Peygamber Eşleri Ve Çok Özel Konumları.

2015-01-28 23:27:00

Peygamber Eşleri Ve Çok Özel Konumları.

 

 

 
Bu yazımda sizlerle Kur’an bütünlüğünde, peygamberimizin eşleri hakkında, Allah ın indirdiği çok özel ayetlere bakarak, onların nasıl özel bir konumda olduklarını anlamaya çalışacağız. Peygamber eşlerine hitaben söylenen, bazı ayetler örnek gösterilerek, yapılan yanlışlardan vazgeçmek, Kur’an ı ve ayetleri doğru anlamakla mümkün olacaktır. 
 
Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
 
Önce Kur’an ı bir bütün olarak düşünelim. Allah peygamber eşlerini, diğer kadınlarla aynımı görüyor, burası çok önemli. Kur’an a baktığımızda, özellikle peygamber eşlerine hitap eden, birçok ayet indiğini görürüz. Örneğin peygamberimiz eşlerinden birisine, gizli bir söz söylemişti ve o bu sözü diğerlerine iletmiş ve arada üzüntü verici bir durum çıkmıştı. Rabbimiz bu durumu peygamberimize bildirdikten sonra, bakın Allah peygamber eşlerini nasıl ikaz ediyordu?
 
Tahrim 4: Eğer ikiniz, ey hanımlar, Allah'a tövbe ederseniz ne iyi, çünkü kalpleriniz kaydı; yok eğer peygamber'e karşı dayanışmaya girerseniz hiç kuşkusuz bizzat Allah, onun destekçisidir. Cebrail'le iman sahiplerinin barışçıları da. Bütün bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
 
Tahrim 5: Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
 
Bu ayetten de anlıyoruz ki Allah, elçisini önce en yakından koruma ve kollama ya alıyor. Onun önce iç huzurunu sağlamak için, her türlü tedbiri alıyor. Şimdi Rabbimiz peygamber eşlerini bakın nasıl uyarıyor ona bakalım.
 
Ahzap 32: Ey peygamber hanımları! SİZ, KADINLARDAN HERHANGİ BİRİ GİBİ DEĞİLSİNİZ. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maruz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.
 
Bu ayetten de anlaşılıyor ki, peygamber eşleri Rabbin katında çok özel bir konuma sahip. Buradan yola çıkarak, kesinlikle bizler kendi eşlerimizle bir tutmayacağımız anlatılıyor. Hatta sanırım peygamberimizin eşleri, bazı sorunlar yaratıyor ve peygamberimizi üzüyor olmalı ki, bakın Allah nasıl bir ayet gönderiyor.
 
Ahzap 28: Ey peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle serbest bırakayım.
 
Bunlarda yetmiyor ki, daha titiz önlemler alıyor Yaradan ve bakın neler söylüyor, peygamberimizin eşlerine.
 
Ahzap 30: Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık/kanıtlanmış bir edepsizlik yaparsa, KENDİSİ İÇİN AZAP İKİ KATINA ÇIKARILIR. Ve bu, Allah için çok kolaydır.
 
Hâlbuki Allah bizlere, ne yaparsanız yaptığınızın misli kadar ceza ile karşılık görürsünüz demişti. Dikkat ediniz lütfen, burada ise iki katı diyerek, adeta peygamberimizin önce aile içindeki huzurunu sağlıyor ki, işi kolaylaşabilsin. 
 
Ayetin devamında ise Allah resulüne gönülden itaat eder ve yardımcı olursa, ona mükâfatını iki kat veririz diye de belirtiyor. Demek ki peygamber eşleri, bizler içinde Allah ın katında da, çok farklı bir konumda. 
 
Şimdi gelelim yazımızın en başında verdiğimiz, Ahzap 53. ayete. Bu ayette de Allah yine, peygamberimizin zor durumda kaldığı, fakat söyleyemediği bir durumu açıklığa kavuşturarak, elçisine yardımcı oluyor. Gelişigüzel peygamberinizin evine gidip, onu rahatsız etmeyin diyor. 
 
Bu ayette geçen, eşlerinden bir şey istediğinizde, peygamber eşleri ile aramızda gerçekten bir perde olmasından mı bahsediyor, yoksa Kur’an ın birçok yerinde örnek verdiği gibi, benzetme ya da isim tamlaması mı var.  Hatırlayınız Allah yine bir ayetinde, hırsızlık yapanların ellerini kesin diyordu. Ama bu ayetinde Allah, aslında ellerini kesin derken, gücünü kuvvetini kesin, yani onu hapsedin anlamında kullanıyordu. 
 
Yine bir başka ayetinde, bizlere Allah ın ipine sarılın der. Elbette bu sözlerden biz Kur’an dan bahsedildiğini anlarız. Çok ilginçtir İsra suresi 29. ayetinde, cimrilik yapma anlamında, ELİNİ BAĞLAYIP BOYNUNA ASMA, hem de onu büsbütün açıp saçma der. Bakın ne kadar ilginç benzetmelerle anlatılıyor konu. Yine bir ayette, KÖR VE SAĞIR KESİLDİLER tabirini kullanır. Burada da gerçekleri, fark edemez oldular anlamındadır. Yine Mümtehine 12. ayetinde, ELLERİYLE AYAKLARI ARASINDA BİR İFTİRA UYDURMAK tabirini kullanır. Yani delilsiz, mesnetsiz kendi nefislerinden uydurdukları yalanlar anlamındadır bu sözler. Kur’an bu tür benzetmeleri çok yapar ki, konu daha dikkatle akılda kalsın.
 
Konuya tekrar dönersek, ayette bahsedilen, peygamberimizin evine ziyarete gelenlerin, eşleri ile bir diyalogda bulunmaları gerektiğinde, onlarla aranızda mutlaka bir perde oluşturun diyor. Burada geçen perde sözü bir benzetme, konunun daha iyi anlaşılması için bir isim tamlaması olduğu çok açık anlaşılıyor. Ayetin devamında geçen uyarıların, ne almamda olduğunu da, zaten çok açık anlatıyor ve bakın ne diyor.
 
(Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz.)
 
Tekrar etmek gerekirse, peygamberimizin evini ziyarete gidenler, eşlerinden bir şey istediğinde, ya da sorduğunda, onlarla yakınlaşabilecek bir konumda asla olunmaması gerektiğini ve bunun içinde, peygamber eşleri ile aranıza mutlaka bir mesafe konması gerektiği vurgulanarak anlatıyor. Çünkü peygamber eşleri ile daha sonraları bile evlenmenin mümkün olamayacağı, üstüne basa basa anlatılıyor.
 
Günümüzde bu ayet delil gösterilip, ne yazık ki peygamber eşlerinin peçe takmasından tutun, erkek ve kadının aynı yerde bulunamayacağına kadar ilgisi olmayan anlamlar verilmektedir. Hâlbuki peygamberimizin döneminde, mescitlerde kadın ve erkek bir arada namaz kıldıkları gibi, bugün camilerde olan, paravanların olmadığını da söylemek isterim.
 
Şimdide benim dikkatimiz çeken, çok önemli bir ayeti örnek vermek istiyorum. Tüm bu önlemleri alan Rabbimiz, peygamber eşlerini çok ama çok özel bir konuma getirdiğini ve bu nedenle bir başkasıyla, yan yana gelerek samimiyet kurmasını bir yanlışa, hataya sebep olmasını engelleyip, çok özel önlemler almasının nedenini, şu ayette daha açık görüyoruz.
 
Ahzap 6: O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. ONUN EŞLERİ DE O MÜMİNLERİN ANNELERİDİR…….
 
İşte tüm bu önlemlerin nedenini Yaradan açıklıyor. PEYGAMBER EŞLERİ SİZLERİN ANNESİDİR. İşte bu hükümden sonra, Allah kullarının ve peygamber eşlerinin, hata yapma riskini en aza indirmek, hatta yok etmek için, bu kadar güzel ve itinayla önlemler almıştır. Lütfen Ahzab suresi 53. ayetinde geçen, peygamber eşleri ile aranızda perde olsun sözünü, bu ayetle birlikte anlamaya çalışalım. Şimdide gelelim peygamber eşleri dışarıda nasıl geziyorlardı, yüzlerini göstermemek için peçemi takıyorlardı? 
 
Çünkü bu ayet örnek verilerek, peçe takan, ya da birçok kıyafeti dinin emri olarak sunan, düşünceler vardır günümüzde. Ahzap 53. ayeti düşünelim, burada bahsedilen peygamberimizin bizzat evi ve oraya gelen misafirlerle, Resulün eşlerinin onlarla yakından ilgilenmeleri söz konusu. Allah burada özellikle bu yakınlık dolayısıyla, fazla yakınlaşmalarını önlenmeye çalışılıyor dikkat ederseniz. ARANIZDA PERDE OLSUN DERKEN, BİRBİRİNİZE YAKIN OLMAYIN, MİSAFİRLERLE ARANIZA BİR MESAFE KOYUN DİYOR. Yoksa peygamberimizin eşleri, gelen misafirlere hizmet ediyordu. 
 
Aranızda perde olsun konusunun, daha iyi anlaşılabilmesi için, bir örnek vermek istiyorum. Aşağıdaki paragraf ta geçen, perde sözcüğü üzerinde lütfen dikkatle düşünelim.
 
(Karşılık oturmuş, konuşuyorduk. AMA ARAMIZDA ÖYLE BİR PERDE VARDI Kİ, BİR BİRİMİZİ ADETA NE GÖRÜYOR, NEDE HİSSEDEBİLİYORDUK.)
 
Ayette Rabbimizin kullandığı, perde sözcüğünün anlamı, bu örnekte çok güzel anlatılıyor. Berabersiniz ama birbirinizin farkında bile değilsiniz.
 
Bu sözlerden de anlaşılacağı gibi, peygamber eşleri ile aranızda her zaman bir perde olsun, yani onlarla muhatap olduğunuzda, aranızda duygusal hiçbir bağ oluşmamalı. Çünkü peygamber eşleri, bizlerin annesi gibidir. Şimdide sorumuza gelelim, Allah elçisinin eşleri dışarıda gezerken, yüzlerini mi örtüyorlardı? İşte o sorununda cevabı bana göre çok açık bu ayette veriliyor.
 
Ahzap 59: Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. ONLARIN TANINMASI VE İNCİTİLMEMESİ İÇİN EN ELVERİŞLİ OLAN BUDUR. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
 
Demek ki dışarıya çıkarken, evin içinde serbest ve daha rahat giyindiğimiz kıyafetle değil, daha dikkatli, iffetli bir kadına yakışır bir şekilde giyinilmesini istiyor Rabbimiz. Dikkat ederseniz, burada herhangi bir yüz örtüsü olmadığı gibi, tam tersine kim oldukları anlaşılması isteniyor, çünkü iffetli namuslu bir kadın oldukları anlaşılsın ki rahatsız edilmesin. 
 
Ayete baktığımızda asla Allah, özel bir kıyafet tarifi yapmıyor. Önemli olan yaşadığı toplumun geleneklerine göre giyinilmiş ve namuslu, iffetli bir kadın görüntüsü vermesi özellikle hatırlatılıyor. Çünkü her ülkenin iklim şartları, gelenekleri çok farklılık arz eder, önemli olan ayetin özünde verilen namuslu ve iffetli bir kadın olduğunun anlaşılacağı bir kıyafet olmasıdır.  İşte Kur’an ın evrenselliği, bu sözlerden çok daha iyi anlaşılıyor. 
 
Bizler ayetleri, rivayet ve sanı bilgiler ışığında değil de, yine Kur’an ın verdiği örneklerden yardım alarak, düşünerek anlamaya çalıştığımızda doğru sonuca kesinlikle ulaşıyoruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK 

193
0
0
Yorum Yaz