Haluk GÜMÜŞTABAK 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (480)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ.

2017-04-05 10:43:00
HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ. |  görsel 1

HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN, ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ.   Kur’an bizlere birçok konuda bilgiler verir ve bizlerin düşünmesini ister. Tabi bizler Kur’an ın verdiği bilgilerle yetinmediğimiz içinde, öyle yanlış ve emin olamadığımız bilgilere de inanırız ki, Kur’an bunların hiç birisini onaylamaz. Ama Kur’an ın onaylamaması, bizleri her nedense çok fazla tedirgin etmez. Halbuki Allah bizleri bu konuda uyarıp, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, Kur’an ın ipine sarılın, çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye uyarmıştır.   Bu makalemde sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Lütfen bu iki ayet üzerinde birlikte dikkatle düşünelim.    Hac 47: Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. ŞÜPHESİZ RABBİNİN NEZDİNDE BİR GÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR. (Diyanet meali)   Zümer 42: Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. ÖLMELERİNE HÜKMETTİĞİ KİMSELERİNKİNİ TUTAR, DİĞERLERİNİ BİR SÜREYE KADAR SALIVERİR. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır. (Diyanet meali)   Hac suresi 47. ayette Allah bizlere, çok önemli ve dikkat çekici bir bilgi veriyor ve diyor ki, SİZİN YAŞADIĞINIZ DÜNYADA GEÇEN BİN YILINIZ, BENİM KATIMDA BİR GÜN GİBİDİR. Çok dikkat çekici ve önemli bir bilgi. Demek ki Allah ın katında geçen zaman dilimi ile bizlerin yaşadığı dünyada geçen zamanın akışı, düşünemeyeceğimiz kadar farklı.    Şöyle söylediğimizde yanlış düşünmemiş oluruz. Peygamberimizin yaşadığı dönem, Allah ın k... Devamı

AHZAB 21. ALLAH IN RESULÜ, SİZLER İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEKTİR.

2017-01-17 13:33:00
AHZAB 21. ALLAH IN RESULÜ, SİZLER İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEKTİR. |  görsel 1

Yaşadığımız İslam inancında öyle hatalar yapıyoruz ki, Kur’an ne yazık ki terk edildi ve onun yerini, nefislerimizin eseri olan beşeri rivayet ve batıl inançlar aldı. Allah Kur’an ın ipine sarılın dedikçe, bizler yalnız Kur’an ile olmaz dedik. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dediği halde, ne yazık ki adeta Allah a inatla, İMTİHAN OLDUĞUMUZ KİTABI DEĞİŞTİRDİK ve peygamberimizin dine ilaveler yaptığını, açıklanmayan ayetleri açıkladığını iddia ettikleri sözler, bilgiler ve onun kitapları, adeta Kur’an ın yerini aldı. Çünkü Kur’an ı, her bilginin açıklanmadığı özet bir kitap ilan ettik. Allah bizleri affetsin.    İslam toplumunda karmaşanın, yanlışın ana nedeni, inancımız adına tek bir kaynağın, Kur’an ın çevresinde buluşamadığımızdandır. Hâlbuki Allah bizleri yalnız Kur’an a yönlendirmiş ve imanımız adına her bilginin açıklandığını söylemiştir. Ne yazık ki günümüz İslam anlayışında, dinin ana kaynağı olarak, KUR’AN VE SÜNNET diye iki kaynak gösterilmektedir. Sünnet diye adlandırılan bilgilerin ise, ne yazık ki peygamberimizin ölümünden yaklaşık 250–300 yıl sonra derlenen ve kayda alınan rivayet bilgiler olması, İslam toplumunu bölmüş, parçalamış ve bir birine düşman etmiştir. Her mezhep farklı hadisleri toplamış ve inanmış. İlginç olan, Müslüman ın düşmanının, yine Müslüman olmasıdır.    İslam toplumunda sünnet kavramı, öyle bir hale gelmiştir ki, bu inanç, toplumu adeta Kur’an dan uzaklaştırmıştır. Çünkü bu düşünce ve zihniyet, sünnet yani peygamberimizin hadisleri olmasaydı, Kur’an anlaşılmaz, kapalı kalırdı diyebilme cesaretini göstermiştir. Okunduğunda anlaşılmayacak olduğuna ina... Devamı

BAKARA,SURESİ 111. DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİN.

2017-01-10 12:45:00
BAKARA,SURESİ 111. DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİN. |  görsel 1

Bizler İslam ı Kur’an dan uzak, öyle bilgilerle yaşıyoruz ki, zerre kadar söylenenleri düşünme, sorgulama, araştırma gereği duymuyoruz. Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 111. ayet olacak. Önce ayeti yazalım, daha sonrada bu ayetten almamız gereken kısayı çıkarmaya çalışalım. Bakara 111: Kitap ehli, “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara de ki, “EĞER GERÇEKTEN DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİNİZ.” (Bayraktar Bayraklı meali) Dikkat ederseniz Yahudi ve Hıristiyanlar, kendi nefsi ve hurafe FIKIH inançları gereği, kendilerini temize çıkartıp, karşısındaki toplumlara karşı, Allah dan hiçbir kanıtları olmadan, çok dikkat çekici bir söz söylüyorlar ve diyorlar ki;” “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” Allah da bu sözleri söyleyen batıl yolcularına, bakın nasıl cevap veriyor?  “EĞER GERÇEKTEN DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİNİZ.” Allah ın bizlere, bu sözleriyle anlatmaya çalıştığı çok şeyler var, ama bizler zerre kadar ders almıyoruz. Bunun nedeni, bizlerin Kur’an ile bağının kesilmiş olmasıdır. Tabi bundan bizzat bizler sorumluyuz. Geçmiş toplumlarda, bugün bizlerin yaptığı yanlışın aynısını yapmışlar. Allah aynı yanlışları yapmamamız için, Kur’an da bizlere hepsinden örnekler verdiği halde, bizler bu örneklerden dersler alamıyoruz. Çünkü Allah ın, rehber olsun diye gönderdiği NURU, bizler anlamadan okuyoruz. Yalan ve iftiralarının açığa çıkmasını istemeyenler, topluma bu yanlışı öğrettiler ve anlamasan da Kur’an ı oku, Allah sevap yazar dediler. Kur... Devamı

AHZAB SURESİ 36. ALLAH VE RESULÜ, BİR İŞ HAKKINDA HÜKÜM.......

2016-12-10 10:23:00

ARALİK     AHZAB SURESİ 36. AYET. ALLAH VE RESULÜ, BİR İŞ HAKKINDA HÜKÜM VERDİKLERİ ZAMAN........ Bizler Kur’an ayetlerini kendi nefsimizde saptırarak, inançlarımıza öyle alet ediyoruz ki, neredeyse Kur’an ın tamamına ters düşebiliyor. Bununda bizler için, sanki hiçbir önemi yokmuş gibi davranabiliyoruz. Böylece rivayet ve ataların batıl inancını, Kur’an ın önüne almış oluyoruz.   Konuyla ilgili bir örnek vermek istiyorum. Allah Haşr suresi 7. ayetinde,” PEYGAMBER SİZE NE VERİRSE ONU ALIN, SİZİ NEDEN MENEDERSE ONDAN GERİ DURUN” diye bizleri uyarır. Allah ın ayette ne anlattığına hiç bakmadan, bu sözleri ne maksatla söylediğini anlamadan, bu cümleyi batıl inançlarımıza kanıt gösterip, bakın Allah ın resulü size ne verdiyse, ne söylediyse kabul edin, çünkü Allah ın elçisinin de tıpkı Allah gibi dine hüküm koyma yetkisi vardır, bu ayette bunun kanıtıdır diyerek, ayeti asıl amacından saptırılabilmektedir.    Hâlbuki ayetin tamamına ve önceki ayetlere baktığımızda, savaşta kazanılan ganimetlerin dağıtılması konusunu anlatıyor. Savaşa girmediği halde, ganimetten pay almak isteyen bazı kişileri Allah uyarıyor ve resulüm size neyi verdiyse onu alın, hak etmediğiniz bir şeyi ondan istemeyin diyor. Ama bizlerin uslanmaz nefisleri, batıl inançlarımızı aklamak adına, Allah ın ayetlerinin işte böyle üstünü örtmekten çekinmiyoruz. Allah bizleri ıslah etsin.   Aynı mantıkla, ayetlerden batıl inançlarına kanıt arayanlar, delil göstermeye çalışanlar, HÂŞÂ peygamberimizi dinde Allah ın ortağı yapma çabasıyla, Ahzab suresi 36. ayetinin de anlamını saptırmak dan çekinmemişlerdir. Bu &c... Devamı

ARAF SURESİ 179. AYETİN UYARILARINI GÖZ ARDI ETMEYELİM.

2016-12-03 10:46:00

ARALİK ARAF SURESİ 179. AYETİN UYARILARINI GÖZ ARDI ETMEYELİM. YOKSA ÇOK PİŞMAN OLURUZ. Bizler Kur’an ı rehber alarak, İslam ı yaşamadığımız için, Allah ın O nurlu kitabının ışığından, gereği gibi faydalanamıyoruz. Kur’an da geçen ve bizleri aslında çok düşünmeye yönlendiren bir ayeti, sizlere hatırlatmak istiyorum bu yazımda. Bakın Allah öyle kullarından bahsediyor ki, bunlar için cehennemi hazırladım diyor.   Araf 179: Andolsun biz, cinler ve insanlardan, KALPLERİ OLUP DA BUNLARLA ANLAMAYAN, GÖZLERİ OLUP DA BUNLARLA GÖRMEYEN, KULAKLARI OLUP DA BUNLARLA İŞİTMEYEN BİRÇOKLARINI CEHENNEM İÇİN VAR ETTİK. İŞTE BUNLAR HAYVANLAR GİBİ, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir. ( Diyanet meali)   Yaradan verdiği örneklerle, bizlerin aklımızı başımıza almamızı ve düşünerek, batıla değil yalnız Kur’an ın ipine sarılarak İslam ı yaşamamızı özellikle istiyor. Böyle yapmayanlar içinde cehennemi hazırladık diyor.   Allah ayetinde çok önemli duyu, hissetme ve görme organlarımızdan bahsederek bakın ne diyor. Kalpleri olduğu halde, kalbinin hassasiyetini, özelliğini kullanmayanlardan bahsediyor. Demek ki insanın kalbi, bazı gerçekleri fark edebiliyor.  Gözleri olup da, görme duyusunu kullanmayıp, apaçık gördükleri halde, nefsinin esiri olup, kör olanlardan bahsediyor. Yine bir insanın en önemli duyu organlarından olan kulakları olup da, bunlarla apaçık Kur’an gerçeklerini duydukları halde, duymazlık tan gelenlerden, gerçeklerin üstünü örtenlerden bahsederek, işte biz verdiğimiz bu özellikleri kullanmayan kullarımız için, cehennemi hazırladık diyor.    Allah... Devamı

Gerçek Rabbinden Gelendir. Ali İmran 60. Ayet.

2016-11-15 15:29:00

      Bizler Kur’an dan öyle uzaklaştık ki, Allah ne söylüyorsa inanın tersini yapıyoruz. Ondan sonrada kendimizi temize çıkartırcasına, karşımızdaki insanların inançlarını tenkit ediyor hatta inkârcı, kâfir yakıştırması yapıyoruz.   Kur’an hepimizin anlayacağı şekilde, çok basit örnekler vermiş, uyarılar yapmıştır, bizlerin doğruyu bulmamız adına. Bu yazımda sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim ayeti, önce yazmak istiyorum.   Ali İmran 60: GERÇEK, RABBİNDEN GELENDİR.Öyle ise şüphecilerden olma. (Diyanet vakfı meali)   Sizce bu ayetin bizlere anlatmak istediği ve uyarısı çok açık anlaşılmıyor mu? Bu ayeti okuduktan sonra, hepimizin vereceği cevap, evet çok açık anlaşılıyor olacaktır. Peki, bu uyarıyı tebliği alan bizler, yaşantımıza da geçiriyor muyuz? Yoksa okuyup, kulak arkası edip atalarımızın, Allah ın bu hükmünün tam tersi olan, inançlarını mı hayatımıza geçiriyoruz, ne dersiniz?   Çok üzgünüm ama günümüzde bizler ve Müslüman ülkelerinin genel çoğunluğu, İslam ı yaşarken bu ve buna benzer yüzlerce ayete gözlerimizi yumarak, duymazlıktan gelerek, sanki HÂŞÂ Rabbimize inatla, bakın neler söylüyoruz.   “ KUR’AN DETATLI BİLGİ VERMEZ. İSLAM I EKSİKSİZ VE TAM YAŞAYABİLMEMİZ İÇİN, PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ VE ÂLİMLERİMİZİN DİN VE İNANCIMIZ ADINA AÇIKLAMALARI OLAN FIKIH BİLGİLERİNE, BİZLERİN MUTLAKA İHTİYACIMIZ VARDIR. BU BİLGİLER OLMASAYDI, KUR’AN KAPALI KALIR ANLAŞILMAZDI”    Ne dersiniz, bu düşünce ile Allah ın Ali İmran 60. ayetinde ki uyarıları, bir birini onaylıyor mu? Tü... Devamı

Bakara Suresi 236 Ve 237, Ayetleri Nasıl Anlamalıyız.

2016-11-05 16:00:00

          Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Bakara 236 ve 237. ayetler. Bu ayetlere günümüzde, hala farklı anlamlar verilmektedir. Gelin birlikte hem Kur’an bütünlüğünde, hem de üzerinde düşünerek, bizlerde ayetleri anlamaya çalışalım.   Bakara 236: Eğer kadınları, KENDİLERİNE DOKUNMADAN VEYA ONLARA BİR MEHİR TAKDİR ETMEDEN BOŞARSANIZ (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur. (Elmalı meali)   Önce şunu söylemeliyim ki evlenme sözleşmesinin tamamlanması, evliliğin başlaması için, nikâh sözleşmesinin gerçekleşmesi ve anlaşmanın bitmiş olması gerekir. Dikkat ederseniz evlenme konusunda söz verilmiş ama burada kadına verilmesi gereken, Allah ın hükmü yerine getirilmemiş ve MEHİR daha belirlenmemiş. Elbette erkek ve kadın da zaten birleşmediği için, evlilik başlamamış tamamlanmamış bir örnek veriliyor.    Kendi geleneklerimizden örnek verirsek sanki bu durum, evlenmek için bir araya gelmiş, nişan yapılmış, toplum tarafından bunlar evlenecekler artık denen, çiftlerin durumu gibi olduğunu anlıyorum. Bu durumda ayrılma gerçekleşirse bir vebalin, sorumluluğun gerçekleşmediği açıklaması var ayette. Fakat dikkat ederseniz bu durumda bile, yine kendi geleneklerimizden örnekle açıklamak gerekirse, evliliğe hazırlık aşamasında nişanda olduğu gibi, kadına verilenleri geri almayın, hatta yardımcı olun diyor. Şimdi de farklı anlamlar verilen, devamında geçen Bakara sure... Devamı

Araf 172-173 ve Rum 30. Ayetler.( BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM

2016-07-05 09:56:00

TEMMUZ       Kur’an canlı, cansız ve hayvanların Allah ı tesbih ettiğini söyler. Tabi akıllı, şuurlu yaratılan biz insanlarında Allah ı tesbih etmesi uyarısını yapar. Hayvanların, bitkilerin ve yaratılmış güneş, ay gibi cansız varlıkların Allah ı tesbih etmesinin anlamı, yaratılış gayelerinin, görevlerini gerektiği ölçüde hiç şaşmadan, yerine getirmeleri anlamındadır. Akıllı ve şuurlu yaratılmış varlık olarak, biz insanların Allah ı tesbih etmesi de, aslında diğer canlıların tesbihinden çok farklı değildir.   Allah bizleri imtihan etmek için yarattığını söyler. Yaratırken bizlerin fıtratına yerleştirdiği, yaratıcıyı fark etme genlerini harekete geçirerek, onun çizdiği yoldan gitmemizi ister bizlerden. İşte biz yaratılmış şuurlu insanların, Allah ı tesbih etmesi, onu yücelterek, onun istediği yoldan gitmesi de, bizlerin Rabbimizi tesbih etmemizdir. Allah imtihan edeceği kullarına, adeta yardım edercesine, yaratırken fıtratına, yani doğuştan yaratıcıyı fark etme özelliğini vermiştir.    Rum 30: Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. ALLAH’IN İNSANLARI ÜZERİNDE YARATTIĞI FITRATA SIMSIKI TUTUN. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Diyanet meali)   Demek ki Allah bizleri yaratırken, işimizi kolaylaştırıyor. Yaradılış özelliklerinin dışına çıkarak, yoldan sapma diyor. İşimizi daha da kolaylaştırarak bilgileri detaylandırıyor, yol gösterici kitaplar gönderiyor. Binlerce yıl öncesi insanları araştırdığınızda, hepsinin bir şeylere inanma ihtiyaçlarının olduğunu görürüz. Bu konu ile bağlantılı ve... Devamı

Hud Suresi 1. ve 2. Ayetlerin Uyarılarına, Lütfen Kulak Verelim.

2016-06-24 10:46:00

HAZİRAN         Değerli din kardeşlerim. Bizlere din adına, öyle batıl ve yanlış şeyler anlatılmış ki, topluma Kur’an gerçeklerini anlatmak neredeyse imkânsız olmuş. Cahiliye dönemindeki Ehli kitabın başına gelenler, ne yazık ki peygamberimizden sonra, yavaş yavaş ve sinsice bizlerin inancına da girmiş ve güç kazanmış. Allah yarattığım kulum ile aramda kimseyi istemem diyerek, peygamberimize hitaben bile, bakın nasıl bir uyarıda bulunur.   Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.  (Diyanet meali)   Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiğinden batılı, hurafeyi din diye yaşatanlara kandığımızdan, Allah ın uyarılarından habersiz yaşıyoruz. Bunun da elbette cezasını çekiyoruz. Kur’an dinde ruhban sınıfı yoktur, çünkü Allah sizleri bire bir imtihan ediyorum dediği halde, bizler imtihandan kaçan tembel öğrenci misali, çok bilgili ve doğru sandığımız kişilerin hiç düşünmeden imtihanlarına tabi oluyoruz. Ama Allah bunu Kur’an da yasaklamış ve sakın VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN diye, Kur’an da bizleri uyarmıştır.    Ardı sıra gidilen veliler, efendiler, şeyhler kendi sultanlığını korumak adına, Kur’an ın gücünü ellerine almak için, SİZLER KUR’AN I ANLAYAMAZSINIZ, KUR’AN I VELİ KİŞİLER ANLAR, KUR’AN AÇIKLANMAMIŞTIR, diyecek kadar gaflete düşmüşlerdir. Tabi onlara inanan ve Kur’an a müracaat etmeyen bizlerde, en az onlar kadar suçluyuz. Düşünebiliyor musunuz, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, hesaba çekeceğim, sakın veliler, efendilerin ardına düşmeyin diyecek, daha sonrada sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an ı, gereği gibi açıklamayacak, ... Devamı

Araf 6, Nisa 41, Maide 116 Ve 117. Ayetlere Lütfen Dikkat!

2016-06-15 18:59:00

HAZİRAN       Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, peygamberlerin gönderildiği topluma, mahşer günü, hesabın görüleceği o çetin gün, şahitlik yapacakları konusu üzerine olacak. Allah yarattığı tüm kullarını hesaba çekeceğini söyledikten sonra, görev verdiğim elçilerimi de sorguya çekeceğini, çok açık bir şekilde bizlere bakın nasıl bildirmiştir.    Araf 6: Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de,GÖNDERİLEN PEYGAMBERLERİ DE MUTLAKA SORGUYA ÇEKECEĞİZ! (Diyanet vakfı meali)    Bu ayetten anlıyoruz ki, kendilerine Allah ın tebliği ulaşmış herkes sorumlu olduğu gibi, Allah bir konuda elçilerin de sorumluluğundan bahsediyor. Peki, bu sorumluluk ne olabilir? Gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim. Önce bir ayet hatırlatmak istiyorum.   Nisa 41: Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve SENİ DE ONLARIN ÜZERİNE BİR ŞAHİT YAPTIĞIMIZ ZAMAN, bakalım onların hâli nice olacak! (Diyanet meali)   Demek ki Allah, tebliğ görevi verdiği elçilerine ayrıca bir görev yüklüyor ve diyor ki, sizler hesabın görüleceği mahşer günü, kitabı tebliğ ettiğinizÜMMETİN/TOPLUMUN ŞAHİTLERİ OLACAKSINIZ. Sizce hangi konuda peygamberimiz şahit olacak, işte bu konu çok önemli. Çünkü bizler bu konuyu dikkate almadan imanımızı yaşıyoruz ve hataların en büyüğünü yapıyoruz.    Bahsettiğim konunun daha iyi anlaşılması için, yine Allah ın Kur’an da bizlere verdiği kıssadan hisse alalım diye gönderdiği iki ayeti hatırlatmak ... Devamı

Zuhruf 36 Ve Bakara 159. Ayetlere Kulak Verelim.

2016-03-25 11:12:00

    Allah Kur’an ı bizlere rehber, yol gösterici olsun diye gönderdiğini söyler. Ayrıca bizleri yönlendiren, dersler veren ayetlerinde açık, anlaşılır ve nice örneklerle izah edildiğini anlatır. Hatta işi sağlama alarak bu ayetlere, MUHKEM ayetler ismini verir. Peki, muhkem ayet ne demektir?   Muhkem güçlü, sağlam, açık, anlaşılan ve YORUM GEREKTİRMEYEN anlamındadır. Rabbimiz dinin ve imanımızın anası, temeli olan bu ayetleri YORUMA KAPAMIŞ ve nice örneklerle bizlere izah etmiştir Kur’an da. Peki, bizler ne yapıyoruz, Allah ın bu uyarıları ışığında mı İslam ı yaşıyoruz. İşte burası çok düşündürücü.   Allah din ve iman adına, tek sorumlu olacağımız kitabın Kur’an olduğunu söyledikten sonra, hiç kimsenin yorumuna muhtaç olmayan muhkem ayetleri, ne yazık ki bizler kendi nefislerinde eğip büken, batıl ve hurafe inançlarına delil olsun diye yorumlar yaparak, anlamını saptıranların sözlerine inanarak, İslam ı yaşıyoruz. Muhkem ayetlerin yoruma açık olmadığını, Kur’an da açıklandığını, izah edildiğini söyleyen Rabbimizi, ne yazık ki duyan, işiten yok. Bu ayetlerin üstü örtülüyor, görmezden geliniyor.   Değerli din kardeşlerim Allah ayetlerin anlamlarını değiştirenlere inanıp, gerçek anlamlarının üstünü örten, görmezden gelenlere bakın ne yaparız diyor.   Zuhruf 36: Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, BİZ ONUN BAŞINA BİR ŞEYTAN SARARIZ. Artık o, onun ayrılmaz dostudur. ( Diyanet meali)   Ne dersiniz, kim böyle bir duruma düşmek ister. Şöyle düşünebilirsiniz, biz ayetleri görmezden gelmiyoruz ki? Görmezden gelmek, gerçek anlamının dışında anlamak ve ona göre inancını yaşamak... Devamı

İbrahim Suresi 4. Ayet.

2016-02-28 15:16:00

    Bugün sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, İbrahim suresi 4. Ayet olacaktır. Kur’an ı tercüme ederken, öyle yanlış bilgilerin etkisinde kalıyorlar ki, Kur’an ın özüne, uyarılarına akla ve mantığa ters düşüyor. Bahsettiğim ayeti, önce Diyanet mealinden yazalım.   İbrahim 4: Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. ALLAH, DİLEDİĞİNİ SAPTIRIR, DİLEDİĞİNİ DE DOĞRU YOLA İLETİR. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Diyanet meali)   Ayette geçen, büyük harflerle yazdığım bölümü okuduğunuzda, sanırım sizlerde bu cümleyi çok farklı anlamda düşündünüz ilk bakışta. Eğer Allah dilediğini saptırıp, dilediğine doğru yolu gösteriyorsa, bizlerin özgür iradesinin ve bu dünyada imtihan olduğumuz gerçeğinin, çok fazla bir önemi yok demektir. Böyle bir anlam çıkartırsak, Kur’an ın yüzlerce ayetine ters düşen sözler söylemiş oluruz. Aşağıdaki ayeti bilen ve inanan bir insan, sanırım ne söylediğimi anlayacaktır.   Nisa 79: SANA GELEN İYİLİK ALLAH'TANDIR. BAŞINA GELEN KÖTÜLÜK İSE NEFSİNDENDİR. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter. (Diyanet vakfı meali)   Elbette İbrahim suresi 4. Ayetin, bu şekliyle anlaşılması, böyle tercüme edilmesi, yanlış anlaşılmalara sebep olacaktır. Bu ayeti doğru anlamak istiyorsak, Nisa suresi 79. Ayetten mutlaka yararlanmalıyız. Allah İsra 7. Ayetinde, 'İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz der. Kur’an bir ayetinde verdiği hükmün, bir başka ayetinde asla tersini ima etmez, ... Devamı

Nahl Suresi 43. Ayet Ve Nisa 59. Ayeti Nasıl Anlamalıyız.

2016-02-18 10:55:00

    Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim, Nahl suresi 43. ve Nisa 59. ayetler olacaktır. Dini nefislerinde şekillendirenler, batıl inançlarına kanıt arayanlar, bu ayetlerde geçen bir cümleye, kelimeye ayette bahsedilmeyen, Kur’an ın asla onaylamayacağı farklı anlamlar vererek, batıl inançlarına delil yapma çabası içine girmişlerdir. Önce ilk ayeti, farklı meallerden yazalım ki doğru anlayabilelim.   Nahl 43: Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. EĞER BİLMİYORSANIZ İLİM SAHİPLERİNE SORUN.( Bilmiyorsanız Kitap ehline sorun.) (Diyanet meali)   Nahl 43:(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. EĞER BUNU BİLMİYORSANIZ TEVRAT VE İNCİL ÂLİMLERİNE SORUN. ( Elmalı Hamdi meali)   Nahl 43: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. EĞER BİLMİYORSANIZ, ZİKİR/KUR'AN EHLİNE SORUN. (Yaşar Nuri Öztürk meali)   BU AYET KUR’AN I ANLAYABİLMEMİZ İÇİN ÂLİM, ULEMA, VELİ KİŞİLERE MUTLAKA SORULMASI, DANIŞILMASININ GEREKTİĞİNE, DELİL OLARAK GÖSTERMEKTEDİRLER. Tıpkı Kur’an a inandığımız gibi, bu bilgilerinde doğruluğuna inanmamız sizce doğrumu? ALLAH BEN SİZLERE KUR’AN I ANLATAMIYORSAM, BENİM SÖZLERİMDEN ANLAYAMIYORSANIZ, SİZE KUR’AN I ANLATAN İLİM SAHİPLERİNDEN BİLGİ ALIN, ÖĞRENİN DEMİŞ OLACAĞINA NASIL İNANIRIZ. Allah anlayamayacağımız hükümler gönderip, daha sonrada bizleri birilerine muhtaç kılar mı sizce?   Hani emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin diyordu Rabbimiz. Yemin ederek anlayabilmemiz için kolaylaştırdığını söylediği kitabı, Rabbimiz bizlere açıklayamadı da HÂŞÂ, bunu biri... Devamı

Bakara Suresi 196. Ayetin, HAC Konusunda Verdiği Bilgiler.

2015-12-04 19:15:00

ARALİK       Bu yazımda sizleri, Bakara suresi 196. ayet üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Bakara 196: Haccı ve umreyi Allah için tam yapın. Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin. Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.   (Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir. Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür. Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir. Allah'tan korkun. Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır. (Diyanet vakfı meali)   Bu ayeti iki bölümde anlamaya çalışmamız en doğrusu olacaktır. Birinci bölüm, Hac ve umreye gidemeyenlerin engellenenlerin, yapması gerekenleri anlatıyor. İkinci bölümde de, Hac ve Umreye gidebilecek şartların oluştuğu, engel ortadan kalktığı bir ortamdan bahsediliyor. Hac ya da Umreye gidemeyen, tabi bu gidemeyen kelimesinden birçok şey anlayabiliriz. Hastada olabilir, Ya da Hac ve Umreye gidebilecek ortam yoktur, savaş vardır engellenmişlerdir. Çünkü peygamberimiz devrinde iman edenler, savaş nedeniyle engelleniyordu.    İlk bölümde, Hac ve Umreye gitmek isteyip de, önüne bir engel çıkanl... Devamı

Raine Demeyin Unzurna Deyin.(Bakara 104, Nisa 46. ayetler)

2015-11-17 13:20:00

    Kur’an kendisini anlatan ve açıklayan, eşi benzeri olmayan bir ışıktır, nurdur. Bu sözlere biz Müslümanlar, iman ettik deriz, ama iş hayata geçirmeye kaldı mı, ne yazık ki Kur’an tek başına anlaşılamaz demekten de çekinmeyiz. Çünkü genel çoğunluğumuzun, Kur’an ile doğrudan bir bağı yoktur. İmanımızı yaşarken, hep aracı kullanırız da ondan. DAHA AÇIKÇASI, GÜDÜLMEYE ALIŞTIRILMIŞIZ.   Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 104. Ayet olacaktır. Önce yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Bakara 104: Ey iman edenler! "râine" demeyin, "unzurna" deyin ve İYİ DİNLEYİN, kâfirler için elemli bir azap vardır. (Elmalı Hamdi meali)   Ayette bizim yabancı olduğumuz iki kelime var. Raine ve unzurna. Bu kelimelerin ne anlama geldiğini, mutlaka doğru anlamalıyız ki, Allah ın ayetteki uyarılarını da doğru anlayabilelim. Özellikle RAİNA kelimesi çok önemli, çünkü Allah sakın böyle konuşmayın, böyle söylemeyin diyor, burası önemli.   Önce bu ayetin, iman edenlere hitap ederek, elçisini iyi dinlemeleri uyarısının yapıldığını anlamalıyız. Konuyu doğru anlamak içinde, bu düşünceden yola çıkalım ki konuyu doğru anlayalım. Demek ki daha önceki toplumlar, Allah ın gönderdiği elçilerin uyarılarından sapmışlar, gereği gibi dinlememişler. Ayeti doğru anlayabilmemiz içinde, bu ayetin öncesindeki ayetlere, dikkatle baktığımız da, ehli kitabın yaptığı yanlışlardan örnekler veriliyor.   Yaradan kendilerine hem elçiler, hem de kitaplar gönderdiğim halde, gönderdiğim kitapları göz ardı ederek, Kur’an tabiriyle sırtlarından arkalarına atarak, hi&cc... Devamı

Nisa Suresi 43. Ayetin Hükmü Kalkmıştır, Nesh Edilmiştir Diyenle

2015-05-21 11:33:00

    Bizler ne yazık ki Kur’an a, Allah ın ne söylediğini anlamak için bakmadığımızdan olsa gerek, bazı ayetleri görmemezlikten gelmemiz yetmiyormuş gibi, bazılarını da nesih edilme, yani hükmünü kaldırma yöntemiyle yok etmeye, üstünü örtmeye çalışıyoruz. Bunları yapan ancak, kendi nefsini aldatır. Nesih Kur’an içinde değil, Allah ın gönderdiği kitapları arasındadır. Çünkü Yaradan Kur’an ın tümüne iman etmedikçe, gerçek iman eden olamayacağımızı özellikle belirtir. Hükmü kalkan bir ayet var ise, Kur’an da ne işi var diye neden sormuyoruz?   Nisa suresi 43. ayetten, kimler ne anlıyor orasını bilemem, fakat birileri rivayetlerin etkisinde, yanlış anladığı çok açık. BU AYETİN HÜKMÜ KALKMIŞTIR, NESİH EDİLMİŞTİR DEMEK, Kur’an a uymak onu anlamaya çalışmak yerine, Kur’an ı kendi düşüncelerimize uydurmaktan başka bir şey değildir. Konu içki ve kumar konusu, gelin Kur’an da geçen içki konusuna birlikte bakalım ve daha sonrada, Nisa suresi 43. ayetle karşılaştıralım. Acaba aşağıdaki ayetlerin gelmesiyle, bu ayetin hükmü kalkmış mı, bu ayetler biri diğerini nesih etmiş, yani hükmünü kaldırmış mı, YOKSA HEPSİNİN ÇOK FARKLI GÜZELLİKTE, BAMBAŞKA ANLAMLARDA BİZLERE VERECEĞİ BİLGİLER Mİ VARDIR, onu anlamaya çalışalım.   Allah şarap yani içki, kumar konusunda çok açık ve net ayetini indirmiş ve açıklamıştır. Bakın neler söylüyor ayetlerinde, nasıl öğütler veriyor bizlere Rabbimiz.   Maide 90: Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. BUNLARDAN KAÇININ Kİ, KURTULUŞA ERESİNİZ.  &nb... Devamı

Nisa Suresi 34. Ayet Ve Kadının Dövülebileceği İftirası.

2015-04-26 21:09:00

        Kur’an ı tercüme edenler, öyle yanlış kelimelerle tercüme ediyorlar ki, Kur’an ın diğer ayetleri ile taban tabana zıt anlamlar ortaya çıkıyor. Böyle olunca da, Kur’an/İslam düşmanlarına gün doğuyor. Bu yazımda, çok bahsedilen ve yine İslam düşmanlarını sevindiren, yaptığımız yanlışlara bir örnek ayet sunmak istiyorum sizlere. Nisa suresi 34. ayet. Önce farklı iki mealden yazalım. Daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Nisa 34: Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb” korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) ONLARI (HAFİFÇE) DÖVÜN. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. (Diyanet meali)   Nisa 34: Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara ÖNCE ÖĞÜT VERİN, SONRA ONLARI YATAKLARINDA YALNIZ BIRAKIN VE NİHAYET ONLARI EVDEN ÇIKARIN/BULUNDUKLARI yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size say... Devamı

Şuara Suresi 78. Ayetten Alacağımız Dersler.

2015-03-30 20:21:00

        Bizler İslam ı öyle yanlış bilgilerle yaşıyoruz ki, batılı hak, hakkı batıl görür olmuşuz. Allah emin olmadığın bilgiden uzak dur, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, sakın Allah dan başka güvenilecek, yardım istenecek veliler edinmeyin diye uyarır bizleri. Kur’an ile aramıza ördüğümüz duvar, ne yazık ki gerçeklerin, uyarıların farkına varmamızı engelliyor.   Bizlere din ve iman adına, Kur’an ın yeterli olmadığını öğretenler, yalan hurafe ve batılın fark edilmemesi içinde, Kur’an ı anladığımız dilden okumamızı engellemeye çalışmışlardır. Ne yazık ki, başarılıda olmuşlardır. Bunun asıl nedeni, bizlerin hatasından kaynaklanmaktadır. Bizler yaşantımızda, beşeri konularda gösterdiğimiz titizliği, inancımızda ne yazık ki hiç göstermemişiz, ne söylenirse inanmış, Allah ın kitabından kontrol etme zahmetinde bulunmamışız. Böyle olunca da sonuç ortada.    İnancımızı en doğru bir şekilde yaşamak istiyorsak, emin olamayacağımız sanı ve rivayet bilgilere değil, Kur’an ın ipine sarılarak inancımızı yaşamalıyız. ÇÜNKÜ RABBİMİZ ÖZELLİKLE, YALNIZ KUR’AN A SARILMAMIZI VE BİZLERİ YALNIZ KUR’AN DAN SORUMLU TUTACAĞINI, AYETLERİNDE APAÇIK BİLDİRMİŞTİR.    Bizlere Kur’an da her bilgi yoktur diyenler, atalarının dine soktukları ilaveleri, rivayet ve sanı inançlarını, Kur’an da bulamadıklarında, onları da yaşamaya devam etmek adına, bakın Kur’an da her bilgi yok diyerek, BATILIDA HAK YAPMANIN YANILGISI İÇİNDE olmuşlardır. Lütfen bu gerçeği, artık fark edelim.  Yoksa hesap günü, çok ama çokkkkk pişman oluruz.   Peygamberimiz Kur’an ı tebliğ ederken, o günkü toplumun bir kısmı, Kur&rsqu... Devamı

Araf 185 Ve Ankebut 51 Ayetlerin Verdiği Dersler.

2015-03-11 10:55:00

        Allah Kur’an da bizlere, öyle ayetler indirip ikaz etmiştir ki, adeta beynimizin içine sokarcasına, çok açık uyarılarda bulunmuştur. Kur’an ile bağımızı gereği gibi kuramadığımız için, bizler nefsimiz ve şeytanın etkisinden kurtulamıyor, ayetlerden gereği gibi faydalanamıyoruz. Sizlere Kur’an dan iki ayet hatırlatmak istiyorum. Bu ayetler üzerinde lütfen dikkatle düşünelim. Kıssadan hisse alana ne mutlu.   Araf 185: Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR. (Diyanet vakfı meali)   Ankebut 51: Kendilerine okunan kitabı, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır. (Diyanet meali)   Düşündürücü olduğu kadar, ibret verici iki ayet. Peki, bu iki ayette Allah kullarına ne anlatıyor?   —O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR.   — KENDİLERİNE OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ?   Bu iki ayette çok açık ve net bir şekilde, BİZLERE YOL GÖSTERİCİ OLARAK KUR’AN IN YETECEĞİNİ, onun dışından bilgilere, rivayetlere inanmanın, dinden sapmak olduğunu anlatıyor. Ankebut 51. ayetin bir öncesinde, peygamberimizden mucize beklediklerini anlıyoruz. Allah Kur’an ın bir MUCİZE olduğunu, bundan başka mucizeler aranmasının yanlışlığını anlatıyor ve kendilerine okunan kitap onlara yetmiyor mu diyor. Bu ayetten de çıkaracağımız ders, din ve iman adına, KUR’AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ ANLIYORUZ.   Bu ayetin ilk muhatapları kimlerdir diye düşündüğü... Devamı

Nahl Ve Ankebut 43. Ayetleri Nasıl Anlamalıyız?

2015-02-25 20:05:00

        Günümüzde ne yazık ki Kur’an ı tercüme edenler, ayetlere öyle farklı anlamlar veriyorlar ki, bilgi edinmek, Allah ın tebliğini ilk elden alabilmek adına okuyanlar, tedirgin oluyorlar.    Bir kelimeye Kur’an ın onay vermediği, hiç bahsetmediği bir anlam yükleyerek, Kur’an da çelişkiler yaratıldığının farkına varmak, gerçek bir Müslüman’ın görevi olmalıdır. DAHA AÇIKÇASI BU BİZLERİN ZORLU BİR İMTİHANIDIR. Hiç birimiz bilmem kim öyle yazmış ya da öyle söyledi diyerek, bu yanlıştan kurtulamayız. Hepimiz inancımızda çok titiz olmalıyız. Bu konuda elimizin yetişebildiği ölçüde araştırmalı ve mücadele vermeliyiz.    Bu konu ile ilgili iki örnek vermek istiyorum. Önce ayetlere bakalım. Nahl 43 ve Ankebut 43. ayetler.    Nahl 43. ayeti birkaç mealden alıntı yaparak örnek yazalım.   Diyanet Meali: Senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.   Süleyman Ateş meali: Biz senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız.   Yaşar Nuri Öztürk: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.   Ali Bulaç meali: Biz senden evvel kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.   Suat Yıldırım meali: Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vah yettiğimiz bir kısım adamlarda... Devamı