KUR'AN IN KADINA KARŞI TAVRINI LÜTFEN DOĞRU ÖĞRENELİM.

2017-06-24 12:02:00
KURAN IN KADINA KARŞI TAVRINI LÜTFEN DOĞRU ÖĞRENELİM. |  görsel 1

İslam toplumunda, ne yazık ki kadının yeri, adeta ikinci sınıf bir insan konumundadır. TABİ BU KUR’AN IN DEĞİL, ERKEKLERİN OLUŞTURDUĞU FIKIH İNANCININ ESERİDİR.  Adeta kadının adı yoktur İslam toplumda. Kadının, erkeğin izniyle, ondan hoşnut olursa cennete gidebileceğini söyleyen, bir FIKIH inancı, ne Allah ın nede elçisinin sözleri asla değildir.     Allah Kur’an da kadını da, bir insan olarak erkek kadar eşit görmüş, üstünlük TAKVADADIR, yani Allah ın emirlerine uyup, yasaklarından korunmaktır demiştir. Kadın ve erkek yaradılışı gereği, farklı görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. FARKLI ÖZELLİKLERE SAHİP KADIN VE ERKEĞİ, ASKA KARŞILAŞTIRAMAYIZ VE BİRİNİ DİĞERİNDEN ÜSTÜN GÖREMEYİZ. Allah bazı erkeklerin uslanmaz, nefislerinin nerelere kadar uzanacağını çok iyi bildiği için, ADETA KADINI KUR’AN DA KORUMASI ALTINA ALMIŞTIR. Tabi Kur’an ile amel edilmediği içinde, bu gerçekler ne yazık ki fark edilememiştir, Kur’an da adeta kapalı kalmıştır. Tüm bunları açığa çıkarmak, her Müslüman ın görevidir ama bence kadınlarımızın bu konularda, daha fazla çaba harcamalarının, etkin olmalarının dinimizi hurafe ve batıldan uzak, Kur’an dan öğrenmesinin önemini hatırlatmak isterim. Kendi haklarını bilmeyenlerin ve savunmayanların, hak iddia etmeleri çok zor olabilir.   Bu makalemde, konumuzla ilgili sizlerin üzerinde düşünmenizi istediğim, çok önemli birkaç ayet var. Cahiliye döneminde, erkek nefislerinin yarattığı bir gelenek varmış. Bu gelenekte erkekler, eşlerini boşamak istediklerinde hiçbir sebep göstermeden, onlara ZIHAR ettiklerinde, yani onlara, SENİ ARTIK ANAMIN SIRTI GİBİ GÖRÜYORUM dediklerinde, rahatlıkla boşanabiliyorlarmış. Bu ... Devamı

KUR'AN IN PENCERESİNDEN BAKMAYAN, KUR' AN I ASLA ANLAYAM

2017-06-23 11:28:00
KUR'AN IN PENCERESİNDEN BAKMAYAN, KUR' AN I ASLA ANLAYAM |  görsel 1

Dini konular anlatılırken, hepimizin dikkatini çeken ve de toplum olarak adeta bizlere korku salan bir konu vardır. Her ne hikmetse, aynı konularda olmasına rağmen, dini anlatan konuşmacıların genel çoğunluğu farklı şeyler anlatır ve bununda Allah ın emri olduğu söylenir. Tabi bu durumda toplum olarak bizler, kimin doğru söylediğine inanmakta zorluk çekeriz.   Bu durumda sizce ne yapmamız gerekir? Bunun bir çıkar yolu olması gerekmez mi? Çünkü Allah sizleri, Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye hükmünü vermiş. SİZCE TELEVİZYONLARA ÇIKIP DA, AYNI KONUDA FARKLI ŞEYLER SÖYLEYENLERDE, BİR SORUN YOK MU? Elbette olmalı, doğru tektir ve onunda din adına kaynağı yalnız Kur’an dır. Çünkü kanun koyucu yalnız Allah dır. Bunu söyleyen, Kur’an ın bizzat kendisidir. Doğruyu arayıp bulmak, bizlerin görevidir, imtihanıdır.   Şöyle düşünün. Beşerin yazdığı bir bilim kitabını okuyan, hangi ülkede olursa olsun, hangi dile çevrilirse çevrilsin, aynı şeyi anlıyor ve bilim adamı oluyorlar. Hiç biriside farklı şeyler söylemiyor. Aralarındaki farkı, aynı bilgiler üzerinde, daha derin düşüp araştırarak, yeni buluşlar yapmalarıdır.   İYİDE KUR’AN I OKUDUKLARINI SÖYLEYEN, ONCA İNSAN NEDEN AYNI KONUDA FARKLI KONUŞABİLİYOR. Hem de onca tahsil görmüş İLAHİYAT PROFÖSÜRLERİ BUNU YAPIYPOR. Dini, yani Kur’an ı anladığını ve bu işin profesörü yani uzmanı, hocası olduğunu söyleyen ve bu konuda bir unvanı alan bunu yapıyor. Diğerlerini hadi dikkate almayalım diyelim.   Bu farklılığı araştırdığınızda, çok açık sorunun nereden kaynaklandığı ortaya çıkıyor. Bir kısım kişiler yalnız Kur’an ı referans, rehber alıyor. Bir kısmı hem Kur’an, hem rivayet fıkıh zincirini referans ve kanıt... Devamı

KUR'AN I DİNDE YETERLİ KANIT GÖRMEMEKTE ISRAR EDENLERE.

2017-06-22 10:23:00
KURAN I DİNDE YETERLİ KANIT GÖRMEMEKTE ISRAR EDENLERE. |  görsel 1

Yüzlerce makale yazdım, Allah ın Kur’an da ki gerçekleri ile din kardeşlerimi buluşturmaya çalıştım. Amacım bir Müslüman ın, din ve iman adına referansının, delilinin, kanıtının yalnız Kur’an olduğu gerçeğini anlatmaktı. Çünkü bunu Allah açıkça söylüyor ve SİZLERİ YALNIZ KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEĞİM DİYEDE UYARIYORDU.    Birçok kardeşime bu gerçekleri ulaştırdığımı ve onları düşünmeye yönlendirdiğime inanıyorum. Ama çok daha fazla kişiye de, özellikle bazı konuları kabul ettirmem mümkün olmadı. Bunun tek bir nedeni vardı, oda inancımız adına KUR’AN IN YALNIZ BAŞINA REFERANS, KANIT OLDUĞU GERÇEĞİNİN KABUL GÖRMEMESİYDİ. Elbette bu konu beni çok üzüyor, ama elimden hiçbir şey gelmez.   Özellikle ibadetlerimizi yerine getirirken, sorumlu olduğumuz, Allah ın kelamının yeterli olamayacağına inanmamız, inanın bizleri hem dinsen saptırmış, hem de Allah ın kitabına saygısızlığın en büyüğünü yapmaya neden olmuştur. Öyle bir şeye inanmışız ki, Allah bu konuda uyardığı ve sakın başka delil aramayın, Kur’an ın sınırlarını aşmayın kâfirlerden olursunuz dediği halde, bizlerin din adına kanıtımız yalnız Kur’an olmaktan çıktığı gibi, RİVAYETLER VE SANI SÖZLER, KUR’AN IN ÖNÜNE GEÇMİŞ.   Allah biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız dediği halde, Allah ın namaz kıl, oruç tut, Hacca git, zekât ver emrinin, hala Kur’an da gerektiği gibi detaylı açıklanmadığını söylüyor ve inanıyoruz. Hiç düşünmüyoruz, ALLAH IN AÇIKLAMADIĞI NEDİR Kİ BUNU BAŞKA KAYNAKLARDAN ARIYORUZ, ONDAN SONRA BUNLAR OLMAZSA OLMAZ DİYORUZ... Devamı

BİZLERİ DİNDEN SAPTIRAN EN BÜYÜK YANLIŞIMIZ.

2017-06-14 11:31:00
BİZLERİ DİNDEN SAPTIRAN EN BÜYÜK YANLIŞIMIZ. |  görsel 1

Genelde her yazımda anlatmaya çalıştığım ve üzerinde durduğum bir konu vardır. Bizler ile Kur’an ın arasına girenler, Allah ın mesajlarını anlamamızı engellemiş ve bizleri Allah ın istediği doğru yoldan saptırmışlardır. Bu yazımda da, bu sapkınlığın zirve yaptığı bir örnek verip, dikkatinizi bu konuya tekrar çekmek ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizleri Allah ile aldatanlar, bakın yüzlerce yıldır topluma neler anlattılar ve Kur’an dan nasıl uzaklaştırdılar.   “KUR'AN DAN KENDİ AKLI İLE, KENDİ DÜŞÜNCESİ VE BİLGİSİ İLE MANA ÇIKARAN KÂFİRDİR! [Mek. Rabbani]   Yani kendiliğinden verdiği mana doğru olsa bile, MEŞRU YOLDAN ÇIKARMADIĞI İÇİN HATA OLUR. Verdiği mana yanlış ise imanı gider.   KUR'AN-I KERİM, HİÇBİR DİLE, HATTA ARAPÇAYA BİLE TERCÜME EDİLEMEZ. Her hangi bir şiirin kendi diline bile tam olarak tercümesine imkân yoktur. Hadis-i şeriflerde de durum aynıdır. Hadis kitaplarından hadis nakletmek için, hadis âlimlerinden icazet almak gerekir. (Berika c.1)   Hadis-i şerifleri ve ÂYET-İ KERİMELERİ, HADİS KİTAPLARINDAN VE KUR'AN-I KERİMDEN DEĞİL, HAKİKİ İSLAM ÂLİMLERİNİN KİTAPLARINDAN NAKLETMELİDİR. Mesela, (İhya’daki hadis-i şerifte) veya (MEKTUBAT’TAKİ ÂYET-İ KERİMEDE BUYURULUYOR Kİ...) diyerek nakletmek gerekir.   Peygamber efendimiz bir gün, bir ayetin manasını Hz. Ebu Bekir’e anlatırken, orada bulunan Hz. Ömer, yapılan izahtan hiçbir şey anlamamıştır. Halbuki hadis-i şerifte (Eğer benden sonra Peygamber gelseydi, Ömer Peygamber olurdu) buyuruldu. BÖYLE YÜKSEK OLDUĞU VE ARABİYİ ÇOK İYİ BİLDİĞİ HALDE, HZ. ÖMER KUR'AN-I KERİMİ DEĞİL, TEFSİRİNİ BİLE ANLAYAMADI. Kur'an-ı kerimin manasını yalnız Muhammed aleyhisselam anlamış ve hadis-i şerifleri ile bildirmişt... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN SÖZLERİNİ NASIL ANLAMALIY

2017-06-03 11:41:00
KURAN DA GEÇEN ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN SÖZLERİNİ NASIL ANLAMALIY |  görsel 1

KUR'AN DA GEÇEN ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN SÖZLERİNİ, NASIL ANLAMALIYIZ. MUHAMMED SURESİ 15.   Kur’an da Muhammed suresi 15. ayetinde, ŞARAPTAN IRMAKLAR AKAN, diye çevrilen bir ayet vardır. Bu ayeti, Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışmadığımızda, Allah bu dünyada bizlere şarap, alkollü içkiden uzak durun dediği halde, cennette şarap mı ikram edecek, diyerek adeta ellerimizle Kur’an içinde kuşku yaratıyoruz. Art niyetlilere de, koz veriyoruz.   Allah şarabı, ya da diğer meyvelerden yapılmış benzer alkollü içkilerden, bizlerin uzak durmasını istemesinin nedeni, bizleri kendimizden geçirip, kendimize hâkim olamamamız ve böylece şeytanın esiri olabileceğimiz tehlikesiyle, uzak durmamızı özellikle tavsiye etmiştir. Bu dünyada Allah, bizlerin uzak durmasını istediği bir şeyi, cennetinde bizlere ikram etmesini elbette düşünemeyiz.   Her zaman yaptığımız gibi, Allah ın ayetlerinde geçen kelimelere öyle anlamlar veriyoruz ki, ayetler arasında kopukluk yarattığımız gibi, bizlerinde aklı karışıyor, doğru bilgi sahibi olamıyoruz.  Bahsedilen ayeti önce yazalım.   Muhammed 15: Müttakîlere VÂDOLUNAN CENNETİN DURUMU ŞÖYLEDİR: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, İÇENLERE LEZZET VEREN ŞARAPTAN IRMAKLARve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? (Diyanet vakfı meali)   Allah cennetini tarif ederken, bizlerin anlayacağı şekliyle örnekler veriyor. Akan ırmaklardan, pınarlardan öyle şeyler akıyor ki diyor, bu dünyada ha... Devamı

SAYIN NİHAT HATİPOĞLU NUN, İSLAM I ANLAMA YÖNTEMİ.

2017-05-23 11:10:00
SAYIN NİHAT HATİPOĞLU NUN, İSLAM I ANLAMA YÖNTEMİ. |  görsel 1

Sayın Nihat Hatipoğlu, yazılarını yazdığı gazetenin köşesinde, günümüz İslam batağının acıklı halini savunmak ve topluma anlattığı rivayetleri, doğruluğundan asla emin olamayacağımız sözleri, bilgileri aklamak adına bir makale yazmış. Bu makaleden alıntılar yaparak, sizleri konu hakkında düşünmeye davet etmek istiyorum.    “Önümüzdeki yıllarda radikal oluşumları tetikleyecek ve İslam âlemindeki ayrışmayı daha da derinleştirecek din merkezli projeler hız kazanacaktır. Bu projelerin Müslüman halkın geneline etkisi cılız olacaktır belki ama dinden rahatsız olup dine karşı dini kullanan Müslüman görünen kitle ile oryantalizmin maşası olan bazı kesimlerde etki bırakacağı kesindir.”   Sayın Hatipoğlu, İslam toplumunda bazı oluşumların hareketinden bahsediyor. Bu oluşumların, dinde olan ayrışmayı daha da derinleştireceği uyarısını yapıyor. İlginç olan bu tür bahsettiği oluşumların, ayrışmayı derinleştirecek olduğunu söylemesidir. Peki, bu proje neymiş, burası çok önemli, gerçekten ayrışmayı mı sağlıyor, yoksa bölünmüşlüğü birleştirme, tek bir kitap altında buluşmaya mı davet ediyor. Çünkü bu kişilerin Müslüman görünüp, dini kullandıklarından bahsediyor. Burası önemli. Sayın Hatipoğlu, karşı olduğu projenin ana başlıklarını sayıyor ve kendi düşüncesi doğrultusunda, bu projenin İslam düşmanları tarafından oluşturulmak istendiğinden bahsediyor. Başlıkları yazalım önce.   1. Kur’an İslam ı. 2. Peygambersiz İslam projesi. 3. Hadisleri uydurma projesi. 4. Mezhep düşmanlığı projesi.  5. Tasavvuf düşmanlığı projesi.    Şimdide konuları açalım, acaba bu projeler gerçekten Allah ın emirlerine muhalif sözleri, düşüncelerimi içeriyor. Eğer Kur... Devamı

SAY. M.İSLAMOĞLUNUN, KUR'AN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI

2017-05-20 10:10:00
SAY. M.İSLAMOĞLUNUN, KURAN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI |  görsel 1

SAYIN M. İSLAMOĞLUNUN, KUR'AN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI SONUÇLARI.   Sayın Mustafa İslamoğlu nun, bir konuşmasını izledim. Kur’an hakkında çok doğru bilgiler veriyordu. Bu konuşmasından bazı alıntılar yapmak ve daha sonra üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek ediyorum. Bakın Sayın İslamoğlu neler söylüyor Kur’an ile ilgili.   “ Biz Kur’an ı anlayamayız demek, 1-Allah a iftiradır. ZİRA ALLAH BU KİTABI AÇIK VE ANLAŞILIR KILDIM DEDİĞİ HALDE, MUBİN KİTAP DEDİĞİ HALDE, O diyor ki hayır, senin kitabın açık ve anlaşılır değil ben anlayamam. 2-Allah a, hem anlaşılmayan mesaj gönderip, hem de hesap sormuş demektir.    Hem anlaşılmayan bir mesaj gönderecek, hem de niye anlamadınız diye hesap soracak, olur mu böyle bir şey. 3-Kur’an ile İslam ın hattına geçmektir. Neden, Kur’an ın hakkı onu yaşamaktır. ANLAYAMADIĞINIZ BİR ŞEYİ YAŞAYAMAZSINIZ. Önce anlarsınız sonra yaşarsınız. Yaşamanın şartı onu anlamaktır.    Biz Kur’an ı anlayamayız diyenler, yaşamak istemeyenlerdir. O zaman neyi yaşıyorlar bunlar, üstelikte iyi dindar olduklarını söylüyorlar. SIKINTI ORADA. KUR’AN ANLAŞILDIĞI ANDA, YAŞADIKLARI DİNİN BU DİN OLMADIĞI, İNDİRİLEN DİN OLMADIĞI ORTAYA ÇIKACAK. Sıkıntı orada. Yani foya ortaya çıkacak.    KUR’AN HERKES TARAFINDAN ANLAŞILABİLİR KABUL ETTİĞİ ANDA, KENDİSİ ARACILIK YAPAMAYACAK. Aracılık yapmaktan mütevellit aldığı komisyonu alamayacak. Maddi ya da manevi. O saltanatı süremeyecek. Elaleme tepeden bakamayacak. Binlerce insanı köle gibi çalıştıramayacak. Elini öptüremeyecek. İnsanları sıraya dizemeyecek. Yani tezgâh gidecek. Onun içinde Kur’an anlaşılmaz.    Yani Allah ın kitabıyla yüz yüze gelme ey Müslüman. Niye biz... Devamı

ALLAH IN AFFETMESİ, ŞEFAATİ KONUSUNU NASIL ANLAMALIYIZ.

2017-04-26 10:43:00
ALLAH IN AFFETMESİ, ŞEFAATİ KONUSUNU NASIL ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Günümüzde halk arasında, çok konuşulan hatta tartışılan bir konu vardır. “ALLAH KUL HAKKINI AFFETMEZ”. Bazı kişilerde, Allah ın Kur’an da böyle bir hükmü yok, Allah bana şirk koşmadığınız sürece, affetmeyeceğim günah yoktur, şeklinde cevap verirler. Bu karşılıklı düşünceden yola çıkarsak, Allah kendisine yapılan suçu affetmiyor ama insanların birbirlerine yaptıkları adaletsizlikleri affedebiliyor, gibi bir sonuç çıkar ki, buda bizleri yanlışa götürür. Bu konu üzerinde düşünmeye başlamadan önce, sizlere hatırlatmak istediğim bir ayet var.   Nisa 31: Eğer YASAKLANDIĞINIZ BÜYÜK GÜNAHLARDAN KAÇINIRSANIZ, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız. (Diyanet vakfı meali)   Peki, bu büyük günahlar neler olabilir sizce. Eğer bizler nefislerimizin esiri olmadan, bunların ayrımını doğru yaparsak, Allah elbette çok bağışlayıcıdır, günahlarımızın bir kısmını, belki de hepsini affedecektir. TABİ İŞLEDİĞİMİZ ONCA GÜNAHLARIN, HİÇBİRİNİN KARŞILIĞINI GÖRMEDEN AFFEDİLEREK, CENNETE GİDECEĞİMİZİ ZANNETMEYELİM.    Şura 42: Ancak insanlara ZULMEDENLERE VE YERYÜZÜNDE HAKSIZ YERE TAŞKINLIK EDENLERE ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır. (Diyanet vakfı meali)   İnsan 31: O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. ZALİMLERE İSE ELEM DOLU BİR AZAP HAZIRLAMIŞTIR. (Diyanet meali)   Rum 57: O gün ZULMEDENLERE MAZERETLERİ FAYDA SAĞLAMAZ,Allah’ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez. (Diyanet meali)   Nisa 168: Muhakkak Allah, İNKÂR EDENLERİ VE ZULMEDENLERİ NE BAĞIŞLAR, ne de doğru bir yola eriştirir. (Elmalı meali)   Nisa 48: Allah,&nb... Devamı

KUR'AN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE.

2017-03-12 15:41:00
KURAN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE. |  görsel 1

Günümüzde bizlerin yaşadığı İslam a baktığımızda, Kur’an ile tam bir paralellik asla göremiyoruz. Allah ın Kur’an da emrettiklerini, pratik hayatta bazı konularda beşerin FIKIH öğretisi, tam tersini öğretiyor topluma. Toplumun Kur’an ile bağı kesildiği içinde, ne yaparsanız yapın, istediğiniz kadar Kur’an ile uyarın, söyledikleri tek şey var. “YÜZLERCE YIL ÖNCESİNDEN, BİZLERE DİNİ ANLATAN MÜÇTEHİT LER, KUR’AN I TAM ANLAYAMAMIŞTA, SİZLER Mİ GÜNÜMÜZDE ANLAYACAKSINIZ”Bu sözlere söyleyecek çok söz vardır ve bu konuda Kur’an da uyarıyor ve diyor ki, “Ya onların ataları, hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?”   Aynen bunu söylüyorlar ve apaçık Allah ın ayetleri dururken, beşerin sözleri olan FIKIH inancına kuşku duymadan inanmakta ısrar edebiliyoruz. Müçtehit i bakın nasıl tarif ediyorlar.   “Müçtehit; KUR'AN'IN SIRLARINI HAKKIYLA BİLEN, içtihat yapabilen, İslâmî ilimlerin bütün hükümlerinde otorite olan her fıkıh bilginidir. Bu zâtlar âyet ve hadislerin sırlarını bilme yeteneğine sahip seçkin insanlardır. Aklî ve naklî ilimlerin derinliklerine dalmış, keşfettikleri çeşitli cevherleri Müslümanların istifadesine sunmuşlardır.”   Kur’an ın muhkem ayetlerini, herkesin anlayamayacağına, bazı özel kişilerin anlayacağına inandığımız taktirde, Kur’an dan yüzlerce ayetin üstünü örtmüş ve inkar etmiş durumuna düşeriz. Kur’an ın anası, temeli olan MUHKEM ayetlerin, herkes tarafından anlaşılacağını, Allah yemin ederek söylüyor ve diyor ki; Yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık, öğ&uum... Devamı

ANA DİLDE İBADET YAPILAMAYACAĞINI SAVUNAN BİR KONUŞMACIYA CEVABI

2017-03-01 12:33:00
ANA DİLDE İBADET YAPILAMAYACAĞINI SAVUNAN BİR KONUŞMACIYA CEVABI |  görsel 1

İslam ı araştırmaya, öğrenmeye çaba harcayan bir din kardeşimiz, bana bir video göndermiş ve bu konudaki düşüncelerimi sormuş. Video da şöyle bir soru soruyor izleyici konuşmacıya.   “Neden Müslümanlar Arapçayı anlamadıkları halde, ibadetlerini bu dilde gerçekleştiriyorlar? Kendi ana dilimizde bunları yapmamız daha doğru olmaz mı?"   Aslında çok önemli, bir o kadarda düşünülmesi gereken bir konu. Konu biraz uzun, lütfen sabırla okuyalım. Çünkü Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini bizlere Fussilet 44. ayette açıklıyor ve diyordu ki;    “Eğer biz bu Kur'ân'ı yabancı bir dilde indirseydik, onlar kesinlikle, “AYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLENİR Mİ?” diyeceklerdi.”   Lütfen bu ayet üzerinde, sizleri düşünmeye davet ediyorum. ACABA ALLAH KUR’AN I GÖNDERİRKEN, AYNI SÖZLERİ, ARAP OLMAYAN KULLARI DA SÖYLEYEBİLİR DÜŞÜNCESİYLE GÖNDERMEYİP, HER DİLE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEYEN, ANLAŞILMASI ZOR, HER MÜSLÜMANIN MUTLAKA ARAPÇA ÖĞRENMESİ GEREKECEĞİ BİR ŞEKİLDE, GÖNDERMİŞ OLABİLİR Mİ? Bu sorunun cevabını, her Müslüman kendi nefsine mutlaka vermelidir. Siz bu ayetten, tüm dünyadaki Müslümanlar ibadetlerini Arapça yapmalıdır diye mi anladınız. Kur’an yalnız ibadetlerimizi yapmak için indirilmedi, lütfen unutmayalım. Kur’an bir yaşam rehberidir. Onun için Allah Arap toplumuna, Arap peygamber gönderip, Arapça bir tebliğ, rehber göndermiştir, anlasınlar ve düşünsünler diye. Allah Tevrat ı ve İncili anlayabilsinler diye, o günkü toplumun diliyle göndermiştir. Günümüzde hiçbir Hıri... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN NEBİ VE RASUL KAVRAMLARI NE ANLAMA GELİYOR.

2017-02-23 15:34:00
KUR'AN DA GEÇEN NEBİ VE RASUL KAVRAMLARI NE ANLAMA GELİYOR. |  görsel 1

Kur’an da Nebi ve Rasul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an da geçen Nebi ve Rasul kelimelerinin ortak ismi bulunmuş, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim. Peygamber haber getiren anlamındadır ama Nebinin anlamı çok farklıdır. Öyle ayetler var ki, NEBİ ve RASUL kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.    Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi sizce kullanır mıydı?  Önce bizler bu iki kelimenin ne anlama geldiğini doğru anlamalıyız ki, Kur’an ı anlamaya çalışırken büyük yanlışlara düşmeyelim. Bir örnek vermek istiyorum. Ali İmran 81. ayet de şu cümleler geçer, genel çoğunluk tercümelerde böyledir.   (Allah, PEYGAMBERLERDEN şöyle söz almış ve “Bakın size kitap ve hikmet verdim, şimdi yanınızda bulunanı doğrulayıcı bir PEYGAMBER geldiğinde ona mutlaka inanacak ve yardım edeceksiniz…..)   Hâlbuki peygamber diye çevrilen ilk kelime Kur’an da, NEBİ diye geçer. İkinci olarak yazılan peygamber kelimesi ise Kur’an da, RASUL olarak geçer. Şöyle diyebilirsiniz ne fark eder ki, hepsinde kimden bahsedildiğini anlıyoruz. Kur&rs... Devamı

KUR'AN BİZLERE İLMİ TAVSİYE EDER. ÇÜNKÜ İLMİN İLK BASAMAĞI K

2017-02-21 10:38:00
KUR'AN BİZLERE İLMİ TAVSİYE EDER. ÇÜNKÜ İLMİN İLK BASAMAĞI K |  görsel 1

KUR'AN BİZLERE İLMİ TAVSİYE EDER. ÇÜNKÜ İLMİN İLK BASAMAĞI KUR'AN DIR.   Bir kardeşimiz yazıma verdiği cevapta bana hitaben, “Âlimlerden hiç bahsettiğinizi görmüyorum. HEP ŞEYHLER, EFENDİLER, VELİLER DEYİP KÖTÜLEYEREK, kendi başınıza bu işi çözebileceğinizi dile getiriyorsunuz.” Diyerek serzenişte bulunmuş. AKLI BAŞINDA HİÇBİR MÜSLÜMAN ÂLİMLERE, İLME KARŞI OLMAZ. İlme karşı olan bir insan, Kur’an a da karşı olur. Böyle bir davranışta bulunmaktan, Rabbime sığınırım. Ama Allah ın dinine hurafe ve batıl karıştıran, toplumu kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp, Allah ile arasında aracı olabileceğini söyleyen, birde şefaatçi olabileceğini iddia eden bu din simsarcılarından, din tacirlerinden uzak durmamız gerektiğini, her zaman söyledim ve Allah ın izniyle söylemeye devam edeceğim.   Kur’an da yüzlerce ayetinde düşünmeye, akla, araştırmaya ve ilme atıfta bulunarak, bizleri ilim tahsil etmeye yönlendirir. Hatta birçok ayetinde KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİNİN İLİM OLDUĞUNU ve bizlerin mutlaka Kur’an ilmini öğrenmemizi ister. Allah ın resulü de onun için; “İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır” demiştir. Kur’an ilme, bilme, düşünmeye önem verdiğini bakın nasıl anlatır bizlere, birkaç örnek verelim.   De ki: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.”(Zümer 9)   Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. (Fatır 28)   Aklınızı kullanmıyor musunuz? (Bakara 44) Ne kadar da az düşünüyorsunuz. (Mümin 58)   Çok daha ilginç bir örnek a... Devamı

SAYIN MUSTAFA İSLAMOĞLU NUN, İSLAM I ANLAYIŞINA BİR ÖRNEK......

2017-02-13 10:29:00
SAYIN MUSTAFA İSLAMOĞLU NUN, İSLAM I ANLAYIŞINA BİR ÖRNEK...... |  görsel 1

İslam toplumu günümüzde, din ve inanç adına, büyük bir ikilem de ne yazık ki. Bazı kişiler Kur’an ın öğretileri ile topluma seslenip, Kur’an bizlere yeter, çünkü Allah bizleri Kur’an dan sorumlu tutacağına hükmetmiş diyerek, ayetleri anlatmaya çalışırken, bazı kişiler de Kur’an ın yeterli olamayacağından, rivayet hadislerin İslam ı tamamladığını, yaşanır ve uygulanır hale getirdiğini anlatıyorlar. Bir gurup daha var ki, adeta toplumun gönlünü, kalbini önce Kur’an ile fethedip, Kur’an bizlere yeter diyerek, daha sonra rivayetleri araya sıkıştırıyorlar. Toplumun tüm bunlardan kafasının karışması çok normal. Çünkü sorumlu olduğumuz Kur’an a müracaatımız yok, onunla diyalog içinde değiliz. Sorularımızı Kur’an a sormayıp, eğer nefsimizin hoşuna giden kişilere sorarsak, lütfen unutmayalım, HATA VE YANLIŞ YAPMA RİSKİMİZ, HER ZAMAN OLACAKTIR.    Bu yazımda sizlere, bu konuya örnek olması adına, Sayın Mustafa İslamoğlu nun söylemlerinden, düşüncelerinden, İslam ı anlayışından birkaç örnek vermek istiyorum. Çünkü Sayın İslamoğlu nun bazı söylemlerine baktığınızda, ağzından tabiri caizse bal damlıyor, benimde çok hoşuma gidiyor. Kur’an ın uyarılarının, öğretisinin çok güzel örneklerini görüyorsunuz bazı sözlerinde. Hatta yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz düşüncesin de olanlar, Sayın İslamoğlu na öyle sözler söylüyor ve hakaretlerde bulunuyorlar ki, bir Müslüman a yakışmıyor.    Gelelim Sayın M. İslamoğlu nun genel olarak düşüncesine, söylemlerine. Acaba Sayın İslamoğlu, İslam ı yaşarken her zaman yalnız KUR’AN IN PENCERESİNDEN Mİ BAKIYOR, YOKSA ARA SIRA FARKLI PENCERELERDEN DE BAKTIĞI OLUYOR MU?... Devamı

ALLAH IN SINIRLARINI AŞARAK, KAFİRLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK.

2017-02-07 11:52:00
ALLAH IN SINIRLARINI AŞARAK, KAFİRLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK. |  görsel 1

Bugünkü yazımda, sizlerin dikkatinizi çekmeye çalışacağım konu, BİR MÜSLÜMAN İNANCINI, HANGİ SINIRLAR İÇİNDE YAŞAMALIDIR. PEYGAMBERİMİZİN DİN ADINA SINIRLARI NEYDİ? BİZLERİN SINIRLARININ NE OLMASINI ALLAH BİZLERDEN İSTİYOR. Gelin bu soruların cevabını, sorumlu olduğumuz ve bizlere yol gösterici olarak gönderilen, Kur’an dan anlamaya çalışalım.    Allah bazı ayetlerinde dikkatimizi çekerek, şöyle bir uyarıda bulunur. “ ALLAH SINIRI, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ.” Bu uyarıda yapılan had, sınır nedir burası önemli. Bakın size öyle bir örnek vermek istiyorum ki, peygamberimiz daha yaşıyor. Bu durumdayken elçisinin bazı tebliğlerine uymak istemeyenleri uyarıp, hangi kitaba, kime sıkıca bağlanmalarını istiyor Allah.   Ali İmran 101: Size Allah’ın ayetleri okunup dururken ve Allah’ın Resulü de aranızda iken dönüp nasıl inkâr edersiniz? KİM ALLAH’A SIMSIKI BAĞLANIRSA, KESİNLİKLE O, DOĞRU YOLA İLETİLMİŞTİR.   Ayete lütfen dikkat edelim. Hitap edilen insanlar Allah a, elçisine ve kitaba iman etmeyenler değil, ÇÜNKÜ AYETLERİ OKUYORLAR, TEBLİĞ ALIYORLAR. Yoksa Allah elçisine ve kitaba iman etmeyenlere neden söylesin bunları. Ama inananlar arasında, yapılan bir yanlışa dikkat çekiliyor. Bir problem var elçisi ile bir kısım iman etmekte zorlananlar arasında. Bazı ayetlere yüz çeviriyorlar, inanmak istemiyorlar. Çünkü ne diyor, Allah ın resulü de aranızda. Lütfen bunu doğru anlamaya çalışalım. Hatırlarsınız cahiliye döneminden örnekleri verilir Kur’an da. Bazı kişiler Kur’an a inanalım ama atalarımızın inançlarını da yaşayalım dediklerini biliyoruz ama Allah bu istekleri asla kabul etmiyor. Demek ki iman edilecek, rehber alınacak, ya... Devamı

İSLAM TOPLUMU OLARAK, KADINLARIMIZA TAKINDIĞIMIZ YANLIŞ TAVIR.

2017-02-05 18:57:00
İSLAM TOPLUMU OLARAK, KADINLARIMIZA TAKINDIĞIMIZ YANLIŞ TAVIR. |  görsel 1

İslam ı öyle bilgilerle yaşıyoruz ki günümüzde, ne akla nede mantığa sığmadığı gibi, Kur’an ın adalet anlayışından da, asla onay almıyor. Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, BİR ERKEK, ANNESİYLE, EŞİYLE YA DA KIZIYLA YAN YANA NAMAZ KILABİLİR Mİ? Tabi bu soruyu genişletebilirsiniz de.    Basında, internette birçok resimler vardır bu konuda. Annesi, ablası, kızı arkada, erkek evladı önde evde namaza durmuşlar namaz kılıyorlar. Sizce bu Allah ın ve elçisinin emri olabilir mi? Allah ın emri olsaydı, böyle bir emrin örneğini de mutlaka Kur’an da görürdük. Çünkü Allah ne diyordu? Biz her şeyden nice örnekleri Kur’an da sıraladık ki anlayasınız. Düşünebiliyor musunuz Allah Kur’an da, yeni doğan bir bebeğin iki yıl süt emmesi gerektiğinin örneğini dahi veriyorsa, sizce bahsettiğimiz konu Allah ın emri olsaydı, Kur’an da bahsetmez miydi? Sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim hükmünü veren Yaradan, sizce Kur’an da açıklamadığı, örneğini dahi vermediği bir hükümden sorumlu tutar mı? Bunları söylediğimde, verecekleri cevabı çok iyi biliyorum. “HER ŞEYİ KUR’AN DA ARARSANIZ, NAMAZI BİLE KILAMAZSINIZ.” Söyleyecek çok şeyler var bu zihniyete, ama gönül gözleri kapalı olunca, birde gözler perdeli gönüller mühürlüyse, yapacak hiçbir şey yok demektir.   Geleneksel FIKIH inancı, İslam ı öyle bir şekillendirmiş ki, kadınlar neredeyse söz sahibi olmayan, adeta şeytanın yaveri kılığına sokularak, değersizleştirilmiştir. Kadınlarımız hakkında söylenen hadis uydurmalarını, utandığım için hatırlatmak istemiyorum.    Düşüne biliyor musunuz, beni doğuran annem ile Allah ın huzuruna birlikte durduğumu... Devamı

ALLAH IN HARAMLARINI BİLELİM, İKAZ VE UYARILARINA KULAK VERELİM.

2017-01-28 13:13:00
ALLAH IN HARAMLARINI BİLELİM, İKAZ VE UYARILARINA KULAK VERELİM. |  görsel 1

ALLAH IN HARAMLARINI BİLELİM, İKAZ VE UYARILARINA KULAK VERELİM.   Allah bizlere, sorumlu olduğumuz öyle bir kitap göndermiştir ki, her konuda kolaylaştırılmış, anlaşılan ve izah edilmiş yani detaylandırılmıştır. Bunu söyleyen Kur’an ın bizzat kendisidir. Fakat din simsarcıları, Allah ile aldatan menfaat şebekeleri, dini zorlaştırmak adına ilaveler yapıp, bizleri Kur’an dan uzaklaştırarak, öyle bir aldatmışlardır ki, Allah ne söylüyorsa tersini, Allah emrediyor diye topluma inandırmışlardır.    İlginçtir, Allah yemin ederek bu kitabı, sizler için kolaylaştırdım diye birkaç kez söylediği halde, bizlere Kur’an ı herkes anlayamaz, her ayetin, her kelimenin onlarca anlamı vardır, hata yaparsınız diyerek, topluma korku salmışlardır. Bizler bu yalana inandığımız içinde, Kur’an ile bire bir bağ kurmaktan korkmuşuz. Hâşâ Allah ın kullarına anlatamadığını, izah edemediğini, birilerimi başarmış?   Allah gerçektende Kur’an ı bizler için kolaylaştırmış ve bizlere çok hassas ve dikkat çekici uyarılarla yol göstermiştir. Ama asla sıkmadan, adeta terapiyle doğrunun şifrelerini vermiştir bizlere. Gerçekleri görebilmemiz içinde, aklımızı kullanmamızı, düşünmezi istemiştir. Böyle yapanların gönül gözünü açarım diyerek bizleri teşvik etmiştir. ALLAH IN KUR’AN DA DİKKAT ÇEKEN UYARILARI, ÖNERİ VE KIRMIZIÇİZGİLERİNE BİRLİKTE GÖZ ATALIM.    Allah ın bizlerden istediği ve taviz asla vermediği kırmızıçizgilerinden bahsederken, Rabbimiz özellikle HARAM kelimesini kullanmıştır ve bunları da tek tek saymıştır. Neler olduğunu hala bilmeyen, lütfen Kur’an dan araştırsın, okusun. Hatta Allah ın Kur’an da saydıklarının dışında haramlar edinenleri de, bakın nasıl uyarıyor... Devamı

LAİK HUKUK SİSTEMİ KUR'AN A TERS DÜŞER Mİ?

2017-01-25 12:16:00
LAİK HUKUK SİSTEMİ KURAN A TERS DÜŞER Mİ? |  görsel 1

Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, laik hukuk anlayışı, Kur’an ın öğretisine, emirlerine ters düşer mi? Ne yazık ki bugün bazı kişiler, laik devlet anlayışına, bu toplumu düşman yapabilmek adına, büyük uğraşlar veriyor.    Gelelim Kur’an ın emrettiği, ama hangi inançta olursa olsun değişmeyen, herkesin kabul ettiği, ayrım yapılmayan Kur’an ın evrensel ve bilimsel genel emirlerine, önerilerine. 1-Her insan özgürce inancını yaşar, dinde zorlama yoktur. Dinde ruhbanlık yoktur. 2- Zina suçtur, çünkü ailelerin mahremiyetini, saygınlığını, düzenini bozar, toplumda huzursuzluklar yaratır. 3- Hırsızlık ve adam öldürmek suçtur, toplumun düzenini bozar engellenmelidir. 4- Aile içi düzeni sağlayan hukuk olmalıdır ki, eşlerin hakları korunabilsin. Özellikle kadınlar korumasız olmasın. 5- Miras dağıtımında adalet sağlanmalıdır kurallar konmalıdır. 6- İşlenen suçlar tekrar edilmemesi için, caydırıcı cezalar uygulanmalı ve KISAS gözetilmelidir. Böylece güçlü insanların hâkimiyetine son verilmelidir.7-Kur’an düşünmeye, atıfta bulunur, aklımızı kullanmamızı ister bizlerden. Böylece inancımızla bizleri aldatmak isteyenlerin önüne geçilmek istenmiştir. Düşünmeyen insanlar kolay aldatılır.  BURADAN DA ANLIYORUZ Kİ KUR’AN İLİMLE, AKILLA ASLA ÇATIŞMAZ, AYNI EKSENDEDİR. 8- Yardımlaşmayı öğütler, böylece toplumların arasında doğacak büyük farklılıkların ve adaletsizliğin önlenmesi sağlanır. Buna benzer birçok hüküm Kur’an da, evrensel niteliktedir ve her toplum bu kurallara uyar ve kabul eder. BU HÜKÜMLERİN HEPSİNİN, LAİK DEVLET YÖNETİMİNDE YERİ VARDIR VE ASLA LAİK HUKUK SİSTEMİNE TERS DÜŞMEZ. Tüm bunlar... Devamı

KUR'AN DA İNANCIMIZ ADINA,HER ŞEYİN OLMADIĞINI İDDİA .........

2017-01-15 11:52:00
KURAN DA İNANCIMIZ ADINA,HER ŞEYİN OLMADIĞINI İDDİA ......... |  görsel 1

KUR'ANDA İNANCIMIZ ADINA, HER ŞEYİN OLMADIĞINI, ISRARLA İDDİA EDENLERE.........   İslam inancımızda, geleneksel düşünceler o kadar güçlü ki, ne yazık ki ayetlerin doğru anlaşılmasını önlüyor. Enam suresi 38. ayette geçen, “BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK.” Hükmünden rahatsız olanlar, bir kısmı iyi niyetle öğrenmek amacıyla, bir kısmı ise art niyetle öyle sözler söyleyerek batılı, hurafeyi ısrarla savunuyorlar ki, Kur’an ın indiriliş amacına bile ters düşüyor. Birkaç arkadaşım bu konuda yazdığım bir yazıma, şöyle cevaplar vermiş, birleştirerek cevap vermek istiyorum.   “Haluk Bey, o zaman bende derim ki, Neden Kur’an da bütün tarihi bilgiler, matematik, fiziğin gökbilimi, keşifler, icatlar yok. Her şey var diyorsun, ama namaz konusunda ben detay göremiyorum. Ne rekât sayısı var, nede namazda okuyacağımız ayetler açıklanmamış. Her şey varda nerede bu bilgiler? Zekâtımızı ne kadar vereceğimizin miktarı bile, Kur’an da açıklanmamıştır.”   Değerli arkadaşlarım, Kur’an ne fizik kitabıdır, nede matematik. Kur’an bizlere rehberdir, yol göstericidir ve Allah a kulluk görevimizi nasıl yapacağımızın öğretmenidir. Bunun dışında Kur’an dan  bilgiler aramayalım. Belki müteşabih anlamda ipuçları bulabiliriz. Bu farklı bir konudur. Ama yol gösterici ve kulluk görevimizi yapabilmemiz adına da, her bilginin olduğunu söyleyen, KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİDİR.  Bazı kardeşlerimiz, din adına her şeyin olduğu, Kur’an da değil, Allah ın huzurundaki saklı kitapta ( Levh-i Mahfuzda) olduğunu özellikle söylemekte ve buna inanmaktadırlar. İlginç olan Enam suresinde geçen bu ayette, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık derken, asla böyle bir bil... Devamı

İNANCIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ORTA YOLU,HANGİ MANTIKLA.......

2017-01-14 11:27:00
İNANCIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ORTA YOLU,HANGİ MANTIKLA....... |  görsel 1

İNANCIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ORTA YOLU, HANGİ MANTIKLA BULMALIYIZ. Günümüz İslam anlayışı öyle farklı inançlara bölündü ki, ne yazık ki genel çoğunluğumuzun inancının, Kur’an dan onay alması mümkün değil. Bizlerin yaptığı en büyük yanlış, Kur’an ile bağımızı gerektiği gibi kuramamamızdan kaynaklanıyor. Bazı kardeşlerimiz Kurmaya çalışsa da, ne yazık ki geleneğin öğretisinin etkisinden tam olarak kurtulamıyor. Halbuki Allah çok açık bir hüküm vermiş ve “SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM” demiştir. Bu durumda bizlerin İslam a bakış açımız, İslam ı yaşamak adına izleyeceğimiz yol nasıl olmalıdır?   Sizce Allah, verdiği bu hükmünden vazgeçip, Kur’an da açıklanmayan, izah edilmeyen, örneği dahi verilmeyen, Kur’an ın dışından da bizleri sorumlu tutar mı?  Elbette mümkün değil. Öyleyse bizlerin yapması, izlemesi gereken yol çok açıktır. DİN ADINA ANLATILAN HER ŞEYİN KUR’AN DA OLMASINA, BAHSEDİLMESİNE, HATTA İZAH EDİLMESİNE BAKMALIYIZ. Ama bizlere ne öğretildi? Kur’an da her şey yoktur. Buna nasıl inanırız, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin  dedikten sonra, sizce Kur’an da bahsetmediği, açıklamadığı bir bilgiden, hükümden Allah ın bizleri sorumlu tutacağını nasıl söyleriz. Bir kısmımız, sorumlu tutmaz diyoruz mantıken, ama bunu hayatımıza ne yazık ki bir türlü geçiremiyoruz. Çünkü rivayetler ve hurafe inancımız, bizim üzerimizde ağır basıyor alışkanlıklarımızdan, gelenek ve ataların inancından kurtulamıyoruz.   Batıl o kadar hükmediyor ki bizlere, Allah ın namaz kıl, oruç tur şeklindeki ibadetlerin Kur’an da açıklanmadığını, nasıl yerine getirileceğini... Devamı

TAYLAND İZLENİMLERİM......

2016-12-20 16:47:00

    Geçen hafta Tayland a, ailem ile birlikte bir gezi yaptık. Uzak doğuyu, kültürlerini, inançlarını merak ettiğim için, yerinde görmek istedim, Allah çok şükür nasip etti. Yaşam biçimlerini, inançlarını kitap üzerinde biliyordum belki, ama bizzat yaşamlarına şahit olmak, bilmediğim bilgileri de almak, kafamdaki bazı sorulara açıklık getirdi diyebilirim.   Ülkenin büyük çoğunluğu Budist. Çok az Müslüman var ama Budistlerin Müslümanlara karşı hiçbir kötü tavrını görmedim, zaten bir sorun yaşamadıklarını rehberimiz söyledi. Verdiği bir bilgi ise beni düşündürmedi değil. Budistler yanlarında Müslüman çalıştırıyorlarmış, ama Müslümanlar yanlarında Budist çalıştırmak istemiyorlarmış. Buda üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir konu.   Budizm bir din midir, değil midir bunun tartışmasını aslında yapmak doğru değil.ÇÜNKÜ DİN OLABİLMESİ İÇİN, ALLAH KATINDAN GELEN KANUNLARA İNANIYOR OLMAK GEREKİR. BUDİZM İNANCINDA ALLAH, YARATICI, TANRI KAVRAMI YOK. Yani bu dünyanın ve insanların bir yaratıcı tarafından yaratıldığına inanmıyorlar. Onun içinde Budizm e din demek hata olur. BELKİ BİR FELSEFE ya da kişinin kendisini meditasyonla belli bir düzeye eriştirmesi yöntemi, yolu diyebiliriz ama din olduğunu asla söylemeyiz. Bakın Buda öğretisi ölüm ve ötesi konusunda neler söylüyor.   (Shakyamuni Buda (Tarihsel Buda), “Ölümden sonra hayat var mı?” gibi bazı aşkın sorulara yanıt vermeyi reddediyor ve bu tür soruların hayatın içinde ihtiyacımız olan acıdan kurtuluşu saǧlayamayacaǧını belirtiyordu. Ve şöyle diyordu: “SİZE... Devamı

ALLAH IN SÜNNETİ İLE ELÇİSİNİN SÜNNETİ FARKLI MIDIR?

2016-12-08 10:30:00

ARALİK       İslam inancında çok bahsedilen ve hatta örnek almamız gerektiği konusunda, birçok hadislerin olduğu bir konu vardır. Peygamberimizin sünneti. Önce sünnet kelime olarak ne anlama geliyor onu doğru anlayalım ki, doğru bilgilere ulaşabilelim. Daha sonrada üzerinde düşünebilelim.   Sünnet kelime anlamı olarak, YOL, GİDİŞ, PRENSİP, KANUN DEMEKTİR. İslam toplumları arasında bu kelime, Peygamberimizin örnek davranışlarına verilen isim olduğu gibi, bir başka tarifte de şöyle anlatılır.    “Hazreti Muhammet’in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışlarıyla, şu ya da bu konuda söylemiş olduğu sözlerin tümü, Hazreti Muhammet’in koyduğu kurallar ve Müslümanlara gösterdiği yol.”   İslam inancında sünnet konusuna verilen anlamlar, genel olarak bu sözlerle ifade edilir. Peki, Kur’an sünnet sözcüğüyle bizlere ne anlatıyor ve bu kelimeden bizler ne anlamalıyız. Bunu doğru anlamak için ayetlere bakalım.    Fetih 23: Allah'ın öteden beri gelen kanunu/sünneti budur. ALLAH'IN KANUNUNDA/SÜNNETİNDE ASLA BİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN.( Elmalı meali)   İsra 77: Bu, senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlerimiz hakkındaki SÜNNETİMİZDİR. Bizim SÜNNETİMİZDE herhangi bir değişme göremezsin.  (Elmalı meali)   Nisa 26: Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin YOLLARINI göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, HÜKÜM VE HİKMET SAHİBİDİR. (Diyanet meali)   Bu ve buna benzer birçok a... Devamı

KADER KONUSU VE ALLAH IN TAKDİRİ.

2016-12-02 10:13:00

      Bizler kader konusunu, öyle yanlış anlıyoruz ve topluma anlatıyoruz ki, adeta bu anlayışımızla Allah a saygısızlık yapıyor ve Allah ın adaletini zerre kadar anlayamıyoruz. Kur’an da geçen Kader kelimesi Allah ın TAKDİRİ, ÖLÇÜSÜ ANLAMINDADIR. Kur’an kader kelimesini, dünyanın, tabiatın ve canlıların yaratılması ve onun eşsiz yapısını anlatırken de kullanır. Örneğin Rad suresi 8. ayetinde, ONUN KATINDA HER ŞEY ÖLÇÜ İLEDİR diyerek, bu âlemin şaşmaz bir ölçüyle, düzenle, dengede yaratıldığını anlatır bizlere. Yani Allah ın yarattığı kaderde, düzende asla bozulma, düzensizlik, kargaşa yoktur. KARGAŞANIN, BOZGUNCULUĞUN OLDUĞU HER YERDE, İNSANLARIN USLANMAZ NEFİSLERİNİN AZGINLIĞI VARDIR.    Allah bizleri yaratırken nasıl bir takdir, yani kader ölçüsü kullanmış, onu anlamaya çalışalım Kur’an dan. Önce Allah ın bizler için takdiri, yani kaderimizde adaletsizliğin olamayacağını unutmamalıyız. Kader konusunun, çok hassas bir konu olduğunu söylemek isterim.  Bazen bir yere gelip, oradan öteye gidemeye biliyor insan. Çünkü bunun nedeni, sebep sonuç ilişkisini kuramadığımızdan, bu konunun da detayına Kur’an, çok fazla girmediğinden diyebiliriz. Allah anlayabileceğimiz kadarını bizlere bildirmiştir. Yaradan bu dünyada sizleri, imtihan ediyorum der bizlere.  Bu imtihanın sonucunda da, yaptıklarımızın karşılığı olarak, bakın neler yaptığı bilgisini veriyor.   Nisa 79: Sana gelen iyilik Allah'tandır. BAŞINA GELEN KÖTÜLÜK İSE NEFSİNDENDİR. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter. (Diyanet vakfı meali)   Bu ayetten de anlıyoruz ki, yaşantımızda başımıza gelen her musibet,... Devamı

PEYGAMBERİN ÖNÜNDEN VE ARDINDAN GÖZETLEYİCİLER GÖNDERİRİZ.

2016-11-30 22:41:00

    PEYGAMBERİN ÖNÜNDEN VE ARDINDAN GÖZETLEYİCİLER GÖNDERİRİZ. Cin Suresi 26-27-28. Ayetler. Bizler eğer Kur’an ı rehber almış ve Allah ın uyarılarının bilincinde olsaydık, bugün yaptığımız çok büyük yanlışları asla yapmazdık. Onun için bizlere düşen en önemli görev, Kur’an a sarılıp, onun ışığıyla aydınlanmak olmalıdır. Size bu yazımda öyle bir ayet hatırlatmak istiyorum ki, bugün yaptığımız çok önemli yanlışlarımıza ışık tutuyor. Ayeti önce yazalım.   Cin suresi 26–27–28: Allah bütün gaybı bilir. Sırlarını kimseye açıklamaz. Ancak hoşnut olduğu peygamber hariçtir. ÇÜNKÜ O, PEYGAMBERİNİN ÖNÜNDEN VE ARDINDAN GÖZETLEYİCİLER GÖNDERİR Kİ, RABLERİNİN EMİRLERİNİ TEBLİĞ ETTİKLERİNİ BİLSİN. Allah onları çepeçevre kuşatmıştır ve her şeyi bir bir saymıştır. (Bayraktar Bayraklı meali)   Aslında ayette ilk dikkatimizi çeken, gaybı yalnız Allah ın kendisinin bildiği, herkese açıklamadığı ama yalnız istediği elçilerine açıkladığını bildiriyor. Peki, açıkladığı elçileri, bu bilgileri kendisine mi saklıyor? Burası çok önemli. Eğer Allah ın elçisi, verilen bilgiyi saklamış olsaydı, bizlere hiçbir faydası olmazdı.    Ayetin devamında ise bu sorumuza da cevap veriyor ve diyor ki Yaradan. Gaybın sırlarını bildirdiğimiz elçimizi izleriz, takip ederiz. Önünden ve arkasından gözetleyici melekler göndeririz ki, Allah ın verdiği bilgileri, topluma tam ve doğru bir şekilde tebliğ edip edilmediği bilinsin. Bu bilgi çok önemli. Buradan da anlıyoruz ki, Allah ın elçisine bildirdiği her şey, kontrol altında ve izleniyor tebliğ ediliyor tabi kayda alınıyor.   Bu bilgilerin ışığı... Devamı

SİZ KENDİNİZİ UNUTARAK, DİĞER İNSANLARA ERDEMLİ OLMAYI MI ÖĞÜTLÜ

2016-11-29 12:12:00

  SİZ KENDİNİZİ UNUTARAK, DİĞER İNSANLARA ERDEMLİ OLMAYI MI ÖĞÜTLÜYORSUNUZ. (Bakara 44. Ayet)     Yazılarımı facebook ta takip eden okuruma bir kişi, aşağıdaki mesajı göndermiş. Allah razı olsun oda bana iletti. Ben tenkitlere açığım, hatta önem veririm, doğru ya da yanlış tenkitlerin, düşünceleri doğru yönde daha da olgunlaştırdığına inanırım. Onun içinde ciddiye alırım. Bakın bu kardeşimiz neler söylemiş benim için.  Hiç değişiklik yapmadan yayınlıyorum.    (E….. hanım haluk beyi sakın dinlemeyin. hadisi kutsiyi inkar eden bir insan. lalegül tv deki hocaları deneyin ehli sünnet vel cemaat yolundan giden hocaları orada bulursunuz.haluk bey dinde mantık arıyor halbuki aklımızın her şeyi anlamadığını hepimiz biliyoruz.örnek, allahü tealayı göremiyoruz o zaman inanmayalımmı.vs bunun gibi çoğaltabiliriz.lütfen ehli sünnet dışı hoca geçine insanlara itibar etmeyin.cübbeli ahmet hoca.mustafa özşimşekler hoca. Mehmet talu hoca.abdulmetin balkanlıoğlu hoca. Ali ulvi uzunlar hocalardan şaşmayın. Saygılar )   Bu mesajı okuyunca, söylediklerinin bana iftira değil, benim düşünce ve fikirlerimi yansıttığını, açıkça söylemeliyim. Söylemediğim bir şeyi bana isnat etmemişler, kendisine teşekkür ederim. Gelelim söylenen sözlere. Acaba benim söylediklerime mi Kur’an onay veriyor, yoksa bu din kardeşimizin söylediklerine mi, isterseniz Kur’an ı delil/hakem göstererek, onun onayını alarak araştıralım. Gerçi bu kardeşlerimiz, İnancımızı yaşamak için Kur’an yeterli değildir düşüncesine inanıyorsa, Kur’an ı kanıt/hakem olarak da kabul etmelerini beklemek yanlış olacaktır. Allah Enam suresi 114. ayetinde, bakın neyi hakem yapmamızı istiyor.&r... Devamı

KUR'AN IN ÖRTÜNME, GİYİM KONUSUNDAKİ UYARILARI.

2016-11-25 11:31:00

KASİM       Kur’an kadının ya da erkeğin, nasıl bir giysi, kıyafet giyeceği konusunda bir kıyafet tarifi yapmamıştır. Bunun nedeni Kur’an ın evrensel oluşundandır. Ayrıca Kur’an her toplumun geleneklerine, mevsimsel farklılıklarına uygun bir şekilde genel hitaplarda bulunmuş ve asla giyim kuşam konusunda bir kıyafeti tarif etmemiştir.   Kıyafet tarifi yoktur ama kadın ya da erkeğin giyimleri konusunda, dikkat etmeleri gereken noktaların uyarısını da elbette Kur’an yapar. Gerisi kişinin TAKVASINA VE İMTİHANINA KALMIŞTIR.   Araf 26: Ey Âdemoğulları! SİZE AYIP YERLERİNİZİ ÖRTECEK GİYSİ, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi). (Diyanet vakfı meali)   İşte Kur’an böyle nokta atışları ile uyarılarını açıkça yapar ve hayata geçirilme konusunu da, toplumun hem geleneklerine, hem de çağın gereklerine bırakır. Yani sınırlama yaparak, sorumluluk altına sokmaz Rabbimiz kullarını. Yani Allah ın, yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık hükmüne, uygun emirler verir.     Peki, ayette nasıl bir uyarı var. Kadın ya da erkek ayırmadan, bizlerin cinsel bölgelerimizi örtmemizi özellikle emrediyor. Dikkat ederseniz bunun detayına özellikle girmiyor. Bununda elbette bir hikmeti ve bizler için bir güzelliği var ama bunun ne yazık ki farkında değiliz. Sanki Rabbimiz hâşâ detaya girmeyi unutmuş gibi, bizler kendi nefsimizden erkekler ve kadınlar olarak, inanılmaz farklı sınırlar çiziyoruz, detaylar belirliyoruz. Ayetin devamında ise süslenecek kıyafetlerden bahsediliyor. Demek ki güzel, süslü kıyafetler giyi... Devamı