Kur'an Dışından Haramlara, Yasaklara İnanmak Doğrumu dur?

2015-02-26 00:07:00

Kur an Dışından Haramlara,Yasaklara İnanmak Doğrumu dur?

 

 

Bizler ne yazık ki, Kur’an ın özünü, onu anlamanın yolunu, yöntemini tam olarak kavrayamadığımız içindir ki, bizlere anlatılanlar ile Kur’an arasındaki bağıda doğru kuramıyoruz. Elbette bu yanlışı yapmamızdaki neden, Kur’an ile gereken bağımızın olmadığı, onunla aramızda edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin oluşu, bizlerin büyük hatalar yapmamıza neden olmuştur. Bakın bir arkadaşımız bana şöyle bir soru soruyor ve diyor ki;
 
(Erkeğin Evlendiği veya evleneceği kadının halası ve teyzesi ile aynı anda evlenebilmenin hükmü kuranda yok. Varsa siz gösterin BİZE. AMA PEYGAMBER BÖYLE HÜKÜM KOYMUŞ. Şimdi siz peygamberin bu hükmü yok ve olamaz mı diyorsunuz? Mademki kuranda yok.) 
 
Bu düşünce aslında, bugün yaşadığımız İslam ın izlediği yöntemin, ne derece yanlış bir yol üzerinde olduğunun açık kanıtıdır. Acaba bizler Kur’an ın hükümlerinin dışından da sorumlu muyuz? Eğer bu soruya Kur’an öğretisi ile cevap alabilseydik zaten böyle bir soruda sormazdık.
 
Allah birden fazla evlenmeyi yasaklamamıştır, ama asla önermemiştir. ÇÜNKÜ NE KADAR İSTESENİZ DE, ADALETİ ASLA EŞLER ARASINDA SAĞLAYAMAZSINIZ DİYEREK, TEK EŞLİLİĞİ ÖNERMİŞTİR. Önce bunu hatırlatalım. Gelelim arkadaşımızın sorduğu konuya. Allah her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle sizlere sundum der Kur’an da. Elbette bunu söyleyen Rahman, kimlerle evlenmemizi istemediğini, eksiksiz yazmış olmalı değil mi? İçinizden eksik bırakmış olabilir diye, aklından geçireniniz oldu mu? Hiç sanmıyorum. Gelin şimdide ona bakalım.
 
Nisa 23: SİZE, ŞU KADINLARLA EVLENMEK HARAM KILINMIŞTIR: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, sütkız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle birleştiğiniz hanımlarınızdan doğmuş olup evlerinizde oturan üvey kızlarınız -eğer anneleriyle birleşmemişseniz o takdirde sizin için bir günah yoktur- ve sulbünüzden gelen oğullarınızın karıları. İKİ KIZ KARDEŞİ BİRLİKTE ALMANIZ DA HARAM KILINMIŞTIR. Eskide kalanlar müstesna. Allah çok affedici, çok merhametlidir.
 
Arkadaşımın sorduğu soruyu hatırlayınız ve Rabbimizin evlenme yasağı getirdiği kişiler üzerinde birlikte düşünelim. Allah analarımız, kızlarımız, kız kardeşlerimiz ile evlenmenin haram olduğunu açıkça söylüyor. Devamına bakalım. Halalarımız ve teyzelerimiz ile de evlenmemizi yasaklıyor Allah. Dikkat ediniz lütfen bu emir erkelere hitaben yapılıyor. 
 
Peki, neden yasaklıyor? Dikkat ediniz hala ve teyze çocuğundan bahsetmiyor ve yasaklamıyor, peki neden olabilir? İşte burası çok önemli. Hala ve teyzen ile annen ve babandan dolayı direk arada kimsenin olmadığı, kan bağın var. Fakat onlardan doğan çocukların arasına başka bir kişi girerek, bu kan bağı kısmen bozuluyor. Onun içindir ki Allah hala ve teyzesiyle evlenme yasağını koyduğu halde, onların çocuklarıyla evlenme yasağı koymuyor. Aramızdan birisi çıkıp ta, Rabbin haram demediği halde, hala ve teyze çocuklarıyla da evlenmeyi, peygamberimiz haram kılmıştır diyen olsa, ona da inanacak mıyız?
 
Ayeti anlamaya devam edelim. Erkek ve kız kardeş kızlarıyla, yani yeğenlerinizle evlenmemizi de yasaklıyor. Neden yasaklıyor, birinci derece kardeşinizden kan bağı olduğu için. Allah şunu anlatıyor bizlere. Aynı Anne babadan doğan kardeşlerin çocukları arasında, en yakın kan bağı vardır. Hala, teyze anne ve baba dan kan bağı olup, onlarla evlenmenin haram olduğunu söylediği halde, onun çocuklarından doğacaklar için, bu bağ demek ki daha farklı hale geliyor ki, yasak koymuyor Rabbimiz. 
 
Aynı anneden süt emmiş sütkardeşlerin de, biri biriyle evlenmesini yasaklıyor Allah. Demek ki emilen o sütten, neler neler geçiyor ki, Rabbimiz bizleri uyarıyor.  Bu kadar detaylı açıklamaları yapan Allah, eğer bahsedilen konu hakkında da yasak koysaydı, bizlere açıklama yapmaz mıydı? Bizler Allah ın açıklamalarını yeterli görmüyor muyuz? YA DA PEYGAMBERİMİZ ALLAH IN AÇIKLAMALARINI YETERLİ GÖRMEDİĞİNİ SÖYLEYİP, HARAMLARA İLAVELER YAPTIĞINI MI SÖYLÜYORUZ? Lütfen söylediklerimizin farkında olalım, yoksa bunun hesabını veremeyiz.
 
Arkadaşımız aslında, bir rivayet hadisin etkisinde kaldığı çok açık. Eğer bizler Kur’an ı referans almazda, emin olamayacağımız rivayetleri örnek alırsak İslam ı yaşarken, inanın işin ucunun nerelere varacağını hesap edemeyiz. Bahsettiğimiz hadisi sizlere hatırlatmak istiyorum.
 
5649 - Altı kitapta da Ebu Hureyre radıyallahu anh'tan şu hadis kaydedilmiştir: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm KADININ HALASI ÜZERİNE, KADININ TEYZESİ ÜZERİNE NİKAHLANMASINI YASAKLADI." 
Ravi devamla dedi ki: "Biz, kadının babasının teyzesini de aynı makamda görürüz."
Buhâri, Nikâh 27; Müslim, Nikâh 37, (1408); Muvatta, Nikâh 20, (2, 532); Ebu Dâvud, Nikâh 13, (2065, 2066); Tirmizi, Nikâh 30, (1126); Nesai, Nikâh 47–48, (6, 96–98)
 
Sizlere rivayet edilen bir hadis hatırlattım ve bu hadiste, peygamberimizin bir kadın halası ve teyzesi üzerine nikâhlanmasını yasakladığından bahsediyor. Lütfen dikkat edelim, erkek evlendiği kadının, teyze ve halası ile de evlenemeyeceğinden bahsediyor. Erkeğin hiçbir bağı, akrabalığı yok yalnız kadının var.  
 
Konu üzerinde konuşmadan önce, sizlere sormak istiyorum. Peygamberimiz böyle bir yasak koymuş olabilir mi? Soruyu farklı sorarsak, peygamberimiz Allah ın koymadığı bir yasağı, kendi inisiyatifi ile koyabilir mi? DEĞERLİ DİN KARDEŞLERİM, BUNA İNANAN, KUR’AN IN YÜZLERCE AYETİNDEN YA HABERSİZDİR, EĞER HABERİ VARSA, ALLAH IN ELÇİSİNE İFTİRA ATIYOR DEMEKTİR.
 
Tüm bunları nasıl söyleriz ve inanırız. Hâşâ peygamberimiz dinde, Allah ın hüküm ortağımıdır da bu ilaveleri yapsın. Hani Allah ayetinde, HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYORDU? Hani biz emretmediğimiz halde, bazı şeyleri bize nispet etmiş olsaydı, onun şah damarını keserdik diyordu, unuttuk mu bu ayetleri. Rivayet edilen hadisin son kısmı, çok dikkat çekici. Tekrar hatırlayalım.
 
(Ravi devamla dedi ki: "BİZ, KADININ BABASININ TEYZESİNİ DE AYNI MAKAMDA GÖRÜRÜZ.")
 
Bu sözler kişisel düşünce, gelenek ve adetlerdir. Bunun dinin hükümleri ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu tür düşünceler, söyleyenlerin kendi fikirleri veya gelenekleridir ki, bunları dinin ana hükmü gibi göstermek Kur’an a, Yaradan a ve peygamberimize saygısızlıktır. Peygamberimiz Allah ın emretmediği hiçbir hükmü, dinin ana unsuru olarak ilave etmeye zaten yetki ve salahiyeti yoktur. Bir ayet hatırlatmak istiyorum. Bakın Allah elçisine, ümmetine neyle hükmetmesini emrediyor.
 
Maide 49: SEN DE ARALARINDA, ALLAH'IN İNDİRDİĞİYLE HÜKMET. ONLARIN KEYİFLERİNE UYMA. ……
 
Sizce Allah ın elçisi, böyle bir emir aldıktan sonra, Allah ın açıklayıp detay verdiği, kimlerle evlenemeyiz açıklamalarına, Allah ın koymadığı bir yasağı da ilave eder mi? Bunu nasıl düşünürüz? 
 
Nisa suresi 23. ayeti tekrar okuyunuz. Dikkat ederseniz, evlenecek erkeklere bir hitapla, SİZLERE ŞU KADINLARLA EVLENMEK, HARAM KILINMIŞT diyor. Demek ki evlenme yasağında nirengi noktası, erkeğin soyu ile başlıyor. Daha sonrada eşi ile çok yakınlarını sınırlıyor. Örneğin eşinin annesi, başka bir babadan doğmuş kızı, ayrıca kendi evlatlarınızın eşleri şeklinde çok ince bir sınır çiziyor. 
 
Çok ince bir detay daha veriyor ve diyor ki, iki kız kardeşi birlikte nikâhlamayın. Bu olay her zaman karşımıza çıkmayacak bir durum olduğu halde, Kur’an da bildirilmiş. Hatta yine çok sık başımıza gelmesi mümkün olmayan, aynı anneden süt emen sütkardeşlerin bile, bir biriyle evlenemeyeceğini Kur’an açıklamış. Bunca detaydan sonra, bahsedilen konuyu HÂŞÂ Rabbimiz haram kılmadığı halde, peygamberimizin HARAM kıldığını, yasakladığını söylemek, günahların en büyüğüdür. Lütfen unutmayalım, peygamberimiz, ben söylemediğim halde, kim bu peygamber sözdür derse, cehennemdeki yerini hazırlasın diye bizleri uyarmıştır.
 
Söyleyecek, anlatacak çok şeyler var. Ama bizler öyle bir batağa saplanmışız ki, battıkça battığımızın farkında bile değiliz. Her yazımda hatırlatmaya çalıştığım bir ayet var. Bizler için anahtar bir ayet konumunda.  Bakın Allah ne diyor.
 
Zuhruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.
 
Ne dersiniz, Allah böyle bir hüküm verdikten sonra, sizce peygamberimiz Allah ın hükümlerine ilaveler yaparak, haramlar-yasaklar koyabilir mi? Daha sonrada bizler Kur’an da olmayan, bu hükümlerden de sorumlu olabilir miyiz? 
 
Sanırım bu ayet bile arkadaşımızın sözlerinin ne derece yanlış olduğunu apaçık söylüyor. Ama bizlerin Kur’an ile bağımız koparıldığı için, her söylenene inanmak da bir sakınca görmüyoruz.
 
Allah yardımcımız olsun. GÜN GEÇTİKÇE BATIL VE HURFE, İSLAM TOPLUMLARINDA GÜÇ KAZANIYOR. Onun içindir ki, batan gemiden kurtulmanın yollarını aramalıyız. Hesabın görüleceği o çetin gün pişman olmak istemiyorsak, emin olamadığımız bilgilere değil, Allah ın kitabı Kur’an a sarılmalıyız.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://hakyolkuran.com/index.php

60
0
0
Yorum Yaz