Haluk GÜMÜŞTABAK 14 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (387)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (14)

Söz Bakımından, Allah dan Daha Doğru Kim Vardır.

2016-08-18 12:22:00

AGUSTOS       İslam toplumları olarak, Kur’an dan çok uzak inancımızı yaşadığımız içindir ki, bizleri Allah ile aldatanların tuzağından, ne yazık ki kurtulamıyoruz. Bu gidişle de, kurtulacağımızı zannetmiyorum. Çünkü Allah ın bizlere verdiği derslerin, uyarıların farkında bile değiliz.    Bizler İslam ı yaşarken, mutlaka birilerine tabi olmamız ve onun ardı sıra gitmemizin gerektiğine inanmaya devam edersek, başımıza gelen hataların, acıların çok daha büyükleri ile karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Ülkemizin başına bela olan, topluma acı ve ızdırap veren Fethullah denen çete başı, yakın zamana kadar çok saygı gören, eli eteği öpülerek,  kendisinden şefaat beklenen birisiydi. Peki, ne oldu da bir den bire her şey değişti ve bu şahsın bütün rezillikleri, pislikleri, adaletsizlikleri ortaya çıktı. İşte bu sorunun cevabını artık bizler Kur’an dan almalıyız ki, böyle zalimlerin tuzağına bir daha düşmeyelim.   İlginçtir bu zalim insanın, ALLAH KATINDA TAKVACA ÜSTÜN OLDUĞUNA VE ONUN ŞEFAATİYLE, CENNETE GİDEBİLECEKLERİNE İNANILIYORDU. Tabi bu düşünce sahiplerinin, zerre kadar Kur’an dan nasiplenmediklerini hatırlatmak isterim. Nasiplenmiş olsalardı, böyle yanlış düşüncelere asla kapılmazlardı. Kendi aralarında okudukları kitapların öğretisi olan, yani Risale-i Nur kitapları, böyle düşüncelere inanmayı kolaylaştırıyor ve onaylıyor. BÖYLECE SORGULAMADAN İNANAN BİR TOPLUM YARATILMIŞ OLUYOR. Hatırlatırım mahşer günüALDATILMIŞIM demekle kurtulacağımızı zannetmeyelim. Çünkü Allah, bizleri düşünerek, aklımızı kullanarak inancımızı yaşamamızı emrediyor... Devamı

Hatalarımızdan Dersler Alabilmek Ümidiyle.

2016-08-07 17:44:00

  AGUSTOS       Ülke olarak 15 Temmuzda, çok üzücü ve de bizlerin ders alması gereken bir olay yaşadık. Toplumu din maskesiyle aldatan, batıl inançlarımızdan yararlanarak, kendisini dini lider ilan edip, din adına toplumu yönetmeye kalkan bu zalim kişinin gerçek yüzünü, çok şükür Rabbimiz bizlere gösterdi.    Bir insanın gerçek yüzünü görebilmek için, topluma zalimce davranması, binlerce yuvaya acı ve keder vermesi mi gerekirdi?   ACABA BU ŞAHSIN GERÇEK YÜZÜNÜ ÇOK ÖNCESİNDEN GÖRENLERİN, FARK EDENLERİN, HATTA TOPLUMU UYARANLARIN, GÖREMEYENLERDEN FARKI NEYDİ SİZCE? Lütfen bunu çok iyi düşünelim, yoksa tekrar aldatılmaktan kurtulamayız.   Buna benzer din tacirlerinin tuzağına düşmek istemiyorsak, İslam a sokulan yanlış ve batılın önce farkına varmalıyız, yani sorumlu olduğumuz dinimizin tek kaynağı Kur’an dan öğrenmeliyiz, araya hiç kimseyi sokmadan. Bu elim olayın ardından, Diyanet İşleri başkanlığı bir açıklama yaptı. Bu açıklamadan bazı alıntılar yaparak, üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   “Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez yaptığı açıklamada "FETÖ AÇIK BİR DİN İSTİSMARCISI ve gayri ahlaki bir sır hareketidir. FETÖ SAHTE BİR MEHDİ HAREKETİDİR"dedi.”   İslam toplumları olarak, dinimize FIKIH yoluyla sokulan batıl inançlar nedeniyle, toplumlar yüzlerce yıldır, din istismarcıları tarafından kullanılmış ve bu gidişle kullanılmaya da devam edecektir. Sayın Başkanın söylediği son cümle ise, aslında yanlış inançlarımızın hala güçlü bir şek... Devamı

RABITA Nedir, İslam İnancında Var Mıdır?

2016-07-29 10:22:00

TEMMUZ         İslam toplumları olarak bizler, Kur’an ın özünden uzaklaştırılarak inancımızı yaşadığımız için, batılın ve hurafenin de etkisinden kurtulamıyoruz. Bugünkü yazımın konusu RABITA nedir, bazı tarikat ve cemaat toplumlarında nasıl uygulanır, gelin birlikte araştırıp üzerinde, Kur’an ı referans alarak düşünelim. Bakın rabıta nasıl tarif ediliyor.   “Rabıta bir tasavvuf terimi olup, tasavvufta belirli tarikatlarda bulunan uygulamaya verilen isimdir. Etimolojik açıdan rabıta sözcüğü rabt kökünden türemiştir. Birleştirmek ve bağlamak anlamlarına gelmektedir. Tasavvufta ise MÜRİDİN, konsantre olup ŞEYHİNİ aklında canlandırarak, ŞEYHİNDEN YARDIM İSTEMESİ, ŞEYHİNİN YARDIMIYLA ALLAH DAN FEYZ ALMASI anlamına gelir.”   Önce şunu açıkça söylemeliyim ki, bu yol ve yöntem, Kur’an ın öğretisi olmayıp, peygamberimizin döneminden yüzlerce yıl sonra, dine tasavvuf düşüncesinin sokulması ile girmiş bir inançtır. Fıkıh bilgilerinde de geçmez. RABITA kelime anlamı olarak birleşmek, bağlamak, bağlantı kurmak olduğuna göre, bizlerin Rabbimizle gönülden bağ kurması kadar güzel bir şey olamaz. Araya hiçbir beşeri sokmadan tabi. Gelelim tarikatların RABITA kelimesinden ne anladığına ve nasıl hayatlarına geçirdiğine.    Tarifte de söylendiği gibi RABITA, tarikata bağlı müridin, konsantre olup bağlı olduğu ŞEYHİNİ düşünerek, onu hayal ederek ondan yardım istemesi, onun Allah ile arasında aracılık yapması, yani onun yardımıyla, ondan alacağı şefaatle, Allah ın rızasını kazanacağına inanılması anlamı verilmektedir. BU D&Uum... Devamı

İnancımızı Kullananların, Artık Tuzağına Düşmeyelim.

2016-07-25 17:36:00

TEMMUZ TEMMUZ       İnancımızı, dinimizi nasıl yanlış yaşadığımızın ve bununda yalnız kendimize değil, topluma ve ülkemize de nasıl zararlar verdiğinin, düşündürücü bir örneğini yaşattı Rabbimiz bizlere. BAŞIMIZA GELEN BU ŞERDEN İBRET ALARAK, DERSLER ÇIKARANLARA NE MUTLU.   Allah bizleri imtihan ettiğini söyler Kur’an da ve din, iman adına sakın veliler, efendiler, şeyhler edinmeden imtihanınızı yaşayın dedikten sonra, güvenebileceğimiz tek velinin, Allah bizzat kendisi olduğunu, çok açık bir şekilde ayetinde bizlere bildirir ve uyarır. Tabi bizlerin rehberi ne yazık ki Kur’a olmaktan çıkartıldığı için, bizler bu uyarıları ya duymayız, ya da duymamız engellenmiştir. Kur’an ışığıyla nurlanmayan bizler, birde Allah ın bu uyarılarına tamamen ters düşen bir inancı kabul ederek VELİSİ, ŞEYHİ OLMAYAN CENNETE GİDEMEZdiyecek kadar yoldan çıktığımızın, farkında bile değiliz.    Allah Kur’an da bu konu ile ilgili uyarılarına devam ederek, SAKIN SİZLERİ ALLAH İLE ALDATMASINLAR sözlerinden de elbette hiç nasiplenmedik. Çünkü birileri bizlere, Kur’an ı anlayarak okumak yerine, anlamadan okumamızı tavsiye ettikleri için, Yaradan ın ikazları bizlere hiç ulaşmadı. Bizler, sevap kazanma sözcüğünün ne anlama geldiğini bile anlayamadık. Anlamını bilmesen de Kur’an ı oku dediler, böylece DİNİ ÇIKARLARI ADINA KULLANAN CEMAAT, TARİKAT OLUŞUMLARI TOPLUMU, DİN ADINA İSTEDİKLERİ GİBİ YÖNETTİLER.Hâlbuki Allah Kur’an da başka bilgilere, sözlere uymamamız gerektiğini bildirmiş, din adına Allah da... Devamı

Araf 172-173 ve Rum 30. Ayetler.( BEN SİZİN RABBİNİZ DEĞİL MİYİM

2016-07-05 09:56:00

TEMMUZ       Kur’an canlı, cansız ve hayvanların Allah ı tesbih ettiğini söyler. Tabi akıllı, şuurlu yaratılan biz insanlarında Allah ı tesbih etmesi uyarısını yapar. Hayvanların, bitkilerin ve yaratılmış güneş, ay gibi cansız varlıkların Allah ı tesbih etmesinin anlamı, yaratılış gayelerinin, görevlerini gerektiği ölçüde hiç şaşmadan, yerine getirmeleri anlamındadır. Akıllı ve şuurlu yaratılmış varlık olarak, biz insanların Allah ı tesbih etmesi de, aslında diğer canlıların tesbihinden çok farklı değildir.   Allah bizleri imtihan etmek için yarattığını söyler. Yaratırken bizlerin fıtratına yerleştirdiği, yaratıcıyı fark etme genlerini harekete geçirerek, onun çizdiği yoldan gitmemizi ister bizlerden. İşte biz yaratılmış şuurlu insanların, Allah ı tesbih etmesi, onu yücelterek, onun istediği yoldan gitmesi de, bizlerin Rabbimizi tesbih etmemizdir. Allah imtihan edeceği kullarına, adeta yardım edercesine, yaratırken fıtratına, yani doğuştan yaratıcıyı fark etme özelliğini vermiştir.    Rum 30: Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. ALLAH’IN İNSANLARI ÜZERİNDE YARATTIĞI FITRATA SIMSIKI TUTUN. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler. (Diyanet meali)   Demek ki Allah bizleri yaratırken, işimizi kolaylaştırıyor. Yaradılış özelliklerinin dışına çıkarak, yoldan sapma diyor. İşimizi daha da kolaylaştırarak bilgileri detaylandırıyor, yol gösterici kitaplar gönderiyor. Binlerce yıl öncesi insanları araştırdığınızda, hepsinin bir şeylere inanma ihtiyaçlarının olduğunu görürüz. Bu konu ile bağlantılı ve... Devamı

İslam ı Yaşarken Yaptığımız, Mantık Hatası.

2016-06-30 18:01:00

HAZİRAN       İslam toplumları olarak öyle bir inanç yaşıyoruz ki, akıl ve mantık tek kelimeyle devre dışı. Televizyonlara çıkıp dinden bahseden, dini kendi nefislerinde şekillendiren din simsarcıları, RUHBAN papazlarını aratmıyorlar. Tabi bizde ruhban sınıfı yok, öyle değil mi? Dinimizde yok, ama bizler ellerimizle ruhban sınıfını yarattık.   Televizyona çıkıp, halkın öyle sorularıyla muhatap oluyorlar ve bu kişilerde onlara, öyle cevaplar veriyorlar ki, insanın hayret etmemesi mümkün değil. Din adeta oyuncak olmuş birilerin elinde. Yalanlar, iftiralar, rivayet ve sanı bilgilerle, Allah emretmediği halde, bunlar Allah ın emirleridir diyenlerin iftiraları ile yaşanıyor İslam.   Tabi tüm bu acı manzaraların sorumlusu, aslında topluma din adına masal, hikâye anlatanlar değil, bizleriz. Allah ın bizleri sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an ile bizler, bağımızı hiç kurmadık. Ona danışmadık ve onun bizlere ne anlattığını, anladığımız dilden hiç okuyup düşünmedik. Çünkü bizler, menfaat şebekeleri, Allah ile aldatıcıların tuzağına düştük. Sizler Kur’an ı anlayamazsınız dediler ve bizlerde onlara inandık. Belki de nefsimize/işimize bu yol, daha uygun geldi. İmtihanımızı onlara havale ettiğimizi zannettik.   Allah ın emirlerinden habersiz, aklımıza gelen her konu hakkında, acaba İslam inancına uyar mı, uymaz mı korkusu, bizleri hep tedirgin etti. Onun içinde neredeyse, nefes alırken bile korkar olduk. Dini tek ellerine alan din simsarcıları, Allah ın yemin olsun ki sizler için Kur’an ı/ İslam ı kolaylaştırdım hükümlerine inatla, dini zorlaştırdılar ve toplum içinde adeta korku imparatorluğu kurdular.   ... Devamı

Kur'an da Her Şey Yoktur Diyenlere.

2016-06-27 14:42:00

Bugün sizlerle konuşmak ve üzerinde sizleri de düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizlere Kur’an yetmez, çünkü Kur’an da her şey yoktur, özet bilgiler içerir inancı üzerine olacaktır. İslam ı doğru yaşamak ve anlamak için, beşerin birçok kitaplarına bizleri yönlendiren, Kur’an ın yetmeyeceği tezini savunan düşüncenin, doğru olup olmadığını Kur’an dan tespit ederek, aslında bizlere gereken her şeyin Kur’an da nasıl olduğunu göstermektir amacım. Yazı biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla okuyunuz.   Bizler İslam ı o kadar yanlış bir yolda yaşıyoruz ki, bunun farkına varmak için Kur’an ı birkaç kez anlayarak okumak yeterli olacaktır. Bir şartla okumalıyız, ÖN YARGISIZ VE ALLAH A DAYANIP, YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILMAK ŞARTIYLA. Bu yazıyı okuyan kardeşlerimden tek bir ricam olacak, daha önce geleneksel İslam ın öğrettiklerini, Kur’an ayetleriyle karşılaştırdıktan sonra, Allah`ın ayetleriyle, bizlere aktarılan hadisler, birbirine uymadığında, lütfen eeee peygamberimizin hadisleri ne olacak? Ne yani peygamberimiz postacı mıydı demeyiniz. Peygamberimiz Allah ın ayetlerine ters düşecek hiç bir şey söylemeyeceğine göre, demek ki o söz peygamberimizin sözü değilmiş, deme zamanı geldi artık. Kur’an özet bilgidir ve orada her şey yoktur diyenlere, bakın Rabbimiz ne cevap veriyor.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran`da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   İsra 89; Yemin olsun, biz bu Kuran`da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde ... Devamı

Hacer'ül Esved Taşı Ve Gerçekler....

2016-06-26 09:54:00

HAZİRAN         Bugünkü yazımın konusu, Kâbe yi tavaf ederken elle selamlanan ve kutsallığına inanılan, Hacer’ül Esved taşı hakkında olacaktır. Gelin önce geleneksel İslam ın, bu konuda kabul ettiği rivayetlere bakalım kısaca.    (Rivayete göre, Hz. İbrahim, Kâbe’nin inşasını bitirdikten sonra, oğlu İsmail ile tavafa başlangıç sırasını bildirmek için: “İsmail, bana bir taş getir de tavafın nereden başlayacağını işaret edeyim.” dedi. Hz. İsmail de Cebel-i Kubeys'ten bir taş alıp babasına verdi. O da tavafın başlayacağı bugünkü Kâbe’nin köşesine taşı koydu.)   (Rivayete göre İbrahim peygamberimiz, bu taşı Kâbe nin köşesine yerleştirmiştir. Ebu Davud un rivayet ettiği bir hadise göre, HACER’ÜL ESVED ALLAH IN SAĞ ELİDİR. Hacılar tavafında selamlaşmasını onunla yapar, ellerini kaldırarak ona selam verirler. Tirmizi nin Sünen’ inde kaydedilen bir hadise göre, TAŞIN CENNETTEN İNDİĞİ, ilk zamanlar bembeyaz olduğu, ancak günahkârların günahlarıyla karardığı ifade edilir. )   (Hacer’ül-Esved, melekler tarafından, peygamberler tarafından ve Efendimiz Muhammed Aleyhisselam tarafından öpülmüştür. Hacer’ül-Esved'i öpmek, Cenab-ı Hakk'ın saltanat-ı İlahiyesine kurbiyete (yakınlığa) bir işaret olması itibariyle hürmet, teslim ve ikrar manasını ifade eder. İşte bunun içindir ki, Hz. Ömer Efendimiz “Vallahi seni öpüyorum. Senin taş olduğunu, zarar ve fayda veremeyeceğini de biliyorum. Eğer Resulullah'ın seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim.” demiştir.)  ... Devamı

Hud Suresi 1. ve 2. Ayetlerin Uyarılarına, Lütfen Kulak Verelim.

2016-06-24 10:46:00

HAZİRAN         Değerli din kardeşlerim. Bizlere din adına, öyle batıl ve yanlış şeyler anlatılmış ki, topluma Kur’an gerçeklerini anlatmak neredeyse imkânsız olmuş. Cahiliye dönemindeki Ehli kitabın başına gelenler, ne yazık ki peygamberimizden sonra, yavaş yavaş ve sinsice bizlerin inancına da girmiş ve güç kazanmış. Allah yarattığım kulum ile aramda kimseyi istemem diyerek, peygamberimize hitaben bile, bakın nasıl bir uyarıda bulunur.   Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.  (Diyanet meali)   Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiğinden batılı, hurafeyi din diye yaşatanlara kandığımızdan, Allah ın uyarılarından habersiz yaşıyoruz. Bunun da elbette cezasını çekiyoruz. Kur’an dinde ruhban sınıfı yoktur, çünkü Allah sizleri bire bir imtihan ediyorum dediği halde, bizler imtihandan kaçan tembel öğrenci misali, çok bilgili ve doğru sandığımız kişilerin hiç düşünmeden imtihanlarına tabi oluyoruz. Ama Allah bunu Kur’an da yasaklamış ve sakın VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN diye, Kur’an da bizleri uyarmıştır.    Ardı sıra gidilen veliler, efendiler, şeyhler kendi sultanlığını korumak adına, Kur’an ın gücünü ellerine almak için, SİZLER KUR’AN I ANLAYAMAZSINIZ, KUR’AN I VELİ KİŞİLER ANLAR, KUR’AN AÇIKLANMAMIŞTIR, diyecek kadar gaflete düşmüşlerdir. Tabi onlara inanan ve Kur’an a müracaat etmeyen bizlerde, en az onlar kadar suçluyuz. Düşünebiliyor musunuz, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, hesaba çekeceğim, sakın veliler, efendilerin ardına düşmeyin diyecek, daha sonrada sorumlu tuttuğuna hükmettiği Kur’an ı, gereği gibi açıklamayacak, ... Devamı

Yaptığımız Çok Büyük Yanlışların, Artık Farkında Olalım.

2016-06-18 11:54:00

Bugün sizlerle, Kur’an dan bir konuyu birlikte araştırmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Konu biraz uzun, ama lütfen sabırla okuyalım. Bizler eğer Kur’an ın zerresini bile zayi etmeden istifade etmek, yararlanmak istiyorsak, Kur’an ın 1400 yıl öncesinden insanlara indirilmiş gibi düşünmeden, bizlere peygamberimizin bugün, yeni tebliğ ettiğini düşünerek bakmamız ve Kur’an dan öyle istifade etmeye çalışmamız gerekir. Çünkü Kur’an tüm âleme yaşadıkları sürece, rehber olsun diye indirilmiş en son kitaptır.    Şimdide Kur’an dan araştıracağımız konuya bakalım. Kur’an da birçok ayetinde Allah lanetlediği, inkârları sonucu cehennemlik olduklarını belirttiği, inkârcı ve kâfir sözlerini çok kullanır. Acaba bu sözleri Allah, peygamberini ve gönderdiği Kur’an ı tümden inkâr edenler için mi kullanır? Rabbimiz bu sözleri söylediği kişilerin, çok büyük günahlar işlediğini ve bu insanları affetmeyeceğini anlatıyor bizlere. Allah ı inkâr edenlerin, cehennemde ebedi kalacaklarını ve onları asla bağışlamayacağını, Kur’an ın onlarca ayetinde görüyoruz. Peki, Allah bu sözleri Kur’an da, başka kişiler içinde kullanıyor mu? İNKÂRCI VE KÂFİR SÖZLERİNİ, iman ettiği halde yaptığı bazı yanlışlar neticesinde, bu duruma düşen insanlar içinde kullanıyor olabilir mi? Gelin isterseniz bu çok önemli sorunun cevabını, birlikte Kur’an dan arayalım. Acaba farkında olmadan yaptığımız büyük bir yanlış var mı?   Sizlere şimdi hatırlatacağım ayette Allah, ŞEYTAN İÇİN KÂFİR OLDU DİYOR, ayeti yazalım üzerinde düşünelim.   Bakara 34: Hani biz meleklere (ve ... Devamı

Araf 6, Nisa 41, Maide 116 Ve 117. Ayetlere Lütfen Dikkat!

2016-06-15 18:59:00

HAZİRAN       Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, peygamberlerin gönderildiği topluma, mahşer günü, hesabın görüleceği o çetin gün, şahitlik yapacakları konusu üzerine olacak. Allah yarattığı tüm kullarını hesaba çekeceğini söyledikten sonra, görev verdiğim elçilerimi de sorguya çekeceğini, çok açık bir şekilde bizlere bakın nasıl bildirmiştir.    Araf 6: Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de,GÖNDERİLEN PEYGAMBERLERİ DE MUTLAKA SORGUYA ÇEKECEĞİZ! (Diyanet vakfı meali)    Bu ayetten anlıyoruz ki, kendilerine Allah ın tebliği ulaşmış herkes sorumlu olduğu gibi, Allah bir konuda elçilerin de sorumluluğundan bahsediyor. Peki, bu sorumluluk ne olabilir? Gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim. Önce bir ayet hatırlatmak istiyorum.   Nisa 41: Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve SENİ DE ONLARIN ÜZERİNE BİR ŞAHİT YAPTIĞIMIZ ZAMAN, bakalım onların hâli nice olacak! (Diyanet meali)   Demek ki Allah, tebliğ görevi verdiği elçilerine ayrıca bir görev yüklüyor ve diyor ki, sizler hesabın görüleceği mahşer günü, kitabı tebliğ ettiğinizÜMMETİN/TOPLUMUN ŞAHİTLERİ OLACAKSINIZ. Sizce hangi konuda peygamberimiz şahit olacak, işte bu konu çok önemli. Çünkü bizler bu konuyu dikkate almadan imanımızı yaşıyoruz ve hataların en büyüğünü yapıyoruz.    Bahsettiğim konunun daha iyi anlaşılması için, yine Allah ın Kur’an da bizlere verdiği kıssadan hisse alalım diye gönderdiği iki ayeti hatırlatmak ... Devamı

İdrar Sıçraması, Kabir Azabına mı Neden Olur?

2016-06-11 13:24:00

NİSAN     Bugün yazımda, peygamberimizin söylediği iddia edilen, bir hadisi üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Peygamberimiz aşağıdaki sözleri, sizce söylemiş olabilir mi?   6063 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kabir azabının çoğu SİDİK sebebiyledir."   İdrar sıçramasından kaçının. ÇÜNKÜ KABİR AZÂBININ ÇOĞU, İDRAR SIÇRAMASINDAN OLMAKTADIR.   Gelin bu sözler üzerinde, birlikte düşünelim. Bu bilgiler eğer gerçekten doğru ise, Kur’an mutlaka bu bilgiyi bizlere vermiş olması gerekmez mi? Çünkü Rabbimiz ne diyordu hatırlayalım.   Zuhruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve SİZ ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.   Dikkat ederseniz ayette Allah,  sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, Kur’an dan hesaba çekeceğim diyor. Allah böyle bir hüküm verdikten sonra, sizce Kur’an da hiç bahsedilmeyen, örneği bile verilmemiş bir hükümden sorumlu tutup, azap verir mi?     Allah Kur’an da birçok kez tekrar ederek, yemin olsun ki Kur’an ı, sizler için kolaylaştırdım der. Bu hükmü veren Rabbimiz, bizlerin farkında olmadan, elbisemize damlamış ya da sıçramış olan idrardan sorumlu tutup, bizlere sizce azap eder mi? Çünkü hiç kimse kasıtlı olarak, idrarını üzerine sıçratmaz. Kasıtlı olmadan yapılan hiç bir şeyden, Rabbimiz bizleri sorumlu tutmayacağını da söylüyors... Devamı

Kabir Azabı Konusu Ve Kur'an.

2016-06-11 13:06:00

Değerli din kardeşlerim, bugün bizlere öğretilen ama Kur’an da asla bahsedilmeyen, hatta bunun kabul edilmesi dahi Kur’an ayetlerine ters düşen bir konuda, yani KABİR AZABI KONUSUNDA KONUŞMAK İSTİYORUM. Bizlere bu konuda söylenenleri Kur’an ayetleri ile karşılaştırıp, konunun mahiyetini birlikte araştıralım.   Yaradan Kur’an da bahsetmediği, ama bizlerin rivayet ve sanı inançlarımızın etkisiyle inandığımız konular hakkında ne söylüyor, önce yine her zaman yaptığımız gibi, Kur’an ayetleri ile anlamaya çalışalım. Yani Kur’an a danışalım. Önce aşağıdaki ayeti lütfen dikkatlice okuyalım ve çok dikkatle üzerinde düşünelim.   Araf suresi 33. ayet; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı VE ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ, HARAM KILMIŞTIR.    Değerli arkadaşlarım, lütfen ayeti dikkatlice tekrar okuyalım. Ne diyor Yaradan, HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEY HAKKINDA, yine Allah hakkında bilmediğiniz ŞEYLERİ SÖYLEMEMİZİ HARAM KILDIĞINI, YASAKLADIĞINI çok açık bir şekilde belirtiyor. Bu ayeti yazının devamı sürecince lütfen unutmayalım. Şimdide kabir azabı konusunda, günümüzde rivayetler yoluyla, bakalım neler anlatılıyor bizlere.   (İnsanlar ölür ölmez kabir diye bir çukura konuyorlar. Hemen sonra munker-nekir melekleri geliyor, soru sormaya başlıyor: Rabbin kim? Dinin ne? Peygamberin kim? gibi sorular... Müslümanlar bu sorulara: Rabbim Allah, dinim İslam, Peygamberim Hz. Muhammed diye cevap veriyor. Kâfirler ise.- Hah, hah anlamadım diyorlar. (Fıkhul Ekber, Aliyyul Kari Şerhi).)( Kabir, müminler için cennet bahçelerinden bi... Devamı

Bir Müslüman Aile, Kaç Çocuk Yapmalıdır?

2016-06-10 11:00:00

      Bugünkü yazımın konusu, günümüzde bizleri yönetenlerin tavsiyelerinde olduğu gibi, Kur’an evli çiftlere, bol çocuk yapın önerisinde bulunuyor mu, sorusu üzerine olacaktır. Gerçekten de Allah bizlere evlenince, bol bol çocuk yapın mı diyor? KUR’AN I REHBER ALAN ONU ANLAYARAK VE ÜZERİNDE DİKKATLE DÜŞÜNEREK OKUYAN BİR İNSAN, ALLAH IN KUR’AN DA BÖYLE SINIRSIZ, SORUMSUZ VE KURALSIZ BİR EMİR VERMEYECEĞİNİ ZATEN BİLİR.   Allah Kur’an da emirlerini verir, ama bizlerin emri hayatımıza geçirmeden önce, mutlaka düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı emreder. YANİ AKIL, İMANIN ANAHTARIDIR. Düşünmeden her şeyi kabullenen bir insanın, imanı da güçlü olamaz. Bunun nedeni, yaptıklarımızın özüne hâkim olabilmek adınadır. Böyle yaparak, uyguladıklarımızdan ve hayatımıza geçirdiklerimizden, azami fayda sağlamak amaçlanmıştır.   Allah bizlerin evlenmemizi tavsiye eder. Hatta eski devirlerde yapılan birden fazla evlilikler doğru olmadığı için, tek evliliği özellikle önerir. Çünkü çoklu evliliklerde, hem eşler hem de çocuklar arasında, adaleti sağlayamayacağımız uyarısını yapar.  Ama asla çocuk sayısı konusunda tek bir örneği dahi yoktur Kur’an ın. Olmasını da beklemek mantıklı olmaz. ÇÜNKÜ BİR AİLEDE ÇOCUK SAYISI, AİLENİN GELİRİ, GEÇİMİ İLE DOĞRUDAN BAĞLANTILIDIR. Eğer hesapsız ve düşünmeden, doğru planlama yapmadan yapacağımız çocuklara, gerekli eğitimi, bakımı ve ilgiyi veremeyeceğimiz için, aile bireyleri olarak sorumlu oluruz.    Elbette evliliğin taçlandırılması çocuktur, ama bu her zaman mümkün olmayabilir. Allah bir ayetinde, biz istedi... Devamı

Allah NAMAZI Bizlere, Neden Emretmiş Olabilir.

2016-06-07 19:01:00

HAZİRAN       Allah bizlere namaz kılmamızı, neden emretmiştir? Bu soruyu bir okurum sormuştu bana. Aslında çok doğru ve yerinde bir soru. Çünkü namazın amacını doğru anlayamazsak, yerine getirirken özünden uzak kalırız, ya da yerine getirmekte özen göstermeyiz. Bizler namazı, Allah a bir borç olarak görürüz. Borç alacak ilişkisi, eşit şartlarda insanlar arasında olur. Namaz Allah a borç değil, saygıdır, bağlılığımızın göstergesidir. Onun içinde namazın kazasından Kur’an bahsetmez, geçmiş yaşanmış ve bitmiştir kayda alınmıştır, geri dönüş yoktur. ÇÜNKÜ NAMAZ O GÜNÜN SİGORTASIDIR, O ANIN DEĞERLENDİRİLMESİDİR.   Önce şunu belirtmek isterim. Namaz(salât) biz insanların Allah a karşı kulluk görevidir. Diğer ibadetler namazdan daha farklıdır. Örneğin bizler orucu tutarken, Allah a kulluk görevimizi yapmış olmayız. Çünkü orucu tutamayan insanlar olabilir. Ama namazı/duayı her şartta ve koşulda yerine getirebiliriz. Oruç bizlerin bizzat sağlığı ile ilgilidir, bedenimizin ve ruhumuzun ihtiyacı vardır. Ayrıca Oruç tutarak, Allah ın emrini, tavsiyesini de yerine getirmiş oluruz.    Allah oruçtan bahsederken, bu sayede korunmanız umulmaktadır der. Demek ki oruç bizler için faydalı. Tutamayacağımız oruçları, daha sonra tutabiliyorsanız tutmamızı ister Allah. Bunun bilgisini Kur’an da verir. Namaza gelince, namaz Allah a karşı kulluk görevimizin, ona karşı saygımızı, sevgimizi göstermemizin bir yolu ve yöntemidir. Bu yolu gösterende Kur’an dır. Hatta bizler namazla/salatla, duayla Allah dan yardım dileriz, dertlerimize şifa isteriz. Bundan güzel rahatlama olabilir mi? Psikiyatrinin ana kaynağı ve ilacıda inanç... Devamı

İslam ı Yaşarken, Yaptığımız Çok Büyük Yanlış.

2016-06-01 11:51:00

HAZİRAN       Bir yazımda Fıkıh konusunu ele almış ve fıkıh anlayışının toplumu Kur’an dan uzaklaştırdığını, İslam ı yanlış anlamasına neden olduğunu söylemiştim. Bu yazımda da, bu tehlikenin neler olduğuna örnekler vererek, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamaya çalışacağım, Allah ın izniyle.   İslam ı cemaat, tarikat eksenli yaşayan din kardeşlerime, yalnız Kur’an diyenler Müslüman değildir diye anlatırlar. Kur’an tek kaynaktır diyen kişilerde samimiyet olmadığını,  bu kişilerin Kur’an a da inanmadıklarını söylerler.  Tabi tüm bu düşünce ve sözlere delil, fıkıhtan gösterilir. Bu delillere kanıt Kur’an dan aranır ama ayetler ne yazık ki çarpıtılarak, hatta bir çok ayetin tam tersi anlamlar verilerek hurafe ve batıla kanıt yaratılır. Bakın fıkıh inancı bizlere nasıl bilgiler veriyor, Kur’an bu sözlere nasıl cevaplar veriyor.   (Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi]   (Yalnız Kur’an da ki helal ve haramı kabul ederim diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]   (Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’an da bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’an da ki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]   (Yakında, “Allah’ın kitabının dışında uyacağımız bir şey tanımıyorum” diyenler çıkacaktır.) [Ebu Davud]   Bu sözleri, peygamberimiz söylemiş gibi anlatmak iftiradır, şirktir... Devamı

Bir Erkek, Eşinin Yaptıklarından Sorumlumudur?

2016-05-17 11:33:00

MAYİS       Bizler İslam ı kendi nefsimizde öyle bir şekillendir dik ki, Kur’an ın emirleri, verdiği örnekler artık bizler için rehber olmaktan çıkmış, çünkü hiç birisinden haberimiz bile yok. Bir arkadaşımız diğer arkadaşına eşinin, hatta çocuklarının yaptığı yanlışlardan sorumlu olduğunu söyleyerek dert yanıyordu. Arkadaşı da onu teselli ediyor ve herkes kendi yaptıklarından sorumludur, neden eşinin yaptıklarından sorumlu olasın ki, diye onu teselli ettiğine şahit oldum.    Bizlerin hatası, Allah ın emrettiği İslam ı Kur’an dan araştırmadan, her söylenene inanmak olmuş. Erkek evin geçiminden sorumludur ama kadınında belki erkekten daha önemli görevleri vardır aile içinde. Kadın ve erkek, asla din ve iman adına yaptıklarından, bir birinden sorumlu değildir. Çünkü hepimiz bu dünyada, kendimize düşen görevlerden imtihan oluyoruz ve yaptıklarımızdan bizzat kendimiz sorumluyuz.    Erkeğin, karısının yaptığı her şeyden sorumludur inancı, kadını küçümseyen bir düşüncenin ürünüdür ki, bunu Kur’an asla kabul etmez. Aile içinde herkes, bir birini yanlış yaptıklarında elbette uyarmalıdır. Evlatlarını yetiştirirken, anne ve babaya düşen görevleri yerinde ve zamanında yapmalı, onlara doğru yolu göstermelidir. Daha sonra çocukların büyüdüklerinde yapacaklarından, neden anne baba sorumlu olsun. Eğer gereken bilgileri vermediysen, çocuklarınla ilgilenmediysen, elbette sorumluluk vardır.    KONUMUZ, ERKEĞİN EŞİNİN DAVRANIŞLARINDAN, HATTA İNANCINI YAŞAMASINDAN SORUMLU OLUP OLMADIĞI KONUSU. Kur’an bu konuda bizlere çok önem... Devamı

Başörtüsü Kur'an da var Mıdır, Gelin Birlikte Düşünelim.

2016-05-16 11:41:00

MAYİS       Bugünlerde televizyonlarda, dini konularda sorulan en çok soru, başörtüsü Allah emri olarak Kur’an da var mıdır sorusu oluşturuyor. Kimi konuşmacılar hayır yoktur diyor, genel çoğunluğu ise evet Allah Nur suresi 31. ayetinde kesinlikle başın örtülmesini emrediyor, şeklinde açıklama yapıyorlar. Biz okuma alışkanlığı olmayan toplum olarak da normal olarak, eğer isminin önünde birde kocaman bir unvan varsa, birde çoğunluk söylüyorsa, hiç kuşkusuz o zaman demek ki Allah emriymiş diyor ve öyle kabul ediyoruz. Peki, bu yol doğru bir yol mu? Çoğunluğun sözlerine inanmak, bizleri Allah a ulaştırır ve Rabbin katında mahcup etmez mi dersiniz? Elbette bende hata yapmamak adına bu konularda çok düşündüm ve araştırmalar yaptım. Sonucunda tek hâkim ve yargılayıcının gönderdiği, bizlerin anayasası olan kitaba, yani Kur’an a danışmanın en doğru yol olduğuna karar verdim. Kur’an ı anlayarak ve düşünerek ilk kez okuduğumda, doğru anlamamda faydası olacak, hatta hiç unutmamam gereken bazı ayetler dikkatimi çekti. Bunları sizlerle paylaşmak isterim. Enam 116: YERYÜZÜNDEKİ İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞUNA UYARSAN SENİ ALLAH YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar. Ankebut 51: KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır. Zühruf 44: Gerçek şu, bu Kuran sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. BU KİTAPTAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ. Ayetler üzerinde kısaca d&u... Devamı

MESCİD-İ HARAM ZİYARETİMDEN İZLENİMLERİM.

2016-05-12 09:52:00

              Şükürler olsun ki, Mescid i  Haram ziyaretimi, İbadetlerimi gerçekleştirmeyi, Rabbim nasip etti. Bu ziyaretim ile ilgili izlenimlerimi, sizlerle paylaşmak istiyorum.  Bu ziyaretimi özellikle haram ayda yapmayı planlamıştım ve Recep ayının ilk günlerinde yolculuğum başladı.   İlk önce Mekke ye gideceğimizden, daha uçağa binmeden hava alanında, bizleri mezheplerin ve fıkıh inancının şekillendirdiği, Kur’an ın hiç bahsetmediği, örneğini bile vermediği, İHRAM kıyafetini giydik. Bildiğiniz gibi ihram iki parçadan oluşan, dikişsiz iki parça havludan oluşuyor.     Bu elbiseye farklı anlamlar yüklenmiş, insanların aynı koşullarda eşit bir şekilde ibadet ettikleri, kefene benzeyen bir kıyafet giyerek o anı yaşamak şeklinde açıklandığı gibi, ihram elbisesi egoizm ve bencilliği reddetmenin bir tür göstergesidir diye de izah edildiğini görürüz. Kendimize şu soruyu nedense sormuyoruz, tüm bu özellikler neden yalnız erkekler içindir de kadınları kapsamaz. Çünkü kadınlar normal kıyafetleri ile Hac ve Umre ziyaretlerini yapıyorlar. Yalnız erkekler mi Mescidi Haramda eşit olduklarını hatırlayacaklar. Ya da bu kıyafete yüklenen duygu ve düşünceleri, kadınların hissetmesi gerekmez mi?   İşte fıkıh inancı, dini böyle şekillendiriyor. Sorgulamak yok, itiraz etmek yok, ne söylenirse yap anlayışı hakim. Hâlbuki Allah Kur'an da, İHRAMA GİRMEK sözleriyle, asla belirli bir kıyafetten bahsetmemiş, HACCA VE UMREYE NİYET ETMEK ANLAMINDA KULLANMIŞTIR. Eğer bir kıyafetten bahsetmiş olsaydı, onun da açıklamasını mutlaka yapardı bizlere Kur’an. Çünkü İhrama girdiğinizde yani Hacca ve Umreye niyet ettiğinizd... Devamı