞİ GİBİ, UNUTUCU DEĞİLDİR. 
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

99
0
0
Yorum Yaz