SAKIN BİZLERDE, ŞİRK KOŞAN MÜŞRİKLERDEN OLMAYALIM.

2016-11-24 11:14:00

KASİM       Allah Kur’an da, kendisine şirk koşanı, asla bağışlamayacağını söyler bizlere. Önce ayeti yazalım daha sonra Allah şirk koşmakla neyi kast ediyor onu birlikte düşünelim.   Nisa 48: Şüphesiz Allah, KENDİSİNE ORTAK KOŞULMASINI ASLA BAĞIŞLAMAZ. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur. (Diyanet meali)   Demek ki şirk koşmak Allah katında, bağışlanmayacak çok büyük bir günah. Bunu yapan bir insan, Allah a iftira etmiş olur diyerek, günahın ne derece büyük olduğunu, üstüne basa basa söylüyor. Peki, şirk koşmak ne demek,  önce bunu doğru anlayalım. ŞİRK HERHANGİ BİR YARATILMIŞI, ALLAH IN BİR KISIM YETKİLERİNE ORTAK ETMEK, ALLAH İLE BİRLİKTE ANMAKTIR.    Konuyu doğru anlamak için, şöyle bir açıklama yapmamız doğru olur. ALLAH A ŞİRK KOŞANLAR, ALLAH IN YERİNE BİR BAŞKA ALLAH, YARATICI KOYMUYORLAR.  Şirk koştukları kişileri Allah ın yanına koyuyorlar, Allah ile birlikte anıyorlar. Allah ın tek elindeki yetkilerinin bir kısmından veriyorlar. Hâlbuki Allah ile birlikte hiç kimseyi anamayız, onun yanına hiç kimseyi koyamayız, onun yetkilerini hiç kimseye veremeyiz. Çünkü Allah ne diyordu ayetinde, HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM. Buradan da anlıyoruz ki, Allah yetkilerini hiç kimseye vermemiştir. Allah a şirk koşan kişiye de Müşrik deniyor.    Üzerinde dikkatle durmamız gereken, çok önemli olan ise, Allah ın yetki ve sorumluluklarını, yaratılmış kişilere veren müşrikler, iman ettiğini söyleyen insanlardan olmaları... Devamı

Namazlarımızda Türkçe Ayet Okuyabilir Miyiz?

2015-02-12 16:51:00

      Diyanet İşleri başkanlığına, şöyle bir soru sordum; Bizler Kur’an ın Türkçe mealinden ayetleri namazlarımızda okuyabilir miyiz? Aldığım cevabı sizlerle paylaşıp, üzerinde konuşmak istiyorum. Bakın ilk bölümlerinde neler söylemişler.     (Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Arabistan'da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O'nun tebliğ ettiği Kuranı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir. Ancak Yüce Rabbimiz bütün insanlığa son kitabı ve edebi hitabı olan Kuran-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapçayı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir.)     Yukarıdaki açıklama gayet güzel, Allah ın ne söylediğini nasıl bir insan olmamızı istediğini, ancak sözleri anlamakla gerçekleştirebileceğimiz mantığından hareketle, çok güzel anlatılmış. Yazıya devam edelim, bakalım verilen cevap bu şekliyle mi bitiyor.   (Kuran-ı Kerim'in namazda Türkçe tercümesinin okunmasına gelince: Kuran-ı Kerim'de "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun" (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kuran-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir saha biye namaz kılmayı tarif ederken "...sonra Kuran'dan hafızanda bulunandan kolayına geleni oku." (Müslim, Salat, 45) buyurmuştu. Bu itibarla namazda kıraat yani Kuran okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır. Bilindiği üzere Kuran, Cenab-ı Hakk'ın Hz.Muhammed (s.a)'... Devamı

Say. M. Şevket Eygi nin, Sorunları Çözme Yöntemi (!)

2015-01-22 19:54:00

Bizler her nedense sorunlarımızı çözmede yöntem olarak, hem kavgayı seçmişiz, hem de sorunlarımızın cevabını kendi yöntemlerimizle, almaya çalışıyoruz. Ondandır ki bir birimizi de dinlemez olmuşuz. Hâlbuki yöntem bellidir. Allah Kur’an ı sizler için rehber gönderdim, onun ipine sarılan doğru yolu bulur diye bizlere öğüt verir.   Bizler Allah ın rehberine, Kur’an da din adına her bilgi, detay yoktur, özet bilgiler içerir, Kur’an ı herkes anlayamaz, Kur’an ı anlayabilmemiz için şu ya da bu kişinin kitaplarını okumalıyız diyerek, toplum ile Kur’an ın arasına beşeri soktuğumuz sürece, sorunlarımıza da gerçek, kökten, doğru çözümler bulmamız mümkün olmayacaktır.    Sayın Mehmet Şevket Eygi köşesinde, kendi fikri doğrultusunda karşılaştığı sorunları çözmek adına, ULEMA ŞURASI TOPLANMALIDIR DERKEN, gördüğü yanlışları çözme yöntemi de, elbette kendi düşünce ve inancının yansımasıdır. Toplamak istediği şurayı tarif ederken de, bakın bu şura üyelerinin özelliklerini nasıl sayıyor.   Önce şura üyelerinin şartlarını sayayım: (1) İcazetli âlim, fakih ve müftü olacak. (İcazetsizler katılamaz) (2) İslam’ı yaşayan, sahip oldukları bilgileri hayatlarına aksettirip uygulayan ahlaklı ve faziletli kimseler olacak. (3) Reformcu, mezhepsiz, ılımlı İslamcı, dinde yenilik ve değişim taraftarı, BOP’çu, Fazlurrahmancı, Kemalist olmayacak. (4) Cumhur-i ulema yolundan gidecek. (5) Sevad-ı Azam dairesi içinde bulunacak. (6) Halkın güven, hürmet ve sevgisini kazanmış olacak.   İşte Sayın Eygi nin şurasının özellikleri. Bizler eğer din kardeşlerimizi karşımıza alıp, onları adeta düşman, hasım gibi görürsek,... Devamı

MİRAÇ Konusu Ve Kur'an.

2015-01-08 06:37:00

Bizler İslam ı yaşarken, Allah ın emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım uyarısını, ne kadar dikkate alıyoruz, işte bu çok önemli bir soru.  Bugün sizlerle, günümüzde çok önemsediğimiz ve bizlere beş vakit namazın emredildiği anlatılan, MİRAÇ konusunu Kur’an dan birlikte araştıralım. Daha sonra herkesin kendi nefsinde, bu sorunun cevabını vermesini istiyorum. Çünkü herkes kendi imtihanından sorumludur. Konu önemli, onun için biraz detaylı ve uzun. Lütfen sabırla okuyunuz. Önce MİRAÇ olayının nasıl olduğunu, geleneksel İslam’ın bu konuyu nasıl anlattığını ve inandığını kısaca sizlere aktarmak istiyorum.   (Miraç, Recep ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.   Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miracını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekât namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.   Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Âdem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik ettiler.   Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birli... Devamı