Kur'an Gerçekten Anlaşılması Zor Bir Kitap Mıdır?

2015-01-24 05:53:00
 

 Bizler hayatımızda ne yazık ki yaşantımızı doğru ve Rabbin önerdiği bir yolda, düzende yaşamadığımız için, her zaman sorunlarla ve üzücü olaylarla karşılaşmaktayız. Peki, Allah bizlerin nasıl bir yol takip etmemizi istiyor din ve iman adına, önerdiği yol nedir, onu hiç düşündük mü? Bakın Allah ın bizlere önerdiği yolu, Kur’an ayetinde nasıl açıklıyor?

 
Bakara 143: İşte böyle! Biz sizi, insanlar üstüne tanık olasınız, resul de sizin üstünüze tanık olsun diye, ORTA YOLU İZLEYEN bir ümmet yaptık……
 
Yukarıdaki ayetin değişik meallerine de baktığımızda, ayette geçen orta yolu izleyen sözünü, bir kısmı dengeli ve ölçülü bir toplum, ya da vasat/ adil bir ümmet yaptık şeklinde de nakleden mealler olduğunu görürüz. Şimdide aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım.
 
Maide 77: De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve DÜMDÜZ YOLDAN DA ŞAŞMIŞ bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.”
 
Yukarıdaki ayeti, değişik meallerine de baktığınızda bir kısmında, İnançlarınızın içerdiği hakikatin sınırlarını ihlal etmeyin, yolun denge noktasından uzağa düşmüş topluma uymayın, ya da dininizde haksız olarak taşkınlık etmeyin, şeklinde çevirenleri de görürsünüz. Yaradan ayetiyle, biz kullarına nasıl bir yol izlememizi emrediyor hiç düşündünüz mü? Dinde aşırıya gitmek, dinde haksızlıkla taşkınlık yapmak, yolun denge noktasından uzaklaşmak, inançların içerdiği hakikatın sınırlarını ihlal etmek ne olabilir?
 
Denge noktası, orta yol sözleri üzerine lütfen düşünelim. Hayatımızda, yaşantımızda birçok örneklerini görmemiz mümkündür. Şimdide aşağıdaki ayeti düşünelim.
 
Cin 16: Şayet doğru yolda gitselerdi, onlara bol su (nimet, rızık) verirdik.
 
Allah kullarının, doğru yolda gitselerdi onlara nimetler verirdik derken, doğru yolu nasıl anlatıyordu diğer ayetlerinde? Dinde aşırıya gitmeyen, orta yolu takip eden, hakikatın sınırlarını aşmayan yani dengeli ve ölçülü bir toplum olun diyerek, bizleri iki zıt uçlara yönelmeden, birbirine saygılı karşılıklı dertlerini dinleyen, Rabbin Kur’an da emrettiklerine uyan, adaletli bir toplum olmamızı istiyordu. 
 
Çok dikkat etmemiz gereken uyarı ise, DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. Yaradan ın bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, bizler onun ışığında başarıya ulaşacağımız, mutlu ve huzurlu olacağımız çok açıktır. Fakat bizler Kur’an ı yeterli görmeyip, her şeyin burada yazmayacağını söyleyenlere inandığımız andan itibaren, ne yazık ki Rabbin bu uyarısından uzaklaştığımızın farkında bile olamıyoruz. Dinde aşırıya gitmenin, doğru yoldan sapmak olduğunu söyleyen Rabbimiz i, sanırım biraz daha dikkatle dinlememizin zamanı geldi diye düşünüyorum.
 
Şimdide bu ayetler ışığında, içinde bulunduğumuz ortamı düşünelim.  Acaba gerçekten bizler Rabbin önerdiği, dengeli ve ölçülü, yani orta yolu izleyen bir toplum muyuz? Bu soruyu tarafsız bir şekilde kendimize soralım ve cevabını aramaya çalışalım. Bizler, içinde yaşadığımız ortamda, ne yazık ki din adına bir orta yolu, yani aşırılığa kaçmadan dinimizi yaşamayı hiç başaramadığımızı çok açık görülüyor. 
 
Bir kısmımız, Allah ın Rum suresi 32. ayetinde söylediği gibi, dinde sakın bölünmeyin dediği halde, bizler bu uyarıları görmezden geliyorsak, orta yolu izleyen bir toplum olabilir miyiz? Çünkü bölündüğümüzde hasımlar yaratıp bir birimize düşman oluru, oldukta zaten.
 
Bizler o kadar sert ve acımasız mezheplere, fırkalara bölünmüşüz ki, birbirimize adeta tahammül edemez hale gelmişiz. Danışma gereği bile kalkmış neredeyse, Allah ın rehberine. Ne orta yol kalmış nede Rabbin Kur’an da koyduğu sınırlar. HERKES ATALARINDAN İNTİKAL EDEN İNANÇLARIYLA, KENDİ SINIRLARINI ÇİZMİŞ ALLAH ADINA.
 
Yaradan bizleri uyarıp, DİNDE AŞIRI GİTMEYİN diyorsa, her şeyin aşırısının sonu kötü olacağını bilmeliyiz. Allah hakikatin, Kur’an ın  sınırlarını aşmayın, dosdoğru yolda gidin diyorsa, demek ki dinde Rabbin koyduğu bir sınır var demektir. Bu sınırı eğer Kur’an da aramazda, beşerin kitaplarında ararsak, acaba doğru bir sınır içinde kalabilir miyiz? 
 
Önümüzde apaçık, sorumlu tutulacağımız Kur’an ve ayetleri var. Gelin önce onu bir dinleyelim, bakalım Yaradan neler söylüyor bizlere. Ama tarafsız ön yargısız, anamızdan yeni doğmuşçasına tertemiz, arı, duru düşüncelerle onu dinleyelim. Allah ın huzuruna gittiğimizde, hiç kimseyi yanımızda yardımcı bulamayacağımızı söyleyen Yaradan a kulak verelim. Aynı Allah a, kitaba ve peygamberine inanan bizler, tüm ön yargılarımızı bir kenara bırakarak, bir araya gelelim ve Rabbin önerdiği yol olan aklı önce ön plana çıkartalım ve Kur’an ı anlamaya çalışalım.
 
Allah ın dinde aşırıya gitmeyin, orta yolu izleyin, yani hakikatın sınırlarını aşmayın sözlerine kulak verip, orta yolda buluşalım. Bunun zamanı geldi ve geçiyor. Bugün var olan bizler, yarın emaneti teslim edebiliriz, bunun bilinciyle birbirimizi suçlamak, kırmak yerine, orta noktada buluşalım. Düşmanlıkla doğrular bulunmaz, yaşanmaz. 
 
DOĞRU TEKTİR, ODA RABBİN KUR’AN DA ÇİZDİĞİ SINIRLARDIR. Onun dışına çıkmak, dinde aşırıya gitmek olacağını Yaradan ayetinde bizlere söylüyor. Tüm İslam âlemini düşünün lütfen, acı, gözyaşı ve adaletsiz yaşam ön plana çıkıyor. Kur’an a uydukları için mi bu haldedirler, yoksa Kur’an dan çokkkkk ama çokkkkk uzaklarda dini yaşadığımız için mi? Bunun yorumunu sizler yapın.
 
Dilerim İslam âlemi bir gün, içinde yaşadığı yanlışın farkına varır ve hurafe ve batıl ile değil, Kur’an sınırlarında İslam ı yaşama çabasında olur. Bir hayal gibi görünse de, bizlere düşen bıkmadan, usanmadan hakkın yolunda yürümek ve din kardeşlerini, hakka davet etmek olmalıdır.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 

261
0
0
Yorum Yaz