Haluk GÜMÜŞTABAK 14 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (396)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (14)

Sayın NOUMAN ALİ KHAN ın,Kur'an Söylemleri Üzerine.

2016-09-30 23:11:00

EYLUL       Bugünkü makalemde, sanal âlemde özellikle Amerika ve diğer ülkelerde tanınan ve bilinen, Nouman Ali Khan isimli bir gencin, İslam dini hakkında ki söylemlerinden örnekler verip, üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bu kişi hakkında çok kısa bilgi vermem gerekirse, şunları söyleyebiliriz.   (1978 doğumlu, Nouman Ali Khan, Bayyinah Enstitüsünün kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olmakla birlikte, enstitünün “Klasik Arapça’nın Temelleri” ve “Kutsal Kelâm” da dâhil olmak üzere bir kısım derslerinin ana okutmanıdır. Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde tamamladığı giriş seviyedeki eğitimi, onun Arapça çalışmalarının başlangıcıdır. )   İnternette bu ismi aradığınızda, konuşmalarının birçoğunu cazip bulabilir, hatta beğenebilirsiniz. Tabi önemli olan tüm düşünce ve söylemlerinin aynı çizgide olması önemlidir. Gerçek düşüncelerini yalnız Allah bilir. Yoksa günümüzde de içimizden bazı kişilerin yaptığı gibi, güzel ve doğru bilgilerin arasına, eğer zehir enjekte ediliyorsa, söylenen doğru bilgilerinde bir hükmü olmayacaktır. Gerçek Müslüman, düşünen aklını Kur’an merkezli kullanandır. Bu kişinin bir söylemi üzerinde önce durmak istiyorum. Çünkü bugün tüm İslam âleminin yaptığı bir yanlışa güzel bir örnek teşkil ediyor ve buna benzer söylemlere farklı anlamlar verilerek dine batıl, nifak sokmanın yolu açılıyor. Bakın Bu kişi nasıl bir söz söylemiş.    (ALLAH BİZE, SADECE MÜKEMMEL BİR KİTAP GÖNDERMEDİ, AYRICA BİZE KİTABI ÖĞRETMES... Devamı

Allah ın Kitabı Kur'an ı, Göz Göre Göre Tahrif Etmek.

2016-09-26 18:46:00

      Bir soru sormak istiyorum. Sizler inancınızı hiç sorguladınız mı? Allah ın Kur’an da emrettiği yoldan mı gidiyoruz, yoksa batılı, hurafeyi din mi edindik? Bunun kontrolünü  Kur’an dan yapma gereği duydunuz mu, yoksa gerek yok, bana dini anlatanlara çok güveniyorum mu dediniz? Çünkü Kur’an öyle örnekler veriyor ki geçmiş toplumlar ile ilgili, Allah ın gönderdiği uyarı kitaplarını okuyup, açıkça gördükleri tebliğ aldıkları halde, batıl inançlarını yaşamak adına, Allah ın sözlerini bile tahrif etmekten çekinmemişler. Bir örnek vermek istiyorum ki, aynı hataları bizler de yapmayalım. Yapıyorsak da, artık vazgeçelim.   Bakara 75: Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, ALLAH’IN KELAMINI DİNLER, İYİCE ANLADIKTAN SONRA, ONU BİLE BİLE TAHRİF EDERLERDİ. (Diyanet meali)   Ne dersiniz, geçmiş toplumların yaptığı yanlışları, bizler yapıyor muyuz? Bakalım Yaradan Kur’an da ne emrediyor, bizler Fıkıh ve mezhep öğretisi ile günümüzde neler yapıyoruz, nelere inanıyoruz. Yorumunu sizlere bırakıyorum.    Allah gönderdiği rehber kitabında, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık ve sizlere nice örneklerle açıkladık ki anlayasınız ve sizi doğru yola iletecek yalnız Kur’an dır der. Ama mezheplerin öğretisi fıkıh inancı ise, her şey Kur’an da yazmaz, Kur’an ı herkes anlayamaz, Kur’an da özet bilgiler vardır, onun için fıkıh ve mezheplerin beşeri öğretisi olmazsa, Kur’an anlaşılmaz ve yaşanmaz diye bizlere öğrettiler ve bizlerde bunları kabul edip inanmadık mı?   Allah Kur’an da din ve iman adına veliler, ... Devamı

Kendimize RAB' lar Edindiğimizin, Farkında Bile Değiliz.

2016-09-25 11:58:00

EYLUL         Allah Kur’an da bizlere, geçmiş toplumların yaptığı yanlışlardan örnekler verip, aynı yanlışları bizlerin yapmamamız için uyarılarda bulunur. Allah, benden başka RAB lar, yani yol göstericiler edinmeyin diye uyardığı halde, geçmiş toplumlar bu uyarıları dinlemeyerek, bakın neler yapmışlar ki, Rabbimiz örnek olsun diye Kur’an da bizleri bilgilendiriyor.    Tevbe 30: Yahudiler, "UZEYİR ALLAH'IN OĞLU" DEDİLER, HIRİSTİYANLAR DA "MESİH ALLAH'IN OĞLU", DEDİLER. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. DAHA ÖNCE İNKÂRA SAPMIŞ OLANLARIN SÖZLERİNE BENZETİYORLAR. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar! ( Elmalı meali)   Tevbe 31: Onlar, Allah'dan başka BİLGİNLERİNİ VE RAHİPLERİNİ DE KENDİLERİNE RAB EDİNDİLER, MERYEM OĞLU MESİH'İ DE. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir. (Elmalı meali)   Aslında bu iki ayetten alacağımız, çok dersler var. Ayetlerde özellikle dikkat çekilen, geçmiş toplumlar Allah ın gönderdiği elçilere kutsallıklar verip, Allah ın oğlu ilan ettiklerini söylüyor. Dikkat ederseniz Yaradan bu yapılanın yanlış olduğunu söylüyor, çünkü görev verdiğim elçilerde, tıpkı sizler gibi bir beşerdi ve bana kulluk etmek için yaratılmışlardı açıklamasını yapıyor. Bizler belki peygamberimiz için, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmadık ama Allah ın vermediği öyle yetkilerle donattık, öyle şeyler söyledik ki, HÂŞÂ DİNDE NEREDEYSE ALLAH IN ORTAĞI KONUMUNA GETİRDİK.    Diğer ay... Devamı

Kurtuluşa Erenler Ancak Onlardır. ( BAKARA 5. AYET.)

2016-09-19 21:24:00

EYLUL       Allah Kur’an ı bizlere, bir rehber olsun diye indirdiğini söyler. Bizleri ilgilendiren çok önemli konuları da, birçok kez örneklerle anlatır ki, doğru anlayalım, batılın ardı sıra gitmeyelim. Hatta bazıları sorar, Kur’an da neden çok fazla tekrarlar vardır diye. Bunun nedeni, konu anlaşılsın diye, farklı şekillerde aynı konu izah edilmiştir de ondan. Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiği içindir ki, Allah ın verdiği onca uyarılardan da habersiz yaşarız İslam ı.    Allah size gönderdiğim, Kur’an dan sorumlusunuz dediği halde, edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin yanlış yönlendirmeleri ile, öyle yanlış bilgilerin peşine takıldık ki, sonumuzu Allah hayır etsin. Bu yazımda sizleri Kur’an ın aynı konuda birçok kez uyardığı ve sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, yalnız Kur’an ın ipine sarılın dediği ayetlere benzer, bir ayeti daha özellikle sizlere hatırlatmak istiyorum. BAKIN ALLAH ÇOK AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE, KURTULUŞA ERENLERİN KİMLER OLACAĞINI SÖYLÜYOR.   Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR. ( Diyanet vakfı meali)   Düşünebiliyor musunuz, çok açık bir şekilde Rabbimiz kurtuluşa erecek olanların, Allah katından gönderilen hidayet yani Kur’an üzerinde olanların olacağını söylediği halde, bizler her ne hikmettense, Rabbimize değil, batıl ve hurafe bilgilere inanıp, yalnız Kur’an ın bizlere yetemeyeceğini söyleyenlere inanıyoruz. İşte İslam âleminin acıklı hali. ALLAH A DEĞİL, BEŞERE KULAK VERİYORUZ.   ... Devamı

Hadislerin Kur'an a Arzı Ve Kur'an da Geçmeyen Hadisler

2016-09-17 18:10:00

      Bir kardeşimiz, bana şöyle bir soru sormuştu, hangi hadisin doğru olup olmadığını nasıl bileceğiz, Kur’an da bahsi geçmeyen konulardaki hadislerin durumu ne olacak. Aslında sorunun cevabı çok zor değil. Yeter ki Kur’an ın eğitiminden, gerektiği ölçülerde geçelim. Kur'an da olmayıp, bizlere dinin emridir diye öğretilenler, günümüzde o kadar güç kazanmış ki, bazı gerçekleri kabullenmek istemiyoruz. Unutmamamız gereken önemli konu, ALLAH IN KUR'AN DA AÇIKLADIĞI, HÜKÜM VERDİKLERİNİN DIŞINDA OLAN KONULAR, DİN ADINA BİZLERİ BAĞLAMAZ.     Bunlar dine sonradan girmiş, beşeri ilavelerdir diyebiliriz. Bu ilaveler doğru bilgiler veriyor ve dini zorlaştırmıyorsa, bir sorun yoktur. Ama dini zorlaştırıyor ve toplumun dini yanlış anlamasına sebep oluyorsa, bizler için sakıncalıdır. Hele hele Allah ın haram demediği bir şeye, bunlarda haramdır deniyorsa, işte o zaman günahların en büyüğünü işlemiş oluruz. Allah Kur’an ı, yemin olsun ki sizler için kolaylaştırdım der. ALLAH IN KOLAYLAŞTIRDIĞINI, HİÇ KİMSE İLAVELERLE ZORLAŞTIRAMAZ. Böyle davranışlar, bizlerin yolundan sapmasını sağlar. Allah bir ayetinde ne diyor ve uyarıyordu, sakın Kur'an ın sınırlarını aşmayın, kafirlerden olursunuz.    PEYGAMBERİMİZDE ÜMMETİNE, YALNIZ KUR'AN İLE HÜKMETME GÖREVİ ALDIĞINA GÖRE, PEYGAMBERİMİZ ASLA KUR'AN DIŞINDAN, DİN ADINA KONUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR, KONUŞTUĞUNU SÖYLEMEK İFTİRADIR.Çünkü Allah açıkça, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiştir,ELÇİSİNEDE SANA İNDİRDİĞİMLE ONLARA HÜKMET DİYE, APAÇIK EMRİNİ VERMİŞTİR. Bö... Devamı

Nakil Ve Rivayet Esaslı İslam ı Yaşayanlara.

2016-09-13 15:35:00

EYLUL       İnternette bir konuda araştırma yaparken, yaşadığımız İslam ın izlediği yolun mantıktan, akıldan ve Kur’an dan nasıl uzak  yaşanmaya çalışıldığına bir kez daha şahit oldum. İslam ı, emin olamayacağımız, rivayet merkezli bilgiler ışığında mutlaka yaşamamız gerektiğine inanan, Kur’an ın her konuda bilgiler vermediğini düşünenler, Kur’an ın sınırlarını aşmak istemeyen ve Allah ın emri olan, yalnız Kur’an ın ipine sarılma emrini yerine getirenlere, bakın neler söylüyorlar.   ”NAKİL, RİVAYET ESASLI İLİMLERİN ASLI, ESASI VE GÜVENİLİR HADİS İLMİDİR. Eğer nakil ve rivayet esaslı bir kaynağa başvurulursa, Mealci Kuran dışı bir kaynağa başvurmama yeminini bozmuş olur. Öte yandan tarihi kabul eden kişinin hadisleri kabul etmemesinin nasıl bir mantıksal seri cinayet olduğu ortadadır..”   Bunları söyleyen kişi, Kur’an ayetlerinin dışında, nakil yani rivayetler yoluyla günümüze kadar gelmiş bilgilerin, sözlerin öneminden bahsediyor ve bu bilgileri mutlaka Kur’an süzgecinden geçirmeliyiz diyerek dikkatle yaklaşanlarında, nasıl seri bir cinayet işledikleri örneğini veriyor.   İnancını itina ve dikkatle yaşamaya çalışan kişilere karşı verdiği örnek ise çok düşündürücüdür. Önce şunu hatırlatmak isterim. Din ve inancımızı yaşamak dikkat ister, itina ister. Emin bilgi ve kaynakların dışına çıkmamızı zaten Allah yasaklamış ve ne demişti hatırlayalım.   İsra 36: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (Diyanet meali)   Söylenenler bu ayete uygun mu sizce? Allah emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, bun... Devamı

Başörtüsü Konusunda Oyuna Gelmeyelim.

2016-09-09 10:37:00

EYLUL       Başörtüsü konusunda uzun uzadıya detaylı, birçok yazı yazdım. Bir okurum bu konuyu daha kısa anlatmamı, rica etmiş. Uzun yazıları okuyamadığını da belirtmiş. Uzun ve detaylı yazmamın nedeni, bu konuyla ilgili içimize girmiş tüm batıl ve hurafeyi anlatmak ve açıklamak adınaydı. Bu yazımda belki aynı şeyleri söyleyeceğim, ama özet olarak daha kısa yazmaya çalışacağım.   Günümüzde kadının başının örtülmesinin, Allah emri olduğuna dair tek delil göstermeye çalıştıkları ayet, Nur suresi 31. ayettir. Bu bölümü, kendilerinin delil gösterdikleri şekliyle alıntı yapalım. Çünkü ayette geçen hımar kelimesi örtü anlamında geçer, fakat meallerin bir kısmında bu kelime başörtüsü diye tercüme edilir, bizde o şekliyle yazalım ve ona göre düşünelim.   Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar.  (Nur 31) Diyanet meali   Allah ayetinde verdiği açıkça emir, bu şekliyle kabul ettiğimizde, kadınların geleneklerinden dolayı başlarına örttüğü örtüyle, açıkta bıraktıkları göğüs dekoltesini de örtmeleri emrediliyor. YANİ EMİR, GÖĞÜS AÇIKLIĞININ ÖRTÜLMESİ. Bu ikaz çok açık ve net anlaşılıyor. Peki, başın örtülmesi emri nereden çıkıyor. Deniyor ki, MADEM ALLAH BAŞÖRTÜLERİNİZLE GÖĞÜS AÇIKLIĞINIZI ÖRTÜN DİYOR, O ZAMAN BAŞÖRTÜSÜ DE ALLAH EMRİDİR.Buna karşı çıkıp, bu ayette emredilen yalnız göğüs açıklığının örtülmesidir, diyenlere de cevap hazır. Diyorlar ki, doğru buradaki emir göğsün örtülmesi, amaDOLAYLI OLARAK ... Devamı

Kurban Kesme Konusu Ve Kur'an ın Emri.

2016-09-05 11:22:00

EYLUL       Kurban kesme konusunu araştırdığınızda, tüm inançlarda farklı şekillerde var olduğunu görürüz. Hatta insanlığın yaradılışıyla var olan bir gerçektir. Kurban kelimesinin anlamı, YAKLAŞMAK, ALLAH’A YAKINLAŞMAYA VESİLE OLAN ŞEY anlamına gelir. Bunun Kur’an da birçok yolu olduğu gibi, bir tanesi de Allah ın rızasını kazanmak için kurban kesmektir. Örneğin zekât vermek, hayır ve hasenatta bulunmak, oruç tutmak, köle azat etmek de Allah a yaklaşmalıklar arasındadır.     Gelelim Kur’an da bahsedilen, Allah ın rızasını kazanmak için, Kurban kesme konusuna. Kur’an ın zaman ve mekân belirterek emrettiği Kurban, yalnız HAC vaktindedir. Buda açıkça ayetlerde belirtilmiştir. Gelelim Kurban bayramında kestiğimiz Kurbana. Bildiğiniz gibi Kur’an da böyle bir günden, bayramdan bahsedilmemiştir. Peygamberimizin ümmetine bir hediyesi olduğu rivayet edilir. ONUN İÇİN BUNA FARZ İBADETTİR, HER ZAMAN KESMELİYİZ DİYEMEYİZ. Elbette Allah ın rızasını kazanmak için, böyle bir günde Kurban kesmek ve ihtiyaç sahiplerine dağıtmak, bizlerin güzel bir geleneğidir.  Kurban kesme ibadetimizi, yılın tek bir gününde toplayıp, diğer günlerde yapılmaması, Kur’an ın emrine ters düşer, bunu da hatırlatmak isterim.   Bu durumda Allah Kur’an da bizlere, Kurban kesme konusunda neler söylemiştir, bağlayıcı nasıl bir hükümde bulunmuştur, şimdi de ona bakalım.     Kevser 2: O hâlde, Rabbin için namaz kıl, KURBAN KES. (Diyanet meali)   Ayete dikkat ettiyseniz, Allah a ibadet et dedikten sonra, zaman ve ... Devamı

Takiye Konusu Ve Kur'an.

2016-08-31 20:21:00

AGUSTOS       Bizler Müslüman toplumları olarak, Kur’an dan uzaklaşıp, beşerin oluşturduğu FIKIH inancı ile amel ettiğimiz için, birçok konuda olduğu gibi TAKİYE konusunda da inanılmaz yanlış düşüncelere inandırılmışız. Bu yazımda sizleri, TAKİYE konusu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Takiye kelime anlamı olarakGİZLENME, OLDUĞUNDAN FARKLI GÖRÜNME anlamındadır. Bu kelimenin anlamına baktığımızda, Takiye nin İslam inancında, normal bir durum olarak kabul görmesi, zaten mümkün değildir.   Çünkü bir Müslüman yalan söylemez, karşısındakini kandırmaz, olduğu gibi görünür. Tabi tüm bunlar Allah ın emridir. Bir atasözümüz vardır, YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN, YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL deriz. Takiye konusunda, günümüzde yaşanan mezhepler ve fıkıh inancı, ne yazık ki TAKİYE YAPMAYI inanılmaz hurafe ve batıl bilgiler ışığında, neredeyse İslam ın emri konumuna getirmişlerdir. Rivayet edilen hadislerle, adeta TAKİYE BİR MÜSLÜMAN IN SIKIŞTIĞINDA SARILACAĞI, BİR KALKAN HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR.    Takiye nin normal bir davranış olduğuna inandırılan bir toplum, BİR BİRİNE GÜVENMEYEN VE İNANMAYAN, HERKESİN KARŞISINDAKİNE ŞÜPHEYLE BAKTIĞI BİR TOPLUM OLMASI KAÇINILMAZDIR. Böyle bir inancın normal şartlarda, dinin emirleri içinde olabileceğine inanabiliyorsak, bu toplumun inanç temellerinde büyük sorunlar var demektir. İlginçtir Takiye nin gerektiği zaman kullanılabilecek bir ruhsat olduğunu kabul edenler, Kur’an dan iki ayeti delil göstermektedirler.    Ali İmran 28: Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost... Devamı

Söz Bakımından, Allah dan Daha Doğru Kim Vardır.

2016-08-18 12:22:00

AGUSTOS       İslam toplumları olarak, Kur’an dan çok uzak inancımızı yaşadığımız içindir ki, bizleri Allah ile aldatanların tuzağından, ne yazık ki kurtulamıyoruz. Bu gidişle de, kurtulacağımızı zannetmiyorum. Çünkü Allah ın bizlere verdiği derslerin, uyarıların farkında bile değiliz.    Bizler İslam ı yaşarken, mutlaka birilerine tabi olmamız ve onun ardı sıra gitmemizin gerektiğine inanmaya devam edersek, başımıza gelen hataların, acıların çok daha büyükleri ile karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Ülkemizin başına bela olan, topluma acı ve ızdırap veren Fethullah denen çete başı, yakın zamana kadar çok saygı gören, eli eteği öpülerek,  kendisinden şefaat beklenen birisiydi. Peki, ne oldu da bir den bire her şey değişti ve bu şahsın bütün rezillikleri, pislikleri, adaletsizlikleri ortaya çıktı. İşte bu sorunun cevabını artık bizler Kur’an dan almalıyız ki, böyle zalimlerin tuzağına bir daha düşmeyelim.   İlginçtir bu zalim insanın, ALLAH KATINDA TAKVACA ÜSTÜN OLDUĞUNA VE ONUN ŞEFAATİYLE, CENNETE GİDEBİLECEKLERİNE İNANILIYORDU. Tabi bu düşünce sahiplerinin, zerre kadar Kur’an dan nasiplenmediklerini hatırlatmak isterim. Nasiplenmiş olsalardı, böyle yanlış düşüncelere asla kapılmazlardı. Kendi aralarında okudukları kitapların öğretisi olan, yani Risale-i Nur kitapları, böyle düşüncelere inanmayı kolaylaştırıyor ve onaylıyor. BÖYLECE SORGULAMADAN İNANAN BİR TOPLUM YARATILMIŞ OLUYOR. Hatırlatırım mahşer günüALDATILMIŞIM demekle kurtulacağımızı zannetmeyelim. Çünkü Allah, bizleri düşünerek, aklımızı kullanarak inancımızı yaşamamızı emrediyor... Devamı

Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.

2016-08-07 17:44:00

  AGUSTOS       Ülke olarak 15 Temmuzda, çok üzücü ve de bizlerin ders alması gereken bir olay yaşadık. Toplumu din maskesiyle aldatan, batıl inançlarımızdan yararlanarak, kendisini dini lider ilan edip, din adına toplumu yönetmeye kalkan bu zalim kişinin gerçek yüzünü, çok şükür Rabbimiz bizlere gösterdi.    Bir insanın gerçek yüzünü görebilmek için, topluma zalimce davranması, binlerce yuvaya acı ve keder vermesi mi gerekirdi?   ACABA BU ŞAHSIN GERÇEK YÜZÜNÜ ÇOK ÖNCESİNDEN GÖRENLERİN, FARK EDENLERİN, HATTA TOPLUMU UYARANLARIN, GÖREMEYENLERDEN FARKI NEYDİ SİZCE? Lütfen bunu çok iyi düşünelim, yoksa tekrar aldatılmaktan kurtulamayız.   Buna benzer din tacirlerinin tuzağına düşmek istemiyorsak, İslam a sokulan yanlış ve batılın önce farkına varmalıyız, yani sorumlu olduğumuz dinimizin tek kaynağı Kur’an dan öğrenmeliyiz, araya hiç kimseyi sokmadan. Bu elim olayın ardından, Diyanet İşleri başkanlığı bir açıklama yaptı. Bu açıklamadan bazı alıntılar yaparak, üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   “Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez yaptığı açıklamada "FETÖ AÇIK BİR DİN İSTİSMARCISI ve gayri ahlaki bir sır hareketidir. FETÖ SAHTE BİR MEHDİ HAREKETİDİR"dedi.”   İslam toplumları olarak, dinimize FIKIH yoluyla sokulan batıl inançlar nedeniyle, toplumlar yüzlerce yıldır, din istismarcıları tarafından kullanılmış ve bu gidişle kullanılmaya da devam edecektir. Sayın Başkanın söylediği son cümle ise, aslında yanlış inançlarımızın hala güçlü bir şek... Devamı

RABITA Nedir, İslam İnancında Var Mıdır?

2016-07-29 10:22:00

TEMMUZ         İslam toplumları olarak bizler, Kur’an ın özünden uzaklaştırılarak inancımızı yaşadığımız için, batılın ve hurafenin de etkisinden kurtulamıyoruz. Bugünkü yazımın konusu RABITA nedir, bazı tarikat ve cemaat toplumlarında nasıl uygulanır, gelin birlikte araştırıp üzerinde, Kur’an ı referans alarak düşünelim. Bakın rabıta nasıl tarif ediliyor.   “Rabıta bir tasavvuf terimi olup, tasavvufta belirli tarikatlarda bulunan uygulamaya verilen isimdir. Etimolojik açıdan rabıta sözcüğü rabt kökünden türemiştir. Birleştirmek ve bağlamak anlamlarına gelmektedir. Tasavvufta ise MÜRİDİN, konsantre olup ŞEYHİNİ aklında canlandırarak, ŞEYHİNDEN YARDIM İSTEMESİ, ŞEYHİNİN YARDIMIYLA ALLAH DAN FEYZ ALMASI anlamına gelir.”   Önce şunu açıkça söylemeliyim ki, bu yol ve yöntem, Kur’an ın öğretisi olmayıp, peygamberimizin döneminden yüzlerce yıl sonra, dine tasavvuf düşüncesinin sokulması ile girmiş bir inançtır. Fıkıh bilgilerinde de geçmez. RABITA kelime anlamı olarak birleşmek, bağlamak, bağlantı kurmak olduğuna göre, bizlerin Rabbimizle gönülden bağ kurması kadar güzel bir şey olamaz. Araya hiçbir beşeri sokmadan tabi. Gelelim tarikatların RABITA kelimesinden ne anladığına ve nasıl hayatlarına geçirdiğine.    Tarifte de söylendiği gibi RABITA, tarikata bağlı müridin, konsantre olup bağlı olduğu ŞEYHİNİ düşünerek, onu hayal ederek ondan yardım istemesi, onun Allah ile arasında aracılık yapması, yani onun yardımıyla, ondan alacağı şefaatle, Allah ın rızasını kazanacağına inanılması anlamı verilmektedir. BU D&Uum... Devamı

İnancımızı Kullananların, Artık Tuzağına Düşmeyelim.

2016-07-25 17:36:00

TEMMUZ TEMMUZ       İnancımızı, dinimizi nasıl yanlış yaşadığımızın ve bununda yalnız kendimize değil, topluma ve ülkemize de nasıl zararlar verdiğinin, düşündürücü bir örneğini yaşattı Rabbimiz bizlere. BAŞIMIZA GELEN BU ŞERDEN İBRET ALARAK, DERSLER ÇIKARANLARA NE MUTLU.   Allah bizleri imtihan ettiğini söyler Kur’an da ve din, iman adına sakın veliler, efendiler, şeyhler edinmeden imtihanınızı yaşayın dedikten sonra, güvenebileceğimiz tek velinin, Allah bizzat kendisi olduğunu, çok açık bir şekilde ayetinde bizlere bildirir ve uyarır. Tabi bizlerin rehberi ne yazık ki Kur’a olmaktan çıkartıldığı için, bizler bu uyarıları ya duymayız, ya da duymamız engellenmiştir. Kur’an ışığıyla nurlanmayan bizler, birde Allah ın bu uyarılarına tamamen ters düşen bir inancı kabul ederek VELİSİ, ŞEYHİ OLMAYAN CENNETE GİDEMEZdiyecek kadar yoldan çıktığımızın, farkında bile değiliz.    Allah Kur’an da bu konu ile ilgili uyarılarına devam ederek, SAKIN SİZLERİ ALLAH İLE ALDATMASINLAR sözlerinden de elbette hiç nasiplenmedik. Çünkü birileri bizlere, Kur’an ı anlayarak okumak yerine, anlamadan okumamızı tavsiye ettikleri için, Yaradan ın ikazları bizlere hiç ulaşmadı. Bizler, sevap kazanma sözcüğünün ne anlama geldiğini bile anlayamadık. Anlamını bilmesen de Kur’an ı oku dediler, böylece DİNİ ÇIKARLARI ADINA KULLANAN CEMAAT, TARİKAT OLUŞUMLARI TOPLUMU, DİN ADINA İSTEDİKLERİ GİBİ YÖNETTİLER.Hâlbuki Allah Kur’an da başka bilgilere, sözlere uymamamız gerektiğini bildirmiş, din adına Allah da... Devamı

Araf 172-173 ve Rum 30. Ayetler.( BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM

2016-07-05 09:56:00

TEMMUZ       Kur’an canlı, cansız ve hayvanların Allah ı tesbih ettiğini söyler. Tabi akıllı, şuurlu yaratılan biz insanlarında Allah ı tesbih etmesi uyarısını yapar. Hayvanların, bitkilerin ve yaratılmış güneş, ay gibi cansız varlıkların Allah ı tesbih etmesinin anlamı, yaratılış gayelerinin, görevlerini gerektiği ölçüde hiç şaşmadan, yerine getirmeleri anlamındadır. Akıllı ve şuurlu yaratılmış varlık olarak, biz insanların Allah ı tesbih etmesi de, aslında diğer canlıların tesbihinden çok farklı değildir.   Allah bizleri imtihan etmek için yarattığını söyler. Yaratırken bizlerin fıtratına yerleştirdiği, yaratıcıyı fark etme genlerini harekete geçirerek, onun çizdiği yoldan gitmemizi ister bizlerden. İşte biz yaratılmış şuurlu insanların, Allah ı tesbih etmesi, onu yücelterek, onun istediği yoldan gitmesi de, bizlerin Rabbimizi tesbih etmemizdir. Allah imtihan edeceği kullarına, adeta yardım edercesine, yaratırken fıtratına, yani doğuştan yaratıcıyı fark etme özelliğini vermiştir.    Rum 30: Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. ALLAH’IN İNSANLARI ÜZERİNDE YARATTIĞI FITRATA SIMSIKI TUTUN. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Diyanet meali)   Demek ki Allah bizleri yaratırken, işimizi kolaylaştırıyor. Yaradılış özelliklerinin dışına çıkarak, yoldan sapma diyor. İşimizi daha da kolaylaştırarak bilgileri detaylandırıyor, yol gösterici kitaplar gönderiyor. Binlerce yıl öncesi insanları araştırdığınızda, hepsinin bir şeylere inanma ihtiyaçlarının olduğunu görürüz. Bu konu ile bağlantılı ve... Devamı

İslam ı Yaşarken Yaptığımız, Mantık Hatası.

2016-06-30 18:01:00

HAZİRAN       İslam toplumları olarak öyle bir inanç yaşıyoruz ki, akıl ve mantık tek kelimeyle devre dışı. Televizyonlara çıkıp dinden bahseden, dini kendi nefislerinde şekillendiren din simsarcıları, RUHBAN papazlarını aratmıyorlar. Tabi bizde ruhban sınıfı yok, öyle değil mi? Dinimizde yok, ama bizler ellerimizle ruhban sınıfını yarattık.   Televizyona çıkıp, halkın öyle sorularıyla muhatap oluyorlar ve bu kişilerde onlara, öyle cevaplar veriyorlar ki, insanın hayret etmemesi mümkün değil. Din adeta oyuncak olmuş birilerin elinde. Yalanlar, iftiralar, rivayet ve sanı bilgilerle, Allah emretmediği halde, bunlar Allah ın emirleridir diyenlerin iftiraları ile yaşanıyor İslam.   Tabi tüm bu acı manzaraların sorumlusu, aslında topluma din adına masal, hikâye anlatanlar değil, bizleriz. Allah ın bizleri sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an ile bizler, bağımızı hiç kurmadık. Ona danışmadık ve onun bizlere ne anlattığını, anladığımız dilden hiç okuyup düşünmedik. Çünkü bizler, menfaat şebekeleri, Allah ile aldatıcıların tuzağına düştük. Sizler Kur’an ı anlayamazsınız dediler ve bizlerde onlara inandık. Belki de nefsimize/işimize bu yol, daha uygun geldi. İmtihanımızı onlara havale ettiğimizi zannettik.   Allah ın emirlerinden habersiz, aklımıza gelen her konu hakkında, acaba İslam inancına uyar mı, uymaz mı korkusu, bizleri hep tedirgin etti. Onun içinde neredeyse, nefes alırken bile korkar olduk. Dini tek ellerine alan din simsarcıları, Allah ın yemin olsun ki sizler için Kur’an ı/ İslam ı kolaylaştırdım hükümlerine inatla, dini zorlaştırdılar ve toplum içinde adeta korku imparatorluğu kurdular.   ... Devamı

Kur'an da Her Şey Yoktur Diyenlere.

2016-06-27 14:42:00

Bugün sizlerle konuşmak ve üzerinde sizleri de düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizlere Kur’an yetmez, çünkü Kur’an da her şey yoktur, özet bilgiler içerir inancı üzerine olacaktır. İslam ı doğru yaşamak ve anlamak için, beşerin birçok kitaplarına bizleri yönlendiren, Kur’an ın yetmeyeceği tezini savunan düşüncenin, doğru olup olmadığını Kur’an dan tespit ederek, aslında bizlere gereken her şeyin Kur’an da nasıl olduğunu göstermektir amacım. Yazı biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla okuyunuz.   Bizler İslam ı o kadar yanlış bir yolda yaşıyoruz ki, bunun farkına varmak için Kur’an ı birkaç kez anlayarak okumak yeterli olacaktır. Bir şartla okumalıyız, ÖN YARGISIZ VE ALLAH A DAYANIP, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILMAK ŞARTIYLA. Bu yazıyı okuyan kardeşlerimden tek bir ricam olacak, daha önce geleneksel İslam ın öğrettiklerini, Kur’an ayetleriyle karşılaştırdıktan sonra, Allah`ın ayetleriyle, bizlere aktarılan hadisler, birbirine uymadığında, lütfen eeee peygamberimizin hadisleri ne olacak? Ne yani peygamberimiz postacı mıydı demeyiniz. Peygamberimiz Allah ın ayetlerine ters düşecek hiç bir şey söylemeyeceğine göre, demek ki o söz peygamberimizin sözü değilmiş, deme zamanı geldi artık. Kur’an özet bilgidir ve orada her şey yoktur diyenlere, bakın Rabbimiz ne cevap veriyor.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran`da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   İsra 89; Yemin olsun, biz bu Kuran`da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde ... Devamı

Hacer'ül Esved Taşı Ve Gerçekler....

2016-06-26 09:54:00

HAZİRAN         Bugünkü yazımın konusu, Kâbe yi tavaf ederken elle selamlanan ve kutsallığına inanılan, Hacer’ül Esved taşı hakkında olacaktır. Gelin önce geleneksel İslam ın, bu konuda kabul ettiği rivayetlere bakalım kısaca.    (Rivayete göre, Hz. İbrahim, Kâbe’nin inşasını bitirdikten sonra, oğlu İsmail ile tavafa başlangıç sırasını bildirmek için: “İsmail, bana bir taş getir de tavafın nereden başlayacağını işaret edeyim.” dedi. Hz. İsmail de Cebel-i Kubeys'ten bir taş alıp babasına verdi. O da tavafın başlayacağı bugünkü Kâbe’nin köşesine taşı koydu.)   (Rivayete göre İbrahim peygamberimiz, bu taşı Kâbe nin köşesine yerleştirmiştir. Ebu Davud un rivayet ettiği bir hadise göre, HACER’ÜL ESVED ALLAH IN SAĞ ELİDİR. Hacılar tavafında selamlaşmasını onunla yapar, ellerini kaldırarak ona selam verirler. Tirmizi nin Sünen’ inde kaydedilen bir hadise göre, TAŞIN CENNETTEN İNDİĞİ, ilk zamanlar bembeyaz olduğu, ancak günahkârların günahlarıyla karardığı ifade edilir. )   (Hacer’ül-Esved, melekler tarafından, peygamberler tarafından ve Efendimiz Muhammed Aleyhisselam tarafından öpülmüştür. Hacer’ül-Esved'i öpmek, Cenab-ı Hakk'ın saltanat-ı İlahiyesine kurbiyete (yakınlığa) bir işaret olması itibariyle hürmet, teslim ve ikrar manasını ifade eder. İşte bunun içindir ki, Hz. Ömer Efendimiz “Vallahi seni öpüyorum. Senin taş olduğunu, zarar ve fayda veremeyeceğini de biliyorum. Eğer Resulullah'ın seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim.” demiştir.)  ... Devamı

Hud Suresi 1. ve 2. Ayetlerin Uyarılarına, Lütfen Kulak Verelim.

2016-06-24 10:46:00

HAZİRAN         Değerli din kardeşlerim. Bizlere din adına, öyle batıl ve yanlış şeyler anlatılmış ki, topluma Kur’an gerçeklerini anlatmak neredeyse imkânsız olmuş. Cahiliye dönemindeki Ehli kitabın başına gelenler, ne yazık ki peygamberimizden sonra, yavaş yavaş ve sinsice bizlerin inancına da girmiş ve güç kazanmış. Allah yarattığım kulum ile aramda kimseyi istemem diyerek, peygamberimize hitaben bile, bakın nasıl bir uyarıda bulunur.   Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.  (Diyanet meali)   Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiğinden batılı, hurafeyi din diye yaşatanlara kandığımızdan, Allah ın uyarılarından habersiz yaşıyoruz. Bunun da elbette cezasını çekiyoruz. Kur’an dinde ruhban sınıfı yoktur, çünkü Allah sizleri bire bir imtihan ediyorum dediği halde, bizler imtihandan kaçan tembel öğrenci misali, çok bilgili ve doğru sandığımız kişilerin hiç düşünmeden imtihanlarına tabi oluyoruz. Ama Allah bunu Kur’an da yasaklamış ve sakın VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN diye, Kur’an da bizleri uyarmıştır.    Ardı sıra gidilen veliler, efendiler, şeyhler kendi sultanlığını korumak adına, Kur’an ın gücünü ellerine almak için, SİZLER KUR’AN I ANLAYAMAZSINIZ, KUR’AN I VELİ KİŞİLER ANLAR, KUR’AN AÇIKLANMAMIŞTIR, diyecek kadar gaflete düşmüşlerdir. Tabi onlara inanan ve Kur’an a müracaat etmeyen bizlerde, en az onlar kadar suçluyuz. Düşünebiliyor musunuz, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, hesaba çekeceğim, sakın veliler, efendilerin ardına düşmeyin diyecek, daha sonrada sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an ı, gereği gibi açıklamayacak, ... Devamı

Yaptığımız Çok Büyük Yanlışların, Artık Farkında Olalım.

2016-06-18 11:54:00

Bugün sizlerle, Kur’an dan bir konuyu birlikte araştırmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Konu biraz uzun, ama lütfen sabırla okuyalım. Bizler eğer Kur’an ın zerresini bile zayi etmeden istifade etmek, yararlanmak istiyorsak, Kur’an ın 1400 yıl öncesinden insanlara indirilmiş gibi düşünmeden, bizlere peygamberimizin bugün, yeni tebliğ ettiğini düşünerek bakmamız ve Kur’an dan öyle istifade etmeye çalışmamız gerekir. Çünkü Kur’an tüm âleme yaşadıkları sürece, rehber olsun diye indirilmiş en son kitaptır.    Şimdide Kur’an dan araştıracağımız konuya bakalım. Kur’an da birçok ayetinde Allah lanetlediği, inkârları sonucu cehennemlik olduklarını belirttiği, inkârcı ve kâfir sözlerini çok kullanır. Acaba bu sözleri Allah, peygamberini ve gönderdiği Kur’an ı tümden inkâr edenler için mi kullanır? Rabbimiz bu sözleri söylediği kişilerin, çok büyük günahlar işlediğini ve bu insanları affetmeyeceğini anlatıyor bizlere. Allah ı inkâr edenlerin, cehennemde ebedi kalacaklarını ve onları asla bağışlamayacağını, Kur’an ın onlarca ayetinde görüyoruz. Peki, Allah bu sözleri Kur’an da, başka kişiler içinde kullanıyor mu? İNKÂRCI VE KÂFİR SÖZLERİNİ, iman ettiği halde yaptığı bazı yanlışlar neticesinde, bu duruma düşen insanlar içinde kullanıyor olabilir mi? Gelin isterseniz bu çok önemli sorunun cevabını, birlikte Kur’an dan arayalım. Acaba farkında olmadan yaptığımız büyük bir yanlış var mı?   Sizlere şimdi hatırlatacağım ayette Allah, ŞEYTAN İÇİN KÂFİR OLDU DİYOR, ayeti yazalım üzerinde düşünelim.   Bakara 34: Hani biz meleklere (ve ... Devamı

Araf 6, Nisa 41, Maide 116 Ve 117. Ayetlere Lütfen Dikkat!

2016-06-15 18:59:00

HAZİRAN       Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, peygamberlerin gönderildiği topluma, mahşer günü, hesabın görüleceği o çetin gün, şahitlik yapacakları konusu üzerine olacak. Allah yarattığı tüm kullarını hesaba çekeceğini söyledikten sonra, görev verdiğim elçilerimi de sorguya çekeceğini, çok açık bir şekilde bizlere bakın nasıl bildirmiştir.    Araf 6: Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de,GÖNDERİLEN PEYGAMBERLERİ DE MUTLAKA SORGUYA ÇEKECEĞİZ! (Diyanet vakfı meali)    Bu ayetten anlıyoruz ki, kendilerine Allah ın tebliği ulaşmış herkes sorumlu olduğu gibi, Allah bir konuda elçilerin de sorumluluğundan bahsediyor. Peki, bu sorumluluk ne olabilir? Gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim. Önce bir ayet hatırlatmak istiyorum.   Nisa 41: Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve SENİ DE ONLARIN ÜZERİNE BİR ŞAHİT YAPTIĞIMIZ ZAMAN, bakalım onların hâli nice olacak! (Diyanet meali)   Demek ki Allah, tebliğ görevi verdiği elçilerine ayrıca bir görev yüklüyor ve diyor ki, sizler hesabın görüleceği mahşer günü, kitabı tebliğ ettiğinizÜMMETİN/TOPLUMUN ŞAHİTLERİ OLACAKSINIZ. Sizce hangi konuda peygamberimiz şahit olacak, işte bu konu çok önemli. Çünkü bizler bu konuyu dikkate almadan imanımızı yaşıyoruz ve hataların en büyüğünü yapıyoruz.    Bahsettiğim konunun daha iyi anlaşılması için, yine Allah ın Kur’an da bizlere verdiği kıssadan hisse alalım diye gönderdiği iki ayeti hatırlatmak ... Devamı

İdrar Sıçraması, Kabir Azabına mı Neden Olur?

2016-06-11 13:24:00

NİSAN     Bugün yazımda, peygamberimizin söylediği iddia edilen, bir hadisi üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Peygamberimiz aşağıdaki sözleri, sizce söylemiş olabilir mi?   6063 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kabir azabının çoğu SİDİK sebebiyledir."   İdrar sıçramasından kaçının. ÇÜNKÜ KABİR AZÂBININ ÇOĞU, İDRAR SIÇRAMASINDAN OLMAKTADIR.   Gelin bu sözler üzerinde, birlikte düşünelim. Bu bilgiler eğer gerçekten doğru ise, Kur’an mutlaka bu bilgiyi bizlere vermiş olması gerekmez mi? Çünkü Rabbimiz ne diyordu hatırlayalım.   Zuhruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve SİZ ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.   Dikkat ederseniz ayette Allah,  sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, Kur’an dan hesaba çekeceğim diyor. Allah böyle bir hüküm verdikten sonra, sizce Kur’an da hiç bahsedilmeyen, örneği bile verilmemiş bir hükümden sorumlu tutup, azap verir mi?     Allah Kur’an da birçok kez tekrar ederek, yemin olsun ki Kur’an ı, sizler için kolaylaştırdım der. Bu hükmü veren Rabbimiz, bizlerin farkında olmadan, elbisemize damlamış ya da sıçramış olan idrardan sorumlu tutup, bizlere sizce azap eder mi? Çünkü hiç kimse kasıtlı olarak, idrarını üzerine sıçratmaz. Kasıtlı olmadan yapılan hiç bir şeyden, Rabbimiz bizleri sorumlu tutmayacağını da söylüyors... Devamı

Kabir Azabı Konusu Ve Kur'an.

2016-06-11 13:06:00

Değerli din kardeşlerim, bugün bizlere öğretilen ama Kur’an da asla bahsedilmeyen, hatta bunun kabul edilmesi dahi Kur’an ayetlerine ters düşen bir konuda, yani KABİR AZABI KONUSUNDA KONUŞMAK İSTİYORUM. Bizlere bu konuda söylenenleri Kur’an ayetleri ile karşılaştırıp, konunun mahiyetini birlikte araştıralım.   Yaradan Kur’an da bahsetmediği, ama bizlerin rivayet ve sanı inançlarımızın etkisiyle inandığımız konular hakkında ne söylüyor, önce yine her zaman yaptığımız gibi, Kur’an ayetleri ile anlamaya çalışalım. Yani Kur’an a danışalım. Önce aşağıdaki ayeti lütfen dikkatlice okuyalım ve çok dikkatle üzerinde düşünelim.   Araf suresi 33. ayet; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı VE ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ, HARAM KILMIŞTIR.    Değerli arkadaşlarım, lütfen ayeti dikkatlice tekrar okuyalım. Ne diyor Yaradan, HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEY HAKKINDA, yine Allah hakkında bilmediğiniz ŞEYLERİ SÖYLEMEMİZİ HARAM KILDIĞINI, YASAKLADIĞINI çok açık bir şekilde belirtiyor. Bu ayeti yazının devamı sürecince lütfen unutmayalım. Şimdide kabir azabı konusunda, günümüzde rivayetler yoluyla, bakalım neler anlatılıyor bizlere.   (İnsanlar ölür ölmez kabir diye bir çukura konuyorlar. Hemen sonra munker-nekir melekleri geliyor, soru sormaya başlıyor: Rabbin kim? Dinin ne? Peygamberin kim? gibi sorular... Müslümanlar bu sorulara: Rabbim Allah, dinim İslam, Peygamberim Hz. Muhammed diye cevap veriyor. Kâfirler ise.- Hah, hah anlamadım diyorlar. (Fıkhul Ekber, Aliyyul Kari Şerhi).)( Kabir, müminler için cennet bahçelerinden bi... Devamı