KUR'AN IN EMRETTİĞİ TESETTÜR.

2015-12-01 18:02:00
Tesettür Arapça bir kelime olup, örtünme, giyinme anlamına gelir. Örtünme insanlığın ilk günlerinde de vardı, insanlık olduğu sürece de var olacaktır. Dikkat ederseniz, her çağda örtünme farklı şekillerde olmuş, ama özünde hiç değişmemiştir. Değişmeyen Kur’an ın da dikkatini çektiği avret yani edep yerleri, cinsel bölgelerin dikkat çekmeyecek şekilde özellikle örtünmesidir.
 
Örtünme konusu, Âdem ve eşinin nin cennetten uzaklaştırılması olayı ile Taha suresinde anlatılır. Allah bu surede Hz. Âdem in şeytana uymaması için uyarır. Fakat şeytan Hz. Âdem in nefsine hitap ederek, bakın ne der.
 
("Ey Âdem! Dedi, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?)
 
Nefis devreye giriyor ve Hz. Âdem ve eşini şeytan kandırarak, yasak meyveden yiyor ve AYIP YERLERİ, YANİ AVRET YERLERİ GÖRÜNÜYOR. Böyle olunca da avret yerlerini cennet yaprakları ile örtmeye çalışıyorlar. Lütfen dikkat, sizce bahsedilen bölgeler neresi olabilir? (Taha 117……121 ayetler) Gelelim Allah ın, tesettür yani giyinmenin ne maksatla emredildiği konusuna. Bakın Allah ilk giyinme yani, tesettür emrinin nedenlerini nasıl açıklıyor. 
 
Nahl 81: Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. SİZİ SICAKTAN KORUYACAK ELBİSELER VE SAVAŞTA SİZİ KORUYACAK ZIRHLAR VERDİ. Böylece Allah, Müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor. (Diyanet İşl. Bşk. Meali)
 
Demek ki giyinmenin bir başka amacı, dış etkenlerden, sıcak, soğuk zararlı şeylerden korunmak. Dikkat ederseniz asla bir elbise modelinden, şeklinden bahsedilmiyor. Zaten Kur’an ın hiçbir yerinde de Allah, giyim şekline karışmamış ama giyinmenin yani tesettürün amacını anlatarak, bizlerin işin özünü anlamamızı sağlamıştır. Konuyla ilgili bir başka ayete bakalım.
 
Araf 26: Ey Âdemoğulları! SİZE AYIP YERLERİNİZİ ÖRTECEK giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi). (Diyanet vakfı meali)
 
Aslında bu ayette Allah, farklı bir konuya dikkatimizi çekerek, kadın erkek ayrımı yapmadan, bakın ne diyor. Özellikle ayıp yerlerimizi örtecek, Allah ın giysi yarattığını bildiriyor. Ayrıca süslenecek elbiseden de bahsediyor. Devamında ise bugün hala anlayamadığımız, belki de anlamak istemediğimiz, yaptığımız bir yanlışa dikkat çekerek, hepsinden önemli olan TAKVA ELBİSESİDİR diyor. Allah bu ayette takva elbisesinden kasıtla, ASIL OLAN SİZLERİN ALLAH KORKUSUYLA NAMUSLARINIZI KORUMANIZ VE ALLAH IN YASAKLARINDAN SAKINMANIZDIR diyor. 
 
Kur’an tüm zamanlara ve farklı toplumlara hitap eden eşsiz bir nurdur, rehberdir. Kutuplarda yaşayanla, ekvatorda yaşayan, ya da diğer coğrafyalarda yaşayan insanların çok farklı şartlar ve koşullarda giyinmesi gerektiğini bilen Rabbimiz, onun içindir ki giysinin tarifini yapmıyor, toplumların geleneklerine, örf ve adetlerine bırakıyor. 
 
Şimdide Kur’an da, özellikle giyinme/TESETTÜR konusunda Allah ın dikkatimizi çeken ayetlerine bakalım. Çok ilginçtir NUR 31. Ayette hükmedilen, göğüs açıklığının örtülmesi emredildiği halde, ayette geçen HIMAR, yani örtü kelimesine başörtüsü anlamı verilerek, ASLINDA ALLAH AÇIKÇA OLMASA DA, DOLAYLI OLARAK, BURADA BAŞÖRTÜSÜNÜ DE KADINLARA EMREDİYOR DENMEKTEDİR. 
 
Kur'an'da geçen HIMAR, HUMUR sözcüğünün çoğuludur ve örtü, perde (pencere) anlamındadır. Arapçada içkiye hamr isminin verilmesi de, aklı örtmesi ve gizlemesi ile bağlantılanır. Düşünebiliyor musunuz, bugün başörtüsü, yada türbana Kur’an dan delil, bu ayette geçen hımar kelimesine, kendi nefislerimizde verdiğimiz farklı bir anlamla, kanıt gösterilmekte ve kadının saçını erkeğe göstermesi haramdır denmektedir. Hâlbuki Kur’an ın hiçbir yerinde ve Nur suresi 31. Ayette, kadın başını örtmelidir diye bir hüküm vermemiştir.
 
Yine aynı ayette kadınların, göğsün örtülme emrine açıklık getirirken örttükten sonra, GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA sözlerine, yine Allah ın ayette asla bahsetmediği, örnek dahi vermediği sözlerine, kendi nefislerinde anlamlar vererek, ALLAH BU AYETTE, GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA SÖZÜYLE, EL VE YÜZLER MÜSTESNA HER YERİ KADIN ÖRTMELİDİR, ANLAMINI ÇIKARMIŞLARDIR. Hâlbuki Allah bu ayette, kadın göğsünü örttükten sonra, kendiliğinden görünen iriliğinin görünmesinin müstesna olduğu, önemli olmadığını, bunun dikkate alınmaması gerektiğini anlatılıyor ayette.  
 
Lütfen şunu unutmayalım, Allah Kur’an da hükümlerini herkesin anlayamayacağı, dolaylı bir şekilde asla göndermediğini, tam tersine açık, anlaşılır ve nice örneklerle açıkladığını söyler. Çünkü bu ayetlere Kur’an MUHKEM ayetler, yani şüphe götürmeyecek kadar açık, anlaşılan ayetler olarak anlatır. Ama bizler Allah ın Kur’an da, tek kelime bile bahsetmediği anlamları ayetlere vermekten hiç çekinmeyiz. Ondan sonrada kendi batıl inançlarımızın etkisiyle, KENDİ TESETTÜR ANLAYIŞIMIZLA KIYAFETLER ORTAYA SÜRÜP, İŞTE BU ALLAH IN İSTEDİĞİ KIYAFET/TESETTÜR DİYEBİLİYORUZİlginçtir bu çabamız ve uğraşımız hep, kadının giyimi üzerinedir. Yine kadının özellikle giyinmesi konusunda bir ayet vardır ki, bakın kadınlarımıza yönelik, nasıl bir uyarıda bulunur Allah. 
 
Ahzab 59: Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve inananların hanımlarına, dışarıya çıkarken “ÜSTLERİNE ÖRTÜ ALMALARINI” söyle. Bu, onların tanınmasını ve incitilmemesini sağlayan en uygun yoldur. Allah çok bağışlayıcıdır; merhamet sahibidir. ( Bayraktar Bayraklı meali)
 
Ayet çok açık bir uyarıda bulunuyor ve iman eden kadınlara diyor ki, dışarıya çıkarken evin içinde daha serbest bir kıyafetle giyindiğiniz şekilde dışarı çıkmayın. Çıkarken Cilbaplarınızı, yani sokağa çıkarken giydiğiniz DIŞ GİYSİLERİNİZİ, ÖRTÜLERİNİZİ GİYİNİZNeden giymeleri gerektiği konusunda da açıklama yapıyor ve böylece bu kadınlar tanınsın, bilinsin ve rahatsız edilmesinler diyor. Eğer açık saçık giyinmiş olsalardı, art niyetli insanlar peşlerine düşerek, rahatsız edebilirlerdi. 
 
Kadın ya da erkeğin giyim şekli, toplumların kabul edebileceği yöresel, iklimsel ve kültürünün, geleneklerinin etkisiyle farklılık arz eder. HATTA AHLAK VE NAMUS ANLAYIŞI DA, BU ETKENLER DOĞRULTUSUNDA DEĞİŞİR. Ülkemizin bir bölümünde giydiğimiz ve toplumda normal karşılanan bir kıyafet, yine ülkemizin bir başka bölgesinde, normal karşılanmaya bilir. Onun içindir ki bizler, gittiğimiz toplumların ahlak anlayışı, gelenekleri ve törelerine ters düşmeyecek şekilde giyinmeye, özen göstermeliyiz. 
 
Dikkat ederseniz ayette, asla Allah bir kıyafetin tarifini yapmıyor. Bazı kişiler hurafe ve batıl inançlarına kanıt olması adına, bu dış giysiyi kendi nefislerinde şekillendiriyorlar ve burada bahsedilen DIŞ GİYSİ, ÇARŞAFTIR diyebiliyorlar. Allah ayetlerde bir giysiyi şekillendirmediği, tarif etmediği halde, bizler kendi nefislerimizde böyle şekillendiriyoruz, daha sonrada bakın Kur’an da bunun delili var diyerek, Allah ın ayetlerini tahrif ediyoruz, anlamlarını değiştiriyoruz. 
 
Dikkat ederseniz TESETTÜR dendiğinde, yalnız kadınların giyim şekli gelir aklımıza. Hâlbuki Allah tesettürü, yani edepli giyim şeklini, erkek ya da kadın ayrımı yapmadan emretmiştir. Kadınlar içinde onların özel konumları ile ilgili, bazı uyarılarda bulunmuştur, ama asla herhangi bir kıyafetten bahsetmeden. Biz erkekler, Allah ın hiç bahsetmediği şekillerde, kadını giydirdik ve bunlar Allah katındandır dedik. Peki, biz erkekler kendimize, nasıl bir TESETTÜR kıyafeti biçtik ve avret yerleri belirledik dersiniz. Gelin şimdide ona göz atalım. 
 
Küçük yaşta kız çocuklarının, evlendirilebileceğini söyleyen, fetvasını veren İlahiyatçı Nurettin Yıldız, tesettür konusunda bakın neler söylüyor.
 
(Tesettür, “avreti kapatmak” demektir. Kadının da avreti vardır, erkeğin de. Avretin varlığı konusunda erkekle kadının bir farkı yoktur. Avret mahallinin ölçüsü konusunda erkekle kadının farkı vardır. KADINDA EL, YÜZ VE AYAK KISMI HARİÇ, GERİ KALAN KISIMLAR AVRETTİR. ERKEK DE İSE ÇOK STANDART BİR ÖLÇÜ VAR. DİZ KAPAĞINDAN GÖBEK DELİĞİNE KADAR OLAN KISIM AVRETTİR. Erkeğin avreti hususunda ise icma vardır. Yani aykırı hiçbir görüş yok. Erkeğin de avretinin bulunduğu icma konusu, ayrıntıya girildiğinde farklıdır. Bazı âlimler, “Kalçalar ve hizasındaki ön kısım avrettir” demişlerdir. Sembolik bir rakamla ifade edecek olursak da ümmetin yüzde 95’i “DİZ KAPAĞI VE GÖBEK ARASI AVRETTİR” demiştir. Dolayısıyla bir bayan göğüslerini nasıl örtüyorsa, baldırlarını nasıl örtmesi gerekiyorsa, erkeğin de bu avret dediğimiz bölgeyi örtmesi farzdır. Bunda hiçbir sıkıntı yok. Bu filan görüş, falan âlimin içtihadı değildir. KAYNAKLARI HADİS-İ ŞERİFLER OLAN NASLARLA SABİTTİR.)
 
İşte bizim İslam ı anlayış ve yaşayış şeklimizin ana kaynakları. Düşünebiliyor musunuz? Tüm bu bilgilerin ana kaynağı Kur’an değil, kaynak rivayet edilen FIKIH ve hadisler, naslarla sabittir diyor. İlginç olanı da, erkeğin avreti konusunda, aykırı bir görüş olmayıp, icma fikir birliği vardır deniyor.
 
Kadının saçı erkeğe haram, erkeğin saçı kadına serbest. Kadın erkeğe namaz kıldıramaz, kadının sesini duyan erkeğin, aklına namazda kötü şeyler gelir, namaz bozulur diye inanırız. Ama kadınlarımız çıkıp da sormaz her ne hikmetse, bizler sizin arkanızda namaz kılıyoruz, ama sizin sesinizden etkilenip aklımıza kötü şeyler gelmiyor demezler. Yoksa biz erkeklerde mi bir sorun var, ne dersiniz?
 
 Hangi erkek kıldan, tüyden cinsel anlamda etkilenir haz alır, Allah ı nı seven bunu açıklasın. Allah asla Kur’an da, bir kez bile böyle bir hüküm vermediği halde, nasıl inanırız buna. KADIN ELBETTE ERKEKTEN DAHA NARİN, HOŞ VE ALIMLIDIR. BUNDA ŞÜPHE YOK. ONUN İÇİNDE ALLAH ÖZELLİKLE ERKEKTEN FARKLI OLARAK ÖRTMESİ GEREKEN YERLERİ ZATEN KUR’AN DA SÖYLEMİŞ, DİKKATLERİNİ ÇEKMİŞTİR. Bizler nasıl olurda, kadın elleri, yüzü ve ayakları hariç, görünmeyecek şekilde örtmelidir, bu Allah ın emrettiği TESETTÜR deriz. 
 
Erkeklere gelince, iş çok daha kolay ve de basit. DİZ KAPAĞI VE GÖBEK ARASI AVRET YERİ DİYE İNANIRIZ. Peki, bu sınırlamayı erkekler için kim yaptı, hükmü kim verdi? Kur’an ın vermediği çok açık. İlginçtir bu inanca göre, erkekler kadının saçından tahrik olabiliyor, ama kadınlar erkelerin göbek üstü açık erkek gördüğünde etkilenmiyorlar.Bence bu işte bir yanlış var, hem de çokkkkk büyük yanlış var.
 
Değerli din kardeşlerim, bugün kadınlarımıza dayatılan TESETTÜR şekli, Kur’an ın emrettiği tesettür asla değildir, önce bunu çok iyi bilmeliyiz. Yahudilerin ve Hıristiyanların ellerinde bulunan tahrif edilmiş, Tevrat ve İncil de geçer bugün kadınlarımıza dayatılan TESETTÜR. Kadınlarda başın örtülmesi, çarşaf ve peçe takılması Ehli kitabın bugün ellerinde bulunan, inandıkları kitaplarda çok açık ve detaylı bir şekilde geçer.  PEKİ, NEDEN KUR’AN DA TEK KELİME BİLE GEÇMEZ DİYE, KENDİMİZE SORMUYORUZ? Sormuyoruz çünkü inancımızı, birilerine emanet etmişiz de ondan. 
 
ALLAH DAN KORKAN VE SAKINAN, TAKVA SAHİBİ BİR MÜSLÜMAN KADIN YADA ERKEK, NAMUSUNA TERS DÜŞMEYECEK ŞEKİLDE, NASIL GİYİNMESİ GEREKTİĞİNİ, ALLAH DAN ALDIĞI EMİRLER DOĞRULTUSUNDA, ÇOK İYİ BİLİR. TAKVA SAHİBİ OLMAYAN BİR İNSAN, NASIL GİYİNİRSE GİYİNSİN, ALLAH KATINDA ÇIRILÇIPLAK DOLAŞAN BİR İNSANDAN FARKI YOKTUR.  İMAN KALPTE BAŞLAR, AKILLA GÜÇ KAZANIR. AKIL DEVRE DIŞI KALMIŞSA, O İMAN ALLAH IN İSTEDİĞİ İMAN DEĞİLDİR. ÇÜNKÜ ALLAH DÜŞÜNMEYEN, AKLINI KULLANMAYAN KULLARIMI, PİSLİK İÇİNDE BIRAKIRIM DİYOR.
 
Düşünmeyi, sorgulamayı bizler bırakmışız. Hâlbuki Allah bizleri birçok ayetinde düşünmeye davet etmiş ve düşünmeyen kullarını cezalandıracağını açıklamıştı. Birilerine düşünmeden tabi olunca, Kur’an devre dışı kalmış, bizlere yol gösteren rivayetler ve sanı bilgiler olmuş. HANİ RABBİMİZ BİZLERİ, KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORDU. Ne oldu bu ve benzeri ayetlerin hükmü? Batıl inançlarımız adına hepsinin üstü örtüldü ve ne yazık ki görmezden geldik. Allah yardımcımız olsun. 
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

770
0
0
Yorum Yaz