Kur'an ın Adaletini Doğru Anlayabilmek

2015-01-31 20:28:00
 
Kur an ın Adaletini Doğru Anlayabilmek.
 
Kur an ın Adaletini Doğru Anlayabilmek.
 

 

Bizler kıymetli bir eşya alırken, kılı kırk yarar araştırır, soruşturur öyle alırız. Alacağımız eşyanın, malın en güzelini, en sağlamını almak için azami çaba gösteririz, bu iş içinde zaman harcarız. Peki, dostlar acaba dinimizin, inancımızın temellerini oluşturan kuralların doğruluğunu, sağlamlığını aynı şekilde araştırıyor muyuz, onun içinde aynı zamanı harcıyor muyuz dersiniz? 
 
Hiç sanmıyorum, bizler ne yazık ki nefsimizin esiri olmuş, bu Dünyanın nimetlerine gözleri kapalı dalmış, onun zevkiyle sarhoş olmuş insanlar olarak, İslam’ın gerçek değerleriyle uğraşacak vakti, ona ayırma gereği bile duymuyoruz. 
 
Bizlere din adına anlatılanları, hiç sorgulamadan kabul ediyor ve peygamberimizin ismini kullanarak, nakledilen her sözü de ne hikmetse düşünmeden, doğruluğunu sorgulamadan kabul edebiliyoruz. Sizce peygamberimiz aşağıdaki sözleri söylemiş olabilir mi? Ya da bu sözü söylemiş ise, aslında nasıl söylemiş olabilir. Gelin bunun üzerinde birlikte, Kur’an ışığında düşünelim.
 
—LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED EN RESULULLAH DİYEN KİMSE ATEŞE (CEHENNEME) GİRMEZ. CEHENNEM ONA HARAM KILINMIŞTIR”
 
—LA İLAHE İLLALLAH DİYENİN GÜNAHLARI SİLİNİR, YERİNE O KADAR SEVAP YAZILIR.
 
Yukarıdaki sözleri, gerçekten peygamberimiz söylemiş olabilir mi? Bir insan Allah a ve peygamberimize inandığını söylemekle, yaptığı tüm kötülüklerden günahlardan kurtulabilir mi? Böyle bir adaleti siz, normal karşılıyor musunuz? Bu dünyada sizlere yapılan adaletsizliklerin, ihanet ve iftiraların, bu sözleri söyledi diye, affedilmesini ister misiniz? İstemem diyorsanız, Rabbimize de böyle bir adaletsizliği, lütften isnat etmeyelim.
 
Şimdide gelin Yüce Rabbin kitabına bakalım, acaba bu kadar kolay mı yaptığımız yanlışlardan, sapkınlıklardan, günahlardan kurtulmanın yolu? Karşımızdaki insanın hakkını hukukunu hiçe sayacağız, ona elimizden gelen zulmü yaptıktan sonrada, LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED EN RESULULLAH diyerek, bu yaptıklarımızın cezasından kurtulacağız? 
 
Sanırım bu cümleleri okurken bile, siz böyle bir adaletin doğru olamayacağını düşündüğünüzü biliyorum. Peki, bu sözlere nasıl olurda inanan, onca Müslüman kardeşimiz vardır? Onun yorumunu sizlere bırakıyorum.
 
Enbiya 47: Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, HİÇ BİR NEFİS HİÇ BİR ŞEYLE HAKSIZLIĞA UĞRAMAZ. BİR HARDAL TANESİ BİLE OLSA ONA (TERAZİYE) GETİRİRİZ. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.
 
Hicr 92–93: Rabbin hakkı için, BİZ ONLARIN HEPSİNE MUTLAKA VE MUHAKKAK BÜTÜN YAPTIKLARINI SORACAĞIZ.
 
Bakara 80: Dediler ki: 'SAYILI GÜNLERİN DIŞINDA, ATEŞ ASLA BİZE DEĞMEYECEKTİR.' DE Kİ: 'ALLAH KATINDAN BİR AHİD Mİ ALDINIZ? -ki Allah asla ahdinden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz.
 
Değerli dostlar, sizce yukarıdaki sözlerden bir cümleyle kurtulacağımızı, hesap sorulmayacağını, bağışlanacağımızı ve tüm günahlardan kurtulabileceğimizi mi anladınız? Allah her şeyden nice örnekler verdim dediği kitabında, bu türlü sözlerle kendilerini kandıranlara, oyalayanlara çok güzel sesleniyor ve bakın ne diyor, iman eden kullarına ve dikkatlerini çekiyor. 
 
Necm 32: Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O HALDE KENDİ KENDİNİZİ TEMİZE ÇIKMIŞ GÖSTERMEYİN; KİMİN SAKINDIĞINI EN İYİ BİLEN O'DUR.
 
Gerçekten Allah, İman edenlere büyük günahlardan sakının, benden af dileyenin affını kabul ederim der, ama kendi kendinizi temize çıkarmayın diye de uyarır. Demek ki kimin sakındığını, kimin takvaca üstün olduğunu Allah yalnız ben bilirim diyorsa, bizler de kendimizce işin kolay yolunu bulmaya çalışmamalıyız. Allah bakın günah ve sevap konusundaki adaletini, nasıl bildiriyor bizlere.
 
Enam 160: Kim bir güzellikle gelirse ona, getirdiğinin on katı var. KÖTÜLÜKLE GELENE İSE YAPTIĞININ KADARINDAN FAZLA CEZA VERİLMEZ. Onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır.
 
Şunu asla unutmamalıyız ki, hesaba çekilmeyecek hiç kimsenin olmadığını çok açık bir şekilde söylüyor Rabbimiz ve diyor ki, gönderilen elçileri de hesaba çekeceğiz. Allah ın güvenine mazhar olmuş elçilerini bile hesaba çekeceğini söylüyor da, kendi günahları için dua etmesini istiyorsa elçisinden, sanırım bizlerin işinin bu kadar kolay olmayacağını, çok iyi bilmemiz gerektiğinin, artık farkına varmalıyız. Allah aşkıyla iman yolunda giden, secdelerinde Alla a duada, niyazda bulunan, zamanını boş geçirmeyen kulları için, bakın nasıl dua ederler diyor bizlere.
 
Furkan 65: Ve şöyle yakarırlar: "RABBİMİZ, CEHENNEM AZABINI BİZDEN UZAK TUT! Doğrusu, onun azabı inatçı ve yapışkandır."
 
Bizler işin kolay yolunu bulmuş, kendimizi inandık, iman ettik demekle temize çıkararak, BİZE CEHENNEM AZABININ HİÇ DOKUNMAYACAĞINI SÖYLER DURURUZ. Fakat bakın Allah gerçek iman edenlerin, yaptıklarından kolay kolay kurtuluşun olmadığını bilenler, nasıl dualarla affedilmeyi umuyor.
 
Meryem 71: İÇİNİZDEN ORAYA UĞRAMAYACAK HİÇ KİMSE YOKTUR. Bu, Rabbin üzerinde kesinleşmiş bir hükümdür. 72 Sonra biz, korunup sakınanları kurtaracağız. Zalimleri de orada dizleri üzerinde çökmüş bırakacağız.
 
Yukarıdaki ayeti, lütfen anlamaya çalışalım. Allah içinizden hiç kimse yok ki, cehenneme uğramayacak olmasın diyor ve bu bilginin kesin bir hüküm olduğunu da belirtiyor. Fakat bu hükmün devamında ise yine yüce Rabbin adaletini görüyoruz ve bakın nasıl bir müjde veriyor iman edenlere.
 
( SONRA BİZ, KORUNUP SAKINANLARI KURTARACAĞIZ.)
 
Demek ki iman eden, kendisini koruyan kullarını, daha sonra Allah ın kurtaracağını söylüyor. Burası çok önemli. Dikkat ederseniz, KURTARILMAKTAN söz ediyor Rabbimiz. Demek ki iman edenler, zor bir konumda ki Allah onları, kurtaracağından bahsediyor. Dikkat ederseniz, kimin ne kadar kalacağı konusunda, hiçbir bilgi verilmiyor. Dikkatle düşünmemiz gereken konu, iman edenlerin kurtarılacak olması.
 
Kurtarılma sözü, kimin için söylenir? Zor durumda kalanlar için elbette. Bizlere düşen, açıklanmayan bir konuda yorum yapmak yerine, burada en az kalmanın yolunu aramak olmalıdır. Asıl görevimiz, yaptığımız yanlışların farkına varıp, Rabbimizden af dilemek olmalıdır. Ayrıca bundan sonraki yaşantımızda da ölçümüz, hepimizin mutlaka uğrayacağına hükmedilen, hiç istemediğimiz o mekânda, en az kalmanın hesaplarını yapmak olmalıdır. Tabi nefsimizi avutup, kendimizi temize çıkarmadan.
 
Allah tüm kullarını cehenneme uğratacak ve İMAN EDEN HALİS KULLARINI KURTARACAĞINA HÜKMETTİYSE, mülkün sahibi istediğini, istediği zaman cennetine almasını bilir. Bizlerin bu konuda hiçbir tasarrufu yoktur, yorum ve tahmin dahi yapamayız.  İstediğini direk alır, istediğinin cezası bittiğinde. 
 
Peygamberimiz, yazıma konu olan sözü, söylediğini kabul edersek, ancak şöyle söylemiştir diye söyleyebiliriz. LA İLAHE İLLALLAH, MUHAMMED EN RESULULLAH DİYEN KİMSE, SÖZLERİNİ ÖZÜNDE YAŞAYIP, ALLAH IN KİTABINA SARILIP, ONUN HALİS KULU OLMA ÇABASINDA OLURSA, Meryem suresi 71. ayette, Allah ın hükmettiği O istenmeyen yerde, en az kalan Allah ın kurtardığı kullarımdan olacaktır demiş olması, büyük ihtimalledir. Doğrusunu Rabbimiz bilir.
 
Dilerim, hepimizin uğrayacağına Rabbimizin hükmettiği, ama inananları kurtaracağına söz verdiği o azap evinde, en az kalanların arasında oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://hakyolkuran.com/index.php

14
0
0
Yorum Yaz