Halukgta 8 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK ÜN VASİYETİ VAR

Diğer İçeriklerim (275)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (8)

Peygamber Eşleri Ve Çok Özel Konumları.

2015-01-28 13:27:00

      Bu yazımda sizlerle Kur’an bütünlüğünde, peygamberimizin eşleri hakkında, Allah ın indirdiği çok özel ayetlere bakarak, onların nasıl özel bir konumda olduklarını anlamaya çalışacağız. Peygamber eşlerine hitaben söylenen, bazı ayetler örnek gösterilerek, yapılan yanlışlardan vazgeçmek, Kur’an ı ve ayetleri doğru anlamakla mümkün olacaktır.    Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Önce Kur’an ı bir bütün olarak düşünelim. Allah peygamber eşlerini, diğer kadınlarla aynımı görüyor, burası çok önemli. Kur’an a baktığımızda, özellikle peygamber eşlerine hitap eden, birçok ayet indiğini görürüz. Örneğin peygamberimiz eşlerinden birisine, gizli bir söz söylemişti ve o bu sözü diğerlerine iletmiş ve arada üzüntü verici bir durum çıkmıştı. Rabbimiz bu durumu peygamberimize bildirdikten sonra, bakın Allah peygamber eşlerini nasıl ikaz ediyordu?   Tahrim 4: Eğer ikiniz, ey hanımlar, Allah'a tövb... Devamı

Ahzab Suresi 53. Ayeti Nasıl Anlamalıyız?

2015-01-28 13:03:00

        Bu yazımızda, Ahzab suresi 53. ayet üzerinde birlikte düşünelim. Ayeti önce yazalım.   Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Ayet aslında genel anlamda, çok açık anlaşılıyor. Fakat bu ayette geçen, PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN sözüne, günümüzde öyle anlamlar veriliyordu, peygamber eşlerinin peçe taktığından tutun, kadın erkek aynı yerde bulunamaz konusuna kadar anlamlar çıkartılıyor.   Bu yazımda yalnız bu cümle üzerinde durmak istiyorum. Bu ayette geçen, bir şey istendiğinde, peygamber eşleri ile aramızda gerçekten bir perde olmasından mı bahsediyor, yoksa Kur’an ın birçok yerinde örnek verdiği gibi, benzetme ya da isim tamlaması mı var.  Hatırlayınız Allah yine bir ayetinde, hırsızlık yapanların ellerini kesin diyordu. Ama bu ayetinde Allah, aslında ellerini kesin derken, gücünü kuvvetini kesin, yani onu hapsedin anlamında kullanıyordu.    Yine bir başka ayetinde, bizlere Allah ın ipine sarı... Devamı

Zümer Suresi 1-2-3. Ayetlerin Bizlere Uyarıları.

2015-01-26 19:09:00

      Bu yazımda, Zümer suresinin ilk 3 ayeti üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Acaba bizler bu üç ayetin, gerektirdiği yoldan mı gidiyoruz, yoksa bu ayetleri görmezden mi geliyoruz.   Gelin önce bu ayetleri iki farklı mealden yazalım ve üzerinde birlikte düşünelim.   Zümer 1: Bu ilahî kelâmın indirilişi, güç ve hikmet Sahibi olan Allah'tandır:    2. hakikati ortaya koyan bu vahyi sana indiren Biziz: öyleyse içten bir inançla Allah'a bağlanarak yalnız O'na kulluk et!    3. Halis inancın yalnız Allah'a yönelmesi gerekmez mi? O'ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, “Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” [derler].  Şüphesiz Allah, [Kıyamet Günü] onlar arasında  [hakikatten saptıkları] her konuda mutlaka hüküm verecektir: çünkü Allah, [kendi kendine] yalan söyleyen ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!    Zümer 1: Kitab’ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.    2. (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana HAK olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.    3. İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.    Ayetleri okud... Devamı

Erkeğin Altın Yüzük Takması, İpek Giymesi Haram Mıdır?

2015-01-26 18:48:00

    Allah bizlerin yaşamına, gerekli gördüğü konularda müdahale etmiş, bahsetmediği konularda da, serbest bırakmıştır. Çünkü çok açık bir hükümle, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyerek, kesin bir sınır çizmiştir. Bizler Kur’an merkezli inancımızı yaşamayıp, ona müracaat etmeden, emin olamadığımız rivayetlerle İslam ı yaşadığımız içinde, Allah ın koymadığı haramları, bizler koymaktan çekinmemişiz. Hâlbuki Yaradan, haram koyma yetkisinin bizzat kendisinde olduğunu, Kur’an ın koyduğu haramlara, hiç kimse ilaveler yapamayacağını, bakın nasıl açıklamıştır. Sur. 116.; Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, DİLLERİNİZİN UYDURMA NİTELENDİRMELERİYLE "ŞU HELALDİR, ŞU DA HARAMDIR!" DEMEYİN. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar. Enam 150: Şunu da söyle: "ALLAH ŞUNU HARAM ETMİŞTİR DİYE TANIKLIK EDİP DURAN ŞAHİTLERİNİZİ GETİRİN." EĞER TANIKLIK EDERLERSE SAKIN ONLARLA BİRLİKTE TANIKLIK ETME! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar. Yunus Suresi 59. De ki: "Ne oldu size de ALLAH'IN SİZE RIZIK OLARAK İNDİRDİĞİ ŞEYLERDEN BİR HARAM YAPTINIZ BİR DE HELAL?" DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz? Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah ın haram etmediği bir şeyi, hiç kimse haram edemez. Yunus suresi 59. ayetin son cümlesini, lütfen tekrar hatırlayalım. (DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH'A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ?) Demek ki Allah ın haram etmediği bir şeye haram dememiz, Allah a iftira atmak olduğunu unutmayalım. Tüm bu ayetleri, neden hatırlattığıma gelince. Bizlere ulaşan bazı rivayet hadislerde, peygamberimizin erkeklere altın yüzük takmasın... Devamı

İslam Toplumunda FETVA Verme Konusu Üzerine.

2015-01-26 11:33:00

      Günümüzde din adına çok başvurulan bir makamdan bahsedilir. Fetva verme makamı. Gelin bu konuyu sizlerle birlikte, Kur’an dan yardım alarak düşünelim. Önce fetva sözcüğü, ne anlama geliyor ona bakalım. Fetva her hangi bir dini konuda, detaylı açıklama yapmak, konuyla ilgili izahatta bulunmaktır.   Bu bilgiden sonra hemen kendimize soralım. Peki, Allah Kur’an da hüküm verdiği konularda, açık, anlaşılır bir izahatta bulunmamıştır da, onların açıklanmasını kullarına ya da peygamberimize mi bırakmıştır. Eğer bizler bu sorunun doğru cevabını kendi nefsimize araştırıp veremiyorsak, asla din ve iman adına, Allah ın istediği bir yol üzerinde olamayız. Önce yaradan elçisine verdiği görev, yetki ve sorumluluklarından örnekler verelim.   Allah Rad suresi 40. ayetinde. Senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir der. Kehf 56. ayetinde, Biz peygamberleri, sadece müjdeleyici ve uyarıcılar olarak göndeririz diye bizleri bilgilendirir.  Enam 50. ayetinde de, ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum diyerek, asla farklı bir bilgiyi ümmetine iletmediğini anlatır. Peygamberimiz açık ve anlaşılır olmayan bir vahye uyamayacağına göre, demek ki Kur’an da her konu, apaçık izah edildiği anlaşılıyor.  Yine Nur 54. ayetinde, Peygamber’e düşen, sadece açık-seçik duyurmaktır diyerek, Allah elçisinin görev ve sorumluluğunu iyice netleştiriyor.   Gelelim Kur’an ın açık, izah edilmiş, detaylandırılmış olup olmadığı konusuna. Bakın Yaradan bu sorunun cevabını Kur’an da, birçok örneklerle veriyor ve neler söylüyor. Kamer suresi 22. ayetinde, yemin ederek KUR’AN I ÖĞÜT İÇİN KOLAYLAŞTIRDIĞINI SÖYLÜYOR. Ni... Devamı

Ehlisünnet Anlayışı Bu Mudur?

2015-01-24 19:00:00

  Yazılarımı yayınladığım bir siteye, yeni bir yazı yayınlamak için girmek istediğimde, bakın nasıl bir uyarı ve ikazla karşılaştım ve siteye giremedim.   (Aşağıdaki sebep´ten dolayı yasaklandınız: Ehl-i Sünnet dışı fikirlerin paylaşımı üye ve ziyaretçilerimizin aklını karıştırdığı için yönetim olarak buna izin veremiyoruz.)   Yukarıdaki yazıyı, elbette görünce çok üzüldüm. İnsan ister istemez, acaba gerçekten ben Allah ın emirlerine, ayetlerine ters düşen sözler mi yazdım da, bu siteye girişim yasaklandı. Acaba bu sitedeki ziyaretçilerin, okurlarının, aklını Kur’an dışından, Kur’an ın emretmediği, Allah ın hüküm vermediği konuları söyledim de mi, din kardeşlerimizin kafaları karıştı diye, inanın çok düşündüm.    Siteye göz attığımda, sanırım tüm yazılarımı silmişler. Hepimiz hata yapabiliriz, ama peygamberimizin yolundan giden, kimseyi dışlamaz, özellikle onu yakınında tutarak gerçek İslam ı anlatır. Ben yanılıyorsam beni dışlama ki, gerçekleri bana öğretebilesin. Tabi kendi inancından eminse, emin değilse o düşünceyi hemen uzaklaştırması çok normal. Cemaat ve tarikatlarda, asla farklı düşünceye müsaade edilmez, çok ilginç değil mi?   Benim yaptığım Kur’an ayetlerini hatırlatmak ve onları anlamaya çalışmak, hurafe ve batılı Kur an yardımıyla, içimizden temizlemekten başka bir amacım yok. Eğer bir Müslüman ın yanlışı varsa, onu uzaklaştırmak mı gerekir, yoksa Kur’an a davet etmek, bilgilendirmek mi gerekir?   Beni sitelerinden atma nedeni olarak, yazdıkları sözlerin üzerinde inanın çok düşündüm.    (EHLİSÜNNET DIŞI FİKİRLERİN PAYLAŞIMI…)   Acaba... Devamı

Orta Yolu İzlemek Ve Dinde Aşırıya Gitmek.

2015-01-24 17:25:00

 Bizler hayatımızda ne yazık ki yaşantımızı doğru ve Rabbin önerdiği bir yolda, düzende yaşamadığımız için, her zaman sorunlarla ve üzücü olaylarla karşılaşmaktayız. Peki, Allah bizlerin nasıl bir yol takip etmemizi istiyor din ve iman adına, önerdiği yol nedir, onu hiç düşündük mü? Bakın Allah ın bizlere önerdiği yolu, Kur’an ayetinde nasıl açıklıyor?   Bakara 143: İşte böyle! Biz sizi, insanlar üstüne tanık olasınız, resul de sizin üstünüze tanık olsun diye, ORTA YOLU İZLEYEN bir ümmet yaptık……   Yukarıdaki ayetin değişik meallerine de baktığımızda, ayette geçen orta yolu izleyen sözünü, bir kısmı dengeli ve ölçülü bir toplum, ya da vasat/ adil bir ümmet yaptık şeklinde de nakleden mealler olduğunu görürüz. Şimdide aşağıdaki ayeti dikkatle okuyalım.   Maide 77: De ki: “Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak DİNİNİZDE AŞIRI GİTMEYİN. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve DÜMDÜZ YOLDAN DA ŞAŞMIŞ bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın.”   Yukarıdaki ayeti, değişik meallerine de baktığınızda bir kısmında, İnançlarınızın içerdiği hakikatin sınırlarını ihlal etmeyin, yolun denge noktasından uzağa düşmüş topluma uymayın, ya da dininizde haksız olarak taşkınlık etmeyin, şeklinde çevirenleri de görürsünüz. Yaradan ayetiyle, biz kullarına nasıl bir yol izlememizi emrediyor hiç düşündünüz mü? Dinde aşırıya gitmek, dinde haksızlıkla taşkınlık yapmak, yolun denge noktasından uzaklaşmak, inançların içerdiği hakikatın sınırlarını ihlal etmek ne olabilir?   Denge noktası, orta yol sözleri üzerine lütfen düşünelim. Hayatımızda, yaşantımızda bir&cced... Devamı

Şefaat Konusunda Günümüzde Yaptığımız Yanlışlar.

2015-01-24 12:52:00

Geçenlerde, İslam dininde şefaat konusunu anlatan, bir kitapçık dağıtılıyordu aldım ve okudum. Bu kitapçıkta anlatılan şefaat konusundan, sizlere önce örnekler vermek istiyorum. Daha sonrada anlatılan şefaatin, Allah ın emrettiği şefaatle aynı olup olmadığını, yine Kur’an ın rehberliğinden faydalanarak karşılaştıralım, anlamaya çalışalım. Kitapçıkta şefaat sözcüğünü tarif ederken, bakın şu açıklamalar yapılmış.   (Bir başkası adına ricada bulunmak, bir suçlunun affedilmesi için aracı olmak, birine yardımcı olmak, birinin önüne düşüp işini görmeye çalışmak, birinin aracılığını istemek, maddi ve manevi bir imkânı elde etmek için yetkili nezdinde aracılık yapmak, ihtiyaç sahibi için iyilik etmek” manalara gelir.)   Yukarıda tarif edilen şefaat ile gelin birde Kur’an ın bahsettiği şefaatin anlamına bakalım ve söylenenlerle karşılaştıralım. Eğer Allah ın bahsettiği şefaatle aynı şeyler kast ediliyorsa, elbette kabul edelim. Bakın Allah şefaat konusunda, çok kesin ve net bir şekilde, hatta adeta kesin bir uyarı verircesine ne söylüyor bizlere?   Zümer 44: DE Kİ: ŞEFAAT TÜMDEN ALLAH'INDIR. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz   Zümer 43: YOKSA ALLAH'TAN BAŞKA ŞEFAAT EDİCİLER Mİ EDİNDİLER? De ki: 'Ya onlar, hiç bir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?   Bu ayetlerde geçen, öyle bir şefaat anlamı var ki, asla bu yetki devredilemez, başkasına verilemez diyor. Bu çok net anlaşılıyor. Burada anlatılan şefaatinde, yukarıda anlatılan şefaatle hiçbir ilgisi yok. Gelin şimdide onu karşılaştıralım. Allah şefaat yetkisi yalnız benimdir diyor ve Allah tan başka şefaatçiler edinenlere de ... Devamı

Kur'an İle Aramıza Ördüğümüz Duvarların Farkında Mıyız?

2015-01-24 11:42:00

  Benim yazdığım tüm yazılarımın, tek bir amacı vardır, oda ben Müslüman ım diyen tüm kardeşlerimi, Kur’an ı anlayarak okumaya davet etmek, dini Rabbin kitabına nispetle yaşamak ve üzerinde düşünmelerini sağlayarak, dine fitne sokanların farkına varılmasına, vesile olmaktır amacım.   Bizler yaşam telâşe sine öyle kapılmış, nefsimizin öyle bir esiri olmuşuz ki, yaşarken bir imtihandan geçtiğimizi, aklımıza bile getirmiyoruz. Hatırlayanların çoğunluğu da ne yazık ki imtihanını, edindiği velilere, şeyhlere, efendilere tabi olup, sorgusuzca yaşayıp gidiyor. Halbuki Allah bu konuda uyarıyor ve güvenilecek, yardım istenecek, ardı sıra gidilecek veliniz yalnız benim, tabi olacağınız kitap yalnız Kur’an dır diye bizleri uyarıyor.   Allah gönderdiği rehberden, Kur’an dan bahsederken, SİZLERİ İMTİHAN ETTİĞİM KİTAP DİYE AÇIKLIK GETİRİR. Bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadım, her konuda gereken örnekleri verdim diye de, üstüne basa basa birçok kez söyler. Fakat bizler ne yazık ki, Kur’an ile bağımızı kuramadığımızdan dolayı, bu gerçeklerin farkında da olamıyoruz.    Lütfen şu soruyu kendimize soralım. Allah bizleri madem Kur’an dan sorumlu tuttuğunun hükmünü veriyor, sizce bu kitapta, bizlere imanımız adına vermediği, açıklamadığı, hiç bahsetmediği detaylardan sorumlu tutar mı? Ya da Rabbimiz namaz kılın, oruç tutun, zekât verin emrini verdikten sonra, tüm bu ibadetlerin gereken izahını yapmadığını söylememiz, Kur’an ın özüne, adalet anlayışına uyuyor mu?   Yazımın konusuna gelince. Bazı kardeşlerim İslam ı öyle farklı algılıyor ki, aşağıdaki düşünceler, İslam toplumumuzda genel kabul görüyor.   (Allah Kur’an da her de... Devamı

Kur'an Gerçekten Anlaşılması Zor Bir Kitap Mıdır?

2015-01-23 19:53:00

Benim bir yazıma cevap veren, bir kardeşimiz beni uyararak, aşağıdaki cevabı yazmış. Her zaman hata yapabileceğim bilinciyle, bu cevabı da ciddiye aldım ve Kur’an ın verdiği bilgiler doğrultusunda tekrar kendimi yargılayarak, izlediğim yolun doğruluğunu kontrol etme, Kur’an ile karşılaştırma gereği duydum. Gelin bunu birlikte yapalım. Bir kardeşimiz bakın benim yazdığım yazılara karşılık neler söylemiş.   (KURAN´i kendi ideallerinize, kafanıza veyahut ta keyfinize göre yorumlayamazsınız. Üstelik bunu meale bakarak hiç yapamazsınız. MEALDEN HÜKÜM CIKARILMAZ. HÜKÜM orijinalden ancak çıkarılabilir, bunu yapmak içinde ictihad yapacak kadar ilme sahip olmak gerekir. Bir tıp kitabini okuyarak, ameliyata giremezsiniz. Tip Fakültesini bitirmeniz, doktor olmanız gerekir.)    Yukarıdaki sözlerde de bir mantığın eseri, onun için dikkatle düşünüp Kur’an süzgecinden geçirmeden, reddetmek büyük yanlış olur.  Bu sözleri birlikte düşünelim.    (KURAN´i kendi ideallerinize, kafanıza veyahut ta keyfinize göre yorumlayamazsınız.)   Bu söz bence çok doğru. Eğer herkes kendi düşüncesine göre yorumlar yaparsa din, din olmaktan çıkar, beşerin yarattığı kendi dini olur. Bu sözlere itirazım asla olamaz. HİÇBİR KİTABIN YAZARI ZOR ANLAŞILAN VE HERKESİN OKUDUĞUNDA, KENDİNCE BAŞKA MANALAR ÇIKARACAK BİR KİTAP ASLA YAZMAZ. Kitabı yazanın amacı, okunduğunda herkes tarafından anlaşılsın ve olabildiğince kitap anlaşılır olsun. Bu düşünceden yola çıkarak, Allah ın kelamına söylenen sözleri de, bu mantıkla değerlendirelim lütfen. Devamındaki sözler üzerinde düşünelim şimdide.    (Üstelik bunu meale bakarak hiç yapamazsınız. MEALDEN... Devamı

Bizler İslam ı Böylemi Anlatıp Davet Edeceğiz?

2015-01-23 17:37:00

  Gazete manşetlerini okuduğum bir haber, dikkatimi çekti. Haber Suudi Arabistan ile ilgili, aynen şunlar yazıyordu.   ( Suudi Arabistan'da kadınlara 2015 müjdesi! )   Bu başlığın devamında ise şunlar yazıyordu.   (Suudi Arabistan’da Şura Konseyi kadınların yerel seçimlerde oy kullanmasına yeşil ışık yaktı.   Adının açıklanmasını istemeyen kurulun bir üyesi, kadınların 2015’teki belediye seçimlerinde oy kullanabilmesinin tavsiye edildiğini, bu kararın yürürlüğe girmesi için Kral Abdullah’ın onaylaması gerektiğini belirtti.)   İşte İslam ın beşiği sayılan bir ülkenin, kadınlara karşı tavrı. Onları nasıl bir gözle gördüğü ve ne kadar değer verdiğinin kanıtı. Kur’an a uymak yerine, Kur’an ı kendilerine uydurmuş beşeri rivayetlerle, Allah ın halis dininden uzaklaşmış bir inancın, acı gerçekleri.    Bizler bu dini, Müslüman olmayan toplumlara nasıl anlatacağız, nasıl davet edeceğiz İslam a kadınları? Bırakın onları İslam a davet etmeyi, İslam dini içinde ki kadınlarımıza nasıl sahip çıkacağız, bunu düşünen var mı?   Hıristiyanlar uydu aracılığıyla televizyonlardan Türkçe, Arapça dinlerini anlatıyorlar, tanıtıyorlar ve davet ediyorlar bizleri. Bizlerin Kur’an a uymayan yanlış, hurafe rivayetlere iman edişimizi kullanıp, Kur’an da çelişki vardır yalanlarıyla, bizlerin yanlış inançlarımızı kullanarak, hem İslam a hem de toplumumuza nasıl zararlar verdiğimizin, farkında değil miyiz yoksa hala?   Bizler ise dinde bölünmüşlüğün kavgası içinde, birbirimize laf yetiştirmekten, gözümüz dönmüş bir halde birbirimize nefret kusmaktan, gerçekleri ne yazık ki gö... Devamı

Kur'an Yetmez Diyenlere.

2015-01-23 17:20:00

Değerli din kardeşlerim, bugün Kur’an okurken Araf suresinde, bazı ayetler dikkatimi çekti, sizlerle de paylaşmak istedim.  Musa peygamberimize, Allah levhalarda ayetlerini indiriyor ve bunları tebliğ etmesini bakın nasıl söylüyor.    Araf 145: NASİHAT VE HER ŞEYİN AÇIKLAMASINA DAİR NE VARSA HEPSİNİ Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.   Bakın Yaradan nasıl emir veriyor, tıpkı peygamberimize Kur’an için verdiği emirler gibi. Nasihat ve her konuda ne varsa açıkladık diyor bu kitapta. Dikkat eder misiniz lütfen, yine peygamberimize Kur’an ile hükmet dediği ayetlerde olduğu gibi, nasıl Musa peygamberimize de emrediyor.    Kuvvetli tut kitabı, yani gönderdiğime sarıl diyor. Bunları ümmetine emret, onları en güzel şekliyle tutsunlar, böylece öğüt alsınlar diyor. Bakın başka kaynaklardan bahsediyor mu? Sizce Allah elçisine, toplumunun okuduklarında anlayamayacağı bir nasihat, uyarı göndermiş olabilir mi? İşte bizler bu mantığı tersine çeviriyoruz ve herkes anlayamaz, deme gafletine düşüyoruz.   Bu ayeti okuduğumda, aklıma bazı kardeşlerimizin söylediği sözler geldi. Kur’an da her şey yoktur, Kur an özet bilgidir diyenler vardı. Demek ki Rabbimiz tüm peygamberlere aynı şekilde emrediyor. Yine Araf suresinde bakın nasıl devam ediyor ayetlerinde.   Araf 170: KİTAB'A SIMSIKI SARILIP, namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.   Değerli dostlar, bakın Yüce Rabbimiz, sanki birilerinin dikkatini çeker gibi ne diyor, KİTABA SARILANLAR. Acaba hangi kitaplardan bahsediyor dostlar? Söylemeye gerek var mı s... Devamı

Berat Kandili Ve Kur'an.

2015-01-23 16:15:00

Bu yazımda, Beraat kandili konusu üzerinde konuşmak istiyorum. Eğer bir gelenek, güzele ve doğruya yönlendiriyorsa, elbette kutlamaya devam edelim, ama içinde yanlışlar varsa da, düzeltelim bilinçli olalım.    Önce şunu belirtmeliyim ki, kutsak gecelerin hiçbirisi peygamberimiz zamanında yoktu. Yani bu geceler, peygamberimizden çok sonra kutlanmaya başlanmıştır. Bu gecelerde bolca ibadet yapılmasını önermenin, hiçbir sakıncası yoktur. Yanlış olan, bu gecelerde yapılan ibadetlerin, bilmem kaç gün oruca ya da namaz kılmaya bedel olduğunu söylemektir.      Önce Beraat Kandilinde, geleneksel İslam anlayışında, nelerin olduğu anlatılır, onları önce yazalım. Daha sonrada bu sözleri Kur’an ile karşılaştıralım, bakalım söylenenler Allah ın ayetlerine uygunluk gösteriyor mu?   1.Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.   2.Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.   3.Bu gecede yapılan ibadetlerin faziletleri çok büyüktür.   4.Bu gece peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban ın 13. günü, Üçte biri Şaban ın 14. günü, geri kalan üçte biride Şaban ın 15. günü verilmiştir.   5.Cenabı hak bu gece güneşin batmasıyla yeryüzüne iner ve şöyle der. Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim. Şifa isteyen yok mu? Şifa vereyim der.    6.Bu gecede hayır namazı adıyla 100 rekât bir namaz vardır ki kılan kimse o sene ölünce şehitlik mertebesine nail olur.   Değerli din kardeşlerim, aslında bu geceyle ilgili daha birçok rivayetler var. Ben özet olarak aldım, konunun daha iyi anl... Devamı

Sayın Hayrettin Karaman a Cevabımdır......

2015-01-22 21:57:00

  Sayın Prof. Hayrettin Karamanın, bir sitede yazısına yazdığım tenkit yazıma, kendisine ulaştırılmasından sonra, yazıyı gönderene tenkit yazımdan alıntı yaparak, bir bölümüne verdiği cevabı ve ona yazdıklarımı, sizlerle de paylaşmak istedim. Yazı biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla sonuna kadar okuyunuz. Okuyunuz ki, din âlimi sıfatını taşıyanların, din adına neler söylediğine şahit olunuz.   İçinde bulunduğumuz anlayışın, zihniyetin açık bir fotoğrafını yansıttığından, faydalı olacağı düşüncesi ile sizlerle de paylaşıyorum. Önce Sayın Karaman ın, zaman ayırıp yazdığım tenkite cevap vermesi nezaketini gösterdiği için, kendisine teşekkür ediyorum. Sayın Karaman yazısında, benim vaktimin bol olduğuna dem vurarak, uzun uzun yazdığımdan bahsedip, ama kendisini anlamadığım sonucuna varmış ve Allah razı olsun cevap vermiş.    Bakın benim sorduğum şu soruma, nasıl cevap vermiş, önce buradan başlayalım.    ("Şimdide bir an söylediklerimi unutup onların söyledikleri gibi yapmayı, yani ulemaya danışmayı deneyelim. Şimdi bu durumda sizlere soruyorum hangi mezhep in ulemasına danışalım dersiniz?")    Diye sormuşum, bakın nasıl cevap vermiş.    (Hangi mezhebin olursa olsun, yeter ki, âlim olsun, ahlaklı olsun!)   Önce şöyle bir düşünelim isterseniz. Kimin din âlimi olduğunu, yani Rabbin sözlerini kimlerin doğru anladığını, bizler tespit edebilir miyiz? Kimin ahlaklı olduğuna, kim karar verecek? Daha düne kadar bir gazetede dini anlatan, dini konularda yazı yazan Allah ı, kitabı dilinden düşürmeyen ahlaklı dediklerimiz ve de insanların din adına sorular sorduğu kişi, çocuk istismarından ülkenin gazetelerinin baş sayfalarında geziyor.   Ahlaklı olmanın kriterini, kim ya da kimler belirleyecek ... Devamı

Say. M. Şevket Eygi nin, Sorunları Çözme Yöntemi (!)

2015-01-22 19:54:00

Bizler her nedense sorunlarımızı çözmede yöntem olarak, hem kavgayı seçmişiz, hem de sorunlarımızın cevabını kendi yöntemlerimizle, almaya çalışıyoruz. Ondandır ki bir birimizi de dinlemez olmuşuz. Hâlbuki yöntem bellidir. Allah Kur’an ı sizler için rehber gönderdim, onun ipine sarılan doğru yolu bulur diye bizlere öğüt verir.   Bizler Allah ın rehberine, Kur’an da din adına her bilgi, detay yoktur, özet bilgiler içerir, Kur’an ı herkes anlayamaz, Kur’an ı anlayabilmemiz için şu ya da bu kişinin kitaplarını okumalıyız diyerek, toplum ile Kur’an ın arasına beşeri soktuğumuz sürece, sorunlarımıza da gerçek, kökten, doğru çözümler bulmamız mümkün olmayacaktır.    Sayın Mehmet Şevket Eygi köşesinde, kendi fikri doğrultusunda karşılaştığı sorunları çözmek adına, ULEMA ŞURASI TOPLANMALIDIR DERKEN, gördüğü yanlışları çözme yöntemi de, elbette kendi düşünce ve inancının yansımasıdır. Toplamak istediği şurayı tarif ederken de, bakın bu şura üyelerinin özelliklerini nasıl sayıyor.   Önce şura üyelerinin şartlarını sayayım: (1) İcazetli âlim, fakih ve müftü olacak. (İcazetsizler katılamaz) (2) İslam’ı yaşayan, sahip oldukları bilgileri hayatlarına aksettirip uygulayan ahlaklı ve faziletli kimseler olacak. (3) Reformcu, mezhepsiz, ılımlı İslamcı, dinde yenilik ve değişim taraftarı, BOP’çu, Fazlurrahmancı, Kemalist olmayacak. (4) Cumhur-i ulema yolundan gidecek. (5) Sevad-ı Azam dairesi içinde bulunacak. (6) Halkın güven, hürmet ve sevgisini kazanmış olacak.   İşte Sayın Eygi nin şurasının özellikleri. Bizler eğer din kardeşlerimizi karşımıza alıp, onları adeta düşman, hasım gibi görürsek,... Devamı

Yahudilerin Günümüzde Yaptığı Katliamlara, İnançlarının Etkisi.

2015-01-22 19:28:00

İsrail in kadın, çoluk-çocuk demeden, insafsızca davranışlarını hepimiz çok iyi hatırlarız. Kimi insan hakları savunucuları, konu bir hayvan olduğunda, ona yapılan zulmü günlerce dile getirip, onlara yapılan zalimliği, yürüyüşler ve pankartlarla protesto ederler. Konu insan olunca, her ne hikmetse çok fazla kınayan olmaz Dünyada.   İsrail bu yaptığı insanlık ayıbını, ne yazık ki ilk defa yapmıyor, şöyle bir geriye gittiğinizde zorla kurdurulan İsrail devletinin, kurulduğundan bu yana, bu tür katliamları sıklıkla görüyoruz. Peki, bir çetenin, ya da insafsız örgütlerin yapabileceği zalimliği, nasıl olurda bu toplum kendilerine, yaşam felsefe olarak belirler.   Yahudilerin yaptıkları davranışlarında, inançlarının etkisi çok büyüktür. İşte bizde buradan hareketle Yahudi inancının inandıkları, kutsal kitaplarının öğretisinin nasıl bir telkinde bulunduğunu ve Yahudi toplumu nasıl yönlendirdiğini, iki örnek vererek açıklamak istiyorum.   Bir aileyi düşünelim, bir erkeğin en yakını evlendiği eşi ve ondan doğan çocuklarıdır. Sizlere Tevrat’tan bu konuyu içeren iki örnek vermek istiyorum. Olayların karşısında takınılan tavra ve verilen cezalara dikkat ediniz lütfen. Çünkü günümüzde yapılan katliamların, ana kaynağını burada göreceksiniz. Evlendiği eşine ve evladına aşağıda yazacağım cezaları reva gören, başka insanlara nasıl davranır, onun da yorumunu sizlere bırakıyorum.   TEVRATTAN ALINTIDIR;   YASANIN TEKRARI 22;   13 "Bir adam bir kadın alır, yattıktan sonra ondan hoşlanmazsa,   14 ona suç yükler, adını kötüler, 'Bu kadınla evlendim ama onunla yatınca erden(kız) olmadığını gördüm derse,   15 kadının ann... Devamı

Yahudiler Dünyayı Yönetiyor Nasıl mı?

2015-01-22 18:36:00

Doğrusu bu başlığı okuduğunuzda, ne demek istediğimi tam anladığınızı sanmıyorum. Gelin ne demek istediğimi ve ne kadar haklı olduğumu sizlere anlatmak istiyorum. Önce şunu düşünelim, Avrupa’nın ve Amerika nın, İsrail in kadın, çoluk, çocuk demeden öldürdüğü insanlara karşı, neden suskun ve tepkisiz kalıyorlar? Sanırım Müslümanlara karşı yapıldığı için, tepkisizler diyenlerimiz vardır. Acaba yalnız bunun için mi, ses çıkarmıyorlar dersiniz?   Din ve inanç konusunda, aynı peygambere ve kitaba inanmadıkları halde, hatta Hz. İsa’yı bile çarmığa geren Yahudiler olmasına rağmen, neden Yahudileri yani İsrail i destekleyip, yaptıkları katliamlara ses çıkarmıyorlar acaba, bunu hiç düşündünüz mü?   İşte tüm bunların sebeplerini, gelin Yahudilerin, Hıristiyanların ve de Müslümanların kendi çıkarları adına, inançlarına soktukları hurafelere, birlikte göz artalım. Şeytanın bile korktuğu bu toplum, bakın neler yapıyor ve Dünyayı Allak bulak edip, parmaklarında nasıl oynatıyorlar.   Yahudiler kendi dinlerine, hiç kimseyi davet etmezler. Bunu yapmazlar ama Hıristiyan ve Müslümanların içine öyle hurafeler sokmuşlardır ki, onları istedikleri gibi yönetmenin koşullarını sağlamışlardır.    Yahudiler sonradan Yahudi olunmayacağını kabul eder ve kimseyi sonradan Yahudi inancına geçirmeye de çalışmazlar. Çünkü Yahudi olunmaz Yahudi babadan doğulur diye inanırlar. Yani IRKÇI bir inançları vardır. Önce Hıristiyanların, tıpkı bizim gibi mezheplere ayrılmasını fırsat bilerek, kutsal kitaplarda olmamasına rağmen, yine bizlerde olduğu gibi uydurma hadis ve sözlerle kendi menfaatlerine kullanmayı başarmışlardır.    Öncelikle Batı Avrupa da yaşay... Devamı

Yahudiler Ve Soy Kırım Yapan Ataları.

2015-01-22 14:14:00

Bizlerin yaptığı en büyük yanlış, İslam ı gereği gibi, Allah a özgüleyerek, onun halis, katıksız dinini yaşamadığımızdan kaynaklanmaktır.  Allah ın rehberinden habersiz yaşadığımız içinde, onun uyarılarından uzak, dostunu düşmanını ayıramayan bir toplum olmuşuz. Düşmanımız içimize yaşantımıza, inancımıza öyle bir sızmış ki, hala farkında bile değiliz.   Bu sözlerimi neden söylediğime gelince. Allah Kur’an da öyle bir toplumdan bahseder ki, bu toplum Rabbin emirlerine karşı geldiği için, Allah ın bu toplumu şiddetle cezalandırdığı, hatta diğer kavimlere, toplumlara helal olan şeyleri, bu topluma haram kılarak cezalandırdığını anlatır. Sanırım bu toplumun kimler olduğunu hemen anladınız. İşte bizler, Allah ın Kur’an da özel olarak birçok örnek verdiği bu toplumu, kendi geçmişlerindeki izlerinden, yaptıklarından çok iyi tanımalıyız, araştırmalıyız ki, atalarının izlediği yanlış yolundan, gidip gitmediklerini anlayabilelim.   Bugün dünyanın başına açıkça bela olan Yahudileri, çok iyi tanımalıyız. Geçmişte Allah ın hışmına uğramış bir nesil, eğer aynı yol ve yöntemi bugünde kullanıyorsa, aynı yanlıştan kurtulamamışlar demektir.    Bugün sizlere Yahudilerin, aynı kutsal kitap gibi gördükleri, geçmiş tarihlerini anlatan ve bu günde yaşamlarına geçirip örnek alan, atalarının yaptıkları yöntemi hala benimsediklerini, 12 kutsal saydıkları tarihi kitaptan birisi olan ESTER başlıklı bölümünden alıntılar yaparak, zihniyetlerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmak istiyorum.   Geçen gün Yahudilerin yaptıkları anlaşılan bir filimde, ESTER konusunu işleyen kaderin çağrısı ismiyle, bir özel kanalda yayınlanan filmi seyrettim. Film Yahudilerin Ester konusunu sinsice işledikleri, k... Devamı

Batılı Rehber Edindiğimizde......

2015-01-22 13:31:00

Sizleri aşağıda yazacağım sözlerin, İmamı Şafi ye ait olup olamayacağını, düşünmeye davet ediyorum. Emin olamayacağımız sözlerin, bir başkasına isnat etmenin ve bunlara göre inancımızı yaşamanın, büyük yanlışlar getirdiğini, Kur’an ı rehber alan herkes çok iyi bilir.   (İmam Şafii Sadece Kur’an diyenlere karşı münazara da "sadece hadis üzere konuşun der, çünkü hadis olmazsa Kur’an ayetleri istenildiği gibi yorumlanabilir" ifadesini kullanır.)   Bu sözlerin söylendiğini önce kabul edelim. Eğer bu düşüncenin doğru olduğunu kabul edersek, Kur’an tek başına anlaşılmayan, mutlaka beşeri bilgilere muhtaç bir kitap durumuna düşer ki, bunu söylemek ve düşünmek, Kur’an a hem saygısızlık, hem de Kur’an a şirk koşmaktır hatırlatırım. Şu soruyu da kendimize sormalıyız. İMAM I ŞAFİ ACABA BU SÖZLERİ SÖYLEMİŞ MİDİR? Eğer söylemediyse ve bizler bunu söylüyorsak, iftira atmış oluruz.   Söylemiş olduğunu kabul edelim ve bu sözler üzerinde düşünmeye devam edelim. Bu durumda hangi mezhebin hadisleri en doğrudur da, Kur’an ı onlara göre anlamaya çalışalım? Çünkü bir mezhebin kabul ettiği, iman ettiği aynı konular, diğerlerinde çok farklı olabiliyor. BAKIN KOSKOCA BİR SORU İŞARETİ ÇIKTI KARŞIMIZA. Sırf bu yanlışlar yüzünden Müslümanlar, birbirini katletmekten çekinmiyorlar. Sizce Rabbimiz ve elçisi, bizlerin Kur’an ı bu yolla anlamamızı ister miydi? Hatırlatırım, hani Rabbimiz emin olmadığınız bilginin, ardına düşmeyin diyordu.   Buna inandığımızda, aklımıza bir soru daha geliyor. Madem Kur’an ı her okuyan farklı şeyler anlıyor, peygamberimiz Kur’an ı yazarken, bizlere iletirken, niçin bizlerin anlayacağı şeki... Devamı

İslam Dininde Mezheplere,Fırkalara Bölünmek Ve Kur an ın Bu Konu

2015-01-20 19:17:00

  İnternette bir yazıyı okurken, çok ilginç bir soru ve cevabıyla karşılaştım. Bakın sorduğu soruya verilen cevabı, önce sizlerle paylaşmak, daha sonrada üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   (SUAL: Bazı kimseler, (Peygamber, ne Hanefi, ne de Şafii idi, Sünni de değil idi) diyor. Sünnet ne demektir?   CEVAP Demek ki mezhep de, sünnet de, bilinmiyor. Askerlikte, kara, hava ve deniz kuvvetleri vardır. Genelkurmay, karacı, havacı veya denizci değildir diyerek bu kuvvetlerden ayrı sayılır mı? Kuvvetler genelkurmaya bağlı olduğu gibi, mezhepler de Resulullaha bağlıdır.   Nasıl ki kuvvet komutanlıkları birbirinin yardımcısı ise, mezhepler de öyledir. Kendi mezhebine göre yapılması güç olan bir iş başka mezhebe göre yapılır. Mezhepler, bir elin parmakları gibi, aynı ele hizmet eder.)   Bizler Kur’an dan uzak inançlarımıza, yine Kur’an dan uzak örneklerle inanmaya, kanıtlar aramaya devam ettiğimiz sürece, Allah a ulaşan en doğru yolu bulmamızda mümkün olmayacaktır. Gelin yukarıdaki cevap üzerinde birlikte düşünelim.   Kur’an bölünmeyi, fırkalara, mezheplere ayrılmayı kabul edip onay veriyor mu da, bu sözlere inanabiliyoruz, önce ona bakalım. Aynı olaylar cahiliye toplumunda da yaşanmış. Ehli kitap toplumu da, nasıl bölünmüş ve mezheplere ayrılmış haldeydiler, aşağıdaki ayetlerden sanırım çok net anlaşılıyor.   Şura 13: Sizin için, dinden, Nuh’a önerdiğini, sana vah yettiğini, İbrahim'e, Musa’ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; ONDA BÖLÜNÜP FIRKALARA AYRILMAYIN!" ONLARI ÇAĞIRDIĞIN BU TUTUM, ŞİRKE BULAŞANLARA ÇOK AĞIR GELMİŞTİR. Allah, d... Devamı

Velilerin, Şeyhlerin, Mürşitlerin Ardı Sıra Gitmek.

2015-01-20 14:09:00

  Bizler İslam dinini, acaba Rabbin gönderdiği rehberine göre mi yaşıyoruz? Yoksa hataların en büyüğünü yapıp, yaptığımız yanlışların farkında bile değil miyiz? Gelin bu konuda Kur’an a danışalım. Rivayetlerin etkisinde kalmadan, akıl ve düşünmeyi de bir kenara bırakmadan tabi.   Bizler İslam dinini, yalnız başımıza yaşayamayacağımıza, hatta bir tarikata, bir mürşide, bir veliye tabi olmadan, İslam ın yaşanamayacağına bir kısmımız inandırılmıştır. Buna inananlar, aşağıdaki inancı, itikadı kabul etmektedirler.   (“Mürşidi, şeyhi olmayanın mürşidi şeytandır.   “Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır.   “Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.”   Şüphesiz Allahu Tealâ, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli (rahmet ve desteği) cemaatin üzerindedir. Kim cemaattan ayrılırsa ateşe düşer.   Kâmil mürşitler şeytanın baş düşmanıdır; onlara yanaşmak ister, karşısında yine ilahi nuru bulur; siner, kaçar. Çünkü onlar Âlemlerin Rabbi’ne teslim olmuşlardır. O da onları özel himayesine almıştır (Nahl/99, İsra/65).    Velisi olmayan Cennete giremez.)   Yukarıda verdiğim örnekler, ne yazık ki bugün tarikat ve cemaat eksenli İs-lamı yaşayan kardeşlerimizin inandıkları düşüncelerdir. Peki, gerçekten Kur’an bu fikre, bu düşüncelere onay verir mi, gelin Kur’an a soralım, bakalım onay veriyor mu?   Yukarıda verdiğim örnekte, Nahl 99 ayet ile İsra 65. ayet örnek gösterilmiş. Bakalım bu ayetler, bir mürşide tabi... Devamı

Kur'an Düşünüp Öğüt Alanlar İçin Bir Rehberdir.

2015-01-20 11:42:00

  Değerli bir kardeşim, yazdığım bir yazıma verdiği cevabında, bizlerin din ve iman adına sorumlu olduğumuz her şeyin, Kur’an da olamayacağını kanıtlamak adına olsa gerek, bana şöyle bir soru sormuş.   (Haluk bey Kuran ölü etinin yenmesini haram kılmıştır ve size soruyorum, SİZ BALIĞI NASIL YİYİYORSUNUZ.)   Bu sözlerden anlaşılıyor ki, değerli kardeşimiz Kur’an dan bu sorunun cevabını alamamış. Sanırım başka kaynaklardan almış olsa gerek ki, kendisine öğretilen cevabı Kur’an da bulamadığından, bakın her şey demek ki Kur’an da yokmuş, dercesine bu örneği bana vermiş.   Önce hatırlayalım Allah, Kur’an ayetleri için neler diyordu bizlere? Kur’an sizler için rehberdir, güneştir, gönül gözüdür. Biz her konuda nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız. Biz Kur’an da hiçbir şeyi eksik bırakmadık, Kur’an ın ipine sarılın. ALLAH HİÇBİR ŞEYİ UNUTUCU DEĞİLDİR. Sizi Kur’an dan sorumlu tutuyorum.    Allah bunları söylüyorsa, bizlere düşen çok iyi düşünüp, sorularımızın cevabını Kur’an dan aramak olmalıdır. Bulamıyorsak izlediğimiz yolda, bir hata yapıyoruz demektir. İşte o sorunu gidermek adına önce çaba göstermeliyiz, yoksa Allah ın doğrularına ulaşmamız, asla mümkün olmayacaktır. Yaptığımız en büyük hata, yanlışa kanıt arama çabamızdır.   Peygamberimiz devrinde, Kur’an ayetleri ile doğru bağlantıyı kuramayanlar, ya da yanlışlık yapmamak adına, birçok soruyu Kur’an dan aramak yerine, peygamberimize direk sormayı daha uygun bulmuşlardır. Allah ta bu yolu, yani elçisine danışmayı önermektedir. Peygamberimizde Allah ın verdiği HİKMET, yani ilim ile tüm sorularına cevap vermiştir, ama verdiği c... Devamı

İslam Ülkelerinin Bu Günkü Acıklı Haline Neden, Ne Olabilir Sizc

2015-01-19 23:43:00

Günümüz İslam âleminin durumu, beni her zaman çok düşündürmüştür. Niçin İslam ülkelerinin genelinde, bir geri kalmışlık, düşmanlık, huzursuzluk, acı ve hüzün vardır? İşte bu soruya derinlemesine bir cevap aramadığımız sürece, soruna da çare bulunmamız mümkün olmayacaktır.    Bizler acaba İslam ı yaşarken, bir yerlerde yanlışlık mı yapıyoruz da, böyle bir sonuç çıkıyor ortaya? İşte kendimize sormamız gereken en önemli soru, bu olsa gerek. BU SORUNUN CEVABINI CESARETLE ARAYABİLİRSEK, SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE ÇOK BÜYÜK YOL ALACAĞIMIZA İNANIYORUM.   Bizler Müslüman’ız diyoruz, ama gerçekten bir Müslüman ın taşıması gereken şartlarını taşıyor muyuz? İmanımıza yön veren kurallar, Allah ın rehberinde hüküm verdiklerimidir? Yoksa kendimize Kur’an dan çok uzak bir inanç mı yarattıkta, Allah bizleri cezalandırıyor?   Eğer bu soruların üzerine, hiç korkmadan gidebiliyor ve elimizdeki rehberden bunun cevabını almaya çalışıyorsak, tüm bu sorunların kaynağına inebiliriz. YOK, EĞER HALA BAZI TABULAR YIKILAMIYOR, HATTA KONUŞMAYI BIRAK, KONUSUNU AÇANLARI DAHİ DİN DÜŞMANI, SÜNNET İNKÂRCISI GİBİ SUÇLARLA SUÇLUYORSAK, daha çok acı çekmemiz ve başkalarının güdülenmesiyle yaşamamız, kaçınılmaz olacaktır.   Bizler niçin Müslüman ülkeler olarak, bir araya gelemiyoruz? Geliyoruz diyebilecek var mı aramızda. Şöyle bir düşünün isterseniz, hepsi neredeyse Hıristiyanların kontrolünde ve onların emirleri altında yaşıyorlar. İşin kötüsü onların kontrolünde, Müslüman ı Müslüman a düşürüyorlar. Bu acı gerçeği hala fark e... Devamı

Kur'an ın Etrafında Birleşelim.

2015-01-19 23:00:00

Allah bizlere verdiği öğütlerinde, orta yolu izleyen bir ümmet olmamızı ister. Bir kişi hakkında onun aleyhine, emin olmadığımız bir bilgiyi paylaşmanın, korkunç örneğini verir bizlere. Kendinizi temize çıkarmayın sakın diyerek, din ve iman konusunda, başkalarını sakın yargılamayın diye de dikkatimizi çeker.    Peki, bizler bu uyarıları aldığımız halde, neler yapıyoruz? İşte orasını ne siz sorun, nede ben söyleyeyim. Gazetelerin köşe yazarlarını, internette şöyle bir gezindim. Herkes bir tarafa çekmiş, uç köşelerde yaşıyor. İşin daha da kötüsü, herkes kendisine adeta hasımlar topluluğu seçmiş. Birbirlerini alabildiğine kırıp geçiriyorlar. Onlardan, bunlardan, şunlardan diyerek toplumu parçalayıp bölmüşler. Bunları yapanlar varken, bu ülkenin dış düşmanlara ihtiyacı yok sanırım, onlar yetiyor. Paylaşamadıkları bir şeyler olmalı, yoksa bir insan karşısındaki bir insana, din kardeşine bu denli hakaret edip düşman olur mu?   Bir nokta çok dikkatimi çekti. Din adına konuşanlar, dinden imandan bahsedenlerin hepsi farklı konuşuyorlar, aynı konularda bile. Peki, hepimizin dini imanı farklımı da, aynı konuda bile aramızda uçurumlar var. Elimizdeki rehber Kur’an farklımı yazıyor da, herkes bir tarafa çekiyor?   Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’a nı, gönül gözünü, acaba herkesin farklı anlayacağı şekilde mi gönderdi de, herkes farklı telden çalıyor. Bence büyük bir sorun var ortada. Bizler din ve iman adına, eğer Kur’an etrafında toplanmış olsaydık, böyle bir ayrılık asla olmazdı. Kur’an dışından bazı bilgiler bizleri bölüyor ve ayırıyor din adına. Demek ki bir yerlerde yanlış yapıyoruz dini yaşarken. Kur’an ile aramızda engeller var ki, onun nurundan ger... Devamı

Sakın Bizler Yahudileştirilmiş Müslüman Olmayalım.

2015-01-19 21:28:00

    Sizlere desem ki, bizler bugün Yahudileştirilmeye çalışılan bir İslam la karşı karşıyayız. Ne dersiniz bu sözlerime? Lütfen hemen tepki göstermeyiniz. Ne söylemek istediğimi örneklerle anlatmaya çalışacağım, daha sonra yorum ve karar elbette sizlerin.   Kur’an da fuhuş yapan kadın ya da erkeğe verilmesi gereken ceza, açıkça yazar ve Nur suresi 2. ayetinde her birine, yüz değnek vurun diye konuya açıklık getirir. Peki, bugün İslam ı tarikat ve cemaat ekseni yaşayan kardeşlerimiz, bu konuya nasıl inanır.   Çok ilginçtir bu konuda apaçık ayet varken, aslında fuhuş yapanın cezası Kur’an da recim etmek diye vardı, fakat peygamberimizin ölümü esnasındaki telaştan, bu bölümü keçi yedi ve böylece Kur’an a geçmedi, deme cesaretini gösteriyorlar. Bir kısmı da Kur’an da geçen hüküm bekârlar içindir, evli olanlar için recim uygulanır diyerek, kendi yanlış itikatlarına yine kendi nefislerinde, kanıt arama yarışındadırlar.   Peki, bu atalarından intikal eden inanç, acaba nereden gelmiştir diye hiç düşünen var mı? Ne yazık ki bugün elimizde bulunan, birçok konularda tahrifata uğradığını anladığımız, Tevrat ta açıkça yazıyor. Hani Kur’an dan sorumlu tutacağını söylemişti Rabbimiz? Hani Kur’an ı ben koruyorum diyordu? Hani Kur’an ın ipine sarılacaktık? Bahsettiğimiz ayetin Kur’an a geçmediğini söylemekle, Rabbimize nasıl bir saygısızlık yaptığımızın farkında mısınız?   Yahudiler çok dindar olduğunu söylerler, inandıkları kitapta geçmesine rağmen, acaba fuhuş yapan bir Yahudi’nin siz hiç recim yapıldığını duydunuz mu? Ama Kur’an... Devamı