İslam İnancında RUH Konusu Ve Kur'an.

2015-03-19 19:11:00

İslam İnancında Ruh Konusu Ve Kur an.

 

 

 
Kur’an bazı konuları bizlere detaylı açıklamış, bazı konuları da çok fazla bilgi vermeden üstü kapalı geçmiştir. Elbette bunun nedenleri vardır. Allah bilir, bizler gerektiği ölçüde bilemeyiz. RUH KONUSU DA, KUR’AN DA ÇOK BAHSEDİLMEYEN, HATTA HİÇBİR DETAY VERİLMEYEN KONULARDANDIR. Ruhun tarifini de yapmak istemiyorum, çünkü göremediğimiz bir şeyin tarifini, herkes farklı yapar, öylede yapılmış. Kur’an da Cebrail den kasıtla, ruh diye bahseder. Yine insanların doğumu ile ilgili konuya açıklık getirmek içinde, bakın nasıl bir bilgi verir.
 
Secde 9:  Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi RUHUNDAN ÜFLEMİŞTİR. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! ( Diyanet Vakfı meali)
 
Buradan da anlıyoruz ki, bizler Rabbimizin ruhundan bir parça taşıyoruz. Allah ın meleklere, şeytana Âdem e secde etme/saygı duyma emri vermesinin nedeni, çok daha iyi ortaya çıkıyor. Peki, ruh dediğimiz şey nedir? Bu konuda da farklı birçok fikirler ve düşünceler yazılmış, söylenmiştir. Ama hiç birisi hakkında, Kur’an dan kesin bir kanıt bulamayız.
 
Peygamberimiz bile ruh konusunda sorulan sorulara, detaylı bir cevap vermemiştir. ÇÜNKÜ ONUN BİLGİSİ DE, ONA İNDİRİLEN KUR’AN IN SINIRLARINDAN ÖTE DEĞİLDİR. Zaten Allah ruh konusunda konuşmamızın kapısını kapatarak, bakın nasıl bir bilgi vermiştir bizlere.
 
İsra 85:  Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, RABBİMİN BİLECEĞİ BİR ŞEYDİR. SİZE PEK AZ İLİM VERİLMİŞTİR.” (Diyanet meali)
 
Demek ki Allah ruhun varlığını bildirmiş, ama onun hakkında hiçbir açıklama yapmamış, bu bilgiyi özellikle bizlerden gizlemiştir. Demek ki bizlerin RUHUN mahiyetini, özelliklerini kavrama gücümüz yok. Ya da Yaradan ın bildiği çok özel nedenden ötürü, bu konuda hiçbir detay verilmemiş Kur’an da. 
 
Tüm bu bilgilerden sonra, eğer birileri ruh hakkında Kur’an ın vermediği bir bilgiyi, detayı hala vermeye çalışıyorsa, yanlış yapma ve günaha girme şansının büyük olduğunu söyleyebilirim. Allah Araf suresi 33. ayetinde, buna benzer konulara dikkat çekerek, Allah ın hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi, Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi, HARAM KILMIŞTIR diyerek, Kur’an ın açıklamadığı, izah etmediği hiçbir konuda, bizlerin konuşmaması gerektiği uyarısını yapmıştır. 
 
Tabi bizler bu uyarılara kulak asmadan, ayetlerin üstünü örterek, görmezden gelerek, öyle bir İslam dini yaratmışız ki kendimize, Kur’an dan tek bir delil olmasa bile, zaten KUR’AN DA HER ŞEY YAZMAZ, DEME GAFLETİNE DÜŞMÜŞÜZ.
 
Günümüzde ruh konusunda, farklı inançlar vardır. Bir kısmı yaradılıştan önce, ruhların ve ruh âleminin olduğuna inanır. Bir kısım inanç, ruhun sonradan yaratıldığına ana karnında, bedenin can kazanmasıyla olduğuna inanır. Yine bir kısım düşünce, ruh diye bir kavramın olmadığı, insanların hesap günü kabirlerinden kaldırılarak, hesap vereceklerine inanırlar. Her düşünceye saygı duymak gerekir, çünkü bu konuda hiçbir bilgi yok. Tüm bu bilgiler, kişisel yorum ve düşüncelerdir. 
 
Bizler RUH KONUSUNDA, Allah ın verdiği bilgiler dışına çıkarak, konuşmamamız gerektiğini düşünüyorum. Bazı konular vardır ki, insanlar algılama seviyesine, olgunluğuna ulaşmadan anlaşılamaz, hissedilemez. Ruh konusu olsun, kader konusu olsun, zamanla yaşantımızda olgunluk evresine gelindiğinde nefsimizde, kısmen de olsa bu konuda taşların yerine oturacağına inanıyorum.
 
Tabi bu olgunluğu sağlayabilmek için, çaba harcamamız şartıyla. Yoksa hiçbir şey kendiliğinden oluşmaz. Hepimiz imtihandan geçiyoruz. İmtihan edildiğimiz kitabın, Kur’an olduğunu söylediğine göre Rabbimiz, DERSİMİZE ÇALIŞTIĞIMIZ ÖLÇÜDE, BİZLERİN GÖNÜL GÖZÜ AÇILACAK, BAZI GÖREMEDİĞİMİZ GERÇEKLERİ DE BU YOLLA, GÖRECEĞİMİZE İNANIYORUM. Çünkü bakın Allah bu konuda nasıl bir bilgi veriyor.
 
Casiye 20:  Bu (Kur'an) İNSANLARIN KALP GÖZÜNÜ AÇAN BİR NUR, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de HİDAYET VE RAHMETTİR. (Elmalı Hamdi meali)
 
Muhammed 24: ONLAR KUR'AN'I DÜŞÜNMÜYORLAR MI? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var? ( Elmalı Hamdi meali)
 
Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, bazı konuları açıkça anlamak ve kavrayabilmek için, KUR’AN İLE MUTLAKA GEREKEN BAĞIMIZI KURMAMIZ GEREKİYOR. Kur’an ile bağını gerektiği ölçüde kurabilen, batıldan uzak inancını yaşayan, detay verilmeyen bazı konuları kalplerin de, nefislerinde az-çok hissedebilecektir.
 
Ölen ruhların, berzah âlemi dediğimiz bir yerde, bekletildiği rivayetler yoluyla anlatılır günümüzde. Yoksa Kur’an, ruhların bekletildi, berzah âlemi adını verdiğimiz bir yerden bahsetmez. Berzah sözcüğüne toplumun verdiği anlam, iki âlem arası, sıkıntılı yer anlamında kullanılmıştır. Kur’an da ise perde, engel anlamında geçer. Örnek vermek gerekirse.
 
(İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıverdi. Aralarında bir engel (berzah) vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.(Rahman/ 19, 20)
 
Yine konumuz ile ilgili Müminun suresi 100. ayetinde, ölen kişilerden kasıt, bakın ne diyor.
 
(Onların gerisinde ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar süren bir engel(berzah) vardır.)
 
Yani Kur’an berzah kelimesini, engel anlamında kullanır, HERHANGİ BİR YERDEN KASITLA SÖYLEMEZ. Bildiğimiz şey, bu dünyada yaptıklarımızın, bu dünyada kalmayacağı, hesabın görüleceği o çetin gün geldiğinde, hepimizin kabirlerimizden diriltilip, hesap vereceğidir. Onun içinde, Allah ın bizlere dünyaya gelişimizde, KENDİ RUHUNDAN ÜFLEYEREK CAN VERDİĞİ O GÜCÜN, öldüğümüzde ne olacağı, nereye gideceği, ya da konumu hakkında çok fazla yorum yapmak, fikirler üretmek bizlere düşmez.
 
Allah Kur’an da ölümü, uykuya benzetir ve aslında uykuyla her gün öldüğümüzü, vakti gelmeyenlerin iade edildiği, yani uyandırıldığı anlatılır. Kim bilir belki de ölümümüzle bizler, tekrar dirilene kadar, bir rüya âleminde oluruz. Hesabın görüleceği o güne kadar, belki de ruhumuz, RÜYAMIZDA GÖRDÜKLERİMİZDE OLDUĞU GİBİ, SEVDİKLERİMİZLE BİRLİKTE OLUR MUTLU OLURUZ. YA DA TAM TERSİNE, MUTSUZ OLURUZ VE ACI ÇEKERİZ.  Gerçek doğruyu, yalnız Allah bilir. Bizlere düşen Kur’an ın sınırlarını aşmadan, zorlamadan yalnız Kur’an merkezli bu konuyu düşünmek olmalıdır.
 
Dilerim Kur’an ile yüzleşebilen, onun olgunluğuna erişerek, gönül gözleriyle Kur’an ın gerçeklerini görebilen, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://hakyolkuran.com/index.php

81
0
0
Yorum Yaz