Ölmüşlerimize Kur'an Okumak Doğrumu.

2016-11-10 08:09:00
KASİM
 
Ölmüşlerimize Kur an Okumak Doğrumu.
 

 

Sizce Kur’an ölmüşlerimize okunur mu, okunursa faydası olur mu? Bildiğiniz gibi günümüz İslam toplumunda, çok fazla kabul gören ve her ölen yakınlarımızın ardından Kur’an okuruz, ya da okuturuz. Bu davranışımız ne kadar doğru. Gelin bu sorumuzu Kur’an a soralım, bakalım ne cevap verecek. Bu konu hakkında bir makale daha önce yazmıştım, konuyu tekrar gündeme getirmek ve toplumun dikkatini çekmek adına, tekrar yazmayı uygun gördüm. Allah Kur’an ı neden indirdiğini, bakın nasıl açık bir şekilde bizlere bildiriyor.
 
Yasin 70:  DİRİ OLANLARI UYARABİLSİN ve kâfirlere ceza hak olsun diye. ( Bayraktar Bayraklı)
 
Fatır 22: DİRİLER İLE ÖLÜLER DE BİR OLMAZ. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin. (Diyanet meali)
 
Neml 80: Bil ki SEN ÖLÜLERE İŞİTTİREMEZSİN, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da DAVETİ DUYURAMAZSIN. ( Diyanet vakfı)
 
Aslında bu ayetleri okuyan ve iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, Kur’an ın yaşayan bizler için bir tebliğ, HAKKIN YOLUNA DAVETİYE olduğunu anlayacaktır. YANİ ÖNEMLİ OLAN KUR’AN I OKUMAK DEĞİL, ONUN UYARILARINI DİKKATE ALIP, HAYATIMIZA GEÇİRMEKTİR. Bunu yapabilmek içinde, yaşıyor olmamız gerekir. Ayetlerden çok açık bir şekilde görüyoruz ki, Allah diri olanlara, yani yaşayanlara uyarı ve hakka davet olsun diye Kur’an ı indirdiğini söylüyor. Ayrıca ölen ile yaşayan farkını da açıklıyor ve diyor ki, yaşayanlarla ölmüşler bir olmaz. Bu sözü ne maksatla söylediğini de doğru anlamalıyız. Allah bizleri bu dünyaya getiriş nedenini açıklarken, bakın neler söylüyordu.
 
Enbiya 35: Her canlı, ölümü tadar. BİR DENEME OLARAK SİZİ HAYIRLA DA, ŞERLE DE İMTİHAN EDERİZ. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz. (Diyanet vakfı)
 
Ankebut 2: İnsanlar, “İnandık” demekle İMTİHAN EDİLMEDEN BIRAKILACAKLARINI MI ZANNEDERLER. ( Diyanet meali)
 
Demek ki ölen ile yaşayan arasında çok büyük fark olduğunu, YAŞAYAN İNSANLARIN İMTİHANDA OLDUĞUNU, ÖLENLERİN İSE İMTİHANLARINI TAMAMLADIKLARINI ANLATIYOR AYET. Onun içinde yaşayan ile ölenlerin arasında çok büyük bir fark var. Kur’an bizler yaşarken, bizler için bir rehber yol göstericidir. Şimdide bu konudaki ayetleri hatırlayalım.
 
Bakara 2: Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN SAKINANLAR İÇİN YOL GÖSTERİCİDİR. (Diyanet meali)
 
Bakara 5: İşte onlar, Rablerinden gelen bir HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR.  (Diyanet vakfı meali)
 
İsra 9: Şüphesiz ki bu KUR'AN EN DOĞRU YOLA İLETİR; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. (Diyanet vakfı meali)
 
Taha 2–3:  Biz, Kur'ân'ı sana sıkıntıya düşesin diye değil, Allah'a SAYGILI OLANA BİR ÖĞÜT OLSUN DİYE İNDİRDİK. (Bayraktar bayraklı meali)
 
Sad 87: Bu Kur'an, ancak ÂLEMLER İÇİN BİR ÖĞÜTTÜR. (Diyanet vakfı)
 
Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Kur’an biz yaşayanlara, YOL GÖSTERİCİ, ÖĞÜT VERİCİ, DOĞRU YOLA İLETEN REHBER, olduğu anlaşılıyor. Rehberlik ve öğüt, ölen bir insan için değil, yaşayanlar içindir. Allah elçisine bile sen Kur’an ı ölülere işittiremezsin diyorsa, bizler ölmüş yakınlarımıza işitebilmemiz, zaten mümkün değildir. İşitmiş olsalar bile, artık onların yapabilecekleri hiçbir şey yoktur.
 
Ölmüş bir insanın ardından Kur’an okumanın, ölüye hiçbir faydası olamaz. Çünkü Kur’an bizler yaşarken rehberimiz, yol göstericimizdir. Eğer onun rehberliğinden yaşarken yararlandıysak, hesap günü bunun faydasını zaten göreceğiz. Çünkü Allah Zuhruf 44. ayette, nasıl bir hüküm vermişti hatırlayalım.
 
Zuhruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve siz ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Elmalı meali)
 
Demek ki sorgu sual, yalnız Kur’an dan olacak. Ama yaşadığımız, imtihanımız için ayrılan vakitte Kur’an ile meşgul olduysak, bunun faydasını göreceğiz. İmtihan vakti bitmiş, sona ermiş ise artık yapacak hiçbir şey yok demektir. Şöyle düşünün, Üniversite imtihanına girmişsiniz, size verilen mühlet içinde dersinize çalışıp, çalıştığınız kitaplardan imtihan olmuşsunuz ve imtihan sona ermiş. Siz şöyle diyebilir misiniz,  tühhh aklıma geldi, aslında öyle değil de, o soruya şöyle cevap vermeliydim, deme hakkınız var mı? Elbette yok. Bu konuda aynen böyle. Yaşarken Kur’an ile amel ederde, hakka batıl karıştırmazsak, hesap günü vereceğimiz cevapta zorluk çekmeyiz. ÇÜNKÜ SORULARIN HEPSİ ÇALIŞTIĞIMIZ YERDEN, YANİ KUR’AN DAN ÇIKACAK. Hesap günü soruların tümüne cevap vermek ve eyvah çalıştığım yerden soru çıkmadı demek istemiyorsak, gelin yalnız Kur’an ın ipine sarılalım.
 
Onun için bizler, emaneti teslim etmeden, imtihan bitmeden, mutlaka Kur’an ile meşgul olmalıyız. Ama asla hakka batıl karıştırmadan, Kur’an da her bilgi yok demeden, batılı, gelenekleri dinleştirmeden, Allah dan başka veli edinmeden, yardımı şefaati yalnız Allah dan dileyerek, arı duru Allah ın dinini, yalnız Kur’an dan öğrenmeli ve yaşamalıyız. 
 
Ölen kişinin, amel defteri kapanmıştır bunu unutmayalım. Çünkü Allah Kur’an ı yaşayanlara, bu dünyada imtihan için yol gösterici olması adına, gönderdiğini açıkça bildiriyor. Kur’an ı okuyanın kendisine faydası olur, ama lütfen dikkat. Anlayarak ve üzerinde düşünerek okuyorsak faydasını görürüz. Eğer anlamını bilmeden okuyor ve Allah ın hiç bahsetmediği şeyleri de dine sokuyor ve inanıyorsak, Kur’an ın verdiği örnekte olduğu gibi, Kur’an ile sorumlu tutulup ta, yalnız Kur’an ile amel etmeyen, sırtında ciltlerce dolusu kitap taşıyan, merkebin durumuna benzeriz. 
 
Özet olarak söylemek gerekirse, ölmüşlerimizin ardından Kur’an okuyup, onlara göndermemizin hiçbir faydası olamayacağını Kur’an ayetlerinden anlıyoruz. Ama bizlerin ölen yakınlarımıza, ne yapabileceğimize de elbette örnek veriyor Kur’an. BİZLER YAKINLARIMIZA DUA EDEBİLİR, ONLARIN GÜNAHLARININ AFFI İÇİN, ALLAH A NİYAZDA BULUNABİLİRİZ. Dua Allah ın özellikle bizlere tavsiyesidir. Hem kendimiz için, hem de sevdiklerimiz için, Allah dua kapısını her zaman bizler için açık bırakmıştır. Bu konuda örnek vermek gerekirse.
 
Haşr 10: Onlardan sonra gelenler derler ki: "RABBİMİZ, BİZİ VE BİZDEN ÖNCE İNANAN KARDEŞLERİMİZİ BAĞIŞLA, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!" (Elmalı meali)
 
Araf 55: Rabbinize alçak gönülle ve YÜREĞİNİZİN TA DERİNLİKLERİNDEN GELEREK DUA EDİNİZ. Doğrusu O, çizgiyi aşanları sevmez. (Bayraktar bayraklı meali)
 
Bizlerin de yapacağı, kedimize, sevdiklerimize, yakınlarımıza onlar için dua etmek olmalıdır. Allah sonsuz, sınırsız bağışlayıcıdır affedicidir, lütfen bunu unutmayalım. Allah ın vermediği hükümleri, vermiş gibi göstermeyelim ve dinin asli unsuru yapmayalım. Dinin sınırları Kur’an ile çizilmiş ve bu sınırları aşanın Allah, kâfir olacağını söyler ve bizleri uyarır.
 
Dilerim Allah dan, yaşadığımız imtihan vaktimizin sınırları içinde, Kur’an ın ipine sarılan, batıl ve hurafeden uzak, Kur’an ın önerdiği yolda yürüyen, Allah ın azınlık halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

 

86
0
0
Yorum Yaz