Kur'an ı Yanlış Yöntemlerle Anlamaya Çalışıyoruz.

2015-02-14 21:11:00
 
 
Kur an ı Yanlış Yöntemlerle Anlamaya Çalışıyoruz.
 
Kur an ı Yanlış Yöntemlerle Anlamaya Çalışıyoruz.
 

 

Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yöntemi, İslam ı doğru anlamak ve yaşamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı nedir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz. 
 
Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi?
 
Sanırım İslam toplumları olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an ı tek başına anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz.
 
Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. Bir başka deyişle Kur’an kendisini anlatan, açıklayan eşi benzeri olmayan bir nurdur.
 
Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olamadığımız öyle rivayet bilgilerle, ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, ALLAH IN AYETLERİNİN ANLAMI DEĞİŞİYOR VE OKUNDUĞUNDA ASLA ALLAH IN HÜKÜM VERMEDİĞİ, HATTA HİÇ BAHSETMEDİĞİ, BİR ANLAM ÇIKIYOR ORTAYA. Bir örnek vermek istiyorum.
 
Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
 
Ayeti okuduğunuzda, sanırım çıkardığınız ders, Allah ın helal ettiği hiç bir şeyi, elçisi bile olsa, haramlaştıramayacağı anlatılıyor. Bir başka deyişle, peygamberimizin aile içinde, herhangi bir konuda, Allah ın haram demediği bir şeye, eşlerinin hoşnutluğu adına haram olduğunu söylemesi ve bu konuda Yaradan ın elçisini uyarması anlatılıyor ayette.
 
Bu ayetin hangi maksatla, nasıl bir olaydan sonra indirildiğinin, hiçbir önemi yok. Önemli olan ayetin bizlere vermeye çalıştıklarıdır. Allah isteseydi, peygamberimizin aile içindeki geçen, bu olayın detayını da, bizlere verirdi. VERMİYORSA, BUNU SANKİ AYETİ ANLAMAK İÇİN, HÂŞÂ BİLGİ EKSİKLİĞİ GİBİ GÖRME CEHALETİNDE BULUNMAYALIM.
 
Bu ayetlere benzer, birçok ayet vardır Kur’an da. Örneğin Allah ın haram etmediği bir şeyi, kimler haram etmiş der ve şahitlerini getirsinler bakalım diyerek uyarır. Hüküm veren Allah tır, hükmüne kimseyi ortak etmez diyerek, aslında aynı konu işlenir birçok ayette. Şimdide bu ayetin, indirilme nedeni olarak gösterilen, rivayete bakalım. 
 
838 - Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın zaman zaman birleştiği bir câriyesi vardı. Hz. Aişe ve Hz. Hafsa (radıyallahu anhümâ) (cariyeye temasını önlemek için) peşini bırakmadılar. Sonunda Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu cariyeyi nefsine haram etti. Bunun üzerine: "Ey Peygamber, sen zevcelerinin hoşnudluğunu arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun?..." diye başlayan Tahrim süresi nazil oldu."
Nesâî, İşretu'n-Nisâ, 4, (7, 71).
 
Değerli din kardeşlerim, şimdide yukarıdaki rivayet üzerinde düşünelim. Biran diyelim ki ayet bu olay sonunda indirildi. Peki, neden Allah Kur’an da bu konuda bilgi vermemiş bizlere? Gerçekten bu olay sonunda indirilmiş ise ve bizlerde bu olayın doğrultusunda bu ayeti anlamamız gerekiyorsa, neden Kur’an da bahsedilmemiş? İşte ayetlerin anlamları böyle değiştiriliyor. 
 
Ayeti bahsedilen hadisten yararlanarak anlamaya çalışırsak, çok farklı anlam çıkıyor ortaya. Kur’an da bahsedilen ayeti, tek başına anlamaya çalıştığımızda ise çok daha farklı bir konuda bizleri uyardığını görüyoruz. Bu yolla adeta, Kur’an tek başına yeterli değildir mantığını yerleştiriyorlar toplumun kafasına. Böylece Kur’an ayetleri saptırılıyor ve anlamları değiştiriliyor. Rivayet hadiste geçen, bir cümle üzerinde lütfen dikkatle düşünmenizi rica ediyorum.
 
(RESÜLULLAH (ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM)'IN ZAMAN ZAMAN BİRLEŞTİĞİ BİR CARİYESİ VARDI.)
 
Bu cümleden siz ne anladınız? Peygamberimiz evlenmeden, nikâh ahdi yapmadan, cariyeleri ile zaman zaman birleşiyor muydu? Bu nasıl bir mantık dostlar. Bunu nasıl söyleriz. Elbette cariyesi ile evlenebilirde, ama nikâh yapmadan asla cinsel birleşme olması mümkün değil.
 
Cariye dediğinizde Müslüman kadın. Evlenme hükümleri konusunda, özgür kadınlardan hiçbir farkı yok. Hatta cariyelerinde evlendirilmesi konusunda, birçok teşvik vardır Kur’an da. BU RİVAYET SÖZLERE, BU ŞEKLİYLE İNANIRSAK, PEYGAMBERİMİZE DE İFTİRA ATMIŞ OLURUZ UNUTMAYALIM.
 
Ayrıca cariye, peygamberimizin nikâhlı eşi ise, nasıl olurda diğer eşlerinin hatırına, cariyeyi kendisine haram kılar, ondan vazgeçer. Bu düşüncenin Kur’an ın mantığına, adaletine tamamen ters düştüğünün, farkında değil miyiz? Dikkat ederseniz, ayetleri emin olmadığımız rivayetler yoluyla anlamaya çalıştığımızda, bakın nasıl ayetin anlamı değişiyor birde Kur’an a taban tabana zıt bir konuyu, peygamberimize isnat ediyoruz. Bunlar Yahudi fitnesinin dine soktuğu batıllardır, lütfen artık farkına varalım.
 
Ayeti hiçbir etki altında kalmadan, Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalıştığımızda, çok geniş bir anlamı olduğunu görüyoruz. Hiç kimsenin Allah ın haram demediği bir şeye, elçisi bile olsa, haram diyemeyeceği örneği, bizzat elçisi üzerinden verilmiştir ayette. Ama rivayet edilen hadis ile birlikte anlamaya çalışırsak, tüm anladıklarımızın hepsi, çok farklı anlamlara büründü. İşte dostlar, ayetleri Kur’an ile anlamaya çalışmadığımızda, bizleri götüreceği yanlış yol, bu kadar tehlikelerle dolu.
 
Allah eğer bu ayetin, hangi olay sonucu indirildiğini bizlere bildirmediyse, bunun elbette bir nedeni vardır derim onu düşünmem. Benim düşündüğüm ve anlamaya çalıştığım, Allah ayetinde bizlere bu sözleriyle ne anlatmak istiyor, ben ondan kıssadan hisse almaya çalışırım. HÂŞÂ RABBİMİZ AYETLERİNİ DAHA İYİ ANLAMAMIZ İÇİN, BU OLAYI KUR’AN DA DETAYLI VERMEDİ DE, BİRİLERİNİN AKLINA GELİP, BİZLERE Mİ ULAŞTIRDI? 
 
Rivayet edilen hadisi tekrar okuyunuz, bu bilgiyi peygamberimiz yazdırıp da, bizlere nakletmiş değil. Bu bilgiler birçok kişinin birbirine nakliyle, günümüze ulaşmıştır. Sizce bu bilginin değişme ve ilaveler yapılma riski yüzde kaçtır?
 
Neden bu hadislerin naklindeki şu mantığı göz ardı ediyoruz. Madem rivayet hadisler olmasaydı, bizler Kur’an ı anlayamazdık, o halde peygamberimiz Kur’an ı yazdırırken, niçin bu hadislerini de yazdırmamıştır?
 
Sizce emin olmadığımız rivayetlere göre Kur’an ı anlamamızı, Allah ve elçisi ister miydi? Hani emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diyordu? Hani biz sizlere Kur’an ı anlayabilmeniz için, her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyordu? 
 
Allah ın, Kur’an ın ipine sarılın tavsiyelerini, duyan yok mu? Hani biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, sizlere ilim indirdik diyordu? Hani Yaradan kurtuluşa erenlerin, yalnız Allah ın indirdiğine sarılanlar olacak diyordu, unuttuk mu bu ayetleri. Yaradan ın sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim, hükmünü de mi hatırlayan yok? YOKSA ATALARIMIZIN DİNİNE, FEDA MI ETTİK RABBİN TÜM AYETLERİNİ?
 
Bizler ne yazık ki, hurafe itikatlarımızı temize çıkarmak ve onları yaşamaya devam etmek için, Allah ın ayetlerini GÖRMEZLİKTEN GELİYORUZ. İşte bu büyük hata bizleri nereye götürüyor biliyor musunuz dostlar? Bakın bunu yapanlara, Rabbimiz neler yapıyormuş.
 
Zuhruf 36: Kim, Rahman’ın ZİKRİ’Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİRSE, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.
 
İşte İslam toplumunun, bugünkü acıklı halinin asıl nedeni? Ayet ne güzel anlatıyor. Bizler Allah ın apaçık ayetlerini görmezden geldikçe, Kur’an ayetlerini rivayetler ışığında anlamaya çalıştıkça, ALLAH DA BİZLERE ŞEYTANI MUSALLAT EDİYOR.
 
Rabbim ne olursun bizleri affet, bağışla. Bizler gerçekten çok büyük hatalar yapıyoruz. Aklımızı başımıza almak gibi, bir niyetimizde görünmüyor. Bizlerin gönül gözünü aç ki, gerçekleri görebilelim. Yoksa yanı başımızdaki şeytandan, asla kurtulamayacağız.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://hakyolkuran.com/index.php

19
0
0
Yorum Yaz