Kur'an Düşünüp Öğüt Alanlar İçin Bir Rehberdir.

2015-01-20 11:42:00
 
Değerli bir kardeşim, yazdığım bir yazıma verdiği cevabında, bizlerin din ve iman adına sorumlu olduğumuz her şeyin, Kur’an da olamayacağını kanıtlamak adına olsa gerek, bana şöyle bir soru sormuş.
 
(Haluk bey Kuran ölü etinin yenmesini haram kılmıştır ve size soruyorum, SİZ BALIĞI NASIL YİYİYORSUNUZ.)
 
Bu sözlerden anlaşılıyor ki, değerli kardeşimiz Kur’an dan bu sorunun cevabını alamamış. Sanırım başka kaynaklardan almış olsa gerek ki, kendisine öğretilen cevabı Kur’an da bulamadığından, bakın her şey demek ki Kur’an da yokmuş, dercesine bu örneği bana vermiş.
 
Önce hatırlayalım Allah, Kur’an ayetleri için neler diyordu bizlere? Kur’an sizler için rehberdir, güneştir, gönül gözüdür. Biz her konuda nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız. Biz Kur’an da hiçbir şeyi eksik bırakmadık, Kur’an ın ipine sarılın. ALLAH HİÇBİR ŞEYİ UNUTUCU DEĞİLDİR. Sizi Kur’an dan sorumlu tutuyorum. 
 
Allah bunları söylüyorsa, bizlere düşen çok iyi düşünüp, sorularımızın cevabını Kur’an dan aramak olmalıdır. Bulamıyorsak izlediğimiz yolda, bir hata yapıyoruz demektir. İşte o sorunu gidermek adına önce çaba göstermeliyiz, yoksa Allah ın doğrularına ulaşmamız, asla mümkün olmayacaktır. Yaptığımız en büyük hata, yanlışa kanıt arama çabamızdır.
 
Peygamberimiz devrinde, Kur’an ayetleri ile doğru bağlantıyı kuramayanlar, ya da yanlışlık yapmamak adına, birçok soruyu Kur’an dan aramak yerine, peygamberimize direk sormayı daha uygun bulmuşlardır. Allah ta bu yolu, yani elçisine danışmayı önermektedir. Peygamberimizde Allah ın verdiği HİKMET, yani ilim ile tüm sorularına cevap vermiştir, ama verdiği cevaplar yalnız Kur’an dan olmuştur.Bunu ayetlerden anlıyoruz. 
 
Bugün danışacağımız peygamberimiz belki yok, ama bizlere emanet ettiği Kur’an, Allah ın korumasında apaçık duruyor. Peygamberimizin sözlerinin bir kısmı, günümüze ilavelerle aktarılmış, bir kısmı da saptırılmıştır. Hangilerinin doğru olduğunu anlamak için, elimizdeki Kur’an süzgecini kullanmalıyız. Bu yolu Allah ın elçisi bizlere önermiştir. Ayrıca bu konuda titiz olmamız içinde, sakın ben söylemediğim halde, bu peygamber sözüdür demeyin, böyle yapanlar cehennemde kalıcı olacaklardır. İşte bu konu bu kadar önemli. İnancımızı yaşarken, bir sarraf titizliğinde olmalıyız.
 
Gelin şimdide bu kardeşimizin sorusuna Kur’an dan cevap arayalım. Allah, kara hayvanlarının kanı akıtılarak kesilmesini, leş yani ölü hayvan yenmemesi gerektiği açıklamasını yapmıştır bizlere. Peki deniz ürünleri hakkında ne söylemiştir? Gelin önce kara hayvanları, daha sonrada deniz hayvanları konusunda Allah neler söylüyor, onlara bakalım ve üzerinde dikkatle düşünelim. 
 
Maide 3: Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı………
 
Nahl 115: Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
 
Allah dikkat ederseniz yazdığım ayetlerinde, kara hayvanları hakkında açıklama yapıyor, örnekler veriyor. Konumuz ile ilgili kısmı, tek cümleyle anlatmak gerekirse, ölmüş hayvan eti yemeyin, hayvanı kesin yani kanını akıtın diyor. DİKKAT EDERSENİZ KARA HAYVANLARINDAN BAHSEDİYOR, DENİZ HAYVANLARI DEĞİL. 
 
Eğer deniz hayvanları konusunda hiçbir bilgi Kur’an da yoksa o zaman aklımıza soru işareti gelebilir, ama bu soruyu da soracağımızı bilen Rabbimiz, ona da cevabını elbette veriyor ve açıklıyor.
 
Maide 96: Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere DENİZ AVI YAPMAK VE DENİZ ÜRÜNLERİNİ YEMEK SİZLERE HELÂL KILINDI. KARA AVI İSE ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
 
Yukarıdaki ayet, aslında üzerinde biraz Kur’an bütünlüğünde düşünene, sorduğumuz sorunun cevabını veriyor. ALLAH KARA AVI VE DENİZ AVI DİYE İKİYE AYIRMIŞ. Kara avı konusunda, neler yapmamız gerektiğini açıklıyor. Peki deniz avı konusunda kara avında olduğu gibi, koyduğu herhangi bir kıstas, yasak, hüküm var mı? Kesinlikle yok. Hatta iki avı birbirinden ayırdığını apaçık verdiği örnek ise, ihramlı iken yani hac görevini yaparken, kara avını yasaklayan Yüce Rabbim, deniz avı için ise herhangi bir yasak, kural getirmiyor. 
 
Demek ki birbirinden çok farklı. Elbette kurallar ve hükümlerde aynı olmayacaktır. Bu durumda konmayan bir kuralı, hükmü aramak da büyük yanlıştır. Ne yazık ki bizlere öğretilen batılı, hurafeyi Kur’an da arıyoruz, bulamadığımızda, bakın Kur’an da yok, demek ki her şey Kur’an da açıklanmamış, deme saygısızlığını yapıyoruz.
 
Peki dostlar, Allah herhangi bir yasak getirmiyor, kural koymuyorsa, bizlere ne oluyor da, Hâşâ sanki Yaradan rehberinde eksik bırakmış gibi, Kur’an da bu konuda açıklama yok, diye başka kaynaklar arıyoruz? Bu sizce normal mi? Allah Kara hayvanlarında olduğu gibi, deniz ürünleri konusunda bizlere hiçbir yükümlülük getirmemiştir. Eğer gerekli olsaydı, bunu da yapardı. Allah ın getirdiği haramlara, yasaklara itinayla uyalım, BAHSETMEDİKLERİ DE BİZLER İÇİN BİR GÜZELLİK, BİR RAHMET, BİR KOLAYLIK OLDUĞUNU BİLELİM. Bakın deniz ürünleri konusunda, Allah ın getirdiği tek bir şart var, oda neymiş.
 
Nahl 14: O, TAZE ET YEMENİZ ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O’nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.
 
Ne dersiniz, sizce çok açık değil mi? Allah denizden taze olarak yememizi emrediyor. Bu durumda elbette taze olmayan balığı yemek, doğru olmayacaktır. Bayat balık yediğimizde, bizlere zarar verecektir. Kur’an deniz avında, ne kan akıtılmasından, kesilmesinden bahsediyor, nede başka bir kural koyuyor. Lütfen Allah ın vermediği hükümleri, emin olamayacağımız, beşerin kitaplarında aramayalım, yanılırız.
 
Şimdide sizlere hatırlatmak istediğim, bu konuyla ilgili bir ayet var. Allah insanları yanıltmak, kendi hurafe inançlarına deliller bulmak adına, toplumu şaşırtmaya çalışanlara ne diyor.
 
Enam 119: Size ne oluyor da üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Zorda kalışınız dışında üzerinize HARAM kıldığını BİZZAT KENDİSİ SİZE AYRINTILI OLARAK AÇIKLAMIŞTIR. Birçokları ilimsiz bir biçimde, kendi keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Hiç kuşkusuz, seni Rabbin sınır tanımaz azgınları çok iyi bilmektedir.
 
Allah birçok ayetinde indirdiği ayetleri, ayrıntılı açıkladığını bizlere hatırlatır. Bizler ne yazık ki nefislerimizin esiri olup, bu ayetleri beşerin öğretisine feda ederiz. ALLAH IN HARAM DEMEDİKLERİNİ HARAMLAŞTIRIR, İŞİN KÖTÜSÜ BUNLARDA ALLAH KATINDANDIR DEME YANILGISINA DÜŞERİZ. Bunların halkı yanıltmaktan başka, hiçbir işe yaramadığını, Rabbimiz söylüyor ayetinde. 
 
Şimdide yazdıklarımızı özetleyelim. Allah Kur’an da kara hayvanları ve deniz hayvanları olmak üzere ikiye ayırmış ve her ikisi içinde, ayrı açıklama yapmıştır. Herhangi bir yasak ya da kural getirmedikleri de, zaten serbest olanlardır. Hatırlayalım peygamberimiz bu konu ile alakalı bir hadisinde, bizlere ne söylemişti?
 
Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. HAKKINDA SUSTUĞU İSE SERBESTTİR. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki ALLAH HİÇBİR ŞEYİ UNUTUCU DEĞİLDİR. 
Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20 
 
Buradan da anlaşılıyor ki, Allah ın hüküm vermedikleri konularda, bizlerde başka kaynaklardan hüküm aramamız, yanlış olacaktır. Çünkü Allah hüküm verenlerin en hayırlı benim diyor ve sakın benden başka veliler edinerek, ardı sıra gitmeyiniz diye de bizleri uyarıyor.
 
Deniz ürünleri konusunda bir araştırma yaptığınızda, zaten kara hayvanları ile deniz canlıları arasındaki büyük farkı göreceksiniz. Balıklar bildiğiniz gibi, suda erimiş halde bulunan oksijeni solungaçlarıyla alırlar. Suyun dışında ise genelde birkaç dakikadan fazla yaşayamazlar. Karada yaşamaları için, kusursuz bir akciğer sistemi edinmeleri gerekir. Bunu da Yaradan bu kadar farklı yaratmış ise, bunun elbette nedenleri vardır diyerek, konuyu daha iyi anlamak adına araştırma yapmalıyız. AÇIKLANMAYAN, KONMAYAN HÜKÜMLER ARAMAMIZ, BİZLERİ YANLIŞA GÖTÜRECEKTİR.
 
Sizlere son olarak, düşünüp öğüt almak adına çaba gösterenlere, Allah ın zikrinden bir ayet hatırlatmak istiyorum. Ayetler üzerinde akıl sahipleri düşünürse, tüm gerçekleri görecektir diyor Rabbimiz. Bu yolu izleyenlerinde gönül gözünü açarım diyen, Allah ın sözlerini lütfen dikkatle düşünelim. Dilerim gerçekleri görebilen, Rabbin halis kullarından oluruz. 
 
İbrahim 52: Bu Kur’an; KENDİSİYLE UYARILSINLAR, Allah’ın ancak tek ilâh olduğunu bilsinler ve AKIL SAHİPLERİ DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALSINLAR DİYE, insanlara bir bildiridir.
 
Bu bildiri, tebliğ Allah katından geliyorsa, burada her şey apaçık vardır. Bahsedilmeyenlerin peşinden koşmak yerine, Rabbin rehberinde olanlar üzerinde düşünüp, onun hükümlerini yerine getirmeliyiz. Allah hiçbir şeyi unutucu değildir. Peygamberimizin söylediği gibi;
 
KİTABINDA HELAL KILDIĞI HELAL, HARAM KILDIĞI HARAMDIR. HAKKINDA SUSTUĞU İSE SERBESTTİR.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK

20
0
0
Yorum Yaz