NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KERAHAT VAKTİ ZAMANI.

2017-03-17 18:33:00
NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KERAHAT VAKTİ ZAMANI. |  görsel 1

İslam ı Kur’an dan uzak, öyle yanlış bilgiler ışığında yaşıyoruz ki, doğruluğunu hiç araştırma gereği  bile duymuyoruz.  Yanlış, hurafe ve batıl bilgiler, doğru ve kabul görür olmuş ne yazık ki İslam toplumunda. Yaptığımız yanlışlara bu makalemde bir örnek vermek istiyorum. Mezheplerin beşeri öğretisi olan rivayetlerin oluşturduğu FIKIH inancında, şöyle bir inanç vardır.   ŞU ÜÇ VAKİTTE NAMAZ KILINAMAZ.   (1. Güneş doğarken, güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık 45 dakika geçinceye kadar olan süre içinde.   2. Güneş zevalde iken, yani güneş tam tepe noktasına gelip, henüz batı tarafına geçmeden.    3. Güneş batarken, güneşin batma zamanından yaklaşık 45 dakika öncesinden güneş batana kadar.   Bu üç vakitte farz, vacip, nafile hiçbir namaz kılınamayacağı gibi, geçmiş namazların kazası da kılınamaz. Sadece o günün ikindi namazının farzı kılınmamış ise güneş batarken de kılınabilir.)   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki, Allah ın Kur’an da bahsetmediği, yasaklamadığı bu konuda, peygamberimiz yasak getirmiş olabilir mi? Allah ın elçisinin, böyle bir yetkisi var mı? Hatırlayınız lütfen, Yaradan biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız, Allah hükmüne hiç kimseyi ortak etmez, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyecek, daha sonrada namaz gibi önemli bir konuda, bu vakitlerde namaz  kılamayacağımızdan sorumlu tutulacağız, öyle mi dostlar?  Peki, güneşin doğuşu ve batışının, hatta güneşin tepe noktasında oluşunun, namaz kılmamıza nasıl bir zararı olabilir. BU SORUMUZA KENDİ NEFSİMİZDE CEVAP ARARKEN, EĞER AKIL, KUR&rsquo... Devamı

KUR'AN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE.

2017-03-12 15:41:00
KURAN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE. |  görsel 1

Günümüzde bizlerin yaşadığı İslam a baktığımızda, Kur’an ile tam bir paralellik asla göremiyoruz. Allah ın Kur’an da emrettiklerini, pratik hayatta bazı konularda beşerin FIKIH öğretisi, tam tersini öğretiyor topluma. Toplumun Kur’an ile bağı kesildiği içinde, ne yaparsanız yapın, istediğiniz kadar Kur’an ile uyarın, söyledikleri tek şey var. “YÜZLERCE YIL ÖNCESİNDEN, BİZLERE DİNİ ANLATAN MÜÇTEHİT LER, KUR’AN I TAM ANLAYAMAMIŞTA, SİZLER Mİ GÜNÜMÜZDE ANLAYACAKSINIZ”Bu sözlere söyleyecek çok söz vardır ve bu konuda Kur’an da uyarıyor ve diyor ki, “Ya onların ataları, hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?”   Aynen bunu söylüyorlar ve apaçık Allah ın ayetleri dururken, beşerin sözleri olan FIKIH inancına kuşku duymadan inanmakta ısrar edebiliyoruz. Müçtehit i bakın nasıl tarif ediyorlar.   “Müçtehit; KUR'AN'IN SIRLARINI HAKKIYLA BİLEN, içtihat yapabilen, İslâmî ilimlerin bütün hükümlerinde otorite olan her fıkıh bilginidir. Bu zâtlar âyet ve hadislerin sırlarını bilme yeteneğine sahip seçkin insanlardır. Aklî ve naklî ilimlerin derinliklerine dalmış, keşfettikleri çeşitli cevherleri Müslümanların istifadesine sunmuşlardır.”   Kur’an ın muhkem ayetlerini, herkesin anlayamayacağına, bazı özel kişilerin anlayacağına inandığımız taktirde, Kur’an dan yüzlerce ayetin üstünü örtmüş ve inkar etmiş durumuna düşeriz. Kur’an ın anası, temeli olan MUHKEM ayetlerin, herkes tarafından anlaşılacağını, Allah yemin ederek söylüyor ve diyor ki; Yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık, öğ&uum... Devamı

DÖVME YAPTIRMAK DİNİMİZDE HARAM MIDIR?

2017-03-09 12:49:00
DÖVME YAPTIRMAK DİNİMİZDE HARAM MIDIR? |  görsel 1

Müslüman toplumlar olarak, inancımızı Kur’an ın yani Allah ın hükümlerine göre yaşamayıp, beşerin oluşturduğu FIKIH kurallarına, beşerin kanunlarına göre yaşadığımız içindir ki, Allah katında neyin helal, neyin haram olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. İnancımızı yaşamak adına, yanlış bir yöntem kullandığımız için, izlediğimiz yolda yanlış oluyor.   Günümüzde çok tartışılan ve bir o kadarda farklı düşüncelerin, sözlerin söylendiği, din adına sorulan bir soru vardır.  DÖVME YAPTIRMAK DİMİZDE HARAM MIDIR? Helal ve haram koyma yetkisinin, yalnız Allah ın yetkisinde olduğunu lütfen unutmayalım. Hangi konuda olursa olsun, bizlere din ve inanç adına konuştukları, anlattıkları bir konunun haram ve helal olduğunu doğru anlamak istiyorsak, kendimize şu soruyu sormalıyız ve onu anlamaya çalışmalıyız. “ALLAH BU KONUDA KUR’AN DA NE DİYOR.”   Eğer birileri, bu konuyu Kur’an da bulamazsınız, bunu Allah ın resulü haram kılmıştır diyorlarsa size, bilin ki bu şahıslar, Allah ın elçisine iftira atıyor demektir. Peygamberimiz Allah ın hüküm vermediği konularda, kendi düşüncesi ile hüküm veremeyeceğini, Kur’an bizzat bizlere söylüyor. DÖVME YAPMA KONUSU KUR’AN DA ASLA GEÇMEZ VE ALLAH IN BÖYLE BİR HARAMI, YASAĞIDA YOKTUR. Bakın helal ve haram konusunda, Rabbimiz bizleri nasıl uyarıyor.    Nahl 116: Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “BU HELÂLDİR, ŞU DA HARAMDIR” DEMEYİN! ÇÜNKÜ ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURMUŞ OLURSUNUZ. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetten de anlıyoruz ki, helal ve haram koyma yetkisi yalnız Allah ın dır. Eğer Allah Kur’an da haram demiyorsa bir konuda, buna haram deme... Devamı

RİVAYETLERİ AKLAMAK ADINA, KUR'AN A SAYGISIZLIK YAPMAYALIM.

2017-03-05 11:15:00
RİVAYETLERİ AKLAMAK ADINA, KURAN A SAYGISIZLIK YAPMAYALIM. |  görsel 1

Bizler yaşadığımız yanlış inançlarımızı, öyle inatla savunmaya geçiyoruz ki, bunun hesabını inanın, Allah ın huzurunda veremeyiz. Aslında bir Müslüman olarak işimiz çok kolayken, kendi ellerimizle zorlaştırıyoruz, işin içinden çıkılmaz bir hale sokuyoruz. Daha sonrada neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda da karar veremiyoruz.    Allah Kur’an da, inancımız ve bu konuda izlememiz gereken yolu anlatırken, sakın emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin der ve emin olacağınız kitabında yalnız Kur’an olduğunu bildirerek, Kur’an ın ipine sarılmamızı emreder. Çok daha açık bir şekilde Zuhruf 44. ayetinde, SİZLERİ KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEĞİM diye de uyarır. Böyle bir hüküm veren Rabbimiz, Kur’an da hiç bahsedilmeyen, konusu bile geçmeyen, FIKIH inancının dine ilaveleri olan bilgilerden, hükümlerden hesaba çeker mi bizleri? Madem Allah bizleri bu şekilde uyarıyor, bunun tam tersine inancımızı yaşamak niye? İşte bunu anlamakta zorluk çekiyorum.    Fıkıh inancının çok fazla etkisinde kalan bazı kardeşlerimiz bana, milletin kafasını karıştırıyorsun, ayetleri kendi kafana göre yorumluyorsun diyorlar. Böyle bir yanlış yapmaktan Rabbime sığınırım. Dinin anası, temeli olan Muhkem ayetler adı üstünde muhkem, yani şüphe duyulmayacak kadar açık ayetlerdir ve bu ayetler yoruma kapalıdır. Birisi bu ayetler üzerinde yorum yapıyorsa, ayeti amacından saptırıyor demektir. Onun için bizler muhkem ayetler üzerinde yorum yapamayız, Allah ne emrediyorsa kabul eder ve iman ederiz.    Günümüzde Kur’an ın yanında, tıpkı Kur’an değerlerinde olduğunu söyledikleri öyle rivayet bilgilere ve onun kitaplarına inanıyoruz ki, adeta bu inanç bizleri kâfirlerin safına doğru itiyor. ALL... Devamı

ANA DİLDE İBADET YAPILAMAYACAĞINI SAVUNAN BİR KONUŞMACIYA CEVABI

2017-03-01 12:33:00
ANA DİLDE İBADET YAPILAMAYACAĞINI SAVUNAN BİR KONUŞMACIYA CEVABI |  görsel 1

İslam ı araştırmaya, öğrenmeye çaba harcayan bir din kardeşimiz, bana bir video göndermiş ve bu konudaki düşüncelerimi sormuş. Video da şöyle bir soru soruyor izleyici konuşmacıya.   “Neden Müslümanlar Arapçayı anlamadıkları halde, ibadetlerini bu dilde gerçekleştiriyorlar? Kendi ana dilimizde bunları yapmamız daha doğru olmaz mı?"   Aslında çok önemli, bir o kadarda düşünülmesi gereken bir konu. Konu biraz uzun, lütfen sabırla okuyalım. Çünkü Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini bizlere Fussilet 44. ayette açıklıyor ve diyordu ki;    “Eğer biz bu Kur'ân'ı yabancı bir dilde indirseydik, onlar kesinlikle, “AYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLENİR Mİ?” diyeceklerdi.”   Lütfen bu ayet üzerinde, sizleri düşünmeye davet ediyorum. ACABA ALLAH KUR’AN I GÖNDERİRKEN, AYNI SÖZLERİ, ARAP OLMAYAN KULLARI DA SÖYLEYEBİLİR DÜŞÜNCESİYLE GÖNDERMEYİP, HER DİLE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEYEN, ANLAŞILMASI ZOR, HER MÜSLÜMANIN MUTLAKA ARAPÇA ÖĞRENMESİ GEREKECEĞİ BİR ŞEKİLDE, GÖNDERMİŞ OLABİLİR Mİ? Bu sorunun cevabını, her Müslüman kendi nefsine mutlaka vermelidir. Siz bu ayetten, tüm dünyadaki Müslümanlar ibadetlerini Arapça yapmalıdır diye mi anladınız. Kur’an yalnız ibadetlerimizi yapmak için indirilmedi, lütfen unutmayalım. Kur’an bir yaşam rehberidir. Onun için Allah Arap toplumuna, Arap peygamber gönderip, Arapça bir tebliğ, rehber göndermiştir, anlasınlar ve düşünsünler diye. Allah Tevrat ı ve İncili anlayabilsinler diye, o günkü toplumun diliyle göndermiştir. Günümüzde hiçbir Hıri... Devamı

HAC KONUSUNDA ALDATILIYORUZ. KUR'AN A BAKALIM VE ONA UYALIM.

2017-02-27 19:00:00
HAC KONUSUNDA ALDATILIYORUZ. KURAN A BAKALIM VE ONA UYALIM. |  görsel 1

Bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık ki, İslam ı ne yazık ki Allah ın kitabından uzak, rivayet ve sanı bilgiler ışında yaşıyoruz. Daha da kötüsü Allah ın ayetlerini, batıl inançlarımızı aklamak adına feda etmekten de çekinmiyoruz. Elbette tüm bunları yapanları ve bu kişilerin sözlerinin ardına düşenleri, Allah affetmeyecek, dualarına karşılık vermeyecektir.    Allah Kur’an da, ruhban sınıfı diye bir sınıfın olmadığını açıkça bildirir. Diğer ayetlerde de yemin ederek, Kur’an ı sizler için kolaylaştırdım, nice örneklerle açıkladım ki anlayasınız der. Yani sizlerin ruhban kişilere ihtiyacınız yok uyarısını yapar. İslam dininde, ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfı, hükümranlığını sürdürebilmek için, bizlerin Kur’an dan irtibatımızı kestiler. Siz Kur’an dan anlayamazsınız, herkes Kur’an ı anlayamaz günaha girersiniz dediler. Buna inanan toplum ne yazık ki Kur’an ile irtibat kurmaktan, onu bizzat kendisi anlamak adına okumaktan korktu ve çekindi.    Böyle yapınca da kendilerinin dini en doğru anladığını, anlattığını söyleyen kişiler, Allah ın kolaylaştırdığı güzelim dinini, kendi batıl inançları doğrultusun da zorlaştırdılar, ama toplum bunun ne yazık ki farkında bile değil. Bu konuda sizlere bir örnek vermek istiyorum.   Günümüzde Allah ın emrettiği, Hac görevini yerine getirebilmemiz için, yalnız Zilhicce ayının ilk on gününün, Hac ibadetimize ayrıldığını topluma anlattılar. Bunun dışında Hac ibadetinizi yerine getiremezsiniz dediler. Tabi böyle olunca da, milyonlarca insan arasında izdiham ve birikme oldu. Allah ın emrettiği ibadeti, toplum sıra gelmediği için yerine getiremedi, getirmek içinde adeta çırpınıyorlar. Üzüntülerinden hasta olanları bilirim... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN NEBİ VE RASUL KAVRAMLARI NE ANLAMA GELİYOR.

2017-02-23 15:34:00
KUR'AN DA GEÇEN NEBİ VE RASUL KAVRAMLARI NE ANLAMA GELİYOR. |  görsel 1

Kur’an da Nebi ve Rasul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda, birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an da geçen Nebi ve Rasul kelimelerinin ortak ismi bulunmuş, ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan, Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde, alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim, buna bende dâhilim. Peygamber haber getiren anlamındadır ama Nebinin anlamı çok farklıdır. Öyle ayetler var ki, NEBİ ve RASUL kelimesine peygamber der geçersek, ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi, ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında, peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz, burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz.    Allah aynı ayette bazen, her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi sizce kullanır mıydı?  Önce bizler bu iki kelimenin ne anlama geldiğini doğru anlamalıyız ki, Kur’an ı anlamaya çalışırken büyük yanlışlara düşmeyelim. Bir örnek vermek istiyorum. Ali İmran 81. ayet de şu cümleler geçer, genel çoğunluk tercümelerde böyledir.   (Allah, PEYGAMBERLERDEN şöyle söz almış ve “Bakın size kitap ve hikmet verdim, şimdi yanınızda bulunanı doğrulayıcı bir PEYGAMBER geldiğinde ona mutlaka inanacak ve yardım edeceksiniz…..)   Hâlbuki peygamber diye çevrilen ilk kelime Kur’an da, NEBİ diye geçer. İkinci olarak yazılan peygamber kelimesi ise Kur’an da, RASUL olarak geçer. Şöyle diyebilirsiniz ne fark eder ki, hepsinde kimden bahsedildiğini anlıyoruz. Kur&rs... Devamı

KUR'AN BİZLERE İLMİ TAVSİYE EDER. ÇÜNKÜ İLMİN İLK BASAMAĞI K

2017-02-21 10:38:00
KUR'AN BİZLERE İLMİ TAVSİYE EDER. ÇÜNKÜ İLMİN İLK BASAMAĞI K |  görsel 1

KUR'AN BİZLERE İLMİ TAVSİYE EDER. ÇÜNKÜ İLMİN İLK BASAMAĞI KUR'AN DIR.   Bir kardeşimiz yazıma verdiği cevapta bana hitaben, “Âlimlerden hiç bahsettiğinizi görmüyorum. HEP ŞEYHLER, EFENDİLER, VELİLER DEYİP KÖTÜLEYEREK, kendi başınıza bu işi çözebileceğinizi dile getiriyorsunuz.” Diyerek serzenişte bulunmuş. AKLI BAŞINDA HİÇBİR MÜSLÜMAN ÂLİMLERE, İLME KARŞI OLMAZ. İlme karşı olan bir insan, Kur’an a da karşı olur. Böyle bir davranışta bulunmaktan, Rabbime sığınırım. Ama Allah ın dinine hurafe ve batıl karıştıran, toplumu kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp, Allah ile arasında aracı olabileceğini söyleyen, birde şefaatçi olabileceğini iddia eden bu din simsarcılarından, din tacirlerinden uzak durmamız gerektiğini, her zaman söyledim ve Allah ın izniyle söylemeye devam edeceğim.   Kur’an da yüzlerce ayetinde düşünmeye, akla, araştırmaya ve ilme atıfta bulunarak, bizleri ilim tahsil etmeye yönlendirir. Hatta birçok ayetinde KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİNİN İLİM OLDUĞUNU ve bizlerin mutlaka Kur’an ilmini öğrenmemizi ister. Allah ın resulü de onun için; “İlim öğrenmek her Müslüman erkek ve kadına farzdır” demiştir. Kur’an ilme, bilme, düşünmeye önem verdiğini bakın nasıl anlatır bizlere, birkaç örnek verelim.   De ki: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.”(Zümer 9)   Allah’a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. (Fatır 28)   Aklınızı kullanmıyor musunuz? (Bakara 44) Ne kadar da az düşünüyorsunuz. (Mümin 58)   Çok daha ilginç bir örnek a... Devamı

ARAPÇA BİLMEYEN, KUR'AN I ANLAYAMAZ DİYENLERE.........

2017-02-18 12:11:00
ARAPÇA BİLMEYEN, KURAN I ANLAYAMAZ DİYENLERE......... |  görsel 1

  ARAPÇA BİLMEYEN KUR'AN I ANLAYAMAZ, ÇÜNKÜ KUR'AN TÜRKÇE YE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEZ DİYENLERE......... İslam toplumunda çok dikkat çekici ve düşündürücü bir uyarı yapılır bazı kişiler tarafından. “SEN ARAPÇA BİLİYOR MUSUN? EĞER BİLMİYORSAN KUR’AN I ANLAYAMAZSIN. ÇÜNKÜ ARAPÇADA BİR KELİMENİN YÜZLERCE ANLAMI VARDIR. SEN NEREDEN BİLECEKSİN AYETTE GEÇEN KELİMELERİN, HANGİ ANLAMA GELDİĞİNİ.”   Toplumu korkutan ve bir o kadarda tedirgin eden bir tehdittir bu sözler. İyide bu durumda Kur’an ı kim ya da kimler anlayacak? Kur’an çevirileri, mealleri yanlış mı? Çünkü İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını bizzat Kur’an söylüyor. Bu durumda kimlere sormalıyız ki en doğrusunu öğrenebilelim. Bütün iman edenlerin, Arapça öğrenmesi beklenemez. İşte bu sözlere ve tehditlere inandığımız takdirde, bizler önce şüpheye düşeriz, daha sonrada yavaş yavaş Kur’an çizgisinden uzaklaşmaya başlayarak, KENDİLERİNİ İSLAM İNANCINDA RUHBAN SINIFI İLAN EDENLERİN, TUZAĞINA DÜŞMÜŞ OLURUZ.    Yazdığım yazılarıma cevap veren bazı kardeşlerimde, bana karşı da aynı tehdidi, korkutmayı, sindirmeyi bazen yapıyorlar. Sen kimsin ki Kur’an ı anlayabilesin. Arapça bilgin nedir? Tabi bu kardeşlerimiz farkında olmadan, Kur’an a saygısızlık yaptıklarının da farkında değiller. KUR’AN I ANLAŞILIR HALE GETİRDİĞİNİ İDDİA EDEN, BEŞERİN KİTAPLARI ANLAŞILIYOR DA, ALLAH IN EŞİ BENZERİ OLMAYAN KİTABI, NURU MU TERCÜME EDİLDİĞİNDE, HERKES TARAFINDAN ANLAŞILAMIYOR. Lütfen kendimize gelelim, ne dediğimizin farkında mıyız? HÂŞÂ Allah kullarına indirdiği kitabı anlatamayacak, izah edemeyecek ama bunu bir yaratılmış beşer mi yapacak? Elleri... Devamı

SAYIN MUSTAFA İSLAMOĞLU NUN, İSLAM I ANLAYIŞINA BİR ÖRNEK......

2017-02-13 10:29:00
SAYIN MUSTAFA İSLAMOĞLU NUN, İSLAM I ANLAYIŞINA BİR ÖRNEK...... |  görsel 1

İslam toplumu günümüzde, din ve inanç adına, büyük bir ikilem de ne yazık ki. Bazı kişiler Kur’an ın öğretileri ile topluma seslenip, Kur’an bizlere yeter, çünkü Allah bizleri Kur’an dan sorumlu tutacağına hükmetmiş diyerek, ayetleri anlatmaya çalışırken, bazı kişiler de Kur’an ın yeterli olamayacağından, rivayet hadislerin İslam ı tamamladığını, yaşanır ve uygulanır hale getirdiğini anlatıyorlar. Bir gurup daha var ki, adeta toplumun gönlünü, kalbini önce Kur’an ile fethedip, Kur’an bizlere yeter diyerek, daha sonra rivayetleri araya sıkıştırıyorlar. Toplumun tüm bunlardan kafasının karışması çok normal. Çünkü sorumlu olduğumuz Kur’an a müracaatımız yok, onunla diyalog içinde değiliz. Sorularımızı Kur’an a sormayıp, eğer nefsimizin hoşuna giden kişilere sorarsak, lütfen unutmayalım, HATA VE YANLIŞ YAPMA RİSKİMİZ, HER ZAMAN OLACAKTIR.    Bu yazımda sizlere, bu konuya örnek olması adına, Sayın Mustafa İslamoğlu nun söylemlerinden, düşüncelerinden, İslam ı anlayışından birkaç örnek vermek istiyorum. Çünkü Sayın İslamoğlu nun bazı söylemlerine baktığınızda, ağzından tabiri caizse bal damlıyor, benimde çok hoşuma gidiyor. Kur’an ın uyarılarının, öğretisinin çok güzel örneklerini görüyorsunuz bazı sözlerinde. Hatta yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz düşüncesin de olanlar, Sayın İslamoğlu na öyle sözler söylüyor ve hakaretlerde bulunuyorlar ki, bir Müslüman a yakışmıyor.    Gelelim Sayın M. İslamoğlu nun genel olarak düşüncesine, söylemlerine. Acaba Sayın İslamoğlu, İslam ı yaşarken her zaman yalnız KUR’AN IN PENCERESİNDEN Mİ BAKIYOR, YOKSA ARA SIRA FARKLI PENCERELERDEN DE BAKTIĞI OLUYOR MU?... Devamı

ALLAH IN SINIRLARINI AŞARAK, KAFİRLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK.

2017-02-07 11:52:00
ALLAH IN SINIRLARINI AŞARAK, KAFİRLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK. |  görsel 1

Bugünkü yazımda, sizlerin dikkatinizi çekmeye çalışacağım konu, BİR MÜSLÜMAN İNANCINI, HANGİ SINIRLAR İÇİNDE YAŞAMALIDIR. PEYGAMBERİMİZİN DİN ADINA SINIRLARI NEYDİ? BİZLERİN SINIRLARININ NE OLMASINI ALLAH BİZLERDEN İSTİYOR. Gelin bu soruların cevabını, sorumlu olduğumuz ve bizlere yol gösterici olarak gönderilen, Kur’an dan anlamaya çalışalım.    Allah bazı ayetlerinde dikkatimizi çekerek, şöyle bir uyarıda bulunur. “ ALLAH SINIRI, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ.” Bu uyarıda yapılan had, sınır nedir burası önemli. Bakın size öyle bir örnek vermek istiyorum ki, peygamberimiz daha yaşıyor. Bu durumdayken elçisinin bazı tebliğlerine uymak istemeyenleri uyarıp, hangi kitaba, kime sıkıca bağlanmalarını istiyor Allah.   Ali İmran 101: Size Allah’ın ayetleri okunup dururken ve Allah’ın Resulü de aranızda iken dönüp nasıl inkâr edersiniz? KİM ALLAH’A SIMSIKI BAĞLANIRSA, KESİNLİKLE O, DOĞRU YOLA İLETİLMİŞTİR.   Ayete lütfen dikkat edelim. Hitap edilen insanlar Allah a, elçisine ve kitaba iman etmeyenler değil, ÇÜNKÜ AYETLERİ OKUYORLAR, TEBLİĞ ALIYORLAR. Yoksa Allah elçisine ve kitaba iman etmeyenlere neden söylesin bunları. Ama inananlar arasında, yapılan bir yanlışa dikkat çekiliyor. Bir problem var elçisi ile bir kısım iman etmekte zorlananlar arasında. Bazı ayetlere yüz çeviriyorlar, inanmak istemiyorlar. Çünkü ne diyor, Allah ın resulü de aranızda. Lütfen bunu doğru anlamaya çalışalım. Hatırlarsınız cahiliye döneminden örnekleri verilir Kur’an da. Bazı kişiler Kur’an a inanalım ama atalarımızın inançlarını da yaşayalım dediklerini biliyoruz ama Allah bu istekleri asla kabul etmiyor. Demek ki iman edilecek, rehber alınacak, ya... Devamı

İSLAM TOPLUMU OLARAK, KADINLARIMIZA TAKINDIĞIMIZ YANLIŞ TAVIR.

2017-02-05 18:57:00
İSLAM TOPLUMU OLARAK, KADINLARIMIZA TAKINDIĞIMIZ YANLIŞ TAVIR. |  görsel 1

İslam ı öyle bilgilerle yaşıyoruz ki günümüzde, ne akla nede mantığa sığmadığı gibi, Kur’an ın adalet anlayışından da, asla onay almıyor. Bu makalemde sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, BİR ERKEK, ANNESİYLE, EŞİYLE YA DA KIZIYLA YAN YANA NAMAZ KILABİLİR Mİ? Tabi bu soruyu genişletebilirsiniz de.    Basında, internette birçok resimler vardır bu konuda. Annesi, ablası, kızı arkada, erkek evladı önde evde namaza durmuşlar namaz kılıyorlar. Sizce bu Allah ın ve elçisinin emri olabilir mi? Allah ın emri olsaydı, böyle bir emrin örneğini de mutlaka Kur’an da görürdük. Çünkü Allah ne diyordu? Biz her şeyden nice örnekleri Kur’an da sıraladık ki anlayasınız. Düşünebiliyor musunuz Allah Kur’an da, yeni doğan bir bebeğin iki yıl süt emmesi gerektiğinin örneğini dahi veriyorsa, sizce bahsettiğimiz konu Allah ın emri olsaydı, Kur’an da bahsetmez miydi? Sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim hükmünü veren Yaradan, sizce Kur’an da açıklamadığı, örneğini dahi vermediği bir hükümden sorumlu tutar mı? Bunları söylediğimde, verecekleri cevabı çok iyi biliyorum. “HER ŞEYİ KUR’AN DA ARARSANIZ, NAMAZI BİLE KILAMAZSINIZ.” Söyleyecek çok şeyler var bu zihniyete, ama gönül gözleri kapalı olunca, birde gözler perdeli gönüller mühürlüyse, yapacak hiçbir şey yok demektir.   Geleneksel FIKIH inancı, İslam ı öyle bir şekillendirmiş ki, kadınlar neredeyse söz sahibi olmayan, adeta şeytanın yaveri kılığına sokularak, değersizleştirilmiştir. Kadınlarımız hakkında söylenen hadis uydurmalarını, utandığım için hatırlatmak istemiyorum.    Düşüne biliyor musunuz, beni doğuran annem ile Allah ın huzuruna birlikte durduğumu... Devamı

ALLAH IN HARAMLARINI BİLELİM, İKAZ VE UYARILARINA KULAK VERELİM.

2017-01-28 13:13:00
ALLAH IN HARAMLARINI BİLELİM, İKAZ VE UYARILARINA KULAK VERELİM. |  görsel 1

ALLAH IN HARAMLARINI BİLELİM, İKAZ VE UYARILARINA KULAK VERELİM.   Allah bizlere, sorumlu olduğumuz öyle bir kitap göndermiştir ki, her konuda kolaylaştırılmış, anlaşılan ve izah edilmiş yani detaylandırılmıştır. Bunu söyleyen Kur’an ın bizzat kendisidir. Fakat din simsarcıları, Allah ile aldatan menfaat şebekeleri, dini zorlaştırmak adına ilaveler yapıp, bizleri Kur’an dan uzaklaştırarak, öyle bir aldatmışlardır ki, Allah ne söylüyorsa tersini, Allah emrediyor diye topluma inandırmışlardır.    İlginçtir, Allah yemin ederek bu kitabı, sizler için kolaylaştırdım diye birkaç kez söylediği halde, bizlere Kur’an ı herkes anlayamaz, her ayetin, her kelimenin onlarca anlamı vardır, hata yaparsınız diyerek, topluma korku salmışlardır. Bizler bu yalana inandığımız içinde, Kur’an ile bire bir bağ kurmaktan korkmuşuz. Hâşâ Allah ın kullarına anlatamadığını, izah edemediğini, birilerimi başarmış?   Allah gerçektende Kur’an ı bizler için kolaylaştırmış ve bizlere çok hassas ve dikkat çekici uyarılarla yol göstermiştir. Ama asla sıkmadan, adeta terapiyle doğrunun şifrelerini vermiştir bizlere. Gerçekleri görebilmemiz içinde, aklımızı kullanmamızı, düşünmezi istemiştir. Böyle yapanların gönül gözünü açarım diyerek bizleri teşvik etmiştir. ALLAH IN KUR’AN DA DİKKAT ÇEKEN UYARILARI, ÖNERİ VE KIRMIZIÇİZGİLERİNE BİRLİKTE GÖZ ATALIM.    Allah ın bizlerden istediği ve taviz asla vermediği kırmızıçizgilerinden bahsederken, Rabbimiz özellikle HARAM kelimesini kullanmıştır ve bunları da tek tek saymıştır. Neler olduğunu hala bilmeyen, lütfen Kur’an dan araştırsın, okusun. Hatta Allah ın Kur’an da saydıklarının dışında haramlar edinenleri de, bakın nasıl uyarıyor... Devamı

LAİK HUKUK SİSTEMİ KUR'AN A TERS DÜŞER Mİ?

2017-01-25 12:16:00
LAİK HUKUK SİSTEMİ KURAN A TERS DÜŞER Mİ? |  görsel 1

Bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, laik hukuk anlayışı, Kur’an ın öğretisine, emirlerine ters düşer mi? Ne yazık ki bugün bazı kişiler, laik devlet anlayışına, bu toplumu düşman yapabilmek adına, büyük uğraşlar veriyor.    Gelelim Kur’an ın emrettiği, ama hangi inançta olursa olsun değişmeyen, herkesin kabul ettiği, ayrım yapılmayan Kur’an ın evrensel ve bilimsel genel emirlerine, önerilerine. 1-Her insan özgürce inancını yaşar, dinde zorlama yoktur. Dinde ruhbanlık yoktur. 2- Zina suçtur, çünkü ailelerin mahremiyetini, saygınlığını, düzenini bozar, toplumda huzursuzluklar yaratır. 3- Hırsızlık ve adam öldürmek suçtur, toplumun düzenini bozar engellenmelidir. 4- Aile içi düzeni sağlayan hukuk olmalıdır ki, eşlerin hakları korunabilsin. Özellikle kadınlar korumasız olmasın. 5- Miras dağıtımında adalet sağlanmalıdır kurallar konmalıdır. 6- İşlenen suçlar tekrar edilmemesi için, caydırıcı cezalar uygulanmalı ve KISAS gözetilmelidir. Böylece güçlü insanların hâkimiyetine son verilmelidir.7-Kur’an düşünmeye, atıfta bulunur, aklımızı kullanmamızı ister bizlerden. Böylece inancımızla bizleri aldatmak isteyenlerin önüne geçilmek istenmiştir. Düşünmeyen insanlar kolay aldatılır.  BURADAN DA ANLIYORUZ Kİ KUR’AN İLİMLE, AKILLA ASLA ÇATIŞMAZ, AYNI EKSENDEDİR. 8- Yardımlaşmayı öğütler, böylece toplumların arasında doğacak büyük farklılıkların ve adaletsizliğin önlenmesi sağlanır. Buna benzer birçok hüküm Kur’an da, evrensel niteliktedir ve her toplum bu kurallara uyar ve kabul eder. BU HÜKÜMLERİN HEPSİNİN, LAİK DEVLET YÖNETİMİNDE YERİ VARDIR VE ASLA LAİK HUKUK SİSTEMİNE TERS DÜŞMEZ. Tüm bunlar... Devamı

BUHARİ VE MÜSLİM ÇÖKERSE, İSLAM ÇÖKER DİYENLERE.......

2017-01-22 13:14:00
BUHARİ VE MÜSLİM ÇÖKERSE, İSLAM ÇÖKER DİYENLERE....... |  görsel 1

Değerli din kardeşlerim. Üzülerek söylemeliyim ki, günümüz İslam inancı, Kur’an dan sapmışlığın zirvesinde yaşanmaya, büyük bir hızla devam ediyor. Bir din kardeşiniz olarak bana düşen, sizleri yalnız Kur’an ile uyarmaktır. Lütfen kendimize gelelim, emin olamayacağımız sözlerin, bilgilerin, kişilerin ardından değil, Allah ın ipine sarılarak inancımızı yaşayalım.   Sizlere yaşadığımız İslam acıklı halini anlatan, güzel ve dikkat çekici bir örnek vermek istiyorum. İnternette dini anlattığını söyleyen bir kişinin, videosunu izledim. O konuşmadan bazı alıntılar yaparak, sizlerin bu yanlış söylemler üzerinde, dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Hatırlatmak isterim, ömrümüz ve imtihanımız bir göz açıp kapatma mesafesinde. Hesabını veremeyeceğimiz sözleri söylemeyelim, emin olmadığımız düşüncelerinde ardına düşmeyelim. İzlediğim video da, Kendisine dini konularda sorular soran kişilerin hepsine, cevap vermekle meşgul olamayacaklarını söylüyor ve bakın neler diyor.   “Bu hataları bütünüyle başından çözelim, SEN BELAGAT OKU, SEN NAHİ OKU, SEN BUHARİ OKU, MÜSLİM OKU, Allah ın izniyle o zaman gel bunları kendin düzelt kardeşim.”   Dikkat ettiyseniz, Sayın konuşmacının, dini öğrenmeleri adına sorular soran kişileri yönlendirdiği kitaplar arasında Kur’an yok. Peki, neden yok? Çünkü Kur’an herkesin anlayamayacağı, her bilginin detaylı açıklanmadığı bir kitap ilan edildi de ondan. Düşüne biliyor musunuz, Kur’an Allah katından geliyor, Allah bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyor ama sorumlu olduğumuz kitabı bizler anlayamıyoruz, azınlık insanlar, veli kişiler anlıyor ve her bilgide sorumlu olduğumuz Kur’an da olmuyor. Öylemi din kardeşlerim... Devamı

İSLAM IN KAYNAĞI YALNIZ KUR'AN DIR. BU GERÇEĞİ ARTIK FARK EDELİM

2017-01-19 12:20:00
İSLAM IN KAYNAĞI YALNIZ KURAN DIR. BU GERÇEĞİ ARTIK FARK EDELİM |  görsel 1

Bizler farkında olmadan öyle yanlış bilgilere inanıyoruz ki, hem Kur’an a şirk koşuyoruz, hem de peygamberimize farkında olmadan iftira atıyoruz. Hangimiz bunu yapmak ister? Elbette hiç birimiz istemeyiz, ama böyle bir yanlışa düşmemek içinde Kur’an ı anlayarak, düşünerek okuyup araştırmalıyız.    GÜNÜMÜZDE BİZLERE, İSLAM IN İKİ KAYNAĞININ OLDUĞU ANLATILIR ve buna inanmayan bir insanında Müslüman olamayacağını söylerler. Hepimizin bildiği gibi bu iki kaynak, KUR’AN VE SÜNNET tir denir. Kur’an Allah ın hükümleri, sünnet ise peygamberimizin Kur’an da bahsedilmeyen, açıklanmayan konular hakkındaki, dine ilaveleri yani peygamberimizin din adına hükümleri diye inanılır.     Size bu düşünce, mantıklı geliyor mu? Allah neden bizlere rehber olsun diye gönderdiği kitabında, eksiksiz her şeyi açıklamasın? Kur’an ı anlayarak ve üzerinde bir kez düşünerek okuyan bir Müslüman, bu söylenenleri asla kabul etmez. Çünkü Allah, BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYOR. Sizce bu hükmü veren Rabbimiz, Hâşâ hükmünden dönüp, elçisinin de dine ilaveler yapabileceğini söyler mi? Elbette mümkün değil. Düşünebiliyor musunuz buna inanırsak, peygamberimizi Allah ın dinde ortağı konumuna getirmiş oluruz. Lütfen Kur’an dan, elçisine verdiği görev ve sorumluğu konularını dikkatle okuyunuz. Bizlere öyle yanlış bilgiler öğrettiler ki, mezheplerin beşeri FIKIH inancı, adeta bizleri Kur’an dan uzaklaştırdı. (BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.)  (Kehf 56)    Allah yemin olsun ki, bu kitabı sizler için kolaylaştırdık dedik&cc... Devamı

AHZAB 21. ALLAH IN RESULÜ, SİZLER İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEKTİR.

2017-01-17 13:33:00
AHZAB 21. ALLAH IN RESULÜ, SİZLER İÇİN GÜZEL BİR ÖRNEKTİR. |  görsel 1

Yaşadığımız İslam inancında öyle hatalar yapıyoruz ki, Kur’an ne yazık ki terk edildi ve onun yerini, nefislerimizin eseri olan beşeri rivayet ve batıl inançlar aldı. Allah Kur’an ın ipine sarılın dedikçe, bizler yalnız Kur’an ile olmaz dedik. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum dediği halde, ne yazık ki adeta Allah a inatla, İMTİHAN OLDUĞUMUZ KİTABI DEĞİŞTİRDİK ve peygamberimizin dine ilaveler yaptığını, açıklanmayan ayetleri açıkladığını iddia ettikleri sözler, bilgiler ve onun kitapları, adeta Kur’an ın yerini aldı. Çünkü Kur’an ı, her bilginin açıklanmadığı özet bir kitap ilan ettik. Allah bizleri affetsin.    İslam toplumunda karmaşanın, yanlışın ana nedeni, inancımız adına tek bir kaynağın, Kur’an ın çevresinde buluşamadığımızdandır. Hâlbuki Allah bizleri yalnız Kur’an a yönlendirmiş ve imanımız adına her bilginin açıklandığını söylemiştir. Ne yazık ki günümüz İslam anlayışında, dinin ana kaynağı olarak, KUR’AN VE SÜNNET diye iki kaynak gösterilmektedir. Sünnet diye adlandırılan bilgilerin ise, ne yazık ki peygamberimizin ölümünden yaklaşık 250–300 yıl sonra derlenen ve kayda alınan rivayet bilgiler olması, İslam toplumunu bölmüş, parçalamış ve bir birine düşman etmiştir. Her mezhep farklı hadisleri toplamış ve inanmış. İlginç olan, Müslüman ın düşmanının, yine Müslüman olmasıdır.    İslam toplumunda sünnet kavramı, öyle bir hale gelmiştir ki, bu inanç, toplumu adeta Kur’an dan uzaklaştırmıştır. Çünkü bu düşünce ve zihniyet, sünnet yani peygamberimizin hadisleri olmasaydı, Kur’an anlaşılmaz, kapalı kalırdı diyebilme cesaretini göstermiştir. Okunduğunda anlaşılmayacak olduğuna ina... Devamı

KUR'AN DA İNANCIMIZ ADINA,HER ŞEYİN OLMADIĞINI İDDİA .........

2017-01-15 11:52:00
KURAN DA İNANCIMIZ ADINA,HER ŞEYİN OLMADIĞINI İDDİA ......... |  görsel 1

KUR'ANDA İNANCIMIZ ADINA, HER ŞEYİN OLMADIĞINI, ISRARLA İDDİA EDENLERE.........   İslam inancımızda, geleneksel düşünceler o kadar güçlü ki, ne yazık ki ayetlerin doğru anlaşılmasını önlüyor. Enam suresi 38. ayette geçen, “BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK.” Hükmünden rahatsız olanlar, bir kısmı iyi niyetle öğrenmek amacıyla, bir kısmı ise art niyetle öyle sözler söyleyerek batılı, hurafeyi ısrarla savunuyorlar ki, Kur’an ın indiriliş amacına bile ters düşüyor. Birkaç arkadaşım bu konuda yazdığım bir yazıma, şöyle cevaplar vermiş, birleştirerek cevap vermek istiyorum.   “Haluk Bey, o zaman bende derim ki, Neden Kur’an da bütün tarihi bilgiler, matematik, fiziğin gökbilimi, keşifler, icatlar yok. Her şey var diyorsun, ama namaz konusunda ben detay göremiyorum. Ne rekât sayısı var, nede namazda okuyacağımız ayetler açıklanmamış. Her şey varda nerede bu bilgiler? Zekâtımızı ne kadar vereceğimizin miktarı bile, Kur’an da açıklanmamıştır.”   Değerli arkadaşlarım, Kur’an ne fizik kitabıdır, nede matematik. Kur’an bizlere rehberdir, yol göstericidir ve Allah a kulluk görevimizi nasıl yapacağımızın öğretmenidir. Bunun dışında Kur’an dan  bilgiler aramayalım. Belki müteşabih anlamda ipuçları bulabiliriz. Bu farklı bir konudur. Ama yol gösterici ve kulluk görevimizi yapabilmemiz adına da, her bilginin olduğunu söyleyen, KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİDİR.  Bazı kardeşlerimiz, din adına her şeyin olduğu, Kur’an da değil, Allah ın huzurundaki saklı kitapta ( Levh-i Mahfuzda) olduğunu özellikle söylemekte ve buna inanmaktadırlar. İlginç olan Enam suresinde geçen bu ayette, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık derken, asla böyle bir bil... Devamı

İNANCIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ORTA YOLU,HANGİ MANTIKLA.......

2017-01-14 11:27:00
İNANCIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ORTA YOLU,HANGİ MANTIKLA....... |  görsel 1

İNANCIMIZDA, ALLAH IN İSTEDİĞİ ORTA YOLU, HANGİ MANTIKLA BULMALIYIZ. Günümüz İslam anlayışı öyle farklı inançlara bölündü ki, ne yazık ki genel çoğunluğumuzun inancının, Kur’an dan onay alması mümkün değil. Bizlerin yaptığı en büyük yanlış, Kur’an ile bağımızı gerektiği gibi kuramamamızdan kaynaklanıyor. Bazı kardeşlerimiz Kurmaya çalışsa da, ne yazık ki geleneğin öğretisinin etkisinden tam olarak kurtulamıyor. Halbuki Allah çok açık bir hüküm vermiş ve “SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM” demiştir. Bu durumda bizlerin İslam a bakış açımız, İslam ı yaşamak adına izleyeceğimiz yol nasıl olmalıdır?   Sizce Allah, verdiği bu hükmünden vazgeçip, Kur’an da açıklanmayan, izah edilmeyen, örneği dahi verilmeyen, Kur’an ın dışından da bizleri sorumlu tutar mı?  Elbette mümkün değil. Öyleyse bizlerin yapması, izlemesi gereken yol çok açıktır. DİN ADINA ANLATILAN HER ŞEYİN KUR’AN DA OLMASINA, BAHSEDİLMESİNE, HATTA İZAH EDİLMESİNE BAKMALIYIZ. Ama bizlere ne öğretildi? Kur’an da her şey yoktur. Buna nasıl inanırız, Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin  dedikten sonra, sizce Kur’an da bahsetmediği, açıklamadığı bir bilgiden, hükümden Allah ın bizleri sorumlu tutacağını nasıl söyleriz. Bir kısmımız, sorumlu tutmaz diyoruz mantıken, ama bunu hayatımıza ne yazık ki bir türlü geçiremiyoruz. Çünkü rivayetler ve hurafe inancımız, bizim üzerimizde ağır basıyor alışkanlıklarımızdan, gelenek ve ataların inancından kurtulamıyoruz.   Batıl o kadar hükmediyor ki bizlere, Allah ın namaz kıl, oruç tur şeklindeki ibadetlerin Kur’an da açıklanmadığını, nasıl yerine getirileceğini... Devamı

ENAM SURESİ 38. BİZ KİTAPTA HİÇ BİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK.

2017-01-12 11:36:00
ENAM SURESİ 38. BİZ KİTAPTA HİÇ BİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. |  görsel 1

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim.   Enam 38: Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali)   Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsediyor olabilir. Elbette hiç şüphe yok ki, bizlerin sorumlu olduğumuz Kur’an dan bahsediyor olması gerekmez mi? Ama bundan hoşnut olmayan bazı kişiler, batıl inançlarını sürdürme amacıyla, bu ayette geçen bu kitabın, Kur’an olmadığını söylüyorlar ve bakın nasıl açıklıyorlar.   “Ayette yer alan Kitap’tan maksat, levhi mahfuzdur. Biz kitap da her şeyi beyan ettik, eksik bırakmadık, ne varsa hepsini onda yazdık, size bildirdik denilirken levhi Mahfuz’da bunları yaptık” denilmektedir.”   Peki, bu bilgiyi nereden alıyoruz, kanıtımız nedir? BİZE TEBLİĞ EDİLMEMİŞ BİR KİTAPTA, HER ŞEYİN OLMASININ BİZE NE FAYDASI OLUR? İşte her zaman karşımıza çıkan soruların, aynısı bu ko... Devamı

BAKARA,SURESİ 111. DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİN.

2017-01-10 12:45:00
BAKARA,SURESİ 111. DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİN. |  görsel 1

Bizler İslam ı Kur’an dan uzak, öyle bilgilerle yaşıyoruz ki, zerre kadar söylenenleri düşünme, sorgulama, araştırma gereği duymuyoruz. Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 111. ayet olacak. Önce ayeti yazalım, daha sonrada bu ayetten almamız gereken kısayı çıkarmaya çalışalım. Bakara 111: Kitap ehli, “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara de ki, “EĞER GERÇEKTEN DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİNİZ.” (Bayraktar Bayraklı meali) Dikkat ederseniz Yahudi ve Hıristiyanlar, kendi nefsi ve hurafe FIKIH inançları gereği, kendilerini temize çıkartıp, karşısındaki toplumlara karşı, Allah dan hiçbir kanıtları olmadan, çok dikkat çekici bir söz söylüyorlar ve diyorlar ki;” “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” Allah da bu sözleri söyleyen batıl yolcularına, bakın nasıl cevap veriyor?  “EĞER GERÇEKTEN DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİNİZ.” Allah ın bizlere, bu sözleriyle anlatmaya çalıştığı çok şeyler var, ama bizler zerre kadar ders almıyoruz. Bunun nedeni, bizlerin Kur’an ile bağının kesilmiş olmasıdır. Tabi bundan bizzat bizler sorumluyuz. Geçmiş toplumlarda, bugün bizlerin yaptığı yanlışın aynısını yapmışlar. Allah aynı yanlışları yapmamamız için, Kur’an da bizlere hepsinden örnekler verdiği halde, bizler bu örneklerden dersler alamıyoruz. Çünkü Allah ın, rehber olsun diye gönderdiği NURU, bizler anlamadan okuyoruz. Yalan ve iftiralarının açığa çıkmasını istemeyenler, topluma bu yanlışı öğrettiler ve anlamasan da Kur’an ı oku, Allah sevap yazar dediler. Kur... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK...

2017-01-05 14:05:00
PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK... |  görsel 1

PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK, SÖZÜ DOĞRU OLABİLİR Mİ?     İslam inancında öyle büyük bir yanlışımız var ki, bu yanlış inancımız bizleri Kur’an dan, olabildiğince uzaklaştırıyor. Allah bizlere Kur’an ı anlatırken, hadi bir benzerini getirin bakalım der ve biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık ve sizlerin anlayacağı şekilde nice örneklerle kolaylaştırdık diye izah eder. Ama bizler onlarca, hatta yüzlerce buna benzer ayetleri, sırf hurafe inançlarımızı aklamak ve yaşamak adına görmezden geliriz.   Televizyonda din adına bir tartışma esnasında, unvanı Profesör olan bir ilahiyatçı, hadisler konusunda ciddi ikazlarda bulunan bir başka konuşmacıya, öyle sözler söyledi ki, bugün İslam inancının içinde bulunduğu acıklı halini, adeta gözler önüne serdi.   İlahiyatçı profesör şunları söyledi. “PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN I ANLAYAMAZDIK. ALLAH KUR’AN DA NAMAZ KIL DİYOR, AMA KUR’AN DA BUNUN AÇIKLAMASI YOK. İBADETLERİMİZİN NASIL YAPILACAĞINI, PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİNDEN, HADİSLERİNDEN ÖĞRENİYORUZ.”   Değerli din kardeşlerim, bu sözler Allah a ve Kur’an a hakarettir. Kur’an a şirk koşmaktır, bunu hatırlatmak isterim. Önce şunu lütfen unutmayalım. Allah bizlerin sorumlu olacağı bir hüküm verdiyse, onun hakkında gerekli açıklamayı, izahı yapmıştır. Zaten yaptığını söylüyor ve biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık diyor. Çok daha ilginci, bakın Allah nasıl uyarıyor bizleri.   SİZ KUR’ANDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Zuhruf 44)   HAKKA DÖNSÜNLER DİYE İŞTE AYETLERİ BÖYLECE, AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ. (ARAF 174)   PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBL... Devamı

NİSA SURESİ 97. AYET, KABİR AZABINA DELİL OLABİLİR Mİ?

2017-01-02 09:28:00
NİSA SURESİ 97. AYET, KABİR AZABINA DELİL OLABİLİR Mİ? |  görsel 1

Bizler batıl inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak adına, Kur’an dan zorlamalarla, öyle deliller yaratmaya çalışıyoruz ki, adeta ayetlerin anlamlarını eğip, büküyor ve gerçek anlamından uzaklaştırıyoruz. Çünkü ne yazık ki bizler için önemli olan, Hak kın gerçekleri değil, batılın nefislerde aklanması önemli. Nefsimizi belki geçici tatmin edebiliriz, ama hesabımızı veremeyiz.   Bu yazımda, yine bir batıl inancı aklamaya ve Kur’an da hiç bahsedilmeyen, KABİR AZABINA delil göstermeye çalıştıkları bir ayeti sizlere hatırlatmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.   Nisa 97: Kendilerine yazık eden kimselere melekler, canlarını alırken: «Ne iş de idiniz!» dediler. Bunlar: «Biz yeryüzünde çaresizdik» diye cevap verdiler. Melekler de: «Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!» dediler. İŞTE ONLARIN BARINAĞI CEHENNEMDİR; orası ne kötü bir gidiş yeridir. (Diyanet vakfı meali)   Önce bu ayette bahsedilen konunun ne olduğunu, doğru anlamalıyız. Bu sözler neden söylenmiş ve bu örnek ayet bizlere ne anlatıyor. Gerçektende kabir azabına delil olabilecek bir bilgi var mı? Bu ayetin öncesi ayetlere baktığımızda, peygamberimiz döneminde, Müslümanlara yapılan saldırılara karşı, ALLAH IN ELÇİSİ İLE BİRLİKTE HAREKET ETMEKTEN, ONUN YANINDA SAVAŞMAKTAN KAÇAN, GEREKSİZ VE NEDENSİZ BAHANELER UYDURANLAR İLE SAVAŞA GİDİP, ALLAH YOLUNDA SAVAŞANLARLA BİR TUTULMAYACAĞI ANLATILIYOR.   Nisa 97. ayette de, savaştan kaçanların örneği veriliyor ve diyor ki: Böyle insanlar ölürken yani melekler canlarını alırken onlara şöyle soru sordular diyor.”HANGİ SEBEPLE ALLAH IN ELÇİSİNİN YANINDA OLMADINIZ&rdq... Devamı

KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK....

2016-12-30 15:22:00
KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK.... |  görsel 1

Bir kardeşimiz, ben namazda Türkçe ayetleri okuyorum, acaba hata yapıyor muyum diye de aklıma sorular geliyor, siz bu konuda ne dersiniz diye sormuştu. Tabi herkes kendi imtihanından sorumludur, ama bir Müslüman a düşen, din kardeşini yalnız Kur’an ile uyarmak, bilgilendirmekte görevidir.    Allah yolunda, en doğrunun arayışında olan bu kardeşimiz, en azından birilerinin öğretisine uymak yerine, Allah ın emrettiği gibi, Kur’an ın bilgileri doğrultusunda İslam ı yaşamaya çalıştığı anlaşılıyor. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun. Bu kardeşimiz bu konuyu arkadaşlarına, dostlarına açtığında, “Olur mu öyle şey, namazda Türkçe ayet okunur mu, o ayetlerin birçok anlamı var, sen Türkçe okursan, hangi anlamında söyleyeceksin”. Şeklinde ki uyarılarından, elbette kardeşimizin tedirgin olması çok normal. Gelin önce bu konu da ki rivayet bilgilere bakalım,  peygamberimizin bu konudaki düşüncesi nedir, daha sonra Kur’an ayetleri doğrultusunda bu konuyu düşünelim.   SALMAN FARİSİ ARKADAŞLARININ KENDİSİNE BAŞVURMASI ÜZERİNE, FATİHA Yİ FARSÇA YA ÇEVİRİP ONLARA VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ PEYGAMBERE ARZ ETMİŞ VE ONDAN ONAY ALDIKTAN SONRA İŞE GİRİŞMİŞTİR. ( Bk. Tacu's-seria; Nihayetu Hasiyeti'l-Hidaye, Kiraat bölümü; Abhülhayy el-leknevi, Hidaye serhi, Dehli,1915 baskisi, sy,86.not:1;MUHAMMED Hamidullah; Kuran-i kerim tarihi, sy;108 )   IMAM-I AZAM EBU HANIFENİN GÖRÜŞÜ: Namaz kılan kişi isterse Arapça özgün metni okur, isterse Farsça çevirisini. Yine İmam ı Azam, Kuran kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. ESAS KURAN O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR DEMİŞTİR.      Bizler namazda, Allah ın huzuruna ne için çıkı... Devamı