Haluk GÜMÜŞTABAK 9 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

Diğer İçeriklerim (320)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (9)

Farkında Olmadan Şeytanı Dost Edinmek.

2015-03-02 10:40:00

        Günümüzde bizler, İslam ı öyle yanlış bilgilerle yaşıyoruz ki, inanın farkına varabilsek, üzüntümüzden kahroluruz. Din ve iman hata götürmez. Onun içinde bir sarraf misali, çok dikkatli ve hassas olmalıyız. Bizlere Kur’an ı sizler anlayamazsınız diyenlere inandığımız için, Yaradan ın bizlere tebliğini ilk elden alma şansımızı da kaybetmişiz. Böyle olunca da ellerimizle RUHBAN sınıfı yaratmışız.  Hâlbuki İslam dininde, ruhban sınıfı yoktur. Allah ile kulu arasına, elçisinin bile giremeyeceği bilgisini, bakın nasıl veriyor bizlere. Tabi Kur’an ı anlayarak okursak, ancak bunun farkına varabiliriz.   Müddesir 11: BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK. (Diyanet meali)   Bizlerin Kur’an ile bağımızı kesenler, saltanat ve hükümranlıklarının devam edebilmesi için, öyle yanlış bilgilerle bizleri oyalamışlardır ki, FARKINDA OLMADAN ŞEYTANI DOST EDİNİYORUZ. Evet, yanlış duymadınız, farkında değiliz, ama genel çoğunluğumuz, Allah ı dost edindiğimizi zannederek, şeytanı dost edinmiş olabiliriz. Gelin bu konuyu, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım.   Zuhruf 36: Kim, Rahman’ın ZİKRİ’Nİ GÖRMEZLİKTEN GELİRSE, biz onun başına BİR ŞEYTAN SARARIZ. ARTIK O, ONUN AYRILMAZ DOSTUDUR.(Diyanet meali)   Bakar mısınız lütfen, Kur’an ayetlerinin bir kısmını kim görmezden gelir, ya da üstünü örterse, bizler ona şeytanı musallat ederiz, şeytanın dostu yaparız diyor. Bugün bizler onlarca ayetin hükmünün kalktığını, nesh edildiğine inanırsak, ayrıca Allah ın açıkça verdiği hükümlerin tersini hayatımıza geçirirsek, SİZCE DOSTUMUZ ALLAH MI OLUR, YOKSA ŞEYTAN MI? Ne yazık ki bugün bu hata... Devamı

Kur'an Dışından Haramlara, Yasaklara İnanmak Doğrumu dur?

2015-02-26 00:07:00

    Bizler ne yazık ki, Kur’an ın özünü, onu anlamanın yolunu, yöntemini tam olarak kavrayamadığımız içindir ki, bizlere anlatılanlar ile Kur’an arasındaki bağıda doğru kuramıyoruz. Elbette bu yanlışı yapmamızdaki neden, Kur’an ile gereken bağımızın olmadığı, onunla aramızda edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin oluşu, bizlerin büyük hatalar yapmamıza neden olmuştur. Bakın bir arkadaşımız bana şöyle bir soru soruyor ve diyor ki;   (Erkeğin Evlendiği veya evleneceği kadının halası ve teyzesi ile aynı anda evlenebilmenin hükmü kuranda yok. Varsa siz gösterin BİZE. AMA PEYGAMBER BÖYLE HÜKÜM KOYMUŞ. Şimdi siz peygamberin bu hükmü yok ve olamaz mı diyorsunuz? Mademki kuranda yok.)    Bu düşünce aslında, bugün yaşadığımız İslam ın izlediği yöntemin, ne derece yanlış bir yol üzerinde olduğunun açık kanıtıdır. Acaba bizler Kur’an ın hükümlerinin dışından da sorumlu muyuz? Eğer bu soruya Kur’an öğretisi ile cevap alabilseydik zaten böyle bir soruda sormazdık.   Allah birden fazla evlenmeyi yasaklamamıştır, ama asla önermemiştir. ÇÜNKÜ NE KADAR İSTESENİZ DE, ADALETİ ASLA EŞLER ARASINDA SAĞLAYAMAZSINIZ DİYEREK, TEK EŞLİLİĞİ ÖNERMİŞTİR. Önce bunu hatırlatalım. Gelelim arkadaşımızın sorduğu konuya. Allah her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle sizlere sundum der Kur’an da. Elbette bunu söyleyen Rahman, kimlerle evlenmemizi istemediğini, eksiksiz yazmış olmalı değil mi? İçinizden eksik bırakmış olabilir diye, aklından geçireniniz oldu mu? Hiç sanmıyorum. Gelin şimdide ona bakalım.   Nisa 23: SİZE, ŞU KADINLARLA EVLENMEK HARAM KILINMIŞTIR: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi em... Devamı

Nahl Ve Ankebut 43. Ayetleri Nasıl Anlamalıyız?

2015-02-25 20:05:00

        Günümüzde ne yazık ki Kur’an ı tercüme edenler, ayetlere öyle farklı anlamlar veriyorlar ki, bilgi edinmek, Allah ın tebliğini ilk elden alabilmek adına okuyanlar, tedirgin oluyorlar.    Bir kelimeye Kur’an ın onay vermediği, hiç bahsetmediği bir anlam yükleyerek, Kur’an da çelişkiler yaratıldığının farkına varmak, gerçek bir Müslüman’ın görevi olmalıdır. DAHA AÇIKÇASI BU BİZLERİN ZORLU BİR İMTİHANIDIR. Hiç birimiz bilmem kim öyle yazmış ya da öyle söyledi diyerek, bu yanlıştan kurtulamayız. Hepimiz inancımızda çok titiz olmalıyız. Bu konuda elimizin yetişebildiği ölçüde araştırmalı ve mücadele vermeliyiz.    Bu konu ile ilgili iki örnek vermek istiyorum. Önce ayetlere bakalım. Nahl 43 ve Ankebut 43. ayetler.    Nahl 43. ayeti birkaç mealden alıntı yaparak örnek yazalım.   Diyanet Meali: Senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.   Süleyman Ateş meali: Biz senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız.   Yaşar Nuri Öztürk: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.   Ali Bulaç meali: Biz senden evvel kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.   Suat Yıldırım meali: Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vah yettiğimiz bir kısım adamlarda... Devamı

İbrahim Suresi 52. Ayet Ve Allah ın Tebliği.

2015-02-25 18:54:00

        Bizler İslam ı yaşarken, acaba Allah ın Kur’an da emrettiği şekilde mi yaşıyoruz? Ya yanlış yaşıyorsak, bu ihtimali lütfen göz ardı etmeyelim. Hangimiz Kur’an ı anlayarak kaç kez okudu? Bu soruyu kendimize lütfen soralım. Cevabınızı tahmin ediyorum. İbrahim suresi 52. ayeti sizlere hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenizi rica ediyorum.   İbrahim 52: İŞTE BU, ONUNLA UYARILSINLAR, Allah'ın tek ilah olduğunu bilsinler, AKLI VE GÖNLÜ İŞLEYENLER DE İBRET ALSINLAR DİYE, insanlara yöneltilmiş bir TEBLİĞDİR.   Allah bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, bu kitap bizleri uyarıyor, yol gösteriyor. Çok daha güzeli ve düşündürücü olanı ise, aklı ve gönlü işleyenlerin, yani düşünenlerin aklını kullananların ibret alacağını, doğru yolu bulacağı bir tebliğ olduğunu söylüyor.   Bunu söyleyen bizlerin yaratıcısı, lütfen bunu unutmayalım. Bizlerin doğru yola ulaşmamız için, aklını kullanan kullarına gönderdiği bir rehber, doğru yolu bulmak adına verilen öğüt,  TEBLİĞ olduğunu söylüyor. Peki, bizler neler söylüyoruz Kur’an için, isterseniz hatırlayalım. Çünkü bu konu çok önemli, bende bu konu üzerinde çok duruyorum ve her yazımda, bıkmadan usanmadan gündeme getirip, yaptığımız bu büyük hatanın bizleri nerelere götüreceğini iyi hesap etmemiz gerektiğini, düşünmeye davet ediyorum.   Günümüzde ne yazık ki toplum ile Kur’an ın arasına girenler, Toplumu Kur’an dan uzaklaştıranlar, bakın neler öğrettiler bizlere. Sizce Rahmanın kullarını uyarmak ve aklı gönlü işleyenler içinde ibret, rehber olsun diye ... Devamı

Allah ın Elçisine Verdiği Görev Yetki Ve Sorumluluk.

2015-02-24 19:35:00

      Bugün sizlerle konuşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Rabbimizin elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumluluklar konusunda olacaktır. Önce Allah ın elçisine Kur’an ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın elçisine kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32: Şunu da söyle: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.   Ali İmran 132: ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN Kİ, MERHAMET GÖREBİLESİNİZ.   Nisa 80:  RESULE İTAAT EDEN ALLAH'A İTAAT ETMİŞ OLUR. Yan çizen çizsin, biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik.   Yukarıdaki ayetlere benzer onlarca ayet vardır ki, Rabbimiz elçisine kesin itaati emreder. Eğer benim doğru bir kulum olmak ve cennetime gitmek istiyorsanız, onun sözlerine uyun diyerek, kullarını elçisine itaat etmesi konusunda uyarır. Bakın bu sözüyle Rabbimiz neyi kast eder?   Nisa 170: Ey insanlar! RESUL SİZE RABBİNİZDEN GERÇEĞİ GETİRDİ, ŞU HALDE KENDİ İYİLİĞİNİZE OLARAK ONA İMAN EDİN. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.   Bakın ayet ne güzel açıklıyor ve Ey iman edenler diyor, resulünüz size benim gönderdiğim gerçekleri, yani Kur’an ı getirdi. Demek ki peygamberimizin bizlere vereceği, Allah ın gönderdiği gerçek yol gösterici Kur’an dan başka bir şey olmadığı, çok açık anlaşılıyor.   Kur’an da Haşr suresi 7. ayette şöyle bir cümle geçer. İki fa... Devamı

İslam Dininde Selamlaşmanın Önemi.

2015-02-21 19:32:00

      Kur’an selamlaşma konusuna çok önem verir ve Nisa suresi 86. ayetinde, bakın bizlere ne tavsiye eder.   Nisa 86: SİZE BİR SELÂM VERİLDİĞİ ZAMAN, ONDAN DAHA GÜZELİYLE VEYA AYNI SELÂMLA KARŞILIK VERİN. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır. (Diyanet meali)   Allah bizlerin, toplum içinde birbirimize karşı selamlaşmamızı, sizce neden istiyor olabilir? Bizler ayetlerin ne maksatla indirildiğini, eğer doğru anlayamıyorsak, onun nimetinden de gereği gibi, istifade etmemiz düşünülemez. Kur’an da selamlaşmak birçok ayette geçer. Selamlaşmanın asıl amacının, toplum içinde bir dostluğun, arkadaşlığın, sıcak bir ortamın oluşmasında, ilk hareket olduğunu anlıyoruz Kur’an dan.   Yazdığım ayetten de anlaşılacağı gibi, bir selamla muhatap olduğumuzda, onu ciddiye alıp, gereken samimiyeti göstererek, en az onun hassasiyetiyle, ona cevap vermemiz gerektiği uyarısı yapılıyor.   Buradan da anlıyoruz ki selamlaşmak, toplum içinde dostluğun, muhabbetin ilk kıvılcımızdır diyebiliriz. DİKKAT EDERSENİZ, SELAMLAŞMANIN BİR ŞEKLİNİ KUR’AN BELİRLEMEMİŞTİR. ÇÜNKÜ SELAMLAŞMAK GELENEKSEL, TOPLUMSAL VE ÜLKELERE GÖRE DEĞİŞİKLİK ARZ EDER.    Bir başka deyişle selamlaşmak, muhabbetin ilk adımıdır ki, bunun şeklini belirleyen, toplumların bizzat kendi dilleri ve gelenekleridir. Örneğin Araplardan dilimize girmiş selamın aleyküm, yani Allah ın selamı üzerinize olsun da diyebileceğimiz gibi, iyi günler, gününüz hayır olsun, ya da hayırlı akşamlar şeklinde de selamlaşa biliriz. Önemli olan ilk adımın atılmasıdır, yani ilk temastır.   Kur’an ın bu konudaki örneklerine baktığımızda, selam verme konusuna öyle bir önem... Devamı

Rüya Tabiri Ve Günümüzdeki Aldatmaca.

2015-02-20 17:19:00

  Bu yazımda, rüya konusu üzerinde konuşmak ve bu konuyu Kur’an ışığında aydınlatmaya çalışmak istiyorum. Çünkü rüya konusu, her toplumda çok farklı algılanmış hatta bu konu, insanların kendi çıkarlarına kullanılmasında aracı yapılmıştır. Bu konuda ciltlerce kitaplar yazılmış, rüyada görülen her şeye bir anlam verilerek, toplum adeta yönlendirilmeye çalışılmıştır.   Önce Kur’an rüya konusunda, nasıl bilgiler veriyor ona bakalım. Allah uykuyu, geçici ölüme benzetir ve derki, her uykunuzda sizler ölüyor, farklı bir boyuta yani Allah ın zaman dilimine tabi oluyorsunuz der. Vakti dolanları alıkoyuyoruz, yani kesin ölüm gerçekleşiyor, vakti gelmeyenleri geri iade ediyoruz, yani uyandırıyoruz diye örnek verir Kur’an da.    Şimdide gelelim uyuduğumuzda geçtiğimiz, farklı boyutun zaman farklılığı konusunda Allah, nasıl bir bilgi veriyor. Hac suresi 47. ayetinde, bizim zamanımızla Allah ın katındaki zamanın karşılaştırmasını, bakın nasıl yapıyor.   (ŞÜPHESİZ RABBİNİN NEZDİNDE BİR GÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR.)   Düşünebiliyor musunuz, bizim dünyamızda geçen 1000 yıl, Allah katında bir güne eşit olduğu bilgisi veriliyor. Yani bizler uyuduğumuzda, öyle farklı bir zamanın akışına tabi oluyoruz ki, rüyamızda gördüğümüz çok uzun zannettiğimiz birçok rüyayı, bizler birkaç saniye içinde gördüğümüzü, bugün ilim adamları tespit etmişlerdir. İşte Kur’an ın verdiği örnekle, ilim adamlarının tespitleri nasıl da bir birine uyuyor.   Buradan şunu çıkartabiliriz. Rüyamızda o kadar kısa bir zaman içinde, gör... Devamı

Kadınların İslam Dininde Boşanma Hakkı Yok Mudur?

2015-02-18 17:20:00

      Bizler İslam ı kendi nefsimizde öyle bir şekillendirdik ki, özellikle kadın neredeyse ikinci sınıf bir insan durumuna düşürüldü. Hâlbuki Kur’an, kadın ve erkeğin ayrılmaz bir ikili olduğunu, hiçbirisinin diğerine üstün olmadığı, üstünlük Allah katında olduğu anlatılır.   Yazımın konusuna gelince. Günümüzde İslam ı Kur’an merkezli yaşamayıp, rivayet ve sanı bilgilerle yaşayanlar, KADININ EVLİLİK DE BOŞANMA HAKKI OLMADIĞINI, BOŞAMA HAKKININ YALNIZ ERKEKTE OLDUĞUNU, SÖYLEME GAFLETİNDE BULUNMAKTADIRLAR. Elbette bu sözler Kur’an a iftiradır, hakarettir.   Kur’an evlilik konusunu çok ciddiye alır ve boşanma konusunun en son düşünülmesi gerektiğini, birçok ayetinde anlatmaya çalışır. Onun içinde çok ciddi önlemler alır. Eğer eşler anlaşamıyorsa, bakın yakınlarının ilk yapması gerekenleri, nasıl anlatıyor.   Nisa 35: Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM VE KADININ AİLESİNDEN BİR HAKEM GÖNDERİN. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(Diyanet vakfı meali)   Demek ki kadın ve erkeğin aralarını bulmaları için, en yakınlarından ama hem erkek hem de kadın tarafından, bir HAKEM HEYETİ OLUŞTURULMASI İSTENİYOR. Demek ki evliliğin devamı, yalnız erkeğin isteğiyle olmuyormuş. Ayette ayrım yapmadan genel bir ifade ile geçimsizlikten, aralarının bozulmasından bahsediliyor. Bugünde böyle yapılmaz mı zaten. Barışmaları için aracılar konur, olmuyorsa yakınlarının da şahitliğinde, bu her toplumda her çağda yetkilendirilmiş mahkemeler aracılığıyla eşler ayrılır... Devamı

Ayetleri Anlamaya Çalışırken Yaptığımız Yanlışlar.

2015-02-17 17:00:00

1400 YILLIK KUR'AN ÖRNEĞİ       Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yolu, İslam ı doğru anlamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı hangisidir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz. Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi? Sanırım İslam toplumu olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an tek başına yetmez, yalnız Kur’an ile İslam ı anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz. Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. BİR BAŞKA DEYİŞLE KUR’AN KENDİSİNİ ANLATAN, AÇIKLAYAN BİR REHBERDİR. Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olmadığımız öyle rivayet bilgilerle ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, Allah ın ayetlerinin anlamı değişiyor ve okunduğunda asla anlaşılması mümkün olmayan, bir anlam çıkıyor ortaya. Bir örnek vermek istiyorum. Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, ALLAH'IN SANA HELAL KILDIKLARINI NİÇİN HARAM KILIYORSUN? Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Ayeti okuduğunuzda, sanırım &cc... Devamı

Kur'an da Geçen Muhkem Ve Müteşabih Ayetler Konusu.

2015-02-17 14:05:00

        Kur’an ı anlamaya çalışırken, dikkatimizi çeken bir konuda, MUHKEM ve MÜTEŞABİH ayetler konusudur. Ne yazık ki bu konu, yanlış anlamlar verilerek topluma anlatılmış ve böylece hurafe ve yanlış itikatların çok daha rahat, İslam dinine girişi sağlanmıştır.   Allah Kur’an ı bizlere, imtihanımızın bir rehberi olarak gönderdiğini söyler. Gelin bu konuyu rehberimize danışıp, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek, anlamaya çalışalım. Allah muhkem ve müteşabih konusuna, bakın nasıl bir açıklık getiriyor ayetinde.    Ali İmran 7:  Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.   Allah Kur’an da, iki türlü ayet olduğundan bahsediyor. Birincisi muhkem ayetler. Bu ayetlerin kitabın anası olduğunu, sorumlu olduğumuz tüm bilgilerin açıklandığı, ayetler olduğunu belirtiliyor. Muhkem sözcüğünün anlamı da zaten, sağlam kuvvetli söz, şüphe duyulmayacak kadar açık bilgi anlamındadır.    Müteşabih konusuna gelince. İşte üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken konuda burası. Çünkü bu konuya çok yanlış anlamlar yüklenerek, dine istedikleri hurafeleri rahatlıkla sokabilmişlerdir. Allah yukarıdaki ayette, bakın bizlerin bu konud... Devamı

Kadına Şiddet Ve İdam Cezası.

2015-02-16 13:04:00

          Allah Kur’an ı bizlere bir rehber, yol gösteri bir güneş olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler İslam toplumları olarak, Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki, kendi nefsimizde bir din yarattık adeta.    Kur’an ile yönetildiğini iddia eden ülkeler bile, zina yapanın cezası Kur’an da belli olduğu halde, zinanın cezasının recim, yani taşlayarak öldürme olduğunu iddia ederek, Allah a da böylece iftira atarak, kadını taşlayarak öldürmeyi, dinden saymışlardır.   Her ne hikmetse, kadın taşlayarak öldürüldüğü halde, bu zinayı yapan erkekten hiç haber alınmaz. O masumdur, sanki kadın zinayı tek başına yapmış gibi. Erkeğin siz taşlanarak öldürüldüğünü duydunuz mu? Duymazsınız, çünkü öyle bir din yarattık ki Kur’an dan uzaklaşarak, erkeklerin hükümranlığında, kadınlara baskı ve adeta zulüm dini oluşturuldu. ELBETTE BU ALLAH IN DİNİ, ASLA DEĞİLDİR.   Hatırlayınız Allah Âdemi yarattı, ama onu yalnız bırakmadı. Çünkü yaratılan hiçbir canlı tek başına yaşayamaz. Bizleri Rabbimiz çifter çifter yaratmıştır. Allah Âdem e hayatında eşlik etmesi, ona uyum sağlaması için, aynı nefisten kadını da yarattı ki, böylece anlaşabilsinler. Buradan da şu anlaşılıyor, kadın erkeksiz, erkekte kadınsız olamaz. Ama biz erkekler her nedense kadına, yaşantımızda gereken değeri veremedik. Eğer erkek kadın olmadan, huzurlu bir ortam kuramıyor ve yaşayamıyorsa, bu demektir ki kadın ve erkek bir birlerine karşı aynı değerdedir. Allah Kur’an da kadın ve erkeğin, bir birine ayrılmaz bir ikili oluşunu, şu c&uu... Devamı

Enam Suresi 116. Ayet Ve Dikkat çeken Uyarıları.

2015-02-15 22:34:00

          Bugün sizlere, öyle bir ayet hatırlatmak istiyorum ki, biraz düşündüğümüzde, günümüzde yapılan yanlışları adeta, Rabbimiz yüzümüze vurduğunu ve bizleri ikaz ettiğini fark edeceksiniz. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Enam 116: EĞER YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNA UYARSAN, SENİ ALLAH YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.   Ayetteki uyarıyı görüyor musunuz? Bu sözleri duyunca aklıma, bir kardeşimizin benim yazıma verdiği cevap geldi. Bana şöyle demişti. Kendini akıllımı zannediyorsun, bu söylediklerini İslam toplumunun genel çoğunluğu kabul etmiyor. ÇOĞUNLUĞA MI UYALIM, SİZİN GİBİ AZINLIĞA MI?    Gerçektende bu sözler çok söyleniyor, toplum arasında. Bir başka deyişle inancımız Kur’an a göre değil, genel çoğunluğun kabul gördüğü, kabul ettikleri, inandıkları din adına kıstas alınıyor. Bu ne büyük yanılgı. Eğer Kur’an ı bir kez anlayarak, düşünerek okumuş olsaydık, bu sözleri söyleyenlerin aldatmacalarına asla inanmazdık.   Din çoğunluğa göre değil, yalnız ve yalnız Kur’an ın apaçık hükümlerine göre yaşanır, lütfen bu gerçeği unutmayalım. Eğer unutursak, yukarıdaki ayetin sonunda Allah ın söylediği gibi dinimizi, imanımızı ZANNA yani şüphelere göre, emin olmadığımız bilgiler, rivayetlere göre yaşarız. Bunu yapanların Allah, sadece yalan söylediklerini, kendilerini kandırdıklarını söylüyor. Bu duruma düşmek istemiyorsak, lütfen emin olmadığımız bilgilere göre değil, Kur’an a göre yaşayalım. Bu ayetten bir a... Devamı

Peygamberimizin ÜMMETİ Olabiliyor Muyuz?

2015-02-15 22:19:00

      Bugün sizlerle araştıracağımız konu, Kur’an da farklı anlamlarda geçen ÜMMET konusunda olacaktır. Allah acaba ümmet sözünden neleri kast etmiş, gelin birlikte, elimizde Rabbin rehberinden anlamaya çalışalım.   Allah Bakara suresi 128. ayetinde, İbrahim peygamberimizin Kâbe de, Allah a yaptığı dua üzerinde düşünelim.   Bakara 128: “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ÜMMET kıl. BİZE İBADET YERLERİNİ VE İLKELERİNİ GÖSTER. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”   Ayet üzerinde dikkatle düşünürsek, bizlere çok şeyler anlatıyor. Ayette İbrahim peygamberimiz, kendisi ve ailesinin Allah a teslim olmuş kullar olmasını dilerken, soyundan gelenlerin de Allah a teslim olmuş bir ÜMMET olması için dua ediyor. Demek ki ümmet sözcüğünden, bir soyun, ırkın, topluluğun kast edildiği çok açık. Bir örnek daha vermek gerekirse, Araf 181. ayet diyebiliriz.   Ben bu ayetten çok önemli bir ders daha aldım, ondan bahsetmeden geçemeyeceğim.  Hz. İbrahim ayetin devamında da, başka bir duada buluyor Rabbimize ve bakın ne diyor.   (BİZE İBADET YERLERİNİ VE İLKELERİNİ GÖSTER.)   Dikkat ederseniz İbrahim peygamberimiz, Rabbimize nasıl ibadet edileceğinin açıklanmasını istiyor Allah tan, çok dikkat çekici değil mi sizce? Bunlar neler olabilir? Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, kurban kesmek, zekât vermek.    Hatırlarsanız Allah, Kur’an da saydığım tüm bu ibadetleri, sizden önceki ehli kitaba da farz kıldım diyordu. Ama bizlere... Devamı

Kur'an da (NESH) Hükmü Kalkan Ayet Var Mıdır?

2015-02-15 15:16:00

        Allah Kur’an ı bizlere rehber, yol gösterici olsun diye indirdiğini söyler. Kur’an ın tamamına iman etmemizi emreder. Bakara 84–85. ayetlerinde, geçmiş toplumların yerine getireceklerine dair, Allah a söz verdiklerini ama sözlerinde durmadığının örneklerini verir ve bakın çok dikkat çekici bir uyarıda bulunur.   ( Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da, bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? )   Bugün bizlerde Rabbimize, Kur’an a iman ettik demekle, bir söz veriyoruz ve yalnız Kur’an ın ipine sarılacağımızı, Allah tan başka şefaatçiler edinmeyeceğimizi, hak olan Allah katından gelen Kur’an olduğunu,  yalnız Allah a kulluk yapacağımız konusunda söz verdik demiş oluyoruz. Peki, bizler Kur’an ın tüm ayetlerine bugün günümüzde iman ediyor muyuz?   ARAŞTIRACAĞIMIZ VE ÜZERİNDE DÜŞÜNECEĞİMİZ KONU, KUR’AN IN İÇİNDE NESİH EDİLMİŞ YANİ HÜKMÜ KALDIRILMIŞ AYET VAR MIDIR? İslam ı cemaat ve tarikat eksenli yaşayan kardeşlerimiz, ne yazık ki bugün birçok ayetlerin hükümlerinin, nesih edildiğine yani hükmünün kaldırıldığına inanıyor.    Allah tarafından, hükmü kaldırılan bir ayetin, Kur’an a dâhil edilmesinin, Kur’an dan çıkartılmamasının mantığını, nasıl açıklayabiliriz? Madem ayetin hükmü daha sonra gelen bir ayetle kaldırıldı, artık bizleri ilgilendirmiyor, peygamberimiz neden bu ayeti Kur’an dan çıkarmadı? Hükmü kalkan ve onun yerine gelen bir ayet, birlikte Kur’an da yer alırsa, toplumun kafasını karıştırmaz mı? Devletler bile bir kanunu kaldırıp, yenisini getirdiklerinde, asla eskisi ile birlikte bulundurma... Devamı

Atatürk ün Dine Karşı Saygısına Küçük Bir Örnek.

2015-02-14 22:23:00

      İLK DİYANET İŞLERİ BAŞKANI, RİFAT BÖREKÇİ ANLATIYOR:     Atanın huzuruna girdiğimde, beni ayakta karşılardı. Utanır ezilir, büzülür, ‘Paşam beni mahcup ediyorsunuz’ dediğim zaman, ‘ Din adamlarına saygı göstermek, Müslümanlığın icaplarındandır.’ buyururlardı. Atatürk şahsi çıkarları için, kutsal dinimizi siyasete alet eden, cahil din adamlarını sevmezdi.   Not: Atatürk ve din eğitimi- Ahmet Gürtaş- Diyanet İşleri başkanları yayınları. S- 12        Atatürk iyi bir din eğitimi almış, inançlı bir insandır. Ailesinden ve okuldan aldığı din eğitimine ilaveten, kendisini dini konularda camiide hutbe okuyacak kadar iyi yetiştirmiştir. Türk halkının dinini aslına uygun iyi öğrenmesini istemiştir. Bunun için Kur’an’ı, Hz. Muhammed’in hayatı ve temel din kitaplarını Türkçe olarak yayınlatmıştır. Din Eğitimini önemli görmüş, okullarda yapılmasını istemiştir.   Atatürk dinin değil; cehalet, bid’atlar, hurafeler ve din istismarcılarının karşısındaydı. Bu da bazı çevrelerce din düşmanlığı şeklinde algılanmış ve gösterilmiştir. O, Kur’an’ın özüne uygun Hz. Peygamber zamanındaki gerçek İslamiyet’in yanındaydı. Dini ve gerçek din bilginlerini övmüştür.     http://hakyolkuran.com/index.php ... Devamı

Kur'an ı Yanlış Yöntemlerle Anlamaya Çalışıyoruz.

2015-02-14 21:11:00

          Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yöntemi, İslam ı doğru anlamak ve yaşamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı nedir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz.    Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi?   Sanırım İslam toplumları olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an ı tek başına anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz.   Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. Bir başka deyişle Kur’an kendisini anlatan, açıklayan eşi benzeri olmayan bir nurdur.   Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olamadığımız öyle rivayet bilgilerle, ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, ALLAH IN AYETLERİNİN ANLAMI DEĞİŞİYOR VE OKUNDUĞUNDA ASLA ALLAH IN HÜKÜM VERMEDİĞİ, HATTA HİÇ BAHSETMEDİĞİ, BİR ANLAM ÇIKIYOR ORTAYA. Bir örnek vermek istiyorum.   Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağ... Devamı

Bakara Suresi 187. Ayet Ve Allah a Verdiğimiz Söz.

2015-02-12 18:14:00

        Değerli din kardeşlerim. Bugünkü yazımın konusu, Ali İmran suresi 187. ayet olacaktır. Bu ayet aslında bizlere o kadar önemli uyarılar yapıyor ki, zerre kadar Kur’an dan nasibini alan ve düşünen, yaptığımız yanlışların farkına varacaktır. Gelin önce ayeti yazalım, daha sonrada ayet üzerinde birlikte düşünelim.   Ali İmran 187: Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: “ONU İNSANLARA AÇIKLAYINIZ VE HİÇBİR ŞEY GİZLEMEYİNİZ.” Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür! (Bayraktar Bayraklı meali)   Allah Kur’an indirilmeden önceki, Ehli kitaptan bahsederek, onlardan bir söz aldıklarından bahsediyor Allah. İman ettiklerini söyleyen Ehli kitap, Allah ın gönderdiği kitaplara iman ettiğini ve O kitapta gördükleri her şeyi hurafe ve batıl karıştırmadan yaşayacaklarına söz vermişler.  Kitabı duymayanlara duyuracaklarına, anlatacaklarına ve çok daha önemlisi kitaptan HİÇBİR ŞEYİ GİZLEMEYECEKLERİ KONUSUNDA, söz aldığından bahsediyor.    Peki, Ehli kitap sözünde durmuş muydu? Elbette durmadı ve Allah ın gönderdiği kitabı çevresine duyurmayı yaymayı bırakın, atalarından kendilerine ulaşan batıl, rivayet ve sanı bilgileri, Allah ın kitabının önüne geçirdiler. Daha da kötüsü atalarının batıl inançlarını yaşayabilmek için, Allah ın ayetlerini toplumdan gizlediler. Yani sözlerinde durmadılar. Yaradan da bu Ehli kitabın sözlerinde durmadıklarını, ALLAH IN AYETLERİNİ KULAK ARKASI ETTİKLERİNİ VE ALLAH IN GERÇEKLERİNİ, MADDİ ÇIKARLARLA DEĞİŞTİKLERİNİ SÖYLÜYOR.  ... Devamı

Namazlarımızda Türkçe Ayet Okuyabilir Miyiz?

2015-02-12 16:51:00

      Diyanet İşleri başkanlığına, şöyle bir soru sordum; Bizler Kur’an ın Türkçe mealinden ayetleri namazlarımızda okuyabilir miyiz? Aldığım cevabı sizlerle paylaşıp, üzerinde konuşmak istiyorum. Bakın ilk bölümlerinde neler söylemişler.     (Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Arabistan'da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O'nun tebliğ ettiği Kuranı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir. Ancak Yüce Rabbimiz bütün insanlığa son kitabı ve edebi hitabı olan Kuran-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapçayı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir.)     Yukarıdaki açıklama gayet güzel, Allah ın ne söylediğini nasıl bir insan olmamızı istediğini, ancak sözleri anlamakla gerçekleştirebileceğimiz mantığından hareketle, çok güzel anlatılmış. Yazıya devam edelim, bakalım verilen cevap bu şekliyle mi bitiyor.   (Kuran-ı Kerim'in namazda Türkçe tercümesinin okunmasına gelince: Kuran-ı Kerim'de "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun" (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kuran-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir saha biye namaz kılmayı tarif ederken "...sonra Kuran'dan hafızanda bulunandan kolayına geleni oku." (Müslim, Salat, 45) buyurmuştu. Bu itibarla namazda kıraat yani Kuran okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır. Bilindiği üzere Kuran, Cenab-ı Hakk'ın Hz.Muhammed (s.a)'... Devamı

Kur'an dan DUA Ayet Örnekleri.

2015-02-11 18:31:00

11 Subat         KUR’AN DAN DUA AYET ÖRNEKLERİ   201 - Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahi rette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.  Bakara (Sığır) Suresi   250 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır ve inkârcılara karşı bize yardım et. Bakara (Sığır) Suresi    16 - Rabbimiz! Şüphesiz biz inandık, günahlarımızı bağışla, ateş azabından koru bizi. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    147 - Rabbimiz! Günahlarımızı ve taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam bastır ve inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    126 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı teslim olanlar olarak al. Araf (Orta Yer) Suresi    155 - Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla, bize şefkat göster, sen bağışlayanların en hayırlısısın. 156 - Bize hem bu dünyada, hem de ahi rette güzellik yaz. Şüphesiz ki biz sana yöneldik. Araf (Orta Yer) Suresi    85 - Biz yalnız Allah’a dayandık. Rabbimiz! Bizi zulüm eden bir toplum için bir fitne yapma. 86 - Ve rahmetinle bizi inkârcılar topluluğundan kurtar. Yunus (Yunus) Suresi    47 - Rabbim! Bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamazsan ve bana şefkat göstermezsen kaybedenlerden olurum. Hud (Hud) Suresi    38 - Rabbimiz! Şüphesiz Sen, bizim gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. İbrahim (İbrahim) Suresi    40 - Rabbim! Benim namazı özenle yerine ge... Devamı

Yanlış İnançlarımızı Bakın Nasıl Kullanıyorlar.

2015-02-11 16:49:00

        İnternette gezinirken, Hıristiyan ve Yahudi propagandası yapılan bir sitede, çok ilginç bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, farkında olmadan yaptığımız yanlışlarımıza, dikkat çekmek adınadır. Eğer dikkatli olmaz, düşünmeden her söylenene, rivayete iman edersek, farkında olmadan inkârcılar saffında olmamız, kaçınılmaz olacaktır.   Kur’an a ve dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur’an dışından günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriliyor bu sitede. Böylelikle Tevrat’ın, peygamberimiz zamanında bile Kur an ellerinde olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Peygamberimizin Tevrat ı kullanıldığını, örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan, hadisler örnek verilerek. Günümüzde en güvenilir olduğu söylenen hadis toplayıcısı “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına. AMA BİZİM YANLIŞ İNANÇLARIMIZI KULLANARAK.   ( Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:     “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Ya... Devamı

Hadisleri Savunurken Yaptığımız Mantık Hatası.

2015-02-11 15:54:00

    Bir sitede, hadis konusundaki bir yazıma verilen cevap, günümüzde yaptığımız yanlışlara çok önemli ışık tuttuğu için, sizlerle paylaşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istedim. Bakın kardeşimiz nasıl bir cevap yazmış, hiç ayrım yapmadan, rivayet hadisleri savunmak adına.   (Kur’an-ı kerim Resulullaha inmedi mi? Resulullaha namaz kılmadı mı? Ömür boyu kıldığı namaz tevatürle yani icma ile bildirilmedi mi? Onun kıldığı namaz gibi kılmak niye yanlış olsun? Namazın nasıl kılınacağı, kaç rekât olduğu, hangi vakitlerde kılınacağı, namazı nelerin bozacağı, nelerin bozmayacağı hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.)   Çok ilginçtir ömür boyunca kıldığımız namazın, TEVATÜRLE öğrendiğimizi söylüyor. İşte içinde bulunduğumuz İslam inancının, ne derece tehlikeli boyutlarda oluşunun kanıtıdır bu sözler. Tevatür sözünün anlamını, sözlükten önce aktarmak istiyorum.   ( Bir haberin ağızdan ağıza yayılması, yaygın söylenti.)    Kur’an ı bir kez anlayarak ve düşünerek okuyan bir insan, asla ve asla bu şekilde bir inancı, Kur’an ın kabul etmeyeceğini bilir. Kur’an açık ve net deliller üzerine hareket edilmesini emreder. ÇÜNKÜ ALLAH, EMİN OLMADIĞINIZ BİLGİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN DER VE BUNUN TERSİNİ YAPARSANIZ, SİZLERİ CEZALANDIRIRIM DİYE UYARIR. Her konuda Yaradan, bizleri bağlayacak tüm bilgileri, Kur’an da verdiğini söyler. Ama bizler geleneğin öğretisini Kur’an da bulamadığımızda, Kur’an a açıkça saygısızlık yaparak, bakın Kur’an da şunlar ya da bunlar yok, demek ki her şey Kur’an da olmuyormuş, deme hatasına düşeriz.   Peygamb... Devamı

Kutuplarda Oruç Nasıl Tutulur.

2015-02-11 14:28:00

      Değerli din kardeşlerim,  dünyanın az da olsa bazı bölgelerinde altı ay gece, altı ay gündüz yaşanıyor. Bu durumda oruca nasıl başlayacağız, nasıl bitireceğiz sorusu karşımıza çıkıyor.    Kur’an akıl ve mantık dinidir. Ayrıca bir sorunumuzu Kur’an a arz ettiğimizde, ayetlerde verilen örneklerin anlamlarını, bizlere zikrediliş şekilleri ve asıl amacı üzerinde dikkatle düşündüğümüzde, bu bölgede olan Müslümanların oruca nasıl başlayacaklarına, çok kolay karar vereceklerini düşünüyorum.   Bizlere oruca başlama, ya da namaz vakitleri öyle dakika hesabı yapılarak öğretilmiştir ki, bizde zannediyoruz bunun esnekliği yok. Hâlbuki ayetlere dikkatle baktığımızda, yaradan çok sınırlı bir zamandan asla bahsetmemiştir. Allah yemin ederek, bu dini sizler için kolaylaştırdım diyorsa birçok kez, sizce çok kısıtlı bir zamanı, bu konular için ayırmış olabilir mi?   Diyelim ki biz o bölgede yaşıyoruz ve ilim bu bölgenin istisnai konumu hakkında detaylı bilgisi yok. O zaman bu konularda, ne yapmamız gerekir? Ya da bu bölgede yüzlerce yıl önce yaşadığımızı kabul edelim. Allah oruca ne zaman başlayıp, ne zaman bitirmemizin tarifini nasıl yapıyor önce ona bakalım. Bakara suresi 187. ayetinde, iki farklı mealden yazdım, örnek alarak bakın ne diyor.   ( Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırt edilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın.)   (Gecenin karanlığından tanyerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. Sonra gece çökünceye kadar oruca devam edersiniz.)   Şimdide bu tariften biz ne anlıyoruz? YA DA BU TARİF EDİLEN ZAMAN İÇİNDE,... Devamı

Oruca Başlama Vakti Ve Kur'an.

2015-02-11 13:34:00

    Ramazan bizler için çok önemli bir aydır, çünkü Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Rabbimiz yalnız bizlere değil, bizden öncekilere de oruç tutmayı farz kıldığını, Kur’an da şöyle anlatır.   Bakara 183: Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR.   Bu ayetten de anlaşılıyor ki oruç, bizlerin korunması maksadıyla emredilmiştir. Allah yine bir ayetinde, orucun faydasını anlatmak içinde, şöyle söyler bizlere.   ( VE ORUÇ TUTMANIZ, EĞER BİLİRSENİZ, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.)   Allah bizler için faydası olan, oruç konusunda Kur’an da, çok detaylı bilgilerde vermektedir. Benim üzerinde durmak istediğim konu ise, bugün bizlerin oruca başlama vaktinin, Kur’an ın emrettiği zaman ile aynı olup olmadığı konusunda, konuşmak ve sizleri bu konu hakkında, düşünmeye davet etmek olacaktır.   Her yıl dağıtılan imsakiyelerde, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği imsak ve namaz vakitleri yazılıdır. SABAH EZANI OKUNDUĞUNDA, ARTIK ORUCA BAŞLAMAMIZ GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMİŞTİR BİZLERE.    Gerçekten bu bilgi doğrumudur. Allah ın rehberinde, oruca başlama vaktini izah ettiği örneğiyle, örtüşüyor mu bu bilgiler. Yine sabah ezanı günümüzde, Kur’an ın tarif ettiği vakitte mi okunuyor? İşte bir başka düşünmemiz gereken soru. Aslında konuyla da çok bağlantılı.   Bizlerin Kur’an ile irtibatımız kesik olduğu için, ne söyleniyorsa yapmak zorunda kalıyoruz. Din adına Kur’an dan konuşmak isteyenlere de, senin eğitimin ne ki bu konuda konuşuyorsun, DİN İŞİNİ BİZLERE BIRAKIN diyerek toplum su... Devamı

Hac AREFE Ve Kurban Bayramı.

2015-02-10 18:24:00

    İnancımızı yaşarken, yaptığımız yanlışları her nedense görmek istemiyoruz. Her zaman ki gibi, Hac konusunda yaşanan karmaşa, bizlere öğretilenlerin ne derece dikkatle düşünmemiz gerektiğini, bir kez daha bizlere gösteriyor. Hacılarımız bu yılda görevlerini tamamladı, Allah hepimize nasip etsin.   Yaradan yıl 12 ay, dördü haram aydır der ve bu haram aylarda savaşmanın yasaklandığını anlatır. Ayrıca savaş yasağının nedenini de açıklayarak, Bakara suresi 217. ayetinde bakın nasıl bir açıklama yapar.   (Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah'ı inkâr etmek, MES-CİD-İ HARAM'IN ZİYARETİNE MÂNİ OLMAK ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.)    Demek ki haram ayların konmasının nedeni, Allah ın Hac emrini yerine getirmek maksadıyla, Mescidi Harama ziyarete gelenlerin, engellenmeden rahatça ibadetlerini yapabilmeleri için, özellikle Rabbin tahsis ettiği aylar olduğu anlaşılıyor. Bu aylar Hz. İbrahim den peygamberimiz dönemine kadar, Hac maksadıyla kullanılmış ise, peygamberimizden sonrada aynı amaçla kullanılacağı çok açıktır. Yine Bakara suresi 189. ayetinde özellikle çoğul kullanarak, bakın ne diyor.   (Sana, HİLAL ŞEKLİNDE YENİ DOĞAN AYLARI SORARLAR. De ki: Onlar, insanlar ve ÖZELLİKLE HAC İÇİN VAKİT ÖLÇÜLERİDİR.)   Demek ki, haram aylar içinde, hac vaktinin nasıl başlayacağı detayı da veriliyor.    Bildiğiniz gibi, hac vakti belli aylarda yapılacak olup, diğer zamanlarda ise umre yapılabiliyor. Bunun da açıklamasını Kur’an açıkça yapıyor. Haccın ne zaman yapılacağına çok açık ayet ise, Baka... Devamı