Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (460)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

HAC KONUSUNDA ALDATILIYORUZ. KUR'AN A BAKALIM VE ONA UYALIM.

2017-02-27 19:00:00
HAC KONUSUNDA ALDATILIYORUZ. KURAN A BAKALIM VE ONA UYALIM. |  görsel 1

Bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık ki, İslam ı ne yazık ki Allah ın kitabından uzak, rivayet ve sanı bilgiler ışında yaşıyoruz. Daha da kötüsü Allah ın ayetlerini, batıl inançlarımızı aklamak adına feda etmekten de çekinmiyoruz. Elbette tüm bunları yapanları ve bu kişilerin sözlerinin ardına düşenleri, Allah affetmeyecek, dualarına karşılık vermeyecektir.    Allah Kur’an da, ruhban sınıfı diye bir sınıfın olmadığını açıkça bildirir. Diğer ayetlerde de yemin ederek, Kur’an ı sizler için kolaylaştırdım, nice örneklerle açıkladım ki anlayasınız der. Yani sizlerin ruhban kişilere ihtiyacınız yok uyarısını yapar. İslam dininde, ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfı, hükümranlığını sürdürebilmek için, bizlerin Kur’an dan irtibatımızı kestiler. Siz Kur’an dan anlayamazsınız, herkes Kur’an ı anlayamaz günaha girersiniz dediler. Buna inanan toplum ne yazık ki Kur’an ile irtibat kurmaktan, onu bizzat kendisi anlamak adına okumaktan korktu ve çekindi.    Böyle yapınca da kendilerinin dini en doğru anladığını, anlattığını söyleyen kişiler, Allah ın kolaylaştırdığı güzelim dinini, kendi batıl inançları doğrultusun da zorlaştırdılar, ama toplum bunun ne yazık ki farkında bile değil. Bu konuda sizlere bir örnek vermek istiyorum.   Günümüzde Allah ın emrettiği, Hac görevini yerine getirebilmemiz için, yalnız Zilhicce ayının ilk on gününün, Hac ibadetimize ayrıldığını topluma anlattılar. Bunun dışında Hac ibadetinizi yerine getiremezsiniz dediler. Tabi böyle olunca da, milyonlarca insan arasında izdiham ve birikme oldu. Allah ın emrettiği ibadeti, toplum sıra gelmediği için yerine getiremedi, getirmek içinde adeta çırpınıyorlar. Üzüntülerinden hasta olanları bilirim... Devamı

KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK....

2016-12-30 15:22:00
KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK.... |  görsel 1

Bir kardeşimiz, ben namazda Türkçe ayetleri okuyorum, acaba hata yapıyor muyum diye de aklıma sorular geliyor, siz bu konuda ne dersiniz diye sormuştu. Tabi herkes kendi imtihanından sorumludur, ama bir Müslüman a düşen, din kardeşini yalnız Kur’an ile uyarmak, bilgilendirmekte görevidir.    Allah yolunda, en doğrunun arayışında olan bu kardeşimiz, en azından birilerinin öğretisine uymak yerine, Allah ın emrettiği gibi, Kur’an ın bilgileri doğrultusunda İslam ı yaşamaya çalıştığı anlaşılıyor. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun. Bu kardeşimiz bu konuyu arkadaşlarına, dostlarına açtığında, “Olur mu öyle şey, namazda Türkçe ayet okunur mu, o ayetlerin birçok anlamı var, sen Türkçe okursan, hangi anlamında söyleyeceksin”. Şeklinde ki uyarılarından, elbette kardeşimizin tedirgin olması çok normal. Gelin önce bu konu da ki rivayet bilgilere bakalım,  peygamberimizin bu konudaki düşüncesi nedir, daha sonra Kur’an ayetleri doğrultusunda bu konuyu düşünelim.   SALMAN FARİSİ ARKADAŞLARININ KENDİSİNE BAŞVURMASI ÜZERİNE, FATİHA Yİ FARSÇA YA ÇEVİRİP ONLARA VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ PEYGAMBERE ARZ ETMİŞ VE ONDAN ONAY ALDIKTAN SONRA İŞE GİRİŞMİŞTİR. ( Bk. Tacu's-seria; Nihayetu Hasiyeti'l-Hidaye, Kiraat bölümü; Abhülhayy el-leknevi, Hidaye serhi, Dehli,1915 baskisi, sy,86.not:1;MUHAMMED Hamidullah; Kuran-i kerim tarihi, sy;108 )   IMAM-I AZAM EBU HANIFENİN GÖRÜŞÜ: Namaz kılan kişi isterse Arapça özgün metni okur, isterse Farsça çevirisini. Yine İmam ı Azam, Kuran kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. ESAS KURAN O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR DEMİŞTİR.      Bizler namazda, Allah ın huzuruna ne için çıkı... Devamı

NAMAZ VAKİTLERİ KONUSU VE KUR'AN.

2016-11-17 09:56:00

  Namaz vakitleri konusu İslam âleminde, rivayet hadislerin de etkisiyle, Kur’an ayetleri üzerinde farklı yorumlar yapılarak, farklı anlaşılmalara neden olmuştur. Gelin bu yazımda, hiçbir etki altında kalmadan, bu konuyu birlikte düşünelim. Ama yalnız Kur’an ın uyarılarını dikkate alarak, konuyu anlamaya çalışalım.   Allah ne diyordu bizlere? Biz sizlerin sorumlu olduğunuz ayetleri, MUHKEM bir şekilde gönderdik. Yani okuduğunuzda, HİÇ ŞÜPHE DUYMAYACAK KADAR AÇIK VE ANLAŞILACAK BİR ŞEKİLDE, konuları nice örneklerle açıkladık. Allah ın bu ayetlerine, Kur’an için verdiği bilgilere iman ediyorsak, namaz konusunu da bu bilgiler ışığında anlamaya çalışmalıyız. Lütfen MUHKEM konusunu unutmayalım. Birileri bu ayet aslında, şunları ve de bunları da anlatıyor diyor da, sizler o söylenenleri ayetten anlayamıyorsanız, söylenenler asla doğru olamaz, önce bunu unutmayalım.   Geleneksel FIKIH inancı, bildiğiniz gibi beş vakit namazın Kur’an ile değil, Kur’an da bahsedilmeyen MİRAÇ ile bizlere farz olduğunu anlatır. Allah ın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum hükmünden tedirgin olanlar da, Kur’an da geçen SALAT/namaz, dua kelimelerinden yola çıkarak, beş vakit namazın açık olmasa da, dolaylı bir şekilde Kur’an dan çıkartılabileceğini söyleyerek, ayete kendi fikirlerini ilave ederek anlatmaya çalışmışlardır. Önce hatırlatmak istediğim çok önemli konu, Allah Kur’an da bizlerin sorumlu olduğu ayetlerde, DOLAYLI BİLGİLER VERMEDİĞİ, AÇIK VE ANLAŞILIR BİR ŞEKİLDE VERDİĞİ KONUSUDUR. Zaten sorumlu olduğumuz ayetlerin, MUHKEM olma özelliğine de ters düşer bu düşünce. Makalemde örneklerini vereceğim ay... Devamı

Cemaatle Namaz Kılmak, Tek Başına Namaz Kılmaktan, Daha mı Sevap

2016-10-27 11:42:00

EKİM         Bizler kendi menfaatlerimiz, çıkarımız konusu olduğunda, enine boyuna iyice araştırır, daha sonrada zarara uğramamak için, en karlı ve en doğru olanı yapmaya çalışırız. Her ne hikmetse, iş inancımıza gelince, aynı titizliği göstermeyiz. Bunun çok büyük yanılgı olduğunu, hesap günü anlayacağız.   Bu hatamızı, yanlışımızı bilenler, bizleri her zaman Allah ile aldatmışlar ve bunu bizlerin fark etmemesi içinde önlemler almışlardır. Bugünkü makalemin konusu camilerin, ibadet yerlerinin bazı kişi ve düşünce gruplarının, hükümranlıklarının devam etmesi için adeta, toplumun özellikle Kur’an gerçeklerini fark etmemesi, ayetlerin üstünün örtülmesi adına, kullanılan merkezlere nasıl dönüştürüldüğü hakkında olacaktır.   Peygamberimizin ölümünden ve dört halife dönemin sona ermesinden sonra, ne yazık ki ibadet yerleri camiler/mescitler devleti yönetenler tarafından, Müslümanların bir araya toplanarak, onları istedikleri gibi bir toplum haline dönüştürülmesinde, çok büyük etken olmuştur.  Özellikle dinin mezheplere bölünmesi, FIKIH inancının adeta, dinin ana temel hükümlerinin içine sokulması, toplum üzerinde etkili olmuştur. Kur’an normal vakit namazlarının camiye giderek kılınmasından bahsetmez ve namaz vakti geldiğinde, bulunduğumuz yerde, hatta özellikle evlerimizde kılınacağı örneğini dahi verir. Toplu ibadet, Kur’an da açıklandığı gibi, Cuma yani toplantı namazıdır.    Kur’an ın bu gerçeğini toplumdan gizleyenler, halkı istedikleri gibi yönlendire bilmek adına, Allah ın hüküm verme... Devamı

KUR'AN IN NAMAZ KONUSUNDA VERDİĞİ DETAYLAR.

2016-10-16 11:34:00

Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmaya çalışacağımız konu, acaba Rabbimiz Kur’an da en çok bahsettiği, namaz kılın emrini verip, nasıl namaz kılacağımızdan ve detaylarından, bazılarının söylediği gibi, Kur’an da yeteri kadar bahsetmemiş olabilir mi, onu birlikte araştırmaya çalışalım. Konu doğru anlaşılabilmesi için, detaylı ele alındığından biraz uzun. Lütfen sabırla okuyunuz. Önce aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım ve üzerinde düşünelim ki, bahsettiğimiz konuda yanılma ihtimalimizi, en aza indirmiş olalım.   Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR.   Hatırlatmak isterim, Allah namaz kılma, oruç tutma, zekât verme, Hacca gitme konusunu, İbrahim peygamberden bu yana, tüm dinlere emrettiğini bizlere açıklıyor. Hatta Kabenin kurulmasını, İbrahim Peygamberimize emrettiğini ve tüm inananların ziyaret edip, çevresinde hep birlikte namaz kılmalarını, tavaf etmelerini emrediyor. Hud suresi 1. ayette de Allah Kur’an için, açık bir hüküm veriyor ve ayetler önce sağlamlaştırıldı, daha sonrada DETAYLANDIRILIP AÇIKLANDI DİYOR. Ama bizler Kur'an da detay yoktur diyoruz ve fıkıh inancının namaza ilaveleri olmasaydı, namazımızı kılamazdık diyebiliyoruz.Sizce bu ayetleri gördüğümüz halde, bunları düşünmeden, söylememiz doğrumu?   Bu durumda, Allah namaz kılın diye emir verdiyse, nasıl kılınacağını açıklamamış olduğunu söylememiz doğru olmaz, önce bunu kabul edelim ve araştırmalarımızı bu yönde yapalım. İsterseniz şimdide aşağıdaki ayete bakalım.    Bakara 239: Eğer korkarsanız,... Devamı

Hacer'ül Esved Taşı Ve Gerçekler....

2016-06-26 09:54:00

HAZİRAN         Bugünkü yazımın konusu, Kâbe yi tavaf ederken elle selamlanan ve kutsallığına inanılan, Hacer’ül Esved taşı hakkında olacaktır. Gelin önce geleneksel İslam ın, bu konuda kabul ettiği rivayetlere bakalım kısaca.    (Rivayete göre, Hz. İbrahim, Kâbe’nin inşasını bitirdikten sonra, oğlu İsmail ile tavafa başlangıç sırasını bildirmek için: “İsmail, bana bir taş getir de tavafın nereden başlayacağını işaret edeyim.” dedi. Hz. İsmail de Cebel-i Kubeys'ten bir taş alıp babasına verdi. O da tavafın başlayacağı bugünkü Kâbe’nin köşesine taşı koydu.)   (Rivayete göre İbrahim peygamberimiz, bu taşı Kâbe nin köşesine yerleştirmiştir. Ebu Davud un rivayet ettiği bir hadise göre, HACER’ÜL ESVED ALLAH IN SAĞ ELİDİR. Hacılar tavafında selamlaşmasını onunla yapar, ellerini kaldırarak ona selam verirler. Tirmizi nin Sünen’ inde kaydedilen bir hadise göre, TAŞIN CENNETTEN İNDİĞİ, ilk zamanlar bembeyaz olduğu, ancak günahkârların günahlarıyla karardığı ifade edilir. )   (Hacer’ül-Esved, melekler tarafından, peygamberler tarafından ve Efendimiz Muhammed Aleyhisselam tarafından öpülmüştür. Hacer’ül-Esved'i öpmek, Cenab-ı Hakk'ın saltanat-ı İlahiyesine kurbiyete (yakınlığa) bir işaret olması itibariyle hürmet, teslim ve ikrar manasını ifade eder. İşte bunun içindir ki, Hz. Ömer Efendimiz “Vallahi seni öpüyorum. Senin taş olduğunu, zarar ve fayda veremeyeceğini de biliyorum. Eğer Resulullah'ın seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim.” demiştir.)  ... Devamı

Allah NAMAZI Bizlere, Neden Emretmiş Olabilir.

2016-06-07 19:01:00

HAZİRAN       Allah bizlere namaz kılmamızı, neden emretmiştir? Bu soruyu bir okurum sormuştu bana. Aslında çok doğru ve yerinde bir soru. Çünkü namazın amacını doğru anlayamazsak, yerine getirirken özünden uzak kalırız, ya da yerine getirmekte özen göstermeyiz. Bizler namazı, Allah a bir borç olarak görürüz. Borç alacak ilişkisi, eşit şartlarda insanlar arasında olur. Namaz Allah a borç değil, saygıdır, bağlılığımızın göstergesidir. Onun içinde namazın kazasından Kur’an bahsetmez, geçmiş yaşanmış ve bitmiştir kayda alınmıştır, geri dönüş yoktur. ÇÜNKÜ NAMAZ O GÜNÜN SİGORTASIDIR, O ANIN DEĞERLENDİRİLMESİDİR.   Önce şunu belirtmek isterim. Namaz(salât) biz insanların Allah a karşı kulluk görevidir. Diğer ibadetler namazdan daha farklıdır. Örneğin bizler orucu tutarken, Allah a kulluk görevimizi yapmış olmayız. Çünkü orucu tutamayan insanlar olabilir. Ama namazı/duayı her şartta ve koşulda yerine getirebiliriz. Oruç bizlerin bizzat sağlığı ile ilgilidir, bedenimizin ve ruhumuzun ihtiyacı vardır. Ayrıca Oruç tutarak, Allah ın emrini, tavsiyesini de yerine getirmiş oluruz.    Allah oruçtan bahsederken, bu sayede korunmanız umulmaktadır der. Demek ki oruç bizler için faydalı. Tutamayacağımız oruçları, daha sonra tutabiliyorsanız tutmamızı ister Allah. Bunun bilgisini Kur’an da verir. Namaza gelince, namaz Allah a karşı kulluk görevimizin, ona karşı saygımızı, sevgimizi göstermemizin bir yolu ve yöntemidir. Bu yolu gösterende Kur’an dır. Hatta bizler namazla/salatla, duayla Allah dan yardım dileriz, dertlerimize şifa isteriz. Bundan güzel rahatlama olabilir mi? Psikiyatrinin ana kaynağı ve ilacıda inanç... Devamı

MESCİD-İ HARAM ZİYARETİMDEN İZLENİMLERİM.

2016-05-12 09:52:00

              Şükürler olsun ki, Mescid i  Haram ziyaretimi, İbadetlerimi gerçekleştirmeyi, Rabbim nasip etti. Bu ziyaretim ile ilgili izlenimlerimi, sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bu ziyaretimi özellikle haram ayda yapmayı planlamıştım ve Recep ayının ilk günlerinde yolculuğum başladı.   İlk önce Mekke ye gideceğimizden, daha uçağa binmeden hava alanında, bizleri mezheplerin ve fıkıh inancının şekillendirdiği, Kur’an ın hiç bahsetmediği, örneğini bile vermediği, İHRAM kıyafetini giydik. Bildiğiniz gibi ihram iki parçadan oluşan, dikişsiz iki parça havludan oluşuyor.     Bu elbiseye farklı anlamlar yüklenmiş, insanların aynı koşullarda eşit bir şekilde ibadet ettikleri, kefene benzeyen bir kıyafet giyerek o anı yaşamak şeklinde açıklandığı gibi, ihram elbisesi egoizm ve bencilliği reddetmenin bir tür göstergesidir diye de izah edildiğini görürüz. Kendimize şu soruyu nedense sormuyoruz, tüm bu özellikler neden yalnız erkekler içindir de kadınları kapsamaz. Çünkü kadınlar normal kıyafetleri ile Hac ve Umre ziyaretlerini yapıyorlar. Yalnız erkekler mi Mescidi Haramda eşit olduklarını hatırlayacaklar. Ya da bu kıyafete yüklenen duygu ve düşünceleri, kadınların hissetmesi gerekmez mi?   İşte fıkıh inancı, dini böyle şekillendiriyor. Sorgulamak yok, itiraz etmek yok, ne söylenirse yap anlayışı hakim. Hâlbuki Allah Kur'an da, İHRAMA GİRMEK sözleriyle, asla belirli bir kıyafetten bahsetmemiş, HACCA VE UMREYE NİYET ETMEK ANLAMINDA KULLANMIŞTIR. Eğer bir kıyafetten bahsetmiş olsaydı, onun da açıklamasını mutlaka yapardı bizlere Kur’an. Çünkü İhrama girdiğinizde yani Hacca ve Umreye niyet ettiğinizd... Devamı

Teravih Namazı Ve Peygamberimiz.......

2015-06-24 11:28:00

Ramazan geldiğinde çok konuşulan bir konuda, teravih namazının İslam dininde olup olmadığı konusudur. Allah kendisine kulluk görevimizi yapmak ve ona saygımızı, bağlılığımızı bildirmek, ondan yardım istemek adına kıldığımız namazın, zorunlu olan vakitlerini Kur’an da açıkça bizlere bildirmiş ve SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM diyerek, Kur’an ın sınırlarını aşmayın diye de uyarmıştır.   Elbette Kur’an ın emrettiği vakitler dışında da, Allah dan istekte bulunacağımız, ona şükranlarımızı ileteceğimiz  Allah a açılan namaz kapısını, her zaman açıp, yaradan a ulaşabiliriz. Bunun sınırını kimse koyamaz. Gelelim Ramazan ayında kılınan ve neredeyse Ramazan ın olmazsa olmaz ibadeti olarak gösterilen Teravih namazına.   Kur’an namazı kılarken bizlerin, huşu içinde olmamız örneğini verir. Eğer bugün toplum içinde 20 rekât kılınan teravih namazı kılarken dikkatimizi kaybedip, huşu içinde olamıyorsak, üzerinde dikkatle düşünmemiz gerekir.  Toplum arasında Ramazan ayında çok konuşulur, bilmem şu camide iman teravih namazını hızlı kıldırıyormuş, oraya gidelim diyenleri duyarız. Bu şartlarda, insanları bu türlü düşüncelere sevk ettiren namaz, Allah ın emrettiği namaz olmanın şartlarından çok uzaktır. Peygamberimiz huşudan uzaklaşabilinecek, çok uzun olan bir namazı ne kılmıştır, nede kıldırmıştır. Peygamberimizin kendi evinde, Ramazan ya da diğer gecelerde 11 rekâtı aşan bir namaz kılmadığı, yine rivayetler arasında geçer.   Allah fecir vaktinde, yani sabah namazında kılınacak namazın, okunacak Kur’an ın şahitli olduğunu söyler ve bu vaktin öneminden bahseder. Öyle olduğu halde bu vakitte, 2 rekât farz sabah namazı kılınır, Kur’an okunur. Tabi d... Devamı

Ramazan Ayının Bereketi Üzerinize Olsun.

2015-06-20 13:12:00

    Bolluk ve bereket Kur’an ayı, hepimize sağlık ve huzur getirmesi dileklerimle sözlerime başlamak istiyorum. Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır, onun içinde bizler bu ayda Kur’an ı, anladığımız dilden bolca okuyarak, Allah ın uyarı, ikaz ve önerilerini mutlaka anlamaya çalışmalıyız. Birilerinin din adına, tuzağına düşmek, Allah ile aldatılmak istemiyorsak, Kur’an ile direk irtibatı, aramıza kimseyi sokmadan mutlaka önce kurmalıyız.   Allah orucu Kur’an da, bizden önceki toplumlara da emrettiğini söyler ve orucun BİZLERİN KORUNMASI ADINA emredildiği açıklamasını yapar. Her konuda olduğu gibi, oruç konusunda da gereken detayları Kur’an verir. Ama bizlere Kur’an ın din adına yeterli olmadığı öğretildiği içindir ki, emin olamayacağımız onca bilgiler ışığında inançlarımızı yaşamaktan çekinmeyiz. Ramazan ve O ayda tuttuğumuz oruç konusunda da, ne yazık ki Kur’an ı referans almadığımız için, yaptığımız çok büyük yanlışları göremiyoruz.   Kur’an oruç konusunda gereken bilgiyi verir ve ne zaman oruca başlamamız gerektiği konusuna herkesin anlayacağı, çok açık ve basit bir örnek vererek, Bakara 187. ayetinde derki;   (TAN YERİNİN BEYAZ İPLİĞİ, SİYAH İPLİĞİNDEN SİZCE SEÇİLİNCEYE KADAR YİYİN İÇİN; SONRA DA ORUCU GECE OLUNCAYA DEĞİN TAMAMLAYIN.)   Bu sözlerden şunu anlıyoruz. Kur’an tıpkı sabah namazını tarif ettiği gibi, fecir vaktinde yani gecenin karanlığı sona erdiği, günün aydınlığının yavaş yavaş başladığı o vakitten bahsediyor. Verdiği örnekle de tarifini netleştiriyor ve beyaz iplikle, siyah iplik fark edilmeye başlandığı zaman, yemeyi içmeyi kesin, akşam oluncaya kadar yemeyin, içmeyin açıklaması yapılıyor. Kur’an ı rehber ... Devamı

Kutuplarda Oruç Nasıl Tutulur.

2015-02-12 00:28:00

      Değerli din kardeşlerim,  dünyanın az da olsa bazı bölgelerinde altı ay gece, altı ay gündüz yaşanıyor. Bu durumda oruca nasıl başlayacağız, nasıl bitireceğiz sorusu karşımıza çıkıyor.    Kur’an akıl ve mantık dinidir. Ayrıca bir sorunumuzu Kur’an a arz ettiğimizde, ayetlerde verilen örneklerin anlamlarını, bizlere zikrediliş şekilleri ve asıl amacı üzerinde dikkatle düşündüğümüzde, bu bölgede olan Müslümanların oruca nasıl başlayacaklarına, çok kolay karar vereceklerini düşünüyorum. Tabi bizler ayetlerin anlamlarını daraltıp, kendi nefislerimizce ayetlerin anlamlarını değiştirmiyorsak bunu yapabiliriz.   Bizlere oruca başlama, ya da namaz vakitleri öyle dakika hesabı yapılarak öğretilmiştir ki, bizde zannediyoruz bunun esnekliği yok. Hâlbuki ayetlere dikkatle baktığımızda, yaradan çok sınırlı bir zamandan asla bahsetmemiştir. Allah yemin ederek, bu dini/kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa birçok kez, sizce çok kısıtlı bir zamanı, bu konular için ayırmış olabilir mi?   Diyelim ki biz o bölgede yaşıyoruz ve bilim adamlarının bu bölgenin istisnai konumu hakkında detaylı bilgisi yok. O zaman bu konularda, ne yapmamız gerekir? Ya da bu bölgede yüzlerce yıl önce yaşadığımızı kabul edelim. Allah oruca ne zaman başlayıp, ne zaman bitirmemizin tarifini nasıl yapıyor önce ona bakalım. Bakara suresi 187. ayetinde, iki farklı mealden yazdım, örnek alarak bakın ne diyor.   ( Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırt edilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın.)   (Gecenin karanlığından tanyerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. ... Devamı

Oruca Başlama Vakti Ve Kur'an.

2015-02-11 23:34:00

    Ramazan bizler için çok önemli bir aydır, çünkü Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Rabbimiz yalnız bizlere değil, bizden öncekilere de oruç tutmayı farz kıldığını, Kur’an da şöyle anlatır.   Bakara 183: Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR.   Bu ayetten de anlaşılıyor ki oruç, bizlerin korunması maksadıyla emredilmiştir. Allah yine bir ayetinde, orucun faydasını anlatmak içinde, şöyle söyler bizlere.   ( VE ORUÇ TUTMANIZ, EĞER BİLİRSENİZ, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.)   Allah bizler için faydası olan, oruç konusunda Kur’an da, çok detaylı bilgilerde vermektedir. Benim üzerinde durmak istediğim konu ise, bugün bizlerin oruca başlama vaktinin, Kur’an ın emrettiği zaman ile aynı olup olmadığı konusunda, konuşmak ve sizleri bu konu hakkında, düşünmeye davet etmek olacaktır.   Her yıl dağıtılan imsakiyelerde, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği imsak ve namaz vakitleri yazılıdır. SABAH EZANI OKUNDUĞUNDA, ARTIK ORUCA BAŞLAMAMIZ GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMİŞTİR BİZLERE.    Gerçekten bu bilgi doğrumudur. Allah ın rehberinde, oruca başlama vaktini izah ettiği örneğiyle, örtüşüyor mu bu bilgiler. Yine sabah ezanı günümüzde, Kur’an ın tarif ettiği vakitte mi okunuyor? İşte bir başka düşünmemiz gereken soru. Aslında konuyla da çok bağlantılı.   Bizlerin Kur’an ile irtibatımız kesik olduğu için, ne söyleniyorsa yapmak zorunda kalıyoruz. Din adına Kur’an dan konuşmak isteyenlere de, senin eğitimin ne ki bu konuda konuşuyorsun, DİN İŞİNİ BİZLERE BIRAKIN diyerek toplum su... Devamı

Hac AREFE Ve Kurban Bayramı.

2015-02-10 18:24:00

      İnancımızı yaşarken, yaptığımız yanlışları her nedense görmek istemiyoruz. Her zaman ki gibi, Hac konusunda yaşanan karmaşa, bizlere öğretilen rivayetleri ne derece dikkatle düşünmemiz gerektiğini, bir kez daha bizlere gösteriyor.    Yaradan yıl 12 ay, dördü haram aydır der ve bu haram aylarda savaşmanın yasaklandığını anlatır. Ayrıca savaş yasağının nedenini de açıklayarak, Bakara suresi 217. ayetinde bakın nasıl bir açıklama yapar.   (Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah'ı inkâr etmek, MES-CİD-İ HARAM'IN ZİYARETİNE MÂNİ OLMAK ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.)    Demek ki haram ayların konmasının nedeni, Allah ın Hac emrini yerine getirmek maksadıyla, Mescidi Harama ziyarete gelenlerin, engellenmeden rahatça ibadetlerini yapabilmeleri için, özellikle Rabbin tahsis ettiği aylar olduğu anlaşılıyor. BU AYLAR HZ. İBRAHİM DEN PEYGAMBERİMİZ DÖNEMİNE KADAR, HAC MAKSADIYLA KULLANILMIŞ İSE, PEYGAMBERİMİZDEN SONRADA AYNI AMAÇLA KULLANILACAĞI ÇOK AÇIKTIR. Yine Bakara suresi 189. ayetinde özellikle çoğul kullanarak, bakın ne diyor.   (Sana, HİLAL ŞEKLİNDE YENİ DOĞAN AYLARI SORARLAR. De ki: Onlar, insanlar ve ÖZELLİKLE HAC İÇİN VAKİT ÖLÇÜLERİDİR.)   Demek ki, haram aylar içinde, hac vaktinin nasıl başlayacağı detayı da veriliyor.  Dikkat ederseniz çoğul kullanılarak, hac için vakit ölçüsüdür diyor.   Bildiğiniz gibi, hac vakti belli aylarda yapılacak olup, diğer zamanlarda ise umre yapılabiliyor. Bunun da açıklamasını K... Devamı

Ramazanda itikafta Bulunmak.

2015-02-08 05:21:00

EKİM       ALLAH ın Kur’an da emrettiği bu emrini, gerçekten çoğumuz bilmeyiz. Bilenlerde görmezden gelir, sözünü bile edeni duymazsınız. Geçen gün televizyonda gündeme geldi. Camilerde kalma konusundan bahsedilirken, emniyet olarak pek uygun değil, ama biz bunların emniyetini almalıyız, gibi sözlerle geçiştirildi. Gelelim bahse konu ayete.   Bakara 187: Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tövbenizi kabul edip bağışladı. Artık Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyiniz. Sabahın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyiniz, içiniz, sonra akşama kadar orucu tamamlayınız. MESCİTLERDE İTİKÂFA ÇEKİLMİŞ OLDUĞUNUZ ZAMANLARDA KADINLARLA BİRLEŞMEYİNİZ. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayınız. İşte böylece Allah, âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar.   Bizleri ilgilendiren ve ayette geçen kısmını hatırlayalım.   (MESCİTLERDE İTİKÂFA ÇEKİLMİŞ OLDUĞUNUZ ZAMANLARDA, KADINLARLA BİRLEŞMEYİNİZ.)   Ayette bahsedilen itikâfa çekilmenin, Ramazan ayında olduğunu önce unutmayalım. Peki, İtikâfa çekilmek, kelime anlamıyla ne anlama geliyor. İTİKÂF BİR KONU ÜZERİNDE DERİNLEMESİNE DURMAK VE ORTALIKTA GÖRÜNMEMEK, KENARA ÇEKİLMEK ANLAMINDA KULLANILIR.Ayette de bu anlamda kullanılıyor.   Dikkat ederseniz, itikâfta bulunulacak yerden bahsederken, mescid sözcüğünü kullanıyor. Ne yazık ki bu sözlerd... Devamı

Haram Ayların Asıl Amacı Nedir?

2015-02-04 14:07:00

          Kur’an da geçen haram ayların, asıl amacının ne olduğu, ne yazık ki günümüzde gizlenmekte ve üstü örtülmektedir. Allah ın Kur’an da birçok kez uyardığı, ataların dinini yaşamak ve yaşatmaya devam etmeye çalışanların, durumuna bizlerde düştük ne yazık ki.   Kur’an da geçen haram aylar konusuna, geçmişten bizlere ulaşan, hurafe ve yanlış bilgiler ışığında baktığımız için, gerçekleri göremedik, göremiyoruz. Çünkü din adına rehber Kur’an olmaktan çıkmış, onun yerini emin olamayacağımız rivayet ve sanı bilgiler almış. Bu ayların amacını bizlere anlatanlar, bu aylarda savaşın yasak olduğu, böylece geçicide olsa barışın sağlandığı aylar olarak anlatılır. Ticaretinde bu aylarda rahatça yapılabileceği söylenir. Tabi günümüzde bu aylarda, savaş yasağının olduğunu ne düşünen var, nede bu aylarda savaşa ara veren var. Daha da kötüsü, bu aylarda Müslüman, Müslüman ı bile öldürmekten çekinmiyor.   BÖYLECE HARAM AYLARIN, ALLAH TARAFINDAN OLUŞTURULMASINDA Kİ ASIL AMACINDAN SAPTIRILIP, TALİ AMAÇLARINA GÜNÜMÜZDE DİKKAT ÇEKİLMİŞTİR. YANİ ASIL AMAÇ GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR, GİZLENMİŞTİR.     Elbette İslam dini barışçı bir dindir, bunda şüphe yok. Ama Allah haram aylarda savaşmayın, diğer aylarda savaş serbest şeklinde algılanacak böyle bir izahın, Kur’an ın öğretisi olmadığını önce belirtmek isterim. Peygamberimizin savaşlarının tamamı, kendisine iman etmeyenlere karşı açılmış savaşlar değildir. Tam tersine kendisine ve Müslüman olanları yok etmek için, açılan savaşlara karşı... Devamı

Hac Konusundaki Gerçekler.

2015-01-29 23:30:00

    Bu yazımda sizleri, Allah ın farz emri olan, HAC konusunda düşünmeye davet etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi HAC vakti olarak, kurban bayramı arefesi ve bayram günleri olarak, beş gün olduğu kabul edilir. Bu günde yani zilhiccenin 9. gününde Hacda bulunmayanın, Haccı kabul edilmeyeceği söylenir.   Çok kısa bu bilgiler ışığında, önce düşünelim. Sizce Yaradan, yemin ederek birçok kez, bu kitabı yani bu dini kolaylaştırdık dedikten sonra, 365 gün içinde bir gün, bizlere hac vaktini ayırmış olabilir mi? Birde bu zamanın yüzlerce yıl öncesini lütfen hayal ediniz ve ulaşım şartlarını düşününüz. Sanırım yalnız bunu düşünen, bugün kabul edilen bilgilerin, doğru olamayacağını anlar.    Gelelim konumuza. Bildiğiniz gibi bahsedilen Kurban bayramı ve onun arefe günü, zaten Kur’an da hiç bahsedilmeyen bir konudur. Bayram peygamberimizin ümmetine hediyesidir. Öyle olunca da bugünde, kabede bulunmayanın, Haccı kabul edilmez demek, çok büyük yanılgıdır, iftiradır. Bakın Allah elçisine ne diyor.   Hac 27: İnsanlar arasında haccı ilan et ki, GEREK YAYA OLARAK, GEREK UZAK YOLLARDAN GELEN YORGUN DEVELER ÜZERİNDE sana gelsinler. (Diyanet meali)   Ne dersiniz yaya ya da deveyle, uzak ülkelerden yüzlerce yıl önce, zilhiccenin 9. günü yani arefe günü, insanlar zamanında ulaşabilir mi kabeye? Böyle bir zorluğu Allah kullarına, reva görür mü? Gelin hiçbir etki altında kalmadan, Kur’an a danışalım. Acaba Kur’an, Haccı ne zaman yapabileceğimizi söylüyor ona bakalım.   Bakara 197: HAC, BİLİNEN AYLARDADIR. HER KİM O AYLARDA HACCA BAŞLAYIP kendisine farz ederse……( Elmalı Hamdi meali)   Yarad... Devamı

Kur'an Namaz Konusunda, Gereken Detayları Vermemiş Olabilir

2015-01-20 01:18:00

Yazdığım yazılara cevap veren kardeşlerimin, bir kısmının ortak bir noktada birleştiği konu, Peygamberimizin hadisleri olmasaydı, bizler namazı nasıl kılacağımızı bilemezdik, hatta Kur’an kapalı kalırdı düşüncesidir.   Gelin bu konuyu hem Kur’an dan, hem de bizlere ulaşmış rivayet hadislerden yola çıkarak, bu düşüncenin doğru olup olamayacağını anlamaya çalışalım.   Önce Allah ın rehberinde, namaz konusunda ne gibi bilgiler veriliyor ona bakalım. Allah birçok ayetinde, huzuruma durup namaz kılmaya başladığınızda, önce kıyam edin, yani huzurumda saygıyla durun diyor. Daha sonra rükû edin, yani saygıyla önümde eğilin, daha sonrada yine Yaradan a boyun eğdiğimizin işareti olarak ta, secde etmemizi emrediyor.    Nasıl dua edeceğimiz konusunda da, açıklama yaparak, kolayımıza geleni okuyabileceğimizi ve namazla kendisinden yardım isteyebileceğimiz, örneğini veriyor.    Peki bizler bugün, namazımızı nasıl kılıyoruz? Önce şunu söylemeliyim ki, Allah ın Kur’an da emrettiği farz olanları, yani kıyam, rükû ve secdeyi yerine getiriyoruz. Peki ya diğerleri?    Örneğin namaza başlarken yaptığımız ilk hareket,  kıyam duruşumuzdaki konumumuz, ikinci rekâtta oturuş şeklimiz ve namazımızın bitişindeki selam vermemizi nasıl yapıyoruz ve tüm bu hareketleri, peygamberimiz yaptığı için mi bizler yapıyoruz? Çünkü bu hareketler, söylendiği gibi Kur’an da yok. Bunlar yapılmadığında, Rabbimiz namazımızı kabul etmez mi?   Bizlere ulaşan rivayetlere baktığımızda, mezheplerde namazın teferruatları konusunda farklılıklar görürüz. Kesin bir birliktelik yoktur mezheplerde. Örneğin Kıyam duruşundan, bir kısım Müslümanlar ellerin bağlanması gerektiğini anlamış, bir kısmı da iki elini yana salar... Devamı

Namaz Konusunda Düşünmemiz Gereken Bir Ayrıntı.

2015-01-12 23:11:00

Bugün sizlere, belki hiç aklınıza gelmeyen bir konuyu, düşünmenize vesile olmak istiyorum. Camide namaz kılanlar bilir, öğlen ve ikindi namazlarında yani gündüz namazların farzını kılarken imam, sesli olarak ayetleri okumaz, ama gece namazları yani sabah, akşam ve yatsı namazların ilk iki rekâtında, yüksek sesli okuyarak namazı kıldırır. Peki, bu fark nedendir diye hiç düşündünüz mü?     Bizler Kur’an ayetlerini ve İslam ı rivayet ve sanı bilgiler eşliğinde anlamaya, yaşamaya çalıştığımız sürece, Kur’an ı doğru anlamamız asla mümkün olamayacağını lütfen unutmayalım. Bakın hangi rivayet bilgilere dayanıyormuş bu farklılık.     (Efendimiz Hazretleri, namazın farz kılındığı Miraç gecesinden sonra, Mekke’de kıldığı namazlarında gece gündüz demeyip hepsinde de sesli okuyordu. Gizli okuma yoktu başlangıçta. Ancak gelip Efendimiz ’in sesli okuyuşunu dinleyen müşrikler, işittikleri ayetlere kendi şiirlerini de karıştırarak şurada burada şiirli ayet okuyarak zihinleri bulandırmaya çalışıyorlardı. Bundan ise Efendimiz Hazretleri rahatsızlık duyuyordu. O SIRALARDA İSRA SURESİ AYET 110 NAZİL OLDU. BU AYET GÜNDÜZLERİ GİZLİ OKUMAYI, GECELERİ İSE SESLİLİĞİ SÜRDÜRMEYİ İŞARET EDİYORDU...)     Yazıda bahsedilen İsra suresi 110. ayete bakalım, acaba bu ayette namaz kılarken gündüz sesli okumayın, gece sesli okuyun bilgisi mi veriyor?       İsra 110: De ki: “İster Allah deyiniz, ister Rahmân deyiniz! Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler, O'na aittir. NAMAZINDA YÜKSEK SESLE OKUMA; ONDA SESİNİ FAZLA DA KISMA; İKİSİNİN ARASI BİR YOL TUT!”     Ayeti okudunuz, bahsedilen konuyla hiçbir ilgisi yok. Namazlarımızı k... Devamı

Mübarek Ramazan Ayını İdrak Edebilmek.

2015-01-12 06:49:00

On bir ayın sultanı, Kur’an ın indirilmeye başlandığı, O mübarek aya ulaşmayı, Rabbimiz bizleri nasip etsin inşallah. Dilerim bu ayda, Kur’an ı bolca anlayarak okuyup, ayetler üzerinde düşünerek, dinimize sokulan hurafe ve batıldan kurtuluruz. Bunu yapabilene ne mutlu. Oruç un bizden önceki Ehli kitaba da, farz olduğunu ve bakın orucu neden farz kıldığını söylüyor Yaradan.   Bakara 183: Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. UMULUR Kİ KORUNURSUNUZ.   Bir ayet sonrasında ise yine orucun önemini anlatırken, bakın nasıl bir bilgi veriyor. İki farklı meallerden yazalım ki, konuyu daha açık anlayabilelim.   (Zira oruç tutmak kendinize iyilik yapmaktır -keşke bunu bilseydiniz.)   (Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.)   Demek ki oruç tutmak, bizlerin sağlık bulması, korunması adına çok önemli.  Oruç tutabilecek durumda olanların, bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini anlıyoruz ayetlerden. Kur’an hayatın şifrelerini verir ve yol gösterir. Bizlere düşen, bu gerçeklerin farkında olmak adına, çaba göstermek olmalıdır. Oruç bedenimize sağlık getirdiği gibi , ruhumuzunda bazı gerçeklerle buluşmasına vesile olmaktadır.   Oruç tutmaktaki asıl amaç aç kalmak değil, yokluğun ve bazı şeylere ulaşamamanın verdiği duyguyu da yaşamaktır. Bizler ne yazık ki orucun bu yönü üzerinde, fazla durmayız. Hatta orucumuzu mükellef, arzuladıklarımızın eksiksiz olduğu bir sofrada  açarak bozarız. Böyle oluncada hissetmemiz gereken duyguları, çok fazla hissetmeyiz. Oruç farklı gelirdeki insanların, eşitlendiği bir andır.&nbs... Devamı

Namaz(Salat) Konusu Ve Günümüze Yansımaları. (NAMAZ VAKİTLERİ KO

2015-01-08 05:55:00

  EKİM       Değerli din kardeşlerim. Kur’an ı okuduğunuzda, Allah ın en çok önem verdiği konulardan birisinin de, namaz olduğunu görürüz. Bu konulara açıklık getiren, birçok ayet de vardır Kur’an da. Fakat bizler Kur’an ile yetinmeyip, her konuda batılı inancımıza sokmaktan çekinmeyiz.   Bakın bu konuda sizlere bir örnek vermek istiyorum. Bazı rivayet hadis örneklerini vererek, peygamberimizin genelde namazlarını üç vakitte cem ettiği, yani birleştirdiği anlatılıyor, aktarılan rivayet hadisler doğrultusunda. Bunlardan örnekler vermek istiyorum konuyu anlamak için.    ( Ebu Tufeyl diyor ki; Muaz b. Cebel radiyellahu an şöyle dedi: “Tebuk savaşında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte çıktık. Öğle ile ikindiyi bir, akşam ile yatsıyı da bir kılardı. «Neden böyle yaptı?» dedim. Dedi ki; «ÜMMETİNİ SIKINTIYA SOKMAK İSTEMEDİ.»)   (İbni Abbas (R.Anhüma) şöyle dedi: “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de öğle ile ikindiyi birlikte kıldırdı. Ne korku vardı, ne yolculuk.)    (Müslim’in ibni Abbas’tan yaptığı bir diğer rivayet şöyledir: “Biz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında iki namazı birleştirirdik.)    Gerçekten peygamberimiz, bu sözleri söylemiş olabilir mi? Yani Allah Kur’an da beş vakit namaz emri verdiyse, bunu peygamberimiz bazen birleştirerek, kılınmasını emreder mi? Allah elçisine, sana indirdiğim Kur’an a uy, kullarıma Kur’an ile hükmet diyecek, daha sonrada peygamberimiz Allah ın hükümleri konusunda... Devamı

Nedensiz Bozulan Orucun Kefareti 60 Gün Oruç Tutmak Mıdır?

2015-01-07 23:13:00

  Bizler İslam ı yaşarken, ne yazık ki söylenenleri, hiç araştırma gereği duymadan iman ediyor ve sonucunun ne olacağını bilmediğimiz yoldan gitmekte, hiç sakınca görmüyoruz. Hâlbuki Allah emin olmadığınız bilgilerin ardı sıra gitmeyin sorumlu tutarım, diye bizleri uyarmıyor muydu?      İşin daha da vahimi, Rahmanın sizler için kolaylaştırdım dediği kitabı, rehberi görmezden gelip, bizlere öğretilen rivayetlere, hiç kuşku duymadan, Allah ın kitabına danışmadan dini ÖYLE ZORLAŞTIRIYORUZ Kİ, doğrusu tüm bunların hesabını Rabbimiz e nasıl veririz bilemiyorum.      Allah yemin ederek birçok kez, acaba gönderdiği Kur’an ı kolaylaştırdım dedikten sonra, bizlerin bazı nefsi küçük hatalarından kaynaklanan suçlar için, büyük cezalar verir mi? Örneğin nefsimize yenilip sebepsiz bozduğumuz orucun karşılığı olarak, 60 gün oruç tutacaksın der mi? Yoksa bu derece fazla oruç cezaları, kendi şahsi ibadetlerimizin dışında, daha kötü büyük suçlar için mi örnekler verilmiş Kur’an da, gelin onları Allah ın zikrinden anlamaya çalışalım.     Hepimiz biliriz Ramazanda, orucumuzu rahatsızlık halinde bozmamız durumunda, daha sonra tutmamız gerektiği Kur’an da apaçık yazar. Yine oruçluyken hastalık ya da zorunlu bir neden yokken bozanlar içinde, 60+1=61 gün tutulması gerektiği hükmü Kur’an da hiç bahsedilmediği halde, rivayet hadislerde geçer. Bu bilgilerin, hükümlerinin de peygamberimize ait olduğu anlatılır. Acaba gerçekten nefsine yenilip, kasti orucunu bozan bir insan, 61 gün Kefaret orucu tutması gerekiyor mu? Bu sözler peygamberimize ait olabilir mi?     Gelin yine peygamberimizin bizlere &... Devamı

Diyanetin Namaz Konusunda ki Çelişkisi. (NAMAZ VAKİTLERİ KONUSU)

2015-01-07 11:36:00

  Bugün sizlere, Diyanet işleri başkanlığı sitesinden geçmiş yıllarda alıntı yaptığım, bir yazı üzerine konuşmak istiyorum. Yazıda geçenleri ve bizlere öğretilen diğer bilgileri bizzat kendimiz düşünüp ve de karşılaştırarak değerlendirmeyi öz irademizle yapmalıyız.   Bu yazımdaki amacım, namaz vakitlerinin neler olduğunu kanıtlamak değil, tam tersine Kur’an dan ayrıldığımızda, bizleri nerelere sürükleyeceğini anlatmaya çalışmaktır. Yoksa Rabbimize e günde beş vakit değil, on vakit namaz kılsak azdır. Amacımız Allah ın emirlerinin ne olduğunu doğru anlamaktır, yani haktan batılı ayırmaktır. Yazının yorumunu sizlere bırakıyorum. Çünkü Yaradan ın huzuruna çıktığımızda, yanımızda yardımcı hiç kimse olmayacak, herkes tek başına hesabını verecektir. Yazıda şöyle yazıyordu.   (İslâm'ın başlangıç yıllarında namaz, SABAH VE AKŞAMLEYİN KILINAN İKİŞER REKÂTTAN İBARET İKEN, YAYGIN KABUL GÖREN GÖRÜŞE GÖRE, Miraç olayından sonra beş vakit namaz farz kılınmıştır. "Kendi nefsinde bir yakarış ve ürperiş içinde ve pek yüksek olmayan bir sözle sabah ve akşam Rabbini an; gafillerden olma" (el-A`râf 7/205) ayeti namazın başlangıçtaki durumuyla ilişkili görülmektedir.YİNE YAYGIN KABULE GÖRE, Cibril’in Hz. Peygamber'e Kâbe'de, namazın vakitlerini göstermek üzere imamlık etmesi, Miraç olayının ertesi günü olmuştur.)    Yazıda dikkat ederseniz, namazın ilk yıllarında sabah ve akşam kılınması emredildiği, Kur’an da geçtiğini de örnek vererek yazmışlar. Daha sonra yazılana ise çok dikkat ediniz lütfen, Kur’an dan alınan bilgilere göre değil de, YAYGI... Devamı

Kur'an ın Emrettiği NAMAZ,ORUÇ ve ZEKATIN, Özünü Amacını Doğ

2014-12-30 03:39:00

Kur’an ı anlamadan doğru yaşamamız mümkün olamaz. Belki birilerinden, Kur’an hakkında çok şeyler öğrenebiliriz, ama doğruluğundan asla emin olamayız. Emin olabilmek içinde, önce kendimiz mutlaka Kur’an ile buluşmalı ve onu anlamak adına çaba harcamalıyız. Çaba harcamadan, kendimizden bir uğraş vermeden, imtihanımızda başarılı olacağımızı da düşünmemeliyiz.  Eğer birileri siz Kur’an ı anlayamazsınız, onu veli insanlar ancak anlayabilir diyorlarsa, şunu unutmayınız ki, BUNU SÖYLEYENLERİN KUR’AN DAN GİZLEMEYE ÇALIŞTIKLARI BİR ŞEYLER VAR DEMEKTİR. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dedikten sonra, asla kullarının anlayamayacağı bir rehber gönderip, daha sonrada ondan sorumlu tutmaz. Bugün sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, acaba Allah ın Kur’an da bolca bahsettiği, bizlere önerdiği, NAMAZ, ORUÇ, ZEKÂT GİBİ İBADETLER, bizlerin Allah a borcumudur? Çünkü günümüzde namaz her Müslüman ın Allah a borcudur denir. Gerçekten Yaradan ın bizlere Kur’an da zikrettiği, ibadetleri Allah a borcumuzu ödemek için mi yapıyoruz? Ya da onun için mi yapmalıyız? Bu önemli konuyu, gelin birlikte Kur’an ışığında düşünelim, anlamaya çalışalım. Önce namazı ele alalım. Eğer namaz bizlerin Allah a borcumuz olsaydı, borç alacak ilişkisini Yaradan la kurmamız gerekirdi ki, sanırım bu borcu bizlerin ödemesi çok zor olurdu. Borç alacak ilişkisi, aynı değerde kişiler arasında olur. YARADAN LA BİZ ACİZ KULLARININ ARASINDA, SİZCE BÖYLE BİR ALIŞ VERİŞ OLABİLİR Mİ? BORÇ ALACAK İLİŞKİSİ İLE ALLAH A YAKLAŞIRSAK, ONUN YÜCELİĞİNE, EŞİ BENZERİ OLMAYAN MAKAMINA, SAYGISIZLIK YAPMIŞ OLURUZ.  Namazı Kur’an da bolca zikreden Allah, bu y... Devamı

Kadir Gecesi Ve Günümüzde Yaptığımız Büyük Yanlış.

2014-12-30 02:24:00

TEMMUZ       Bu gün sizlerle, Allah ın Kur’an da açıkladığı ve Ramazan ayında indirmeye başladığı Kur’an ın ve o gecenin, yani kadir gecesinin üzerinde konuşmak istiyorum.    Önce şunu belirtmek isterim ki, Kur an da açıkça günü belirtilen, hiç bir özel gün yada gece yoktur.  Bizlerin kutladığı kandil geceleri, Kur an da asla geçmez Allah emri değildir, peygamberimiz döneminde de yoktu. Kutladığımız kadir gecesi ise hangi gece olduğu Kur'an da belirtilmeyip, Kur’an Ramazan ayı içinde indirilmeye başlandığı bilgisini verdikten sonra, asla ayrıntıya girmemiş ve o geceyi özellikle söylememiştir.    Hemen hatırlayalım, Kur an ı bir Ramazan ayı içinde, indirilmeye başlandığını söyleyen Allah, yılını dahi belirtmez. Biliyorsunuz, geçmiş dönemdeki Müslümanlar ve ibadetler Kur’an da da bahsedildiği gibi AY takvimi kullanılırdı. Ay takvimi de aylar sabit olmayıp, her yıl onar gün hareket halindedir.   Bu durumda bir yıl içinde yani 365 güne yayılmış bir gece olarak düşünebiliriz. Daha açıkçası, Ramazan ayının her günü içinde olabileceği, ama bir yıl içinde bir ramazan ayına denk geleceğini önce unutmamalıyız. Bu demektir ki bir Müslüman Ramazan ayının her gecesini, kadir gecesi olabileceğini düşünerek, ömrü boyunca çok daha dikkatli ve özenle geçirmelidir.   Şimdi de bu konu ile ilgili Kur an ayetlerini hatırlayalım.   Bakara 185: RAMAZAN O AYDIR Kİ; İNSANLARA KILAVUZ OLAN, İYİ-KÖTÜ AYRIMIYLA HİDAYETTEN KANITLAR ... Devamı