KURTULUŞA ERENLER ANCAK ONLARDIR. BAKARA 5. AYET.

2017-11-21 20:10:00

Allah Kur’an ı bizlere, bir rehber olsun diye indirdiğini söyler. Bizleri ilgilendiren çok önemli konuları da, birçok kez örneklerle anlatır ki, doğru anlayalım, batılın ardı sıra gitmeyelim. Hatta bazıları sorar, Kur’an da neden çok fazla tekrarlar vardır diye. Bunun nedeni, konu anlaşılsın diye, farklı şekillerde aynı konu izah edilmiştir de ondan. Bizlerin Kur’an ile bağı kesildiği içindir ki, Allah ın verdiği onca uyarılardan da habersiz yaşarız İslam ı.    Allah size gönderdiğim, Kur’an dan sorumlusunuz dediği halde, edindiğimiz velilerin, şeyhlerin, efendilerin rivayetlerle yanlış yönlendirmeleri ile, öyle yanlış bilgilerin peşine takıldık ki, sonumuzu Allah hayır etsin. Bu yazımda sizleri Kur’an ın aynı konuda birçok kez uyardığı ve sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin, yalnız Kur’an ın ipine sarılın dediği ayetlere benzer, bir ayeti daha özellikle sizlere hatırlatmak istiyorum. BAKIN ALLAH ÇOK AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE, KURTULUŞA ERENLERİN KİMLER OLACAĞINI SÖYLÜYOR.   Bakara 5: İşte onlar, RABLERİNDEN GELEN BİR HİDAYET ÜZEREDİRLER VE KURTULUŞA ERENLER DE ANCAK ONLARDIR. ( Diyanet vakfı meali)   Düşünebiliyor musunuz, çok açık bir şekilde Rabbimiz kurtuluşa erecek olanların, Allah katından gönderilen hidayet yani Kur’an üzerinde olanların olacağını söylediği halde, bizler her ne hikmettense, Rabbimize değil, batıl ve hurafe rivayet bilgilere inanıp, yalnız Kur’an ın bizlere yetemeyeceğini söyleyenlere inanıyoruz. İşte İslam âleminin acıklı hali. ALLAH A DEĞİL, BEŞERE KULAK VERİYORUZ.   Bu ve buna benzer ayetleri din kardeşlerimize hatırlattığımızda, tamam Kur’an ile birlikte hadislerde Allah katından peygamberimize vahiyle gel... Devamı

ENBİYA SURESİ 10, ŞURA 52, ANKEBUT 47. AYETLERE KULAK VERELİM.

2017-11-19 10:50:00

Bu makalemde sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim bazı ayetler var. Lütfen bu ayetler üzerinde dikkatle düşünelim. Bizlere öğretilenleri bir kenara koyalım, bakalım Allah bu ayetlerinde bizleri nasıl uyarıyor ve hangi bilgileri veriyor ki, dini kullananların, saptıranların elinde hiçbir dayanakları olmasın.   Enbiya 10: Andolsun, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Diyanet meali)   Bakın Allah çok açık ve net bir bilgi veriyor bizlere ve ne diyor.   “SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR.”   Allah bizler için Kur’an ın yeteceğini, hatta hayatımızın özünün, yaşam rehberinin, şan ve şerefimizin yolunun yalnız Kur’an dan geçtiğini, asla bunun dışına çıkmamamız gerektiğini söylüyor. Siz bu uyarıyı aldıktan sonra, KUR’AN BENİM AMELİ İBADETLERİMİ GEREKTİĞİ GİBİ AÇIKLAMAMIŞ, BEN BU BİLGİLERİ KUR’AN DIŞINDAN GELEN SÖZLÜ BİLGİLERDEN HADİSLERDEN ÖĞRENİYORUM, DEMEMİZ NORMAL Mİ? Hani şan ve şerefimiz yalnız Kur’an daydı. Hani yalnız Kur’an ın ipine sarılacaktık. Hani Kur’an dan sorumluyduk. Hani biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık diyordu Allah. Yoksa bu uyarılara kulak mı tıkadık, atalarımızın inançlarını yaşamak adına?   Tüm bunlar normal diyorsanız, Allah ın bu ayetine iman etmiyor, kendinize Kur’an ın yanında kitaplar, rehberler ediniyorsunuz demektir. Allah sizin bütün şan ve şerefiniz için her şey Kur’an da var diyecek, bizler adeta inatla, beşeri FIKIH inancının öğretisini Kur’an da göremediğimizde, bakın her şey yokmuş, demek ki Kur’an, iman adına her şeyi ... Devamı

LÜTFEN KUR'AN IN ÖNÜNE DUVARLAR ÖRMEYELİM.

2017-11-16 20:30:00

ALLAH KUR’AN I ARAPLARA, NEDEN ARAPÇA İNDİRDİĞİNİ BUNCA AÇIK AYETLERLE ANLATTIKTAN, İZAH ETTİK DEN SONRA, BİZLERİN ANLADIĞIMIZ DİLDEN KUR’AN I OKUYANLARA KARŞI, BU ALAYCI TAVRIMIZI NASIL AÇIKLARIZ? LÜTFEN UNUTMAYALIM, KUR’AN YALNIZ ARAPLAR ANLASIN, ONLARA REHBER OLSUN DİYE GÖNDERİLMEDİ. KUR'AN IN TERCÜME EDİLEMEYECEĞİNİ SÖYLEYENLER, ORİJİNALİ ARAPÇA OLAN HADİSLERİN TERCÜMESİ İLE NASIL AMEL ETTİKLERİNİ İZAH ETMELİDİRLER. Kur'an ın her dile, tam tercümesinin mümkün olamayacağını söyleyenlere, Fussilet 44. ayeti tekrar okumalarını ve üzerinde düşünmelerini tavsiye ediyorum. Allah Arap toplumuna, Arapça bir kitap göndermeseydim, bu durumda kullarım bana bakın nasıl itiraz edeceklerdi diyor. "AYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLENİR Mİ?" Eğer Kur'an her dile çevrilemeyen bir kitap olsaydı, aynı şey diğer toplumlar içinde geçerli olurdu ve toplumların aynen şunu söyleme hakları doğardı: "RABBİMİZ BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİN KİTAP ARAPÇA, BENİM DİLİME DE TAM ÇEVRİLEMİYOR, BENDE ANLAYAMIYORUM. BENİ BU KİTAPTAN SORUMLU TUTMA ALLAH IM, ÇÜNKÜ BEN SENİN TEBLİĞİNİ TAM OLARAK ALAMADIM." Kur'an ın başka dillere çevrilemeyeceğini söyleyenler, işte böyle Kur'an ayetleri ile çelişiyorlar ve Allah ın kitabının önünü kesmeye çalışıyorlar, hatırlatırım. Duhan 58–59: BİZ, ÖĞÜT ALIRLAR DİYE, KURAN'I SENİN DİLİNDE İNDİREREK KOLAYCA ANLAŞILMASINI SAĞLADIK. Sen bekle, onlar da beklemektedirler. Fussilet 44: EĞER BİZ BU KUR'ÂN'I YABANCI BİR DİLDE İNDİRSEYDİK, ONLAR KESİNLİKLE, “ÂYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLEN... Devamı

NUR SURESİ 62, CİN SURESİ 28. AYETLERE KULAK VERELİM.

2017-11-14 12:02:00

  Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet örnek verilerek, Allah ın elçisinin, tıpkı Allah ın verdiği hükümler gibi hüküm verebileceğine inanılmakta ve dinin ikinci bir kaynağı olarak, hadisler gösterilmektedir. Önce ayeti yazalım birlikte üzerinde düşünelim.   Nur 62: Mü’minler ancak, Allah’a ve peygamberine inanan, ONUNLA BERABER TOPLUMU İLGİLENDİREN BİR İŞ ÜZERİNDEYKEN, ONDAN İZİN ALMADAN ÇEKİP GİTMEYEN KİMSELERDİR. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Diyanet meali)   Allah bu ayetinde dikkat ettiyseniz, peygamberimizin yaşadığı dönemde, ONUN İŞLERİNİ KOLAYLAŞTIRMAK, DEVLETİ YÖNETMEK ADINA ÇALIŞMALARINDA YARDIMCI OLUYOR ve diyor ki Müslümanlara, elçimin söylediklerine uyun, bir karar alınacağı zaman, onu yalnız bırakmayın, yardımcı olun diyor.    Dikkat ederseniz bu ayette anlatılan, Allah ın resulü toplumu ilgilendiren kararlar alacağında, demek ki bazı kişileri yanına çağırıyor ve danışıyor, tek başına karar vermiyor. Zaten Allah devleti yönetenlere uyarısında, Şura 38. ayetinde ne diyordu?” İŞLERİNİ BİRBİRLERİNE DANIŞARAK YAPARLAR” Demek ki Allah ın elçisi de, devleti yönetirken, halkı ilgilendirdiği konularda karar vermeden önce, danışıyor onların fikirlerini alıyormuş. Bu ayetten bunu çok açık anlıyoruz. LÜTFEN DİKKAT, KONU DİN DEĞİL, TOPLUMU İLGİLENDİREN KONULARDA ÇIKARTILACAK KANUNLAR. BU KANUNLAR, ÇAĞIN GEREKLERİNE, İHTİYAÇLARINA GÖRE DEĞİŞEBİLİR. Dini konular belli tartışılmaz, oda apaçık Kur’an yan... Devamı

KUTSİ HADİS GERÇEKLERİ.

2017-11-12 19:25:00

    Günümüzde üzerinde çok konuşulan ve geleneksel İslam’ın çok önemsediği bir konu olan, kutsi hadis inancını sizlerle konuşmak ve Kur’an ışığında değerlendirmek istiyorum. Rabbimiz bakın, Kur’an ile ilgili bizlere neler söylüyor, önce onları hatırlayalım.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Ali İmran 79: Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.   Ahzap 2: Rabbinden sana vahyedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   İbrahim 52: İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah’ın tek ilah olduğunu bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.   Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin/dostların ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Nisa  174; Ey insanlar, bakın size Rabbinizden kesin bir delil geldi; size açık bir nur indirdik. 175. ayet; Allah’a inanıp O’na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran’da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   ... Devamı

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZ

2017-11-11 11:49:00

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZA HÜKMETMEMİŞTİR.   Allah Kur’an da bazı hükümleri verirken, kesin sınırlar çizmiş, haram demiş ve bunları yapanların cezalandırılacağını, hatta bu dünyada da nasıl cezalandırılması gerektiği örneklerini verir. Peki, kendisine kulluk görevimizin göstergesi olan SALÂTI/namazı yerine getirmeyenlere, orucunu tutmayanlara, zekât vermeyenlere karşı herhangi bir cezanın, bu dünyada verileceği konusunda açık bir hüküm, neden vermemiştir?   Bu konu çok önemli, ama düşünmeyi bırakan, imanını körü körüne beşeri fıkıh inancının şekillendirmeleri ile yaşayanlar, ne yazık ki Allah ın bu konuda bizlere anlatmaya çalıştığı çok önemli bir gerçeği, göz ardı ediyorlar. Kur’an da Allah ın bu emirlerini yerine getirmeyenlere karşı, bu dünyada cezalandırılacağına dair, hiçbir uyarı ayet göremeyenler, Allah ın bu konudaki inceliğini, ne yazık ki fark edemiyorlar ve beşeri fıkıh inancının, bu emirleri yerine getirmeyenlere karşı koydukları kanun ve kuralları kabul etmekte bir sakınca görmüyorlar. TABİ KİBRE SAPARAK, ALLAH A KULLUK ETMEYENLERİ, MAHŞER GÜNÜ BEKLEYEN ACI GERÇEK KONUSUNDA ALLAH UYARIYOR.   Hatırlayınız lütfen, mezheplerde namaz kılmayanın, oruç tutmayanın hapsedilmesi, bedeninden kan çıkacak şekilde de dövülmesi gerektiği geçer. Daha da ileri gidip, gerekirse böyle insanların öldürüleceğine hükmedilmiştir. Hiç düşündünüz mü, Allah bu hükümlerin yerine getirilmemesi halinde, şöyle ya da böyle bu dünyada cezalandırılmalıdır neden dememiştir? Allah namaz konusunda, yerine getirmeyenlere karşı belki bu dünyada hiçbir ceza ön g&o... Devamı

BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR DİYEBİLİR MİYİZ?

2017-11-06 12:44:00

Günümüz İslam anlayışında, çok kullanılan bir söz vardır. “BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR.” Bu sözü çok duyarız, toplumun belirli bir kesimi tarafından dile getirilen sevilen, değer verilen veli, evliya ya, şeyh, ulema gibi isimlerle anılan insanlara, BUNLAR ALLAH DOSTU DENİR. Gerçekten bu sözü bizler, bir başkası için söyleyebilir miyiz? Böyle bir yetkimiz var mı?   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki; SİZİN YERİNİZE BEN ŞÖYLE DESEM, FİLANCA KİŞİ, AHMET BEYİN EN SAMİMİ ARKADAŞIDIR, EN İYİ DOSTUDUR, EN GÜVENDİĞİ İNSANDIR. Siz bu sözlerime karşılık ne dersiniz? Benim adıma, benden izin almadan, benim fikrimi almadan, böyle bir şeyin söylenmesine ben asla müsaade etmem. Sizinde müsaade etmeyeceğinize inanıyorum. Çünkü benim en samimi arkadaşımın, en güvenilir dostumun kim olduğumu yalnız ben bilirim ve bunu da herkese söyleme gereği duymam. Buna müdahale edilmesine de izin vermem.   Bu durumda, bizlerin Allah ın yetki ve sorumluluğunda olan bir konuya müdahale edip, BU KİŞİ ALLAH DOSTUDUR DEMEMİZ, ÇOK BÜYÜK HATA OLUR. Çünkü bizler hiç kimsenin inancını bilemeyiz ve değerlendiremeyiz, yetkimizde yok zaten. Bu konuda değerlendirme makamı yalnız Allah tır. Peki, Allah dostları yok mudur? Elbette vardır, olduğunu açıkça Allah söylüyor ama kimler olduğunu bizler değil, yalnız Allah ın bileceğini de Rabbimiz Kur’an da söylüyor. Bir örnek.   Yunus 62–63–64: BİLESİNİZ Kİ, ALLAH’IN DOSTLARINA HİÇBİR KORKU YOKTUR. ONLAR ÜZÜLMEYECEKLERDİR DE. Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçb... Devamı

TAĞUTUN PEŞİ SIRA GİDENLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK......

2017-11-03 12:05:00
TAĞUTUN PEŞİ SIRA GİDENLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK...... |  görsel 1

Bizler İslam ı öyle sorgusuzca yaşıyoruz ki, biraz durup düşünme gereği bile duymuyoruz. Acaba yanlış yolda mıyız diyen, Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an a bakan, inancını sorgulayan ne yazık ki çok az. Allah Kur’an da bazı kelimeleri bizlerin dikkatini çekmek ve uyarmak için itinayla kullanır. Bu yazımda da, Allah ın bizlerin dikkatini çektiği ve düşünmemizi istediği bir kelime kullanıyor TAĞUT. Bu kelimenin geçtiği bir ayeti hatırlayalım önce.   Bakara 256: Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O HÂLDE, KİM TÂĞÛTU TANIMAYIP ALLAH’A İNANIRSA, KOPMAK BİLMEYEN SAPASAĞLAM BİR KULPA YAPIŞMIŞTIR. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Diyanet meali)   Rabbimiz çok açık şunu söylüyor, doğruluk yani HAK olan, sapkınlıktan yanlış sözlerden, batıldan ayrılmıştır. Eğer Kur’an ile yetinmezsek, Kur’an ın sınırları aşarsak, inandığımız bilgilerin hak mı, yoksa sapkınlıklımı, batıl mı olduğunu asla bilemeyiz, lütfen bunu unutmayalım. Dikkat ettiyseniz Allah, bazı kişilerden bahsediyor ve diyor ki, kim TAGUTU tanımayıp onun sözlerine inanmayıp, Allah a onun indirdiği kitaba inanırsa, sapasağlam bir kulpa yapışmış demektir diyor. Peki, kim bu TAGUT. İnsanların ilah diye kabul ettikleri tanrılar mı, yoksa onlarda yaratılmış bizler gibi beşer mi? Burası çok önemli. Bunu bilelim ki, bizlerde aynı hataları yapmayalım. Önce TAGUT ne anlama geliyor ona bakalım.   “TAGUT KELİME ANLAMI OLARAK, ALLAH IN KOYDUĞU SINIRLARI AŞAN, ALLAH IN BİR KISIM KANUNLARINA MUHALİF DAVRANAN, ONLARIN YERİNE GEÇECEK HÜKÜMLER İCAT EDENLERE DENİR.”    Buradan şunu anlıyoruz. Tağut bizler gibi yaratılmış insanlar. Bunlar Allah ın indirdiği kitapların dışına toplum... Devamı

KUR'AN A VE SÜNNETE UYMAK SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ?

2017-11-01 19:26:00
KURAN A VE SÜNNETE UYMAK SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ? |  görsel 1

Dini konularda konuşurken, anlatırken şöyle bir slogan duyarız ” KUR’AN A VE SÜNNETE UYMAK” Bu sözün ne anlama geldiğini ve bu söylemin Kur’an ile analizini hiç yaptınız mı? Bu konuda sizi düşünmeye davet etmek istiyorum.  Aslında bu konuda birçok yazım var ama konu o kadar anlaşılmaz bir haldeki, ne kadar söylenirse söylensin, kulaklar bazen Allah ın apaçık ayetlerine kapalı kalıyor.   Lütfen önce unutmayalım, BU DİN ALLAH IN DİNİDİR VE DİNDE ALLAH IN ORTAĞI DA ASLA YOKTUR. Tabi bu benim düşüncem değil, Kur’an ın verdiği hükümdür. Kur’an a ve sünnete uymak ne demek? İkisi farklı şeyler mi? Kur’an a uyma konusunu, konuşmaya gerek yok sanırım, Allah ın vahyine uymak olduğu çok açık. Peki, sünnete uymak sözünden neyi kast ediyorlar?   Sünnet Kur’an da Allah ın yolu, kanunları anlamında geçer. Yani bizler Kur’an a uymakla Allah ın sünnetine, yoluna, kanunlarına uymuş oluyoruz. Peki günümüzde Kur’an dan sonra bahsedilen sünnetten, ne kast ediliyor? Allah ın kanunlarından başka, uymamız gereken kanun, kurallar mı var? Bu kelime peygamberimizin yaşantısı, hayatı, söylemleri ve ibadetlerimizi yerine getirebilmemiz için verdiği bilgiler, birde Kur’an ın bahsetmediği hükümlerdir, diye kısaca anlatılır günümüzde topluma.    Hemen şu soruyu soralım kendimize, Allah ın elçisi Kur’an ın sünnetinden başka sünnetlerde, dine ilaveler etmiştir de, bizler İslam ı yaşamak adına, Kur’an ın yanında peygamberimizin sünnetine de uymamız mı gerekiyor? Allah ın sünneti din ve iman adına bizlere yeterli gelmiyor mu? Şunu da söylemek isterim. Allah ın elçisi bizler için Kur’an da örne... Devamı

KUR'AN AMELİ İBADETLERİMİZ KONUSUNDA, YETERLİ BİLGİYİ VERMEZ Mİ?

2017-10-29 14:21:00

Kur’an ayetlerinin ne anlattığını, ameli ibadetlerimizi nasıl yerine getireceğimizi, Kur’an dan öğrenemez miyiz? Aslında böyle bir soruyu sormaktan utanıyorum. Çünkü bunun tersini düşünmek, Allah a ve kitabına saygısızlıktır. Düşünebiliyor musunuz, benzer bir soruyu, herhangi bir konuda kitap yazmış bir yazara yöneltsek ve desek ki, senin kitabında bahsettiğin bazı konuların açıklaması, izahı kitabında yok, gereken tüm bilgileri alamadık. Bu konuların anlaşılması için başka kaynaklara da ihtiyaç var desek, inanın yazar çok üzülür ve şöyle düşünür. “DEMEK Kİ KİTABIMI YAZARKEN BAŞARILI OLAMAMIŞIM, AMACIMA ULAŞAMAMIŞIM”. Ne yazık ki bu soruyu sorup, doğru cevabı hepimiz bulmalıyız, çünkü Kur’an ne yazık ki, tek başına anlaşılması mümkün olmayan, her sorumuza cevap vermeyen bir kitap ilan edildi, bazı kişiler tarafından.   Lütfen hatırlayınız, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyordu, ama bizler çok önemli olan ameli ibadetlerimizin açıklamasını ve nasıl yerine getireceğimiz konularının Kur’an da olmadığını söylüyoruz. Buna nasıl inanırız, hiç mi düşünmüyoruz? Bunu kabul edersek, Allah yarattığı kullarına, uyarılarını, ikazlarını anlatamıyor, izah edemiyor demek anlamına gelir ki, buna inanan bir insan, Allah a çok büyük saygısızlık yapmış demektir. NEDEN ALLAH, BİZLERİN YERİNE GETİRMEMİZİ İSTEDİĞİ KONULARIN, GEREKEN KADARINI AÇIKLAMASIN KUR’AN DA VERMESİN, BUNUN MANTIKLA, AKILLA, KUR’A İLE İZAHINI YAPABİLECEK VAR MI ARAMIZDA? Allah yeni doğan bir bebeğin, iki yıl anne sütünü emmesi gerektiğini Kur’an da yazacak, ama Allah a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmemiz ve ibadetlerimiz konusunda gereken açıklamayı ya... Devamı

İSRA SURESİ 91-92-93-94. AYETLERDEN DERSLER ALALIM.

2017-10-26 10:06:00

Bugün sizlerin üzerinde düşünmenizi istediğim ayetler, Allah ın elçisini kabul etmekte zorlanan, bir beşeri Allah, elçi olarak mı gönderdi diyerek kabullenmek istemeyenlerin, görmek istedikleri peygamberin ne gibi güçlere, özelliklere sahip olmasını bekledikleri üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayetleri yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   İsra suresi 91–92–93–94: Onlar, “Sen” dediler, “Bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça, sana asla inanmayacağız.” “Veya senin bir hurma bahçen ve üzüm bağın olmalı; öyle ki içlerinden gürül gürül ırmaklar akıtmalısın.” “Yahut iddia ettiğin gibi üzerimize gökten, parçalar yağdırmalısın veya Allah'ı ve melekleri gözümüzün önüne getirmelisin.” “Ya da altından bir evin olmalı VEYA GÖĞE ÇIKMALISIN. BİZE, OKUYACAĞIMIZ BİR KİTAP İNDİRMEDİĞİN SÜRECE, GÖĞE ÇIKTIĞINA DA ASLA İNANMAYIZ.” DE Kİ: “RABBİMİ TENZİH EDERİM. BEN, SADECE BEŞER BİR PEYGAMBERİM.” Zaten, kendilerine hidayet rehberi geldiğinde, insanların buna inanmalarını sırf, “Allah, peygamber olarak bir beşer mi gönderdi?” demeleri engellemiştir. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetleri okuduğunuzda, günümüzde yaşadığımız bazı yanlış inançlar geldi aklınıza değil mi? İnsanların görmek istedikleri elçi, bir insanın yapabileceklerinin, sahip olabilecek güçlerin üzerinde dikkat ettiyseniz. Peygamberimizden, öyle şeyler bekliyorlar ki, bir beşer olarak istediklerini yapması mümkün değil. İstenilenler ancak, Allah ın yerine getirebileceği mucizeler.    Dikkat ettiyseniz, Allah ın elçisi... Devamı

KUR'AN DA BAZI AYETLER, NEDEN ERKEKLERE HİTAP EDER.

2017-10-24 17:13:00

Toplumumuzda dini bilgisi çok fazla olmayan, ya da İslam ı küçümser tavırda olan bazı kişiler, kulaktan dolma söylemlerle şöyle derler. “KUR’AN ERKEKLERE HİTAP EDİYOR, BU DİN ERKEĞİ ÖNE ÇIKARAN, KADINI ÖNEMSEMEYEN BİR DİNDİR.” Tabi bu sözleri söyleyenler, Kur’an ı araştırmayan, okumayan art niyetli kişilerin düşünceleridir.   Unutmayalım lütfen, Kur’an toplumların yanlış yaşantılarını düzeltmek için gönderilmiş bir rehberdir, uyarıdır, tebliğdir, ikazlardır. Kur’an yapılan yanlışları, erkek ya da kadın kimler yanlış yaptıysa, direk muhatap alarak ikazda, uyarıda bulunur. EĞER KUR’AN DA, UYARI AYETLERDE ERKEĞE DAHA ÇOK HİTAP VARSA, BU DEMEKTİR Kİ YANLIŞLARIN, HATALARIN EN BÜYÜK SEBEBİ ERKEKLERDİR. Bu gerçeği lütfen söyleyelim ki, aynı yanlışları yapmayalım.   Bazı Örnekler verelim. Güç ve mal mülk erkekte olduğu için, istediği kadar kadınla evlenmeye çalışmış, Allah da bu konuda erkekleri uyarmıştır. İnsanları köleleştiren erkeklerdir, kadını kafası bozulduğunda boşamaya çalışan erkekler olduğu için, yine bu konudaki uyarı ayetleri de erkeklere yöneliktir. Biraz dikkatle geriye doğru düşünüldüğünde, zinanın bile sorumlusu erkektir. Soy, kalıtımsal nesil erkekten geçtiği için, erkek kimlerle evlenemeyeceği konusunda uyarılmıştır. Tekrar etmek gerekirse, Kur’an kadın ya da erkek, sorumlulukları ölçüsünce uyarmıştır.   Şöyle düşünün, 1400 yıl öncesini bırakın, 200 yıl öncesinde bile, kadının adı yoktu toplumlarda. Yani toplumları, aileleri yöneten, dediğim dedik kurallar koyanların hepsi erkeklerdi. Kadında seçme, seçilme hakkı bile yoktu. Alınıp satılan, önemsenmeyen bi... Devamı

DİNİ KONULARDA, NEDEN SAYGIYLA TARTIŞMIYORUZ, HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

2017-10-21 10:36:00

Toplum olarak din konusu açıldığında, bir birimize saygılı olmayı bir türlü öğrenemedik. Tabi bunun nedenleri var, ama bizler bu gerçeğin farkında değiliz. Tartışmalarımızda, aynı şeyleri söylemiyor da, farklı şekilde inançlarımızı anlatıyorsak, bazen karşılıklı küfürleşmeye, hakarete kadar varıyor tartışmanın sonu. Konu din değilse, bu tartışma yüksek boyutlarda her nedense olmuyor.   Peki, neden böyle bir tavır içinde oluyoruz, neden tahammülsüzce davranıp, saygının sınırlarını aşıyoruz diye düşündünüz mü? Bu konu yalnız dini konularda değil, her konuda geçerlidir ama konu din olunca çok daha farklı oluyor tepkiler. Eğer bir insan herhangi bir konuda, karşısındaki kişiye düşüncelerini zorla, hakaretle kabul ettirmeye çalışıyorsa, ya cahildir, konu hakkında doğru bilgisi yoktur, ya da inatla yanlışta ısrar ettiğinden, psikolojisi bozulmuştur. Psikolojide buna YANSITMA deniyor. BU ASLINDA RUHSAL BİR RAHATSIZLIKTIR. Tedavisi gerekir, ama kişi bunun farkında değildir. Bu rahatsızlık hakkında size kısaca bilgi vermek istiyorum, çünkü bu psikolojik rahatsızlık, ne yazık ki toplumuzu sarmış durumda.   “Özellikle paranoid bozukluklarda görülen, kişinin kendisinin çevresindekilere yönelik hissettiği öfkeyi “herkes bana karşı, bana düşmanlık besliyorlar” şeklinde ifade etmesidir. KENDİSİYLE YÜZLEŞEMEYEN KİŞİLERİN, BAŞVURDUĞU BİR KAÇIŞ YÖNTEMİDİR. ZAYIFLIĞINI, HATASINI KABULLENMEK İSTEMEYEN KİŞİLERİN, KAÇMAK İSTEDİKLERİ DUYGULARINI KARŞISINDAKİLERE AİTMİŞ, ONLARDAN KAYNAKLANAN BİR PROBLEMMİŞ GİBİ GÖRÜP, İŞİN KOLAYINA KAÇMAK İSTEMELERİDİR. Yansıtma kendisini iki şekilde gösterir:   1- Kendi eksikliklerimiz ve beceriksizliğimizden doğan aksaklıkları, başkalarına yüklem... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN ÜMMET SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ.

2017-10-18 11:52:00
KURAN DA GEÇEN ÜMMET SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Ümmet kelimesi, çok yanlış anlamlarda kullanılarak, toplumlar adeta kendi ırklarından, milliyetlerinden, uzaklaştırmaya çalışılmaktadır. Ümmet kelimesi Kur’an da çok geçer. Bu kelime Allah ın gönderdiği peygambere ve kitabına uyan, onun ardı sıra giden kişiler anlamında kullanılmıştır. Kur’an da bu kelime bakın, ne şekilde kullanılmış.   Nisa 41: HER ÜMMETTEN BİR ŞAHİT GETİRDİĞİMİZ ve seni de onlara şahit olarak tutacağımız zaman, halleri nice olacaktır. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Müminun 43: HİÇBİR ÜMMET, ECELİNİ NE ÖNE ALABİLİR, NE DE ERTELEYEBİLİR. (Bayraktar Bayraklı meali)   Asiye 28: O GÜN HER ÜMMETİ DİZ ÇÖKMÜŞ GÖRÜRSÜN. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.” (Diyanet meali)   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, ümmet kelimesi hem tekil hem de çoğul olarak, Allah ın elçisine ve kitabına uyan kişi ya da toplumlar için kullanılmış. Burada dikkat etmemiz gereken konu ise, öncelikle bizleri kişisel olarak ilgilendirdiği ve bizi bağlayan konunun inancımız olduğudur. Kur’an ın diğer ayetlerinden de öğrendiğimiz gibi iman Allah ile kulu arasındadır, yani kişiseldir. Onun içinde ümmet olmak, yani Allah ın resulüne tabi olmak kişinin inanç, iman seçimidir. Çünkü dinde zorlama yoktur.    Peki, günümüzde ümmet kelimesi nasıl anlatılıyor ve toplum nasıl yanlış yönlendirilmeye çalışıyor ona bakalım. Millet, ırk, ulus kavramlarını asla kabul etmeyen ve dünya üzerinde yaratılmış farklı toplumların gerçeğini görmezden gelmeye çalışanlar, bakın neler söylüyor ve inanıyorlar. &nb... Devamı

HZ. ADEM VE EŞİNİN, CENNETTEN KOVULMASI KONUSU.

2017-10-09 11:14:00
HZ. ADEM VE EŞİNİN, CENNETTEN KOVULMASI KONUSU. |  görsel 1

Bu makalemde, sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, HZ. ÂDEM VE EŞİNİN CENNETTEN KOVULMASI KONUSU ÜZERİNE OLACAKTIR. İlginçtir, bizlere Hz. Âdem ve eşinin cennetten kovulmasına sebep olan, Âdem in eşi olduğu anlatılır. Onun içinde FIKIH inancının öğretisinde, kadın aşağılanır ve adeta şeytanla eş tutulur. Bu bilgiler gerçekten doğrumudur? Asla doğru değildir, bu inanç Kur’an a iftiradır.   Önce şunu söylemek isterim. KUR’AN DA ÂDEM İSMİ ÇOKÇA GEÇER, AMA EŞİ OLARAK HAVVA İSMİ ASLA GEÇMEZ, Âdemin eşi olarak bahsedilir Kur’an da. Hz. Âdemin eşi, isim olarak, Havva anamız olduğu konusunda, bizlere anlatılan rivayetlerin tamamı, günümüzde tahrif edilmiş ve bizlerin sorumlu olmadığı, Yahudilerin ellerinde bulunan ve adına Tevrat dedikleri kitapta geçer. Allah ın indirdiği Tevrat a elbette inanıyoruz, ama tahrif edilmiş, Kur’an da bahsedilmeyen, doğruluğundan emin olmadığımız, batıl ve yanlış bilgilerle karıştırılmış olana, asla inanmamız mümkün değil. Çünkü Allah bizleri, Kur’an dan sorumlu tutacağına, açıkça hükmetmiştir.   Hz. Âdemin ve eşinin, Kur’an da anlatılan, şeytan ın sözlerine inanıp, yasaklı ağacın meyvesinden yemesi ve cennetten kovulması konusu üzerinde birlikte düşünelim. Allah geleceği bildiği halde, Hz. Âdemin ve eşinin bu yasağa, nefsinin esiri olarak uymayacağını ve günaha gireceğini bilmiyor olabilir mi? Elbette mümkün değil, biliyordu. Demek ki Allah özellikle buna engel olmayıp, olayların yaşanmasına izin verdiği anlaşılıyor. Çünkü Allah çok affedicidir, bağışlayıcıdır, istese affedebilirdi. Affetmeyip cennetten kovduysa ceza verdiyse, bu kısadan bizler nasıl bir kıssadan his... Devamı

İMANINIZ ADINA, KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ.

2017-10-08 13:47:00
İMANINIZ ADINA, KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ. |  görsel 1

Din kesin delil ve kanıtlarla yaşanmalıdır, bu Allah ın emridir. Emin olamayacağımız bilgilerle yaşanan din, Allah ın dini asla olamaz. Peki, bizler böylemi yaşıyoruz inancımızı? Kur’an ı anlamak isteyen, onu anlayarak ve düşünerek okumalıdır. Onu anlamaya başladığında da, tüm engeller ortadan kalkar. Hatırlatmak isterim, Enam suresi 149. ayetinde Allah elçisine, kullarıma deki diye bakın ne söylemesini istiyor. (DE Kİ: “KESİN DELİL ALLAH'A AİTTİR.) Bu kadar açık ayetler varken, bizler hala görmezden geliyorsak, sonucuna da katlanmasını bilmeliyiz. Kur’an da öyle ayetler var ki, yalnız bir tanesini anlayan bir Müslüman, bugün yaşanan Kur’an dışı batıl İslam ın, hemen farkına varır. Bu konuda bir ayet hatırlatmak ve üzerinde sizlerin düşünmesine vesile olmak istiyorum.   Kasas 75: Her ümmetten bir tanık çıkarır ve “KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ” deriz. O zaman, GERÇEĞİN ALLAH'A AİT OLDUĞUNU, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar. (Bayraktar Bayraklı meali)   Maide suresi 116. ayetinde Allah, Kasas suresi 75. ayette bahsettiği gibi, Hıristiyan toplumuna şahit olarak çağrıldığı zaman, Hz. İsa ya Allah bir soru soracağını ve bakın nasıl cevap vereceğini şimdiden bizlere bildiriyor, ders alabilene ne mutlu. Allah elçisine soruyor. “EY MERYEM OĞLU İSA! BENİ VE ANAMI, ALLAH’TAN BAŞKA İKİ İLAH EDİNİN DEDİN Mİ?”Peki, Hz. İsa sizce ne cevap vermiş olabilir. “Hâşâ! Seni tenzih ederim, hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. BUNU SÖYLEMİŞ OLSAYDIM, SEN MUHAKKAK BİLİRDİN! Sen benim içimdeki her şeyi bilirsin, hâlbuki ben senin zatında olanı bilmem.”   Hz. İsa Allah a cevap vermeye devam ediyor. Bizler eğer bu vereceği cevaptan, kıssadan hisse kend... Devamı

DİNİN KAYNAĞI KONUSUNDA FARKLI DÜŞÜNCELER.

2017-10-06 12:18:00
DİNİN KAYNAĞI KONUSUNDA FARKLI DÜŞÜNCELER. |  görsel 1

Bildiğiniz gibi günümüzde, İslam ı yaşayan büyük çoğunluk, İslam ın kaynağı olarak, birincisi Kur’an, ikincisi de onu açıklayan, izah eden, yaşanır hale getiren, peygamberimizin hadisleridir, sünnetidir diye kabul eder. Bir diğer inanç gurubu da, İslam ın tek kaynağı vardır, oda Kur’an dır, çünkü dinin sahibi Allah dır diye inanır.    İslam ın tek kaynağı Kur’an dır diyenlerin dışında ki inancı önce ele alalım. Acaba bu inanç gurubu neden Kur’an ın yanında bir kaynak daha olması gerektiğine inanıyor. Önce bunun nedenini bulamazsak, bu konuyu da doğru sonuçlandıramayız. Kur’an ın ikinci kaynağının sünnet, yani, hadisler olduğunu savunan düşünce şunlara inanıyor ve onun için de hadisler olmasaydı, Kur’an asla anlaşılamazdı, yaşanamazdı deniyor.   “Hadis İslam dininin ikinci kaynağıdır. Kur’an ı kerime göre, İslam dininin haram helal hükümleri nerelerden çıkartılacak, Kur’an a göre evvela Kur’an a bakmalıyız. Kur’an ana kaynaktır. Kur’an ın yollama yaptığı, peygamberin sözüne de dikkat edin, onun yaptığını yapın, yapma dediğini yapmayın, onu örnek alın, ona uyun diye emir verdiği için, peygamberimizin hadisleri de, KUR’AN IN AÇIKLAMADIĞI, ANLATMADIĞI YERLERDE, İNSANLARIN İHTİYACINI GİDERECEK HÜKÜMLERİN BELİRLENMESİNDE İKİNCİ ANA KAYNAKTIR.   Allah namaz kılın demiştir, ama nasıl yapılacağını açıklamamıştır. PEYGAMBERİMİZ BUNU BİZZAT HAYATA GEÇİRMİŞ VE NASIL KILINACAĞINI ÜMMETİNE ÖĞRETMİŞTİR. Bunlar olmasaydı namazımızı kılamazdık. Allah zekâtı veriniz diyor, ama hangi maldan ne kadar vereceğimiz, nasıl vereceğimiz konusunda hiçbir açıklama Kur’an da yoktur. Peygamberimiz haram ve helal koyma konusunda da y... Devamı

FIKIH NEDİR, DİNİN ANA KAYNAĞI OLABİLİR Mİ?

2017-09-30 12:43:00
FIKIH NEDİR, DİNİN ANA KAYNAĞI OLABİLİR Mİ? |  görsel 1

Bugünkü makalemde FIKIH NEDİR konusu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Fıkıh bizleri Kur’an gibi, bağlayıcımıdır? Çünkü günümüz İslam anlayışında Fıkıh adeta, Kur’an ın önüne geçmiş ve fıkıh olmasaydı, Kur’an anlaşılamazdı, dinimizi yaşayamazdık hükmüne varılmıştır. Bu konuyu dikkatle araştırmalıyız ki, imanımızda geri dönüşü olmayan, yanlışlar yaşamayalım. Bu konuyu daha iyi anlayabilmeniz için, kısa örneklerle anlatmaya çalışacağım. Bakın aşağıdaki örnekte fıkıh nasıl anlatılıyor.   “Elimizde Allah ın bizlerden ne istediğine dair, Kur’an ı kerim var. Birde o Kur’an ı kerimin açıklamaları olan, Allah ın resulünün hadisleri vardır. DOLAYISIYLA DİN, YA KUR’AN DIR, YA HADİSTİR.Kur’an ı her çobanın, her lise mezununun anlaması mümkün olmayabilir. Bunun için kendisini Kur’an a ve hadislere adamış, Kur’an ile hadis ile oturup kalkmış, Kur’an anlayan, hadis anlayan insanlar, KUR’AN DAN NE ANLADIKLARINI, HADİSTEN NE ANLADIKLARINI, BELLİ İLMİ METOTLARLA BİZE İZAH ETMİŞLERDİR, ANLATMIŞLARDIR. BU BİLGİ BİRİKİMİNE FIKIH DENİR.”   Fıkıh inancını oluşturan kaynakların, yalnız Kur’an ve hadisler olmadığını da söyleyenler, kıyas ve İcmanın, fıkıh inancının önemli bir bölümünü oluşturduğunu anlatırlar. Bu konuya da bir örnek vermek istiyorum.   “Kıyas, bir meselenin benzerini, Ayet ve Hadis olarak bulmak demektir. Bulunan benzer Ayet veya Hadis, genelleştirilerek yeni meseleye uygulanır. Bu da olmazsa, nihayet fıkhın dördüncü esası İcmaya başvurulur. İCMA, BİR MESELE ÜZERİNDEKİ, HALKIN İSTEĞİ DEMEKTİR. KURAN'A VE HADİS'E AYKIRI OLMADIKÇA, HALKIN İSTEĞİ ESAS SAYILIR.” &nbs... Devamı

ATATÜRK Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYANLARA, ATA NIN CEVABI VAR.

2017-09-29 12:01:00
ATATÜRK Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYANLARA, ATA NIN CEVABI VAR. |  görsel 1

Günümüzde Atatürk düşmanlığı, öyle ayyuka çıktı ki, Atatürk ün bir konuşması basına verilerek, Atatürk dinsiz ve din düşmanı ilan edildi. Önce şunu açıkça söylemek isterim. Kimin dinsiz ve din düşmanı olduğunu, yalnız Allah bilir. Bizler karşımızdaki kişiye, benim dini inancım yok demediği sürece, asla din adına yargılayıp, bu dinsiz kararını veremeyiz. Çünkü bunu Allah yasaklamış ve kimin takvaca üstün olduğunu, yalnız ben bilirim demiştir.    Atanın konuşmasından bir bölüm sizlere nakletmek istiyorum, ama her ne hikmetse bu konuşmaların tamamı topluma verilmiyor. Onun içinde konuşmadan alıntı yapacağım sözlerin, ilk bakışta ne anlama geldiği konusu farklı şekillerde yorumlanabilir, yanlış anlamlar yüklenebilir.Ne yazık ki art niyetli kişiler, dinde kendi nefislerinde kanıt yaratmak içinde, aynı yönteme başvurup, ayetlerde geçen kelimeleri cımbızlayıp, farklı anlamlar verebiliyorlar. Konuşmadan alıntı yapalım.   “Bizim devlet idaresindeki ana programımız, CHP programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır.   Fakat bu prensipleri, GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLARIN DOĞMALARI ile asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”   Atatürk, asla söylemesi mümkün olmayan sözlerle, mahkûm edilmeye çalışılıyor. Biliyorlar ki, bu iftiralara, kendisi mezarından kalkıp cevap veremez. Unuttukları ona inanan ve güvenen neslin, asla yok edilemeyeceğidir. Şöyle düşünelim bir an. Atatürk kabrinden kalktı ve bu sözlerinden dolayı kendisine iftira atanlarla mahkemede yüzleşiyor ve hâkim Ataya şöyle bir soru soruyor; “... Devamı

ALLAH IN ELÇİSİNE, EFENDİMİZ DİYE HİTAP EDEBİLİR MİYİZ?

2017-09-27 17:11:00
ALLAH IN ELÇİSİNE, EFENDİMİZ DİYE HİTAP EDEBİLİR MİYİZ? |  görsel 1

Allah Kur’an da verdiği örnek ayetlerle, her sorumuza cevap vermektedir, ama düşünen aklını kullanana elbette. Allah dinde her konuda, sınırı aşmamızı yasaklamıştır. Sınırı aşanları da kâfir oldular diye uyarır. Bu konuda bakın nasıl bir uyarı yapar bizlere.   Araf 55: Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ. (Diyanet meali)   Demek ki her konuda bizlerin bir sınırı var ve o sınırı aşmamızı Yaradan asla istemiyor ve uyarıyor. Bu bilgiden sonra, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizler Allah ın elçisine karşı tavrımızda acaba haddimizi aşıyor muyuz, söylemlerimizde aşırılık var mı, gelin bu konu üzerinde düşünelim. Çünkü Yahudi ve Hıristiyanlar elçilerine karşı, öyle hadlerini aşmışlar ki, Allah onlara kâfir oldular diyor.    Bildiğiniz gibi bazı kardeşlerimiz, Allah ın elçisine EFENDİMİZ diye hitap ederler. Efendi kelimesi BUYRUK SAHİBİ OLAN, HÜKMEDEN ANLAMINDADIR. Sözünden çıkılmayan, sözü kanun demektir. Sizce Allah ın elçisi de, tıpkı Allah gibi hüküm sahibi mi? Yoksa Allah ın hükümleri ile hükmeden mi? Sizce bu dünyada Allah ın bir benzeri din ve iman adına sözünden çıkmayacağımız, dine hükümler koyan, bir beşer olabilir mi? Var dersek, Allah a şirk koşmuş oluruz. Peygamberimize efendimiz diye hitap edersek, Allah korusun Yahudilerin ve Hıristiyanların yaptığı yanlışın aynısını yapmış oluruz. DİNDE HÜKÜM VEREN, KANUN KOYAN YALNIZ ALLAH TIR. Kur’an böyle söylüyor.   Haklı olduklarına dair, öyle örnekler veriliyor ve batıl aklanmaya çalışılıyor ki,  Kur’an ın diğer ayetleri ile çe... Devamı

DİNDAR KELİMESİNDEN SİZLER NE ANLIYORSUNUZ?

2017-09-23 11:35:00
DİNDAR KELİMESİNDEN SİZLER NE ANLIYORSUNUZ? |  görsel 1
DİNDAR KELİMESİNDEN SİZLER NE ANLIYORSUNUZ? |  görsel 2

Günümüzde çok konuşulan bir kelime vardır, DİNDAR OLMAK. Peki, bizler bu kelime ile neyi kast ettiğimizi, gereği gibi biliyor muyuz? Önce şunu hatırlatmak isterim, dindar kelimesi Kur’an da geçmez. Bu kelime, Arapça “din” kelimesi ile Farsça “tutan, sahip olan” anlamlarına gelen “dar” kelimesinin birleşimi ile dilimize girmiştir. Dilimize Arapçadan ve Farsçadan giren birçok kelime vardır, ama dilimizde tam karşılığı olmadığından rahatlıkla kullanırız. Bu kelime bizim dilimiz de, çok daha farklı bir anlama gelmektedir. Bizler bu kelimeye, günümüzde şu anlamı veririz.   “Dini inancı güçlü, Allah a inanmış, dinini eksiksiz yerine getiren, din kurallarına bağlı.”   İlginçtir bu kelime, bizim dilimizde DİN ve DAR kelimesiyle birleşik söylendiğinde çok farklı anlama geliyor. Bunu neden sorgulamıyoruz, tedirgin olmuyoruz doğrusu ben anlayamıyorum. Çünkü din kelimesinin anlamı ALLAH IN BUYRUKLARI, EMİRLERİ anlamında, dar kelimesinin anlamı da, İÇİNE ALACAĞI ŞEYE ORANLA, ÖLÇÜLERİ YETERSİZ OLAN ANLAMINDADIR. İki kelimeyi birleştirdiğinizde ise nasıl olurda bugün verdiğimiz anlamı alır, bunu doğrusu anlamakta zorluk çekiyorum. Allah dininde darlık değil bolluk, kolaylık vermiş ve yemin ederek, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım demiştir.   Bizler toplum olarak, dindar bir toplum yetiştirmeliyiz deriz. Din inancı güçlü, dinini Kur’an dan eksiksiz yaşayan, Allah ın koyduğu kurallara bağlı bir nesilden bahsediyorsak, elbette buna hiç kimsenin itirazı olamaz. Peki, bugün günümüzde din nasıl yaşanıyor ve algılanıyor? Dindar kelimesinden toplum ne anlıyor? DİNİNİ EKSİKSİZ, DİN KUR... Devamı

DİN ADINA ORTA YOLU BİR TÜRLÜ BULAMADIK.

2017-09-21 18:14:00
DİN ADINA ORTA YOLU BİR TÜRLÜ BULAMADIK. |  görsel 1
DİN ADINA ORTA YOLU BİR TÜRLÜ BULAMADIK. |  görsel 2

Bizler her konuda olduğu gibi, ne yazık ki dini konularda da orta yolu bir türlü bulamıyoruz. Tabi bunun nedeni aslında, Allah ın Kur’an da bizlere verdiği öğütlerden habersiz olmamız ve de din adına bölünmüşlüğümüzün etkisiyle, bir birimize saygımızın olmaması çok etken olmuştur.   Bir okurum sitemde bulunan resimde, Allah isminin yanında Resulünün, elçisinin de isminin olmasına itiraz ederek, bakın bana verdiği cevabında neler yazmış.    “Bu sayfanızda Allah'ın yanına, neden başka şeyler ya da kişiler koyma gereği duydunuz? Resuller arası ayrımcılık yapılmaması adına yığınla ayet varken..   Neden Muhammed Nebi? Neden başka nebileri koymadınız? Mesela üç hak dinin babası İbrahim'i yada Allah ile konuşan Musa'yı, İsa'yı ve diğerlerini..?   Allah'ın yanına; inanç sistemi olarak da, görsel olarak da hiç kimse, hiçbir şey konmamalı.. Hele de birçok ayeti ihlal ederek asla (!).”   Bu sözleri söyleyen arkadaşımızın gerçek düşüncesini, amacını bu sözleri ne maksatla söylediğini elbette bilemem.  Bu arkadaşımızın, günümüzde din adına yapılan yanlışların etkisiyle, bu sözleri söylediği kanısındayım.   Kur’an Allah ile kulu arasında, hiç kimsenin olamayacağını söyler. Hatta elçisine de, kulum ile aramdan çekil diyerek, elçilerinin bile Allah ın kulu arasında aracı olamayacağının örneğini verir. Bunu tebliğ alan ve inanan bir Müslüman, Allah ile elçisini birlikte andığında, nasıl olurda bu gerçekleri fark edemeyip, yanlışa sapar. Önemli olan yapılanın ve söylenenin ne maksatla yapıldığı ve söylendiğidir.   Kur’an ın ışığıyla aydınlanmış, gerçek bir Müsl&... Devamı

HER KİM BENİM ZİKRİMDEN YÜZ ÇEVİRİRSE......(Taha suresi 124)

2017-09-08 20:26:00
HER KİM BENİM ZİKRİMDEN YÜZ ÇEVİRİRSE......(Taha suresi 124) |  görsel 1

Bu makalemde, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Taha suresi 124. ayet olacaktır. Bizler ne yazık ki ayetleri hiç anlamadan okuduğumuz için, Allah ın bizlere ne anlattığını, neleri tavsiye ettiğini de anlayamıyoruz. Böyle olunca da, Allah ın yolundan mı gidiyoruz hiç emin olamıyoruz. Aşağıdaki ayet üzerinde birlikte düşünelim.   Taha 124: “HER KİM DE BENİM ZİKRİMDEN (KUR’AN’DAN) YÜZ ÇEVİRİRSE, MUTLAKA ONA DAR BİR GEÇİM VARDIR. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.” (Diyanet meali)   Dikkat ettiyseniz Rabbimiz, kim benim zikrimden yani sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an dan yüz çevirirse, ona dar bir geçim yani üzücü bir hayat yaşatırım diyor. Peki, siz bu sözden ne anladınız? Allah bu sözüyle kimlere hitap ediyor sizce? Elbette Kur’an a iman etmeyenlere değil, bunu açıkça anlıyoruz. Çünkü dikkat ederseniz yüz çevirmek den bahsediliyor, yani önce Kur’an a yönelmiş, iman ettiğini söylemiş ama daha sonra, Kur’an dan başka şeylere, kitaplara doğru yüzünü çevirmiş.    Ne dersiniz, bu açıklamalar sizlere bir şeyler hatırlatıyor değil mi? Evet çok şeyler anlatıyor, ama her ne hikmetse hatırlatması hayatımızda çok fazla etkili olmuyor. Çünkü batıl ve yanlış inançlar, bizlerin kafasında ve nefsinde öyle yer etmiş ve kanımıza öyle işlemiş ki, doğru bilgilere artık yer kalmamış, kabul görmez olmuş. Yani gözlerimize perde çekilmiş, gönüller taş kesmiş görmez ve hissetmez olmuşuz.   Şöyle bir savunma yapıyor, bazı kardeşlerimiz. “Biz yüz çevirmedik Kur’an dan. Kur’an ı herkes anlayamaz, zaten Kur&rsqu... Devamı

TÜM İNSANLAR, HZ. ADEM VE EŞİNDEN Mİ ÇOĞALDI?

2017-09-07 12:37:00
TÜM İNSANLAR, HZ. ADEM VE EŞİNDEN Mİ ÇOĞALDI? |  görsel 1

Bu yazımda, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan tüm insanlar, Hz. Âdem ve eşinden mi çoğaldı? Ne dersiniz, bunu hiç düşündünüz mü? Çünkü bizlere hepimiz, Hz Âdem ve eşinden çoğaldığımız anlatılır.   Eğer öyle olsaydı, Hz. Âdem ve eşinin çocuklarının, bir birileriyle evlenmiş olması gerekirdi. Ama bildiğiniz gibi, kardeşlerin birbiriyle evlenmesi HARAM dır, Allah Kur’an da yasaklamıştır. ALLAH IN HARAM KILDIĞI BİR ŞEYİN, İNSANLARIN ÇOĞALMASINDA SERBEST OLDUĞUNA NASIL İNANIRIZ.    Bu konuda anlatılan, ama Kur’an ın asla onaylamadığı öyle yanlış bilgiler var ki toplum arasında, onlardan bahsetmek istemiyorum. Allah aynı anneden emen, sütkardeşlerin bile birbirleriyle evlenemeyeceğini söylüyor ve bunun HARAM olduğunu bildiriyorsa Kur’an da, TÜM İNSANLIĞIN ENSEST BİR EVLİLİKLE ÇOĞALDIĞINI, NASIL SÖYLERİZ VE BUNA İNANIRIZ. Bu konuda emin olamayacağımız, aklın ve mantığın kabul etmediği, öyle şeyler anlatıyor ve nefislerini tatmin etmeye çalışıyorlar ki, bu düşünceleri asla Kur’an onaylamaz.   Allah ilk insan olarak, Hz. Âdem ve eşinden bahseder. Daha sonraki insanlara da hitaben Allah, Ey Âdemoğulları şeklindeki hitabından da, bizlerin atasının Hz. Âdem ve eşi olduğunu anlarız. Elbette Hz. Âdemi ve eşini yarattığı gibi, birçok erkek ve dişilerde yaratmaya muktedir dir Allah. NEDEN BAŞKA İNSANLAR, ÇİFTLER YARATMASIN DA, YASAKLADIĞI BİR EVLİLİK ŞEKLİYLE NESİLLERİN, TÜM İNSANLIĞIN ÇOĞALMASINA İZİN VERSİN. Bu konuda da elbette Kur’an bilgi veriyor ve bakın ne diyor.    Secde 7: O Kİ, YARATTIĞI HER ŞEYİ GÜZEL YAPTI. İNSANI YARATMAYA DA ÇAMURDAN BAŞLADI. 8- Sonra onun neslini bir öz sudan, değer... Devamı

ŞÜPHEN OLMASIN Kİ ONU AÇIKLAMAK BİZE AİTTİR. (Kıyame 19)

2017-09-05 09:54:00
ŞÜPHEN OLMASIN Kİ ONU AÇIKLAMAK BİZE AİTTİR. (Kıyame 19) |  görsel 1

Bizler Kur’an dan öyle habersiz konuşuyor ve yaşıyoruz ki, hesabın görüleceği o çetin gün, kendi ellerimizle yaptıklarımız, söylediklerimiz bizlerin şahidi olacaktır. Hiç birimizin, beni bilmem kim kandırdı, ben doğru yoldaydım türünden bahaneler uyduramayacağını, çok açık bir şekilde bizlere Kur’an bildirmiştir.   Allah biz Kur’an ı sizler için kolaylaştırdık ve hiçbir eksik bırakmadık, anlayasınız diye nice örneklerle izah ettik, açıkladık dedikçe, ne yazık ki Allah ın uyarılarının tam tersi sözlere inanmakta hiçbir sakınca görmüyoruz. Bu makalemde de, Allah ın bu konularda yanlış yapanları, nasıl uyardığının, ikaz ettiğinin bir örneğini sizlere hatırlatarak, düşünmenize vesile olmak istiyorum. Bakın Rabbimiz nasıl uyarıyor.   Kıyame 14–15–16–17–18–19: ARTIK İNSAN, KENDİ KENDİNİN ŞAHİDİDİR. İSTERSE ÖZÜRLERİNİ SAYIP DÖKSÜN. (Resulüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma. Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir. O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuşunu takip et. SONRA ŞÜPHEN OLMASIN Kİ, ONU AÇIKLAMAK DA BİZE AİTTİR. (Diyanet vakfı meali)   Allah ayetinde, bakın ne kadar açık ve net bizlere ne diyor. İNSAN KENDİ KENDİSİNİN ŞAHİDİDİR. Bu sözlerle Allah, ne demek istiyor olabilir? Yani kim ne yaparsa kendi elleriyle, nefsiyle, aklıyla yapar, onun içinde her yaptığımız ve söylediğimiz kayıt altına alınacağından, hiç kimsenin herhangi bir olayda şahide ihtiyacı yoktur, herkes kendi yaptıklarının bizzat kendisi şahididir. Çünkü Allah ne diyordu bir başka ayetinde, yaptıklarınız bir bir kayıt altına alınıyor, mahşer gününü önünüze gelecek.  &... Devamı

KUR'AN MEALİ ÜZERİNDE, ŞÜPHE UYANDIRANLARIN ASIL AMACI........

2017-09-02 10:54:00
KURAN MEALİ ÜZERİNDE, ŞÜPHE UYANDIRANLARIN ASIL AMACI........ |  görsel 1

Genelde sorulan ve toplumun kafasını karıştırmaya çalıştıkları bir konu vardır. “Kur’an meallerinin hepsi farklı tercüme edilmiş, birçok yanlışlarda var. Bir tane doğru tercüme gösterin bana. Bu bilgilerle mi Allah ın mesajlarını anlayacağız ve İslam ı yaşayacağız.” Bu sözler üzerinde, eğer düşünmeden karar verirde, Kur’an ın uyarılarını referans almazsak, bu sözlere hak verebiliriz. Sizleri bu düşüncenin, söylemlerin, doğru olup olamayacağı konusunda, düşünmeye davet etmek istiyorum.    Söyledikleri gibi, önümüze 10 tane Kur’an meali getirsek, hepsinde farklı kelimelerle ayetlerin tercüme edildiğini görürüz. Bu normaldir, yeter ki ayetin anlamı değişmesin. Her dilin bir konuyu anlatmak için, birçok kalıpla, farklı kelimelerle izah edildiği bir gerçektir. Bir yazarın yazdığı kitapta, başka dile çevrilirken, farklı kelime kalıplarıyla, anlamı değişmeden tercüme edilir. Ama hiç kimse bundan şikâyetçi olmaz, konuyu doğru bir şekilde anlar. İmamı Azam Ebu Hanife de, bu konuda bakın ne söylemiş. “KURAN KÂĞITLARDA YAZILMIŞ VE BİZİM OKUDUĞUMUZ LAFIZLAR DEĞİLDİR. ESAS KURAN, O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR “   Gelelim Kur’an mealine. SANIRIM KONU DİN OLUNCA, İŞ FARKLI ŞEKİLLERE ÖZELLİKLE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR. ÇÜNKÜ ARAYA MENFAAT VE İNANÇ FARKLILIKLARI GİRİYOR. KUR’AN DA BAHSEDİLMEDİĞİ HALDE, KELİMELERLE OYNAYARAK, KENDİ İNANÇLARINA KANIT YARATMA ÇABALARI OLUŞUYOR. Kur’an dini bir kitap olmayıp, tercüme edilecek normal bir kitap olsaydı, inanın hiç kimse bugün söyledikleri sözleri söylemez, Kuran üzerinde oyunlar oynanmaz, tercüme edilmiş halini alır, hiç şüphelenmed... Devamı

SAYIN MEHMET OKUYAN DAN, DEĞİŞİM RÜZGARLARI......

2017-08-31 12:02:00
SAYIN MEHMET OKUYAN DAN, DEĞİŞİM RÜZGARLARI...... |  görsel 1
SAYIN MEHMET OKUYAN DAN, DEĞİŞİM RÜZGARLARI...... |  görsel 2

İnsan oğlunun nasıl yaratıldığını, Kur’an dan öğrendiğimden beri, artık insanların yaptığı hiçbir şeye şaşırmıyorum. Allah yarattığı kullarının özelliklerini sayarken, zayıf yaratıldığını söyler. Tabi bu zayıflık nefisle alakalı. Aceleci tabiatta yaratıldığından bahseder. Benim çok dikkatimi çeken bir diğer özelliği de, tartışmaya meyilli yaratılmış olduğudur. Bu özelliklerin bir tanesi eğer ağır basıp, aklın, düşüncenin üzerini örttüğünde ise, o kişinin neler söyleyeceğini, nasıl bir tavır içinde olacağını, inanın tahmin etmemiz mümkün değildir.   Sayın Mehmet Okuyan Hocanın konuşmalarını, elimden geldiğince dinlemeye çalışırım. Düşüncelerine kısmen katılırım. Katıldığım ve önemsediğim konu ise izleyenlerini, okurlarını Kur’an ı anlayarak okumaya ve üzerinde düşünmeye davet etmesi, Kur’an ın anlaşılır olduğunu söylemesi, beni memnun eden en önemli özelliğiydi.    Her ne olduysa, Sayın Okuyan ın, daha önce söylediklerine çok pişman olmuş bir şekilde yaptığı konuşmasını dinleyince, İslam ı beşeri yani bir kişinin sözleriyle, düşünceleriyle yaşamanın, ne derece tehlikeli olduğuna bir kez daha şahit oldum. Sayın Okuyan ın konuşmasından bir bölüm yazıyorum, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   “Meal çok kuru bir okumadır. Meal sadece okumaya başlamadır, mealle kesinlikle olmaz. Mealle sadece okumaya başlanılır. Otuz senedir meal okuyun okuyun diye bağırıyoruz,  YANLIŞ MI YAPTIK DİYE DÜŞÜNÜYORUM ZAMAN ZAMAN.   Adam eline alıyor meali, cüretkâr bir şekilde savurup duruyor. Mealde şöyle okudum diyor , Kur’an dan ben böyle anlıyorum diyor, NE KADAR CESURSUN. KUR’AN DAN MALUMAT SAHİBİ OLABİLİRS... Devamı

MUHKEM AYETLERİN BATINİ, GİZLİ ANLAMLARI DA VAR MIDIR?

2017-08-26 10:32:00
MUHKEM AYETLERİN BATINİ, GİZLİ ANLAMLARI DA VAR MIDIR? |  görsel 1

Bir makale yayınlamıştım, GERÇEKLERİ ARIYORSAK, ÖNCE YÖNÜMÜZÜ KUR’AN A DÖNMELİYİZ başlığıyla. Bu makaleyi yazmama neden olan kardeşimiz, kendi sözlerine, düşüncesine binaen yazımı yazdığım için olsa gerek, kendi sitesinde, Hodri meydan başlıklı bir yazıyla bana bir soru sorarak,  Allah ın gönderdiği muhkem ayetlerin hepsini, bizlerin anlamamızın mümkün olmadığını, yani açık olmadığını kanıtlamaya çalışmış, anladığım kadarıyla.   Üzerinde dikkatle düşünmenizi istediğim ise,  Kur’an da ki muhkem ayetlerin, açık, anlaşılır, nice örneklerle verdik ki anlayasınız diyen ben değilim, bizzat Kur’an yani Rabbimiz.  Aslında bana karşı sorduğu sorunun muhatabı aslında ben değilim, direk Rabbimiz.  Değerli arkadaşımızda, sebebini hala anlayamadığım bir düşünceyle, Allah açık, anlaşılır dediği halde, bunun neden tersini kanıtlamaya çalıştığını anlamakta güçlük çektiğimdir. Bakın Allah, bizlerin sorumlu olduğu ayetler için neler söylüyor ve bilgi veriyor.   “Kur’an ı, düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık.( Kamer 22)  Andolsun ki biz size (gerekeni) açık açık bildiren ayetler indirdik. (nur 34) İlim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik. (Araf 52) Kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. (nisa 174) Hakka dönsünler diye, işte ayetleri böylece AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ. (Araf 174)”   Daha birçok örnek verebiliriz, sorumlu olduğumuz muhkem ayetlerin anlaşılabileceğine dair. Kur’an ın muhkem ayetlerinin, anlaşılsın ve ibret alınsın diye anlaşılır bir şekilde açıklandığını tekrar ediyorum, ben söylemiyorum, lütfen dikkat, ALLAH SÖYLÜYOR KUR’AN DA. Bunun tam te... Devamı