Cemaatle Namaz Kılmak, Tek Başına Namaz Kılmaktan, Daha mı Sevap

2016-10-27 11:42:00
EKİM

 

 
Cemaatle Namaz Kılmak, Tek Başına Namaz Kılmaktan Daha mı Sevaptır.
 

 

Bizler kendi menfaatlerimiz, çıkarımız konusu olduğunda, enine boyuna iyice araştırır, daha sonrada zarara uğramamak için, en karlı ve en doğru olanı yapmaya çalışırız. Her ne hikmetse, iş inancımıza gelince, aynı titizliği göstermeyiz. Bunun çok büyük yanılgı olduğunu, hesap günü anlayacağız.
 
Bu hatamızı, yanlışımızı bilenler, bizleri her zaman Allah ile aldatmışlar ve bunu bizlerin fark etmemesi içinde önlemler almışlardır. Bugünkü makalemin konusu camilerin, ibadet yerlerinin bazı kişi ve düşünce gruplarının, hükümranlıklarının devam etmesi için adeta, toplumun özellikle Kur’an gerçeklerini fark etmemesi, ayetlerin üstünün örtülmesi adına, kullanılan merkezlere nasıl dönüştürüldüğü hakkında olacaktır.
 
Peygamberimizin ölümünden ve dört halife dönemin sona ermesinden sonra, ne yazık ki ibadet yerleri camiler/mescitler devleti yönetenler tarafından, Müslümanların bir araya toplanarak, onları istedikleri gibi bir toplum haline dönüştürülmesinde, çok büyük etken olmuştur.  Özellikle dinin mezheplere bölünmesi, FIKIH inancının adeta, dinin ana temel hükümlerinin içine sokulması, toplum üzerinde etkili olmuştur. Kur’an normal vakit namazlarının camiye giderek kılınmasından bahsetmez ve namaz vakti geldiğinde, bulunduğumuz yerde, hatta özellikle evlerimizde kılınacağı örneğini dahi verir. Toplu ibadet, Kur’an da açıklandığı gibi, Cuma yani toplantı namazıdır. 
 
Kur’an ın bu gerçeğini toplumdan gizleyenler, halkı istedikleri gibi yönlendire bilmek adına, Allah ın hüküm vermediği öyle şeyler anlatmışlardır ki, toplum her an ellerinin altında olsun ve bu toplumu din adına istedikleri gibi yönetebilsinler.YANİ CAMİLER, ALLAH İLE ALDATILMANIN, MERKEZLERİ HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR. Bakın camide/mescitte namaz kılma konusunda neler söylenmiş ve nasıl rivayetler anlatılmış topluma. Tabi tüm bunları her zaman yaptıkları gibi,  peygamberimizin adını kullanarak yapmışlar.
 
“Peygamber Efendimiz, cemaatle namaz kılmayı teşvik ederek, CEMAATLE KILINAN NAMAZIN TEK BAŞINA KILINAN NAMAZDAN YİRMİ YEDİ VEYA YİRMİ BEŞ DERECE DAHA FAZİLETLİ OLDUĞUNU BİLDİRMİŞTİR.” (Buharî, Ezan, 30; Müslim, Mesacid, 42)
 
"İNSANLAR İLK SAFIN SEVABINI BİLSELERDİ, ÖN SAFTA DURABİLMEK İÇİN KURA ÇEKMEKTEN BAŞKA YOL BULAMAZLARDI. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı namazı ile sabah namazının faziletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi."(Buharî, ezan, 9,32; Müslim, salât, 129)
 
"KİM YATSI NAMAZINI CEMAATLE KILARSA, GECE YARISINA KADAR NAMAZ KILMIŞ GİBİ SEVAP ALIR. Sabah namazını da cemaatle kılarsa, bütün geceyi namaz kılarak geçirmiş gibi sevap alır."(Buharî, ezan, 34; Müslim, Mesacid, 260)
 
Sizlere sormak istiyorum, bu söylenen rivayetleri peygamberimiz söylemiş olabilir mi? HATIRLATIRIM, SEVABI MÜKÂFATI VERECEK MAKAM YALNIZ ALLAH TIR, ONUN KİTABI KUR’AN DIR. Camide namaz kılma ile evde namaz kılmak arasında, sevabın 27 kat daha fazla olduğunu, Allah Kur’an da bahsetmeyip, bu hükmü peygamberimizin verdiğine nasıl inanırız. Yok, bu hüküm Allah ın hükmüdür diyorsak, neden Kur’an da Allah vermemiş, açıklamamış diye sorma hakkımız yok mu? Gerçi bu toplum her şeyin Kur’an da yazmadığına inandırıldığı için, böyle sorular sormak aklına bile gelmiyor, günaha girerim korkusuyla. Hani Allah bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyordu, hani her şeyden nice örnekleri vermişti Kur’an da. Yoksa buna benzer yüzlerce ayete, iman etmiyor muyuz? 
 
Sanırım bizler namazın,  ne olduğunu daha anlayamadık. Günlük vakit namazlar, bizlerin Yaradan ile bir olduğumuz, ona şükranlarımızı, saygımızı huşu içinde sunduğumuz, onun şanını yücelterek yardım istediğimiz çok özel anlarımızdır. Bunu da Allah özellikle yalnız olduğumuz evlerimizde kılabileceğimiz örneğini verir. Elbette yalnız evlerimizde değil, iş yerlerimizde, tarlamızda çalıştığımız her yerde Rabbimizin huzuruna durabiliriz. Kur’an Nisa 103. ayetinde, namaz vakti belirlenmiş ibadettir der. Vakti girdiğinde ibadetimizi yapmamızı emreder.
 
Kur’an da Yunus 87. ayetinde, Musa ve kardeşine yönelik, bakın Allah SALÂT (namaz) konusunda nasıl bir vahiy gönderiyor, sanırım söylediklerimin çok açık kanıtı bir ayet.
 
Yunus 87: Biz de Musa ve kardeşine, “KAVMİNİZ İÇİN MISIR'DA EVLER HAZIRLAYINIZ VE EVLERİNİZİ NAMAZ KILINACAK YERLER YAPINIZ, namazlarınızı da dosdoğru kılınız. Ey Musa! Müminleri müjdele!” diye vahyettik.( Bayraktar Bayraklı meali)
 
Bu ayetten de anlaşılıyor ki, Allah biz Müslümanların yaşadıkları evlerinin bir kısmında, Allah a ibadet edebileceğimiz bir bölüm ayırmamızı ve burada namazlarımızı kılmamızı çok açık emrediyor. Tüm bu gerçekler apaçık ortadayken, nasıl olurda evimizde namaz kılmanın, camide/mescitte toplu namaz kılma arasında 27 kat sevap farkı vardır deriz. Hiç mi Kur’an okumuyoruz, hiç mi haberimiz yok Allah ın zikrinden. Lütfen unutmayalım, tüm bunlara inanmak ve söylemek, Rahmana iftiradır. Kur’an da yalnız bir ayet de, topluca camide namaz kılmaktan bahsedilir. Oda CUMA yani toplantı namazıdır. Ayeti hatırlayalım.
 
Cuma 9–10: Ey inananlar! CUMA GÜNÜ NAMAZ İÇİN ÇAĞRILDIĞINIZ ZAMAN, Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. NAMAZ KILINDIKTAN SONRA YERYÜZÜNE DAĞILIN ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz. (Elmalı meali)
 
Bakın ne kadar açık bildiriliyor. TOPLANTI NAMAZINA ÇAĞRILDIĞINIZDA DİYOR. Cuma namazının haricinde, VAKİT NAMAZLARI İÇİN KUR’AN, ASLA ÇAĞIRMA TABİRİNİ KULLANMAZ. Özellikle belirtilen ise, bu namaz için, İŞİ GÜCÜ BIRAKIN VE BU ÇAĞRIYA UYUN DİYOR. Daha sonrada toplu namazınızı kıldığınızda, Allah ı zikrettikten sonra lütfen dikkat, İŞİNİZE GÜCÜNÜZE DAĞILIN diye özellikle belirtiyor. Allah bu namazın dışında, Kur’an ın hiçbir yerinde namaza çağrılmaktan bahsetmez, çünkü toplumu işinden ya da evinden alı koymak istemiyor Rabbimiz de ondan. Bakın gece ve gündüz konusunda Allah nasıl bir ayet indirmiş.
 
Furkan 47: O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. (Diyanet meali)
 
Onun içindir ki Allah, kendisine ibadet etmesi için kullarını zora sokmadan, hatta fazla zamanlarını almasın diye, özellikle Cuma namazı haricinde, toplu namaz kılmaktan bahsetmez, bizleri sorumluluk altına sokmaz. 
 
Yazdıklarımla ilgisinin olduğunu düşündüğüm bir konu var, ondan da bahsetmek istiyorum. Bakara suresi 187. ayetinde, Ramazan akşamlarında İTİKÂFA çekilmekten bahsedilir ve bakın ne söyler.
 
(MESCİTLERDE İTİKÂFA ÇEKİLMİŞ OLDUĞUNUZ ZAMANLARDA, KADINLARLA BİRLEŞMEYİNİZ.) 
 
Bu ayette geçen mescit sözünden, camilerden bahsediliyor denir ve bir Müslüman Ramazan da itikâfa girecekse, camide girmelidir diye anlatılır. Bunun da mümkün olamayacağı anlatılarak, nefislerini tatmin etmek isteyenler, Allah ın bu emrini bir şekilde yerine getirmek için, camilerimiz bu konuda düzene sokulmalıdır diyenleri de duyarız.
 
Hâlbuki Allah mescitlerde itikâfa çekilmekten bahsederken, bizim bildiğimiz camilerden bahsetmiyor. Biraz önce Yunus suresi 87. ayette örneğini verdiğimiz, yaşadığımız evlerimizde, namaz kılmaya, ibadet etmeye ayırdığımız yerden, bölümden bahsediyor. Mescit kelimesinin anlamı, Secde edilen yer, namazgâh anlamındadır.  Ramazan akşamları, kendi evlerimizde ayırdığımız bir bölümde, Allah a karşı yapacağımız ibadetin, namazın, zikrin biraz daha uzun olanıdır itikâf. Bu durumda çevremizle ilişiğimizi keserek, tüm benliğimizle Yaradan ı zikretmek, cinsel ilişkiden de uzak, adeta uzun bir meditasyon, derinlemesine ibadet şeklidir diye de tarif edebiliriz. 
 
Benim ayetten anladığım kadarıyla, KADINLARINIZLA BU VAKİTTE BİRLEŞMEYİNİZ DEDİĞİNE GÖRE, bu ibadet evin içinde yalnız erkeklere emredildiğini düşünüyorum, çünkü hitap erkeklere. Kadınların uzun süre ev işlerini, çocuk bakımını bırakıp, böyle bir ibadeti yapamayacağı inancındayım. 
 
Kur’an ın bu gerçeklerini ne yazık ki toplumdan gizleyenler, halkı istedikleri gibi yönetebilmek, hatta inançlarına yön verebilmek adına, batıl düşünceleri dine sokarak, istedikleri gibi İslam inancıyla oynamışlar ve peygamberimizin söylemesi mümkün olmayacak sözleri, peygamberimize nispet etmişlerdir. 
 
Değerli din kardeşlerim. Bizlere düşen, Allah ın kitabını anlayarak ve üzerinde tüm ayetlerle birlikte düşünerek, anlamaya çalışmak olmalıdır. Bunu yapmadığımız takdirde, yüzlerce yıldır yapılan yanlışlar, toplumları Allah ile aldatma yarışı, hız kesmeden devam edecektir. Dilerim bu acı gerçekler, toplumlarımız tarafından artık fark edilir ve Allah ın bizlere gönderdiği NUR ile aydınlanmaya başlarız.
 
Enbiya 10: Andolsun, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Diyanet meali)
 
 
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 

https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/

110
0
0
Yorum Yaz