Oruca Başlama Vakti Ve Kur'an.

2015-02-11 23:34:00

Oruca Başlama Vakti Ve Kur an.

 

 

Ramazan bizler için çok önemli bir aydır, çünkü Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Rabbimiz yalnız bizlere değil, bizden öncekilere de oruç tutmayı farz kıldığını, Kur’an da şöyle anlatır.
 
Bakara 183: Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR.
 
Bu ayetten de anlaşılıyor ki oruç, bizlerin korunması maksadıyla emredilmiştir. Allah yine bir ayetinde, orucun faydasını anlatmak içinde, şöyle söyler bizlere.
 
( VE ORUÇ TUTMANIZ, EĞER BİLİRSENİZ, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.)
 
Allah bizler için faydası olan, oruç konusunda Kur’an da, çok detaylı bilgilerde vermektedir. Benim üzerinde durmak istediğim konu ise, bugün bizlerin oruca başlama vaktinin, Kur’an ın emrettiği zaman ile aynı olup olmadığı konusunda, konuşmak ve sizleri bu konu hakkında, düşünmeye davet etmek olacaktır.
 
Her yıl dağıtılan imsakiyelerde, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği imsak ve namaz vakitleri yazılıdır. SABAH EZANI OKUNDUĞUNDA, ARTIK ORUCA BAŞLAMAMIZ GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMİŞTİR BİZLERE. 
 
Gerçekten bu bilgi doğrumudur. Allah ın rehberinde, oruca başlama vaktini izah ettiği örneğiyle, örtüşüyor mu bu bilgiler. Yine sabah ezanı günümüzde, Kur’an ın tarif ettiği vakitte mi okunuyor? İşte bir başka düşünmemiz gereken soru. Aslında konuyla da çok bağlantılı.
 
Bizlerin Kur’an ile irtibatımız kesik olduğu için, ne söyleniyorsa yapmak zorunda kalıyoruz. Din adına Kur’an dan konuşmak isteyenlere de, senin eğitimin ne ki bu konuda konuşuyorsun, DİN İŞİNİ BİZLERE BIRAKIN diyerek toplum susturulduğundan, kimse düşüncesini dahi söyleyememektedir. Böyle olunca da, ne Allah ın rehberine müracaat ediyoruz, nede ayetleri üzerinde düşünüyoruz. DİN ADINA DÜŞÜNME VE İMAN İŞİNİ BİRİLERİNE BIRAKMIŞIZ YAŞAYIP GİDİYORUZ. 
 
Bizler ruhban sınıfı, dinimizde yok dememize rağmen, açıkça bir ruhban sınıfı yaratmışız kendimize. Ne söylenirse, hiç itiraz etmeden yapıyoruz, herhalde bu daha kolayımıza gelmiş ki, itirazsız uyguluyoruz. Tabi sonucuna da katlanacağımızı unutmayalım.
 
Dün akşam ilk sahurumuza kalktık, Allah devamını da nasip etsin inşallah. Sabah ezan 04.15 gibi okundu, yani bizlere öğretildiği gibi, ezan okunmasıyla, artık oruç başlamıştı. Fakat işin ilginci, sabah namazına kalkanlar bilir, Ramazandan önceki bir gün öncesinde sabah ezanı, Ramazanın birinci gününde okunduğundan yaklaşık 45–50 dakika daha sonra okunuyordu. Yani sabah ezanı yaklaşık 50 dakika geri alındı. Ne oldu da birden bire, bir günde 50 dakika yaklaşık geriye geldi. Ramazan başlamadan evvel, geç mi sabah namazı kılıyorduk da, Ramazan gelince daha geri gidildi. İşte düşünülmesi gereken sorular.  
 
Allah sabah namazının vaktini tarif ederken, oruca başlama vaktine benzer bir vaktin tarifini yapar. Buda fecir vaktidir. Yani gecenin gündüze yakın anı. Gecenin gündüze dönüş vaktidir. Buradan da anlaşılıyor ki, Allah ın sabah namazının vaktini tarif ettiği zaman ile oruca başlama vaktinin zamanı aynıdır, fakat günümüzde sabah ezanı o kadar erken okunuyor ki, Allah ın oruca başlama vaktiyle uyuşmuyor. 
 
Sabah ezanının okunduğu saatte, lütfen başımızı pencereden çıkartıp dışarıya bakın. Ezanın okunduğu zamandaki gecenin karanlığı ile yaklaşık bir saat sonra ki durumu karşılaştırın. Daha sonrada Allah ın bu konuda ki ayetini düşünün. Bakalım Rabbimiz oruca ne zaman başlayın diyor, bizleri din adına yönetenler neler söylüyor, onu karşılaştıralım. Acaba aynı şeylerimi söylüyorlar, yoksa bu yaz gününün uzunluğunda, bir saate yakın, daha öncemi oruca başlatıyorlar bizleri, buna da sizler karar verin.
 
Bakara 187:….. Tan yerinin BEYAZ İPLİĞİ SİYAH İPLİĞİNDEN SİZCE SEÇİLİNCEYE KADAR yiyin için; sonra da orucu gece oluncaya değin tamamlayın. …..
 
Tan yerinin ilk ağarmaya başladığı, fecir vakti, yani gecenin gündüze yakın vaktinden itibaren ki, esas sabah namazının kılınma vaktidir, beyaz iplikle siyah ipliğin ayırt edilme anından itibaren, yemeyi içmeyi kesin diyor Rabbimiz. Bu andan itibaren oruca başlayın. Ayet o kadar açık anlaşılıyor ki, asla şüpheye düşmek mümkün değil.
 
Dikkat ederseniz, güneşin doğuşundan bahsetmiyor. Gecenin gündüzle buluşma anını tarif ediliyor. Gecenin konumunu açıklamak adına, bazı şeylerin fark edilecek duruma, geliş anının tarifini veriyor Rabbimiz bizlere. Peki, bizler Allah ın bu tarif ettiği zamanda mı başlıyoruz oruca, yoksa Allah ın tarif ettiği vakte, yaklaşık bir saat mi var? Denemesi ve kontrol etmesi sizden. 
 
Bundan yüzlerce yıl önce yaşayanlar, eminim ki oruca günümüzden daha doğru bir zamanda başlıyorlardır. Şimdi teknoloji var deniyor, ama şimdide Kur’an dan o kadar uzak yaşıyoruz ki inancımızı, söyleyecek söz bulamıyorum. Şimdide ayetin sonundaki cümleye bakalım. 
 
(ORUCU GECE OLUNCAYA DEĞİN TAMAMLAYIN.)
 
Bizler Allah ın gece oluncaya değin, orucunuzu tamamlayın sözünden ne anlamışız acaba? Oruca, günümüzde zifiri karanlıkta başladığımız gibi, gece tamamen karanlık olunca mı bitiriyoruz? Elbette hayır. Bu kısmı her ne hikmetse farklı anlamışız ve Allah ın akşam namazını tarif ettiği vakte yakın, akşam ezanıyla orucumuzu bitiriyoruz. Neden aynısını, başlarken de uygulamıyoruz?
 
Oruçlarımızı birilerinin Kur’an dan onay almayan dayatmalarıyla değil, Allah ın tarif ettiği vakitte başlamak, sizce daha akılcı değil mi. Yapılan yanlışı savunmak adına, işi garantiye almak için erken başlıyoruz diyerek, nefislerini tatmin edenler, her ne hikmetse orucu bitirirken, aynı toleransı neden göstermedikleri düşündürücüdür. Allah yemin ederek kolaylaştırdığını söylediği dinimizi, lütfen nefislerimizin etkisi ile zorlaştırmayalım.
 
Amacım Kur’an a uymayan, uygulamada yapılan yanlışlığı, gündeme getirmek ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmektir. Ben Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği kitabından, anladıklarımı aktardım. Sizlere düşen, Allah ın ayetleri ile bizlere öğretilenleri karşılaştırmak ve Kur’an ı rehber alıp, kendi imtihanımızı doğru yaşamak olmalıdır. Allah yanlışlarımı affetsin.
 
Allah daha nice Ramazanlara kavuşmayı, cümlemize nasip etsin inşallah. Dilerim Rabbimden cümlemizin oruçları, bedenimize ve ruhumuza şifalar verir. Orucun nimetlerinin farkına varamayanlarında, farkına varmalarını sağlar. Ve yine dilerim Rabbimden, aklını kullanıp, Kur’an ın rehberliğinde iman eden, kullarından oluruz. 
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://hakyolkuran.com/index.php

65
0
0
Yorum Yaz