ÖĞRETMENİ KUR'AN OLANI, HİÇ KİMSE ALDATAMAZ.

2016-12-09 12:59:00
ARALİK

 

 
ÖĞRETMENİ KUR AN OLANI, KİMSE ALDATAMAZ.
 

Her mesleğin bir öğretmeni ve bir eğiticisi vardır. Eğitim almadan, pratik yapmadan asla o mesleği öğrenemezsiniz. Peki dini öğrenme konusu da aynımıdır sizce. Dini mutlaka birilerinden mi öğrenmeliyiz, onunda hocası, eğitmeni beşeri bir insan var mıdır? Bu örnek çok verilir ve denir ki, nasıl her işin bir ehli varda ondan öğreniyorsak, dinide ehlinden, bir bilenden öğrenmeliyiz. 

 
Allah Kur’an ayetlerini kast ederek, HADİ BİR BENZERİNİ GETİRİN BAKALIMdiye bizleri uyarır.  Bu uyarı ile Allah, bizlere rehber olsun diye indirdiği Kur’an ayetlerinin, eşi benzeri olmadığını, hiçbir beşerin bir benzerini getiremeyeceğini anlatır bizlere. Daha da ilginci, Kur’an ı anlamak adına çaba harcayanın, GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇARIM DER BİR AYETİNDE.
 
Bu uyarıyı, ikazı alan bizler, acaba Kur’an ın muhkem ayetlerini anlayabilmemiz için bir bilene, veliye, hocaya mutlaka muhtaç olduğumuzu söylersek, büyük yanlış yapmış olmaz mıyız? Allah eşi benzeri olmayan bir NUR, yol gösterici rehber indiriyor bizlere, ama bu nurun, rehberin MUHKEM ayetlerini, yani sorumlu olduğumuz ayetleri anlayabilmemiz içinde bizler, bir beşere mutlaka muhtaç olduğumuzu söylüyoruz, öylemi dostlar? 
 
HÂŞÂ RABBİMİZ BİZLERİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE AYETLERİ GÖNDERMEDİ, AMA BAZI KİŞİLER BU AYETLERİ ANLAŞILACAK HALA DÖNÜŞTÜRDÜ ÖYLE Mİ?  Ne dediğimizin farkında mıyız?
 
Bunları söylemek ve düşünmek, Allah a ve Kur’an a yapılacak en büyük saygısızlıktır. Eşi benzeri olmayan, beşeri hiçbir kitaba benzemeyen, Allah katından inen bir nur ile nasıl olurda beşeri kitapları, bilgileri, mesleklerini, bir tutarız ve onları örnek veririz. AYNI DEĞERLER BİRBİRİYLE KARŞILAŞTIRILIR. Kur’an ile beşeri kitapları, bilgileri nasıl aynı tutarız. Kur’an ile karşılaştırılacak hiçbir bilgi, kitap yoktur, karşılaştırılamaz, lütfen bu gerçeği unutmayalım. Hangi beşeri bir kitap, okuyanların gönül gözünü açabilecek güce sahiptir? Bunu da mı düşünemiyoruz.
 
Hiçbir batıl inancın etkisinde kalmadan, Kur’an ı anlayarak ve düşünerek okuyan bir Müslüman, İslam ı yalnız Kur’an dan öğrenmeye çalışması gerektiğini, yalnız Kur’an ın ipine sarılarak, emin olmadığı bilgilerin ardına düşülmeyeceğini çok iyi bilir.  Çünkü Allah güvenilecek, yardım istenecek VELİNİZ, yalnız benim der Kur'an da.
 
Peygamberimizin devrinde yaşayanlar, bizlerden çok daha şanslıydı. Onların danışacakları Kur’an ın yanında, birde Allah ın elçisi vardı. Peygamberimize danışıyorlar ve onun verdiği öğütlerle İslam ı en doğru öğrenme şansları vardı.  Hatta peygamberimize sorulan sorular karşısında, Allah bazen elçisine yardım ederek, sana şu konuda soru soruyorlar, onlara deki diyerek, gereken açıklamalarla ayetler indiriliyordu. 
 
PEYGAMBERİMİZ ALLAH IN ELÇİSİ OLARAK, ALLAH IN KONTROLÜNDEYDİ, ONUN İÇİNDE YAPACAĞI EN KÜÇÜK HATALARDA BİLE İKAZ EDİLİYOR VE BU İKAZLARI BİLE ALLAH, KUR’AN A GEÇİRİLMESİNİ SAĞLIYORDU. İşte bizler tüm bunların nedenlerini çok iyi düşünmeliyiz. Onun içinde hatasız, yanılmayan hiç kimse olmayacağından, DANIŞACAĞIMIZ REHBER/HOCA ILK ÖNCE KUR’AN OLMALIDIR. Daha sonrada anlayamadığımız konuları, elbette sormalı ve araştırmalıyız. YANİ İMANIMIZIN TEMELİNİ, KUR’AN ILE ATMALIYIZ KI, ONUN ÜZERINE YAPACAĞIMIZ BİNA SAĞLAM OLSUN.
 
Peygamberimiz Kur’an ın dışından, asla dine ilaveler yapmamıştır. Hatta Allah, görev verdiği elçisinin görev ve sorumluluğunu anlayabilmemiz için, Ahkaf 9. Ayetinde, deki onlara diyerek,”BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM, BEN SADECE APAÇIK BİR UYARICIYIM” demiştir.
 
Kur’an ı doğru anlamak istiyorsak, peygamberimizin bizlere emanet bıraktığı Kur’an dan istifade etmeliyiz. ÇÜNKÜ KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİ ÖĞRETMENDİR. ÖĞRETMENİ KUR’AN OLAN, SİZCE HİÇ YANILIR MI? Allah birçok ayetinde, biz ayetlerimizi açıkladık, nice örnekler verdik ki anlayasınız şeklinde açıklamalar yapmıştır. HÂŞÂ Allah ın anlatamadığı bir ayet mi varda, beşeri veliler, hocalar, efendiler, peygamberimizden sonra bizlere anlatmaya, açıklamaya çalışıyor. 
 
Lütfen şunları unutmayalım. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, Kur’an dan hesaba çekeceğim, sakın emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin veliler, efendiler edinmeyin, biz ayetlerimizi anlayasınız, doğruyu bulasınız diye nice örneklerle açıkladık,   yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık diyorsa, gelin Allah ın sözlerine güvenelim ve inanalım. Yoksa çokkkk pişman oluruz. ALLAH İSLAM DININDE, RUHBAN SINIFI YOKTUR DER KUR’AN DA. Elçisine bile tebliğ etmek Sana, hesap sormak bana düşer diyerek, yarattığım kulumla aramdan çekil diye uyarıyorsa, bu uyarıların dışına nasıl çıkarız ve birde velisi olmayan cennete gidemez, Kur’an ı doğru anlayamaz nasıl deriz.
 
İslam ı en doğru bir şekilde öğrenmek istiyorsak, batıl bilgilerden, veli ya da şeyhlerden değil, bizzat Yüce Rabbimizden, onun nurlu kitabından öğrenmeye çalışmalıyız. Çünkü ÜMMİ olan peygamberimizde böyle yapmıştır. PEYGAMBERİMİZİN İSLAM I ÖĞRENDİĞİ VE YAŞADIĞI KAYNAK KİTAP YALNIZ KUR’AN DI. Lütfen unutmayalım peygamberimiz ümmiydi, yani daha önceki ehli kitaba tabi olmamıştı ve dini konularda da fazla bilgisi yoktu. Onun için Allah Şura 52. Ayette; SEN DAHA ÖNCE KİTAP NEDİR, İMAN NEDİR BİLMEZDİN, SENİ DOĞRU YOLA BİZ İLETTİK DEMİŞTİR. Onun içinde peygamberimiz,  Allah ın gönderdiği ayetlerin dışında dine, tek kelime bile ilave yapmamıştır. Peygamberimizin yolundan gitmek isteyen, yalnız Kur’an a sarılır. Allah ile kulu arasında hiç kimse yoktur. Çünkü bizleri imtihan eden Yüce Rabbimizdir. Onun içinde imtihanımızı hiç kimseye emanet edemeyiz ve onların sözleriyle imanımızı yaşayamayız. İmtihan olduğumuz kitabın, Kur’an olduğunu söyleyen Rabbimizin sözlerini dinleyelim ve imtihan olmanın gereklerini yerine getirelim. 
 
İmtihanımızı birilerine endeksleyerek dostlar, veliler, şeyhler, efendiler edinerek yaşarsak, sonumuzun ne olacağını asla bilemeyiz. Kur’an Allah ın yanında veliler, dostlar edinen ve onların ardı sıra gidenler hakkında, öyle bir örnek veriyor ki Kur’an da, insanın tüyleri diken diken oluyor. İki farklı mealden yazmak istiyorum.
 
Ankebut 41: Allah dan başka VELİYLERE TUTUNANLARIN meseli, örümcek meseli gibidir: bir ev edinmiştir fakat evlerin en çürüğü de şübhesiz örümcek evidir, eğer bilselerdi. (Elmalı orijinal meali)
 
Ankebut 41: Allah'ın berisinden VELİLER EDİNENLERİN DURUMU,bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer. Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki, dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi! ( Yaşar Nuri Öztürk meali)
 
Allah bizlere çok açık bir uyarıda bulunuyor ve diyor ki, Allah ın yanında veliler, dostlar edinerek onlardan yardım isteyenlerin durumu, örümceğin durumuna benzer diyor. Peki, Allah bu örneğiyle acaba, ne anlatmaya çalışıyor, hiç düşündünüz mü? Örümcek konusunda araştırma yaptığınızda çok dikkat çekici bilgilere ulaşırsınız. Bu bilgiler bizlerin, bu ayeti çok daha iyi anlamamızı sağlar.
 
Yuvayı yapan dişi örümcek, ördüğü ağını aslında ev olarak değil, dışarıdan cazip görülen, dikkat çekici bir şekilde yaparak, ağına düşürdüğü sinek ve benzeri şeyleri yermiş. YANİ DİŞİ ÖRÜMCEK EVİNİ BARINMAK İÇİN DEĞİL KAPAN, TUZAK OLARAK KULLANIRMIŞ. Çok daha ilginci dişi örümcek, ağına gelen erkek örümcekle çiftleştikten sonra, eğer erkek örümcek kaçmazsa onu da öldürüp yermiş. İşte günümüzde din ve iman adına Allah dan, Kur’an dan başka güvenilecek veliler, yardım istenecek dostlar edinenlerin böyle büyük bir tehlike içinde olduklarını, verdiği inanılmaz örneğiyle bizleri uyarmaktadır Kur’an. Tabi anlayana, anlamak isteyene.
 
Değerli din kardeşlerim, hepimiz geldik, gidiyoruz. Önemli olan büyük hatalar yapmamaktır. Bizler günümüzde öyle yanlış şeylere inandırıldık ki, bu hatalar bizleri affettirilmeyeceklerin safına doğru itiyor. Gelin aklımızı başımıza alalım ve batıla, hurafeye değil, Allah ın ipine sarılalım.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

 

79
0
0
Yorum Yaz