Halukgta 17 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

MİRAÇ KONUSU

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU

MEHDİ, MESİH VE HZ. İSA NIN GELECEĞİ .

NAMAZ, ORUÇ HAC, ZEKAT KONUSU

MEZHEP, HADİSLER, BATIL KONULAR.

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN AYETLERİ.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

İMAM-I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT.

ÇOK EŞLİLİK VE KADINLARIMIZ İLE İLGİLİ..

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÖLÜMLE YÜZLEŞEBİLMEK

KABİR AZABI KONUSU.

ZEKAT KONUSU VE KUR\'AN

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI

EVLATLIK KONUSU.

MİRASIN DAĞITILMASI

ATATÜRK VE DİN

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (566)

KUR'AN IN TERCÜMESİ, MEALİ KUR'AN DEĞİL MİDİR?

DEİZM, DİNİ BATIL KAYNAKLARDAN YAŞAYAN TOPLUMLARDA FİLİZLENİR VE

ALİ İMRAN 31. AYET. EĞER ALLAH I SEVİYORSANIZ BANA UYUNUZ.......

KUR'AN KÖLELİK VE CARİYELİĞİ KALDIRMIŞTIR.

İSLAM DİNİNDE, HAREMLİK SELAMLIK VAR MIDIR?

ARAF SURESİ 6. AYET. ELÇİLERİN HESABA ÇEKİLMESİNDEN NE .........

KUR'AN DA GEÇEN TAĞUT NE ANLAMA GELİYOR?

BAZI AYETLERİN BAŞINDA GEÇEN, ELİF, LAM, MİM, RA NE ANLAMA GELİY

KUR'AN IN, ATALARIN İNANCI KONUSUNDAKİ UYARILARI.

KUR'AN DA GEÇEN ADAKTA BULUNMAK, NE ANLAMA GELİYOR?

İSLAM DİNİNDE LİDERLİK, HALİFELİK KONUSU ÜZERİNE......

KENDİLERİNİ MÜCTEHİD VE FIKIH ALİMİ ZANNEDENLERE.......

KELİME-İ ŞAHADET ŞİRK MİDİR?

DÜŞÜNECEK KALP VE KALPLERİN KÖR OLMASI NE ANLAMA GELİYOR.

KUR'AN AYETLERİNİN, BİZLERE YÖN VERDİĞİ AMACI, DOĞRU ANLAMALIYIZ

HÜKÜM VERMEK YALNIZ ALLAH A AİTTİR. ENAM SURESİ 57. AYET.

RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENİ UYGULAMADIKÇA HİÇ BİR ŞEY DEĞİLSİNİZ

İZLEDİĞİMİZ YOLUN DOĞRULUĞUNDAN, NE KADAR EMİNİZ?

KUR'AN IN İFTİRA KONUSUNDAKİ UYARILARI.

RİVAYET HADİSLERE GÖSTERDİĞİMİZ SAYGIYI, İTİNAYI AYETLERE GÖSTER

BU HATALARI YAPMAYA DEVAM ETTİĞİMİZ SÜRECE, ALLAH IN SÜNNETİNİ..

ŞANS OYUNLARI, MİLLİ PİYANGO, SPOR TOTO DİNİMİZDE HARAM MIDIR?

SIRAT-I MÜSTAKİM ÜZERİNDE OLMAK, NE ANLAMA GELİYOR?

KUR'AN ŞİRK KOŞANLAR SÖZÜYLE, KİMLERİ KAST EDİYOR?

BU DÜNYADA İMTİHAN OLUYORUZ GERÇEĞİNİ NASIL ANLAMALIYIZ.

KABEYİ İLK KİM YAPMIŞTIR?

KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZ, ONDAN FAYDALANMA YÖNTEMİMİZ NASIL.......

Tüm içeriklerim
Takipçilerim (17)

KUR'AN IN TERCÜMESİ, MEALİ KUR'AN DEĞİL MİDİR?

2018-04-17 11:05:00

Bazı arkadaşlarımız Kur’an kelimesinden, yalnız Arapça okuduğumuz kitabın olduğunu anlıyor ve diyorlar ki, Kur’an ın tercümesi Kur’an değil mealdir. Gerçekten bu sözler doğru olabilir mi? Kur’an yani Allah ın vahyinin ana özelliği, değişmez kuralı Arapça oluşumudur, yoksa Allah ın vahyinde bizlere iletmek istediği emirleri yani anlamı, manasımıdır?Meal kelime anlamı olarak anlam, kavram, ortaya çıkan şey, sonuç, netice anlamlarına gelir. Yani Kur’an ı Arapçasından dilimize çevirip, Allah bizlere ne söylüyor ve bizlerden ne istiyor, onun apaçık tercüme edildiği hali anlamındadır. Bu durumda buna nasıl olurda, Kur’an değildir deriz? Kur’an anlamadığımız, bilmediğimiz dilden olan halimidir? Bu sözler, toplumu tedirgin eden, hatta Kur’an ı anlayarak okumaktan alı koyan düşüncelerdir.   Aslında bu sorunun cevabını, Kur’an ı düşünerek okuyan bir Müslüman rahatlıkla verebilir. Bakın bu sorunun cevabını, İmamı Azam Ebu Hanife, yüzlerce yıl önce nasıl vermiş.   “Kuran kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. ESAS KUR’AN O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR ki, bir kelam-i nefsi ( ALLAH ın zati ile var olmaya devam eden söz ) OLARAK KALIPTAN KALIBA DÖKÜLÜR. O kalıplar sonradan yaratılmış ( Muhdes ) varlıklardır. OYSAKİ ESAS KUR’AN, MAHLÛK OLMAYAN BİR MANADIR.”   GERÇEKTENDE KUR’AN, ALLAH IN KULLARINA AÇIK MESAJIDIR. Anlamını bilmeden okuduğumuz, Arapça ayetlerin yalnız Kur’an olduğunu söylersek, Allah ın bizlere rehber olsun diye gönderdiği kitabın amacına, özüne tamamen ters düşen bir hükmü vermiş oluruz Kur’an kelimesine. KUR’AN ALLAH IN BİZLERE TEBLİĞİ... Devamı

DEİZM, DİNİ BATIL KAYNAKLARDAN YAŞAYAN TOPLUMLARDA FİLİZLENİR VE

2018-04-15 10:48:00

DEİZM, DİNİ BATIL KAYNAKLARDAN YAŞAYAN TOPLUMLARDA, FİLİZLENİR VE BÜYÜR.     Diyanet işleri başkanımız, bir açıklama yapmış televizyonda, deizm gençler arasında yaygınlaşıyor sorusu üzerine. Bizlerin sorunlara çare buluş yöntemimiz, verdiğimiz cevaplardan, konuya nasıl yaklaştığımızdan, çok iyi anlaşılıyor. BU DÜŞÜNCE, SAPIK VE BATILDIR demiş, Sayın Diyanet İşleri Başkanımız.  Verilen bu cevap üzerinde düşüncelerimi açıklamadan önce, deizm nedir isterseniz ona bakalım.   “Yaradancılık anlamına gelen Deizm, evrenin bir yaratıcı tarafından yaratılıp, daha sonra bu yaratıcının insanı kendi başına bıraktığını kabul eden bir felsefi akım ya da inanç biçimidir. Deizm, peygamberleri ve Kutsal kitapları reddeder. “     Hiçbir toplum, kanun ve kurallar olmadan huzurlu yaşayamaz, önce bunu unutmamalıyız. Allah bizleri yarattıysa, mutlaka kuralını da koymuş olması gerekir. Önce bu düşüncenin, nasıl bir ortamda doğmuş olabileceğini doğru tespit etmeliyiz. Yoksa bu düşünce ve inanca sahip olanları, sapık ve batıldır diyerek geçiştirmek, toplumda özellikle gençler arasında, inanılmaz büyük boşlukların oluşmasına neden olur. Buna benzer düşünceler, akımlar acaba toplumlar arasında, ne zamanlar ortaya çıkmıştır diye düşünelim isterseniz.    Deizm in ilk olarak 17. yüzyılda İngiltere de çıktığı söylense de, belki ismi bu tarihlerde bu şekliyle anılıyor olabilir, fakat bu düşünce akımının çok eski olduğunu söylemek, yanlış olmaz. Deist akımının, düşüncenin ana unsurlarına baktığımızda, aslında toplumları özellikle düşünen sorgulayan insanları, gençleri deizme yönlendiren asıl nedenin, Allah ın indirdiği dinden ve kitaplarından ... Devamı

ALİ İMRAN 31. AYET. EĞER ALLAH I SEVİYORSANIZ BANA UYUNUZ.......

2018-04-12 11:12:00

Bizler öyle yanlış bilgilerin ardı sıra gidiyoruz ki, söylenenlerin doğruluğunu Kur’an ile kontrol etmeye gerek duymadan, adeta papağan gibi öğretilenleri tekrar edip duruyoruz. Allah ın apaçık ayetlerini duymuyoruz bile. Allah ın elçisinin yaptığı gibi, Kur’an a gelin, bakın Allah ne diyor dedikçe, sanki başka yola davet ediyormuşuz gibi, sen yalnız Kur’an ile İslam ı yaşayacağını mı zannediyorsun, peygamberimizi devre dışı bırakıyorsun diyerek, hışımla yazılanları bile okumadan cevap yazan arkadaşlarımızı, üzülerek görüyorum. HÂLBUKİ PEYGAMBERİMİZ, YALNIZ KUR’AN A UYMUŞTU.   Peygamberimizi postacımı zannediyorsun diyen arkadaşlarımız, Allah ın elçisine nasıl yanlış bir görev yükleyip, yetki ve sorumluluklarla donattığının, inanın zerre kadar farkında değiller. Allah hiç kimseyi, kendi hükmüne ortak etmediğini Kur’an da bildirdiği halde, hala peygamberimizin tıpkı Kur’an gibi dinde de hüküm koyabileceğini söylemek, inanın Kur’an dan batıla sapmak anlamındadır. Aşağıdaki ayeti örnek gösterip, öyle yanlış düşüncelerin peşi sıra gidiyorlar ki, bunları söyleyenler hesap günü, çok ama çok üzülenlerin safında olacakları kaçınılmazdır. Ayeti önce yazalım.   Ali İmran 31: De ki: “EĞER ALLAH’I SEVİYORSANIZ BANA UYUN Kİ, ALLAH DA SİZİ SEVSİN ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”(Diyanet meali)   Bakın Allah kullarına, elçisi kanalıyla ne söylemesini istiyor. EĞER ALLAH I SEVİYORSANIZ BANA UYUN. Peki, siz bu sözden ne anladınız? KUR’AN IN HİÇBİR AYETİNİ OKUMADINIZ DA, YALNIZ BU AYETİ Mİ OKUDUNUZ YOKSA? Eğer yalnız bu ayeti okuduysanız, elbette ... Devamı

KUR'AN KÖLELİK VE CARİYELİĞİ KALDIRMIŞTIR.

2018-04-09 19:35:00

Kölelik ve cariyelik konusu ne yazık ki İslam toplumunda hala tartışılmakta ve İslam ı rivayet merkezli yaşayan tarikat ve mezhep eksenli düşüncelerin etkisiyle canlı tutularak, İslam dininde kölelik, cariyelik yasaklanmamıştır, tam tersine kurala bağlanmıştır diyecek kadar Kur’an dan uzaklaşanları görüyoruz. Bunları söyleyenler ve inananlar, İslam toplumunda büyük çoğunluğu oluşturuyor.   Kölelik ve cariyelik konusu, cahiliye toplumunun vazgeçilmez bir gerçeğiydi. Allah gönderdiği ayetlerle, köleliğin İslam dininde yerinin olmadığını adeta eğiterek, öğreterek toplumun anlamasını sağlamıştır. Allah Müslüman toplumlarını, köle ve cariyelikten vazgeçirebilmek için, önce köle ve cariye edinme kapısını çok net bir şekilde kapatmıştır. Çünkü köle ve cariyeler, özellikle savaşta kazanılan savaş esirlerinden oluşmaktaydı. Hatta kendi inançlarından olmayan kişileri, savaşla köle ve cariye yapıyorlardı. ŞUNU DA BELİRTMEK İSTERİM, CARİYE KELİME OLARAK KUR’AN DA GEÇMEZ. Bu kelime daha sonra İslam inancına geçmiş, uslanmaz nefislerin, rivayet inançlarını Kur’an a ilave etmenin bir yolu olmuştur. Cariyede kadın köledir. Kur’an da ayrım yapılmadan köle diye geçer. Ama günümüz Kur’an meallerinde, ne yazık ki özellikle bu kelime asla doğru olmayan yerlerde kullanılmıştır. Örneklerini yazımın devamında göreceksiniz. Daha önce söylediğim gibi, Allah köleliğin kapısını önce sıkı sıkı kapatmıştır. Ayeti hatırlayalım.   Muhammed 4: İnkâr edenlerle savaşta karşılaştığınızda, hemen boyunlarını vurunuz. Onları yendiğinizde de sıkıca bağlayınız. SAVAŞ SONA ERDİĞİNDE YA BİR LÜTUF OLARAK KARŞILIKSIZ YA DA FİDYE ALARAK SALIVERİNİZ. ... Devamı

İSLAM DİNİNDE, HAREMLİK SELAMLIK VAR MIDIR?

2018-04-06 10:28:00

Değerli din kardeşlerim, bizler Kur’an ayetlerini eğer, Allah ın örnek verdiği diğer ayetlerinden yardım alarak anlamaya çalışmazda, geleneğin ve beşeri fıkıh inancının etkisiyle anlamaya çalışırsak, Allah ın istediğini değil, kendi nefislerimizde yarattığımız dini yaşamış oluruz. Bugünkü makalemin konusu, İSLAM DİNİNDE, HAREMLİK SELAMLIK VAR MIDIR ve bir kadın evli olmadığı bir erkeklerle beraber aynı ortamda oturamaz mı, bu konuda sizleri Kur’an ı referans alarak, düşünmeye davet etmek istiyorum.    Günümüz beşeri FIKIH inancının öğretisine baktığımızda, bir kadın evli olmadığı başka bir erkekle aynı ortamda oturamaz, ya da toplu halde bulunamaz şeklinde anlatılır. Bunun detayına girmek istemiyorum, çünkü bizler için beşeri fikirler değil, Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an önemlidir.   Bu konudaki ayetlere bakmadan önce, genel anlamda düşünelim. Bir kadının yalnız başına dışarı çıkamayacağına dair, bir hüküm var mı? Ya da tek başına alışverişe çıkamaz mı? Elbette böyle bir emir Kur’an da yok ama beşeri fıkıh inancı, ne yazık ki Allah ın hiç bahsetmediği konularda bile, dinde hükümler koyabiliyor. Böyle bir düşünce zaten, yaradılış kanununa da aykırıdır. Peygamberimiz döneminde kadın toplumsal olaylara katıldığı gibi, savaşlarda da yerini almıştır. Peygamberimizin devrinde, Camilerde günümüzde olduğu gibi perde dahi çekilmeden, birlikte namaz kılarlardı camilerde. Haremlik selamlık, Allah ın emri olsaydı böylemi olurdu?   Hatırlayınız Hac ibadetimizi yaparken, kadın erkek ayrımı yapmadan, hep birlikte, hatta birbirimize çok yakın omuz omuza bir şekilde, Kabeyi tavaf ediyoruz. Bu konuda neden aynı düşünceyi savunmuyoruz? Kadın ve erkek hep birlikte yaşa... Devamı

ARAF SURESİ 6. AYET. ELÇİLERİN HESABA ÇEKİLMESİNDEN NE .........

2018-04-01 11:59:00

ARAF SURESİ 6. AYET. ELÇİLERİN HESABA ÇEKİLMESİNDEN NE ANLAMALIYIZ?     Bizler ayetleri, Allah ın Kur’an da verdiği örneklerden yola çıkarak anlamaya çalışmadığımız sürece, Allah ın bizlere anlatmaya çalıştıklarını da doğru anlamamız, hiç mümkün olmayacaktır. Günümüz İslam anlayışı, ne yazık ki Kur’an ı referans alarak anlatılmıyor. Rivayetler, sanı inançlar Kur’an ın önüne geçmiş, onun içinde Allah ın yolundan saptıkça sapıyoruz.    Bugünkü makalemin konusu, Araf suresi 6. ayette geçen, çok önemli bir konu üzerinde olacaktır. Bu ayette Allah aslında, bizleri çok açık bir konuda uyarıyor ve dikkatimizi çekiyor. Önce ayeti yazalım, sonra üstünde birlikte düşünelim.   Araf 6: Yemin olsun, kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz; GÖNDERİLEN ELÇİLERİ DE MUTLAKA HESABA ÇEKECEĞİZ. (Yaşar Nuri Öztürk meali)   Allah ayetinde, elçi gönderdiğim kullarımı, yani Kur’an ı tebliğ almış bizlerin mutlaka hesaba çekileceğini söylüyor. Peki, nereden hesaba çekeceğini söylüyordu, Kur’an ın diğer ayetlerinde? Onu da Zuhruf suresi 44. ayette söylüyor ve SİZLERİ KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEĞİM diye de, net bir şekilde bildiriyordu. Aslında her şey, çok açık anlaşılıyor. Sizce Allah, bu kadar açıkça verdiği bu hükümden sonra, yalnız Kur’an bilgilerinden değil de, başka kaynaklardan, sözlerden de hesaba çeker mi bizleri? Yada Kur’an dan hesaba çekeceğini söyleyip gereken açıklamayı, detayı Kur’an da vermemiş olabilir mi? Elbette mümkün değil. Bu durumda, g&u... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN TAĞUT NE ANLAMA GELİYOR?

2018-03-28 11:54:00

Kur’an da Allah bizlerin, TAĞUT tan sakınmamızı birçok ayetinde söyler. Hatta gerçek bir iman eden olabilmek içinde, onunla mücadele etmemiz gerektiğini de belirtir. Çok daha ilginci, bir Müslüman önce tağut u açıkça ve gönülden inkâr etmeli ondan uzaklaşmalı, daha sonrada Allah ın kitabı Kur’an a sarılmalıdır der. Ayeti yazalım.   Bakara 256: Dinde zorlama yoktur. ÇÜNKÜ DOĞRULUK, SAPIKLIKTAN AYIRT EDİLMİŞTİR. ARTIK HER KİM TÂĞUTU İNKÂR EDİP, ALLAH'A İNANIRSA, SAĞLAM BİR KULPA YAPIŞMIŞTIR ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir. (Elmalı meali )   Ayette dikkat çeken en önemli konu, dinde zorlama olmadığı, herkesin isteyerek gönülden ve içten iman etmesi gerektiği, inancının zorla olamayacağını söylüyor. Devamında aslında çok önemli bir uyarı yapıyor Allah bizlere ve diyor ki; DOĞRULUK SAPIKLIKTAN AYIRT EDİLMİŞTİR. Peki, bu sözlerle Rabbimiz neyi kast ediyor? Elbette bizlere yol gösterici olarak gönderdiği KUR’AN dan.  Demek ki Kur’an ın sınırlarını aşan, bunlarda Allah katındandır diyerek Kitabın dışına çıkanlar, SAPIKLIĞA, ŞEYTANIN YOLUNA ADIM ATTIKLARINI ANLIYORUZ.   Ayetin devamında ise, her kim TAĞUTU inkâr edip, batıl ve hurafe olduğuna kanaat getirip uzaklaşıp, Allah ın yoluna girerde, KUR’AN ın ipine sarılırsa, sağlam ve en doğru kulpa sarılmış olur diyor. Demek ki gerçek bir Müslüman, TAĞUT un hükümranlığından tamamen kopmalı ve uzaklaşmalıymış, önce bunu anlamalıyız. BUNUN ANLAMI, KUR’AN A VE ONUN HÜKÜMLERİNE İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEDİKTEN SONRA BİR MÜSLÜMAN, ASLA TAĞUT UN BATIL VE HURAFE İNANÇLARIN BİR TANESİNİ BİLE, İÇİNDE BARINDIRMAMASI GEREKTİĞİ, ÖZEL... Devamı

BAZI AYETLERİN BAŞINDA GEÇEN, ELİF, LAM, MİM, RA NE ANLAMA GELİY

2018-03-24 12:15:00

BAZI AYETLERİN BAŞINDA GEÇEN, ELİF, LAM, MİM, RA NE ANLAMA GELİYOR OLABİLİR?     Bazı Kur’an ayetlerinin başında geçen harfler vardır elif, lam, mim, ra, sad gibi. Dikkatinizi çekmiştir, acaba bu harfler ne anlama geliyor olabilir. Bu konuda bir araştırma yaptıysanız eğer, mutlaka kafanız biraz da olsa karışmıştır.   Bu konu hakkında sizleri düşünmeye davet etmeden önce, bazı konular hakkında hatırlatmalar yapmak istiyorum. Kur’an da özellikle ayetlerin başında geçen bu harflerin, mutlaka bir amacının olduğunu bilmeliyiz. BİZLER GÜNÜMÜZDE BU HARFLERDEN BİR ANLAM ÇIKARTAMIYOR, OKUDUĞUMUZDA ANLAYAMIYORSAK, ŞUNU BİLMELİYİZ Kİ BU HARFLER BİZLERE BİR HÜKÜM, EMİR BİLDİRMİYOR DEMEKTİR. BİZLERİ BAĞLAYICI BİR HÜKÜM VERMİŞ OLSAYDI, MUTLAKA ANLAYACAĞIMIZ BİR ŞEKİLDE YAZILIRDI.    Kur’an da Allah, ayetleri bildiğiniz gibi ikiye ayırır. Muhkem ve müteşabih ayetler. Muhkem ayetlerin dinin anası, temeli özü olduğundan bahseder, yani bizlerin sorumlu olduğu ayetlerdir, bunlarda açık ve anlaşılır bir şekilde Kur’an da geçer. Müteşabih ayetlerin ise, zamanla anlamlarının ilimle ortaya çıkacağını anlatır Kur’an bizlere. Allah Kur’an da bizlerin sorumlu olduğu MUHKEM ayetleri de açıkladığını, nice örneklerle bizlere izah ettiğini söyler. Bu durumda bu harflerin, mutlaka bir amacı olması gerekir.   Bu konuyu araştırdığınızda, bir kısım kişilerin, bu harflerin manalarını yalnız Allah ın bileceğini söyler. Yalnız Allah ın bileceği bir bilginin, Kur’an da geçmesi mümkün değildir. Bir kısmı, harflerin alfabedeki sıralarına bakarak, Kur’an da bu sıraya denk gelen ayetin anlamını vermişlerdir, bu harflere. Bu harflerin, bazı kelimelerin baş harfleri olduğunu söyleyerek, bazı cümleler ortaya &cced... Devamı

KUR'AN IN, ATALARIN İNANCI KONUSUNDAKİ UYARILARI.

2018-03-21 11:02:00

Günümüz İslam anlayışı, ne yazık ki Kur’an ın uyarılarından habersiz, cahiliye toplumunun yaptığı o büyük yanlışları tekrar ederek, Allah ın indirdiğini değil, uydurulan İslam ı yaşamaktadır. Bunun en büyük nedeni, Kur’an ı anlayarak değil, anlamadan okumamız neden olmaktadır. Bazı çıkar çevreleri ve İslam inancına girmiş, dinimizi bozmaya çalışan Yahudi fitnesi, Kur’an gerçeklerini toplumun görmesini engelliyorlar. Kur’an hala toplumda, anlamadan okunmaya teşvik ediliyor. Ülkemizde birçok tarikatın arkasında, Yahudilerin olduğu gerçeğini görmezden geldiğimiz sürece, ülkemizde yakın geçmişte yaşanan acı olayın benzerini, ne yazık ki yaşamaya devam etmekten kurtulamayacaktır. Dilerim toplum olarak uyanır, kendimize geliriz.   Allah ayetleri özellikle anlayıp, üzerinde düşünmemizi isterken,  içimize girmiş din simsarcılarının yarattığı ruhban sınıfı, var gücüyle toplumun Kur’an ı anlamasına engel olmaya, Kur’an ile aralarına girip duvar örmeye çalışmaktadırlar. Bu zalimlerle mutlaka el ele verip, Kur’an ile onlarla mücadele etmeliyiz.   Bugün yaşanan İslam, ne yazık ki Allah ın indirdiği İslam değil, cahiliye döneminde yaşanan ve Kur’an ın birçok ayetinde uyardığı gibi, ATALARININ RİVAYETLERİNDEN OLUŞAN İSLAMDIR. Allah ın indirdiği İslam lütfen unutmayalım, yalnız Kur’an dır. Allah bunu birçok ayetinde özellikle vurgulayarak bizlere bildirmiş ve emin olmadığın bilginin ardına düşme, bunun hesabını sorarım diye bizleri uyarmıştır. Çok daha açık bir şekilde, Kur’an ın ipine sarılın, çünkü sizleri yalnız Kur’an dan hesaba çekeceğim diye de belirtmiştir.   Bizler ne yazık ki, cahiliye toplumunun yaptığı b&... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN ADAKTA BULUNMAK, NE ANLAMA GELİYOR?

2018-03-17 14:49:00

İslam toplumunda Allah ın emirleri ne yazık ki, mezhepler ve beşeri fıkıh inancının etkisiyle çok farklıklaştırılmış, hatta amacından saptırılmıştır. Bu makalemde Kur’an ın bahsettiği, ama farklı anlamlar verilerek topluma anlatılan, ADAK KURBANI ya da Allah a adakta bulunmamızın ne anlama geldiği konusu, ne zaman yerine getirilmesi gerektiği üzerinde olacak.    Önce şunu söylemek isterim. Kur’an da geçen Kurban kelimesinin anlamı ALLAH A YAKLAŞMAK, YAKINLAŞMAYA VESİLE OLACAK ŞEYLER YAPMAK ANLAMINDADIR. Ama biz Kurban denildiğinde yalnız, Allah ın rızasını kazanmak için hayvan kesmek anlıyoruz. Hâlbuki Kur’an da bunun farklı şeylerle de olacağının örnekleri veriliyor. Allah ın rızasını kazanmak adına oruç tutmak, ihtiyacı olanlara zekât vermek hayırda bulunmak da Allah a karşı yakınlaşmanın, onun rızasını kazanmanın yollarındandır.    Gelelim Kur’an da geçen ADAK konusuna. Adak kelimesinden de anlaşılacağı gibi, bu kelime adamak söz vermek anlamındadır. Ayetlerde geçtiği şekliyle, Farz bir görevimiz olmadığı halde, Allah a her hangi bir konuda adağımız, yani yapmaya söz verdiğimiz bir şeyi yerine getirmek anlamındadır. Kur’an da adaklık konusu, direk kurban yani hayvan kesme şeklinde değil, genel anlamda geçer. İsterseniz Kur’an da geçen örneklere bakalım ki, konuyu daha iyi anlayabilelim.    Ali İmran 35: Hani, İmran’ın karısı, “RABBİM! KARNIMDAKİ ÇOCUĞU SIRF SANA HİZMET ETMEK ÜZERE ADADIM. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin” demişti. (Diyanet meali)   İnsan 7–8–9: ADAKLARINI YERİNE GETİRİRLER ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. “Biz, size sırf... Devamı

İSLAM DİNİNDE LİDERLİK, HALİFELİK KONUSU ÜZERİNE......

2018-03-12 13:16:00

Günümüzde çok konuşulan bir konu vardır. İslam toplumlarının dini bir lidere ihtiyacı vardır, dini lider HALİFE etrafında birleşilmelidir diyenleri duyarız. Halife kelimesini araştırdığınızda, şöyle bir anlamı olduğunu görürsünüz.   “Hazreti Muhammet’ten sonra, ONUN VEKİLİ OLARAK Müslümanların imamlığını ve ŞERİATIN KORUYUCULUĞUNU yapmakla görevli kimse.”   Önce şunu hatırlatmak isterim, ALLAH IN ELÇİSİNİN VEKİLLİĞİNİ HİÇ KİMSE YAPAMAZ. Çünkü böyle bir görevi yapmaya hiç kimsenin yetkisi ve salahiyeti yoktur. Görevi Allah vermiştir ve Peygamberimiz vefat etmeden öncede, en yakınlarına bile benden sonra, bu görevimi sen devam ettir şeklinde bir yetki vermemiştir, zaten veremezdi de. Çünkü böyle bir görevi, yetkiyi Allah dan başka kimse veremez. Böyle bir makam oluşturursak, peygamberin yetki ve görevleriyle onu donatmış oluruz. İslam dininde ruhban sınıfı yoktur. Hıristiyanlarda olduğu gibi Papa ya da papazların, Allah ile kulu arasında aracılık, topluma din adına liderlik yaptığı gibi, İslam dininde aracılık ya da liderlik yapacak, dini yönetecek bir sınıf asla yoktur.   Allah elçisine, sana indirdiğim Kur’an ile onlara hükmet demiştir. Hükümlerde çok açıktır. Kur’an da toplumun düzeni ile ilgili konularda açıklama yapılmış, cezalar getirilmiş, imanı ilgilendiren konularda ise asla bu dünyada Allah ın elçisinin bile, kişisel olarak inanç kurallarını yerine getirmeyenlere, ceza verme yetkisi elçisine bile verilmemiştir. Kur’an ın hiçbir yerinde namaz kılmayana, oruç tutmayana şöyle ceza verilir diye bir hüküm yoktur. ÇÜNKÜ ALLAH ELÇİSİNE, TEBLİĞ ETMEK SANA, HESAP SORMAK BİZE DÜŞER DİYE HÜ... Devamı

KENDİLERİNİ MÜCTEHİD VE FIKIH ALİMİ ZANNEDENLERE.......

2018-03-10 10:52:00

  Bizlerin İslam anlayışına güzel bir örnek, geçen gün Cumhurbaşkanı ve kendisini dinde söz sahibi gören bir Profesör arasında geçti. Cumhurbaşkanı, dini konularda hiç hoş olmayan farklı sözler konuşan, hatta haddini aşan kişilerin sözlerini tenkit ederek, İslam ın hükümlerinin güncellenmesi konusunu gündeme getirdi. Prof. Dr. Ahmet Akgündüz sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanına şöyle bir cevap vermiş, basından okudum.   "MUHTEREM CUMHURBAŞKANIM! HADDİNİZİ AŞARAK ŞER’Î MESELELERDE FİKİR BEYAN ETMEYİNİZ! ZİRA NE MÜCTEHİD VE NE DE FIKIHÇISINIZ!"   İşte bizlerin İslam anlayışı, İşte bizlerin İslam dininde kendi ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfının özeti. Dini konularda öyle bir sınıf yarattık ki, bu kişilerin sözleri adeta Allah ın emri gibi, dinin asli unsuru sayılır oldu. Düşünebiliyor musunuz, bizler yaşantımızda herhangi bir konunun, dine uyup uymadığına kendimiz karar veremeyeceğiz ve doğrumu yapıyoruz diye, bahsettiği kişilere soracakmışız. Hani İslam dininde ruhban sınıfı yoktu? Bu kişilere göre dinin tek kaynağı Kur’an değil, beşerin koyduğu fıkıh kuralları da dinin ana unsuru sayılıyor. Onun içinde dinde bölündük parçalandık ve ruhban sınıfını yarattık. Bu kişiler kendilerini öyle kaptırmışlar ki, Cumhurbaşkanı sen işine bak, dini konulara karışma, o bizim işimiz diyecek kadar, kendilerini din adına yetkili kabul edebiliyorlar. Kim verdi onlara bu yetkiyi? Kur’an da Allah elçisine hitaben, senin görevin tebliğ etmektir, yarattığım kulumla aramdan çekil. Tebliğ etmek senin, hesap sormak bizim görevimizdir der. AMA BU ŞAHISLAR NE YAZIK Kİ KENDİLERİNİ, ALLAH IN ELÇİSİNDEN BİLE YETKİLİ GÖRÜYORLAR.   Bizler İslam ı, Allah ın kolaylaştırılmış hükümlerine g&... Devamı

KELİME-İ ŞAHADET ŞİRK MİDİR?

2018-03-07 13:11:00

Bir arkadaşımız, kelimeyi şahadet getirmek şirk midir diye sormuş. Bizlerin İslam anlayışı, kafamızı o kadar karıştırmış ki,  her kelimenin arkasından farklı anlamlar çıkarmaya çalışıyoruz. Şirk kelime anlamı olarak, eş koşmak anlamındadır.  Yani aynı seviyede tutmak anlamını taşır. Kelimeyi şahadet,  şahit olurum ki diye başlar ve devamında ne deriz, isterseniz yazalım.   “BEN ŞAHİTLİK EDERİM Kİ, ALLAH’TAN BAŞKA İLAH YOKTUR. YİNE ŞAHİTLİK EDERİM Kİ, MUHAMMED ALLAH’IN KULU VE RESULÜDÜR.”   Neye şahitlik ediyormuşuz? Allah ın tek ilah olduğuna ve Hz. Muhammed in onun kulu ve elçisi olduğuna. İYİDE BUNUN NERESİ ŞİRK KOŞMAK. HANGİ KELİMESİNDE ALLAH VE ELÇİSİ AYNI KONUMDA ZİKREDİLİYOR. Tam tersine, Allah ın tek bir ilah olduğu, elçisinin de onun bir kulu ve elçisi olduğunu açıkça söylüyoruz. Asla Allah ile elçisini aynı konuma getirmek olmadığı gibi, çok kesin bir şekilde, bu gerçek, ayrım dile getiriliyor.   Bazı arkadaşlarımız, Allah ile elçisini yan yana anamayız diyorlar. Hıristiyanların yaptığı yanlışa düşmeyelim diye de belirtiyorlar. Hıristiyanlar unutmayalım, Hz. İsa yı RAB edindiler ve Allah ın oğlu ilan ettiler. Peki, bizler kelimeyi şahadet ile bunu söylüyor muyuz? Asla söylemiyoruz,  hatta keskin bir bıçak gibi, sınırını çiziyor, Allah dan başka ilah yoktur, elçisi de onun kuludur diyoruz.    Allah ile elçisini birlikte anmak, bahsetmek, asla şirk anlamına gelmez. Şirk kelimesinin anlamı çok açıktır. Kur’an da Allah ile elçisinin, birlikte anıldığı örnekleri vardır. Fetih suresi 29. ayetinde şöyle geçer birlikte zikredilerek. “MUHAMMED, ALLAH’IN RESULÜDÜR.” Birkaç örnek daha verelim.   “ALLAH'A VE RES&... Devamı

DÜŞÜNECEK KALP VE KALPLERİN KÖR OLMASI NE ANLAMA GELİYOR.

2018-03-04 13:00:00

Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Hac suresi 46. ayette geçen, kalplerin kör olması, kalbin düşünmesi ne anlama geliyor, onu birlikte anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım.   HAC 46: Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, DÜŞÜNECEK KALPLERİ ve işitecek kulakları olsun. Gerçek şu ki, gözler kör olmaz, fakat asıl sinelerdeki KALPLER KÖR OLUR. (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayeti okuduğunuzda, çok dikkat çeken bir cümleyi fark etmişsinizdir. Düşünecek kalplerden bahsediyor. Bu sözleri normal şartlarda düşünürseniz, kalbin düşünme organı olmadığını söylersiniz ve size mantıksız gelir. Bu ayette ve buna benzer birçok ayette bu şekilde benzetmeler kullanılmıştır. Hepimiz biliriz bu edebiyatta da kullanılır. Benzetme, anlamını güçlendirmek, FARKLI BİR KONUYA DİKKAT ÇEKMEK İÇİN YAPILIR. Beyin düşünme merkezidir ve insanın en önemli organıdır. Hatta tüm uzuvlarımızın yönetim merkezidir. Bu yöntem Kur’an da çok kullanılmış ve KALP DÜŞÜNME ORGANIYLA BİRLİKTE, ÖZELLİKLE ZİKREDİLMİŞTİR.    Allah kalp ile düşünme/akıl kelimesini, neden birlikte kullanmış olabilir.  İnsanın düşünme merkezi beynidir ama o beynin çalışabilmesi içinde, kalbin çalışıyor olması gerekir, yoksa o aklın hiçbir faydası olmaz. Ayete dikkat ettiyseniz, yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı diyor. Peki, gezip dolaşınca ne göreceklerdi? Elbette Allah ın yarattığı mucizeleri.    Düşünme ve kalp kelimesinin birlikte anılmasının, çok daha önemli nedenleri olmalı. Beyin sabit düşünüyor ama kalp her anıyla hareket halinde ve çok daha ilginci yaşadığımız her anı... Devamı

KUR'AN AYETLERİNİN, BİZLERE YÖN VERDİĞİ AMACI, DOĞRU ANLAMALIYIZ

2018-02-27 17:58:00

Bizler Kur’an ayetlerini anlamaya çalışırken, çok özel bir noktayı bazen gözden kaçırıyoruz. Ayetlere görsel ve kelime bazında bakıyor ve Allah ın ayetlerde bizlere anlatmaya çalıştığı konunun AMACINA, ÖZÜNE İNEMİYORUZ. Kur’an bizleri doğruya yönlendiren araçtır, ama ayetler Allah ın bizlerden istediği amaca yöneliktir.    Bunu doğru anlayabilmemiz için, sizlere çok dikkat çekici, düşünmemiz gereken bir örnek vermek istiyorum. Eğer bu konuyu doğru anlarsak, günümüzde tartışma konusu yapılan birçok ayetleri de doğru anlamış oluruz. Çünkü bu konu günümüzde, çok fazla gündeme geliyor.   Hac 27: İnsanlar arasında Haccı ilan et ki, GEREK YAYA OLARAK, GEREK UZAK YOLLARDAN GELEN YORGUN DEVELER ÜZERİNDE sana gelsinler. (Diyanet meali)   Bakın Allah ayetinde, çok dikkat çekici bir bilgi veriyor ve elçisine diyor ki; HACCI İLAN ET, GEREK YAYA, GEREK DEVELERLE HAC GÖREVİNİ YAPSINLAR. Sizce Allah bu ayetiyle bizlere, nasıl bir emir veriyor? Şöyle diyebilir miyiz? Hacca gitmek isteyenler, mutlaka ya yaya gitmeli ya da deveyle gitmelidir, yoksa bu Hac görevi geçerli olmaz, çünkü Allah ayetinde böyle yapın diyor. Ne dersiniz, size mantıksız geldi değil mi? Bu ayeti günümüzde şöyle anlıyoruz normal olarak. Peygamberimizin devrinde ulaşım araçları bunlardı, onun için bu taşıtlar zikredilmiş, o günkü toplumun anlayacağı şekliyle ayet yazılmış. Bu ayette asıl olan bizlerden istenen AMAÇ, Hacca gidilmesidir, Hacca giderken kullanılan araçlar, zamana göre değişebilir ama amaç değişmez. Yani ayetlerde verilen hükümleri yerine getirmek, GÜNÜMÜZÜN ÇAĞINA UYGUN KOŞULLARDA, YERİNE GETİRİLEBİ... Devamı

HÜKÜM VERMEK YALNIZ ALLAH A AİTTİR. ENAM SURESİ 57. AYET.

2018-02-22 23:16:00

  İslam ı yaşarken yaptığımız en büyük yanlış, Allah ın verdiği hükümlerine, edindiğimiz yanlış itikatların etkisiyle, elçisini de ortak etmeye çalışmamız olmuştur. Bu yanlışı yapmamızın en büyük nedeni de, bizlerin Kur’an ile arasına girenleri, sorgulamadan kabul etmemizdir.   Allah açıkça hüküm verdiği ve HÜKÜM YALNIZ ALLAH IN DIR dediği halde, Allah ın bu hükmünü görmezden gelmemiz, bizleri rivayetlerin ve sanının peşi sıra gitmemizi sağlamıştır. Bakın Yaradan, hükmünü nasıl bu konuda açıkça vermiş ve bizlere iletmiş.   Enam 57: De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. HÜKÜM ANCAK ALLAH'IN DIR. O hakkı anlatır ve O, doğru HÜKÜM VERENLERİN EN HAYIRLISIDIR.   Demek ki Allah ın elçisi de, Allah ın gönderdiği delillere dayandığını, onun dışına çıkmadığını, hükmü yalnız Allah ın verdiğini, doğru hüküm veren yalnız Allah olduğunu, çok açık bir şekilde anlatıyor. Maide suresi 44. ayette de Allah bizleri uyararak bakın ne söylüyor?   (KİM ALLAH'IN İNDİRDİĞİ (HÜKÜMLER) İLE HÜKMETMEZSE, İŞTE ONLAR KÂFİRLERİN TA KENDİLERİDİR.)   Buradan da anlaşılıyor ki, hem peygamberimiz, hem de ondan sonra devleti yönetenler, yalnız ve yalnız Allah ın Kur’an da hüküm verdiği ile topluma hükmetmesi gerektiği apaçık anlaşılıyor. Yani Allah ın şeriatıyla, beşerin koyduğu fıkıh şeriatıyla değil. Bu durumda peygamberimiz, Kur’an ın hükmetmediği bir konuda, sizce hüküm vermiş olabilirmi, bu kadar açık ayetler varken?   Peygamberimi... Devamı

RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENİ UYGULAMADIKÇA HİÇ BİR ŞEY DEĞİLSİNİZ

2018-02-21 13:28:00

RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENİ UYGULAMADIKÇA HİÇ BİR ŞEY DEĞİLSİNİZ. MAİDE SURESİ 68.     Bu makalemin konusu, Maide suresi 65. ayette geçen, “Rabbinden sana indirilen, onlardan birçoğunun küfür ve azgınlığını elbette artıracaktır” sözüyle Allah, neyi ve kimleri kast ediyor, gelin birlikte ayet üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım.   Maide 68: De ki: "Ey Ehlikitap! Siz, Tevrat'ı, İncil'i ve RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENİ TAM UYGULAMADIKÇA HİÇBİR ŞEY DEĞİLSİNİZ."Rabbinden sana indirilen, ONLARDAN BİRÇOĞUNUN KÜFÜR VE AZGINLIĞINI ELBETTE ARTIRACAKTIR. Küfre batan topluluk için tasalanma artık. (Yaşar Nuri Öztürk meali)   Allah elçisine, katından indirilen kitaplara iman ettiğini söyleyen, Ehlikitap toplumuna bakın ne diyor. Sizlere indirdiğim kitabı tam olarak, eksiksiz uygulamadıkça, hayatınıza geçirmedikçe, benim nazarımda hiç bir şey değilsiniz, yani sizlerde iman etmeyen kâfirlerden, inkârcılardan farkınız yoktur diyor. Allah bu uyarıyı çok açık bir şekilde yapmış. Ayette uyarı devam ediyor ve diyor ki, “RABBİNDEN SANA İNDİRİLEN KUR’AN, ONLARDAN BİRÇOĞUNUN KÜFÜR VE AZGINLIĞINI ELBETTE ARTIRACAKTIR.” Bir an şöyle düşünebilirsiniz, Kur’an insanın küfür ve azgınlığını nasıl artırır, Kur’an doğru yola bizleri iletmek için gönderilmiştir, diye düşünebilirsiniz.    Ama burada, çok önemli bir uyarı ve ikaz var. Elbette gönülden iman etmek isteyenin Kur’an, gönül gözünü açar ve bizlere yol gösterir. Peki, kimlerin azgınlığını artırıyor olabilir? Allah ın kitabında apaçık hükümler olduğu h... Devamı

İZLEDİĞİMİZ YOLUN DOĞRULUĞUNDAN, NE KADAR EMİNİZ?

2018-02-18 19:08:00

Bir kardeşimiz bana verdiği cevapta, yazılarımın ana fikrini tenkit ederek, bazı uyarı ve ikazlarda bulunmuş. Ben fikirlerimin tenkit edilmesine çok önem veririm. Çünkü hepimiz hata yaparız, hatasız insan olmaz. Onun içindir ki, her tenkit ve uyarıdan sonra, düşüncelerimi tekrar gözden geçirir ve Kur’an a danışırım, tekrar araştırırım. Gelin bana verilen cevaplar üzerinde, birlikte düşünelim ama HAKEMİMİZ, DANIŞACAĞIMIZ REHBERİMİZ YALNIZ KUR’AN OLMALIDIR. Bunun nedenini biliyorsunuz, çünkü Allah SİZLERİ YALNIZ, KUR’ANDAN SORUMLU TUTUYORUM HÜKMÜNÜ VERMİŞTİR. Hatta Allah ın elçisi de sizleri, yalnız Kur’an ile uyarma görevi aldım demiyor muydu? Önce tenkitleri yazalım.    “Kur’an ı kerimin ayetlerini herkes kendine göre yorumlayamaz, mana veremez. KUR’AN I KERİMİ KENDİ AKLINIZLA YORUMLAMAYA KALKARSANIZ, BU YAPTIĞINIZ EN BÜYÜK HATA OLUR. O yüzden hadisleri inkâr etmek, Kur’an a aykırıdır. Kur’an da velilerin, tarikatların hak olduğu beyan edilmiştir.   Kur’an ın bazı ayetlerini alıp, bazı ayetlerini almayarak Kur’an ı eksik anlatıp yalnız Kur’an a inanın hurafelere inanmayın diyerek, hadis inkârcılığını yapanlarla bizim hiçbir şekilde işimiz yoktur. Yazılarınızı inceledim, velilere özellikle atıfta bulunuyorsunuz. KUR’AN AYETLERİNİ KULLANIYORSUNUZ, ORADA Kİ KUR’AN AYETLERİ DE DEĞİL, ORADA Kİ MEALLER. KÂFİRLERE SÖYLENMİŞ OLAN AYETLERİ, VELİLERE KULLANIYORSUNUZ. Fikirlerinize onun için katılmıyorum.    BİZİM DİNİMİZDE TARİKAT, ŞERİAT VARDIR KUR’AN I KERİMLE HADİSLERLE SABİTTİR, VELİNİN GERÇEK OLDUĞU HAK OLDUĞU. Yedi tane ayette sabittir. Şefaatinde hak olduğu şefaate izni olacakların hak olduğu açıkça Kur an da ifade edilmiştir. D... Devamı

KUR'AN IN İFTİRA KONUSUNDAKİ UYARILARI.

2018-02-16 10:58:00

Makalemin konusu, İFTİRA atmak. Acaba Kur’an iftira konusuna nasıl bakıyor ve bu konuda nasıl önlemler alıyor. Önce iftira atmak, ne anlama geliyor ona bakalım. Bu kelimenin sözlük anlamı, uydurmak, yalan söylemek, asılsız isnatta bulunmak anlamlarına geliyor. Elbette böyle davranışlarda bulunan insanlara karşıda, Kur’an ın alacağı tedbirler olacaktır.   Kur’an da iftira konusunu, iki bölümde anlatmak istiyorum. Birinci, Allah a iftira atmak, ikinci de insanların birbirine ve özellikle kadınlara, namusları iffetleri konusunda iftirada bulunmak anlamında, örneklerle anlatılır. Önce Allah a iftira atma konusu nasıl anlatılır, neleri kapsar ona bakalım.    Yunus 59: De ki: Allah’ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram bulmanıza ne dersiniz? De ki: ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH’A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ? (Diyanet vakfı meali)   Ali İmran 78: Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. HÂLBUKİ OKUDUKLARI KİTAP'TAN DEĞİLDİR. SÖYLEDİKLERİ ALLAH KATINDAN OLMADIĞI HALDE: BU ALLAH KATINDANDIR, DERLER. ONLAR BİLE BİLE ALLAH'A İFTİRA EDİYORLAR. ( Diyanet vakfı meali)   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah ın indirdiği kitaplarda olmadığı, yani Allah hüküm vermediği halde, toplumları kendi menfaatleri için, aldatmak ve kandırmak adına, BUNLARDA ALLAH KATINDAN DIR DEMEK, ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE ALLAH A İFTİRA ATMAK OLDUĞUNU ANLIYORUZ.    Bu ayetleri ve bu uyarıları okuduğunuzda, aklınıza gelenleri biliyorum. Bugün yaşadığımız beşeri FIKIH inancı, ne yazık ki Rabbimize iftiralarla dolu, ama bunların farkında bile değiliz.  Kur’an hüküm vermediği, açıklamadığı halde inandığımız, o kadar çok şeyler var ki inancı... Devamı

RİVAYET HADİSLERE GÖSTERDİĞİMİZ SAYGIYI, İTİNAYI AYETLERE GÖSTER

2018-02-13 11:32:00

RİVAYET HADİSLERE GÖSTERDİĞİMİZ SAYGIYI, İTİNAYI AYETLERE GÖSTERMİYORUZ.       Bizler ne yazık ki, rivayet hadislere gösterdiğimiz saygıyı, Kur’an ayetlerine göstermiyoruz. Onun içinde Kur’an ın gerçekleri ile buluşamıyoruz. BİR MÜSLÜMAN IN ÖLÇÜSÜ YALNIZ KUR’AN OLMALIDIR. Eğer Kur’an ın dışından farklı ölçü Kullanırsak, inancımız mutlaka Kur’an ile çatışır ve ters düşer, bunu asla unutmayalım. Doğru tekdir, oda Kur’an dır. Kur’an a uymayan, onayından geçmeyen hiçbir söz, bir Müslüman ı bağlamaz. SİZCE ALLAH IN RESULÜ, KUR’AN IN ONAY VERMEDİĞİ TEK BİR SÖZ SÖYLER Mİ? Cevabınızın, söylemez olduğunu biliyorum. ÇÜNKÜ ALLAH ELÇİSİNE, KUR’AN İLE HÜKMET ME EMRİ VERMİŞ VE BİZLERİ, KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEPĞİNİ SÖYLEMİŞTİR. O zaman bizlerde bu gerçeği hayatımıza lütfen geçirelim.  Yoksa peygamberimize iftira atmış olacağımızı unutmayalım.   Yazdığım makalelerimde, Allah ın Resulünün söylemesi mümkün olmayan, rivayet edilen hadisleri örnek gösterip, ayetlerle bunu anlatmaya çalıştığımda, sen sünnet inkârcısısın iftirası ile karşı karşıya kalıyorum. Yine bir yazıma cevap veren, rivayet hadislerin neredeyse tamamına, kuşku duymadan inandığı sözlerinden anlaşılan ve bu hadislerin doğruluğunu, genel çoğunluğun kabulüyle açıklayan bir kardeşimiz, bakın bana nasıl bir cevap vermiş.   “CEHENNEMLİKSİNİZ HABERİNİZ OLSUN, HADİSLERİ BU KADAR MÜSLÜMAN KABUL EDİYOR DA, SİZ NEDEN KABUL ETMİYORSUNUZ, BU KADAR ÂLİM HOCA MÜSLÜMAN MI YANLIŞ, YOKSA SİZ Mİ?”   Ne yazık ki din adına Kur’an dışından, imanımızı etkileyen, hatta dine hü... Devamı

BU HATALARI YAPMAYA DEVAM ETTİĞİMİZ SÜRECE, ALLAH IN SÜNNETİNİ..

2018-02-10 11:08:00

BU HATALARI YAPMAYA DEVAM ETTİĞİMİZ SÜRECE, ALLAH IN SÜNNETİNİ YAŞAYAMAYIZ.     İnternette araştırma yaparken, benimde ismimin geçtiği bir yazı okudum. Bu konu hakkında bir çok makalem var, fakat konu o kadar yanlış anlaşılan bir konu ki, İslam toplumu bu düşünce ve inanç yüzünden, Allah ın kitabı Kur’an dan sapmış ve nereye varacağı belli olmayan bir meçhule doğru yol almaktadır. Konu çok önemli olduğu için, tekrar gündeme getirmek istedim. Bakın bir kardeşimiz, “MÜSLÜMAN OLAN HADİSLERE VE SÜNNETE UYMAK ZORUNDADIR” başlığıyla neler söylemiş ve kendisi gibi düşünmeyenleri de neyle itham etmiş.      “Efendim HAZRETİ İSLAM'DA PEYGAMBER EFENDİMİZ HABİBULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'E onun sünnet ve hadislerine uyulamaz, eğer uyulacak olunursa bu en büyük günah olan şirktir diyorlar ve Hadislere açık açık inanmadıklarını söylüyorlar, hadislerde olan ve hoşlarına gitmeyen, inanamadıkları ne varsa uydurma olduğunu inanılamayacağını söylüyorlar. Evet sahih olmayan hadisler vardır ama sahih olanların yanında onların sayısı pek azdır. Hem sahih olamayan hadisler var diye hadisler bırakılamaz çünkü o zaman ne gusül abdesti, ne abdest alınabilir, ne namaz kılınabilir ne oruç tutulabilir. Hatta HAZRETİ KUR'AN DAHİ OKUNAMAZ, çünkü cünüp biri HAZRETİ KUR'ANIokuyamaz, onu ancak maddi ve manevi temiz olanlar okuyabilir, ayetlerle sabittir. Hadislere inanmıyorum diyenler ve hadislere kafasına göre uydurmadır diyenler istedikleri kadar namaz kılıyorum, iyilikte de ileri gidiyorum desinler, söylediklerinde en ufak bir gerçeklik payı olamaz. Çünkü hadis ve sünnet olmadan ne secdenin nasıl yapılabileceği bilinebi... Devamı

ŞANS OYUNLARI, MİLLİ PİYANGO, SPOR TOTO DİNİMİZDE HARAM MIDIR?

2018-02-08 10:38:00

Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, şans oyunları, milli piyango ve spor toto gibi oyunların, dinimizce haram olup olmadığı konusu üzerinde olacaktır. Önce şunu hatırlatmak isterim, bizler İslam dininde neyin helal, neyin haram olduğuna asla karar veremeyiz. Karar verecek, hüküm koyacak makam yalnız Allah tır, onun kitabı Kur’an dır. Bizler kendi nefislerimizde inandıklarımızı, yorumladıklarımızı ayetlere ilave ederek eğer bazı şeyleri haramlaştırıyorsak, ayetleri tahrif ediyor, dini ellerimizle zorlaştırıyoruz demektir. Milli piyango ve spor toto gibi oyunların, İslam dininde haram olduğuna delil gösterdikleri iki ayet vardır. İsterseniz önce ilkini yazalım, daha sonra da ayetler üzerinde birlikte düşünelim.    Maide 90–91: Ey İnananlar! Alkol, kumar, dikili taşlar, FAL OKLARI şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçınınız ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, alkol ve KUMAR İLE ARANIZA DÜŞMANLIK VE KİN SOKMAK, SİZİ ALLAH'I ANMAKTAN VE NAMAZDAN ALIKOYMAK İSTİYOR. Artık bunlardan vazgeçecek misiniz? (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayette geçen fal okları kelimesine, her zaman yaptığımız gibi öyle anlamlar yüklüyoruz ki, Allah ın hiç bahsetmediği şeyleri de kendimizce haramlaştırıp, delil gösteriyoruz. Cahiliye döneminde, Arap toplumunda yapılan yanlışlardan örnek veriyor ayet. Dikkat ederseniz, DİKİLİ TAŞLAR VE FAL OKLARINI BİRLİKTE BAHSEDİYOR. Çünkü Kâbe ye diktikleri putlar aracı yapılarak, ellerindeki oklarla, kendilerince oluşturdukları falcılık yöntemiyle, gelecekten bilgi almaya çalışıp, hayatlarına yön veriyorlarmış. YANİ FALCILIK YAPIP, KEHANETTE BULUNUYORLARMIŞ. Allah bunlardan uzak durun diyor. Falcılık bu ayetten anlaşılacağı gibi, dinimizde yasaklanmıştır. Aynı ayetin, ilk bölümünü, farklı bir mealden yazalım şimdi d... Devamı

SIRAT-I MÜSTAKİM ÜZERİNDE OLMAK, NE ANLAMA GELİYOR?

2018-02-06 10:42:00

Allah Kur’an da, dikkatimizi özellikle çekmek istediği konuları, sürekli tekrar eder ki gözümüzden kaçırmayalım. Çok fazla tekrar edip dikkatimizi çektiği bir konu vardır ki, oda SIRAT-I MÜSTAKİM ÜZERE OLUN EMRİDİR. Peki, bu sözler ne anlamı geliyor, gelin önce onu anlayalım.   Sırat-ı Müstakim kelime anlamı olarak, EN DOĞRU İSTİKAMET, EN DOĞRU YOL anlamındadır. Bu durumda bizlerin bu uyarılar ışığında, Allah ın bizlerden istediği en doğru, en sağlam yolu seçmemiz gerekir. Peki, bu doğru yolu nereden bulacağız sorusuna, nasıl bir cevap vermeliyiz. Aslında bu sorunun cevabını zaten Kur’an veriyor, birkaç örnek verelim.   Ahzab 2: RABBİNDEN SANA VAHYOLUNANA UY. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Diyanet meali)   Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır. (Diyanet vakfı meali)   Muhammed 2–3: İman edip iyi amel işleyenlerin ve RABBLERİ TARAFINDAN HAK OLARAK MUHAMMED'E İNDİRİLENE İNANANLARIN günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir. Bunun sebebi, İNKÂR EDENLERİN BÂTILA UYMALARI; İNANANLARIN DA RABBLERİNDEN GELEN HAKKA UYMUŞ OLMALARIDIR. İşte Allah, insanlara kendileriyle ilgili durumları böyle örnek vermektedir. (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayetlere dikkat ettiyseniz, Allah en doğru yolunun, yani Sırat-ı Müstakim yolunun, yalnız Kur’an a iman etmekten geçtiğini söylüyor. Muhammed suresi 3. ayette ise bu konuya çok dikkat çekici bir örnek veriyor ve diyor ki; Sırat-ı Müstakim yolunun yalnız Kur’an olduğuna inanmayan, ya da Allah ın indirdiği kitabın dışına çıkıp, atalarının inancından vazgeçmeyip, batılı ve hura... Devamı

KUR'AN ŞİRK KOŞANLAR SÖZÜYLE, KİMLERİ KAST EDİYOR?

2018-02-03 18:57:00

Bugünkü makalemin konusu şirk koşmak, yani Allah a, hükümlerine ortak koşmak konusu üzerinde olacak. Kur’an bu uyarıları ile bizlere neler anlatıyor olabilir? Allah a nasıl ortak koşulur, neler yaptığımızda bu yanlışa düşeriz, gelin bu konuları Kur’an dan birlikte araştıralım ve üzerinde dikkatle düşünelim ki, aynı hatalara bizler de düşmeyelim.    Şirk yani Allah a ortak koşmak sözünden, Allah ın yanına başka ilahlar koymak şeklinde yalnız anlarsak, ALLAH IN ÖZELLİKLE ÜZERİNDE KUR’AN DA DURDUĞU ŞİRK/ORTAK KOŞMAK UYARILARINI, DOĞRU ANLAMAMIZ MÜMKÜN OLMAZ. Kur’an ın indirilmesinin asıl nedeni, daha önce Allah ın gönderdiği kitaplar terk edilip, ataların rivayet inançlarının hüküm sürmesinden dolayı toplumlar yoldan sapmıştı, onun için Kur’an indirildi. Allah şirk/ortak koşmak sözüyle, acaba hangi konuda uyarıyor olabilir, bizler bunu mutlaka doğru anlamalıyız. Yoksa kendimizi şirkin batağında buluruz, haberimiz bile olmaz. Allah ortak koşma konusunda, bakın nasıl dikkatimizi çekiyor. Bu konuyu doğru anlayabilmemiz için, aynı ayeti iki mealden/tercümeden yazıyorum.    Zümer 65: Oysa sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “EĞER ORTAK KOŞARSAN KESİNLİKLE BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER ve iflas edenlerden olursun.” (Bayraktar Bayraklı)   Zümer 65: Hâlbuki [ey insanoğlu,] sana ve senden önce yaşamış olanlara vahyedilmiştir ki,  ALLAH'TAN BAŞKASINA İLAHÎ SIFATLAR YAKIŞTIRIRSAN, BÜTÜN ÇABALARIN KESİNLİKLE BOŞA GİDECEKTİR: çünkü [öteki dünyada] mutlaka ziyana uğrayanlardan olacaksın. (Muhammed Esed meali)   DEMEK Kİ BU UYARILARIN TAMAMI, ALLAH IN TEK İLAH OLDUĞUNU BİLEN VE İNANANLARA YAPILIYOR. Peki, bu insanlar n... Devamı

BU DÜNYADA İMTİHAN OLUYORUZ GERÇEĞİNİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2018-02-01 11:41:00

Allah bizleri bu dünyada nasıl bir imtihandan geçiriyor, bu sorunun cevabını hiç düşündünüz mü? Önce şunu lütfen unutmayalım, Allah asla kullarını imtihan ederken, eşit olmayan şartlar oluşturup, daha sonrada kullarını aynı imtihandan geçirmez. Çünkü Allah ben kuluma, kaldıramayacağı bir yük yüklemem diyor.   Bu konular bizlere, Kur’an ın onayını almayan çok yanlış bilgiler ışığında anlatılıyor, öyle olunca da toplumun kafası karışıyor. Allah kullarına hiç nedensiz azap etmez, cezalandırmaz önce bu gerçeği özellikle Kur’an dan anlamalıyız. Şunu unutmayalım, bu dünyaya gelirken ya da bu dünyada yaşarken, BAŞIMIZA GELEN GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN, DÜZELTİLEMEYEN ACILAR, KEDERLER, MUSİBETLER ALLAH IN TAKDİRİ DEĞİL, BİZLERİN KENDİ ELLERİMİZLE, NEFSİMİZLE YA DA DAVRANIŞLARIMIZLA, HATALARIMIZLA OLUŞTURDUĞUMUZ SONUÇLARDIR.     Allah elbette sınar, zorluklarla, acıyla, mallarımızı eksilterek ya da tam tersi fazla mal mülk vererek bizleri imtihan eder. Ama bu imtihan belirli bir zamanla sınırlıdır. Bizler ne yazık ki başımıza gelen çok büyük kazaların ya da musibetlerin verdiği sonuçları, Allah ın takdiri, kaderi, imtihanı şeklinde değerlendirir, detayına inmeden geçiştiririz. YANİ ELLERİMİZİN YAPTIĞI YANLIŞLARIN SUÇUNU, ADETA ALLAH IN ÜSTÜNE ATARIZ. Kaderimizmiş der geçeriz. Allah adaletsiz değildir. Bir ceza verecekse uyarmak için kuluna, KISAS HÜKMÜNE UYGUN, ADALETLİ VERİR VE BİZLERİ BÖYLECE İKAZ EDER, lütfen bu gerçeği unutmayalım. Bakın bu konuda ne diyor yaradan.   Nisa 79: SANA GELEN İYİLİK ALLAH'TANDIR. BAŞINA GELEN KÖTÜLÜK İSE NEFSİNDENDİR. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter. (Diyanet vakfı meali) &nbs... Devamı

KABEYİ İLK KİM YAPMIŞTIR?

2018-01-29 20:02:00

Biz Müslümanlar her konuda olduğu gibi, Allah ın emri Hac görevini yerine getirdiğimiz Kâbe nin ne zaman ve kim tarafından yapıldığı konusunda bile, tam anlaşamıyor, Kur’an açıklamasına rağmen, rivayetlerin etkisinde kalıyoruz. Televizyonlarda izlemişsinizdir, hatta kafanız da karışmıştır. Kâbe yi ilk yapanın, Hz. Âdem olduğu anlatılır.  Bakın bu konuda neler söyleniyor, önce bu rivayetlere göz atalım, daha sonra sorumlu olduğumuz Kur’an dan gerçekleri öğrenelim.   “İslam’da GENEL GÖRÜŞ OLARAK KÂBE’NİN İLK OLARAK HZ. ÂDEM TARAFINDAN YAPILDIĞI söylenir. Ancak ondan geriye, sadece temellerinin kaldığı, sonra Hz. Şit Peygamber tarafından yeniden inşa edildiği ve Nuh tufanı sırasında kumlara gömüldüğü anlatılır. Daha sonrasında, Kur’an da belirtildiği üzere, Hz İbrahim’in Allah’ın emri ile Kâbe’nin bulunduğu yere gittiği ve KÂBE’NİN TEMELLERİNİ BULARAK, o temeller üzerine bugünkü mevcut Kâbe’yi inşa ettiği kabul edilmiştir.”   İşte bizlerin İslam anlayışı ve bizlerin imanımızdaki delillerimiz ve kanıtlarımızın kaynakları bu ve buna benzer, emin olamayacağımız aklın, mantığın kabul etmeyeceği rivayetlere dayanıyor. Hz. Âdemin yaptığı Kâbe nin, nasıl büyük bir temeli olabilir ki, o temel binlerce yıl sonra bulunup, aynı temel üzerine yapılsın, zerre kadar düşünen yok mu? ELBETTE YOK, ÇÜNKÜ DÜŞÜNME VE AKIL DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞ. Her söylenene inanmış gidiyoruz, Kur’an tek kelime böyle bir bilgi vermediği halde, inanmakta sakınca görmüyoruz. Kanıta bakar mısınız, İSLAM DA GENEL KABUL GÖRÜŞE GÖRE DİYİR. Allah ın huzuruna vardığımızda, tüm gerçekleri göreceğiz ama iş işten geçmiş olacak. Allah ın... Devamı

KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZ, ONDAN FAYDALANMA YÖNTEMİMİZ NASIL.......

2018-01-29 19:37:00

KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZ, ONDAN FAYDALANMA YÖNTEMİMİZ NASIL OLMALIDIR.     Bizler Kur’an ı, onun ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka Allah ın tavsiye ettiği yöntemi kullanmamız gerekir. Eğer Kur’an ın önerdiği yöntemin dışına çıkarsak, Allah ın uyarılarını ve bizlerden istediklerini, yani bizlere tebliğini, asla doğru anlayamayız. İSLAM İNANCI ÖYLE YANLIŞ BİLGİLERLE KARIŞTIRILARAK YOĞRULMUŞ Kİ,  BU KARIŞIMIN ALLAH IN İSTEDİĞİ DOĞRULTUDA MAYA TUTMASI DA MÜMKÜN OLMUYOR. Böyle olunca da, İslam toplumları huzuru, Allah ın doğru yolunu bulamıyor.   Önce şunu asla unutmamalıyız. Allah yemin ederek, bu kitabı bizler için kolaylaştırdığını söylüyorsa, aklı başında bir insan, Kur’an ı anladığı dilde okuyup ayetler üzerinde düşündüğünde, Allah ın tebliğini anlamaması mümkün değildir. Çünkü Allah kulunun anlayamayacağı bir bilgiden, kitaptan sizce sorumlu tutar mı?  Elbette tutmaz. O zaman Kur’an ın ayetlerini anlamaya çalışırken, Kur’an ın dışından, hiç kimsenin sözlerinin etkisinde kalmadan anlamaya çalışmalıyız. ÇÜNKÜ TEK REHBER, SORUMLU OLDUĞUMUZ KİTAP YALNIZ KUR’AN DIR.    Allah bizlerin sorumlu olduğu dinin anası, temeli olan MUHKEM ayetlerin, açık seçik ve nice örneklerle açıkladığını bizlere bildiriyor Kur’an da. Bunun nedenini açıklarken de, hiç kimseye muhtaç olmayasınız diye, nice örneklerle sizlere açıkladık örneğini veriyor. Eğer bizler ayetleri okuduğumuzda tam anlayamıyoruz, ama bir başkasının açıklamalı kitaplarını okuduğumuzda daha iyi anlıyoruz dersek, Allah ın nuruna saygısızlık yapmış oluruz. Okuduğumuz kitapların, ayetleri doğru anlattığından ne kadar emin olabiliriz? Hâş&... Devamı