Allah ın Elçisine HİKMET Vermesi Ne Anlama Gelir.

2015-01-07 03:24:00
 
EKİM
 
Allah ın Elçisine HİKMET Vermesi Ne Anlama Gelir.
 

 

 
Sizleri Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah ın elçisine, HİKMETvermesi ne anlama gelir, birlikte Allah ın izniyle Kur’an dan anlamaya çalışalım.
 
Araf 62: Size, Rabbimin mesajlarını iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahiy ile sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum.
 
Ali imran 164: Allah, müminlere, aralarından kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve HİKMETİ öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulundu. Oysa bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.
 
Bakara 151: Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, SİZE KİTAP VE HİKMETİ ÖĞRETECEK ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik.
 
Allah Araf suresi 62. ayette, Allah tan gelen sizin bilmediklerinizi biliyorum demekle, neyi kast etmiş olabilir? Kur’an dışından bir bilgi olabilir mi, elbette mümkün değil. Hemen Kur’an ın diğer ayetleri ile bağlantı kuralım, konuyu daha iyi anlamak için. Çünkü bir ayette, bir kelimeden yola çıkarak yanlış anlamlar verirsek, Allah korusun şeytanın kucağına düşer, hesabı da veremeyenlerden oluruz.
 
Ahkaf 9: De ki: 'Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vah yedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.
 
Maide 109: Allah'ın peygamberleri toplayıp da "Size ne cevap verildi" dediği gün, "Bizim hiçbir bilgimiz yok, şüphesiz gizlilikleri hakkıyla bilen ancak sensin" diyeceklerdir.
 
Demek ki elçilerin bildikleri, toplumun daha tebliğ almadıkları, Allah ın ayetlerinden başka ne olabilir? Şimdide diğer ayete bakalım. Allah ın ayetlerini okuyan, tebliğ eden ve toplumu bu yolla arındıran elçilerine, kitabı ve hikmeti verdiğini söylüyor Allah. Kitap deyince elbette Allah ın indirdiği kitap olduğu çok açık. Peki, hikmet nedir, bu sözden ne anlamalıyız. Kur’an dışından farklı bilgiler sizce olabilir mi? Olamayacağı zaten yukarda ki ayetlerden anlaşılıyor. Ne yazık ki bugün bu kelimeye Kur’an ın onaylamayacağı anlamlar yükleyerek, ALLAH IN ELÇİSİNE, KUR’AN DA OLMAYAN, DİNE HÜKÜM KOYMA YETKİSİ VERDİĞİ SÖYLENMEKTEDİR.
 
Gelin yine Kur’an dan faydalanarak, bu kelime ile Allah ne demek istiyor, onu anlamaya çalışalım. Hikmet sözcüğünün anlamını araştırdığımızda, İLİM-BİLGELİK-GÜÇ anlamına geldiğini görürüz.  Ayette de aynı anlamı vermiştir Allah. Bu ayette Rabbimiz elçisine Kur’an ile birlikte ilmi, bilgeliği, hükmetme gücünü vermiştir ki, Kur’an ı tebliğ ederken, toplumu ikna etsin, geçmiş kitaplarla arasındaki konuları açıklığa kavuştursun. Şimdide bu sözlerimize Kur’an dan delil arayalım.
 
Şuara 21: Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana HİKMET BAHŞETTİ VE BENİ PEYGAMBERLERDEN KILDI.
 
Yukarıdaki ayet, Musa peygamberimizle ilgilidir. Dikkat ederseniz bu ayette de Allah, peygamber olarak görev verdiği kuluna HİKMET bahşediyor. Yani bilgelik, ilim, hükmetme gücü veriyor. ALLAH KUR’AN İÇİNDE, HİKMET DOLU BİR KİTAP DEMİYOR MU ZATEN.
 
Yunus 1: Elif, Lâm, Râ. İşte sana HİKMETLERLE DOLU KİTAP'IN AYETLERİ.
 
Ali İmran 58: İşte bu sana ayetlerden ve HİKMETLERLE dolu Zikir’den okuduğumuzdur.
 
Demek ki Allah, tüm elçilerine indirdiği hikmet dolu, yani ilim dolu kitabın yanında, onlara bu hikmeti, Kitabı anlatabilmeleri ve topluma yayabilmeleri için ilimden bir nasip veriyor. Yoksa Allah hikmet dolu Kur’an ın yanında, elçisi de yine Kur’an gibi, Kur’an haricinden hükümler verebilir diye anlarsak, Kur’an ın tamamına ters düşmüş oluruz. Yine Kur’an dan bir örnek daha hatırlayalım.
 
Zühruf 63: İsa, açık-seçik kanıtlarla geldiğinde şöyle demişti: "BEN SİZE HİKMET GETİRDİM ve tartışıp durduğunuz şeylerin bir kısmını size açıklayayım( açıklığa kavuşturayım)diye geldim. O halde, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
 
Yukarıdaki ayette, Hz. İsa tebliğ ettiği kitap için bakın ne diyor. Ben size HİKMETİ getirdim. Yani ilim dolu gerçekleri getirdim diyor. Daha sonra söylediklerini ise dikkatle düşünelim. Bilmediğiniz, tartıştığınız konuların bir kısmını sizlere açıklayayım, burası önemli açıklamak için. Peki, bu açıkladığı getirdiği İncil de apaçık yazmıyor mu? Elbette yazıyor. Zaten elçinin görevi geçmişte inandığımız yanlış bilgiler, ya da Rabbin kitaplar arasında nesih ettiği kaldırdığı hükümler ile yeni gelen hükümleri, AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK, ONLARI İKNA ETMEKTİR GÖREVİ. 
 
Hatırlayınız Allah Kur’an indirilirken, toplum arasında çıkan bazı soru işaretleri konusunda Maide suresi 101. ayeti indirmiş ve Kur’an indirilirken sormak istediğiniz varsa sorun, size açıklanır demişti. Daha sonra sormayın, çünkü onları Rabbiniz kaldırdı, nesih etti diyordu. İşte tüm bu ve buna benzer sorunları, problemleri topluma anlatmak ve onları ikna etmekte, Allah ın elçilerine verdiği HİKMET sayesindedir. 
 
Hikmet konusuna daha da açıklık getirmek için, bakın Rabbim biz halis kullarının, nasıl dua etmesini istiyor ve İbrahim peygamberin nasıl dua ettiği örneğini veriyor bizlere.
 
Şuara 83: Ey Rabbim! BANA BİR HİKMET BAHŞET ve beni salih kimseler arasına kat.
 
Şimdi vereceğim örnek ayet ise, sanırım HİKMET kelimesine verilen, günümüzdeki yanlış anlamaya çok net açıklama yapıyor ve noktayı koyuyor.
 
Bakara 269: Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.
 
Demek ki HİKMET,  dine hüküm koyma yetkisi değil. ALLAH IN KENDİSİNDEN HOŞNUT OLDUĞU KULLARINA VERDİĞİ İLİM, BİLGELİK insanlara hükmetme, anlatabilme becerisi olduğu, daha da net anlaşılıyor bu ayetle. Allah ın dediği gibi akıl sahipleri, Kur’an ı düşündüğünde hikmetin ne anlama geldiğini anlar ve ibret alırlar. Bakın Allah peygambere/elçisine düşen görevin ne olduğunu söylüyor.
 
 
Ankebut 18: “Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.”
 
Bizler Kur’an ın rehberliğinden o kadar uzak yaşıyoruz ki, eğriyle doğruyu da ayırt edemez olmuşuz. Çünkü FURKANI Allah ın rehberini terk ettik, beşerin FIKIH inancına, din diye sarıldık. Peygamberimizin hadislerinden, onun sünnetinden elbette faydalanmalıyız, çünkü o bizler için örnektir. Fakat bizler bu konuda, çok dikkatli ve hassas olmalıyız. Peygamberimizin söylediği gibi, onun sözleri olup olmadığını KUR’AN ile mutlaka karşılaştırmalıyız. İslam a fitne sokan Yahudiler, içimize öyle bir sızmış ki, yanlışlar doğru, doğrular yanlış görünür olmuş. İşimiz çok zor, ama imtihanımızın en önemli, can alıcı noktası da burası olsa gerek.
 
Dilerim Rabbimizden, emaneti teslim etmeden, Kur’anı rehber alan, onun ipine sıkı sıkı sarılıp, peygamberimizi örnek alan, batıldan ve hurafeden uzak imanını yaşayan, Rabbin halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
 

45
0
0
Yorum Yaz